İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/944 E. 2024/125 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/944
2024/125
13 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/944
KARAR NO : 2024/125
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/11/2023
KARAR TARİHİ : 13/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sağlık alanında yazılımsal ürünler meydana getirerek çeşitli AR-GE çalışmaları yapan bir yazılım şirketi olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında; deri lezyonlarında kanser tespiti yapabilmek amacıyla dermoskop ürünü tasarımı ve ürünün yapımına ilişkin anlaşma yapıldığını, bu ürünün .../... model cep telefonu kamerası üzerine takılan bir aparat şeklinde tasarlanmış olduğunu, telefon kamerasının deri üzerinde bulunan ben ve benzeri deri lezyonlarının üzerine tutulduğunda, elde edilen görüntü üzerinden; deri üzerindeki belirtilerin incelenmesi, benlerdeki riskin belirlenmesi ve özellikle deri kanserlerinde erken tanı konulabilmesinin amaçlandığını, süreç içerisinde müvekkili şirket yetkilisi ile karşı yan arasında elektronik posta yolu ile yazışmalar yapıldığını, müvekkili şirket ile karşı yan arasında yapılan anlaşma uyarınca 5 adet prototip ürün meydana getirilmesinin kararlaştırıldığını, kararlaştırılan bedel üzerinden de %70 ön ödeme yapılması hususunda mutabık kalındığını, müvekkili şirketin, ilk olarak 07.06.2022 tarihinde 1.800,00 USD karşılığı TL ödeme yaptığını, ardından ön ödeme olarak kararlaştırılan tutar olan 3.840,90 USD karşılığı TL'yi de davalı yana ödediğini, müvekkili şirket tarafından, davalı yana toplamda -5.640,90 USD- karşılığı TL ödeme yapıldığını, ürünün müvekkili şirkete teslim edildiğinde ve ürüne ilk bakışta; yapımında kullanılan malzemenin kalitesiz olduğu, telefon üzerinde sabit durması gereken ürünün sabit şekilde durmadığı ve telefona tutulumunun zayıf olduğunu, ürün üzerinde bulunan lens ile alınan görüntünün net olmadığı ve görüntü alındığında merceğin ışığı soğurması sebebiyle görüntünün ortasında sarı bir leke oluştuğundan net görüntünün elde edilemediğini ve bu haliyle meydana getirilen ürünün amaçlanan şekilde kullanımın mümkün olmadığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin, yazılım alanında çalışan bir şirket olduğundan işbu cihazdan elde edilen verileri sisteme yükleyerek yapay zeka ile değerlendirmek üzere kullanacağını, ancak gelinen noktada imal edilen ürün ile elde edilen görüntülerin, yapay zeka sistemi tarafından işlenmesinin mümkün olmadığı medikal araştırmaya esas olabilecek düzeyde sağlıklı veri elde edilmesinin mümkün olmadığını bu hali ile müvekkili şirketçe kullanımı mümkün olmayan ürünlerin ayıplı olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirketin talebine uygun ölçüde ve kullanıma elverişli olacak bir ürün üretilmediği, bu haliyle de üründen beklenen faydanın sağlanamadığını, ürünlerin ayıplı olup olmadığına ilişkin olarak taraflarınca İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı tespit davası açıldığı, mahkemece keşif icra edildiği ve dava konusu ürünlerin, alanında uzman bilirkişilerce incelendiğini ve rapor düzenlendiğini, bilirkişiler tarafından ürünlerin ayıplı olduğunun tespit edildiğini, Nitekim işbu cihazın bizzat doktorlar tarafından kullanılmasının amaçlandığından; ürünün bu haliyle kullanıma uygun olmadığı yine bizzat profesör doktor tarafından müvekkili şirkete bildirildiğini, bu halde müvekkili şirket tarafından ürünlerin kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirkete İzmir .... Noterliğinin 03.07.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ayıplı ürünlerin teslim alınarak müvekkili şirket tarafından ödenen bedelin iadesinin talep edildiği, davalı tarafın ise Ankara .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile ayıpların kabul edilmediği ve ödenen bedelin iadesinin yapılmayacağının bildirildiği, arabuluculuk yoluna başvurulduğu ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek açılan davanın kabulü ile, davalı yanın ayıplı ifası sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğinden, müvekkil şirket tarafından davalı yana yapılan toplamda 5.640,90 USD ödemenin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 USD'sinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek bankalarca o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin -delil tespiti dosyasının yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile ihtarname masrafları da eklenmek suretiyle- davalı yana yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticari davalar bakımından TTK'da hangi mahkemelerin yetkili olduğunu düzenleyen genel bir yetki kuralı bulunmadığını, bu sebeple genel yetki kuralının ticari davalar için de geçerli olduğunu, ticari davalarda genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı adresi olduğunu bu nedenle işbu davada yetkili mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı tarafın talebi doğrultusunda gönderilen ilk 5 adet prototipteki Led yansımasının revize edilmesinin istendiğini, bu talebin müvekkilince yeni prototip üretim maliyetine ilişkin herhangi bir ücret talep etmeden kabul edildiğini ve geri gönderilen prototip ürünlerin 26.01.2023 tarihinde kendisine ulaşması sonucunda yine davalı tarafça istenilen bir şekilde revize çalışmalarına başlandığını, teknik şartnameye ve davalı tarafın isteğine göre revize edilen prototip ürünlerin 3 tanesinin 01.03.2023 tarihinde, kalan 2 adet prototip ürün 08.03.2023 davacı şirkete kargo yolu ile gönderildiğini, proje başlangıcından Haziran 2023 tarihine kadar geçen 1 senede, müvekkili şirketin ...'nın proje için tam 7 ay zaman harcadığını, bu 7 ay içerisinde tasarım faaliyetleri yapıldığını, revize ürünler ile beraber toplam 10 adet yeni ürün üretildiğini, kalan 5 aylık süre içerisinde ise ... tarafından geri bildirim almak için beklendiğini, tüm bu kronolojiden ve delil niteliği taşıyan yazışmalardan anlaşılacağı üzere ...’nın At...’e tüm yönleriyle bittiği, tamamlanmış ticari bir ürün teslim edeceğini taahhüt etmediği, yapılacak olan işin yeni bir ürün geliştirilmesine yönelik Ar-Ge ve prototip üretimi faaliyetlerini kapsadığının anlaşıldığını, prototip, herhangi bir ürünün üretim aşaması veya satış/yayın aşamasından önce üretilen ön sürümü olduğunu, Prototip ürünlerin kesinlikle bir ürünün son halini göstermeyeceğini ancak temsil ettiklerini, değerlendirmeler yapıldıktan sonra seri üretime geçildiğini, işbu davaya konu olan iş, ortaklaşa yürütülecek olan araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) faaliyetlerine ve bu faaliyetlerin sonucunda üretilecek deneme ürünlerine yani prototiplere yönelik olduğunu, prototiplerde ürün hala konsept modundayken değişiklikler yapmanın mümkün olduğunu, delil tespit davasındaki bilirkişi raporunda da görüleceği üzere Teknik Şartname yönünde üründe herhangi bir eksiklik bulunmamakla birlikte, ürünler Kullanım kılavuzuna( EK7) uygun kullanıldığı taktirde kullanıma hazır bir şekilde olduğunun belirtildiğini, dolayısıyla müvekkili şirketin sözleşmeden doğan tüm edimlerini yerine getirdiğini, ortaya çıkarılan bu ürünler sözleşmede de yer aldığı gibi, dermatoskop olarak değil, seri üretim safhasına geçilmeden önce projeye yön verilebilmesi açısından ürünlerin ilk ve en ilkel türevi olarak değerlendirildiğini, bu haliyle ürünün ayıplı olduğunun kabul edilmesinin taraflarınca mümkün olmadığını, yine bilirkişi raporunda görüntünün net olup olmadığının, görüntünün ortasında sarı leke bulunup bulunmadığına yönelik incelemede; üründeki dahili aydınlatmanın kamera bölgesine homojen dağılmadığından, ışık kaynağının veya kullanılan optik malzemenin ( mercek, lens, yansıtıcı, şeffaf plastik/cam vb) uygun olmayan özelliklerden olduğu düşünülen, görüntü alanın bazı bölümleri diğer bölgelere göre daha sarı renkte çıkmasına neden olduğunun belirtildiği, ürün ile alınan görüntülerde orta kısım, çıplak göz ile neredeyse fark edilemeyecek düzeyde sarı renk ışık ile kenar kısımlar ise beyaz renkte ışık ile aydınlandığını, bu durumun dermatoskopik muayene açısından engel teşkil etmeyen aksine fayda sağlayan bir durum olduğunu, piyasada hali hazırda sarı renk aydınlatma ile çalışan birçok dermatoskop bulunduğunu, ürünün tasarlanırken yapay zeka yazılımları ile uyumluluğunun gözetilmediğini, çünkü taraflar arasındaki yazışmalardan da anlaşılacağı üzere ...’in böyle bir talebi olmadığını, ürünün, ... ve ... ile kullanılarak alınan görüntülerin çıplak gözle incelenmesine yönelik bir cihazın prototipi olarak tasarlandığını, yine davacı tarafından müvekkiline gönderilen ihtarnamede müvekkile şirketin KEP adresinin aktif olmadığından bahisle faturanın iadesinin müvekkil şirkete tebliğ edilememiş olmasından
sebeple ihtar çekilerek faturalara 'süresi içerisinde' itiraz ettiklerini beyan ettiklerini, ancak ihtarnamede görüleceği üzere müvekkile şirkete kep adresi yoluyla tebliğ edilemeyen itirazın tarihinin 26.07.2023 olduğunu, ancak faturaların müvekkili şirketçe 20.06.2023 tarihinde kesilen ve aynı gün davacı tarafın muhasebecisine mail olarak gönderildiğini, yani davacının faturalara karşı itirazlarını 1 ay 7 gün sonra yaptığını beyanla, davanın öncelikle ilk itirazlarının kabul edilerek usulden reddine ve yetkili mahkeme olan Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak;Müvekkil şirket ile karşı yan arasında ürünün barındırması gereken özellikleri ihtiva eden e-posta yazışmaları, müvekkil şirket tarafından davalı yana yapılan ödemelere ilişkin banka dekontları, davalı yan tarafından düzenlenen faturalar , İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı delil tespiti dosyası ve dosya kapsamında düzenlenmiş bilirkişi raporu, İzmir .... Noterliği'nin 03.07.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, davalı yanın Ankara .... Noterliği'nin 10.07.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi , davacı tarafından davalı yanın kesmiş olduğu faturaların iadesi için gönderilmiş olan İzmir .... Noterliği'nin 02.08.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi , Arabuluculuk Bürosunun 25.08.2023 tarihli ve 2023/10158 sayılı dosyası kapsamında düzenlenmiş Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, İhtarname masrafları, taraflara ait banka kayıtları, ticari defter ve kayıtlar, keşif, bilirkişi incelemesi, tanık, Yargıtay Kararları, yemin ve sair yasal delillere dayandığı görülmüştür.
DEĞERLENDİRME:Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan ürünün ayıplı olması nedeniyle davacının ödemiş olduğu bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı HMK'nın 5 ilâ 19 maddeleri arasında düzenlenmiştir.
HMK'nın 6. Maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek ya da tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir. TMK'nın 19. Maddesine göre gerçek kişilerin yerleşim yeri, sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Aynı Kanunun 51. Maddesine göre tüzel kişilerin yerleşim yeri ise, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir.
HMK'nın 10. Maddesine göre sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.
6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre, borcun ifa yeri konusunda aksine bir anlaşma yoksa, para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde; parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde; bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir. Para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğine dair TBK'nın 89. maddesindeki kural salt para alacakları ile ilgili olup, eser bedeline ilişkin alacak istemleri yönünden uygulanamayacağı Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararlarıyla da kabul edilmektedir. (bkz. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 02/10/2015 tarih ve 2015/3705 esas, 2015/4747 karar; 24/03/2015 tarih ve 2014/3179 esas, 2015/1457 karar; 23/02/2015 tarih ve 2014/2485 esas, 2015/922 karar sayılı kararları)
Somut olayda, taraflar arasında, davacı şirket ile davalı şirket arasında deri lezyonlarında kanser tespiti yapabilmek amacıyla dermoskop ürünü tasarımı ve ürünün yapımına ilişkin anlaşma yapıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesidir. Davacı iş sahibi; davalı ise yüklenicidir.
Eser sözleşmelerinde yetkili mahkeme HMK'nın 6. Maddesine göre genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahı mahkemesi veya Kanun'un 10. Maddesinde düzenlenen sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesidir. Davacı, eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda davasını bu iki yer mahkemesinden birinde açabilir.
Somut olayda davalı yüklenici şirketin ikametgahı ...; işin ifa edilip teslim edildiği yerin de yine ... olduğu, davacı tarafça yetkili yerde dava açılmadığı anlaşıldığından, yetkili mahkemeyi belirleme konusundaki seçim hakkının davalıya geçtiğinin kabulü gerekir. Davalı taraf süresinde yetki itirazında bulunmuş ve davalı şirketin ikametgahının bulunduğu Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu bildirmiştir. Bu durumda, HMK'nın 6. Ve 10. Maddesi gereğince davalı şirketin ikametgahı ve işin yapıldığı, sözleşmenin yerine getirildiği yer olan Ankara mahkemeleri yetkili olduğundan, yerel mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın anakra Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
-
HMK'nin 116/1-a mad1) HMK'nin 116/1-a maddesi uyarınca süresi içinde yapılan yetki itirazının KABULÜ ile MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE,
-
Davaya bakmakla yetkili mahkemenin ANKARA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
-
Kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın ANKARA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
-
(a) Süresi içinde yapılan başvuru yapılması ve dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi halinde HMK'nin 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
(b) Süresi içinde başvuru yapılmaması halinde ise HMK'nin 20/1-son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve yargılama giderlerinin verilecek ek kararda hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/02/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12