İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/307 E. 2024/73 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2016/307
2024/73
1 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/307 Esas
KARAR NO : 2024/73
DAVA : Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ : 15/03/2016
KARAR TARİHİ : 01/02/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın, davalı şirketin %51 ortağı olduğu, şirketin %59 hissesinin ise davacı tarafın eski eşi...'a ait olduğu, davacı tarafın aynı zamanda şirketin müdürü de olduğu ve uzman hekim olarak şirkette çalıştığını, diğer ortak...'ın ortaklığının ise sadece davacı tarafın eşi olması sebebi ile olup, kağıt üzerinde bir ortaklık olduğunu, davacı taraf ile eşi arasında anlaşmazlıklar çıkınca İzmir... Aile Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile boşandıklarını, tarafların ortağı olduğu şirketin yönetiminin İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile atanan kayyım ...'da olduğunu, davacı taraf ve eşinin ortağı olduğu ...ve... Özel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri San. Tic. LTD. ŞTİ.'nin tek mal varlığı olan Çalışma İzin Belgesi'nin (Sağlık İşletme Ruhsatı) ortaklar arasında ihtilaf olması ve şirketin pasif durumda bulunması sebebi ile geçerliliğini yitirme tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, bunun üzerine ortaklarca sorunun çözümü için görüşmeler yapıldığını ve davacı tarafından 02/10/2015 tarihinde İzmir ... Noterliği'nin... yevmiye numarasını kayıtlı ihtarnamesi ile diğer ortak...'a hitaben ruhsatın "İ...'ın hesabına 100.000,00 TL ödenmesi ve kendisinin bu bedelden hiçbir hak talep etmemesi karşılığında şirketi davalı ...ve... Özel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri San. Tic. LTD. ŞTİ.'ye devri" veya "teminatı olan ve 200.000,00 TL'den daha yüksek bir bedel ile üçüncü kişilere devrine" onay verdiğini bildirdiği, taraflar arasında görüşmeler yapıldığı ve kayyımdan davacı tarafa bir devretme teklifi geldiğini, davalı tarafın kayyımın bulunduğu dava dışı ... Tıp Merkezi ... Özel Sağlık LTD. ŞTİ.'nin ruhsatının devralma niyetinde olduğunun belirtildiğini, davacı tarafından dava dışı ... Tıp Merkezi ... Özel Sağlık LTD. ŞTİ.'nin araştırıldığı ve piyasada böyle bir merkezin olmadığının tespit edildiği, ancak kayyım ve diğer ortak...'ın ısrarcı tutumu sebebiyle 250.000,00 TL karşılığında Çalışma İzin Belgesinin devrine şartlı bir şekilde onay verildiğini, bu sözleşmeye göre dava dışı ... Tıp Merkezi ... Özel Sağlık LTD. ŞTİ.'nin açık bir şekilde en geç 14/11/2015 tarihine kadar ön izin alacağını taahhüt ettiği, davacı tarafın, davalı şirkete ait ruhsatın geçersiz hale gelmemesi için ihtarnamede belirttiği koşullarda ruhsatı kendisinin de alabileceğini belirttiği ve dava dışı ... Tıp Merkezi ... Özel Sağlık LTD. ŞTİ.'nin 14/11/2015 tarihine kadar Ön İzin alamaz ise kendisinin Ön İzin almak koşulu ile ruhsatı devralacağı konusunda şerh düştüğü ve düştüğü bu şerhin kayyım dahil tüm taraflarca imzalandığını, ancak sağlık mevzuatına göre pasif durumda olan bir ruhsatın devri mümkün olmadığından, ruhsatın önce çalışır hale getirilmesi ve sonrasında devrinin mümkün olacağını, protokolün imzalanmasının ardından hem dava dışı ... Tıp Merkezi ... Özel Sağlık LTD. ŞTİ.'nin hem de davacı tarafın gerekli işlemlere başladığını, 20/10/2015 tarihinde şirket kararı alındığı ve akabinde davalı kayyımın, davacı tarafa Sağlık Müdürlüğü'nde işlemleri takip edebilmesi için vekaletname verdiğini, davacı tarafın ruhsatın aktifleştirilmesi için 15/11/2015 başlangıç kira sözleşmesi imzaladığını, dava dışı ...Tıp Merkezi ... Özel Sağlık LTD. ŞTİ.'nin de işlemleri takip ettiğini, fakat 14/11/2015 tarihi itibari ile sözleşmeye uygun bir şekilde ön izin belgesi alamadığını, davacı tarafın ise 17/11/2015 tarihinde Sağlık Bakanlığı'ndan Ön İzin Belgesi'ni aldığını, taraflar arasında yapılan ve kayyımın da onayladığı sözleşme uyarınca şirketin ruhsatının aktifleştirilmesi için hem dava dışı ... Tıp Merkezi ... Özel Sağlık LTD. ŞTİ.'nin hem de davacı tarafın gerekli işlemleri yapacaklarını, 14/11/2015 tarihine kadar dava dışı ... Tıp Merkezi ... Özel Sağlık LTD. ŞTİ.'nin başarması durumunda ruhsatın dava dışı ... Tıp Merkezi ... Özel Sağlık LTD. ŞTİ.'ye devredileceğini, dava dışı ... Tıp Merkezi ... Özel Sağlık LTD. ŞTİ.'nin firmasının ön izni alamadığını, davacı tarafın ise aldığını, artık taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre ruhsatın sözleşmedeki şartlar doğrultusunda davacı tarafın takip ettiği yoldan ilerleyip davacı şirkete devrinin gerektiğini, oysa ki davalı şirketin bu yöndeki talepleri görmezlikten gelmekte olduğunu ve davacı tarafın aldığı ön izinin iptali için girişimlerde bulunduğunu, davacı tarafın aldığı ön izin belgesi uyarınca şirketin ruhsatının aktif hale getirilmesi ve ardından davacı şirkete devri için dava açmış olduklarını, açıklanan tüm nedenlerle İhtiyati Tedbir kararı verilerek kesin karar verilinceye kadar, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı'na yazı yazılarak davalı şirkete verilen ön izin belgesinin iptali için yapılabilecek başvuruların durdurulması ve dava sonuna kadar davalı şirkete ait Çalışma Uygunluk Belgesinin (ruhsat) üçüncü kişilere devrinin engellenmesini, taraflar arasındaki muarazanın giderilerek imzalanan protokol hükümlerine uygun olarak davacı ...'un ruhsatının aktifleştirilmesi işlemlerine izin verilmesini ve neticesinde Çalışma Uygunluk Belgesinin davacı şirkete devredilmesine karar verilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... ve... Özel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri San. Tic. LTD. ŞTİ. dilekçesinde özetle; Davalı şirkete Tebligat Kanunu 35. maddesi uyarınca tebligat yapıldığı, buna rağmen davaya karşı cevap dilekçesi verilmemiş ve herhangi bir delil ibraz edilmemiş olduğu görüldü.
Davalı ... Tıp Merkezi Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde davacı olarak ...Özel Sağlık Eğitim İnş. Tur. Bi. San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı bir şirketin de yer aldığını fakat 25/03/2016 tarihli tensip zaptında bu şirkete davacı olarak yer verilmediğini, bu yanlışlığın düzeltilmesi gerektiğini, davacı tarafın, davalı şirkete ait Çalışma İzin Belgesini daha önce kendisine ait başka bir şirkete devrettiğini fakat bu devir işleminin İzmir... İdare Mahkemesi'nin... Karar sayılı dosyasında verilen kararı ile iptal edildiğini, dava konusu yapılan ruhsatname devri işleminin şirket kayyımı tarafından onu kayyım olarak atamış bulunan İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden ve mahkemeden alınan onay ve izinlerle gerçekleştirildiğini, davacı tarafın bu mahkemede defalarca kayyımın görevine son verilmesini talep ettiğini, ruhsat devrinin engellemesini talep ettiğini, ancak tüm bu taleplerin reddedildiğini, dava konusu yapılan ruhsatnamenin, 14/11/2013 tarihinde askıya alındığını, askıya alınmış ruhsatname ile ilgili yasal düzenlemelere yer vererek, ruhsatnamenin devrine ilişkin olarak düzenlenen "Protokol" başlıklı 01/10/2015 tarihli sözleşmede "Ruhsatname askıya alınmış olduğundan en geç 14/11/2015 tarihine kadar işler hale getirilmesi gereklidir. Bu tarihe kadar işler hale getirilmemesi halinde ruhsatname yasal anlamda geçersiz kalacaktır." şeklinde bir ifadenin bulunduğunu, dava konusu ruhsatnamenin Manisa... Noterliği 30/09/2016 tarih ve ...Yevmiye Numaralı "İşletme Devri Sözleşmesi" ile devredildiğini, "Protokol" başlıklı 01/10/2015 tarihli sözleşmede, bu sözleşmenin taraflardan biri olan devralan şirketin veya bu şirketin göstereceği 3. kişiye ruhsatnamenin devri konusunda anlaşıldığını ve bahsedilen ruhsatname devrinin sözleşmenin bu hükmüne istinaden yapıldığını, ruhsatın 2016 yılında devrinin gerçekleştirildiğini, bu devrin yapılabilmiş olmasının ruhsatnamenin 14/11/2015 tarihinden önce geçersiz hale dönüşmediğini gösterdiğini, Protokolde alıcı olarak geçen dava dışı ... Tıp Merkezi ... Özel Sağlık LTD. ŞTİ.'ye ait askıdaki ruhsatın iptal edilmesini engellemek amacıyla gerekli başvuruları gerçekleştirdiklerini, bu başvurular sayesinde ruhsatın geçerliliğini koruyarak devredildiğini, 01/10/2015 tarihli "Protokol" başlıklı sözleşmesinin yapılmasının amacının ön izin belgesi sağlamak değil, askıdaki ruhsatın iptalini engelleyerek böylece geçerliliğini koruyarak devrini sağlamak olduğunu ve bu amacın gerçekleştiğini, davacı tarafın almış olduğunu iddia ettiği 17/11/2015 tarihli ön izin belgesinin protokolde yer verilen koşula uygun bir tarihe sahip olmadığını, kayyımın şirketin mal varlığındaki aktif bir değeri korumak, ruhsatın iptal edilmesi riskini minimize etmek amacıyla hem alıcı şirketi, hem de davacı tarafı, ruhsatnameyi geçerli hale getirmek amacıyla "adres taşıma" işlemlerini yapmaya yetkili kıldığını, alıcı şirketin yapmış olduğu taşınma başvurusu kabul edilince davacı tarafa verilen yetkiyi içerir vekaletnameyi iptal ettiğini ve Protokolde geçen şirkete devir işlemlerine devam edildiğini, davacı tarafın dava devam ederken ruhsatnamenin devrolduğunu bildiği halde mahkemeye bu bilgiyi vermediğini, davacı tarafın gerçek bir hak arayışında olmadığını, davacı tarafın ruhsatnameyi devralma teklifini devri yapmaya yetkili şirkete değil, şirketin diğer ortağına teklif ettiğini, ruhsatname 250.000,00 TL+KDV bedelle satılmış olmasına rağmen davacı tarafın, dava dilekçesi ile bedel olarak, 100.000,00 TL teklif ettiğini, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın ruhsatın aktifleştirilmesi için gereken izinlerin verilmesinin bir anlamı olamayacağını, çünkü şu anda ruhsatnamenin zaten aktif olduğunu, davacı tarafın ruhsatnamenin kendi şirketine devrine dair talebinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, çünkü ruhsatnamenin davalı şirket uhdesinde olmadığını, devredilmiş olduğunu ve ayrıca ruhsatnameyi devralma teklifini devri yapmaya yetkili şirkete değil şirketin diğer ortağına ödeme yapmayı teklif etmekte olduğunu, davacı tarafın harcının, ruhsatnamenin gerçek satış bedeli üzerinden yatırılmadığını, ruhsatnamenin maddi değerinin bilirkişi marifetiyle hesaplattırılmasının gerektiğini, davacı şirketin taraf sıfatı olmadığını belirterek savunmasını sunmuş ve 31/01/2019 tarihli dilekçesinin cevap dilekçesi olarak kabul edilmesini, dava dilekçesinde davacı olarak gösterilmiş şirketin, davacı olarak yargılamada yer almasını, icra edilecek ilk duruşmanın ön inceleme duruşması olarak icra edilmesini, deliller kısmında gösterdikleri delillerin toplanmasını, alınmış olan bilirkişi raporuna itirazlarının ve delillerinin dikkate alınarak yeniden bir bilirkişi incelemesinin gerçekleştirilmesini, dava konusu ruhsatnamenin maddi değerinin tespit edilerek bu bedel üzerinden harcın ikmalini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR: İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Karar sayılı dosyası fiziki olarak celp edilmiştir.
İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Karar sayılı dosyası fiziki olarak celp edilmiştir.
Manisa İl Sağlık Müdürlüğü'nden ...ve... Özel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti.'nin ruhsatlandırılan, ... Gastroentoloji Tıp Merkezi'ne ait ilgili bilgileri celp edilmiştir.
Bilirkişi Dr. Öğr. Üyesi ...'dan 19/09/2018 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi Prof. Dr. ...dan 19/11/2021 tarihli bilirkişi ön raporu alınmıştır.
Sağlık Yöneticisi Bilirkişi ..., Bilirkişi Prof. Dr....dan ve SMM Bilirkişi ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden 11/10/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Bilirkişi Prof. Dr....'dan 30/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporu alınmıştır.
-19/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Tespit ve değerlendirmeler neticesinde aşağıdaki sonuçlara varılmıştır:
-Belirtildiği üzere, davalı şirket ile 01/10/2015 tarihli sözleşmeyi akdeden dava dışı ... Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti.'nin 14/11/2015 tarihine kadar davalı şirketin Çalışma Uygunluk Belgesi'nin (ruhsatnamesinin) aktif hale getirilmesini sağlayamaması ve Sağlık Bakanlığı'ndan Ön İzin Belgesi alamaması durumunda, dava dışı şirketin Çalışma Uygunluk Belgesinin kendisine devri konusunda sözleşmeden doğan hakkını kaybedeceği ve onun yerine davacının aynı işlemleri yaparak Ön İzin Belgesi alması şartıyla, davacının davalı şirkete ait Çalışma Uygunluk Belgesinin kendisine devrini davalı şirketten talep etme hakkına sahip olacağı, yani bahsi geçen durumların gerçekleşmesi şartıyla davacının Çalışma Uygunluk Belgesinin kendisine devrini davalı şirketten bir ifa davasıyla talep etme hakkının olacağı kanaatini edinmek mümkün olup, konuyla ilgili nihai takdirin mahkemeye aittir.
-Buna karşılık, dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulan deliller arasında yer alan Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü ve İzmir İl Sağlık Müdürlüğü'ne ait yazıların incelenmesinden, davalı şirkete ait B tipi tıp merkezi için 17/11/2015 tarihinde Ön İzin Belgesi alındığını anlamak mümkün olmakla birlikte, bu yazılarda bahsi geçen Ön İzin Belgesinin aslı ya da sureti dosyada mevcut olmadığı gibi, söz konusu yazıların içeriğinden Ön İzin Belgesinin kim tarafından ya da kimin adına alındığını tespit etmek mümkün olmadığından, bu hususun tespiti yani davalı şirkete ait B tipi tıp merkezi için kim tarafından ve kimin adına Ön izin Belgesi alındığı hususunun Sağlık Bakanlığı'ndan sorulması ve buna göre 01/10/2015 tarihli Protokol uyarınca davacının davalı şirkete ait Çalışma uygunluk Belgesinin kendisine devrini talep hakkını kazanıp kazanmadığı tespit edilmek suretiyle dava konusu uyuşmazlığın çözümüne kovuşturulmasının uygun olacağı sonucuna varılmış olup, konuyla ilgili nihai takdirin mahkemeye ait olduğu kanaatine varılmıştır.
-19/11/2021 tarihli bilirkişi ön raporunda özetle;
15/03/2016 tarihinde açılmış bulunan bu davanın konusu, davalı şirkete ait ruhsatın davacıya devridir. Bu ruhsata ait uygunluk belgesi 31/08/2016 tarihinde alınmış ve ruhsat (içinde olduğu işletmeyle birlikte) dava dışı...Med Tıp Merkezi L.Ş.'ne, davadan sonra 30/09/2016 tarihinde devredilmiştir.
Yani dava tarihi itibariyle davacıya devri istenen ruhsat, davadan sonra üçüncü kişiye intikal ettirilmiştir.
Bu durumda uygulanması gereken HMK. 125/I hükmüne göre:
MADDE 125- (1) Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
a)İsterse, devreden taraflara olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
b)İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.
Davanın konusu, ruhsatın davacıya devri olduğuna ve dava açıldıktan sonra ruhsat davalı tarafından davadışı üçüncü kişiye devredildiğine göre, HMK.'nın 125. Hükmü uygulanarak, buna göre işlem yapılması gerekir. Dosya mündericatında yapılan inceleme sonucu mahkemece bu HMK.'nın 125. maddesi uyarınca davacıya seçimini bildirmesi konusunda bir ihtarda bulunmadığı görülmüştür.
Yargıtay'ın da dava konusunun devri konusundaki;
"Bilindiği üzere; dava açıldıktan sonra dava sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur. Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 125. Maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usuli işlemler düzenlenmiştir .Söz konusu maddede, "dava konusunun devri" kenar başlığı altında; "Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
a)İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olurlar.
b)İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür." şeklinde düzenleme getirilmiştir.
O halde, kendiliğinden (resen) gözetilmesi zorunlu bulunan anılan yasal düzenlemeler gözetilmek suretiyle, mahkemece davacı tarafa seçimlik hakkının hatırlatılması, bu yöndeki usuli eksikliğin giderilmesi ve sonucuna göre işlem yapılarak ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. (Yargıtay 1.HD 1. Hukuk Dairesi 2019/4470 E., 2021/3696 K. 01/07/2021) şeklindeki kararı ve yine aynı yöndeki Yargıtay kararı dikkate alındığında davacının iddia ve talepleri ile davalının savunmalarının tarafımıza verilen görev doğrultusunda incelenmesinden evvel, davacının davaya nasıl devam edeceği hususunun açığa kavuşturulması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacının davalıdan taleplerinin ve davalının savunmalarının, dosyadaki tüm belge ve deliller de dikkate alınarak değerlendirilmesinde yanlış bir kanaate ulaşmamak açısından öncelikle HMK.'nın 125. Maddesinin uygulanması önem arz etmektedir. Bu nedenle mahkemece bu eksikliğin giderilmesinden sonra dosyanın tarafımıza iletilmesi ile rapor düzenleyebileceğimizi bildiririz.
-11/10/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
-İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi Kayyum ...'ın 02/10/2015 tarihli Kayyum görev ve yetki belirlenmesi talepli dilekçesine istinaden 08/10/2015 tarihli kararında mahkemece yönetici kayyum olarak atandığı ve ... ve... Özel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri adına şirketin lehine ve yararına olabilecek tüm işlemleri yapabilme yetkisi bulunduğuna hükmetmiştir. Bu çerçevede ön izin, ruhsat ve devir işlemlerinin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Yine ön izin ve ruhsatlandırma işleminin Sağlık Bakanlığı ve izmir İl Sağlık Müdürlüğü'nce yasal mevzuata uygun yapıldığı,
-Sözleşme gereği davacının ruhsatın kendi adına devrini ... L.Ş.'den talebe yetkili olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu,
-Fakat yeni davalı ... L.Ş.'nin kötüniyetli olarak kabul etmesinin mevcut delil durumuna göre değerlendirilmesinin mümkün görülmemekle birlikte, bu konudaki takdirin mahkemeye ait olduğu kanaatine varılmıştır.
-30/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;
Ön Raporda belirtildiği gibi bu davanın konusu, yani davacının talebi, 01/10/2015 tarihli sözleşme gereğince ilk davalı şirkete ait olan işletme ruhsatının, davacıya devrinin gerektiği, bu sebeple de ruhsatın davacıya devrine karar verilmesidir.
Bu davayı davacının kazanabilmesi için ispatı gereken ilk nokta, ilk davalı şirketin, ruhsatı davacıya devretme borcunun bulunduğuna karar verilmesidir. Çünkü davacı taraf, ruhsatın kendisine devrini istediğine göre, bunun bir hukuki dayanağının, gerekçesinin olması ve bunun da geçerli ve bağlayıcı olması gerekir.
Davacı taraf iddiasına göre bu devir borcunun dayanağı 01/10/2015 tarihli protokoldür. Yani davacı taraf, ilk davalının ruhsatı kendisine devretmesinin hukuki dayanağının, 01/10/2015 tarihli sözleşme olduğunu ve edimin anılan sözleşmeden doğan bir borç olduğunu ileri sürmüştür.
Davacı taraf bu amaçla dava açtıktan sonra, davacıya sözleşme gereği devrinin gerektiği ileri sürülen ruhsat yeni davalı ... Tıp Merkezi L.Ş.'ye devredilmiştir.
Mahkemece davacıya verilen süre içinde davacı taraf, HMK. 125 gereğince ruhsatı devralan davalı ... Tıp Merkezi L.Ş.'ye karşı devam ettirmek istediğini bildirmiştir.
Bu sebeple artık bu davada incelenmesi gerekin ikinci bir konu daha ortaya çıkmıştır. O da, ilk davalının sözleşme gereği ruhsatı davacıya devretme borcunun bulunduğuna kanaat getirilse dahi, ruhsatı ilk davalıdan devralan kişiye karşı bu borcun ifası ileri sürülebilir mi?
HMK. 125. Maddesi, dava konusunun dava sırasında devri halinde alacaklıya iki hak vermektedir:
1.Davalıya karşı tazminat davası olarak devam etmek.
2.Davasını, dava konusunu devralan karşı ifa davasına dönüştürmek.
Davacı taraf ikinciyi seçmiştir.
İkincinin seçilmesi nedeniyle, artık ilk davalının bu davada taraf sıfatının kalmadığı açıktır. Bu davalının yeni davalısı artık ... Tıp Merkezi L.Ş.'dir.
Davanı yeni davalısı aleyhine hüküm verilmesi için, ilk davalının, ruhsatı davacıya devretme biçiminde bir sözleşmesel borcunun bulunduğu kabul edilse bile, ayrıca ikinci davalının da kötüniyetli olduğunun iddia ve ispat edilmesi gerekir.
Davacının ilk davalıdan sözleşme gereğince ruhsatın kendine devrini talep yönünde bir alacak hakkı olsa dahi, bu alacak hakkı, sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereğince sadece borçluya karşı ileri sürülebilir. Alacaklı alacağını, borçlusu dışında bir kişiden isteyemez. Bunun istisnası, alacağa konu olan mal varlığı değerinin, alacaklıya zarar vermek amacıyla üçüncü kişiye devredilmesidir.
Yani bu davada davacının akdi bir alacağı olsa bile, bu alacağını, ancak kötüniyetli olduğu, bilerek alacaklı zararına hareket ettiğini iddia ve ispat ettiği üçüncü kişiye karşı ileri sürebilir.
Somut olayda ruhsat, kayyım onayıyla akdedilen 01/10/2015 tarihli sözleşmeye istinaden devredilmiştir. Ayrıca davacı şirketin her iki ortağının da imzası bulunan 06/10/2015 tarihli ortaklar kurulu kararıyla ruhsat, yeni davalı şirkete ait Manisa adresine nakledilmiştir. Bunun üzerine yeni davalı tarafça 30/09/2016 tarihinde işletme devri yoluyla ruhsat bu davalıya intikal etmiş ve bu davalı işletmeyi 09/12/2020 tarihine kadar işletmiştir.
Bunun da dışında ... Tıp Merkezi L.Ş.'nin verdiği cevap dilekçesinden de anlaşıldığı üzere, bu yeni davalı da dava sırasında bu kez 09/12/2020 tarihinde dava konusu işletme ruhsatını dava dışı.... Tıp Merkezi isimli kişiye devretmiştir.
Bu durum da HMK. 125 hükmünün uygulanmasını gerektirir bir nitelik taşımaktadır.
Bu davada, ruhsatın devri borcunun aynen ifası talep edilmiştir. İlk davalının ruhsatı dava sırasında üçüncü kişiye devretmesi ve davacının yeni ruhsat sahibine karşı davaya devam hakkını kullanması üzerine, ikinci bir devrin yapıldığı ortaya çıkmıştır. Bu durumda davacının ya en yeni hak sahibi ... ... Tıp Merkezine karşı aynen ifa talebine başvurması ya da ... Tıp Merkezi L.Ş. aleyhine tazminat davasına dönüştürmesi gerekir.
Fakat her iki ihtimalde de öncelikle ... Tıp Merkezi L.Ş.'nin kötüniyetli, davacıya zarar vermek için hareket ettiğinin kanıtlanmış olması gerekir.
Yukarıda açıklanan veriler karşısında işbu davalının kötüniyetli olup olmadığının takdiri mahkemeye ait olduğu kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE :
Dava; muazarının giderilmesi suretiyle sözleşmenin ifasının sağlanmasına ilişkindir.
Davacı ...'un % 51, Dava dışı... % 49 oranda hissedar olduğu .... Özel Sağlık Hiz. Hiz. Tic. LTD ŞTİ bu davada davalıdır. Davacı ... davalı .... Özel Sağlık Hiz. Hiz. Tic. LTD ŞTİ'nin şirket Müdürüdür.
İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava dışı...'ın açtığı ve eşinin imzasını kötüye kullanması nedeniyle 10/10/2010 tarihli karar ile şirket müdürünün her türlü borçlandırıcı muameler ile mal varlığı azaltımına yönelik işlemlerin tedbiren durdurulmasına, kayyım olarak ...un atanmasına, şirket müdürünün her türlü ve borçlandırıcı muameleler ile mal varlığı azaltımına dönük işlemlerinin, kayyım onayından geçirilmesine karar verildiği görülmüştür.
İzmir... İdare Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile davacı... , davalılar İzmir Valiliği ve Sağlık Bakanlığı olduğu, dava sonucunda "Her ne kadar ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşları hakkında yönetmelik hükümlerine göre devir işlemlerinde ilk bakışta herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamakta ise ve; İzmir.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı esasında açılan davada, 10/10/2010 tarihli karar ile şirket müdürünün her türlü borçlandırıcı muameler ile mal varlığı azaltımına yönelik işlemlerin tedbiren durdurulmasına, kayyım olarak ...un atanmasına, şirket müdürünün her türlü ve borçlandırıcı muameleler ile mal varlığı azaltımına dönük işlemlerinin, kayyım onayından geçirilmesine karar verildiği, ... tarafından yapılan başvuru üzerine çalışma uygunluk belgesini ise 14/11/2011 tarihinde verildiği, bu hale göre mahkeme kararında sonra ve karara aykırı şekilde yapılan devir sözleşmesine dayanılarak tesis edilen çalışma uygunluk belgesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemin iptaline." karar verilmiş olup, Danıştay ... Dairesi'nin ... Karar sayılı ilamı ile verilen ilk derece kararı onanmış ve aynı dairenin 13/04/2016 tarihli kararı ile karar düzeltim talebinin reddine karar verilerek karar 13/04/2016 tarihinde kesinleşmiştir. Bu dava sonucunda Dava konusu şirket ortağı ...'un kendi şirketlerine bağlı şirkete, davalı ... Şirketi'nin uygunluk belgesi ve kayıtlı kadrosuna bağlı şirketin devrine yönelik sözleşme iptal edilmiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ile ...'un Müdürlük Görevinin Azline,...'ın kayyım olarak atanmasına karar verilmiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile kayyım ...'ın azline, ... kayyım olarak atanmasına karar verilmiştir.
İzmir... Noterliği'nin 2/10/2015 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamede keşidecinin ..., muhatabın... olduğu, keşide ihtarname konusunun şirket adına kayıtlı ruhsatın devralınması teklifi olduğu, söz konusu ihtarda "... Özel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri İnşaat San. Ltd. Şti.'ye ait... Gastroentoroloji Dalı Merkezi'ne ait çalışma izin belgesini, masrafı davacı ...'a ait olmak üzere ve ... Özel Sağlık Eğitim İnşaat Ltd. Şti. üzerine almak üzere, ön izin alıp aktifleştirmek üzere devralmak istediğini onay verilmesi, Ayrıca benim Teklifimden daha iyi teminatı olan tekliflere de (200.000 TL 'de daha yüksek) aynı zamanda onay verilmesini de kabul ediyorum..." ihtarı yer almaktadır.
01/10/2015 tarihli protokolde devir sözleşmesi imzalanmış olup, devralan ... Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti., devir eden ... ve... Özel Sağlık LTD. ŞTİ olduğu, devir eden tarafın elinde bulunan 2 doktor kadrolu Dal Merkezi Çalışma uygunluk belgesi, sözleşme şartları doğrultusunda devir konulu olduğu, ilgili protokolde "devir eden tarafın hak sahibi olduğu ve 2 gastroentrolog doktor kadrosu bulunan çalışma uygunluk belgesi bu protokol çerçevesinde devir alan tarafa veya yazılı olarak belirteceği üçüncü kişi gerçek veya tüzel kişiye devredilecektir. Ruhsatname askıya alınmış olduğundan en geç 14/11/2015 tarihine kadar işler hale getirilmesi gereklidir. Bu tarihe kadar işler hale getirilmemesi halinde ruhsatname yasal anlamda geçersiz sayılacaktır...", bu protokolde ortak ... tarafından şerh ile "İş bu sözleşmede belirtilen ruhsat onay işlemlerine ... firması ile birlikte Doktor ... ön izin almak ve ruhsat aktifleştirmek için işlemlerde bulunacaktır. ... firmasının başarması durumunda (Ön izin alması durumunda) devir önceliği ... Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi'ne ait olacaktır. Bu konuda sözleşme imzalandıktan 10 gün sonra eş protokol imzalanmazsa bu sözleşmeye muvafakat vermiyorum şeklinde şerh düşüldüğü ve ilgili protokolün Devir alan ... Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi, Devir eden ... ve... Limited Şirketi adına kayyım ..., ortak... ve Ortak ... tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır.
20/20/2015 tarihli toplantıda uygunluk belgesi ön izin alma hakkında yapılan toplantı sonucu düzenlenen kararda şirket müdürü tarafından ortaklara yetki verildiği anlaşılmaktadır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun Dava konusunun devri başlıklı 125. Maddesinde " Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür." hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu ruhsatın 31/08/2016 tarihinde içinde olduğu işletmesiyle birlikte dava dışı ...Med. Tıp Merkezi Ltd Şti'ne devir edilmesi nedeniyle davacı vekiline HMK 125. Maddesi uyarınca seçimlik hakkı hatırlatılmış olup Davacının dava konusu ruhsatı devir alan, ... Tıp Merkezi LTD.'ye karşı devam ettiği belirtildiğinden ve HMK 125. maddesi uyarınca davanın davacı lehine sonuçlanması durumunda devir eden ve devir alan yargılama giderlerinden birlikte sorumlu olacağından devir eden davalının kaydı Uyaptan silinmemiştir.
Davacı tarafından davanın devralana karşı yöneltilmesi nedeniyle artık ilk davalının bu davada taraf sıfatının kalmamıştır. Bu davalının yeni davalısı artık ... Tıp Merkezi L.Ş.'dir.
Davacı taraf davasını 01/10/2015 tarihli protokole dayandırmıştır. İlgili Protokolün tarafları Devir alan ... Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi, Devir eden ... ve... Limited Şirketi adına kayyım ..., ortak... ve Ortak ...'tur. Davacının sözleşme gereğince ruhsatın devrini talebi sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereğince sadece borçluya karşı ileri sürülebilir. Alacaklı alacağını, borçlusu dışında bir kişiden isteyemez. Bunun istisnası, alacağa konu olan mal varlığı değerinin, alacaklıya zarar vermek amacıyla üçüncü kişiye devredilmesidir. Yani bu davada davacının akdi bir alacağı olsa bile, bu alacağını, ancak kötüniyetli olduğu, bilerek alacaklı zararına hareket ettiğini iddia ve ispat ettiği üçüncü kişiye karşı ileri sürebilir.
Somut olayda; ruhsat, kayyım onayıyla akdedilen 01/10/2015 tarihli sözleşmeye istinaden devredilmiştir. Ayrıca davacı şirketin her iki ortağının da imzası bulunan 06/10/2015 tarihli ortaklar kurulu kararıyla ruhsat, yeni davalı şirkete ait Manisa adresine nakledilmiştir. Bunun üzerine yeni davalı tarafça 30/09/2016 tarihinde işletme devri yoluyla ruhsat bu davalıya intikal etmiş ve bu davalı işletmeyi 09/12/2020 tarihine kadar işletmiştir. Bunun da dışında ... Tıp Merkezi L.Ş.'nin verdiği cevap dilekçesinden de anlaşıldığı üzere, bu yeni davalı da dava sırasında bu kez 09/12/2020 tarihinde dava konusu işletme ruhsatını dava dışı.... Tıp Merkezi isimli kişiye devretmiştir.
Davacı tarafça her ne kadar ... ile ... Tıp Merkezi arasında sicil kayıtlarını getirtilerek organik bağ olup olmadığının tespiti talep edilmiş ise de 01/10/2015 tarihli protokol taraflarının dışında 3. Bir kişi sıfatına sahip olan ... Tıp Merkezi Ltd. Şti'nin kötüniyetli olduğu yani bilerek alacaklı zararına hareket ettiği henüz ispat edilememiştir.
Dosyada bulunan Manisa ... Noterliğinin ...yevmiye numaralı 30/09/2016 tarihli İşletmenin devri sözleşmesinde Kayyım ...'ın tarafından işletmeyi ve işletmeye ait ruhsatın 250.000,00 TL karşılığında davalı ... Tıp Merkezi LTD ŞTi'ne devir edildiği ve bu davalı tarafından da 09/12/2020 tarihine kadar işletildiği görülmüştür.
Davacının bu davanın konusunu oluşturan 01/10/2015 tarihli protokol incelendiğinde davacının da imzası bulunan protokolde Sözleşme Bedelinin 250.000 TL olarak tespit edildiği, dosyada bulunan ve davacı tarafından keşide edilen İzmir... Noterliği'nin 2/10/2015 tarihli... yevmiye numaralı ihtarnamede de sözleşme bedelinin 200.000 TL olarak önerildiği, 200.000 TL den daha yüksek teklif gelmesi durumunda da davacının da devre onay vereceğinin belirtildiği yani işletme ve işletmeye ait ruhsat değerinin 200.000 TL'den fazla olduğu, 250.000 TL olduğu hususunun davacının da kabulünde olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı ... Tıp Merkezi Ltd. Şti'nin işletme ve işletme ruhsatını şirket ortaklarının ve şirket kayyımının belirlediği değer üzerinden satın aldığı, işletme bedelinin davacı tarafından keşide edilen İzmir ... Noterliği'nin 2/10/2015 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamede belirtildiği 200.000 TL'den daha yüksek teklif ile satılması, davalının işletmeyi 30/09/2016 tarihinden 09/12/2020 tarihine kadar işletildiği sabit olup davacı tarafça davalının kötüniyetli olduğu yani bilerek alacaklı zararına hareket ettiği ispat edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili tarafından her ne kadar davacının uğradığı zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmiş ise de davanın Davalı ... Tıp Merkezi LTD. ŞTİ.'ne yöneltilmiş olması, bu davalının kötü niyetinin ispat edilememiş olması karşısında davacının zararının ve zarar miktarının tespitinin davaya katkı sağlamayacağı kanaatiyle bu konuda inceleme yapılmamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davalı ... ve... Özel Sağlık ve Eğitim Hizmetleri San. Tic. LTD. ŞTİ. aleyhine açılan davada (dava konusunun devri nedeniyle HMK. 125. Uyarınca) KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Davalı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesine,
-
Davalı ... TIP MERKEZİ LTD. ŞTİ. aleyhine açılan davanın REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu ret harcından davacı tarafından peşin yatırılan 3.359,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.931,71 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
-
Davacı tarafından yapılan 29,20 TL başvurma harcı, 3.330,11 TL peşin harç, 397,40 TL tebligat ve posta gideri ve 5.550,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.306,71 TL yargılama giderinin Davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı ... TIP MERKEZİ LTD. ŞTİ. Kendini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak bu davalı tarafa verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 01/02/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29