İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/812 E. 2024/224 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/812
2024/224
13 Mart 2024
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/812
KARAR NO : 2024/224
DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
DAVA TARİHİ : 16/10/2023
KARAR TARİHİ : 13/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar ... ile ... vekili 16.10.2023 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilleri davalı kooperatifin üyeleri olduğunu, Kooperatif, 2004 yılında konut yapı kooperatifi olarak kurulduğunu, adına kayıtlı İzmir ... parsel sayılı 30.306,11 m2 büyüklüğünde taşınmaz bulunduğunu, kooperatifin konut yapmayı düşündüğü, tapu bilgileri belirtilen taşınmaz imar düzenlenmesinde mera vasfında kalması sebebiyle konut yapılamadığı, 2004 yılı gibi uzun bir süre önce kurulmasına rağmen, kooperatifin amacının gerçekleşmesi imkânsız hale geldiğinden, tasfiye kararı alındığını ve halen tasfiye işlemleri devam ettiğini, kooperatif adına tapuda taşınmaz olması sebebiyle söz konusu taşınmaz satılmadan tasfiye işlemleri yürümediğini, taşınmazın satışı konusunda kooperatif üyelerinin çoğunluğu hem fikir ise de, tüm üyeler arasında satış bedeli vs konularında tam mutabakat bir türlü sağlanamadığını, tasfiye işlemlerinin bitmesi ve söz konusu taşınmazın satışının gerçekleşebilmesi için davalı kooperatifin tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalı süresinde içerisinde cevap vermemiş, ancak 05.03.2024 tarihli dilekçesiyle beyanda bulunmuştur.
Davalı Tasfiye Hallinde Sınırlı Sorumlu ... vekili 05.03.2024 tarihli cevap dilekçesiyle; tebligatın usulsüz yapıldığı, müvekkillerine değil, davacıların yanında çalışan personele tebligat yapıldığını, davacının kooperatifin tasfiyesini talep ettiğini, oysa genel kurul kararıyla zaten tasfiyeye karar verildiğini, genel kurul kararıyla tasfiye edilen kooperatifin mahkemeden yeniden tasfiyesinin istenemeyeceğini, tasfiye işlemlerini yapacak olan makamın mahkeme değil, tasfiye makamı olduğunu, kooperatifin fesih ve tasfiyesinin mahkemeden isteyebilmek için amacına uluşma imkânının kalmadığının tespiti gerektiğini, bakanlık tespiti bulunmadığından davacıların aktif husumet sıfatlarının bulunmadığını, kooperatife ait taşınmazın mera vasfında kalması nedeniyle konut yapının imkânsız hale geldiğinin iddia edildiğini, oysaki İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 18.03.2019 tarihli yazısında “Arsa vasıflı, özel mülkiyete ait taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında değerlendirilen taşınmazlardan olmadığının” tespit edildiğini, dolayısıyla davacının kooperatifin amacının gerçekleşmesinin mümkün olmadığı iddiasının dinlenemeyeceğini, kooperatifin zaten tasfiye halinde olduğunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m. 98 atfıyla TTK m. 538 ve 539’a göre tasfiye memurlarının A.Ş. hükümlerine istinaden aktifleri satma yetkisine sahip olduğunu, davacıların bu konuda mahkemeye başvuramayacağını, dava konusu taşınmazın satışının genel kurula henüz getirilmediğini ve bu konuda oylama yapılmadığını, kaldı ki Kooperatifler Kanunu m. 81 gereğince tasfiye halinde kooperatiflerin genel kurul toplantısında nisap aranmayacağını, kararların oy çokluğuyla alınabileceğini, taşınmazın genel kurulda aksi kararlaştırılmamışsa tasfiye memurları tarafından pazarlık yoluyla satılabileceği, davacıların bugüne kadar taşınmazın satışı ve imar durumunun düzeltilmesi için herhangi bir taleplerinin olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden 06.11.2023 tarihli cevabı yazısında dava konusu olan Merkez-... sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Hallinde Sınırlı Sorumlu ...’ne ait genel kurul kararları ve şirkete ait kayıtları gönderilmiştir.
Dava; kooperatifin tasfiye edilmediği iddiasıyla açılan kooperatife ait taşınmazın satışına ilişkindir.
Davacıların bu iddiasına karşılık davalı vekili kooperatifin tasfiyesi yönünde karar alındığı ve dava konusu olan kooperatife ait taşınmazın da tasfiye memurları tarafından satılacağını, dolayısıyla davacının yeniden tasfiye istemesinde hukuki yarar bulunmadığı, kooperatife ait taşınmaz olan İzmir ili, ... parselde kayıtlı taşınmazın arsa vasıflı olduğu gelen tapu kaydından belirlenmiştir.
Söz konusu taşınmaza ait ... Belediye Başkanlığından gönderilen 07.11.2023 tarihli yazıda; bu alanın çevre düzeni planında mera alanına isabet ettiğini belirtmiş ise de taşınmazın tapu kaydında arsa vasıflı olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu kooperatifin 29.03.2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında gündem m. 7’de kooperatifin tasfiye edilmesine ilişkin oylama yapıldığı ve bu toplantıda oy birliğiyle tasfiye kararının görüşülmeden geçilmesine ilişkin karar alındığı, tasfiye memuru atanmadığı, daha sonra 04.04.2014 tarihli genel kurul toplantısında kooperatifin gündemin 8. Maddesiyle tasfiyesine karara verildiği, tasfiye memuru olarak ..., ..., ve ...’ın atandığı bu kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünde ilan edildiği, 01.05.2014 tarihli genel kurul toplantısında tasfiye kurulu üyelerinin görev bölümünün belirlendiği, yönetim kurulu başkan ve tasfiye memuru ...’nun yönetim kurul başkanı ve tasfiye memuru ...ve tasfiye memuru ...’ın herhangi ikisine atacağı imzayla kooperatifi temsile yetkili kılındığı, bu durumun İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünde sicil gazetesinde ilan edildiği, tasfiyenin halen devam ettiği belirlenmiştir.
Söz konusu kooperatifin tasfiyesi yönünde karar alınmış olmakla tasfiye işlemlerini Kooperatifler Kanunu m. 98 atfıyla TTK’daki A.Ş.’lere ait hükümler uygulanacağından TTK’daki 529 – 548 arasındaki hükümlere tabi olacaktır. Dava konusu olan kooperatife ait taşınmazın statüsü, mera / arsa vasfında olup olmadığı, bu konuda gerekli işlemlerin yapılması ve tasfiyesinin sağlanması, gerekiyorsa TTK m. 538 ve 539’a göre taşınmazın satışı (gerekiyorsa genel kurulca aksi kararlaştırılmadığı takdirde pazarlık usulüyle satışı), tasfiye kurulunun görevi içerisinde yer almaktadır.
Kooperatifler Kanunu m. 81/4f’ye göre “Anasözleşme ile özel bir nisap belirlenmemiş ise, tasfiye halinde kooperatiflerin genel kurul toplantılarında nisap aranmaz. Kararlar oy çokluğu ile verilir.” Kooperatifin tasfiye haline girmesi durumunda tasfiye kurulunun yapacağı genel kurul toplantısında nisabın aranmayacağı, kararların oy çokluğuyla verileceği belirtilmiş olup, söz konusu taşınmaza ait herhangi bir genel kurul toplantısı yapılıp karar alınmadığından davacının talebin dava konusu olan kooperatife ait olan taşınmazın satışını isteme ve bu konuda karar alma yetkisi genel kurula ve dolayısıyla tasfiye kuruluna aittir. Mahkemenin tasfiye haline girmiş kooperatifin bu tasfiye işlemlerine müdahale etmesi mümkün değildir. Ancak, tasfiye memurunun sorumluluğunu gerektiren haller var ise TTK m. 546/2f hükümlerine göre “(2) Tasfiye memurlarının sorumluluğu hakkında 553 üncü madde hükmü uygulanır ” A.Ş. yöneticileri hakkındaki sorumluluk hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda böyle bir iddia bulunmamaktadır.
Dolayısıyla davacının kooperatife ait taşınmazın satışıyla ilgili yapılacak genel kurulda tespit edilmesi ve değerlendirilmesi, bu genel kurula karşı iptali davası açılması yada kooperatif tasfiye memurlarının işi geciktirmesi halinde görevi kötüye kullanma veya ihmal fiilleri dikkate alınarak TTK m. 553 hükümlerine göre yargılanmaları için dava açılması mümkündür. Somut olayda böyle bir talep bulunmadığından davacının davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekmektedir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasının REDDİNE,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın dava açılışında alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 157,75 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden ret edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekili yararına davalıya verilmesine,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/03/2024
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı
Bu belge, 5070 sayılı Yasa uyarınca e-imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57