İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/658 E. 2023/935 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2014/658
2023/935
22 Kasım 2023
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/658 Esas
KARAR NO : 2023/935
DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti
DAVA TARİHİ : 16.12.2013
KARAR TARİHİ : 22.11.2023
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar SS ... Denetim Kurulu Üyeleri ..., ... ve ...’nın 16.12.2013 harç tarihli dilekçeleriyle; davalı ... Kooperatifi yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan ..., ..., ..., ... ..., ... ile kooperatif çalışanı ... ve kayyum ... aleyhine açtıkları davada; 1163 sayılı yasanın 98. maddesi delaleti ile TTK m. 341 gereğince davalılardan ..., ..., ...’un 17.02.2008 - 02.11.2011 tarihleri arasında yönetim kurulu, ..., ..., ...’nin 22.02.2009-07.11.2010 tarihleri arasında denetim kurulu, ...’in ise; 07.03.2012-24.08.2013 tarihleri arasında kayyum olarak görev yaptıklarını, kooperatifi basiretli bir iş adamı gibi yönetmeleri gerekirken buna uymadıklarını, 2008-2011 tarihleri arasında açılan davaları gereği gibi takip etmedikleri, 2008 yılından 2013 yılına kadar alınan kararlara muhalefetin arttığını, vergi dairesine, SGK’ya, Buca Belediyesi’ne olan ödemelerin zamanında yapılmadığı, 2008, 2009, 2010, 2011 döneminde huzur hakkı ücretleri ve çalışan maaşının düzenli olarak ödendiği, 2009 yılı boyunca ... isimli kişiye yersiz ödeme yapıldığı, Davalı-Bekçi ...’a da 15.450,00.-TL avans verildiği, defterlerin kapanış kaydının bulunmadığı, kooperatifin yönetim kurulunun istifa etmesine rağmen; denetim kurulu üyesi ...’ın doğrudan mahkemeye müracaat ederek, ...’in kayyum olarak atanmasını talep ettiği, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasıyla bu kişinin kayyum olarak atandığı, genel kurulun yapılması amacıyla 06.07.2012-22.04.2013 tarihlerinde ihtar çekilmesine rağmen; yönetim kurulunun kooperatifi genel kurul toplantısına çağırmadığını, kooperatifi tasfiye ve münfesih olma haline getirdikleri, kayyum ...’in ihraç kararları gönderdiğini, icra takip ve itirazın iptali davaları açtığını, avukat masrafı yapıp 48.000,00.-TL ödeme yaptığı, kayyumun üyeyi ihraç yetkisinin olmadığını belirterek; görevli oldukları dönemlerde görevi kötüye kullanan yönetici, denetici ve kooperatif çalışanlarının kooperatife verdiği zararların tespiti ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin 14.02.2014 tarihli cevap dilekçesinde; davalılar hakkında İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... E. ve İzmir .... Sulh Ceza Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyalarında ceza davası açıldığı ve halen devam etmekte olduğu, davacı ...’in diğer davacılar ... ve ...’un üç kişilik hesap tetkik komisyonu üyesi olduğu, kooperatifin kaç üyesi olup, ne kadarının borcu olduğunun bilinemediğini, müvekkillerinin göreve geldiği 17.02.2008 – 25.08.2011 tarihleri arasında kooperatifin zarara sokulduğu iddiasının doğru olmadığını zira 31.12.2007 tarihli nizamda kooperatifinin 88 dairesi olmasına rağmen kayıtlara göre 123 gerçekte ise 90 üyesinin bulunduğu, müvekkillerden önceki yöneticilerin usulsüz olarak 8 daire fazla yapmak amacıyla Buca Belediyesi'nden hukuka aykırı ruhsat alarak C ve D blokları 6 kat yerine 6 kat yaptıkları ve belediyeden çıkan yıkım kararı ile inşaat ruhsatlarının iptal edildiğini, kooperatifin zarara uğratıldığını, 31.12.2007 tarihindeki hesap mizanının bu kooperatifin istismar edilerek yönetildiğinin gösterdiğini, müvekkillerine batak bir kooperatif devredildiğini, 10.749,55.-TL’nin kasa hesabında görülmesine rağmen; bu paranın müvekkillerine devredilmediğini, eski yöneticilerin kooperatifi çok kötü yönettiklerini ve bu paranın yeni yönetime teslim edilmeden zimmetlerine geçirdiklerini, kooperatif hesaplarını bilerek içinden çıkılmaz hale getiren önceki karar defterlerinin kaybolduğunu iddia ederek yolsuzluk yapan eski yöneticilerin kooperatifi zarara soktuğunu, müvekkillerinin kooperatifi yeni ruhsatlarını çıkardıklarını kat irtifaklarını kurarak aldıklarını, ... isimli üyenin üyeliği devretmesinden dolayı 15.450,00.-TL’lik alacağı bulunduğunu, bu ödemenin üyeliği devretmesinden doğan alacak hakkı olması nedeniyle müvekkilleri tarafından ödendiğini, ... isimli kişinin 2007 yılında kooperatife ait yıkım kararı nedeniyle yıkılan sağlam balkonların yeniden yapılması için çalışan inşaat ustası olduğunu, ...’ın kooperatifin sigortalı resmi çalışanı olduğunu müvekkillerden önceki dönemde de üyelerden tahsilatları bu kişinin yaptığını, yine kooperatifin parası olmadığından kendi dönemlerinden 3 muhasebeci ve 3 avukatın değiştiğini, 40’tan fazla dava açıldığını ve kooperatif lehine sonuçlandırıldığını, İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesi'nde ki ... E sayılı dosyada müvekkilleri hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve dava açıldığını, bu davalar nedeniyle 2008 - 2011 yılları arasında defter ve kayıtlar mahkemede bulunduğundan zamanında tasdik yaptıramadıklarını denetçilerin eski yöneticilerle birlikte hareket ederek kooperatifi zarara sokmaya devam ettiklerini belirterek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... 18.02.2014 tarihli cevap dilekçesinde; SS ... Konut Yapı Kooperatifi’nde çalıştığını, toplanan 25.000,00.-TL’lik parayı TEDAŞ’a yatırdığını, başka bir faaliyetinin bulunmadığını belirterek; davanın reddini talep etmiştir.
Davacılardan ...’nın yönetim kurulu adına vermiş olduğu 12.03.2014 tarihli davalılardan ...’ın cevap dilekçesine karşı verdiği beyan dilekçesinde; davalı ...’ın 25.000,00.-TL civarında para toplayarak altı ay süresince bu parayı kullandığı, 5.000,00.-TL’sini alarak geri kalanını yönetim kurulu başkanı ...’a verdiği, bu paranın tekrar üyelerden toplanarak TEDAŞ’a ödendiği, davalılar adına kayıtlı taşınmazların devirlerinin yapılmaması için tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
Davacılardan ...’nın yönetim kurulu adına vermiş olduğu 12.03.2014 tarihli Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin cevap dilekçesine karşı verdiği beyan dilekçesinde; İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasının karara çıktığını ve müvekkilleri hakkında beraat kararı verildiğini belirterek; iddialarını tekrar etmiş ve davalıların görevini kötüye kullanmalarından dolayı adına kayıtlı taşınmazların devirlerinin yapılmaması için tedbir kararı verilmesi, zararın tazmin edilmesi için karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili 31.03.2014 tarihli beyan dilekçesinde; eski beyanlarını tekrar etmiştir.
Davalılardan ...'ın dava sırasında vefat etmesi nedeniyle mirasçıları olan ..., ... ve ...'nin davaya dahil edilmesi için dava ve dahili dava dilekçesinin tebliğine karar verilmiş ve ...'a 04.02.2021 tarihinde, ...'a 06.01.2021 tarihinde, ...'ye 18.03.2021 tarihinde tebligat yapılmıştır.
Dava; davacı kooperatifin eski yönetim, denetim kurulu ve kayyumunun sorumluluğu ile kooperatif çalışanına karşı haksız fiile dayalı olarak açılan tazminat davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyası, İzmir .... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası, bilirkişi incelemesi yapılmış ve değerlendirilmiştir.
İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... Esas – ... Karar sayılı dosyasında; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... aleyhine zimmet suçundan dolayı kamu davası açıldığı, SS ... Yapı Kooperatifi’nin 2005, 2006, 2007 yıllarındaki denetim ve yönetim kurulu üyelerinin usulsüz ödemeler yapmaları nedeniyle yargılanarak cezalandırılması için dava açıldığı, bu sanıklar hakkında yapılan yargılamada 09.04.2013 tarihinde alınan bilirkişi raporları da gözetilerek; sanıkların 09.04.2013 tarihli karar ile delil yetersizliği gözetilerek (tanık ifadelerinin tutarlı olmaması düzenlenen faturaların kooperatifi zarara uğrattığını ispatlanamadığını, diğer sanıklar olan denetim kurul kararların ise hesap tetkik komisyonu kurularak dava açılma süresinin başlatıldığı, değerlendirilerek) sanıkların zimmet suçunu işlediğine dair mahkumiyetlerine yeterli bir delil bulunmadığından beraatına karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi ile Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... E - ... K sayılı 22.11.2018 tarihli karar ile müdahil ... Konut Yapı Kooperatifi olan sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın kooperatif bünyesine ait elektrik ve su sarfiyatları için alınan karar doğrultusunda üyeler tarafından ödendiği halde bu bedellerin kooperatif tarafından ödenmiş gibi gösterildiği ve ... Ltd. Şti. ile ... Ltd. Şti.’ne ait sahte faturalara istinaden kooperatiften ödeme yapmaları bu şekilde kooperatif parasını zimmetlerine geçirme bahisle diğer sanıklar denetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...’ın ise denetim görevlerini yapmadıklarından görevlerini ihmal gerekçesiyle yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporlarında elektrik ve su bedellerinin tekrar kooperatiften ödenmiş gibi gösterilmesi hususunun net olarak belirlenememesi, kooperatife ait evlerde oturduğu belirtilen kişilerin yerine başka kişilerin tespiti ile bu kişilerin ifadeleri alınmaması ... Ltd. Şti. ile ... şirketine ait defter ve kayıtları incelenmemesi, yeniden Sayıştay uzman denetçilerinden seçilecek bilirkişiler vasıtasıyla kooperatife ait defter ve kayıtlar da incelenerek zimmetlerinde kooperatife ait defter ve kayıtların bulunmadığından tespitte istenen eksik incelendiği ve bozma kararı verildiği, bu karar üzerine mahkemenin 2018/608 Esasına kaydedilen bozma kapsamında işlem yapılarak tanıkların ifadelerine başvurulduğu, bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alındığı, Sayıştay emekli denetçileri olan ..., ... ve ... tarafından düzenlenen 22.07.2020 tarihli raporda mevcut dosya kapsamı itibari ile böyle bir tespit yapılmasının mümkün olmadığı, suç tarihinin 2008 tarihi olduğu, bu tarihten sonra yönetim ve denetim kurulundaki değişiklikler nedeniyle sanıkların zimmetlerine geçirildiği bir paranın bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, sanıkların cezalandırılmalarına yetecek ölçüde bir delil bulunmadığından sanıkların ayrı ayrı 28.12.2020 tarihli ... K. sayılı kararla beraatlerine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmemesi üzerine 13.01.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
İzmir ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; İzmir CBS’nin ... soruşturma numaralı dosyasında müşteki ..., ... ve ...’ın şikâyeti ile müşteki şüpheli ..., ..., ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan dolayı TCK 257/1 ve 53 maddeleri gereğince cezalandırılması için kamu davası açıldığı, dava konusu olan SS ... Konut Yapı Koop.’in yöneticileri olan ... ve diğer yönetim kurulu üyelerinin tahsil ettikleri elektrik faturasını TEDAŞ’a ödemediği ve diğer atılı suçlardan dolayı müşteki sanık, ...’ın üç kez, Müşteki sanık ...’in üç kez, Müşteki Sanık ...’ın iki kez görevi kötüye kullanma suçundan dolayı cezalandırılması için kamu davası açıldığı, yargılama sırasında İzmir .... Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2015 yılı öncesine ait dosyalarını İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesi ile İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı kaydedilen dosyada yapılan yargılamada mahkemenin İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyalarındaki karar örneklerini alarak yaptıkları incelemede sanıkların görevlerini kötüye kullanma iddialarına delil olarak ileri sürülen Buca Belediye Başkanlığı tarafından verilen yıkım kararı ve 42.000 TL idari para cezası nedeniyle kooperatifi zarara uğrattıkları, kooperatifin yapımı aşamasında zemin kat daire olarak gösterilen alanların, daha sonra ruhsatlarda kömürlük olarak gösterilmesi üzerine zarara neden oldukları, ayrıca kooperatif üyelerinden ...’ın oğluna Kooperatif kapılarını yaptırtması nedeniyle kooperatifi zarara uğrattıklarını bahisle İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi ve .... Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamalarda bilirkişi incelemesi ile bu para cezasının (42.000 TL) İzmir ... İdare Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı karar ile iptal edildikleri, sanıkların kusurlarının bulunmadığı, sanık ...’ın görevli olduğu sırada oğlu, ...’a kooperatif işlerini yaptırttığı, kendisinin ve eşinin aidatlarını ödemediği, menfaat sağladığı yönünde iddiaların kooperatifler kanunu m. 59/6’ya aykırı olarak yakınına iş yapıldığına ilişkin bilirkişi görüşünün verildiği, ancak mahkemece yapılan yargılamada kooperatifin zarara uğratıldığı iddiasının ispatlanamadığından sanıkların üzerlerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine 05.02.2015 tarihli karar ile karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeden 24.03.2015 ve 13.02.2015 tarihlerinde kesinleştiği belirlenmiştir.
İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesine açılan ... Esasına kayıtlanan kamu davasında müştekiler ..., ..., ..., ...’in şikâyetiyle 24.02.2010 tarihli iddianame ile şüpheliler ..., ..., ..., ..., ... hakkında tacir veya şirket yöneticilerle kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılık fiillerinden dolayı TCK m. 37/1 atfıyla TCK m. 158/1-h (dörder kez), TCK m. 53/1 gereğince cezalandırılmaları için kamu davası açıldığı, müştekilerin 2008 tarihine kadar kooperatife olan aidat borçlarını ödemelerine rağmen sanıkların zemin kattaki dairelerin yapı kullanım izin belgeleri bulunmadığı, kömürlük ve depo olarak inşaat alanı olduğunu saklayarak müştekilerin dolandırıldıklarından dolayı cezalandırılması için kamu davası açıldığı, İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı 09.05.2012 tarihli karar ile toplanan deliller değerlendirilerek alınan bilirkişi raporlarına istinaden müştekilerin yapmış olduğu ödemeleri değerlendirilerek, kooperatif yöneticilerin yasalara uygun çalışmadığı katılan / mağdur üyeleri, zarara uğrattıkları diğer kooperatif üyelerinin herhangi bir zararı bulunmadığını, kooperatif yöneticisi olan sanıkların görevlerini kötüye kullandıklarını tespit edilmesi nedeniyle sanık ..., ..., ..., ... ve ...’in TCK m. 37/1 delaletiyle TCK m. 158/1-h gereğince (dörder kez) cezalandırılmaları için kamu davası açılmış ise de eylemin tek suç ve görevi kötüye kullanma suçu olduğu kabul edilerek TCK m. 257/2 ve TCK m. 61 gereğince 8’er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, teselsül nedeniyle TCK m. 43/1 gereğince cezanın ½ oranında artırılarak sanıkların 12’er ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK m. 62/1 gereğince, cezaların da 1/6 oranında indirim yapılarak 10’ar hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve eylemin niteliği gereği, cezanın para cezasına çevrilmesi ile 6.000,00'er TL para cezası ile cezalandırılmasına, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay .... Ceza Dairesi’nin ... Esas -... Karar sayılı 13.11.2014 tarihli kararı ile sanıkların 2000 ile 2010 yılları arasında farklı dönemlerde görev yaptıkları müştekilerin ise hangi tarihte üyeliğe kabul ettiklerine dair evrakların temin edilmesi ile sanık ve müdafilerin ilk alınan ruhsatlarda müştekilere tahsis edilen yerlerin daire olarak görüldüğü daha sonradan Buca Belediye Encümeninin 31.07.2007 tarihli ruhsatların usulsüz olduğundan bahisle iptal kararı verdiği, ilgili ruhsatların onaylı örneklerin dosya arasına getirtilmesi ile iptal kararına karşı açılan davaların araştırılması her bir sanığın sorumlu olduğu eylemlerin nelerde ibaret olduğu zamanaşımı süresinin geçip geçmediği, değerlendirilmesi gerektiğinden ve sanıklara uygulanan madde değişikliği nedeniyle ek savunma hakkı tanınmadan karar verilmesi nedeniyle kararın bozulduğu, yeniden İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esasına kayıtlanan dosyanın 06.01.2015 tarihli tensip zaptıyla bozma konusunda gereklerin araştırmaya başlandığı, yapılan yargılamada 03.09.2015 tarihli celsede bozmaya uyularak dosyanın üçlü bilirkişi heyetine tevdii ile bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği,... karar sayılı 18.09.2020 tarihli karar ile derdest davanın aynı mahkemede devam eden ... Esas sayılı dosya ile birleştirilmesi yönünde karar verildiği belirlenmiştir.
İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; İzmir CBS’nın ... sor. numaralı - ... Esas numaralı dosyasıyla müşteki ...’nın şikayeti nedeniyle şüpheliler ... ve ... hakkında 2008 - 2011 tarihleri arasında işledikleri iddia olunan zimmet suçuna istinaden kamu davası açıldığı, iddianamede kooperatif yönetim kurulu başkanı olan ...’ın ...’e 25.000,00 TL ödemede bulunduğu, ancak buna ilişkin makbuzun bulunmasına rağmen dayanağının olmadığı, ayrıca ...’ın 2007 yılında kooperatife üye olmasına rağmen, 2001 yılında gerçekleşen 10.13,00 TL kooperatif alacağının kendi alacağı gibi 2010 yılında hesabına aktardığı, belirtilerek hem ... hem de ...’ın TCK m. 247/1 ve TCK m. 53 maddelerine istinaden cezalandırılması için kamu davası açıldığı, mahkemenin tensiben ve yapılan 05.03.2015 tarihli ilk duruşmada İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ve İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas (İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas) sayılı dosyalarının incelenmek üzere istendiği, daha sonra yargılamanın hep İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının sonucunun beklenmesi yönünde ara kararlar ile mahkememiz dosyasının beklenmesine karar verildiği, duruşmanın 16.10.2023 tarihine bırakıldığı belirlenmiştir.
İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası (HSYK ... Dairesinin 06.04.2017 tarihli 523 sayılı kararı ile faaliyeti durdurulan mahkemenin bu dosyası İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesine devredilerek ... Esas sayısı almış olmakla) bu dosya incelendiğinde; sanık ..., ..., ... hakkında müşteki / müdahil ..., ..., ..., İzmir Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın şikâyeti ile İzmir CBS’nın 18.12.2014 tarih ve ... sor. numaralı iddianamesiyle sanıkların 2008-2011 yılları arasında kooperatifin yönetim kurulu başkan, üyesi ve denetim kurulu üyeleri oldukları, yapılan bilirkişi incelemesine göre genel kurul toplantısının yapılmadığı, iki yıl üst üste kooperatif genel kurul toplantısının yapılmaması, ayrıca sanık ...’ın ...’e 25.000,00 TL ödeme yaptığı, fakat makbuzunun olmasına rağmen ödeme dayanağının olmadığı, ayrıca 10.139,00 TL kooperatif alacağının 2010 yılında ...’ın kendi hesabına aktardığı, bu fiillerinin ayrı bir suç oluşturduğu, ... ve ...’ın denetim işlerini yapmadığı, görevi ihmal ettiği, diğer sanıkların zimmet suçu işlemelerine müsaade ettiklerinden bahisle ... ve ...’ın TCK m. 251/2, 53, sanıklar ..., ... ve ...’in 2010-2011 yıllarına ait genel kurul toplantısı yapılmaması nedeniyle Kooperatifler Kanunu ek m. 2/2 ve TCK m. 53 gereğince iki kez cezalandırılması için kamu davası açıldığı, yapılan yargılamada mahkemenin 19.06.2020 tarihinde ... Karar sayılı kararla sanıklar ..., ... ve ... hakkında 2010 yılına ait genel kurul toplantısı yapılmamasına ilişkin davanın İzmir .... Sulh Ceza Mahkemesi’nin ... Esas - ... Karar sayılı kararla karara bağlandığından kamu davasının CMK m. 223/7 gereğince reddine, aynı sanıklar hakkında 2011 yılına ait genel kurul toplantısı yapılmamasından dolayı 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ek m. 2/2 gereğince cezalandırılmasına, sanıklar ... ve ...’nin denetim görevini ihmal etmesi nedeniyle kamu davası açılmış ise de; bu sanıkların İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında sanıklar ... ve ... hakkında açılan zimmet sebebiyle zarara sebebiyet vermek suçundan dolayı yapılan yargılamanın sonucu bekleneceğinden davanın bu bölümünün tefrikine ve ayrı bir esasa kaydının yapılmasına karar verildiği, tefrik edilen dosya mahkemenin ... Esasına kayıtlandığı, ... Karar sayılı kararla 29.06.2020 tarihinde İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyayla birleştirilmesine karar verildiği belirlenmiştir.
Dosyanın heyete tevdii edilmesi ile; davacı tarafın husumet eksikliğin giderilmesi için 19.11.2014 tarihli ara karar ile eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri aleyhine dava açılması durumunda uygulanacak olan eTTK hükümleri gereğince (6100 Sayılı Yürürlük Kanunu m. 2/1-a gereği) TTK m. 336’ya göre sorumlulukları konusunda dava açılabilmesi için TTK m. 341’e göre bu konuda genel kurulda karar alınması ve davanın tüm denetçiler tarafından ya bizzat ya da vekâlet verilerek açılıp, takip edilmesi gerektiğinden; genel kurul kararını ibraz etmeleri ve denetçilerin yetkilendirilmesi ile ilgili kararı ibraz etmeleri için davacılara kesin süre verilmiş yine Davalı Kayyum ... ve Kooperatif Çalışanı ...’a karşı açılacak olan davada yönetim kurulu üyesi ve denetim kurulu üyesi olmadıklarından; derdest tazminat davasının kooperatif adına “yönetim kurulu” tarafından açılması gerektiğinden; kooperatif yönetim kurulunun iki haftalık kesin süre verilmiş olup, davacıların davaya muvafakat vermesinin sağlanmasına, aksi halde; davanın dava şartı yokluğundan reddedileceğinin ihtarına ve dava dilekçesi HMK m. 119/1-d, e, f, ğ bentlerine uygun olmadığı tespit edilmekle; davacı tarafa bu eksikliği gidermesi için bir haftalık KESİN SÜRE verilerek, bu eksiklik giderilmediği takdirde davanın açılmamış sayılacağı ihtar edilmiştir. Davacılar tarafından belirtilen eksiklikler giderilmiş olup, usulü eksiklikler tamamlanmasıyla, davaya devam edilmiştir.
Davacılar vekiline verilen süre gereğince, 26.11.2014 tarihli beyan dilekçeleriyle; 19.11.2014 tarihli ara karar ile istinaden dava dilekçelerini açıklamışlar ve o açıklama ile davalılardan ...’in İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla yeterli araştırma yapılmadan kayyım olarak atandığını, kayyımın sadece kooperatif organlarını oluşturmak ve kooperatifi temsil etmek üzere görevlendirildiğini, buna rağmen kayyımın yetkisini ve görevini aşarak 17 ay süreyle kooperatifi tasfiye edilecek hale getirdiğini, üyelere karşı ihtarnameler göndererek ihraç kararları gönderdiğini, Av. ...e vekâlet vererek aylık danışma dışında icra takibi yetkisi verdiğini ve kooperatifi zarara sokan davalar açtıklarını belirterek şimdilik kooperatifin zararlarından dolayı 49.000,00 TL’nin davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ...den işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile S.S ... Konut Yapı Kooperatifine ödenmesine, 25.000,00 TL’nin davalılardan ...’den işlemiş ve işleyecek faizi ile tahsiline, S.S ... Konut Yapı Kooperatifine ödenmesine, yine 1.000,00 TL’nin davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...den işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile S.S ... Konut Yapı Kooperatifine ödenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya heyete tevdii edilmeden önce bilirkişiler ..., ... ve ...’dan alınan 15.09.2014 tarihli raporda; davacının defter ve kayıtlarının incelendiği, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m. 62’ye göre; kooperatif yönetim kurulu üyelerinin kooperatif amaçlarının gerçekleşmesi ve ortakların çıkarlarının korunmasıyla ilgili olarak gereken çabayı göstermekle yükümlü oldukları, 1163 sayılı kanun m. 98 atfıyla TTK’nın anonim şirketine ait hükümlerin uygulama alanı bulacağını, eTTK m. 336/1 -5 bentlerine göre; kanun ve ana sözleşmenin kendine yüklediği vazifeleri kasten veya ihmal neticesi olarak yapmayan yönetim kurulu üyelerinin müteselsilen sorumlu olacakları, denetçilerin sorumluluğunun ise; TTK m. 359’a göre doğduğunu, 2010-2011-2012 yılları genel kurul tutanağının 3. maddesinde kooperatifin 5 yıl öncesine kadar gerektiğinde uzman bilirkişilerden yararlanarak hesap tetkik komisyonu kurulması ve çalışması yönünde karar alındığı, 15. maddesinde kooperatifin eski yöneticileri hakkında sorumluluk ve tazminat davası açılabilmesi için yetki verildiği, sorumluluk davası için alınmış bir genel kurul kararı bulunduğu, davanın da iki denetim kurulu üyesi ve bir yönetim kurulu üyesi tarafından açıldığı, davalıların kooperatifte 17.02.2008 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında bir yıl süre ile ..., ..., ...’un yönetim kurulu, ..., ... ve ...’in denetim kurulu üyeliğine seçildiği 22.02.2009 yılında yapılan genel kurul toplantısında ..., ..., ...’un yönetim kurulu, ... ve...’ın da denetim kurulu üyeliğine 2 yıl için seçildiği, 07.11.2011 tarihinde yapılan denetim kurulu toplantısında 2 yıl görev yapmak üzere ..., ..., ...’un yönetim kurulu, ... ve ...’nin denetim kurulu üyeliklerine 2 yıl süre ile seçildiği, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin 2011 yılında istifa ettikleri, ...’ın 17.02.2008 - 25.08.2011, ...’un 17.02.2008 - 02.11.2011, ...’in 17.02.2008 - 02.11.2011 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları, ...’in 17.02.2008- 07.11.2010, ...’ın 22.02.2009 - 02.11.2011 ve ...’nin ise; 07.11.2010 - 20.11.2011 arasında denetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları, davalılardan ...’inde 07.03.2012 - 24.08.2013 tarihleri arasında kayyum olarak görev yaptığı, 2009 yılı boyunca ... isimli kişiye 850,00 .-TL ödeme yapıldığı iddiasının inşaat mühendisi vasıtasıyla bilirkişi ile yapılacak inceleme ile bu kişinin yıktırılan balkonların yeniden yaptırılmasında çalışıp çalışamayacağının tespit edilebileceği, ... isimli üyeye 15.450,00.-TL avans ödemesi yapıldığı iddiasının incelenmesinde; bu kişinin ortaklık payını 2005 yılında ...’a devrettiği, ancak kooperatifin bu konuda ödeme yapmaması gerektiği, ...’ın kooperatiften alacağı değil, 15.450,00 .-TL borcunun bulunduğu, ...’ın aynı zamanda ortaklardan 16.700,00 .-TL tahsil ettiği, ancak bu parayı hesaba geçmediği, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sorumlu olduğu, denetim kurulu başkanı ...’in kooperatiften bir alacağı olmadığı halde 23.03.2010 tarihinde tediye makbuzu ile kendisine 25.000,00.-TL ödeme yapıldığı, bu ödemelerin gerekçesinin açıklanmasının gerektiği, davalıların kooperatifin yasal defterlerini süresinde tasdik ettirerek yasaya uygun olarak tutmama, kooperatifin vergilerini ve SSK primlerini ve yüklenici hak edişlerini vadelerinde ödemeyerek kooperatifi zarara uğrattıkları iddialarının ise somut olarak tespit edilemediğini belirtmişlerdir.
Bu rapora karşı davalı ... 25.09.2014 tarihli beyanında; kendisinin yönetim kurulu üyesi olmadığını, kayyum olduğunu, bu nedenle sorumlu olmaması gerektiğini, davacılar aleyhine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... Hz. sayılı dosyası ile şikâyette bulunduğunu belirtmiştir.
Davalılar vekillerinin 08.10.2014 tarihli beyan dilekçesinde; raporu kabul etmediklerini, ek rapor talep ettiklerini beyan etmişlerdir.
Kooperatif adına yönetim kurulu başkanı ...’nın 09.10.2014 tarihli beyan dilekçesinde; bilirkişi raporuna itiraz ederek yeniden bilirkişilerden rapor alınmasını talep etmiştir.
Kooperatif adına bilirkişi raporuna karşı 07.10.2015 tarihinde yapılan beyan dilekçesinde; raporun yeterli olmadığını, bilirkişilerin yeterli inceleme yapmadığını, defter ve kayıtların incelenmediğini, kooperatifin zarara uğratıldığını belirterek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep etmiştir.
Tarafların itirazı gözetilerek bilirkişilerden 30.05.2016 tarihli ek rapor alınmıştır. Bu raporda; sorumluluk davasının açılması için TTK m. 341'e göre bu konuda genel kurulda karar alınması ve davanın tüm denetçiler tarafından bizzat veya vekâlet yoluyla açılması gerektiği, dava dosyasına sunulan 30.11.2013 tarihli olağan üstü genel kurulu kararı ile denetçi ... ve ...'a yetki verildiği, genel kurul toplandıktan 15. maddesinde kooperatifin eski yöneticilerinin neden olduğu zararların tazmini için sorumluluk davası, tazminat ve ceza davası açılabilmesi için denetim kuruluna oy birliği ile yetki verildiği, kooperatifin 30.11.2013 tarihinde yapılan 2010-2011-2012 yılları genel kurulu toplantı tutanağının 3. maddesinde ve 15. maddesinde alınan kararın Yargıtay kararları uygulamasının uygun olup olmadığının takdirinin mahkemenin olduğunu, ayrıca kayyum ve kooperatif çalışanlarına ilişkin yönetim kurulunun muvafakat kararının alındığı, davacıların dayandığı vakaların somutlaştırılması için süre verildiği, ancak davacının zararının belirttiği alacak kalemlerinin 26.11.2014 ve 01.12.2014 tarihli dilekçelerle somutlaştırmadığı, buna göre; tarafların itirazları değerlendirilerek yapılan incelemede 2009 yılı boyunca ... isimli kişiye 850 TL bedelli tediye makbuzu kesilerek balkon hasarlarının tamirat işini toplam 8.500 TL ödeme yapılmasının rayiçlere uygun olduğu ancak bu işin ... tarafından yapılıp yapılmadığının, bu kişinin dinlenmesi ile belirlenebileceğini, kooperatifin bekçisi ...'a 15.450,00 TL avans verilmesinden yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ve denetim kurulu üyesi ...'in, sorumlu olduğu, kooperatif bekçisi ...'ın tahsil etmiş olduğu 16.700,00 TL aidat parasının kasa hesabına girmemesinden yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ve denetim kurulu üyesi ... ve ...'ın sorumlu olduğu, 251 - 252 - 253 nolu makbuzlarla tahsil edilen 4.150,00 TL'nin kasa hesabına kaydedilmemesinden yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ve denetim kurulu üyesi ...'in sorumlu olduğu, yönetim kurulu 2. başkanı ...'in kooperatiften bir alacağı olmadığı halde kendisine 25.000,00 TL ödeme yapılması ile ilgili olarak yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ve denetim kurulu üyesi ... ve ...'ın sorumlu olduğu, sorumlu olan denetim kurulu üyelerinin 30.11.2013 tarihinde vermiş oldukları denetim raporunda defter ve belgelerin mahkemede olması sebebiyle inceleyemediklerini belirtmelerine rağmen 1.800,00 TL huzur hakkı almalarından yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ...'in akaryakıt, çay ve meşrubat, taksi, kentkart, yemek vs. harcamaları toplamı olan 7.364,30 TL'den kayyum ...'in sorumlu olduğunu, ...'nin ise sorumluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davacı SS ... Konut Yapı Kooperatifi adına yönetim kurulunun 28.06.2016 havale tarihli beyan dilekçesinde; kayyım olarak görevlendirilen ...'in kendisine verilen görevleri yerine getirmediği, Av. ...'e fütursuzca ödeme yaptığı, 17 aylık görev süresi boyunca görev ve yetkisini aşan harcamalarda bulunduğunu belirterek Kayyım Yönetim Kurulu Üyeleri, Denetim Kurulu Üyeleri hakkındaki davanın kabulü ile 68.956,30 TL'nin davalılardan yasal faizi ile tahsilini talep ettiğini belirtmişlerdir.
Bu rapora karşı beyanda bulunan davalı ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin 28.06.2016 tarihli ek bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; ... isimli üyeye üyelikten ayrılması nedeniyle 15.450,00 TL ödendiğini, ancak bu kişinin alacaklı göründüğünü, yine 30.09.2010 tarihli, ... yevmiye numaralı 16.700,00 TL toplamındaki 9 adet üyeden alınan 2009 Ocak ayına ait tahsilatlardan müvekkillerinin haberi olmadığını, 251, 252, 253 nolu tahsilat makbuzlarının ise defterlerde kayıtlı olduğunu belirterek bilirkişi raporuna itiraz etmiştir.
Davalı ... vekilinin 27.06.2016 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin kooperatifte kayyım olarak görevlendirildiğini, yapmış olduğu harcamaların usule uygun olduğunu, şahsi harcama yapmadığını belirterek bilirkişi raporuna itiraz etmiştir.
Tarafların itirazı üzerine bilirkişilerden yeni bir rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyetinden ... çıkarılarak yerine ... atanmıştır. Bu bilirkişi heyetinden alınan 14.06.2017 tarihli raporda ise; davalıların itirazları değerlendirilerek yapılan incelemede, kooperatif zararının tespitine ilişkin olarak ... isimli kişinin çalıştırılmasında 8.500,00 TL işçilik bedelinin piyasa şartlarına uygun olduğunu, ...'a 15.450,00 TL avans verilmesine ilişkin olarak ise yapılan ödemenin bir dayanağının bulunmadığı, yasal defterlerde borç olarak kayıtlı olduğundan davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, ...'a ödenen bu bedelden kooperatifin alacaklı olduğu, yine ...'ın tahsil ettiği 16.700,00 TL aidat parasının ise inşaat maliyeti hesabına borç yazıldığı ve böylece yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ve denetim kurulu üyesi olan ... ve ...'ın sorumlu olduğu, 251, 252, 253 makbuzlar ile tahsil edilen paraların ise kooperatif defterine kaydedilmediğinden 4.150,00 TL bedelin eski yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ile denetim görevini yapmayan denetçi ...'den tahsilinin gerektiği, yine yönetim kurulu ikinci başkanı ...'in kooperatiften alacağı olmadığı halde 25.000,00 TL kendisine ödeme yapılması ile ilgili olarak kooperatifin 23.492,00 TL zararlı olduğu, bu zarardan yönetim kurulu diğer iki üyesi ... ve ... ile denetçiler ... ve ...'ın da sorumlu olduğu, 22.02.2008 tarihli genel kurulda inşaat işlerinin yapım sözleşmesi ile ilgili bir karar verilmemişken 20.03.2008 tarihinde iki inşaat firması ile 1.385.000,00 TL sözleşme imzalanıp, % 10 cezai şart eklendiğinde ceza miktarının 2012 yılı sonu itibariyle 538.450,57 TL'ye ulaştığı, ancak bu firmalar ile yapılan sözleşmelerden genel kurulun bilgisinin olduğunu, bu nedenle davalıların sorumluluğunun bulunmadığını, denetim kurulu üyelerinin 30.11.2013 tarihinde verdikleri denetim raporunda denetim yapamadıklarını belirtmiş olmalarına rağmen 900,00'er TL huzur hakkı almaları nedeniyle bu bedellerin iadesinin gerektiği, bu bedellerden yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'un sorumlu olduğu, kayyım ... ile ilgili Av. ...'e yapmış olduğu ödemelerin kayyım tarafından belgelendirilmesi gerektiği, avukat ile yapılan 08.05.2012 tarihli ve 1 yıl süreli avukatlık ücret sözleşmesi kapsamında aylık KDV dâhil 1.225,00 TL yapılan ödemenin 1136 sayılı Avukatlık Kanununun hükümlerine uygun olduğu, makul ve normal şartlarda yapıldığı, ancak avukata ücret karşılığında açtırılan davaların temsil yetkisi dahilinde olması gerektiğinden acil ve ivedilikle açılması gerektiğini kayyımın ispatlaması gerektiği, aksi halde kayyımın genel kurulu toplayarak bu konuda karar alması gerektiği, yine kooperatifi ilgilendiren ceza davaları ve suç duyuruları bakımından ise kayyım tarafından kooperatif hesabından ödenen 12.957,86 TL tutarındaki vekalet ücretinin açılan davaların dosyaları incelendikten sonra değerlendirilebileceği, yine şahsi olarak yapılan harcamalara ilişkin ise (çay, taksi parası vs) kooperatifin bu tip ödemeler için makbuzlarının ibraz edilmesi halinde ödemekle yükümlü olduğu, ancak kayyım tarafından bu belgeler ibraz edilmediğinden sorumluluğunun bulunduğu, kırtasiye giderlerinin de makul rakamda olduğundan kayyımın üzerine yüklenemeyeceği, ... ‘un çay ocağı işletmesi için yapılan giderlerin de davalı kayyımdan tahsil edilebileceği, kayyımın Kent kart harcamaları ve taksi harcamalarından Kent kart harcamasının makul olduğu, ancak taksi masraflarından sorumlu tutulabileceği (2.861,00 TL), buna göre kayyımın 6.351,30 TL harcamayı kooperatife ödemesi gerektiği, ayrıca kayyımın Av. ...'e dava açması için verdiği yetkiye istinaden aciliyet arz edip etmediği değerlendirilerek açılan davalarda tahsilat yapılıp yapılmadığı, kooperatif hesabından ödenen toplam 12.957,86 TL vekalet ücretinden sorumlu olup olmayacağının tespitinin gerektiği, buna göre icmalen; yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ... ve denetim kurulu üyesi ...'in (... bu zarardan 59.792,00 TL sorumlu olmak kaydıyla) toplam 61.592,00 TL zarardan, diğer denetim kurulu üyesi ...'ın ise toplam 40.192,00 TL zarardan sorumlu olduğu, ayrıca İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... ve İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyalarında halen ceza davalarının devam ettiği, bu dosyaların bekletici mesele olabileceği belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davacılar vekilinin 05.07.2017 tarihli beyan dilekçesinde; Kooperatifler Kanunu m. 56/6'ya göre yönetim kurulunda yapılacak ödemelerin genel kurul tarafından kararlaştırılması gerektiği, kayyımın yaptığı harcamaların genel kurulda belirlenmediğinden sorumluluğunun olduğu, kayyım tarafından ödenen 7.000,00 TL danışmanlık ücretinin kayyımın sorumluluğunda bulunduğunu, ayrıca mahkeme masrafları konusunda da kayyımın sorumluluğunun bulunduğunu belirterek bilirkişilerden ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Ek rapora itirazda bulunan davalı ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin 28.06.2017 tarihli ek bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; Bilirkişi raporunda belirlenen tespitlere itiraz ettiklerini, ...’ın müvekkillerine devredilen mizana göre 15.450,00 TL alacaklı olduğundan bu paranın ödendiğini, mizana göre ödeme yapıldığından müvekkillerinin sorumlu olmadığını, müvekkillerinin yönetimi devralması sırasında önceki yönetimin ibra edilmediğini, İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasını incelenmesini istediklerini, ..., ... ve ... sayılı tahsilat makbuzlarını defterlerde muhasebe kaydının yer aldığı, ancak raporun sonuç kısmında değişiklik yapılmadığı belirtildiği, 16.700,00 TL tutarında 9 adet üyeden yapılan 2009 Ocak ayına ait tahsilat makbuzlarından 2010 yılının Eylül ayının müvekkilinin haberi olduğunu, bekçi ...’ın ...’a makbuzların masanın çekmecesinde paraların olmadığının bildirdiğini, üyelerin mağdur olmaması için bu üyelerden yapılan tahsilatın kayıtlara işlendiğini, ancak sorumluluğun ...’dan olduğunu, müvekkil ...’in 23.942,00 TL borçlu olduğuna ilişkin tespitin hatalı olduğunu, eksik inceleme yapıldığını, ... ve ...’nın daha önceden 2007 - 2008 yıllarında yönetici ve denetçi olduğunu, müvekkillerinin sorumlu olmadıklarının bildiklerini hataların bu kişilerden kaynaklandığını, 2008 tarihine kadar basiretli bir iş adamı gibi kooperatifin yönetilmediğini, bu durumun bilirkişiler tarafından incelenmediğini, 31.07.2012 tarihindeki mizanda kooperatifin kötü durumunun belirlendiğini belirterek ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Bu rapora karşı davalı ... vekilinin 20.06.2017 tarihli beyan dilekçesinde; dava konusu kooperatifte kayyım olduğunu, kayyım olarak tüm görevleri yerine getirdiklerini, bilirkişi raporunda belirlenen ödemeler olmasaydı kooperatifin işlerinin yürüyemeyeceğini 400,00 TL'lik akaryakıt harcandığını, 1.015,00 TL'lik çay ve meşrubat giderlerinin ortak harcamalar olduğunu, taksi harcamalarının da (2.861,00 TL) gerçekleştirildiğini, 2.075,00 TL ikram harcamalarının da yapıldığını belirterek bilirkişilerden ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Davacı ... ve diğerleri vekilinin 05.07.2017 tarihli beyan dilekçesinde; teknik yönden yapılan değerlendirmelerin yerinde olmadığını belirterek ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların itirazları gözetilerek bilirkişilerden ek rapor alınması yönünden 11.10.2017 tarihli ara karar ile karar verilmiştir.
Bilirkişilerden 11.12.2019 tarihli ek rapor alınmıştır. Bu raporda; tarafların itirazları değerlendirilerek davalı ... tarafından yapılan harcamaların değerlendirilmesi yönünde yapılan incelemede; kayyımın aidat alacaklarının tahsili için kooperatif ortakları aleyhine açtığı davanın kooperatif zararının oluşturmadığı, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyalarıyla tahsilat yapılamadığı, bu dosyalar için 12.957,86 TL vekalet ücreti ödendiği ve bunun kooperatif zararı teşkil ettiği ve bu zarardan kayyımın sorumlu tutulabileceği, diğer yönden kayyımın danışmanlık hizmeti ödemesi nedeniyle bu görevin kayyımın sorumluluğunda olmadığından yapılan harcamanın ancak aciliyet ve zorunluluk olan işlerle sınırlı olması gerektiği, aksi halde bu yapılan harcamadan (7.000,00 TL’den) kayyımın sorumlu tutulabileceği, yine kayyımın kendisi için ödenen sigorta primleri tutarı olan 3.948,88 TL mevzuata uygun olmadığı, bu primlerin geri ödenmesinden kayyımın sorumlu olduğu, noter ihbarnameleri masrafları ve mahkeme masrafları ile ilgili olarak ise davacının döküm yapmayıp sunduğu ödeme belgelerinin incelenmesiyle 42.878,38 TL ödeme olduğu, bu ödemelerin hangi dava ve ihtarnamelerle ilgili olduğunun açıklanmadığı, bu nedenle bu zararın tespit edilemediği, kayyımın açacağı davaların kooperatif menfaati için aciliyet ve zorunluluk olan işlerle sınırlı olduğundan bu konuda belirleme yapılamadığını, ayrıca kayyımın yaptığı 400 TL akaryakıt harcamasının kooperatif defterlerinde yer almadığını, kayyımın sorumlu olduğu tüm zarar giderlerinin toplamının 29.858,04 TL olduğu, mahkemelere yapılan ödemelere ilişkin 42.878,38 TL zararın ise hangi dava ve ihtarnamelerle ilgili olduğunun belirlenmesinin gerektiğini, bu davaların aciliyet arz edip etmediğine göre aciliyet arz etmeyen davalar yönünden yapılan harcamanın bu miktara eklenmesi gerektiğini, yine balkon yapımı ve onarım işi bakımından tamiratın kimin tarafından yapıldığının belli olmadığını, ...a yapılan ödemelerin 10.200,00 TL olduğu, gecikme faiz ve cezalarına ilişkin kayıtların incelenmesiyle de davacı tarafın buna ilişkin belgeleri sunmadığını, 16.12.2013 tarihi sonuna kadar ne kadar ana para ve ne kadar gecikme zammı ödendiğinin vergi dairesi ve SGK dan sorulmasıyla, kooperatif devir alındığı tarihten itibaren dava tarihine kadar faiz miktarının ve gecikme zammının hesap uzmanı bir vergi müfettişi tarafından hesaplanması gerektiği, yine davalılar vekilinin bilirkişi raporuna itirazları yönünden incelemede ise; ...a kök bilirkişi raporunda 15.450,00 TL borç bulunduğu, bu borcun yasal defterde görünmemesi halinde davalıların sorumlu olmadığı, yasal defterde görülmesi halinde ise bu davalıların sorumluluğunun bulunduğu, bu yönde ki itirazın haksız olduğu, ..., ... ve ... nolu tahsilat makbuzlarının incelenmesiyle bu makbuzlardan ... ve ... nolu 3.000,00 TL ve 650,00 TL lik makbuzların kasaya girişinin bulunduğu, yine ... nolu makbuz (500,00 TL) girişinin de bulunduğu, bu tutarlardan davalının sorumluluğunun bulunmadığı, kasaya intikal ettirmeyen 16.700,00 TL aidat parasına ilişkin değerlendirmede ise önceki raporlarda da yer aldığı üzere ...'ın düzenlediği makbuzlar ile 9 adet ortaklıktan tahsil edilen ve 30.09.2010 tarihinde inşaat maliyeti hesabına borç yazılan 16.700,00 TL miktarın kime ödendiğinin tespit edilmesi ve tahsil edilen kişi hakkında gerekli işlemlerin yapılması gerektiğinin belirtildiğini, bu tarihte görev yapan yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ve denetim kurul üyesi ... ile ...’ın sorumlu olacağı, denetim kurulu üyelerine ödenen ücretler bakımından ise denetim kurulu üyelerinin herhangi bir defter incelemesi yapmadıkları halde bu ücretleri almasının hakkaniyete aykırı olması gözetilerek ...’a 900,00 TL ve ...’ye yapılan 900,00 TL ödemenin kendilerinden geri alınması gerektiği, toplam 1.800,00 TL bu ödemeden yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ...’in sorumlu olduğu, davalıların devir aldığı 31.12.2007 tarihli mizanın yanlış olması nedeniyle yaptıkları işlerden sorumlu olup olmadığı değerlendirildiğinde davalının 17.07.2008 ve 24.08.2013 tarihleri arasında defterlerin tutulmasından sorumlu oldukları, 31.12.2007 tarihli mizandan sorumlu olamayacakları, davalı kayyum ...’in itirazları yönünden değerlendirmede ise; bu kayyumun İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında kayyım olarak atandığı ve kooperatif organlarının oluşturulması ile görevli olduğu, kooperatifi genel kurula çağırması ve yönetim kurulunun seçilmesi gerektiği, kayyımın 6762 sayılı TTK m. 435 gereğince münasip bir mühlet vermesi gerektiği, kooperatifin bu işlemler yapılana kadar gözetmek ve korumakla hükümlü olduğu, bu kapsamda olmayan ve usulüne uygun belgelendirmeyen harcamalardan sorumlu olduğu, buna göre akaryakıt harcamasının defter ve kayıtlarda yer almadığından sorumlu olmadığı, çay ve meşrubat harcamasının defterlerde yer aldığı, kooperatif temsili ve yönetimiyle ilgili olmadığından bu harcamadan sorumlu olduğu, yine taksi harcamaları tutarı olan 2.861,00 TL den de sorumluluğunun bulunduğu, yine kayyımın yemek ikramı masraflarından sorumlu olduğu, davalı kayyımın açtığı dava ve icra takiplerinden yapılan değerlendirmede de gündemde genel kurul yapılması ve kendisine mahkemece uygun bir süre verilmesi gerektiği halde mahkemenin böyle bir süre vermediğinden yetkinin 18 aylık süre devam ettiği, 18 aylık sürenin görev için çok uzun olduğu, ivedilikle bir toplantı yapılması gerektiği halde bir toplantının yapılmadığı, davalılardan ...’ın sorumluluğuna ilişkin olarak ise ...a 15.450,00 TL borç kaydının bulunduğu, ...’ın 2005 yılında üyelik devri yaptığı, 2008 yılında kayıt altına alındığı, üyelerin birbirine olan borç ve alacakların birbirine bağladığı, kooperatifin alım-satıma taraf olmadığı belirlendiğinden ... tarafından kooperatife borç verildiğine ilişkin bir kayıt mevcut olmadığından davalıların sorumluluğunun olmadığını, aksi halde yani defter ve kayıtlarda bulunması halinde yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ve denetim kurul üyesi ...in sorumlu olacağı, yine ...ında diğer davalılarla birlikte 15.450,00 TL den sorumluluğunun olduğu, yine bekçi ... tarafından tahsil edilen 16.700,00 TL aidat parasının kasa hesabına girmediği, yapılmakta olan yatırımlar hesabına işlendiği, ...’ın 15.450,00 ve 16.700,00 TL ) 32.150,00 TL’den sorumlu olduğu, yine diğer davalılar ..., ..., ... ve ...in bu miktarın tamamından 16.700 TL’lik kısmı ise ...’ın müteselsilen sorumlu olduğu, buna göre yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ...in toplam 57.442,00 TL kooperatif zararından müteselsilen sorumlu tutulabileceği, ...in ise 55.642,00 TL den müteselsilen sorumluluğunun olduğu, ...’ın zararın 40.192,00 TL den müteselsilen sorumlu olduğu, gecikme faiz ve cezalarından ise gecikme faiz ve cezalarına ilişkin kayıtların incelenmesiyle de davacı tarafın buna ilişkin belgeleri sunmadığı, 16.12.2013 tarihi sonuna kadar ne kadar anapara ve ne kadar gecikme zammı ödendiğinin vergi dairesi ve SGK dan sorulmasıyla, kooperatif devir alındığı tarihten itibaren dava tarihine kadar faiz miktarının ve gecikme zammının hesap uzmanı bir vergi müfettişi tarafından hesaplanması gerektiği, kayyım ... açısından ise dava giderleri, danışmanlık giderleri, taksi ücretleri, çay ve meşrubat harcamaları toplamı olan 29.858,04 TL'den sorumlu olduğu, yine icra dairelerine ve noterlere yapılan ödemelerin 42.878,38 TL nin ise kooperatif adına acil ve zorunlu olan işlerden olup olmadığının tespit edilmesine göre bu davalının sorumluluğunun belirlenebileceği, davalıların ...ın ise 32.150,00 TL kooperatif zararının tümünden davalılar ..., ..., ... ile ... ile ve 16.700,00 TL lik kısmından ise ...’la birlikte müteselsil kefil olduğu belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekilinin 31.01.2020 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; vergi dairesi ve SGK dan gelen kayıtların 17.02.2008 ve 16.12.2013 tarihleri arasında ne kadar ödeme yapıldığının dosyaya ibraz edildiğini, bu konuda inceleme yapılmasını istediklerini, İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılmış olan ... Esas sayılı dosyada yöneticiler ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında dava açıldığını ve davanın derdest olduğunu belirterek uzman vergi müfettişinden rapor alınmasını talep etmiştir.
Bu rapora karşı davalı ... vekilinin 29.01.2020 tarihli itiraz dilekçesiyle; uzmanlık raporu, açılan davalar ve diğer harcamalar konusunda yapılan tespitleri kabul etmediklerini, dosyaya buna ilişkin evrakları sunduklarını, bu evraklarında incelenmesini istediklerini, müvekkilinin İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.03.2012 tarihli kararıyla kooperatifin organsız kalması nedeniyle organların oluşturulması için görevlendirildiğini, ancak kooperatif yönetiminin oluşturulmasının mümkün olmadığının mahkemeye bildirildiğini, mahkemenin de öncelikle alacakların tahsil edilip borçların ödenerek kooperatifin işler haline getirilmesi için çalışmalar yapılması gerektiğini mahkemeye bildirildiğini, düzenli olarak mahkemeye raporlar sunulduğunu, öncelikli alacaklarını tahsili yoluna gidildiğini, bu konuda İzmir Adliyesinde görevli yeminli uzman bilirkişi ...’ın atandığını, ...’ın raporuyla kooperatifin aidat alacaklarını, istifa ve ihraç edilecek ödemeler ve diğer unsurların tespit edildiğini, mahkemeye şifahi olarak bilgi verildiğini, ödenen danışmanlık bedeli olan 7.000,00 TL’den müvekkilinin sorumlu tutulmasının haksız olduğunu, hesap uzmanının genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda aidat ödemelerinin belirlenmesi çalışması sırasında kooperatif muhasebe kayıtlarında nitelikli dolandırıcılık, zimmet, görevi kötüye kullanma fiillerinin belirlendiğini, bu konuda Av. ...’ün dava açmak için görevlendirildiğini, hesap uzmanı raporu doğrultusunda açılan davanın devam ettiğini, 7 adet Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada tahsilat yapılamadığı için bunlara ödenen vekalet ücretlerinin kooperatif zararları olduğunu belirterek müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını bu davaların kooperatif adına ...’ın raporuna istinaden açıldığını, müvekkilin kayyımlık görevini bıraktıktan sonra İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyada kooperatifin (48.000 TL’lik alacak için) davadan feragat ettiğini, yine İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyada davacı kooperatifin feragat ettiğini, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas – İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas – İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında takibin devamına karar verildiğini, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyada ise; davanın takipsiz bırakıldığını, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında ise verilen görevsizlik kararında davanın takip edilmediğini, tüm bu davaların müvekkili tarafından açıldığını, yeni yönetimin davaların takipsiz bırakıp feragat ettiğini, birçok davada ise lehe karar çıktığını, bilirkişi heyetin ikinci ve üçüncü raporların çelişkili olduğunu, müvekkilinin kooperatif, avukatlık bürosu ve muhasebe bürosu arasında taşıma işleri ödediğini, adliyeye gidiş geliş masraflarının olduğunu, dosyanın 3 Sayıştay Denetçisine gönderilmesinin gerektiğini belirterek rapora itiraz etmiştir.
Bu rapora karşı davalı ..., ..., ... ile ..., ... ve ... vekilinin 03.02.2020 tarihli beyan dilekçesinde; İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nde müvekkili davalılarında bulunduğu kişilerce davacı kooperatif üyeleri hakkında şikâyette bulunulduğunu ve bu kişiler hakkında dava açıldığını, ..., ... ve ... nolu tahsilat makbuzlarının ... nolu yevmiye maddesinde kayda girdiğinin tespit edildiğini, yine itiraz dilekçelerinde yer alan 16.700,00 TL, 9 adet üyeden tahsilata ilişkin makbuzlardan dolayı müvekkillerinin sorumlu olmadığını, bu paranın ... tarafından tahsil edildiğini, müvekkillerden ...’in 23.942,00 TL borcu olduğuna ilişkin tespite katılmadıklarını belirterek bilirkişilerden itirazları konusunda ek rapor alınmasını talep etmişlerdir.
Davalı ... vekilinin 06.10.2020 tarihli beyan dilekçesiyle; İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesi'nde müşteki ... ve ... olarak ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kooperatifi dolandırmalarından dolayı suç duyurusunda bulunduklarını ve buna ilişkin olarak mahkemenin yargılamasının devam ettiğini belirtmiş ve bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
Mahkememizce verilen 21.10.2020 tarihli celsede 2 nolu ara kararda yer alan karar ile davacılar tarafından 42.878,38 TL yapılan ödemeye ilişkin hangi dava ve ihbarnamelere ait olduğunu açıklaması ve davalının dosyaya ibraz etmiş olduğu 29.01.2020 tarihli bir klasör olarak belirtilen çalışmasına dair belgeleri inceleyerek beyanda bulunması ve davalı ... vekilinin belirtmiş olduğu dosyalar hakkında beyanda bulunması ve gerekiyorsa bu dosyalarla ilgili işlemlerin açıklanması için süre verildiği, bu süre içerisinde davacıların 09.11.2020 ve 10.11.2020 tarihli dilekçeleriyle beyanda bulundukları, ancak 42.878,38 TL’lik ödeme ile ilgili beyanda bulunmadıkları, davalı ...’in ise 21.12.2020 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin kooperatife kayyım olarak atandığı, mahkemenin bilgisi ve gözetimi altında işlem yaptığı, açılan davalarda daha sonra kooperatifin feragat ettiği ve takipsiz bıraktığı, bu nedenle kooperatifin zarara uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Yine 21.10.2020 tarihli 3 nolu ara karar gereğince bilirkişi raporuna itirazların ayrıca ve açıkça belirtilmesi için süre verildiği, itirazların tekrar açıklandığı ve tekrar edildiği, aynı zamanda müvekkillerinin kooperatife ait defterlerinin kaybedilmesi nedeniyle mizan dışı borç kontrollerinin yapamadıklarını, ... isimli kişinin kooperatifin resmi çalışanı olduğunu, bu kişinin yapmış olduğu ve kooperatifin vermediği tahsilatlar nedeniyle görevine son verildiğini, davacıların yönetimi devralması nedeniyle davacıların ... hakkında hukuki işlem başlatması gerekirken bu işlemi yapmadıklarını, müvekkillerden ...’in ise kooperatife borcunun olmadığını, belirterek yeniden rapor alınmasını talep etmişlerdir.
Mahkememizce bilirkişilerden alınan 11.12.2019 tarihli rapor doğrultusunda; 21.10.2020 tarihli celsede verilen ara karar ile 17.02.2018 sonu ile dava tarihi olan 16.12.2013 tarihi sonuna kadar kooperatif adına ne kadar anapara ve ne kadar gecikme zammı ödendiği vergi daireleri ve SGK İl Müdürlüklerinden sorulmuştur. Şirinyer Vergi Dairesi Müdürlüğünden 25.02.2021 tarihinde ve Dokuz Eylül Vergi Dairesi Müdürlüğünden 08.01.2021 tarihinde, İzmir SGK İl Müdürlüğünden 20.01.2021 tarihli ve İzmir Buca SGK’dan gelen 02.04.2021 tarihli kayıtların gelmesiyle kooperatifin devir alındığı tarihten itibaren dava tarihine kadar faiz miktarının ve gecikme zammının hesaplanması için dosyanın Vergi Uzmanı Bilirkişi YMM ...’a dosyanın tevdiine karar verilmiş ve bilirkişiden 03.05.2021 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; tarafların itirazları ile mahkememizin verdiği ara kararlar doğrultusunda istenen vergi kayıtları ve SGK kayıtları incelenerek değerlendirme yapılmış ve kooperatife ait ödenen SGK primleri ve ... zamanında bu kayyım adına yapılan prim ödemeleri ve vergi dairesinden gelen kayıtlar incelenerek SGK anapara toplamının 21.813,52 TL, gecikme zammı toplamının 4.352,40 TL Dokuz Eylül Vergi Dairesi Müdürlüğüne ödenmemiş ve 08.01.2021 tarihinde ödenmesi halinde anapara toplamının 437 TL, gecikme zammı toplamının 283,66 TL, yine aynı Vergi Dairesine ödenmiş 1.080,70 TL, aynı Vergi Dairesine ödenmiş anapara borcunun 55.871,27 TL, feri borcu toplamının 11.919,51 TL, tecil feri borcu toplamının ise 3.873,88 TL, Şirinyer Vergi Dairesinde yapılan ödemelere ait anapara toplamının 20.589,10 TL, feri toplamının 6.187,10 TL, tecil feri toplamının 2.192,03 TL, vergi ziyaı cezası toplamının 1.528,68 TL, gecikme zammı toplamının 2.995,07 TL, ödenen yapılandırma kapsamında tecil vergi aslı toplamının 30.675,67 TL, Yİ - ÜFE toplamının 7.135,52 TL, kat sayı toplamının 7.869,19 TL olduğu belirlenmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekilinin 22.06.2021 tarihli beyan dilekçesinde; 2008 yılında göreve başlayan yönetim kurulu döneminde doğan tahakkukların 2016 yılında ödemeye başlayabildiği, 2011 yılında hiçbir ödeme bilgisinin bulunmadığı, 2013 yılında beyanname ve tahakkuk hareketi görülmediği, 2018 yılına kadar bu durumun devam ettiği, o dönem yöneticileri olan davaların sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davalılar ... ve diğerleri vekilinin 23.06.2021 tarihli beyan dilekçesinde; Vergi ve SGK borçlarının tüm dönemlerin kapsadığını, önceki dönemlere ait borçlar olduğunu, müvekkilin görevde olmadığı dönemlerinde incelendiği, ek rapor alınmasını istemiştir.
21.10.2021 tarihli celse 2 nolu ara karar kapsamında Vergi Uzmanı bilirkişiden rapor alındıktan sonra bilirkişiler ... ..., ... ve ...’den 22.03.2022 tarihinde ek rapor alınmıştır. Bu raporda; Vergi Uzmanı ...’ın raporu değerlendirilmiş, yönetim kuruluna devam süresine denk gelen sürede anapara haricinde katlanılan gecikme zammının 48.337,75 TL olduğunun tespit edildiği, kooperatifin SGK ya da Vergi borçlarının ödenmesinde gecikme olması nedeniyle o dönem ilgililerin sorumlu olacağı, yine davacı vekilinin 09.11.2020 tarihli dilekçesine istinaden kayyımın açtığı davalardan olan İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davada kooperatif ve davalı defterlerin birbirlerini tutması neticesinde hesap tetkik komisyonunun incelemesi sonucunda davadan feragat edildiğini, o dönem görev yapan yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ... Esas sayılı davanın açıldığını, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyasında ... hakkında başlatılan icra takibine karşı Mustafa Uludağ’ın açtığı menfi tespit davası bu kişinin yapmış olduğu ödemelerin 57.580 TL olduğunun tespit edildiği ve borcu bulunmadığının belirlendiği, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında kayyım tarafından ... hakkında yapılan icra takibine itiraz davasında ...’ın ihraç edildiği taraflarca anlaşmaya varıldığı, takibe devam edilmediği, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E sayılı dosyasında, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki davaların kooperatifin aleyhine sonuçlandığı, İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas – ... Karar sayılı dosyası üzerinde yapılan incelemede; davacı tarafa 42.878,38 TL noter ihtarı masrafları ve mahkeme masraflarına ilişkin olarak belgelerini sunması amacıyla mahkeme tarafından iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen 21.10.2020 tarihli ara karar kapsamında bu işlemin yapılmadığı ve davacının bu zararını ispatlayacak delilleri dosyaya sunmadığı, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görevlendirilen kayyum ...’in yönetim boşluğu giderilene kadar gerekmediği halde öncelikli ve esas görevi olan genel kurulu toplamak yerine aidat alacaklarının tahsili için kooperatif ortakları aleyhine dava açtığı, kooperatif açısından aciliyet arzetmediği dava açma yetkisinin bulunmadığı, kayyum tarafından açılan bir kısım davalarda tahsilat yapıldığı ya da vekalet ücretlerinin ortakların avans hesabından karşılandığı, bu davalar açısından kooperatif zararının bulunmadığı, ancak İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyalarında açılan davalar sonucunda herhangi bir tahsilat yapılmadığı, bu konuda bir tespit yapılmasının da mümkün olmadığı, bu davalar için kayyum tarafından yapılan kooperatif hesabında ödenen 12.957,86 TL tutarındaki vekalet ücretinden kooperatifin zararının bulunduğunun kabul edilebileceği, kayyumun bu zarardan sorumlu olduğu, yine kayyum tarafından yapılan danışmanlık hizmetinin de kendisinin görevi olmadığı halde mahkemenin bu konuda ara karar vermediği halde uzman incelemesi yaptırılmasına, kooperatif menfaati açısından aciliyet ve zorunluluk teşkil etmediği ve danışman için ödenen 7.000,00 TL bedelin kayyımın sorumlu olması gerektiği, ...’in yapmış olduğu harcama toplamı olan 29.858,04 TL’den sorumlu olması gerektiği, davalı kayyım tarafından mahkemelere icra dairelerine ve noterlere yapılan ödemelere ilişkin olarak hangi dava ya da ihtarnamelere ilişkin olduğunun davacı tarafça açıklanamadığı, bu nedenle kayyımın bu harcamaların ne kadarından sorumlu olacağının belirlenmesinin mümkün olmadığı tespit edildiğinden bu harcamadan sorumlu olmadığı, sonuç olarak; kooperatif bekçisi ...’a nedeni belli olmayan şekilde 15.450,00 TL avans verilmesinden yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ile Denetim Kurulu Üyesi ...’in sorumlu olduğu, kooperatif bekçisi ...’ın tahsil etmiş olduğu 16.700,00 TL aidat parasının kasa hesabına girmemesinden Yönetim Kurulu Üyeleri ..., ..., ... ile Denetim Kurulu Üyesi ... ve ...’ın sorumlu olduğu, Yönetim Kurulu 2. Başkanı ...’in kooperatiften bir alacağı olmadığı halde 23.03.2010 tarihinde numarasız tediye makbuzu ile kendisine 25.000,00 TL ödeme yapıldığı ve bu ödemenin 31.03.2010 tarih 9 nolu yönetim kurulu defteri yevmiye maddesine işlendiğinden 23.492,00 TL’den yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ile Denetim Kurulu Üyesi ... ve ...’ın sorumlu olduğu, Denetim Kurulu Üyelerinin 30.11.2013 tarihinde defter ve belgeleri incelenmedikleri halde huzur hakkı almaları nedeniyle 1.800,00 TL’den Yönetim Kurulu Üyeleri ..., ..., ... sorumlu olduğu, yönetim kurulunun görev süresine denk gelen sürede anapara haricinde katlanılan gecikme zammı ve ferileri ile vergi ziya cezası toplamı olan 48.337,75 TL’den yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ile Denetim Kurulu Üyesi ... ve ...’ın sorumlu olduğu, buna göre; yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...’in toplam 105.779,75 TL kooperatif zararından müteselsilen sorumlu olduğu, davalı ...’in aynı zararın 103.979,75 TL’sinden yine ...’ın da 88.529,75 TL’sinden müteselsilen sorumlu olduğu, diğer davalı kayyım ...’in ise üzerine vazife olmadığı halde kooperatif aleyhine açtığı davaların bir kısmından kooperatif zarara uğradığı tespit edilmekle, (İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin — ... E. sayılı, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı ve İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı ve İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyalarıyla açılan davalar sonucunda yapılan herhangi bir tahsilatın kooperatif defterlerinden tespit edilemediği gibi, tarafların açıklamalarından bu konuda bir tespit yapmak mümkün olmadığı, buna göre, mevcut durum itibariyle söz konusu davalar için kayyım tarafından kooperatif hesabından ödenen toplam 12.957,86 TL tutarındaki vekalet ücretinin kooperatif açısından zarar olarak kabul edilebileceği) davalı kayyımın bu zarardan sorumlu olduğu, diğer taraftan kayyımın danışmanlık hizmeti ödemesi kapsamında ...’a yapmış olduğu ödemelerin de kendisine verilmiş böyle bir görevin olmadığı halde kayyım şirket hesapları üzerinden uzman vasıtasıyla denetleme yaptırma yetkisinin mahkeme tarafından kayyıma verilmediğinden ödenen 7.000,00 TL’den sorumlu olduğu, buna göre kayyım ...’in 29.858,04 TL’den kooperatife karşı sorumlu olduğu, davacının kayyım tarafından yapıldığı belirtilen mahkeme, icra daireleri ve noterlere yaptığı ödemeler toplamı olan 42.878,38 TL’nin ise hangi ödemenin hangi kalem için yapıldığı, davacı tarafından açıklanmadığından bu konuda kayyımın sorumlu tutulamayacağı, davalılardan ...’ın ise toplam 32.150,00 TL kooperatif zararından sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Bu rapora karşı 11.04.2023 tarihli beyan dilekçesinde; bilirkişilerin kayımın hatalı ve yetkisini aşan şekilde yaptığı masrafların belirlendiği, kayyımın 24.08.2013 tarihinde kasada 76,57 TL bıraktığını, kooperatifler kanununa muhalefet ettiğini, kooperatif organlarını teşkil etmediğini, görevi olmadığı halde kayyımın uzman ...’ı atadığını, kayyımın atadığı uzmanın da yanlış rapor hazırladığı, kooperatif zararına hareket ettiklerini, 42.878,38 TL zararın bu sebepte kaynaklandığını, kayyım hakkında İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesi ... E sayılı dosyasıyla, İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporlarında kooperatifi zarara uğrattıklarını belirlendiğini, bu zararında hesaplanmasını istediklerini belirtmişlerdir.
Bu rapora karşı davalı ... vekilinin 07.04.2023 tarihli beyanında; bilirkişi raporundaki hesaplamaların çelişkili olduğunu, kooperatif organlarını oluşturuluncaya kadar kayyım ...’in atandığını, eski yönetim zamanında yapılan yolsuzlukların giderilmesi için çalışmalar yaptığını, mahkeme hâkimine bilgi verildiğini, kooperatifi temsil etme yetkisine sahip olduğunu, her davada mahkeme hâkiminin görüşü alındığını, davacıların 44.000,00 TL civarındaki davayı takipsiz bıraktıklarını belirterek bilirkişi raporuna itiraz etmiştir.
Bu rapora karşı davalılar ... ve diğer davalılar vekilinin 11.04.2023 tarihli dilekçesinde; önceki rapora itirazlarının yapılmasına rağmen değerlendirilmediğini, hatalı değerlendirmeler yapıldığını, vergi cezalarının yanlış hesaplandığını, heyetten yeniden rapor alınmasını istediklerini, İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesinden müvekkillerinin de bulunduğu kişilerin şikâyeti nedeniyle önceki yönetiminin sorumsuz davranışlarının tespit edildiğini, bilirkişilerce defterler üzerinde inceleme yapılmaması nedeniyle kayıtların görülmediğini, ... tarafından yapılan tahsilatların müvekkillerini bağlamadığını, müvekkili ...’in 23.942 TL borcunun gizlenmediği, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını belirterek rapora itiraz etmişlerdir.
Tarafların bu rapora karşı itirazları gözetilerek Dilek Turan Ertaşkın, ..., ..., ... ve YMM ...’dan oluşturulan heyetten rapor alınmasına karar verilerek, bilirkişilerden 10.08.2022 tarihli ek rapor alınmıştır. Bu raporda; tarafların itirazları değerlendirilerek yapılan incelemede ...’ın 17.02.2008 - 25.08.2011, ...'un 17.02.2008 - 02.11.2011, ...'in 17.02.2008 - 02.11.2011 tarihleri arasında Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptıkları, ...'in 17.02.2008 - 07.11.2010, ...'ın 22.02.2009 - 02.11.2011, ...'nin 07.11.2010 - 02.11.2011 tarihleri arasında Denetim Kurulu üyesi olarak görev yaptıkları, davalılardan ...'in ise 07.03.2012 - 24.08.2013 tarihleri arasında davacı kooperatifte kayyum olarak görev yaptığı, ...’ın ise kooperatif çalışanı olduğu, davacının 26.11.2014 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesini açıkladığı ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 49.000,00 TL'nin davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline ve 25.000,00 TL’nin davalılardan ...’den tahsiline, 1.000,00 TL'nin davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ettikleri, yine aynı tarihli celse de 5 nolu ara karar ile davacıların dayandığı vakaların somutlaştırılması için 2 haftalık kesin süre verildiği, ancak davacının 26.11.2014 ve 01.12.2014 tarihli dilekçeleri ile taleplerini somutlaştırmadıklarını, 2009 yılı boyunca ... adında kişiye 850 TL tediye makbuzu kesilerek ödeme yapıldığı iddiasının incelenmesi ile inşaat mühendisi bilirkişisinin yapmış olduğu inceleme ile belirlendiği üzere yapılan tamirat ve tadilatın ... tarafından ne kadar yapıldığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, bu kişiye 2009 yılı için 9.000,00 TL yaptığı iş karşılığı, ödenmesi gerektiği, 10.200,00 TL ödenen işçilik bedelinin ise rayice uygun olduğu, ... isimli üyeye nedeni belli olmayan şekilde 15.450,00 TL avans verildiği ve bu kişinin tahsil ettiği 16.700,00 TL aidat parasının kasa hesabına girmediğinin de hesap edildiği, ...’ın 2005 yılında üyelik yaptığı halde 2008 yılında kayıt altına alındığı, üyelerin birbirleri ile olan borç alacakları kooperatifin taraf olmaması nedeniyle, hesaplarında yer almaması gerektiği, 15.450,00 TL’nin bu kişiye ödendiği, ... tarafından kooperatife borç verildiğinin ispatlanamadığından dayanağının bulunmadığı, yasal defterlerde yöneticiler tarafından ödeme yapılmasının geçerli olduğu kabul edilmesi halinde davalıların sorumluluğu bulunmadığı, aksi halde kooperatifin borçlu olması durumunda bunun araştırılması belgesinin ortaya çıkarılması gerektiği, bu yapılmadığından yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ve denetim kurulu üyesi ...’in bu zarardan sorumlu olduğu, bekçi ...’ın tahsil ettiği, 16.700,00 TL ödemenin kasa hesabına girmediği, bu hesabın davalı ... tarafından kasa hesabına işlendiği, maliyet hesabının arttırıldığı, nakit giriş olmadığı halde tahsilat makbuzlarının olduğu, yönetimin bu zarardan sorumlu olduğu, tahsilat makbuzlarının gider olarak yasal makbuzlara işlenmemesi gerektiği, zira sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılması gerektiği, bu işlemin yapılmadan deftere kaydedildiği, bu nedenle 16.700,00 TL’den yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ve denetim kurulu üyesi ... ve ...’ın da sorumlu olduğu, ... - ... ve ... nolu makbuzlarla tahsil edilen paraların yevmiye defteri ve kasa hesabına gelir kaydedilmediğinin ilk raporda tespit edildiği, itirazlarla yapılan incelemede bu ödemelerin kayıtlarda yer aldığı ve kasaya girdiğinin belirlendiği, yönetim kurulu 2. Başkanı ...’e hiçbir alacağı olmadığı 23.03.2010 tarihinde 25.000,00 TL ödeme yapıldığı ve 31.03.2010 tarihinde 9 nolu yevmiye maddesine işlendiği, bu durumda defter ve kayıtlara göre ...’in kooperatife yaptığı, 74.550,00 TL ödemenin 30.000,00 TL’sinin fiktif ödeme olduğu, gerçek ödeme tutarının 44.550 TL olarak belirlendiği, ancak kooperatife yapması gerekli 68.492,00 TL ödemeden 44.550,00 TL’nin mahsup edilmesi 23.942,00 TL kooperatife borçlu olması gerektiği, İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyasıyla ...’in savunmasında üyeliğe kayıt olurken 5.000,00 TL ödeme yaptığı halde yasal defterlerden 35.500,00 TL ödeme yapmış gibi görüldüğünü, 30.000,00 TL fazla ödemenin kayıtlarda yer aldığını, bu ifadeye göre ...’in 23.942,00 TL kooperatife borçlu olduğunu, bu zarardan yönetim kurulu üyesi ..., ... ... ve Denetçiler ... ve ...’a sorumlu olduğu, 2001 yılından gelen 10.139,00 TL tutarındaki alacak tutarının 2010 yılında ...’ın alacak hesabı olarak değiştirildiği, adı geçen şahsın kooperatife 05.06.2007 yılında üye olduğu, ...’a ödeme yapıldığına dair herhangi bir kayda rastlanmadığını, zorunlu olarak tutulması gereken defterlerden bazılarının tutulmadığını, bazılarının ise kapanış tasdikinin bulunmadığı, ancak bu defterlerin kooperatif lehine delil olarak kullanılmasının da mümkün olmadığı, Vergi Dairesinden alınan dökümlerde 2009 – 2011 yılları arasında borç tahakkuklarında SGK prim borcu gecikme cezasının ve faizlerinin incelenmesi ile Vergi Aslı ödemesinin yapılandırmasından kaynaklı ödenen Yİ-ÜFE tutarlarının 37.811,19 TL olduğu, bir önceki raporda yer alan 7.869,19 TL’nin hesaptan düşürüldüğü, kooperatifin SGK ve Vergi borçlarının ödenmesinde, gecikme cezalarından o dönemin ilgililerinin sorumlu olduğu, 22.02.2008 tarihli genel kurulda inşaat işleri yapım sözleşmesinde bir karar verilmemişken 20.03.2008 tarihinde iki inşaat firması ile 1.385.000,00 TL sözleşmesi imzalandığı %10 cezai şart eklendiği, bu ceza miktarların 2012 yılı ve sonu itibariyle 538.450,57 TL’ye ulaştığı, 24.08.2013 tarihinde yapılan olağan üstü genel kurul toplantısında 2010 - 2011 - 2012 yılları yönetim ve denetim yılları, ve bu yıllara ait bilançoları ibra edilmediği, ancak buna ilişkin sorumluluk davası açıldığı, 30.11.2013 tarihinde verilen denetim raporunda huzur hakkı ödenmesine karar verildiği, ancak bu tarihte kooperatifin defter ve kayıtları bulunmadığı halde inceleme yapılmış gibi huzur hakkının denetçiler tarafından tahsil edildiği, yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ...’in 1.800,00 TL huzur hakkından sorumlu oldukları, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin 02.11.2011 tarihinde istifa ettikleri, kayyım ...’in kooperatif organlarını oluşturmak için görevlendirilmesine rağmen üyelerden aidat tahsilat yoluna gittiği, bazı harcamalar yaptığı ve buna ilişkin itirazlar değerlendirildiğinde, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında kooperatif organlarının oluşturulması için ...’in kayyım olarak atandığı kayyımın görevinin bu olduğu, davalının görevlendirilme konusu dışına çıkarak, kararda belirtilen sebeplerini gereğini yapmak üzere bilirkişi raporunu yaptırarak icra takibi ve dava açmasını, dava açtığı dava dilekçesinde harcama kalemlerinin a, c ve d bendine göre yapılan açıklamasında davacının sunmuş olduğu danışmanlık haricindeki serbest meslek makbuzları dökümünün 25.157,44 TL olduğu, kooperatif adına davalı kayyım ve Av. ... arasında yapılan avukatlık ücret sözleşmesi gereğince, avukatlık hizmetinin verildiği ve danışmanlık ücreti olarak KDV dahil 1.225,00 TL dışında ücret tarifesi üzerinden ayrı bir ücret verilmesi kararlaştırıldığı ve ödeme yapıldığını, kayyım tarafından ilgili avukata ücret karşılığında açtırılan davaların kayyımın esas görevini aştığı, kayyımın esas görevinin genel kurulu toplayarak yönetim kurulu oluşturmak olduğu, aksi takdirde kayyımın üzerine vazife olmayan, zorunlu ve aciliyeti bulunmayan davalarla uğraşmasının kooperatifi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle kayyımın sorumlu tutulması gerektiğini, kooperatifin kayyımın açtığı davalardan bir kısmından tahsilat yapılması nedeniyle zararının oluşmadığı ancak İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı, İzmir .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı ve İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı ve İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyalarıyla açılan davalar sonucunda yapılan herhangi bir tahsilatın kooperatif defterlerinden tespit edilemediği, bu hususun aydınlatılması için bahsi geçen dava dosyalarının incelenmesi ile herhangi bir tahsilat olup olmadığının belirlenmesi ve buna göre bu davalar açısından kayyım tarafından kooperatif hesabından ödenen toplam 12.95,86 TL tutarındaki vekâlet ücretinin kooperatif açısından zarar oluşturulup oluşturulmadığının takdirinin mahkemeye bırakıldığı, ayrıca davalı kayyım vekilinin dilekçelerinde yer aldığı üzere organların oluşturulabilmesi için kooperatifin üyelerden olan alacaklarını tahsil edebilmesi ve böylece yönetim boşluğunun giderilmesi için mali durumun düzeltilmesi gerektiği belirtildiğinden bu durumun takdirinin mahkemeye bırakıldığı, kayyım ...’in kişisel harcamaları olan, benzin, yemek, çay, kırtasiye vs. harcamalarının 25.000,00 TL’ye yakın olduğu değerlendirildiğinde bu harcamaların defterlerde kayıtlı olmadığı, inşaat malzemeleri tamir, bakım, onarım harcamasının ise (49.156,37 TL) kooperatife düzenlenen faturalara karşılığında yapıldığından geçerli olduğu, kırtasiye malzemeleri ve diğer malzemeler ise 18 aylık sürede aylık 400,00 TL olmak üzere yapılan harcamanın makul karşılanabileceği, takdirin mahkemeye bırakıldığı, çay ve meşrubat harcamalarından ise kooperatif menfaatine yapılan harcama olarak değerlendirilemeyeceği, yemek ve ikram harcamalarının ise yine kooperatif menfaatine olan harcamalardan olamayacağı, 3.090,30 TL olan tüm harcamanın (defter ve kayıtlarda 3.314,55 TL) davalı kayyımdan tahsil edilebileceği, ...’in 66.044,86 TL’lik harcamasının dökümünün yapıldığı, ... Oteline 4.800,00 TL ödeme yapıldığı iddiasının ise somutlaştırılmadığı, kayyumun kendisi için ödediği SGK primleri ile ilgili olarak SGK ya 9 ay için toplam 3.948,88 TL prim ödendiği, bu ödemenin 5510 sayılı Kanun m. 4'e göre usulüne uygun olmadığı, bu zarardan kayyumun sorumlu olduğu, kayyumun uzman bilirkişi ...’a 7.000,00 TL ödeme yapması ile ilgili olarak ... tarafından 4 klasör rapor ve eklerinin mahkemeye sunulduğu, bu incelemenin kayyum tarafından kendisine verilen görevi aşarak yapılması nedeniyle bu bedelden sorumlu tutulabileceği, davalı kayyum vekilinin danışmanlık hizmetinin zorunlu olduğu, zira kooperatif ortaklarının tespiti için bu işlemin yapıldığı iddiasının kabulü halinde bu masrafın davalıya yüklenemeyeceği, yine ek raporda belirtilen 49.156,37 TL lik inşaat masrafları ile ilgili olarak davacının iddialarının ispatlanamadığı, bu hizmetlerin başkasına yaptırıldığının belirlenemediği, noter ihbarnameleri masrafları ve mahkeme masrafları ile ilgili olarak 42.878,38 TL ödeme belgelerinin incelenmesiyle bu masraflardan dolayı kayyumun sorumlu tutulup tutulmayacağının takdirinin mahkemeye bırakıldığı, ancak davacı tarafın kendisine verilen kesin süre içerisinde bu masraflara ilişkin belgeleri dosyaya sunmadığı, yer temin edilmeyen üyelerin açtığı davalara ilişkin olarak kooperatifin uğradığı zararların tazmini ile ilgili olarak kooperatifin zarara uğradığını ispatlanamadığını, balkon yapım ve onarım işi ile ilgili olarak ise bilirkişi ile olan incelemede ...’ın yaptığı işin bedelinin ödenen faturalarla uyuştuğu, ancak işin kim tarafından yapıldığının tespitinin mümkün olmadığı, ...’a borç görünmediği halde neden ödediği, bilinmemekle ile birlikte ...’a yapılan ödemelerin neticesinde kooperatife alacaklısı olduğu 22.488 TL ödemeden kooperatif yönetim kurulu üyeleri ... ... ve ... ile denetim kurulu üyesi ...’in sorumlu olduğu, davalıların 31.07.2007 tarihli mizanın yanlış olması nedeniyle, bu mizana göre yaptıkları işlemlerden sorumlu olmayacakları itirazının değerlendirilmesinde de 17.02.2008 tarihli defterlerin kaybedilmesi olması nedeniyle 2008 yılında kendilerine verilen mizanın doğru kabul ederek hareket etmek durumunda kaldıklarından dolayı sorumlu olmadıkları iddiasının değerlendirilmesinde 17.02.2008 – 24.08.2013 döneminde davacı kooperatifin denetim ve yönetim kurulu üyeleri olarak defter tutmakla yükümlü oldukları 31.12.2007 tarihli mizandaki durumunu değiştirmeyeceği, buna göre sonuç olarak; kooperatif bekçisi ...’a nedeni belli olmayan şekilde 15.450,00 TL avans verilmesinden yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ile Denetim Kurulu Üyesi ...’in sorumlu olduğu, kooperatif bekçisi ...’ın tahsil etmiş olduğu 16.700,00 TL aidat parasının kasa hesabına girmemesinden Yönetim Kurulu Üyeleri ..., ..., ... ile Denetim Kurulu Üyesi ... ve ...’ın sorumlu olduğu, Yönetim Kurulu 2. Başkanı ...’in kooperatiften bir alacağı olmadığı halde 23.03.2010 tarihinde numarasız tediye makbuzu ile kendisine 25.000,00 TL ödeme yapıldığı ve bu ödemenin 31.03.2010 tarih 9 nolu yönetim kurulu defteri yevmiye maddesine işlendiğinden 23.492,00 TL’den yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ile Denetim Kurulu Üyesi ... ve ...’ın sorumlu olduğu, Denetim Kurulu Üyelerinin 30.11.2013 tarihinde defter ve belgeleri incelenmedikleri halde huzur hakkı almaları nedeniyle 1.800,00 TL’den Yönetim Kurulu Üyeleri ..., ..., ... sorumlu olduğu, yönetim kurulunun görev süresine denk gelen sürede anapara haricinde katlanılan gecikme zammı ve ferileri ile vergi ziya cezası toplamı olan 37.811,19 TL’den yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ile Denetim Kurulu Üyesi ... ve ...’ın sorumlu olduğu, yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...’in toplam 95.253,19 TL kooperatif zararından müteselsilen sorumlu olduğu, davalı ...’in aynı zararın 93.453,19 TL’sinden yine ...’ın da 78.003,19 TL’sinden müteselsilen sorumlu olduğu, davalı kayyım ...’in ise dosyadaki mevcut kooperatifin 30.11.2013 tarihli genel kurulun 12. Gündem maddesinde bakanlık temsilcisi tarafından da belirtildiği üzere yönetim borçları giderilene kadar sınırlı yetkilerle atandığı, kayyımın kooperatif ortaklarını ihraç etme yetkisinin olmadığı, öncelikli ve esaslı görevinin genel kurul toplayarak yönetim kurulu boşluğunun gidermek olduğu, kayyım tarafından alacak aidatların tahsili için açılan davaların aciliyet arz etmediği, yine kök raporda da yer alan tabloda belirtildiği üzere davalı kayyım tarafından aidatların tahsili için ortaklar aleyhine açtırılan bir kısım davaların tahsilat alındığı ve vekalet ücretinin avans hesabından karşılandığı bu davalar bakımından kooperatif zararının bulunmadığı, bu halde kooperatifin zarara uğradığı tespit edilmekle, (İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı, İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı ve İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı ve İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyalarıyla açılan davalar sonucunda yapılan herhangi bir tahsilatın kooperatif defterlerinden tespit edilemediği gibi, tarafların açıklamalarından bu konuda bir tespit yapmak mümkün olmadığı, buna göre, mevcut durum itibariyle söz konusu davalar için kayyım tarafından kooperatif hesabından ödenen toplam 12.957,86 TL tutarındaki vekalet ücretinin kooperatif açısından zarar olarak kabul edilebileceği) davalı kayyımın bu zarardan sorumlu olduğu, diğer taraftan kayyım tarafından yapılan danışmanlık ücreti ödemesinin ise atanan danışman bilirkişi ...’a yapmış olduğu ödemelerin de kendisine verilmiş böyle bir görevin olmadığı halde kayyım şirket hesapları üzerinden uzman vasıtasıyla denetleme yaptırma yetkisinin mahkeme tarafından kayyıma verilmediğinden ödenen 7.000 TL’den sorumlu olduğu, buna göre kayyım ...’in 30.121,29 TL’den kooperatife karşı sorumlu olduğu, kayyımın aylık 400,00 TL tutarındaki akaryakıt harcaması kooperatif defterlerine kayıtlı olmadığından sorumluluğuna ilişkin değerlendirilmediği, telefon hattına ait harcama kayıtlarının ise 1.902,50 TL olduğu, ek raporda yapılan açıklamalara göre kayyımın sorumluluğunun 30.121,29 TL olarak belirlendiği, ancak kayyım vekilinin 07.04.2022 tarihli dilekçesinde belirttiği üzere kayyımın bu görevi yaparken mahkemeye bu durumu sunduğu, idari ve mali açıdan işlemez hale gelen kooperatifin borçlarını ödeyecek hale geldiğinde organların teşekkül edebileceği, bu yüzden aidat alacakların tahsili ve kooperatif borçlarının ödenmesine yönelik olarak çalışmalar hakkında mahkemeye bilgi verildiği, itirazının ise mahkemenin takdirinde olduğu, davacının kayyım tarafından yapıldığı belirtilen mahkeme, icra daireleri ve noterlere yaptığı ödemeler toplamı olan 42.878,38 TL’nin ise hangi ödemenin hangi kalem için yapıldığı, davacı tarafından açıklanmadığından bu konuda kayyımın sorumlu tutulamayacağı, davalılardan ...’ın ise toplam 32.150,00 TL kooperatif zararından sorumlu olduğu belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekilinin 02.09.2022 tarihli beyan dilekçesinde; kooperatife atanan kayyımın İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında sadece kooperatif organlarını oluşturmak için görevlendirildiğini, kooperatifi temsil etmek üzere görevlendirilen ...’i görevi olmayan konularda işlem yaptığını, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin 02.11.2011 yılında istifa ettiğini, ...’in mahkeme tarafından hasımsız olarak açılan davada kayyım olarak atandığını, ...’ın 25.08.2011 yılında istifa ettiğini, defterlerin hiç olmaması ve ya kanuna uygun şekilde tutulmasından dolayı kooperatifin zarar gördüğünü, İzmir ... Sulh Ceza Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında Genel Kurul Toplantısı yapılmaması ve defterlerin tutulmasından dolayı yargılama yapıldığını, ayrıca İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas (Birleşen ... Esas) sayılı dosyalarının derdest olduğunu, bilirkişi raporunda belirtilen 42.878,38 TL masrafın davalıdan tahsili gerektiği, belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davalı ... vekilinin 02.09.2022 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin aleyhindeki hususların tartışmaya açık olduğunu bilirkişi raporlarıyla belirlendiğini, danışmanlık ücretini kooperatif organları oluşuncaya kadar kooperatifi temsil etmek üzere kayyım olarak atandığını, idari ve mali açıdan işlemez hale gelen kooperatifin borçlarını ödeyecek duruma gelip üyelerin haklarını savunacak hale kavuştuğunda organların teşekkül edeceğini, bu nedenle uzman bilirkişi ...’dan rapor alındığını, müvekkilinin mahkeme hâkiminin bilgisi halinde hareket ettiğini, vekalet ücreti ödemelerinin usulüne uygun olmadan yapıldığını, belirterek eski beyanlarını tekrar etmiştir.
Bu rapora karşı davalılar ... ve diğerleri vekilinin 31.08.2022 tarihli beyan dilekçesinde; ek bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, hüküm kurmaya elverişli olmadıklarını, müvekkillerini sorumluluğunun bulunmadığını belirterek eski beyanlarını tekrar etmiştir.
Yine davalılar ... ve diğerleri vekilinin 26.07.2023 tarihli beyan dilekçesinde; davacının iddialarını kabul etmediklerini ek bilirkişi raporu alınmasını istediklerini, önceki rapora itirazlarının aynı yönde tekrar ettiklerini belirterek beyanda bulunmuşlardır.
Dosyada toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre;
Davacılar vekilinin 16.12.2013 tarihli açmış olduğu davada; 1163 sayılı yasanın 98. maddesi delaleti ile TTK m. 341 gereğince davalılardan ..., ..., ...’un 17.02.2008 - 02.11.2011 tarihleri arasında yönetim kurulu, ..., ..., ...’nin 22.02.2009-07.11.2010 tarihleri arasında denetim kurulu, ...’in ise; 07.03.2012-24.08.2013 tarihleri arasında kayyum olarak görev yaptıklarını, kooperatifi basiretli bir iş adamı gibi yönetmeleri gerekirken buna uymadıklarını, 2008-2011 tarihleri arasında açılan davaları gereği gibi takip etmedikleri, 2008 yılından 2013 yılına kadar alınan kararlara muhalefetin arttığını, vergi dairesine, SGK’ya, Buca Belediyesi’ne olan ödemelerin zamanında yapılmadığı, 2008, 2009, 2010, 2011 döneminde huzur hakkı ücretleri ve çalışan maaşının düzenli olarak ödendiği, 2009 yılı boyunca ... isimli kişiye yersiz ödeme yapıldığı, davalı - ...’a da 15.450,00.-TL avans verildiği, defterlerin kapanış kaydının bulunmadığı, kooperatifin yönetim kurulunun istifa etmesine rağmen; denetim kurulu üyesi ...’ın doğrudan mahkemeye müracaat ederek, ...’in kayyum olarak atanmasını talep ettiği, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. sayılı dosyasıyla bu kişinin kayyum olarak atandığı, genel kurulun yapılması amacıyla 06.07.2012-22.04.2013 tarihlerinde ihtar çekilmesine rağmen; yönetim kurulunun kooperatifi genel kurul toplantısına çağırmadığını, kooperatifi tasfiye ve münfesih olma haline getirdikleri, kayyum ...’in ihraç kararları gönderdiğini, icra takip ve itirazın iptali davaları açtığını, avukat masrafı yapıp 48.000,00.-TL ödeme yaptığı, kayyumun üyeyi ihraç yetkisinin olmadığını belirterek; görevli oldukları dönemlerde görevi kötüye kullanan yönetici, denetici ve kooperatif çalışanlarının kooperatife verdiği zararların tespiti ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ettiği belirlenmiştir.
Mahkememizce dosyanın heyete tevdii edilmesi ile dosyadaki husumet eksikliğinin tamamlanması dışında dava dilekçesindeki eksiklikler nedeniyle 19.11.2014 tarihli 4 nolu celsede “Dava dilekçesi HMK m. 119/1-d, e, f, ğ bentlerine uygun olmadığı tespit edilmekle; davacı tarafa bu eksikliği gidermesi için bir haftalık KESİN SÜRE verilmesine, aksi halde; davanın açılmamış sayılacağının ihtarına" karar verildiği, davacının da süresi içerisinde harcını da tamamlayarak 26.11.2014 tarihli dilekçesini verdiği, dilekçesinde taleplerini tekrar ettiği, davalılardan ...’in İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla yeterli araştırma yapılmadan kayyım olarak atandığını, kayyımın sadece kooperatif organlarını oluşturmak ve kooperatifi temsil etmek üzere görevlendirildiğini, buna rağmen kayyımın yetkisini ve görevini aşarak 17 ay süreyle kooperatifi tasfiye edilecek hale getirdiğini, üyelere karşı ihtarnameler göndererek ihraç kararları gönderdiğini, Av. ...’e vekâlet vererek aylık danışma dışında icra takibi yetkisi verdiğini ve kooperatifi zarara sokan davalar açtıklarını belirterek şimdilik kooperatifin zararlarından dolayı 49.000,00 TL’nin davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ...’den işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile S.S ... Konut Yapı Kooperatifine ödenmesine, 25.000,00 TL’nin davalılardan ...’den işlemiş ve işleyecek faizi ile tahsiline, S.S ... Konut Yapı Kooperatifine ödenmesine, yine 1.000 TL’nin davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...den işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile müteselsilen tahsili ile S.S ... Konut Yapı Kooperatifine ödenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davacıların husumet eksikliğinin giderilmesi dışında taleplerinin başlangıçta açık ve ne miktar olduğu belirtilmemiş olması nedeniyle HMK m. 119/1-d, e, f, ğ bentlerine göre talebini açıklaması için verilen dilekçede; davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ...’den 49.000 TL, yine ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...den 1.000,00 TL olmak üzere 50.000,00 TL, ...’den ise 25.000,00 TL talepte bulunmuştur.
Yaptırılan bilirkişi incelemelerinde alınan raporlarda davacı kooperatifin talepleri incelenmiş ve ..., ... ve ...’dan 15.09.2014 ve 30.05.2016 tarihli rapor alınmış, daha sonra bilirkişi heyetinden ... çıkarılarak yerine ... atanarak 14.06.2017, 11.12.2019, 23.02.2022 ve 10.08.2022 tarihli raporlar alınmıştır. Bu arada 11.12.2019 tarihli ek raporlar vergi uzmanı bir bilirkişinin vergi gecikme cezaları, faizler ve SGK primleri konusunda inceleme yapılması gerektiğinden HMK m. 275’e uygun olarak seçilen bilirkişi ...’dan da 03.05.2021 tarihli bir rapor alınmıştır. Bu raporun alınması ile birlikte 21.10.2021 tarihli celse 2 nolu ara karar kapsamında vergi uzmanı bir bilirkişinin raporuna ek olarak 23.02.2022 tarihli rapor ve en sonunda tüm bilirkişilerin ortak düzenlediği, 10.08.2022 tarihli rapor alınmıştır. Yapılan incelemede alınan raporlara göre; davacının asıl ve ek dilekçeleri ile açıkladığı üzere yapılan incelemede alınan raporlara göre öncelikle talep edilen hususlar değerlendirildiğinde,
-2009 yılında dava dışı ... isimli kişinin inşaatların onarılması ile ilgili olarak 1 yıl boyunca yapılan ödemenin makul olup olmadığı ve bu kişinin bu işi yapıp yapmadığı konusunda gerek inşaatlar üzerinde yapılan incelemede ve gerekse dosya üzerinde yapılan incelemede balkonların hasar gören kısımlarının tamir edildiği, yapılan işin miktarına göre 2009 yılı için 9.000,00 TL fiyat belirlendiği, yapılan ödemenin ise 10.200,00 TL olup, piyasa şartlarına uygun olduğu belirlenmiştir.
-kooperatif çalışanı olan ... isimli kişiye nedeni belli olmayan bir şeklide 15.450 TL ödendiği iddiası incelendiğinde 2008 yılına gelen kayıtlarda defter ve kayıtların bulunmadığı ancak mizana göre bu kişilerin borç göründüğü, bu kişinin 2005 yılında üyelik devri yaptığı, ancak üyelik devrinden doğan alacaktan, kooperatif sorumlu olmadığı halde, ...’a 15.450,00 TL ödeme yapıldığı, yeni yönetimin bu zarardan dolayı sorumlu olduğu, zira bu borcun bulunup bulunmadığı, bunun kayıtlara işlenip işlenmediği, kayıtlara işlenmemiş ise dayanak belgelerin incelenerek, gerçekten böyle bir alacağın bulunup bulunmadığı araştırılmadan ödeme yapılması nedeniyle yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ve denetim kurulu üyesi ...’in 15.450,00 TL’den sorumlu olduğu belirlenmiştir.
-Kooperatif çalışanı olan ...’ın tahsil ettiği, 16.700,00 TL aidat parasının kasada olması gerekirken kasaya girmediği, tahsil ettiği aidat paralarının makbuzlarının çekmecede bulunması nedeniyle yönetici ...’ın bu makbuzları maliyet hesabına kaydettirdiği, dolayısıyla makbuzların yasal defterlere işlenmemesi ve parayı tahsil eden kişiden ...’dan tahsili için gerekli işlemlerin yapılması gerektiği, buna rağmen yapılmaması nedeniyle 16.700,00 TL’den yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ve denetim kurulu üyesi ... ve ...’ın sorumlu olduğu belirlenmiştir.
Yine 251 - 252 ve 253 nolu makbuzlarla tahsil edilen paraların yevmiye defterine kaydedildiğini tespit edilmesi nedeniyle bu konuda kooperatifin zararının bulunmadığını belirlenmiştir.
Yönetim kurulu üyesi olan ...’in kooperatiften bir alacağı olmadığı halde 25.03.2010 tarihinde numarasız tediye makbuzu ile yapmış olduğu 5.000 TL ödeme yerine defterlerde 35.500 TL kayıtlı olması nedeniyle fiktif ödemenin yani 30.000 TL’nin 74.550 TL toplam ödemeden mahsup ödemesiyle, 44.550 TL ödediği ancak gerçek ödeme miktarının 68.492 TL olması gerektiğinden kalan 23.942 TL yönünden sorumlu olduğu, kök ve ek raporda da bu durumun belirtildiği, bu zarardan ...’in sorumlu olduğu, diğer yönetim kurulu üyelerinin de kontrol etmemeleri ve yönetim görevini yerine getirmemeleri nedeniyle ... ve ... ile Denetim Görevini yapmayan ... ve ...’ın sorumlu olduğu belirlenmiştir.
Yine 2001 yılından gelen ticari borçlar hesabındaki 10.139,00 TL alacak tutarının ...’ın alacak hesabına geçirildiği ve şahsın 05.06.2007 tarihinde üye olduğu belirtilmekle birlikte yönetim kurulu karar defterinde herhangi bir karar bulunmadığı yine ...’a ait herhangi bir ödemenin de bulunmadığı belirlenmiştir.
Vergi dairesinden alınan dökümlerin bilirkişi incelemeleri belirlendiği üzere Yönetim Kurulu üyeleri ve denetim kurulu üyelerinin görevli olduğu döneme ilişkin Dokuz Eylül ve Şirinyer Vergi Daireleri ile İzmir SGK’ya yazılan müzekkere verilen cevapta, bilirkişi ...’ın yapmış oludğu incelemelerde toplam anapara dışında kalan vergi cezalarının yönetim ve denetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan kaynaklanan miktarının 37.811,19 TL olduğu, belirlenmiş olup, Vergi Cezası gecikme zammı ve ferilerinin davalılar yönetim ve denetim kurulu üyelerinden tahsili gerektiği belirlenmiştir.
Dava dilekçesinde yer alan 22.02.2008 tarihli inşaat işleri yapım işlerine ilişkin bir karar verilmemiş olmasına rağmen cezai şart dâhil iki inşaat firması ile 1.385.000 TL bedel ile anlaşma yapıldığı iddiasının da incelenmesiyle yönetim ve denetim kurulu üyelerinin bu konuda ibra edildiğini ve genel kurulun bilgisi dâhilinde bu işlemin yapıldığı, 2010-2011-2012 yıllarına ait genel kurul toplantısında (30.11.2013 tarihinde de) bu davanın açılması yönünde karar alındığı ve davanın açıldığı belirlenmiştir.
Denetim kurulu üyelerinin 30.11.2013 tarihinde vermiş olduğu denetim raporunda defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmadığı halde inceleme yapılmış gibi düzenleme yapıldığı, ancak defter ve kayıtların incelenmediği, yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ...’in toplam 1.800 TL olan (...’ye 900 TL – ...’a 900 TL) ödemeden sorumlu oldukları belirlenmiştir.
Kayyım ...’in sorumluluğuna gelince bu kayyımın İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı karar ile 07.03.2012 tarihli karar ile ... Konut Yapı Koop.’ne kayyım olarak atanması konusunda denetim kurulu üyesi ...’ın başvurusuyla ve hasımsız olarak açılan bir davayla karar verilmiş olup, ...’in kayyım ücretinin takdir edilmediği, daha sonradan 05.12.2022 tarihli ara karar ile 1.000,00 TL ücret takdir edildiği, kayyımın görev süresinin uzadığı görülerek bu şekilde karar verildiği belirlenmiştir. Ancak bilindiği üzere açılmış bir dava olmadan ve görevin süresi belirlenmeden kayyım atanması ilanihaye devam edecek bir görev verilmesi mümkün olmayıp, istenmeyen sonuçların doğmasına sebebiyet vermektedir. Somut olayda da bu nitelikte atanan kayyımın görev kapsamı yapabilecekleri belirtilmeden sadece kararda organların oluşturulması ve organlar oluşturuluncaya kadar kooperatifi temsil etmek üzere kayyım atanması yönünde bir karar verilmiştir. Oysaki organ eksikliği nedeniyle kooperatifler kanunu m. 98 atfıyla uygulanacak olan TTK’da ki anonim şirket hükümlerine göre kooperatifin tasfiyesi ve bu organ eksikliğinin giderilmesi için dava açılması gerekmektedir. Kaldı ki husumet eksikliği bulunan bu davada davalı taraf yer almadığından kayyımın kontrolü de mümkün hale gelmemektedir.
Her ne kadar davalı vekili mahkeme hakimi ile müvekkilinin görüşerek kayyımın yapacağı görevlerin belirlendiği, kooperatifin organların oluşturulması için gerekli olan giderlerin ortaklardan (aidat ücretini ödemeyen ortaklardan) sağlanması için aidatların tahsili amacıyla dava açtığı veya kooperatifin üçüncü kişilerden olan alacak ve borçlar yönünden de müvekkili kayyımın açılan / açtığı davalar bulunduğu, bu davalarda gerek davacı ve gerekse davalı olarak yer aldığını belirtmiş olup, yasa gereği kayyımın kendisine verilen görev ile sınırlı olarak işlem yapabileceği, yasanın koyduğu sınırları yapılması gerekli işlemleri tamamlaması gerektiği, bu nedenle her ne kadar müvekkiline bu konuda yetki verildiğini ve kayyım raporlarını hazırlayarak mahkemeye sunduğunu belirtmiş ise de bu durumun kayyımın sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı belirlenmiştir.
Ancak kayyımın yapmış olduğu masrafların kooperatife zararı kapsamında kaldığı belirlenecek olursa özellikle davacıların belirttiği, 48.000 TL civarında savcılık, şikâyet ve takipler için ödeme yapıldığı, görev yaptığı dönemde fahiş hesaplamalarla borç çıkartılan üyelere karşı takip ve itirazın iptali davaları açtığı, iddiaları incelendiğinde 42.878,38 TL yapılan ödemelerin hangi dava ile ihtarnameler ile ilgili olduğu belirlenemediği, davacının bu konuda kendisine verilen sürede 21.10.2022 tarihli ara karar kapsamında açıklamada bulunmadığı, bu kısım yönünden talebinin tespit edilebilir olmadığı belirlenmiştir.
Yine davalı ...’in görev yaptığı 18 aylık dönemde danışmanlık hizmeti haricinde vekile 25.157,44 TL ödeme yaptığı, danışmanlık ücretinin de aylık KDV dahil 1.225 TL olduğu, bu hizmet bedellerinin usulüne uygun olarak belirlendiği, ancak bu davaların açılmasında kendisine görev verilmemesi ve aciliyet arz etmemesine rağmen bu davaları açtığı ve takipleri yaptığı, söz konusu davalar bakımından bir kısmın da tahsilatlar yapılması ve vekalet ücreti tahsil edilmesi nedeniyle kooperatifin zararının olmadığı ancak İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı, İzmır ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin — ... E. sayılı, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı ve İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. savılı ve İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyalarıyla açılan davalar sonucunda yapılan herhangi bir tahsilatın kooperatif defterlerinden tespit edilemediği gibi, tarafların açıklamalarından bu konuda bir tespit yapmak mümkün olmadığı, buna göre, mevcut durum itibariyle söz konusu davalar için kayyım tarafından kooperatif hesabından ödenen toplam 12.957,86 TL tutarındaki vekalet ücretinin kooperatif açısından zarar olarak kabul edilebileceği, davalı kayyımın bu zarardan sorumlu olduğu belirlenmiştir.
Davalı kayyımın uzman bilirkişi ...’dan alması ise biraz önce açıklandığı üzere kayyımın görevi içerisinde kalmayan bir konu hakkında inceleme yaptırması nedeniyle usulüne uygun olmayan bir harcama olduğu belirlenmiş olup, bu zarar kalemi olan 7.000,00 TL’nin de kayyımdan tahsili gerekmekte ise de dava ve açıklama dilekçesinde bu yönde somut olarak HMK m. 194 ve HMK m. 119/1-ğ içerisinde bu talep yer almadığından bu yönde bir karar verilmemiştir.
Yine kayyımın sorumlu olduğu belirtilen harcamalarda 400,00 TL’lik akaryakıt harcamasının kooperatif defterlerinde yer almadığı, telefon hattına ait harcamaların ise 1.902,50 TL olduğu ve bu zarar kaleminden sorumlu olduğu belirlenmiştir.
Ayrıca yine çay meşrubat ve yemek masrafları gibi masrafların da kooperatifin yönetilmesi için zorunlu olan masraflardan olmadığı, 314,55 TL masrafın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
İnşaat malzemeleri tamir bakım onarım malzemesi için (49.156,37 TL’nin) zorunlu giderler olarak yapıldığı ve fatura karşılığı yapıldığı bu harcamalardan sorumlu olmadığı, yine kırtasiye malzemesi harcaması olan 7.266,59 TL harcamanın fatura karşılığı olduğu ve bu harcamanın aylık 400,00 TL’ye geldiği ve bu dönem içerisinde yapılan bu harcamanın hayatın olağan akışına uygun olması nedeniyle kayyımdan talep edilmesinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. yine kayyımdan talep edilen taksi harcamalarının da toplam 2.900,00 TL harcamanın da kayyımın sorumlu olduğu belirlenmiştir.
Kayyımın sigortalı olmaması gerektiği halde kendisini sigortalı yaptırması ve 5510 sayılı kanun madde 4’e uygun olmayan sigorta yaptırması neticesinde 3.948,88 TL kooperatifi zarara uğrattığı tespit edilmiş olup, bu zararın da kayyımdan tahsil edilmesi gerekmiştir.
Böylece kayyımın sorumlu olduğu harcama miktarının çay, meşrubat ve yemek masrafı 3.314,55 TL, taksi harcaması 2.900 TL, SGK ödemesi 3.948,88 TL vekalet ücreti ödemeleri 12.957,86 TL olmak üzere toplam 23.121,29 TL zarardan sorumlu olduğu belirlenmiştir.
Talep edilmeyen danışmanlık ücretinin ise zarar kalemi içerisinde yer almasının mümkün olmadığından bu konuda karar verilmemiştir.
Her ne kadar diğer davalılar da 31.12.2007 tarihli mizanda kayıtların yanlış düzenlendiği ancak defter ve kayıtların da kendilerinde bulunmadığı, önceki yönetim ve denetim kurulu üyelerinin de bu konuda İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E sayılı dosyada yargılandıkları, belirterek kendilerinin sorumlu olmadıklarının iddia etmiş iseler de bu durum yeni yöneticilerin ödeme yaparken veya kayıtlarda savsaklayıcı davranmasını gerektirmeyeceği gibi bu konuda yasal başvurularda bulunarak defter ve kayıtların teşekkül etmesi ayrıca, yapılacak ödemelerin dayanakları olmadan zaten yetersiz olduğu belirtilen mizana uygun olan / olmayan ödeme yapılmasının sorumluluklarını kaldırmadığı belirlendiğinden bu yöndeki talepleri kabul edilmemiştir.
Buna göre kooperatif bekçisi ...’a nedeni belli olmayan şekilde 15.450,00 TL avans verilmesinden yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ile Denetim Kurulu Üyesi ...’in sorumlu olduğu, kooperatif bekçisi ...’ın tahsil etmiş olduğu 16.700,00 TL aidat parasının kasa hesabına girmemesinden Yönetim Kurulu Üyeleri ..., ..., ... ile Denetim Kurulu Üyesi ... ve ...’ın sorumlu olduğu, Yönetim Kurulu 2. Başkanı ...’in kooperatiften bir alacağı olmadığı halde 23.03.2010 tarihinde numarasız tediye makbuzu ile kendisine 25.000,00 TL ödeme yapıldığı ve bu ödemenin 31.03.2010 tarih 9 nolu yönetim kurulu defteri yevmiye maddesine işlendiğinden 23.492 TL’den yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ile Denetim Kurulu Üyesi ... ve ...’ın sorumlu olduğu, Denetim Kurulu Üyelerinin 30.11.2013 tarihinde defter ve belgeleri incelenmedikleri halde huzur hakkı almaları nedeniyle 1.800,00 TL’den Yönetim Kurulu Üyeleri ..., ..., ... sorumlu olduğu, yönetim kurulunun görev süresine denk gelen sürede anapara haricinde katlanılan gecikme zammı ve ferileri ile vergi ziya cezası toplamı olan 37.811,19 TL’den yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ile Denetim Kurulu Üyesi ... ve ...’ın sorumlu olduğu, yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...’in toplam 95.253,19 TL kooperatif zararından müteselsilen sorumlu olduğu, davalı ...’in aynı zararın 93.453,19 TL’sinden yine ...’ın da 78.003,19 TL’sinden müteselsilen sorumlu olduğu belirlenmiştir.
Bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere davalılardan ...’ın nedeni belli olmayan şekilde 15.450,00 TL kendisine avans verilmesinden ve 16.700,00 TL kendisine verilen aidat parasının kasa hesabına girmemesinden toplam 32.150,00 TL den (tamamı için davalılar yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ile Denetim Kurulu Üyesi ... ile ve bu paranın 16.700,00 TL lik kısmı için ise denetim kurulu üyesi ... ile birlikte müteselsilen ) sorumlu olduğu belirlenmiştir. Davalılardan ...’ın bilirkişi raporunda sorumlu olduğu miktarın 32.150,00 TL olduğu belirtilmekle birlikte; davacı taraf 05.09.2023 tarihli dilekçesiyle bu davalıdan sadece 1.000,00 TL talep etmiş olmakla bu taleple bağlı kalınarak bu davalı aleyhine 1.000,00 TL tazminata hükmedilmiştir.
Ancak davacı tarafın dava dilekçesinde ve harcını 26.11.2014 tarihinde yatırdığı açıklama dilekçesinde zarar kaleminin 50.000 TL olması nedeniyle bu miktar ile sınırlı olarak bu davalılardan zararın müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile
- Davacı kooperatifin uğramış olduğu zararın 50.000 TL’sinin davalılar yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ... ve denetim kurulu üyeleri ... ve ... ve kooperatif çalışanı olan ...’dan (bu davalı yönünden 1.000 TL ile sınırlı olmak üzere) müteselsilen dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacı kooperatife ödenmesine,
Fazlaya İlişkin Taleplerin reddine,
Davalı ...’nin ise sorumlu olduğu döneme ilişkin kooperatifi zarara uğratıcı bir faaliyeti bulunmadığından ve bilirkişiler tarafından da bu durumun belirlendiğinden bu davalı yönünden davanın reddine,
- Davalı Kayyım ... hakkında açılan davanın KISMEN KABULÜ ile
Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile 23.121,29 TL’nin davalı ...’den dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsili ile davacıya kooperatife ödenmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
- Davacıların diğer taleplerinin reddine,
Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 4.994,92 TL harçtan, 24,30 TL peşin harç ve 1.280,85 TL peşin harç toplamı 1.305,15 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.689,77 TL harcın davalılardan (davalı ... 50,46 TL'dan, davalı ... 1.166,72 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya verilmesine,
Davacılar tarafından yargılama gideri olarak yapılan 24,30 TL başvurma harcı,1.305,15 TL peşin harç, 5.300,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.682,60 TL tebligat - posta masrafı olmak üzere toplam 8.312,05 TL'nin davanın kabul - red oranına göre 8.137,49 TL sinin davalılardan (davalı ... 111,287 TL'den, davalı ... 2.573,11 TL den sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacılara verilmesine, kalan miktarın davacılar üzerinde bırakılmasına,
Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden A.A.Ü.T m. 13/1 gereği hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak (davalı ... 244,80 TL den, davalı ... 5.660,06 TL'den sorumlu olmak kaydıyla) vekili yararına davacılara verilmesine,
Davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden bu davalı yönünden AAÜT m.13/1 gereği belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile vekili lehine bu davalıya verilmesine,
Davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m. 13/2 gereği belirlenen 1.878,71 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile vekili lehine bu davalıya verilmesine,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22.11.2023
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20