İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/603 E. 2023/1059 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/603
2023/1059
20 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/603
KARAR NO : 2023/1059
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 16/05/2018
KARAR TARİHİ : 20/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... ... Kutu Ve Kâğıt Makina Sanayi Ticaret AŞ vekili ihtiyati haciz talepli 16.05.2018 harç tarihli dava dilekçesinde; Müvekkilinin davalı ... Ambalaj San. Tic. LTD ŞTİ ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, davalının fatura ve cari hesaptan kaynaklanan borcu nedeniyle, müvekkiline davalı hakkında İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine geçtiğini, davalının icra takibine yetki ve esas yönünden itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptali takibin devamı %20 icra inkâr tazminatı ve taşınır taşınmaz mallarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 31.07.2018 ve 16.08.2018 tarihli cevap dilekçesinde; müvekkili ... Ltd. Şti.'nin davacı şirkete borcunun olmadığını, dava dışı ... Lojistik Ltd. Şti.'nin 3.039.486,69 TL alacağının davacı tarafından ödenmemesi üzerine taraflar arasındaki ticaretin sona erdiğini, müvekkilin ... Şirketinin davacı ... şirketine hiç bir borcunun bulunmadığını, ... lojistik şirketinin cari hesap mutabakatları ile sabit olan borcunu ödemediğini, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında görülen davanın derdest olduğunu, davacının herhangi bir mutabakata dayanmadan kendi defter ve kayıtları ile alacağını talep ettiği, davacının teslim ettiği malların ayıplı olmasından ötürü müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, ayıplı emtianın değerinin yaklaşık 231.060,21 TL olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete teslim ettiği, emtia tutarları toplamının kabul alınacak tutardan mahsup edilmesini istediklerini, davacı şirketin dava dışı ... Oluklu ... Ltd. Şti'nden 444.277,41 TL alacaklı olduğu ve toplamda 941.307,53 TL alacaklı olduklarını iddia ettiklerini, ... Ltd. Şti.'nin iştigal konuları ve hükmü şahsiyetlerinin birbirinden farklı olduğunu, iki firmanın davacı şirketle olan hak ve borçlarının birbirlerini ilgilendirdiğini, borçlarını ödemeyen firmanın davacı şirket olduğunu, davacı şirketin borçları ödememek için İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasıyla ... Lojistik Şti'ne borçlarını ödemekten kurtulmayı ve ilgili davayı uzatmayı amaçladığını ve delil olarak soruşturma dosyasını bildirdiğini belirterek davanın reddine, davacı şirketin 231.060,21 TL teslim etmiş olduğu ayıplı mallar karşılığında bu değerin takas ve mahsubuna, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasının bekletici meselesi sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 21.09.2018 tarihli replik dilekçesinde; davalının cevaplarını kabul etmediklerini, dava dışı ... Oluklu ... Ltd. Şti.'nin de müvekkili şirkete 444.277,41 TL borçlu olduğunu, davalı şirketle birlikte toplam borcun 941.307,53 TL olduğunu, davalı şirketin bir grup şirketi olduğunu, davalının ayıplı emtia teslim edildiği iddiasının doğru olmadığını, ancak müvekkil alacağının kabul edilmiş olduğunu belirterek davasını tekrar etmiştir.
Davalı vekili 12.10.2018 tarihli düplik dilekçesinde; davacı şirketin ... Grup Şirketlerinden ... Lojistik Ltd Şti’nin kendisinden alacaklı olmadığını beyan etmesine rağmen bu beyanın doğru olmadığını, İzmir ... ATM’nin ... Esas sayılı dosyasında ve İzmir CBS’nin ... Esas sayılı dosyasında tespit edilecek hususların bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; cari hesap ilişkisine dayalı yapılan takibe itirazın iptali davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası ve tarafların defter ve kayıtları incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; Takip alacaklısı ... ... Kutu ve Kağıt Makine San. Tic A.Ş. vekilinin takip borçlusu ... Ambalaj San. Tic. Ltd. Şti.'nin 497.030,12 TL asıl alacak üzerinden 16.02.2018 tarihinde ilamsız icra takibine geçtiği, borçluya ödeme emrinin 19.02.2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 22.02.2018 tarihinde borca itirazla takibi durdurduğu, itirazın süresinde olduğu, itirazında yetkiye ve esasa ilişkin itiraz üzerine takibin 22.02.2018 tarihinde durduğu belirlenmiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesiyle; davacı ... Loj. Ulus. Taş. Tur. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili 25.01.2018 harç tarihli dilekçesiyle; davalı ... ... A.Ş. aleyhine cari hesaptan doğan alacağa ilişkin olarak takibe itirazın iptali davası açıldığı ve halen yargılamasının devam ettiği belirlenmiştir.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... hazırlık sayılı dosyası incelendiğinde; şikâyetçi ... A.Ş nin şikayet dilekçesiyle şüpheli ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,..., ... ve ... hakkında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçlarından dolayı 2014 - 2017 yıllarını kapsayacak şekilde şirket yetkilisinin suç duyurusunda bulunduğu, şikayetinde bu şirket çalışanlarının ...la gizli amaçlı suç örgütü kurduklarını, şirketin yetkilisinin imzalarını taklit ederek çekleri ciro ettikleri ve bazı kayıtları ortadan kaldırdıkları iddialarıyla soruşturma yapıldığı, sonuç olarak İzmir CBS’nin soruşturma sonucunda emekli banka müfettişi... dan alınan 30.04.2019 tarihli bilirkişi raporuna istinaden şirkete ait fabrikada yönetici olarak görev yapan ..., ..., ... ve ...ın görevlerini müşteki şirketi zarara uğratacak şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dolayı haklarında dava açılması yönünde karar verildiği, diğer şüpheliler ... ve ...ın eylemlerinin hukuki ihtilaf niteliği taşıdığı,..., ...,... ve ...ın haklarında ki dolandırıcılık resmi ve özel belgede sahtecilik suçlarına ilişkin ise delil bulunmadığı için kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu sanıklar hakkında diğer suçları olan hizmet bedeli ve güveni kötüye kullanma suçundan dolayı dava açılacağı belirlenmiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ... Karar sayılı dosyası incelendiğinde; müvekkilinin Türk ambalaj sektöründe kalitede dünya standartlarına ulaştığını, müvekkilinin başta Avrupa ülkeleri olmak üzere tüm dünyaya lüks karton çanta ve özel karton kutular ürettiğini, 160'ın üzerinde kalifiye personeli ile 6500 m² üzerine kurulu üretim tesisinde üretimini gerçekleştirdiğini, yılda yaklaşık 8 milyon adet lüks kağıt çanta ürettiğini, şirketin devam eden ve süre gelen işlerinin bulunduğu, yılda 4 milyon Euro'luk ihracat yaptığını, şirketin olası 1 + 7 yıllık dönem dahilinde 463.964.000,00 TL civarında hasılat yapmasının beklendiğini, böylelikle 54 milyon civarında nakit fazlasını sağlayabileceğini, yapılan yatırımların döviz kredisi kullanılarak yapıldığını, son dönemde davacı şirketin alacaklılarına olan borçlarını ödeyememe tehlikesi ortaya çıktığını, öncelikle İİK 287 hükmüne göre müvekkillerine geçici mühlet verilmesini, yine geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğurduğundan geçici mühlet kararı ile birlikte kesin mühlet sonuçlarına hükmedilmesini, geçici mühlet içinde konkordatonun başarıya ulaşması öngörüldüğü takdirde, müvekkili ile alacaklıların konkordato yapabilmesi için 1 yıl kesin mühlet verilmesini, İİK 308/h hükmü uyarınca rehinli alacaklılarla da müzakere ve borçların yapılandırılması işleminin yapılmasını, ön projenin sunulduğunu, risklerin hesaplandığını, konkordatonun tasdik edilmesini, konkordato tasdik kararı ile birlikte İİK 306 uyarınca tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin edilmesini, İİK 307 maddesi uyarınca rehinli malların muhafaza altına alınmasını ve satışı, karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere ertelenmesini talep ettiği, davacı ... Ambalaj Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin konkordato talebinin kabulüne, konkordatonun İİK'nın 306. maddesi uyarınca tasdikine ve alacaklı ... Muk. Kutu. Kağıt Mak. San. A.Ş. tarafından talep edilip de borçlu şirket tarafından kabul edilmeyen alacağın 239.686,00 TL'lik kısmının İİK'nın 308/b maddesi uyarınca çekişmeli alacak olarak kabulüne, çekişmeli alacağın varlığı ve miktarı hususunda alacak talebinde bulunan tarafın alacağını yaklaşık olarak ispata yarar belge sunamadığından İİK'nın 308/b maddesi uyarınca işbu çekişmeli alacak yönünden pay ayrılmasına yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir.
İhtiyati haciz talep eden davacının talebi alacaklının alacağının tarafların arasındaki ilişkiye göre cari hesap kayıtlarına dayanması ve davalının itirazında borca itirazda bulunduğunu, alacaklının yaklaşık ispat kurallarına göre alacağının muaccel olduğunu ispatlayacak bir delilin mevcut olmadığı, alacak talebinin ve miktarının, şartlarının yargılama ile belirlenebilecek alacaklardan olması, yine İİK m. 257 ve devamına göre de muaccel olan alacaklarda da alacağın bu borçlu için mallarını gizlemeye, kaçırmaya, ya da kaçmaya hazırlandığına ilişkin bir delil bulunmadığı belirlendiğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek davacı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmesi için Kocaeli ATM ye talimat yazılmış ve bilirkişi ...’den 19.08.2019 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; davacı tarafın 2015-2016-2017 yılı ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, davacının defterlerin lehe delil olma özelliği taşıdığı, davalı limited şirketler toplam 47.188,57 TL para girişi olduğu, 2015 yılı sonu itibariyle davalı şirketin davacı şirkete 34.844,74 TL borçlu görüldüğü, 2016 yılında yapılan incelemede davalı şirketin davacı şirkete 179.601,95 TL borçlu görüldüğü, 2017 yılı sonu itibariyle de davalı şirketin davacı şirkete 497.030,12 TL borçlu olduğunun belirlendiği belirtilmiştir.
Daha sonra davalı tarafın defter ve kayıtlarının incelenmesi için bilirkişi ...den 04.02.2020 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; davalı şirketin 2015-2016-2017-2018 yılına ait defter ve kayıtları incelenmiş ve sahibe lehine delil niteliğine haiz olduğu tespit edilmekle, taraflar arasında ki cari hesap ilişkisinde davacı şirketin 2017 yılı takip tarihi olan 28.11.2017 tarihine kadar 441.275,44 TL davacı şirkete borçlu bulunduğu, tarafların arasında ki cari hesap farkının (497.030,12 TL - 441.275,44 TL =) 55.754,68 TL olduğu, bu farkın 45.528,16 TL sinin 2016 yılından 2017 yılına devir sırasında oluştuğu, 10.226,52 TL sinin ise kur farkından kaynaklandığı, taraflar arasında kur farkı sözleşmesinin bulunmadığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporlarına karşı davacı vekilinin 14.02.2020 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan 497.030,12 TL alacaklı olduğunu belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
Bu raporlara karşı davalı vekilinin 18.09.2019 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin defter ve kayıtlarında bu faturaların kayıtlı olup olmadığı incelenmeden değerlendirme yapılamayacağını, müvekkilinin defterlerinin incelenmesini istediğini talep ettiği, defterler incelendikten sonra ise ticari defterlerde ki ayıplı teslimata ilişkin şahitlerin dinlenmesini talep etmiştir.
Bu rapordan sonra davacının defter ve kayıtlarının incelenmesi için tekrar Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi’nden 15.04.2020 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; davalının defter ve kayıtları da incelenmiş olmakla davacı ... ... A.Ş.’nin davalı kayıtlarına göre 441.275,44 TL alacaklı olduğu, davacının defterlerine göre ise 497.030,12 TL alacaklı olduğunu bildirmiştir.
Bu rapora karşı davalı vekili 24.06.2020 tarihli beyan dilekçesinde; bilirkişinin 19.08.2019 tarihli itirazı değerlendirmediğini, müvekkilinin defterlerine kayıtlı faturaların karşılaştırılması gerektiği, oysa bilirkişinin bunları karşılaştırmadığını belirterek rapora itiraz etmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekili 01.03.2021 tarihli dilekçesiyle; davanın kabulü ile %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
04.11.2020 tarihli celsede davacı tarafın defterlerinin e - defter olması ve uzaktan erişim yoluyla incelenmesinin mümkün olması nedeniyle mahkememizce seçilen SMMM bilirkişi ... vasıtasıyla davacının defter ve kayıtlarının incelenmesi yönünde ara karar verilmiş, bilirkişi tarafından 18.11.2021 tarihinde verilen ön raporda; davacı tarafın 2014, 2015, 2016, 2017, 2018 yıllarına ait fatura ve faturaların beyanat belgeleri davalı firmanın da aynı belgelerinin incelenmesi için hazır edilmesinin talep edildiği belirlenmekle; mahkememizce bilirkişiden 11.05.2022 tarihli asıl rapor alınmıştır. Bu raporda; davalı tarafın 2015 yılana ait ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu ancak 2016 yılına ait ticari defterlerinin noter açılış kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, 2017 ve 2018 yılına ait ticari defterlerinin ise usulüne uygun olarak düzenlendiği, 2016 yılı defterleri hariç olmak üzere diğer defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, davacı kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesiyle alınan raporda; 2015 yılı sonu itibariyle davalı şirketin davacı şirkete toplam 34.844,74 TL, 2016 yılı sonu itibariyle 179.601,95 TL borçlu olduğu, davacı şirketin beyanlarına göre davalı şirketin 2017 yılı sonu itibariyle 497.030,12 TL borçlu olduğunun belirtildiği, 15.04.2020 tarihli bilirkişi raporunda da davacı şirket mali kayıtlarının rapor ekinde sunulmadığı, davacı tarafın kendisine teslim edilen ayıplı mallardan ötürü davacıdan alacaklı olduğu, ayıplı emtianın değerinin ise 231.060,21 TL olarak gösterildiği, davada davalı aleyhine bir hüküm verilmesi halinde bu tutarın takas mahsup edilmesinin istendiği, davalı şirket ticari kayıtları incelendiğinde; 01.01.2017 tarihinde 2016 yılından devreden borç bakiyesinin 134.073,79 TL olduğu 28.11.2017 tarihinde davacıya ait satıcılar hesabında 441.275,44 TL davacı şirkete borç bakiyesinin olduğu ve bu miktarın 2018 yılına devrettiği davacı şirketin ticari şirketi ile karşılaştırıldığında davacıda bulunan kayıtlarda 2017 yılı sonu itibari ile 497.030,12 TL alacağı olduğu, 441.275,44 TL mahsup edilmesi ile aradaki farkın 55.754,68 TL olup, davalı kayıtlarında borcun daha düşük bulunduğu, aradaki farkın 179.601,95 TL – 134.073,79 TL = 45.528,16 TL’nin 2016 yılından 2017 yılına devir sırasında oluştuğu, geri kalan 10.226,52 TL’sinin ise kur farkından doğduğu, davacı şirketin defter ve kayıtların incelenmesi için mahkeme tarafından süre verildiği halde 2016 yılı ve 2017 yıllarına ait ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği, cari hesaplara ilişkin kur farklarının araştırılmasıyla da davalı tarafından tanzim edilen faturaların aynı gün içinde mal tesliminin Ege Serbest Gümrük Bölgesi’nde davacı firmasına teslim edilememesinden doğduğu, davacı şirket kayıtları yönünden yapılan değerlendirmede yıllara göre cari hesap incelemesinde 2015 yılı açılış kaydının 47.188,57 TL düşülmesi ile 34.844,74 TL davalı firmada alacak bakiyesinin 2016 yılında devrettiği, 2016 yılında hesap bakiyesinin 378.950,55 TL mahsup edilmesi ile 179.601,95 TL alacak bakiyesinin 2017 yılına devrettiği, 2017 yılında da 01.08.2017 yılındaki virman kaydıyla 497.030,12 TL alacak bakiyesinin bulunduğu, 2018 yılında 75.600 TL tutarlı fatura kayıtları (6 adet faturanın) ile 572.630,12 TL alacak bakiyesi verdiği, davalı şirket kayıtları yönünden yapılan incelemede 2016 yılından 2017 yılına devreden 401.768,78 TL borç / 535.842,57 TL alacak bakiyesi ve aradaki 134.073,79 TL borcun bulunduğu, 2017 yılında muavin kayıtlarında 28.11.2017 tarihinde 441.275,44 TL davacı şirkete borç bakiyesinin bulunduğu, 2018 yılı muavin kayıtlarında 2017 yılından 441.275,44 TL borç bakiyesi devri ile 31.12.2018 kapanış kaydında 257.705,37 TL borç bakiyesini devrettiği taraflara ait ticari defter kayıtları karşılaştırıldığında davacı şirket muavin kayıtlarına yansıtılmayan davalı şirket satış faturalarının bulunduğu, taraflara ait satış ve alış faturalarının muavin kayıtlara yansıtılması tespiti yönünden cari hesap karşılaştırılması yapılmasının ibraz edilen muavin kayıtları üzerinden mümkün olmadığı, bunun için taraflara ait mal alım satım faturalarının davalı şirketin tanzim ettiği mal faturaların davacı şirketin kayıtları davacı şirketin tanzim ettiği faturalar ile davalı şirketin kayıtlarının çapraz karşılaştırılması yoluyla incelenmesi gerektiği, faturaların karşı tarafa teslim edilip edilmediği bu şekilde tespit edilebileceği, mahkemenin kararına rağmen davacı şirketin incelemeye sunmadığı ve bu nedenle davacının alacağının karşılaştırılmalı olarak tespit edilemediği belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekilinin 24.05.2022 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defterlerini ibraz etmeye hazır olduğunu, belirterek itiraz etmiştir.
Bu rapora karşı davalı vekilinin 25.05.2022 tarihli beyan dilekçesiyle; 09.05.2022 tarihli ek raporda davacı şirketin ticari defterlerinin incelemeye sunulmadığının belirlendiğini, taraflara ait muavin kayıtlarının birbirleriyle örtüşmediğini belirlendiğinden 04.11.2021 tarihli ara karar uyarınca tarafların 2014-2018 yılları arasındaki muavin kayıtlarını ve faturalarını ile bu faturalara ait dayanak belgelerin incelenmesi yönünde ara karar verildiği halde davacının ticari defterlerini incelemeye sunmadığını karşılaştırmalı bir inceleme yapılamadığını, BA/BS kayıtlarının Vergi Dairesinden celp edilerek yeniden ek rapor alınmasının gerektiği, dava konusu icra takibinin 15.02.2018 tarihinde açılması ve öncesinde cari hesabı sona erdiren bir ihtarname bulunmaması dolayısıyla ticari ilişkinin de bu tarihe kadar devam ettiği, tarafların 2018 yılı ticari defter ve kayıtları, karşılıklı faturaları, takip tarihine kadar incelenmemesine itiraz ettiklerini, yine ek raporda da takip tarihine kadar değil 31.12.2017 tarihi kadara inceleme yapıldığı, oysaki incelemenin takip tarihi olan 15.02.2018 tarihine kadar olması gerektiği, taraflara ait muavin kayıtlarının birbiri ile örtüşmemesinden kaynaklanan çelişkinin giderilmesi için Vergi Dairesinden BA/BS formları ve muavin defter ve kayıtları / yansıtılmış faturalar / bu faturalara dayanak irsaliye ve belgelerin incelenmesi gerektiği, müvekkilin İzmir ... ATM ... Esas sayılı dosyasıyla açtığı konkordatonun tasdik edildiğini ve alacaklara 31.03.2021 tarihinden 5 eşit taksitte ödeme yapılması gerektiği, davacı ve diğer alacaklara yapılan ilk ödemenin 67.903,24 TL olup 29.03.2022 tarihinde davacıya ödendiğini bu tutarın projeye dahil olan alacağından mahsup edilmesi gerektiği, çekişmeli alacak yönünden konkordato tasdik ilamına ek komiser raporuna tespit olunan davacı alacağına, ilamda belirtilen çekişmeli alacak yönünden itirazlarının değerlendirilmediği, davacı ... Şirketinin projeye dahil olan alacak tutarının 339.516,19 TL olduğu, bunun 31.03.2022 tarihinden itibaren yıldan yıla 5 eşit taksitte faizsiz olarak ödeneceğine kararlaştırıldığını, ancak davacının alacağını daha fazla beyan ettiğini ispata yarar belge sunmadığını, bu nedenle konkordato komiserinin alacağın 239.686 TL’lik kısmının İİK m. 308/b uyarınca çekişmeli alacak olarak kabulüne karar verdiği, davacının çekişmeli alacak tutarı için dava açması gerektiği halde süresi içerisinde herhangi bir dava açmadığı İİK m. 308/c gereğince süresi içerisinde bu dava açılmadığında tasdik kararı ile alacaklar bağlayıcı hale geldiğinde İİK m. 308/ç hükmü gereğince, geçici mühlet kararından önce başlatılmış olan takipleri ve hacizlerin düşülmesi gerektiğini belirtmiştir.
Bu itirazlar üzerine bilirkişi heyetine Dr. ...atanarak yeniden ek rapor alınmasına karar verilmiş, 04.10.2022 tarihli birinci ek rapor alınmıştır. Bu raporda; ...talimat dosyasıyla alınan rapor, 04.02.2020 tarihli rapor, ...talimat dosyasıyla alınan rapor, 09.05.2022 tarihli rapor incelenerek, İİK m. 308/c-2f uyarınca bağlayıcı hale gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet alacağı olan bütün alacaklar için bu kapsamda konkordato hükümlerine alacaktan söz edilebilmesi için ilgili şartların gerçekleşmesi gerektiği, alacaklının konkordato sürecine dahil olarak oy kullanması gibi ek şartların aranmadığı, somut olayda davacı tarafın ileri sürülen alacak, konkordato talebi olan 20.08.2018 tarihinden önce doğmuş ve 16.02.2018 takibe ilişkin olduğundan konkordato projesine tabi bir alacak olduğu, İzmir ... ATM’nin ... E sayılı dosyasında tasdik edilen konkordato projesinin dahil edilen alacak tutarının 339.516,19 TL olduğu, bu tutarın 5 eşit taksitte ödeneceği ve ilk taksitin de tasdik edilen projeye uygun olarak ödendiği, yine İİK m. 308/b’ye göre çekişmeli alacak olarak kabul edilen 239.686 TL tutar için de pay ayrılmasına yer olmadığına karar verildiği, konkordatonun konkordatoya tabi alacaklara yönelik takip ve davalara etkisi ile çekişmeli alacak davasını niteliği incelendiğinde İİK m. 294 uyarınca mühlet uyarınca borçlu aleyhine takip başlatılamayacağı ve evvelce başlatılan takiplerin başlayacağı konkordatonun bağlayıcı hale gelmesine, İİK m. 308/ç gereğince geçici mühlet kararından önce başlatılmış olan takiplerden konulan hacizlerin düşeceğinin yer aldığı, ancak bunun davalara herhangi bir etkisinin olmadığı, sadece borçlu aleyhine başlatılan takiplerin durduğu benzer şekilde konkordatonun bağlayıcı hale gelmesi ile dahi takiplerin düşmediği, böylece konkordatonun feshi ihtimali gerçekleşirse mevcut takiplere devam edilebileceği, davaların ise akıbetinin ne olacağının kanunda yer almadığı, konkordatonun davalara etkisi olmadığından bu davaların devam edeceği, dava neticesinde verilen hüküm ile icra takibine devam edilmek istenirse İİK m. 294 ve 308/ç uyarınca takibe devam edilebileceği, bu nedenle itirazın iptali davasında davacının hukuki yararı mevcut olduğu ancak icra takibine devam edemeyeceği, konkordato da ileri sürülmesine rağmen borçlu tarafından itiraz edilen alacaklar için dava açılmasının ise her zaman mümkün olduğu, konkordato mahkemesinin karar vermesini beklemeye gerek olmadığı, İİK m. 308/b uyarınca 1 aylık sürede dava açılması halinde çekişmeli alacaklar için ayrılan payın bir bankaya yatırılacağı, 1 aylık sürenin öneminin çekişmeli alacak için ayrılan payın bankaya yatırılmasına ilişkin olup, konkordatodan önce açılan takiplerde ve davalarda yeni bir dava açılmasına da gerek olmadığından asıl alacak konkordato kapsamında talep edilmesine rağmen davada hükmedilen yargılama giderleri ve İcra inkar tazminatının konkordatodan sonra doğan alacak niteliğinde olduğu, davacı tarafın alacağının toplanan tüm belgelere göre 2016 yılına ilişkin ticari defterlerin davacı lehine bir delil niteliği bulunmadığı, davacı şirketin kayıtlarına göre davalının 497.030,12 TL borcunun bulunduğu, davalı şirketin kayıtlarına göre ise takip tarihi itibari ile davacının 28.11.2017 tarihi itibari ile 441.275,44 TL alacağının olduğu, davacı tarafın faiz talebinin bulunmadığı, davalı şirketin 2016 yılı ticari defter onaylarının olmadığı gözetildiğinde 45.528,16 TL’nin davalı şirket borcu olarak kabul edilebileceği, ancak 10.226,52 TL’nin kur farkı tutarının ise davalı şirket kayıtlarında yer aldığından davalı şirket borcu olarak kabul edilemeyeceği buna göre 497.030,12 TL – 441.275,44 TL = 55.754,68 TL davalı şirket ticari defter eksik kayıt farkı, 55.754,68 TL – 45.528,16 TL = 10.226,52 TL kur farkı tutarının 497.030,12 TL – 10.226,52 TL’den mahsup edilmesi ile 486.803,60 TL davalı şirketin borcunun olabileceğinin, belirlendiği, bu miktar üzerinden davacının alacağının 486.803,60 TL olarak kabul edilerek itirazın iptali, takip devamı, fazlaya ilişkin talebin reddi, kabul edilen 339.516,19 TL konkordato projesinde kapsamındaki ödeme planında yer alan borç nedeniyle bu kısım yönüyle icra takibine devam edilemeyeceği ancak bu durumun icra dairesince dikkate alınması gerektiği, 486.803,60 TL ile kabul edilen alacak tutarı olan 339.516,19 TL arasındaki fark 147.287.41 TL’nin ise İİK m. 308/b uyarınca çekişmeli alacak olarak nitelendirileceği ve konkordatoya bildirileceği, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine davanın açıldığı tarihe göre belirleme yapılacağı, bu miktarın konkordatodan sonra doğmuş alacak olarak, konkordatoya tabi alacak niteliğinde olmayacağı belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekilinin 19.10.2022 tarihli beyan dilekçesinde; bilirkişi heyetinin 10.226,52 TL’lik kısmın reddine ilişkin görüşü kabul etmediklerini davanın tüm alacak olan 497.030,12 TL üzerinden kabulünün gerektiğini belirtmiştir.
Bu rapora karşı davalı vekilinin 19.10.2022 tarihli beyan dilekçesinde; bilirkişi raporunda eksikliklerin yine giderilmediğini, takip tarihine kadar inceleme yapılmadığını, davacı tarafın ticari defterlerine sunmadığını karşılaştırmalı inceleme yapılmadığını, 2018 yılı ticari defter ve kayıtların ve ödemelerin takip tarihine kadar incelenmesi gerektiği, yine raporda 45.528,16 TL’lik davalı şirkete ait ticari defterlerde davacının bu fatura konusu mal ve hizmet satışı davalı şirkete yapıp yapmadığı belli olmadığı, bu malların müvekkili şirkete teslim edildiğini, ispat edilmesi gerektiğini, bu konuda bir inceleme yapılmadığını, yine BA/BS kayıtlarının Vergi Dairelerinden istenmesi gerektiğini, konkordato alacağı yönünden incelemede de davacı şirkete yapılan 67.902,24 TL ödemenin dikkate alınmadığını, konkordato projesi kapsamına girmeyen çekişmeli olan alacak iddiası ile ilgili olarak 147.287,41 TL çekişmeli alacağın tespit yapılamayacağını, çekişmeli bir alacak tespit olunsa bile bu tutarın davacı şirkete değil konkordato ilamını veren mahkemenin tespit ettiği, çekişmeli alacak hesabına yatırılmasına karar verilebileceği, ancak bu durumun bilirkişi raporunda tespit edilmediği, davacıya ödenecekmiş gibi rapor yazıldığı, çekişmeli alacağın tespitinin bir tespit davası niteliğinde olup, nispi vekalet ücretine değil, maktu vekalet ücretine hükmedilmesini gerektiğini belirterek ek rapor alınmasını talep etmiştir.
23.11.2022 tarihli ara karar ile davalı ve davacı tarafın BA/BS formlarını getirtilerek bilirkişiler tarafından incelenmesine ve davacı tarafın kendi defterlerinde yer alıp, davalı tarafın defterlerinde yer almadığını belirttiği, 45.528,16 TL nin kaynağının belirlenerek incelenmesi, yine davalı tarafın bilirkişi raporuna itiraz ettiği, konkordato projesi kapsamına giren alacaklarla ilgili değerlendirme yapılması için ek rapor alınmasına karar verilmiş ve bilirkişilerden 25.05.2023 tarihli ikinci ek rapor alınmıştır. Bu raporda; davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davalı şirketin nakliye bedelli 10.01.2016 tarihli 28.502,31 TL satış faturasının kayıtlarda yer almadığı, davalı ... Ltd. Şti.’ne ait 2016 yılı ticari defter kapanış kaydının bulunmadığı, davacı ve davalı tarafın cari hesapları arasında birçok virman yapıldığı, 2016 yılı ve öncesine ait kayıtların karşılaştırmaya elverişli olmadığı, 2017 yılı kayıtlarının ise, karşılaştırılmasında Euro döviz kuru üzerinden yapılan faturaların incelendiğinde taraflar arasındaki kur farkından dolayı davacı ... Ltd. Şti. kayıtlarında davalı ... Ltd. Şti. kayıtlarında 4.234,44 TL daha düşük tutarlı döviz kuru üzerinden kayıt yapılmak suretiyle fark oluştuğu, davalı ... Ltd. Şti. kayıtlarında 34.753,01 TL fiyat farkı faturaları kayıtlara alındığı, ticari defter muavin kayıtlarının tamamında birebir yansıtılmasında farklılıklar bulunduğu, taraflara ait ticari defter ve bakiyelerin karşılaştırılmasında birinci ek rapordaki tespitlere herhangi bir değişikliklere tespit olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkiler 45.528,16 TL’nin 2016 yılından 2017 yılına devir bakiyesinden kur farkından kaynaklandığını belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davalı vekilinin 12.06.2023 tarihli beyan dilekçesinde; bilirkişilerden ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekilinin 12.06.2023 tarihli beyan dilekçesinde; bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediklerini beyan etmiştir.
Bilirkişilerden alınan 05.11.2023 tarihli üçüncü ek raporda; davalı tarafın konkordato bakımından yapılan itirazında İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E – ... K sayılı kesinleşen konkordato tasdik ilamı uyarınca davalı ... Ltd Şti ’nin konkordato projesinin tasdik edildiği, konkordato projesine göre davacının alacağının 339.516,19 TL olduğu ve buna göre taksit ödemelerinin yapılmaya devam edildiği, davada bu miktar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği ve kalan tutarın (147.287,41 TL’nin) 308/b’ye göre süresinde dava açılmadığından reddi gerektiği, reddedilmese dahi davada çekişmeli alacak bulunsa dahi bu tutarın davalıya değil konkordato projesine göre konkordato kararını veren mahkemeye tasdik ettiği, çekişmeli alacak hesabına yatırılmasına karar verilebileceği yönünde beyanda bulunduklarını, konkordato sürecinin ilerlemesi ve devamında konkordatonun kesinleşmesi dahi konkordatoya tabi alacakların kendiliğinden ve tamamen sadece konkordato yer aldığı şekilde yerine getiren ve bu nedenle mevcut davaları sona erdiren bir etki yaratmadığı, aksi halde konkordatonun feshi halinde İİK m. 308/e ve 308/f’ye gereğince konkordato projesinde yer alan alacaklar kesinleşmiş ret veya karar verilmesine yer olmadığına dair kararlar devam edilebilecek süreçte ek hukuki sorunlara sebebiyet verebileceği, nitekim konkordatonun bağlayıcı haline gelmesi halinde dahi takiplerin düşmediği, sadece hacizlerin düştüğü, (İİK m. 308/ç), bu nedenle konkordato projesine dahil edilen bir alacak tutarına ilişkin takiplerin ve davaların konkordatonun tasdikiyle konusuz kalacağının söylenemeyeceğini, kanun koyucunun bu takiplere devam edebilme ihtimalini dikkate alarak düzenleme yaptığını, böyle bir davada takibin devamı hükmüne verilse dahi mevcut konkordatonun hükümleri sebebiyle icra dairesinin takibe devam edemeyeceğini, tüm bu nedenlerle her ne kadar davalı itirazında bir değerlendirme yapılmadığını ileri sürse de bu görüşten ayrılmayı gerektirecek bir iddianın bulunmadığı, konkordato projesinde yer alan 339.516,19 TL ile dava konusu 486.803,60 TL arasındaki fark olan 147.287,41 TL yönünden ise bu davanın İİK m. 308/b uyarınca çekişmeli alacak olarak kabul edilip edilmeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğunu, alacaklının mutlaka konkordatonun tasdiki kararını bekleyerek bir aylık süre içerisinde dava açması gerekmediği, tasdikten öncede görevli ve yetkili mahkemeye dava açabileceğinin kabul edildiği, aynı şekilde İİK m. 308/b’de yer alan çekişmeli alacaklara ilişkin payın bankaya yatırılmasına ilişkin hükmün tasdik kararını veren mahkemeye yönelik olduğunu, yani konkordatoyu tasdik eden mahkeme itirazı uğrayan alacaklarla ilgili dava açılıp açılmayacağını bilemeyeceği için tasdik kararında itiraza uğrayan alacak kısımlarına isabet eden payın ödeneceğini belirlediğini, nitekim İİK m. 308/b-2f-2c’de süresinde dava açılmaması halinde bu payın borçluya verilebileceği yer aldığı, kısaca İİK m. 308/b’nin çekişmeli alacak davasına bakan mahkemeye yönelik değil tasdik kararının veren mahkemeye yönelik olduğunu, bu nedenle konkordato sürecinde itiraza uğrayan 147.287,41 TL payın bugüne kadar bankaya yatırılmış olması ve tasdik kararında bu yönde bir karar verilmiş olması gerektiği, bu yönde bir karar yok ise çekişmeli alacak davasına bakan mahkeme kesinleşen konkordato şartlarını dikkate alarak hüküm kurması gerektiği, bu alacağı konkordato şartlarına göre dinleneceği, sonuç olarak konkordato projesinde kabul edilerek projeye dahil edilen 396.516,19 TL için itirazın iptaline karar verilebileceği, ancak konkordato projesi fesih edilmedikçe icra takibine devam edilemeyeceğini, kalan tutar olan 147.287,41 TL’nin davanın çekişmeli alacak davası olarak kabul edilebileceği ve bu miktar bakımından da konkordato projesi şartlarına göre ödeme yapılması gerektiği, bu durumun kararda da derç edilmesi gerektiği, tüm dava bakımından yargılama giderlerine, konkordato kapsamında bir alacak olmaması nedeniyle proje şartları haricinde hüküm kurulabileceği belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekili 24.11.2023 tarihli beyan dilekçesiyle; önceki beyanlarını tekrar ettiğini beyan etmiştir.
Bu rapora karşı davalı vekili 27.11.2023 tarihli beyan dilekçesiyle; alınan 3. Ek raporda davacı defterlerinde 45.528,16 TL fazla görülen faturaların müvekkili defterlerine kayıtlı olmadığını, dikkate alınmamasına itirazlarını tekrar ettiklerini, tarafların ticari defterlerinde incelenmesinde müvekkilinin kayıtlarına göre 55.734,68 TL daha düşük olan borcun 10.226,52 TL’sinin kur farkı ve fiyat farkından kaynaklandığını, 45.528,16 TL’lik kısmının ise 2016 yılının devir bakiyesinde çıktığını, neticede müvekkili davalı şirketin bu farkla dahil olmak üzere 486.803,60 TL borcu olduğunun tespit edildiğini, yargılamada toplanan delillere göre davacının defterlerinde 45.528,16 TL’lik fazla görünen faturaların konusu mal ve hizmet satışının davalı şirkete yapılıp yapılmadığının ilgili faturaların ve irsaliyelerinin müvekkili davalı şirkete tebliğ edilip edilmediğinin belli olmadığını, davalı şirketin 2016 yılı ticari defterlerinde kapanış kaydı bulunmaması nedeniyle davalı kayıtlarında itibar edilmediği, davacı defterlerine göre davacının lehine borç hesaplanmasının hatalı olduğunu, davacının 45.528,16 TL tutarındaki fazla görülen faturaların davalı şirkete teslim edildiğini ve faturaların davalıya tebliğ edildiğini, ispat edilmesi gerektiğini ileri sürdüklerini, ancak bilirkişilerin inceleme yapmadıklarını, müvekkili davalı şirketin 2016 yılı defter tasdikinin bulunmamasının defterlerin kendi lehine delil olmasını önlediğini, davacı tarafın sadece usulüne uygun tutuğu ticari defterlerin bulunup da müvekkili davalı şirketin kayıtlarında bulunmayan faturalardan ötürü alacaklı olduğunu, ancak bu faturaların ve irsaliyelerin tebliğ ve teslimi ile anlaşılabileceğini, sadece bu sebebin yeterli olmadığını, yine ek raporda konkordato projesine göre 396.516,19 TL’nin itirazın iptaline alacağın İİK m. 308/c uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi gerektirmediği, bu kısım yönünden kesinleşen alacağın iptaline karar verilmesi gerekmediği, bilirkişilerin ek raporlarında İİK m. 308/b gereğince, tasdik kararını veren mahkemeyi bağladığını, bu sebeple çekişmeli alacağın bankaya yatırılamayacağını ve konkordato tasdik planına göre davacıya ödenmesine dair değerlendirmenin hatalı olduğunu, İİK m. 308/c’ye aykırı olduğunu, konkordato projesinde bulunmayan çekişmeli alacağın İİK m. 308/b’ye göre konkordato kararı veren mahkemece açılacak çekişmeli alacak hesabına yatırılması gerektiği, İİK m. 308/c uyarınca konkordato ilamının konkordato ilam tarihinden önceki tüm alacakların ve davacıyı da bağlayacağı İİK m. 308 konkordato alacakları açısından ayrım yapılarak uygulanmasının mümkün olmayacağını, davacının da çekişmeli bir alacağı varsa bile konkordato ilamı uyarınca konkordato kararı veren İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin çekişmeli alacak hesabı ödenmesi gerektiğini, bilirkişinin bu görüşünün hatalı olduğunu, diğer yandan davacının çekişmeli alacağının bulunduğuna karar verilse dahil bu alacağın konkordato projesine göre İİK m. 308/b’ye göre çekişmeli alacağa isabet eden payın çekişmeli alacak davasının kesinleşmesine kadar mahkemenin çekişmeli alacak hesabına yatırılması gerektiği, bu dava sonucunda davacının çekişmeli alacağın bulunduğuna karar verilse bile söz konusu çekişmeli alacağın davacıya ödenemeyeceği, bu tutarın mahkemenin çekişmeli alacak hesabına yatırılması gerektiğini, ek bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin İİK m. 308/b’ye aykırı olduğunu, konkordato davasında davanın çekişmeli alacak kesimi için bir tespit davası olduğu ve nispi vekalet ücretine tabi olmadığı, beyan ederek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep etmiştir.
Tüm toplanan deliller ve yapılan incelemelere göre;
Davacı ile davalı tarafın defter ve kayıtları incelendiği, davacının alınan asıl ve ek raporlara göre davacının defterlerinde 497.030,12 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin ise 2016 yılı defterlerinin açılış ve kapanış tasdikinin bulunmadığı, davacı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, davacının defter ve kayıtlarına göre davalının defter ve kayıtlarına göre karşılaştırılmasında 497.030,12 TL – 441.275,44 TL = 55.754,68 TL fark olduğu, davalı kayıtlarında borcun daha düşük olduğu, farkın 179.601,95 TL – 134.073,79 TL = 45.528,16 TL’sinin 2016 yılından 2017 yılına devir bakiyesinde oluştuğu, (55.754,68 – 45.528,16 TL=)10.226,52 TL’sinin ise fatura kur farkından kaynaklandığı, davalı şirketin 2016 yılı defter ve kayıtları usulüne uygun tutulmadığından 45.528,16 TL kayıt farkı alacağının davalı şirket borcu olarak kabul edilebileceği ve 10.226,52 TL kur farkından doğan alacağın ise davalı şirket borcu olarak sayılmadığı (Ege Serbest Bölgesi Girişi Kur farkından kaynaklı tutar) buna göre davacının alacağının 486.803,60 TL olduğu, davacının defter ve kayıtlarını sahibi lehine delil niteliği taşıdığı ancak davalının kayıtlarının tutarlı olmadığı, davacı alacağını bu defter ve kayıtlara göre belirlendiği, bu alacağın 339.516,19 TL’sinin konkordato projesi kapsamında ödeme planında yer aldığı ve bu alacağın konkordato fesih edilmediği sürece icra takibine konu edilemeyeceği fakat bu alacağın talep edilebilir bir alacak olduğu, bu alacak için itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği, geri kalan alacak tutarı olan (486.803,60 TL – 339.516,19 TL=) 147.287,41 alacağın ise çekişmeli alacak davası olarak devam etmesi gerektiği, İİK m. 308/b uyarınca bu alacağın da kabul edilmesi nedeniyle konkordato projesi şartlarına göre ödeme yapılması konusunda karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davalı vekili konkordato projesi kapsamında bulunmayan çekişmeli alacak yönünde İİK m. 308/b’ye göre bu alacağın İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E sayılı dosyasıyla çekişmeli alacak hesabına ödenmesi gerektiği belirtmiş ise de bu hükmün sadece konkordato kararı veren mahkeme için geçerli olduğu, konkordato ve tasdik eden mahkemenin İİK m. 308/b- son cümle gereğince, dava açılmaması halinde bu payın borçluya verileceğin belirtilmesi nedeniyle mahkememizin de konkordato tasdiki veren mahkeme olmadığından bu yöndeki talebin yerinde olmadığı belirlenmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasının KISMEN KABULÜ
A-) Davacı ... ... A.Ş nin borçlu ... A.Ş. hakkında dava ve takip konusu yapılan İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyasında ki 497.030,12 TL asıl alacak üzerinden açılan takip ve davanın 486.803,60 TL üzerinden KISMEN KABULÜ ile takibin 339.516,19 TL alacak üzerinden itirazın iptaliyle takibin takip tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle devamına,
Fazlaya ilişkin kısmın reddine,
Alacak likit ve itiraz haksız olmakla %20 icra inkar tazminatı tutarı olan 67.903,24 TL davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Ödemelerin, icra harç ve giderlerinin, ihtarname giderlerinin ihtiyati haciz ve vekâlet ücretinin icra müdürlüğünce nazara alınmasına,
B-) Davacının geri kalan alacağı olan 147.287,41 TL’lik bölüm üzerinden ise davanın kabulü ile konkordato projesi şartlarına göre davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 33.253,55 TL harçtan dava açılışında alınan 6.002,89 TL peşin harç ve icra dosyasına yatan 2.485,15 TL peşin harcın mahsubu ile eksik alınan 24.765,51 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan başvuru harcı 35,90 TL ve peşin harç 6.002,89 TL ile yazışma - tebligat - talimat gideri 2.598,00 TL ve bilirkişi ücreti 1.800,00 TL olmak üzere toplam 10.436,79 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 74.152,50 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile vekili yararına davacıya verilmesine,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/2. maddesine göre belirlenen 10.226,52 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekili yararına davalıya verilmesine,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2023
Başkan...
e-imzalı
Üye...
e-imzalı
Üye...
e-imzalı
Katip...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49