İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/635 E. 2023/891 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/635
2023/891
9 Kasım 2023
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/635
KARAR NO : 2023/891
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 28/07/2022
KARAR TARİHİ : 09/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Müvekkil şirket tarafından 07.02.2022 Tarihinde ... adresinde bulunan fabrikasının bahçesindeki betonarme alanda beton saha temizliği yapılmış, biten çalışma sonrasında ortaya çıkan beton tozu atıkları müvekkil şirketin her zaman çalıştığı atık firması aracılığıyla usulüne uygun olarak tahliye edilmek suretiyle bertaraf işlemine gönderilmiştir. Atıkların müvekkil şirket bahçesinden usulüne uygun tahliye edilmesi sonrasında fabrika bahçesinde yine usulüne uygun yıkama işlemi yapıldığı esnada yağmurun yağması sonucunda açık alan ıslanmış ve az miktarda beton tozu müvekkil şirketin kusurundan kaynaklanmaksızın yağmur kanalına geçmiştir. Atık firması tarafından müvekkil şirkete, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın Atık Yönetim Uygulaması üzerinden temin edilen ve 07.02.2022 tarihinde müvekkil şirket bahçesinden tahliye edilip, 16.02.2022 tarihinde boşaltım işlemi yapılan atık listesi mail olarak gönderilmiştir. Nitekim bu mailde de Şubat ayında müvekkil şirketten akışkan macun çamur, kontamine ambalaj ve kontamine bez atığı tahliyesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı ... bu kez 16.03.2022 tarih ... sayılı "kesilen ceza faturasının iade edilmesi" konulu yazısı ile "4562 sayılı OSB Kanunu ve OSB Uygulama Yönetmeliği kapsamında ... Boya Ve Yalıtım Teknolojileri İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş'nin İTOB'a vermiş olduğu taahhütler" üzerine söz konusu cezayı uyguladığını belirtmiş ve 15.03.2022 tarih, ... sayılı ve 25.000,00- TL bedelli bir ceza faturası daha düzenlemiştir. Müvekkil şirket kendisine iletilen ikinci fatura üzerine 15.03.2022 tarihli ve ... sayılı bir iade faturası daha düzenlemiştir. 4-Her ne kadar bahse konu ceza haksız, mesnetsiz, usule ve yasalara aykırı olsa da müvekkil, davalı İTOB tarafından elektrik ve su kesintisi şeklindeki yaptırımlara maruz kalmamak, ticari faaliyetlerini sekteye uğratmamak ve daha fazla zarara uğramamak için 25.000,00 TL ödemeyi "İHTİRAZİ KAYIT" ile 18.03.2022 tarihinde davalı İTOB hesabına yapmıştır. Müvekkil Şirket tarafından ihtirazi kayıtla yapılan ödeme davalıya yine 18.03.2022 tarihinde KEP sistemi üzerinden bildirmiştir diyerek, davanın KABULÜNE, 2-Davalı İTOB Organize Sanayi Bölgesi tarafından müvekkil şirkete haksız ve hukuka aykırı şekilde tahakkuk ettirilen ceza faturası üzerine müvekkil şirket tarafından davalıya ihtirazi kayıtla ödenen 25.000,00- TL'nindavalının temerrüde düştüğü 07/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan TAHSİLİNE, 2-Arabuluculuk ücreti de dâhil olmak üzere tüm yargılama harç ve giderleri ile karşı vekâlet ücretinin DAVALI İTOB ÜZERİNDE BIRAKILMASINA karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Dava konusu da açıkça görüldüğü üzere, müvekkil İTOB OSB'nin OSB sınırları içerisinde yasal dayanağı mevcut olan görev ve yetkileri kapsamında davacı katılımcıya kesilen ceza faturasına ilişkin olup, müvekkil tarafından kamu adına gerçekleştirilen tek taraflı bir idari işlemdir. Yani dava konusu işlem, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinde yer alan hükümler mucibince tesis edildiğinden, idare hukuku ilke ve kurallarına göre tek taraflı irade beyanıyla sonuç doğurmuştur. Bu nedenle huzurdaki uyuşmazlığın görüm ve çözümü idari yargının görev alanında bulunmakta olup, mahkemeniz davayı görmekte görevsizdir. Açıklanan nedenlerle öncelikle davanın usulden reddedilmesini talep ederiz. davacı katılımcıya sözleşmeye göre kesilmesi gereken ceza sözleşmeye göre daha yüksek olması gerekirken, kendisine Yönetim Kurulu kararı uyarınca 25.000.-TL ceza kesilmiştir. Açıklanan nedenlerle davacı tarafından Bölge'ye ve diğer bütün katılımcılara ve çevreye verilen zarar ile atık suyu deşarjı gibi eylemlere karşı müvekkil İTOB OSB’nin yetki ve görevleri çerçevesine müeyyide uygulaması zaruridir. Kaldı ki, taraflar arasında akdedilen sözleşmede de açıkça davacının kendi parsel sınırları içerisinden atık suyunu bağlı olduğu yağmur suyu kanallarına veya kanalizasyon dışında herhangi bir yere vermesi durumunda ceza kesileceği açıkça hüküm altına alınmış ve işbu sözleşme de tacir olan davacı tarafından kabul edilerek imza altına alınmıştır. Açıklanan nedenlerle anılan ceza yasal olup, huzurdaki davanın reddi gerekmektedir diyerek, Öncelikle huzurdaki uyuşmazlığı çözümlemekte idari yargı yolu görevli olduğundan davanın görevsizlik nedeniyle USULDEN REDDİNE, Mahkemeniz aksi kanaatte ise davanın tüm talepler bakımından ESASTAN REDDİNE, Yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; ceza yazısı, fatura, cevap yazısı, tespit tutanağı ve analiz raporu, anlaşmalar, bilirkişi, keşif, tanık, yemin ve yasal delillere dayandığı görülmüştür.
Davalılar vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; tespit tutanağı, ceza faturası, analiz raporu, whatsapp yazışmaları, video kayıtları, bilirkişi, keşif, tanık ve yasal delillere dayandığı görülmüştür.
Tarafların dosyaya celbini talep ettiği belge ve kayıtların dosyaya teminine müteakiben, davalı İTOB Organize Sanayi bölgesinin dava konusu 25.000TL tutarlı ceza faturasını düzenleme yetkisinin bulunup bulunmadığı, sözkonusu ceza faturasının hukuka aykırı olarak düzenlenip düzenlenmediği, ceza faturasını ödeyen davacıya ödediği bedelin iade edilmesi gerekip gerekmediğinin tespiti hususunda dava dosyası Kimya Mühendisi ... ile Çevre Mühendisi ...'ya tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonucunda dosyaya sunulan 05/10/2023 tarihli raporda; - numunelerin sunulması halinde numunelerin laboratuvar ortamında değerlendirilmesi; Dava konusu atıksuya ait analizi yapılması gereken parametreler, belirli süre içerisinde analiz edilmesi gereken parametrelerden olması nedeniyle yeniden analiz yapılmasının uygun olmayacağı, ayrıca dava konusu numunenin mühürsüz alınması, şahit numune için Davalıya bilgi verilmemesi ve tutanağın ilgili mevzuatta (...) belirtilen şartları karşılamaması nedeniyle kirlilik oluşumuna ilişkin kanaatte bulunulmasının Çevre mevzuatı kapsamında belirtilen hükümler gereği doğru olmadığı, 2- — Davalı İTOB Organize Sanayi bölgesinin dava konusu 25.000TL tutarlı ceza faturasını düzenleme yetkisinin bulunup bulunmadığı Dava konusu yer yıkama atıksularının, yola ve yağmursuyu kanmalına, nihai olarak ise DSİ kanalına, doğrudan veya dolaylı olarak deşarj edilmesi Çevre Kanunu madde 8, SKKY madde 4-j, madde 6, madde 52” de belirtilen hükümlerce yasaklanmış olup, işletmeden açığa çıkan arıtılmamış atıksular alıcı ortamda su kirliliğine dolayısıyla da çevre kirliğine neden olduğu kanaatine varılmış olup, dava konusu atık boşaltımı ile ilgili olarak Çevre Kanunu 20.1 ve 20.n maddelerinde idari para cezası uygulanacağı bildirilmektedir. Konuya ilişkin Denetim ve İdari yaptırım konusundaki yetkili İdareler madde 24 ve 12 de bildirilmiştir. İlgili maddelerde Davalı OSB nin yer almadığı görülmektedir. Davalı OSB nin 03.03.2022 tarih ve ... sayılı yazısında “Daha önce de firmanızın çevre kirliliğine sebep olan atıksu deşarjları mevcut olduğundan 07.02.2022 tarihinde oluşan atıksuyun çevre kirliliğine sebep olduğu analiz raporu ile tespit edildiğinden 24.02.2022 tarihi ve 744 sayılı Yönetim Kurulunda tarafınıza 25.000 TL ceza kesilmesinin uygun olduğuna, işlemin tekrarı halinde Çevre Şehircilik ve İklim Değişğikliği Bakanlığı tarfından her yıl belirlenen çevre kirliliği cezalarının birebir uygulanacağını bildirir, gerekli önlemlerin alınmasını rica ederiz” ifadelerine göre dava konusu fatura ile “çevre kirliliği cezası” na yönelik bir ödeme talep edildiği görülmektedir. 10.03.2022 tarihli fatura incelendiğinde söz konusu ödemeye ilişkin açıklama ile ilgili olarak “Mal Hizmet” başlığı altında “ Yağmur kanalına ve parsel dışına atıksu deşarjı” olarak tanımlandığı görülmektedir. Çevre Kanunu madde 24 ve 12 de belirtildiği üzere Davalı OSB tarafından, dava konusu atıksu boşaltım olayına ilişkin çevre kirliliği adı altında ceza kesilmesi olmadığı kanaatine varılmıştır. 3- Sözkonusu ceza faturasının hukuka aykırı olarak düzenlenip düzenlenmediği; ...'de atıksu altyapı yönetimlerinin görev ve yetkileri madde 7.1 de belirtilmiştir. Buna göre özetle “atıksu altyapı hizmeti vermek, bu hizmetlere ilişkin tarifleri belirlemek ve ücret toplamak” ile yetkilendirilmişlerdir. Dava konusu atıksu boşaltılması olayında Davalı tarafından verilen hizmet ve hizmetin karşılığı tarife ücretlendirmesine ilişkin bilgi, belge ve dökümanlar dosyasında yer almamaktadır. Abonelerin ve atık üreticilerinin yükümlülükleri ise madde 9'da belirtilmiştir. Buna göre “Sanayi tesisleri atıksu altyapı yönetimleri tarafından istenilen ön arıtma şartlarına uymakla” ü tutulmuşlardı. Ancak Davacının dava konusu atıksuyu önarıtma yapmadan verdiğinin tespit edilmesi nedeniyle bu hususa uymadığı görülmektedir. Dava konusu atıksuyun temizlenmesine ilişkin masraf yapıldığı, yol veya yağmursuyu kanalında yarattığı tahribat veya maddi zarar oluştuğu ile ilgili olarak dosyasında herhangi bir ibare yer almamaktadır. Bu nedenle Davalı altyapı yönetimi olan OSB'nin, dava konusu olayda verdiği hizmet anlaşılamamıştır. Madde 12 gereğince iki tarafın da yapmakla yükümlü olduğu karşılıklı sözleşme olan ve 07.10.2022 tarihli Davalı Vekili dilekçesinde abonelik sözleşmesi olarak bahsi geçen “Atıksu Alım Sözleşmesi” 13. maddesi uyarınca ceza kesildiği belirtilmişti. Bu maddede ceza miktarının belirlenmesi için “işletmenin ortalama su tüketimlerinin” dikkate alındığı görülmektedir. Ancak dava konusu 25.000,00 TL nin belirlenmesine ilişkin “işletmenin ortalama su tüketimlerinin” kullanıldığını gösteren herhangi bir hesap, bilgi, belge dosyasında yer almamaktadır. Ayrıca dava konusu atıksuyun işletmenin proseslerinden kaynaklanan atıksu olmadığı, münferit olarak betonarme alanda parlatma çalışmaları sonrasında oluştuğu görülmektedir. Bu nedenle, dava konusu “yer yıkama atıksuyunun yola ve yağmursuyu kanalına boşaltılması” olayı ile sözleşmenin 13. maddesinde yer aldığı belirtilen ve “işletmeye ait atıksuları"n farklı miktar ve nitelikte olması nedeniyle, bu maddede belirtilen hesaplama yönteminin kullanılmasının doğru olmadığı kanaatine varılmıştır. Yer yıkama atıksuyunun yola ve yağmursuyu kanalına boşaltılması ile ilgili olarak farklı düzenlemelerin yer alıp almadığının tespit edilebilmesi için “Atıksu Alım Sözleşmesi”nin tamamının veya kanal bağlantı belgesi gibi belgelerin dosyada yer alması önem arz etmekte olup, dava konusu olaya ilişkin uygulanacak yaptırımlara ilişkin, ancak bu belgeler suretiyle bilgi edinilebilecektir. Dava konusu faturada - belirtilen hizmetin tanımına ve 25.000,00TL — tutarındaki ücretlendirmenin dayandırıldığı yukarıda belirtilen mevzuatlar kapsamında oluşturulan tarife, hesap, bilgi, belge olmaması nedeniyle dava konusu olaya ilişkin düzenlenen faturanın uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca madde 22'de “Atıksu hizmetlerine ait ücretlendirme yapılan hizmetin karşılığı olarak müstakilen, düzenli aralıklarla su faturaları üzerinden yapılır” şeklinde belirtilmiştir. Ancak dava konusu düzenlenen faturanın madde 17'de belirtilen Bakanlık tarafından yayımlanan “Atıksu Tarifelerinin Belirlenmesine Yönelik Kılavuz” da belirtilen kıstaslara uyulmadığı görülmektedir. Bu nedenle düzenlenen faturanın hukuka uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. 4-Analiz raporlarının hatalı düzenlenip düzenlenmedi; Analiz raporlarının akredite bir laboratuvar tarafından yapılması nedeniyle doğru kabul edileceği, ancak numune alma işlemi ve düzenlenen ve tutanağın ilgili mevzuatta belirtilen şartları karşılamaması nedeniyle kirlilik oluşumuna ilişkin kanaatte bulunulmasının Çevre mevzuatı kapsamında belirtilen hükümler gereği doğru olmadığı, 5- — Ceza faturasını ödeyen — davacıya ödediği bedelin iade edilmesi gerekip gerekmedi; Atıksu Alım Sözleşmesi'nin 13. maddesi uyarınca oluşturulduğu ifade edilen faturada belirtilen “hizmet (yağmur kanalına ve parsel dışına atıksu deşarjı)” tanımı - ile dava konusu olay, mevzuatlarda belirtilen “kirleten öder” ilkesine göre tam olarak ilişkilendirilememektedir. Ayrıca dava konusu düzenlenen faturanın düzenlenmesinde madde 22 ve madde 17'de belirtilen Bakanlık tarafından yayımlanan “Atıksu Tarifelerinin Belirlenmesine Yönelik Kılavuz” da belirtilen kıstaslara uyulmadığı görülmektedir. Bu nedenle davacıya ödediği bedelin iade edilmesi şeklinde rapor edildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME:Dava; davalı İTOB Organize Sanayi bölgesi tarafından düzenlenen ceza faturasını ödeyen davacının ödediği bedelin iade edilmesi istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyamız ile aynı konu ve nedene dayalı İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasına İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün 29/09/2023 tarihli müzekkere ile "Öte yandan OSB'lerin görev ve yetkileri uyarınca atıksu yönetimiyle ilgili tespit ettikleri uygunsuzluklara dair Çevre Kanunu kapsamında idari yaptırım uygulama yetkisi bulunmamakla birlikte, OSB'lerin tabii olduğu mer'i mevzuat uyarınca cezai işlem uygulama yetkisi bulunup bulunmadığı hususunun Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı teşkilatınca cevaplandırılması uygun mütalaa edilmiştir..." cevap verildiği, yine İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasına Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 06/10/2023 tarihli müzekkere ile " ... 4562 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “OSB, müteşebbis heyetin veya genel kurulun vereceği karar üzerine yönetim kurulunun başvurusu üzerine Bakanlıkça verilen kamu yararı kararı ve sınırları belirlenmiş yetki çerçevesinde kamulaştırma işlemleri yaptırabilen bir özel hukuk tüzel kişiliğidir." hükmünde açıkça OSB'nin özel hukuk tüzel kişisi olduğu olduğu düzenlenmiştir. Özel hukuk tüzel kişisi olması ve özel hukuk hükümlerine tabi olması nedeni ile OSB'ler ancak kendilerine Kanun ve ilgili mevzuatta açıkça tanınan kamusal yetkileri yürütebilmektedir. Kanun ve ilgili mevzuatta açıkça düzenlenmediği hallerde ilgili idarelerin yetkili olması esastır." cevabı verilmiştir. Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davalı İTOB OSB'nin Çevre Kanunu'na muhalefetten kaynaklı Yönetim Kurulu'nun 24/02/2022 tarih ve 744 sayılı kararı ile davacı aleyhine 25.000.00 TL ceza kesmesinin davalı OSB yetkisinde olmadığı ve davacının ihtirazı kayıt ile bedeli ödediği anlaşıldığından, davacının 18/03/2022 tarihinde ödediği bedelin talep ettiği tarih olan 07/04/2022 tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
-
Davanın kabulü ile 25.000,00 TL bedelin 07/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Alınması gereken 1.707,75. TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 426,94 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.280,81. TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yapılan 426,94 TL başvuru harcı, 80,70 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 2.714,75. TL tebligat, posta gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.233,89 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. 13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
-
Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan 15.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.09/11/2023
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38