İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/864 E. 2023/1031 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/864
2023/1031
13 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/864 Esas
KARAR NO : 2023/1031
DAVA : Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi
DAVA TARİHİ : 06.10.2023
KARAR TARİHİ : 13.12.2023
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... vekili 06.10.2023 harç tarihli ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesiyle; müvekkili ...’nın davalı ... İth. İhr. Teks. İnş. Tur. San ve Tic. Ltd. Şti'nde 460 paya sahip olduğunu, davalı şirketin sicilde 3 ortaklı görüldüğünü, ancak müvekkilinin erkek kardeşi ...’nun şirkete gizli ortak olduğunu ve şirketin 4 ortaktan oluştuğunu, şirket ana sözleşmesindeki 01.10.2018 tarihindeki tadil ile ortaklardan ...’in 460 payının müvekkiline devredildiğini, müvekkilinin şirketin toplam 2000 payın 920 payına sahip olarak en yüksek paylı ortak haline geldiğini, şirket ortaklarından davalı ...’ın 460 pay, aynı zamanda müdür sıfatıyla ortak olan davalı ...’ün ise 620 pay sahibi olduğunu, müvekkilinin her yıl şirketin gelir giderleri, kar payları akıbeti ve işleyişinin ne şekilde ilerlediği ile ilgili bir araya gelerek bilgi edinmek istemesine rağmen hiçbir şekilde toplantı yapılmadığını, şirketin yapmış olduğu büyük meblağlı satışların duyulmasıyla müvekkili tarafından 18.05.2022 tarihinde Samsun ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek inceleme ve bilgi edinme hakkı kapsamında inceleme talebinde bulunduğunu, ancak inceleme için çok evrak olmasına rağmen süre verilmediğini, TTK m. 614 gereğince incelemenin haksız yere engellendiğini, vekil tarafından yapılan kısıtlı inceleme sonrasında mali usulsüzler tespit ettiklerini, yapılan satışların gayri resmi bir defterde ve bilgisayarda gizlendiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin ortaklık kar payı dağılımı yapılırken hiçbir şekilde kâr payı alamadığını, sözlü olarak yapılan görüşmelerde Şirket ortaklarının kâr etmediklerini bildirdiklerini, şirketin kuruluşu olan 14.11.2014 tarihinden itibaren hiçbir şekilde kar ödemesi yapılmadığını, limited şirketlerde ortağın kâr payı alacağının ortaklar kurulunun kâr dağıtma kararıyla muacceliyet kazanacağını, kâr payının dağıtılması konusunda şirketin yılın son gününde muaccel hale geldiğini, şirket ana sözleşmesinin aksine bir hüküm yoksa, şirket ortaklar kurulu TTK'nın bu konudaki düzenlemeleri ile bağlı olduğunu, tahakkuk eden kazanç üzerinde dilediği gibi tasarruf yetkisine sahip olmadığını, ortaklar kurulunun bilançoya göre ortaya çıkan kazancı dağıtmaktan keyfi bir şekilde kaçınamayacağını, TTK hükümlerine aykırı olan kararların iptal ettirilebileceği gibi şirketçe kâr dağıtmama konusunda haklı bir nedene dayanmayan direnme halinde ortaklar, kazancın kanun hükümleri gereğince tespiti ve dağıtılmasını da talep ve dava edebileceklerini, davalı şirketin TTK hükümlerini ve şirket ana sözleşmesini hiçe sayarak müvekkilinin paylarına karşılık gelen kar paylarını dağıtmadığını, müdür sıfatıyla hareket eden davalı ...’ün görevini özensiz ve ortaklığa zarar verecek şekilde ifa ettiğinden müdürlükten azlini ve ... ile birlikte hareket eden davalı ...’ın da ortaklıktan çıkarılmasını istediklerini, resmi mali kayıtlar dışında bilgisayar ve "yeşil defter" içerisinde gerçek meblağların yazılı olduğu ürün satış bedellerinin bulunmadığını, 14.09.2022 tarihinde müvekkilinin şirkete ziyarete gittiğini ve müdür ...’ün yeşil defteri alıp şirket kapısını kilitleyip müvekkiline hakaret ederek, tehdit ederek şirketten uzaklaştığını, şirket müdürü ...’ün görevde bulunduğu süreçte genel kurulu toplantıya çağırmadığını, şirketi özensiz yönettiğini, 2014 – 2015 – 2016 - 2017 yılındaki genel kurul toplantılarının aynı günde yapılmış gibi gösterildiğini, davaya konu genel kurul kararlarında müvekkilinin imzasının yer aldığını, genel kurul toplatı tutanaklarının oy birliği ile alındığı ifadelerine yer verildiğini, ancak kararlar altındaki müvekkiline ait imzaların noterde acele şekilde okutulmadan devir işlemlerine ilişkin olduğu söylenerek tutanaklara imza atıldığını, buna ilişkin İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyada dava açıldığını, bu davanın celbini istediklerini, 2014 - 2015 - 2016 - 2017 tarihlerine ilişkin genel kurul toplantı tutanaklarının ... ve ... tarafından hazırlanıp düzenlendiğini, müvekkiline tüm tutanakları tek seferde ve noterde ...'in ortaklık payının devrine ilişkin belgeler olduğu söylenerek acele biçimde imzalattırıldığını, toplantıların çağrısız bir şekilde telekonferans yöntemiyle yapıldığının söylendiğini, TTK m. 369 uyarınca şirket müdürünün, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğünün bulunduğunu, ancak şirket müdürü ... yönetimi döneminde şirkette müvekkili aleyhine genel kurul toplantı kararlarının toplantısız biçimde alındığını, şirket yönetiminde söz sahibi olmayan kişilerin (...) imzasıyla genel kurul karar defteri ve tutanakların imzalandığını, 21 Haziran 2022 tarihinde yapılan incelemede şirketin adres değişikliğine ilişkin karar tutanağında ... isminin imzasının görüldüğünü suret alınmak istediğini, suret almalarına izin verildiğini, incelemelerin yapıldığı 2. günde yapılan incelemelerde genel kurul karar defterinde ilgili sayfanın yırtıldığının görüldüğünü, şirket ortağı ve müdürü ...'ün TTK m. 161 doğrultusunda idari hak ve vazifesiyle yönetim hakkınının kaldırarak şirkete kayyım atanmasını talep ettiklerini, ... ve ...’ın huzur hakkı adı altında usulsüz şekilde düzenli olarak şirket hesabından kendi hesaplarına açıklamasız para transferleri yaptıklarını, şirketle hiçbir bağlantısı olmayan ... ( ...'ın eşi) hesabına düzenli olarak para yatırıldığını, yapılan bu işlemler nedeniyle müvekkilinin ve şirketin maddi zarara uğradığını, TTK m. 543 ve m. 161’e göre davalılardan ...'ün öncelikle tedbiren imza yetkisinin durdurulmasını talep ettiklerini, müvekkili ...’nın yasal düzenlemelere uygun şekilde toplantıya çağrılması için 11.05.2023 tarihli toplantıya çağrı ihtarnamesi gönderdiklerini, şirketçe 06.07.2023 tarihinde genel kurul toplantısı yapılacağının bildirildiğini, 23.06.2023 tarihli gündeme ilişkin ihtarname gönderdiklerini, “kârın kullanım şeklinin, dağıtılacak kâr ve kazanç payları oranlarının belirlenmesi” ve “müdür atanması” maddelerinin gündeme eklenmesini talep ettiklerini, görüşülmesi talep edilen hususların çoğunluğunun toplantıda görüşülmediğini, taleplerinin gerekçesiz şekilde reddedildiğini, 06.07.2023 tarihli genel kurulun 4. ve 9. maddelerinin müvekkilinin karşı oyuna rağmen oy çokluğu ile kabul edildiğini, müvekkilinin toplantıda, şirketçe sunulan bilanço ve kar - zarar durumunun gerçeği yansıtmadığını beyan ettiğini, şirketin mali kayıtlarının bağımsız denetçi eliyle incelenmesi hususunda karar verilmesini istediğini, müvekkilinin taleplerinin diğer ortaklar tarafından yerinde görülmeyerek kabul edilmediğini, 06.07.2023 tarihli genel kurulda alınan mali kararların iptali ile TTK m. 391/1 uyarınca ... İth. İhr. Teks. İnş. Tur. San ve Tic. Ltd. Şti'ye öncelikle teminatsız olarak, mahkemece uygun görülmediği takdirde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir konularak eldeki davanın sonuçlanmasına dek devredilmesinin önlenmesini talep ettiklerini, arabuluculuğa başvurmadıklarını belirterek TTK m. 644, TTK m. 395 ve TTK m. 509 gereğince davanın kabulüne, şirkete ait her türlü mali kayıt ve defterin incelenmesi için
bağımsız denetçi atanarak / özel denetçi talepleri hususunda rapor hazırlanmasına,
müvekkilinin ortaklık payından kaynaklanan ve adına tahakkuk eden kâr payının fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL’nin tahakkuk tarihinden itibaren başlamak üzere reeskont faizi ile birlikte tazminine,
davalı şirkete kayyım atanmasına,
06.07.2023 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline, ... İth. İhr. Teks. İnş. Tur. San ve Tic. Ltd. Şti'ye öncelikle teminatsız olarak, uygun görülmediği takdirde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir konularak dava sonuçlanıncaya kadar devredilmesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce 09.10.2023 tarihli tensip tutanağının 16. maddesi ile davacının dava dilekçesinde bağımsız denetim kurumu tespit talebini açıklaması ile özel denetçi / bağımsız denetçi talebinin hangisi olduğunu açıklaması için bir haftalık kesin süre verilmiş ve tensibin 17. Maddesi ile de “Dosyanın davacının taleplerinin nitelikleri, istinafa tabi olup olmamaları, ayrı delil toplanma ve yargılama aşamaları bulunması nedeniyle üç ayrı dosyaya ayrılarak,
-
Asıl Dosya üzerinden davanın bağımsız denetçi / Özel Denetçi olup olmadığının belirlenmesinden sonra ayrı bir esasa kaydına,
-
Bu dosyada ikinci talep olan ortaklık payından kaynaklanan kar payının dağıtılmaması nedeniyle şimdilik 10.000 TL reskont faizi ile birlikte tahsili için ayrı bir esasa kaydına, tedbir taleplerinin bu dosya içerisinde değerlendirilmesine,
-Üçüncü olarak talebi olan 06.07.2023 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline taleplerinin ayrı bir esasa kaydına ve hangi maddelerinin iptalini istediğini açıklamasına, (HMK m. 194 ve HMK m. 119/1-ğ ve HMK m. 119/2) aksi halde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına,
-Davacı tarafa her üç dosya için ayrı ayrı harç yatırarak, tefrik işlemi yapması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, bu işlemin bu sürenin tensip tutanağının tebliğinden itibaren başlamasına, (ihtarat yapılmasına,) ve 18. Maddesi “Davacılar vekiline İhtiyati Tedbire konu olan kayyum atanması talebinin ve şirkete teminatsız veya uygun bir teminat karşılığı mal varlığının hisse devirlerinin engellenmesi taleplerinin hangi dosya üzerinde değerlendirilmesini istediğinin bildirilmesine, bu tarihten itibaren ihtiyati tedbir taleplerinin ayrıca değerlendirilmesine,” gereği işlem yapılarak HMK m. 167 gereği davacı vekilinin taleplerine ilişkin dava dosyası tefrik edilerek “ortaklık payından kaynaklanan kar payının dağıtılmaması nedeniyle 10.000 TL reskont faizi ile birlikte tahsili” talebi yönünden ... Esas sayılı dosya üzerinden, “06.07.2023 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali” talebi yönünden ... Esas üzerinden ve bağımsız denetim / özel denetim talebine ilişkin olan dava ise ... Esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.
Davalılar ... İth. İhr. Teks. İnş. Tur. San. Ve Tic. Ltd Şti, ... ve ... vekili 24.10.2023 tarihli cevap dilekçesinde; davanın ticari bir dava olması nedeniyle arabuluculuğa tabi olduğunu, dava ön şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin üç ortaklı bir şirket olduğunu, şirketin toplam 2000 payının bulunduğunu, davacı ...’nın 920 payı, ...’ün 620 pay, ...’ın ise 460 pay sahibi olduğunu, davacının şirketin gizli bir ortağının bulunduğu iddiasının doğru olmadığını, bu kişinin payının ne olduğunun açıklanması gerektiğini, müvekkili şirketin davacının incelemek istediği tüm kayıtları uygun ortam ve 5 gün gibi uzun bir süre sağlamak suretiyle incelemeye hazır ettiğini, davacı tarafça şirket Genel Kurul ve Müzakere Defterinde özel belgede sahtecilik suçu işlendiği, 24.12.2020 tarihli yapılmış toplantıda ...'nın imzasının sahte olduğu, 28.09.2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında kendi adına sahte imzalar atıldığını, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarında olağan genel kurul toplantısında ve eklerinde kendisi adına birden çok imza atıldığını iddia ettiğini ve bu iddialar sonucunda ... ve ... aleyhine İzmir CBS’nın ... soruşturma dosyasının açıldığını, soruşturma dosyasının 10.04.2023 tarihinde ... Karar numarasıyla tamamlandığını ve şüpheliler / müvekkilleri hakkında yüklenen suçtan kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına, karar verildiğini, pay sahibine ödenecek kâr payı hesabında, şirketin bir yıllık dönemdeki faaliyetleri sonucunda kazanç ve zarar miktarına ulaşmak için hazırlanan ve usulüne uygun düzenlenen yıllık bilançonun esas alındığını, kâr payına esas olacak net dönem kârına ulaşabilmek için geçmiş yıl zararlarının öncelikle karşılanmış olması gerektiğini, bilançoda geçmiş yıl zararları varken yıllık kârında dağıtılamayacağını, Denizli ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasıyla ... Bankası A.Ş. tarafından müvekkili şirket aleyhine takip başlatıldığını, borcun devam ettiğini, müvekkili şirketin bilançosunda geçmiş yıl zararları varken kar payı dağıtılmamasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, tüm pay sahiplerinin eşit muamele görerek kar payı almadıklarını, davacının genel kurulda 2022 ve geçmiş yıl karlarının şirketin öz kaynaklarında bekletilmesi yönünde oy kullandığını, davacının şirketten maliyetine hammadde aldığını, şirkete borçlarının bulunduğu, davacının şirkete girme amacının da şirketten istediği ürünü ucuza tedarik etmek olduğunu, ürün satışlarında şirketin, davacı ...'ya büyük oranda iskonto uyguladığını, aynı şekilde davacı ...'nın oğlu ...'e de aynı şekilde büyük iskonto uygulandığını, bu satışlar nedeniyle hem davacı ...'nın hem de davacının oğlu ...'in şirkete borçlarının bulunduğunu, davacı ...'nın şirkete 34.421,00-TL, davacının oğlu ...'in ise 36.327,85-TL borcu bulunduğunu, davacının müvekkilleri ... ile ...’ın itibarını zedeleyici suçlamalarına istinaden uğradıkları manevi zarara yönelik İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, yargılamanın devam ettiğini, davacının yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak müvekkillerinin işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatarak hukuka aykırı fiilleri nedeniyle davacı ... hakkında iftira suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ... Sor. Numaralı dosyasıyla suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturmanın devam ettiğini, davacının müvekkillerini şikayet etmeyi alışkanlık haline getirdiğini, davacının şirketi kötüleyen, iflasa sürükleyen eylemlerde bulunduğunu, şirketin itibarının zedelendiğini, müşterilerde şirkete yönelik güvensizlik oluştuğunu, 2 yıldır müvekkili şirketin iş alamaz, satış yapamaz hale geldiğini, bu nedenle borçları ödemekte zorlandığını, davacının 06.07.2023 tarihli genel kurul toplantısında şirket müdürü ...'ü ibra ettiğini, ibranın müdürün sorumluluğunu sona erdiren hallerden olduğunu, ibranın müdüre duyulan güvenin bir ifadesi olarak kabul edildiğini, genel kurulda müdür ...'ün ibrası lehinde kendi iradesi ile olumlu oy kullanan pay sahibi davacının müdüre karşı dava hakkı bulunmadığını, müvekkili müdür ... ibra edildiği için sorumluluğu kalmadığını, şirketin kuruluşundan bu yana geçen sürede, defalarca yüksek hissedar davacıya müdürlük teklif edildiğini, davacının yönetsel sorumluluk almak istemediğini, 06.07.2023 tarihli genel kurul toplantısında ...'ün müdür olarak görev alması yönünde olumlu oy kullandığını, tüm genel kurulların usulüne uygun çağrı usulleri ile ve karar sayıları ile yapıldığını, genel kurul toplantı tutanaklarında da davacının imzasının bulunduğunu, davacının genel kurul toplantılarına katıldığını, toplantı tutanakları ile genel kurul defterini de imzaladığını, imzaların bizzat kendisine ait olduğunun İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada kanıtlandığını, evrakları okumadan imzaladığı iddiasının kabul edilemeyeceğin, davacının iddialarının somut delillere dayanmadığını, gerçek dışı olduğunu, adres değişikliği kararının alındığı genel kurul toplantısında dava dışı ...'nun imzasının bulunmadığını, genel kurul toplantısında eski ortak ... adına vekaleten tutanağın imzalandığını, müvekkilleri ... ile ...’ın herhangi bir ad altında ödeme almadıklarını, hesabına para aktarıldığı iddia edilen ...’ın davalı ... Ltd. Şti.'de sigortalı işçi olarak çalıştığını ve emeğinin karşılığı olarak ücret ödemesi yapıldığını, müvekkilleri ... ve ...’ün de fiilen davalı ... Ltd. Şti.'de çalıştığını, ancak ücret almadıklarını, davacının davalı ... Ltd. Şti.'nin kayyım giderini karşılayacak ekonomik gücü bulunmadığından şirkete kayyım atanması talebi kabul edilmesi halinde kayyım giderlerinin davacı tarafından karşılandığı takdirde bu talebe itirazlarının bulunmadığını, davacının 06.07.2023 tarihli genel kurul kararının iptali talebine ilişkin olarak ise; davacının gündeme eklenmesini istediği maddelerin yer aldığını, Samsun ... Noterliği ... yevmiye nolu 23.06.2023 tarihinde gönderilen ihtarın müvekkili şirkete 06.07.2023 tarihli genel kurul toplantısından sonra tebliğ edildiğini, ihtara ilişkin 13.07.2023 tarihinde gönderilen ihtarname ile cevap verildiğini, davacının ihtarnamede yer alan taleplerinin toplantı gündeminde yer aldığını, davacının genel kurulda talepleri yerinde görülmeyerek diğer ortaklar tarafından kabul edilmeme sebeplerinin toplantı tutanağına yazıldığını, alınan karaların toplantı ve karar nisabına uygun olarak alındığını, kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılığın söz konusu olmadığını, davacının hangi maddelerin, ne sebeple iptalini istediğini dahi dava dilekçesinde belirtmediğini, davacının iptalini istediği maddeler ile iptal sebebini açıklaması sonrası bu açıklamalara yönelik cevap haklarını saklı tuttuklarını, genel kurul toplantısında hazır bulunup, karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten ortakların iptal davası açabileceğini, olumsuz oy kullanmayıp sadece kararlara karşı çıkan veya çekimser kalan ortakların iptal davası açamayacağını, davacının olumsuz oy kullanmayıp sadece karşı çıktığı kararlar bakımından iptal isteminde bulunduğunu, genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren 3 ay içinde iptal davası açılması gerektiğini, davacının davasını karar tarihinden 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığından davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, davacının müvekkili şirket ortaklarının şirketi devretmeye hazırlandıkları yönündeki iddiasının da dayanaksız ve gerçeğe aykırı olduğunu, davacının buna ilişkin de bir delil sunmadığını, davacının iddialarını yaklaşık olarak bile ispat edemediğini, davacının ihtiyati tedbir talebine ilişkin ise; ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için talep edenin iddialarını yaklaşık olarak ispat etmiş olması gerektiğini, davacının davalı müvekkillerinin şirketi devir etme hazırlığında olduğu iddiasına ilişkin hiçbir delil sunmadığını, şartları oluşmayan davacının ihtiyati tedbir talebinin reddinin gerektiğini, şirketin mali durumunun davacı tarafından bilindiğini, şirketin mali açıdan kötü durumda olduğunu, bu durumda şirketin satılamayacağını, bu halde olan bir şirketi kimsenin almak istemeyeceğini belirterek davanın reddine, davacının vekil olarak müvekkili ile aralarında kararlaştırılan vekalet ücretinin de ödemesine karar verilmesini, talep etmiştir.
Davacı vekili 26.10.2023 tarihli beyan dilekçesinde; tensip tutanağının 10. Maddesi gereği şirket yönetim kurulu üyelerinin isim ve kimlik bilgilerini bildirmiş, müvekkilinin davalı şirketin en büyük pay sahibi ile ortağı olduğu şirket için özel denetim talep ettiklerini, tefrik edilen dosyalar yönünden 24.10.2023 tarihinde arabuluculuğa başvurduklarını, 06.07.2023 tarihli genel kurulda alınan 4 ve 9 numaralı maddelerin iptalini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davacının diğer talebi olan özel denetçi tayin talebi de yargılama konusunun ayrı olması aynı zamanda verilen hükmün istinaf yargılamasına tabi olup asıl hüküm verilene kadar tedbiren bu kararın verilmesinin mümkün olamaması ve bu talebe ilişkin kararın verilmesi halinde diğer taleplere ilişkin kararların ise henüz yargılama devam ettiğinden hükme bağlanamayacağı, böylece bir dosya üzerinden iki karar da verilemeyeceğinden ayrı bir esasa kaydedilerek yargılamasının yapılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce 02.11.2023 tarihli tefrik ara kararı ile “Davacı tarafa dava konusu yaptığı özel denetçi talebi yönünden 269,85 TL peşin harç ve 269,85 TL başvuru harcını Harçlar Kanunu m. 28 ile m. 30'a göre ara kararın tebliğden itibaren Mahkeme veznesine yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde Harçlar Kanunu m. 27/1 ile m.30 'a ve HMK m.150 'ye göre davanın işlemden kaldırılacağının ve daha sonra yasal süresinin bitiminde açılmamış sayılacağının ihtarına, (İhtarın iş bu ara kararın tebliği ile yapılmış sayılmasına)
- )Davacı tarafa HMK m. 120/1f gereği 250,00 TL gider avansı ile HMK m. 324 gereği 500,00 TL delil avansını ara kararın tebliğden itibaren Mahkeme veznesine yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde usul yönünden davanın reddedileceği, deliller yönünden de o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, (İhtarın iş bu ara kararın tebliği ile yapılmış sayılmasına)” ihtar yapıldığı, davacı vekilinin 06.11.2023 tarihinde başvurma ve peşin harç ile 1.120,00 TL gider avansını mahkememiz veznesine yatırdığı belirlenmiştir.
Davalılar vekili 17.11.2023 tarihli cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacının incelemek istediği tüm kayıtları uygun ortam ve 5 gün gibi bir süre sağlamak suretiyle incelemeye hazır ettiğini, davacı ... tarafından; şirket Genel Kurul ve Müzakere Defterinde özel belgede sahtecilik suçu işlendiği, 24.12.2020 tarihli yapılmış toplantıda ...'nın imzasının sahte olduğu, 28.09.2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında kendi adına sahte imzalar atıldığını, 2014,2015,2016 ve 2017 yıllarında olağan genel kurul toplantısında ve eklerinde kendisi adına birden çok imza atıldığını, ilgili imzaların ise ... ve ... tarafından atıldığını iddia ettiğini, bu iddialarla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ... soruşturma sayılı dosyasında ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunduğunu, soruşturma neticesinde 10.04.2023 tarihli, ... karar numaralı kararla şirket defterlerindeki imzanın davacıya ait olduğu, müvekkillerinin özel belgede sahtecilik suçunu işlemediklerinin anlaşıldığı yönünde karar verildiğini, müvekkillerinin itibar zedeleyici bu suçlama nedeniyle İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasıyla manevi tazminat davası açtıklarını, dosyanın yargılamasının devam ettiğini, davacı ... hakkında iftira suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... Sor. Numaralı dosyasıyla soruşturma başlattıklarını, davacının şirketi kötüleyen, iflasa sürükleyen eylemlerde bulunduğunu, davacının bu davranışlarının müvekkili şirketin itibar kaybına neden olduğunu, müşterilerde müvekkili şirkete yönelik bir güvensizlik oluştuğunu, 2 yıldır müvekkili şirketin iş alamaz, satış yapamaz hale geldiğini, müvekkili şirketin iş yapamadığından borçlarını ödemekte zorlandığını, davacının 06.07.2023 tarihli genel kurul toplantısında şirket müdürü ...'ü ibra ettiğini, ibranın müdürün sorumluluğunu sona erdiren hallerden olduğunu, genel kurulda müdür ...'ün ibrası lehinde kendi iradesi ile olumlu oy kullanan pay sahibi davacının müdüre karşı sorumluluk ve ıskatına yönelik dava açamayacağını, müvekkili ...’ün ibra edildiğinden sorumluluğunun kalmadığını, davacıya şirketin kuruluşundan bu güne bir çok kez müdürlük teklif edildiğini, ancak davacının sorumluluk almaktan kaçındığını, 06.07.2023 tarihli genel kurul toplantısında ...'ün müdür olarak görev alması yönünde olumlu oy kullandığını, tüm genel kurulların usulüne uygun çağrı usulleri ile ve karar sayıları ile yapıldığını, genel kurul toplantı tutanaklarında da davacının imzasının bulunduğunu, davacının genel kurul toplantılarına katıldığını, toplantı tutanakları ile genel kurul defterini de imzaladığını, imzaların davacıya ait olduğu İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada kanıtlandığını, davacının iddialarının somut olmadığını, soyut iddiaları olduğunu, 21.06.2023 tarihli genel kurul kararında şirket yönetiminde söz sahibi olmayan ... isimli kişinin imzasının olduğu, şirketin adres değişikliğine ilişkin kararını imzaladığının iddia edildiğini, adres değişikliği kararının alındığı genel kurul toplantısında dava dışı ...'nun imzasının bulunmadığını, genel kurul toplantısında eski ortak ... adına vekaleten tutanağın imzalandığını, Vekaletnameye dayanarak ortaklardan biri adına vekaleten tutanağın imzalanmış olmasında ise herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkilleri ... ile ...’ın herhangi bir ad altında ödeme almadıklarını, ...’ın ise davalı ... Ltd. Şti.'de sigortalı işçi olarak çalıştığını, ...'a çalışmasının karşılığı olarak ücret ödemesi yapıldığını, müvekkilleri ... ve ...’ün de fiilen davalı ... Ltd. Şti.'de çalıştıklarını ancak ücret almadıklarını, davacının şirkete kayyum tayin edilmesine ilişkin talebinin kayyum ücretini davacının karşılaması halinde kabul ettiklerini, davacının müvekkillerinin şirketi devretme hazırlığında olduğu iddiasının somut bir delile dayanmadığını, şartları oluşmayan davacının ihtiyati tedbir talebinin reddinin gerektiğini, şirketin mali açıdan zor durumda olduğunu, şirketi bu durumda iken kimsenin almak istemeyeceğini, şirketin devrinin söz konusu olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ... Esas sayılı dosyaya gönderdiği 06.11.2023 tarihli dilekçesiyle; tensibin 3 ve 6. Maddesindeki delillerini ibraz ettiklerini, tensibin 17. Maddesinde yer alan ortaklık payından kaynaklanan kar payının dağıtılmaması nedeniyle şimdilik 10.000 TL reeskont faizi ile birlikte tahsili ile ilgili davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydına karar verildiğini, bu konuda harç yatırmaları için kendilerine 2 haftalık süre verildiğini, ancak dava şartı arabuluculuk görüşmeleri için kendilerine süre verilmesini istediklerini, mahkemenin bu konuda karar vermediğini, kar payından kaynaklanan davanın tefrik işlemini şimdilik yapmayacaklarını, şimdilik arabulucuk sürecine devam edeceklerini belirtmiş, özel denetçi atanmasına ilişkin davanın ... Esas sayılı dava üzerinden devam ettiğini, tedbir taleplerinin özellikle kayyum atanması ve şirkete özellikle teminatsız veya teminat karşılığında hisse devirlerinin engellenmesi taleplerinin ... Esas sayılı dosya üzerinden devam etmesini istediğini belirtmiştir.
Davacının Kayyum ve Şirketin hissedarlarının hisse devirlerinin engellenmesi talebi değelendirildiğinde; şirketin yönetiminin kötü olduğu ve müvekkilinin haklarının korunması için kayyum tayini talep edilmesi iddialarının davamız konusu içerisinde kalmadığını, davamızın temelde kar payı ödenmesi, özel denetçi tayini ve Genel Kurul Kararlarının iptalini ilişkin olması nedeniyle dava ile ilgisi olmayan bu talebin kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, yaklaşık ispat kurallarına göre davacının iddia ettiği 06.07.2023 tarihli genel kurulda mali hükümlerinin iptaline ilişkin talebinin ispatlanmadığı, şirketin kötü yönetildiğine ilişkin iddiaların soyut olarak ileri sürüldüğü ve mevcut delillerle desteklenmediği, şirket yöneticileri hakkında ayrı bir dava açılarak, azli, sorumluluğu gibi taleplerde bu konuların değerlendirilebileceği, davacının diğer talebi olan hissedarların hisse devrinin engellenmesinin davanın niteliği şirketin işleyişi mülkiyet hakkının yasal sınırlar dışında sınırlanmasının mümkün olmaması nedenleri ile bu talebinin de reddine karar verilmiştir.
Davacının 26.10.2023 tarihli dilekçesiyle tensibin 16 numaralı kararı kapsamında talebinin özel denetçi tayinine ilişkin olduğunu belirttiği ve tefrik edilerek bu esasa kaydedilen talebi incelendiğinde;
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
İhtarnameler ve noter kayıtları, ticaret sicil kayıtları, incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
TTK m. 635 hükmü gereğince özel denetçi hükümleri anonim şirketlerde olduğu gibi limited şirketlerde de bu madde atfı gereğince uygulanacaktır. Maddede “ (1) 397 nci maddenin beşinci ve altıncı fıkraları dışında kalan, Anonim şirketin denetçiye (…) (1) denetime ve özel denetime ilişkin hükümleri limited şirkete de uygulanır. (1)(2)” hükmü yer almaktadır.
Davacının özel denetçi atanması talebi incelendiğinde; davacılar şirket ortağı olup, yönetici olmayan ortakların TTK m. 438 ve devamına göre özel denetçi atanması talep hakkı bulunmaktadır. Zira her pay sahibinin haklarını kullanabilmesi için gerekli olduğu takdirde bilgi alma ve inceleme hakkı bulunmaktadır. TTK m. 437 ye göre şirket ortağı pay sahibinin finansal tabloları ve diğer defter ve kayıtları incelemeyi isteme hakkına sahiptir. Yine pay sahibinin Genel Kurulda yönetim kurulundan şirketin işleri, denetçilerden denetim yapılma şekli ve sonuçları hakkında talepte bulunma hakkı vardır. Şirketin istenilen bilgilerden şirket sırlarını açıklanacağı ve menfaatlerin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile bu talebin red edilebileceği, incelemenin uzman vasıtası ile yapılabileceği, bilgi alma ve inceleme istemlerinin cevapsız bırakılması halinde Asliye Ticaret Mahkemesine başvurulabileceği ve mahkemenin vereceği kararın kesin olacağı belirtilmiştir.
Somut olayda; davacı taraf TTK m. 437'ye göre bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmaksızın, TTK m. 438'e göre özel denetçi atanmasını talep etmektedir. Oysa yasanın bu hükmünde "...Bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa..." hükmü yer almaktadır. Buna göre davacının öncelikle Yönetim Kurulu üyesi olmadığı takdirde bilgi alma ve inceleme hakkını kullanması gerekmektedir. Bu hak kullanılmadan özel denetçi atanmasını istemek, mümkün değildir. Somut olayda da davacılar bilgi alma ve inceleme hakkını gereklerinin yerine getirilmesi talep ettiği konuların yönetim kurulu ve genel kurulundan istemesi, genel kurulun bu talebi red etmesi halinde öncelikle TTK m. 437'e göre süresi içerisinde (TTK m. 437/5) şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine başvurması, mahkemenin verdiği inceleme yetkisi kapsamında talep konusu olan bilanço, gelir gider tabloları, usulsüz işlem yapıldığı gibi iddialarını ve defterlerin doğru şekilde tutulup tutulmadığı konularında talepte bulunma hakkı vardır. Ancak bu talebinin kabul edilmemesi veya yapılan tespit yeterli olmaması hallerinde özel denetçi isteme hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle talebin henüz bilgi edinme aşaması tamamlanmamış olduğundan reddi gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacıların şirkete özel denetçi atanması talebinin şartları gerçekleşmediğinden reddine,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT m.13/2 göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekili yararına davalılara verilmesine,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, özel denetçi atanması yönünden kesin, tedbir taleplerinin reddi yönünden ise istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2023
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49