SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/359 E. 2024/612 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/359

Karar No

2024/612

Karar Tarihi

20 Eylül 2024

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/359

KARAR NO : 2024/612

DAVA : Ticari Şirket Genel Kurul Kararının İptali

DAVA TARİHİ : 26/04/2024

KARAR TARİHİ : 20/09/2024

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;

İDDİA ;

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin, dava dışı ... ile birlikte davalı şirketin eşit hisseye sahip ve münferiden temsile yetkili ortakları olduğunu, davalı şirkette 27/03/2024 tarihinde müvekkiline usulüne uygun çağrı yapılmadan olağanüstü genel kurul toplantısının gerçekleştirildiğini, müvekkilinin bu durumu tesadüfen öğrendiğini ve toplantıya katıldığını ancak toplantıda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... sayılı soruşturmasına konu olayların yaşandığını, müvekkili tarafından polis çağrılmak zorunda kalındığını, beyanların tutanaklara olduğu gibi geçirilmediğini, müvekkilinin itirazlarının dikkate alınmadığını, usulsüz ve geçersiz şekilde tutulan tutanak ile müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, müvekkilinin davalı şirket ortaklığından çıkarılması için haklı bir sebebin bulunmadığını aksine davaya konu toplantı öncesinde müvekkili tarafından İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında görülen ortaklıktan çıkma davasının açıldığını; dava dışı ortak ...’ın müvekkilinin halen boşanma aşamasında olduğu...’ın kardeşi olduğunu, müvekkili ile ... arasında Karşıyaka... Aile Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında çekişmeli boşanma davasının devam ettiğini, dava dışı ortak...’ın bu olayla abisinden yana tavır alarak müvekkiline şirketle ilgili hiçbir bilgi ve belge vermediğini, müvekkilinin şirkete adım atmasını dahi istemediğini, dava dışı ortak ve şirket müdürü olan müvekkilinin eşinin birlikte hareket ederek müvekkilinin şirketteki hisselerini bedelsiz devralmayı ve müvekkilini şirketten atmayı istediklerini; müvekkiline uzun zamandır kar payının hiç ya da olması gerektiği kadar ödenmediğini, şirket işleyişi ile ilgili hesap verilmediğini, müvekkilinin defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı konusunda bilgi sahibi olmadığını, finansal tabloların kendisinden gizlendiğini, diğer ortak tarafından davalı şirket nezdinde kişisel ve ailevi menfaatlerin ön planda tutulduğunu, diğer ortak ... tarafından müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında müvekkilinin şirketi temsil yetkisinin kısıtlanması ve yerine kayyım atanması istemiyle dava açıldığını; davaya konu genel kurula usulüne uygun çağrı yapılmadığı gibi müvekkilinin beyanlarının dikkate alınmadığını, muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmediğini, müvekkili tarafından kararlara olumsuz oy verilmesine rağmen müvekkili toplantıya hiç katılmamış gibi bir tutumun sergilendiğini ve “imzadan imtina ettiği” belirtilerek usulsüz tutanak tutulduğunu; ortakların % 50’şer paya sahip olduğu iki ortaklı limited şirketlerde salt genel kurul kararıyla ortaklardan birinin diğer ortağı TTK’nın 640. maddesi çerçevesinde şirketten çıkarma imkanının bulunmadığını, toplantı tutanağında müvekkili aleyhine olan ve haklı sebep olarak öne sürülen tüm iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, davalı şirketin 27/03/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptaline, dava açıldığının ve sonucunun sicil gazetesinde yayınlanmak üzere ticaret sicili müdürlüğüne bildirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

CEVAP ;

Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının kötü niyetli olarak şirketi zarara uğratma niyetiyle kendi menfaatine harcamalar yaptığını, şirkete geldiği günlerde ise izinsizce temsil yetkisini kötüye kullanarak kasadan para çıkışı yaptığını ve etrafına “şirketi batıracağına” ilişkin tehditler savurduğunu, diğer ortak...’ın davacı ile akraba olması sebebiyle davacıya güvendiğini ancak davacının bu güveni suistimal ettiğini, şirketin fiili olarak iş yürütümünün ... ve ... tarafından üstlenildiğini, davacının kağıt üstündeki kayıtlar dışında herhangi bir hak ve yükümlülüğünün bulunmadığını, kendisinin kardeşi ... adına kaydettiği... isimli kafe işletmesinin bulunduğunu ve asıl işyerinin burası olduğunu; davacının davalı şirkete herhangi bir sermaye, emek katkısının bulunmadığını, boşanma sürecinde ise kasten şirkete zarar verme çabası içine girdiğini, davacının 27/03/2024 tarihinde alınan genel kurul kararıyla haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarıldığını, Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere iki ortaklı şirketlerde şirket genel kurulunun herhangi bir işlevinin olmasının düşünülmemesi, 2/3 oy oranının sadece ortak sayısı en az üç olan ortaklar yönünden kabul edilmesi ve oy miktarı 2/3’ten fazla olan bir ortağın diğerine haklı sebeple ortaklıktan çıkarma davası açabilme hakkının olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, nitekim davacı aleyhine İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı dosyasında temsil ve ilzam yetkisinin kısıtlanması için dava açıldığını, bu durumda şirket ortağı olmayan davacının genel kurul kararının iptaline ilişkin bu davaya açmasında hukuki yararının bulunmadığını, olağanüstü genel kurul toplantısının tüm kurallara uygun ve yasal şekilde yapıldığını, başlangıçta alınan karara itiraz etmeyen ancak genel kurul bitiminde imzadan imtina ederek dava açma yolunu seçen davacının kötü niyetinin ortada olduğunu, davacının açtığı ortaklıktan çıkma davasının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, davacının bu dava ile ortaklıktan çıkma iradesini ortaya koymuş olduğunu belirterek davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine, bu olmadığı takdirde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE ;

Dava; davalı şirketin 27/03/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yok olduğunun tespiti/ iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekili 19/09/2024 tarihli dilekçesiyle; davadan feragat ettiklerini belirtmiştir.

Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde; davadan feragat konusunda yetkisinin bulunduğu görülmüştür.

Davalı vekili 19/09/2024 tarihinde gönderdiği dilekçesiyle; tarafların anlaştıklarını, vekalet ücreti ve yargılama gideri isteklerinin bulunmadığını bildirmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 307. maddesinde; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."; 309. maddesinde; "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."; 310. maddesinde; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir."; 311. maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." düzenlemelerine yer verilmiştir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 309. ve devamı maddeleri gereğince feragat, davayı sonlandıran işlemlerden olup, hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabileceğinden ve feragat beyanı verildiği anda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından ve etkisini de onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğuracağından, davacı tarafın davadan feragati nedeniyle aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

  1. Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

  2. Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  3. Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından önce gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 1/3'ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 142,53 TL olduğundan, peşin alınan 427,60 TL harçtan alınması gereken harcın düşülerek fazladan alınan 285,07 TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine,

  4. Davalı tarafın vekalet ücreti isteğinde bulunmamış olması nedeniyle davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

  5. Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dair; tarafların yokluklarında gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/09/2024

Başkan ...

¸E-imza

Üye ...

¸E-imza

Üye ...

¸E-imza

Katip ...

¸E-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

GenelKurulŞirketKararınınİptaliTicariizmirhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim