SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/863 E. 2023/1030 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/863

Karar No

2023/1030

Karar Tarihi

13 Aralık 2023

T.C.

İZMİR

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/863 Esas

KARAR NO : 2023/1030

DAVA : Ortaklık payından kaynaklanan kar payının tahsili

DAVA TARİHİ : 06.10.2023

KARAR TARİHİ : 13.12.2023

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı ... vekili 06.10.2023 harç tarihli ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesiyle; müvekkili ...’nın davalı ... İhr. Teks. İnş. Tur. San ve Tic. Ltd. Şti'nde 460 paya sahip olduğunu, davalı şirketin sicilde 3 ortaklı görüldüğünü, ancak müvekkilinin erkek kardeşi ...’nun şirkete gizli ortak olduğunu ve şirketin 4 ortaktan oluştuğunu, şirket ana sözleşmesindeki 01.10.2018 tarihindeki tadil ile ortaklardan ...’in 460 payının müvekkiline devredildiğini, müvekkilinin şirketin toplam 2000 payın 920 payına sahip olarak en yüksek paylı ortak haline geldiğini, şirket ortaklarından davalı ...’ın 460 pay, aynı zamanda müdür sıfatıyla ortak olan davalı ...’ün ise 620 pay sahibi olduğunu, müvekkilinin her yıl şirketin gelir giderleri, kar payları akıbeti ve işleyişinin ne şekilde ilerlediği ile ilgili bir araya gelerek bilgi edinmek istemesine rağmen hiçbir şekilde toplantı yapılmadığını, şirketin yapmış olduğu büyük meblağlı satışların duyulmasıyla müvekkili tarafından 18.05.2022 tarihinde Samsun ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek inceleme ve bilgi edinme hakkı kapsamında inceleme talebinde bulunduğunu, ancak inceleme için çok evrak olmasına rağmen süre verilmediğini, TTK m. 614 gereğince incelemenin haksız yere engellendiğini, vekil tarafından yapılan kısıtlı inceleme sonrasında mali usulsüzler tespit ettiklerini, yapılan satışların gayri resmi bir defterde ve bilgisayarda gizlendiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin ortaklık kar payı dağılımı yapılırken hiçbir şekilde kâr payı alamadığını, sözlü olarak yapılan görüşmelerde Şirket ortaklarının kâr etmediklerini bildirdiklerini, şirketin kuruluşu olan 14.11.2014 tarihinden itibaren hiçbir şekilde kar ödemesi yapılmadığını, limited şirketlerde ortağın kâr payı alacağının ortaklar kurulunun kâr dağıtma kararıyla muacceliyet kazanacağını, kâr payının dağıtılması konusunda şirketin yılın son gününde muaccel hale geldiğini, şirket ana sözleşmesinin aksine bir hüküm yoksa, şirket ortaklar kurulu TTK'nın bu konudaki düzenlemeleri ile bağlı olduğunu, tahakkuk eden kazanç üzerinde dilediği gibi tasarruf yetkisine sahip olmadığını, ortaklar kurulunun bilançoya göre ortaya çıkan kazancı dağıtmaktan keyfi bir şekilde kaçınamayacağını, TTK hükümlerine aykırı olan kararların iptal ettirilebileceği gibi şirketçe kâr dağıtmama konusunda haklı bir nedene dayanmayan direnme halinde ortaklar, kazancın kanun hükümleri gereğince tespiti ve dağıtılmasını da talep ve dava edebileceklerini, davalı şirketin TTK hükümlerini ve şirket ana sözleşmesini hiçe sayarak müvekkilinin paylarına karşılık gelen kar paylarını dağıtmadığını, müdür sıfatıyla hareket eden davalı ...’ün görevini özensiz ve ortaklığa zarar verecek şekilde ifa ettiğinden müdürlükten azlini ve ... ile birlikte hareket eden davalı ...’ın da ortaklıktan çıkarılmasını istediklerini, resmi mali kayıtlar dışında bilgisayar ve "yeşil defter" içerisinde gerçek meblağların yazılı olduğu ürün satış bedellerinin bulunmadığını, 14.09.2022 tarihinde müvekkilinin şirkete ziyarete gittiğini ve müdür ...’ün yeşil defteri alıp şirket kapısını kilitleyip müvekkiline hakaret ederek, tehdit ederek şirketten uzaklaştığını, şirket müdürü ...’ün görevde bulunduğu süreçte genel kurulu toplantıya çağırmadığını, şirketi özensiz yönettiğini, 2014 – 2015 – 2016 - 2017 yılındaki genel kurul toplantılarının aynı günde yapılmış gibi gösterildiğini, davaya konu genel kurul kararlarında müvekkilinin imzasının yer aldığını, genel kurul toplatı tutanaklarının oy birliği ile alındığı ifadelerine yer verildiğini, ancak kararlar altındaki müvekkiline ait imzaların noterde acele şekilde okutulmadan devir işlemlerine ilişkin olduğu söylenerek tutanaklara imza atıldığını, buna ilişkin İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyada dava açıldığını, bu davanın celbini istediklerini, 2014 - 2015-2016 - 2017 tarihlerine ilişkin genel kurul toplantı tutanaklarının ... ve ... tarafından hazırlanıp düzenlendiğini, müvekkiline tüm tutanakları tek seferde ve noterde ...'in ortaklık payının devrine ilişkin belgeler olduğu söylenerek acele biçimde imzalattırıldığını, toplantıların çağrısız bir şekilde telekonferans yöntemiyle yapıldığının söylendiğini, TTK m. 369 uyarınca şirket müdürünün, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğünün bulunduğunu, ancak şirket müdürü ... yönetimi döneminde şirkette müvekkili aleyhine genel kurul toplantı kararlarının toplantısız biçimde alındığını, şirket yönetiminde söz sahibi olmayan kişilerin (...) imzasıyla genel kurul karar defteri ve tutanakların imzalandığını, 21 Haziran 2022 tarihinde yapılan incelemede şirketin adres değişikliğine ilişkin karar tutanağında ... isminin imzasının görüldüğünü suret alınmak istediğini, suret almalarına izin verildiğini, incelemelerin yapıldığı 2. günde yapılan incelemelerde genel kurul karar defterinde ilgili sayfanın yırtıldığının görüldüğünü, şirket ortağı ve müdürü ...'ün TTK m. 161 doğrultusunda idari hak ve vazifesiyle yönetim hakkınının kaldırarak şirkete kayyım atanmasını talep ettiklerini, ... ve ...’ın huzur hakkı adı altında usulsüz şekilde düzenli olarak şirket hesabından kendi hesaplarına açıklamasız para transferleri yaptıklarını, şirketle hiçbir bağlantısı olmayan ...( ...'ın eşi) hesabına düzenli olarak para yatırıldığını, yapılan bu işlemler nedeniyle müvekkilinin ve şirketin maddi zarara uğradığını, TTK m. 543 ve m. 161’e göre davalılardan ...'ün öncelikle tedbiren imza yetkisinin durdurulmasını talep ettiklerini, müvekkili ...’nın yasal düzenlemelere uygun şekilde toplantıya çağrılması için 11.05.2023 tarihli toplantıya çağrı ihtarnamesi gönderdiklerini, şirketçe 06.07.2023 tarihinde genel kurul toplantısı yapılacağının bildirildiğini, 23.06.2023 tarihli gündeme ilişkin ihtarname gönderdiklerini, “kârın kullanım şeklinin, dağıtılacak kâr ve kazanç payları oranlarının belirlenmesi” ve “müdür atanması” maddelerinin gündeme eklenmesini talep ettiklerini, görüşülmesi talep edilen hususların çoğunluğunun toplantıda görüşülmediğini, taleplerinin gerekçesiz şekilde reddedildiğini, 06.07.2023 tarihli genel kurulun 4. ve 9. maddelerinin müvekkilinin karşı oyuna rağmen oy çokluğu ile kabul edildiğini, müvekkilinin toplantıda, şirketçe sunulan bilanço ve kar-zarar durumunun gerçeği yansıtmadığını beyan ettiğini, şirketin mali kayıtlarının bağımsız denetçi eliyle incelenmesi hususunda karar verilmesini istediğini, müvekkilinin taleplerinin diğer ortaklar tarafından yerinde görülmeyerek kabul edilmediğini, 06.07.2023 tarihli genel kurulda alınan mali kararların iptali ile TTK m. 391/1 uyarınca ... İhr. Teks. İnş. Tur. San ve Tic. Ltd. Şti'ye öncelikle teminatsız olarak, mahkemece uygun görülmediği takdirde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir konularak eldeki davanın sonuçlanmasına dek devredilmesinin önlenmesini talep ettiklerini, arabuluculuğa başvurmadıklarını belirterek TTK m. 644, TTK m. 395 ve TTK m. 509 gereğince davanın kabulüne, şirkete ait her türlü mali kayıt ve defterin incelenmesi için

bağımsız denetçi atanarak talepleri hususunda rapor hazırlanmasına,

müvekkilinin ortaklık payından kaynaklanan ve adına tahakkuk eden kâr payının fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL’nin tahakkuk tarihinden itibaren başlamak üzere reeskont faizi ile birlikte tazminine,

davalı şirkete kayyım atanmasına,

06.07.2023 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline, ... İhr. Teks. İnş. Tur. San ve Tic. Ltd. Şti'ye öncelikle teminatsız olarak, uygun görülmediği takdirde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir konularak dava sonuçlanıncaya kadar devredilmesinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce 09.10.2023 tarihli tensip tutanağının 16. Maddesi ile davacının dava dilekçesinde bağımsız denetim kurumu tespit talebini açıklaması ile özel denetçi / bağımsız denetçi talebinin hangisi olduğunu açıklaması için bir haftalık kesin süre verilmiş ve tensibin 17. Maddesi ile de “Dosyanın davacının taleplerinin nitelikleri, istinafa tabi olup olmamaları, ayrı delil toplanma ve yargılama aşamaları bulunması nedeniyle üç ayrı dosyaya ayrılarak,

  • Asıl Dosya üzerinden davanın bağımsız denetçi / Özel Denetçi olup olmadığının belirlenmesinden sonra ayrı bir esasa kaydına,

  • Bu dosyada ikinci talep olan ortaklık payından kaynaklanan kar payının dağıtılmaması nedeniyle şimdilik 10.000 TL reskont faizi ile birlikte tahsili için ayrı bir esasa kaydına, tedbir taleplerinin bu dosya içerisinde değerlendirilmesine,

-Üçüncü olarak talebi olan 06.07.2023 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline taleplerinin ayrı bir esasa kaydına ve hangi maddelerinin iptalini istediğini açıklamasına, (HMK m. 194 ve HMK m. 119/1-ğ ve HMK m. 119/2) aksi halde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına,

-Davacı tarafa her üç dosya için ayrı ayrı harç yatırarak, tefrik işlemi yapması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, bu işlemin bu sürenin tensip tutanağının tebliğinden itibaren başlamasına, (ihtarat yapılmasına,) ve 18. Maddesi “Davacılar vekiline İhtiyati Tedbire konu olan kayyum atanması talebinin ve şirkete teminatsız veya uygun bir teminat karşılığı mal varlığının hisse devirlerinin engellenmesi taleplerinin hangi dosya üzerinde değerlendirilmesini istediğinin bildirilmesine, bu tarihten itibaren ihtiyati tedbir taleplerinin ayrıca değerlendirilmesine,” gereği işlem yapılarak davacı vekilinin taleplerine ilişkin dava dosyası tefrik edilerek “06.07.2023 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali” talebi yönünden ... Esas sayılı, davacının bağımsız denetim / özel denetim talebi ... Esas sayılı dosya üzerinden, ortaklık payından kaynaklanan kar payının dağıtılmaması nedeniyle 10.000 TL reskont faizi ile birlikte tahsili” talebi yönünden ise; derdest olan ... Esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir.

Davacı vekili ... Esas sayılı dosyaya gönderdiği 06.11.2023 tarihli dilekçesiyle; tensibin 3 ve 6. Maddesindeki delillerini ibraz ettiklerini, tensibin 17. Maddesinde yer alan ortaklık payından kaynaklanan kar payının dağıtılmaması nedeniyle şimdilik 10.000 TL reeskont faizi ile birlikte tahsili ile ilgili davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydına karar verildiğini, bu konuda harç yatırmaları için kendilerine 2 haftalık süre verildiğini, ancak dava şartı arabuluculuk görüşmeleri için kendilerine süre verilmesini istediklerini, mahkemenin bu konuda karar vermediğini, kar payından kaynaklanan davanın tefrik işlemini şimdilik yapmayacaklarını, şimdilik arabulucuk sürecine devam edeceklerini belirtmiş, özel denetçi atanmasına ilişkin davanın ... Esas sayılı dava üzerinden devam ettiğini, tedbir taleplerinin özellikle kayyum atanması ve şirkete özellikle teminatsız veya teminat karşılığında hisse devirlerinin engellenmesi taleplerinin ... Esas sayılı dosya üzerinden devam etmesini istediğini belirtmiştir.

Mahkememizce davacının bu talebi kapsamında kayyum atanması ve hisse devrinin engellenmesi yönünden ... Esas sayılı dosya üzerinden karar verilmiştir.

Davalılar vekilinin 17.11.2023 tarihli cevap dilekçesinde; davacının ... Esas sayılı dosyada özel denetçi atanması, ortaklık payından kaynaklanan kar payının tahsili ve genel kurul kararı taleplerinin tek bir dava ile ileri sürdüğünü, özel denetçi atanması ile ortaklık payından kaynaklanan kar payının tahsili ve genel kurul kararı taleplerinin tefrik edilerek ayrı esaslara kaydedildiğini, huzurdaki davanın ise ortaklık payından kaynaklanan kar payına ilişkin olduğunu, davanın ortaklık payından kaynaklanan kar payı tahsili talepli olup, zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu, arabuluculuğun dava şartı olup, dava açıldıktan sonra tamamlanamadığını, TTK m. 5/A ve 6325 sayılı Kanun m. 18/A-2 gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, 02.11.2023 tarihli tefrik kararı gereğince davacı tarafa harç ve avansları tamamlaması için iki haftalık kesin süre verildiği, bu kararın 13.11.2023 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, davacının 06.11.2023 tarihli dilekçe ile alacak istemlerine ilişkin ayrılan davanın harcı yatırılmayarak açılmamış sayılmasını istediğini, Harçlar Kanunu m. 27/1 ve m. 30 gereğince davanın işlemden kaldırılmasını ve açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin üç ortaktan oluştuğunu, üç ortak dışında davacının erkek kardeşi olan İsmail Baloğlunun gizli ortak olduğu iddialarının kabul edilemeyeceğini, davacının yıllardır kar payı almadığını ileri sürdüğünü, pay sahibine ödenecek kar payının şirketin bir yıllık dönemindeki faaliyetler sonucunda kazanç ve zarar miktarlarına uluşmak için hazırlanan ve usulüne uygun olarak düzenlenen yıllık bilançonun esas alındığını, kar payına esas olacak net dönem karına ulaşabilmek için öncelikle eski yıl zararlarının karşılanması gerektiğini, geçmiş yıl zararları varken kar payı dağıtılamayacağını, bu yasağın sermayenin korunması ilkesi ile bağlantısı oludğunu, Denizli ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına kayden ... Bankası tarafından müvekkili şirketi aleyhine takip başlatıldığını ve borcun devam ettiğini, kar payı dağıtılmamasında hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının 2022 ve geçmiş yıl karlarının şirketin öz kaynaklarında bekletilmesi yönünde oy verdiğini, davacının şirkete katılma amacının da istediği ürünü ucuza tedarik etmek olduğunu, şirketin davacıya ve oğlu - ...’e büyük oranda iskonto uyguladığını, bunların şirkete borçlarının olduğunu, buna ilişkin muavin defterlerini mahkemeye sunduklarını belirterek davanın usulden, olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Aynı zamanda davacı tarafa verilen süre ve yapılan ihtarat gereğince eksik harcı tamamlaması için kesin süre verilmiş ve 13.11.2023 tarihinde yapılan tebliğ üzerine davacı vekili 23.11.2023 tarihinde gerekli harçları ve gider ve delil avansını da yatırmıştır. Davalı vekilinin 17.11.2023 tarihli dilekçesinde yer aldığı üzere davacıya verilen süre içerisinde önce yatırmayacağını beyan ettiği harçları ve delil ve gider avanslarını daha sonradan yatırdığı tespit edilmiştir.

Davacı vekili 23.11.2023 tarihli beyan dilekçesinde; tefrik ara kararı gereği gerekli harç ve gider avansını yatırdıklarını, birbirleriyle bağlantılı dava konusu taleplerin bir kısmının bir miktar para alacağına, bir kısmının miktara tabi olmaması halinde yani objektif dava birleşmesi söz konusu olduğunda davaların bir bütün olarak değerlendirilerek arabuluculuğa tabi olmaksızın çözüme kavuşturulması gerektiği yönünde Yargıtay ... HD’nin kararı bulunduğundan dava açılırken arabuluculuğa başvurmadıklarını, dosya tefriki ile 10.000,00 TL kar payının dağıtımına ilişkin talep konusunda arabuluculuğa 24.10.2023 tarihinde başvurduklarını ve 26.10.2023 tarihli dilekçe ile başvuru hakkında beyan dilekçesi sunduklarını, arabulucuya son gün olarak 06.11.2023 tarihini bildirdiklerini ancak toplantı yapılamadığını, toplantının davalılar vekilinin ertelemesi ile 17.11.2023 tarihinde yapılarak sonuçlandığını beyan ederek arabuluculuk tutanağını dosyaya ibraz etmiştir.

Davalılar vekili 05.12.2023 tarihli beyan dilekçesinde; davacı vekilinin 23.11.2023 tarihli dilekçesiyle arabuluculuk son tutanağını mahkemeye sunduğunu, arabuluculuk sürecinin kanunla belirlendiğini ve usulünce yerine getirildiğini, arabuluculuk toplantısının yapılacağı günün belirlenmesinde etkili olmadıklarını, toplantı gününü arabulucunun belirlediğini, süreç içerisinde iletilen bilgilere hızlı şekilde dönüş sağlayarak toplantıya katıldıklarını, ayrı ayrı dava açılması gerekirken arabuluculuk dava şartını yerine getirmemek adına davacı tarafın davaları birlikte açtığını, arabuluculuk dava şartının dava açıldıktan sonra tamamlanamayacağını, davanın TTK m. 5/a ve 6325 sayılı Kanun 18/A-2 maddesi gereği dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.

Dava; ortaklık payından kaynaklanan kar payının tahsiline ilişkindir.

Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.

İhtarnameler ve noter kayıtları, ticaret sicil kayıtları, Denizli ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Dosyası incelenmiş ve değerlendirilmiştir.

Denizli ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... Bankası AŞ'nin takip borçlusu ... İhr. Teks. İnş. Trzm San. Ve Tic. Ltd Şti aleyhine toplam 248.711,81 TL alacak üzerinden 28.06.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, borçluya ödeme emrinin 05.08.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 11.08.2022 tarihinde yetkiye, takibe, borca, ferilerine, faiz miktarına ve oranına itiraz ettiği, borçlunun 15.08.2022 tarihli kararla yetki itirazının kabulüne, 19.08.2022 tarihli kararla dosyanın yetkisizlikle kapatılmasına, dosyanın İzmir İcra Müdürlüklerine gönderilmesine karar verildiği belirlenmiştir.

Hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A hükmü uyarınca, dava şartı arabuluculuk hükümleri düzenlenmiştir.

TTK md 5/A hükmüne 06/12/2018 tarihli 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile eklenen hükme göre, TTK 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması şartı getirilmiştir.

HMK m. 114 ile dava şartları belirtilmiş ayrıca HMK m. 114/2 uyarınca da diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. TTK m. 5/A hükmünün bu hüküm uyarınca dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. HMK m. 115 uyarınca dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması yükümlülüğünün olduğu ve tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilecekleri düzenlenmiş ayrıca mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. davacı tarafça dava açılırken kendi açısından gerekçelendirdiği ayrı yargılama sistemine sahip üç ayrı davayı birleştirerek (özel denetçi atanması, genel kurul kararının iptali ve kar payı ödenmesi) davasını birlikte açtığı ve bu davaların kimisinin kesin, kimisinin ise istinafa tabi olması ve yargılama sürelerinin farklı olması nedeniyle HMK m. 167 gereği tefriki ile ayrı bir esasa kaydına karar verilerek yargılama yapılmıştır.

Mahkememizin ... Esas sayılı dosya üzerinden devam eden ortaklıktan doğan kar payının tahsiline ilişkin davanın da ayrı bir dava olarak açılması halinde bu dava için arabuluculuğa başvurması şarttır.

Davacının dilekçelerinde belirtmiş olduğu üzere şirket ortaklarının açtığı bazı davaların arabuluculuğa tabi, bazılarının arabuluculuğa tabi olmayan talepler içermesi halinde arabuluculuk dava şartının aranmayacağı belirtilmiş olmakla birlikte, bu tip davaların şirketin feshi ve tasfiyesi ile olmadığı takdirde şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin terditli talepler içeren davalara ilişkin olması nedeniyle bu talebin yerinde olmadığı belirlenmiştir. Yargıtay ... HD’nin kabul ettiği görüşe göre bu tip terditli davalarda her ne kadar ortaklıktan çıkma talebi parasal bir alacağı içermekte ise de; bu davanın birinci kısmını oluşturan haklı sebebin ve şirketin feshi talebinin arabuluculuğa tabi olmayan dava olması ve bu şartların gerçekleşmesi halinde ortaklığın feshi yerine davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi hallerinde arabuluculuk dava şartı aranmayacaktır. Ancak biraz önce açıklandığı üzere bu karar gereğince taleplerin terditli olması halinde bu dava şartı arabuluculuk aranmamaktadır. Somut olayda olduğu üzere ayrı ayrı dava ve talep konusu olan ve terditli açılmayan yargılama usul ve esasları farklı olan bu tip davalarda tefrikine karar verildiği üzere her dava kendi şartlarına tabi olacaktır.

Bu nedenle davacının nasıl ki ortaklık payından kaynaklanan kar payının tahsili için açtığı davada dava şartları içerisinde arabuluculuk dava şartı aranmakta ise, tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilen ve birlikte görülmesi gerekmeyen bu tip davada da dava açıldığı tarih itibariyle arabuluculuk dava şartının gerçekleşmesi gerekmektedir. Maalesef davacı tarafça bu kavramlar karıştırılarak ayrı yargılama konusu olan her üç davayı birlikte / toplu olarak açarak bu dava şartını tamamlamadan dava açtığından gerçekleşmeyen dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

Davanın HUAK mad.18/A-2 hükmü dikkate alınarak dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,

Harçlar Kanunu gereği alınması gereken harç peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına

Yargılama giderlerinin davacının üstünde bırakılmasına,

Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden yürürlükte bulunan AAÜT mad. 7/2 hükmü uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak vekilleri yararına davalılara ödenmesine,

Dava şartı olup dava açıldıktan sonra başvurusu yapılan arabuluculuk görüşmesinde arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL'nin davada haksız çıkan davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2023

Başkan ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Katip ...

e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

reddinepayındantahsiliOrtaklıkkaynaklanankarpayınınizmirhükümusulden

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim