İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/552 E. 2024/555 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/552
2024/555
19 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/552
KARAR NO : 2024/555
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/09/2023
KARAR TARİHİ : 19/07/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalılardan ... A.Ş. Unvanlı bayi ile davacı şirket arasında ek-1 de yer alan 16/03/2023 tarihli sözleşme akdedilmiş, bu sözleşme gereği ... kamyon tipi aracın 5 adet olacak şekilde, bunlardan 3 adedini 2023 yılı Nisan ayında geriye kalan 2 adedini ise 2023 temmuz ayında teslim edilmesi taahhüt edilmiştir. Söz konusu sözleşmenin akdedilmesi ile birlikte davacı şirket davalı bayi hesabına 750.000,00 TL peşinat bedeli ödemiş ve nisan ayı içinde teslim edilmesi taahhüt edilen 3 aracın teslimi davacı şirket tarafından beklenmeye başlanmıştır. Davalı bayi tarafından nisan ayı içinde 3 adet aracın teslimi beklenmekte iken, iki aracın teslime hazır olduğu diğer aracın ise teslime hazır olmadığı bilgisi verilmiş, teslime hazır hale getirilen iki aracın kararlaştırılan bedeli ivedi olarak 10-11/05/2023 tarihlerinde bayi hesabına aktarılmış olmasına rağmen, bu iki araçta ödeme tarihinden sonra 17/06/2023 tarihinde bir tanesi İzmir Bayisinde diğeri ise Aksaray Bayisinde (sözleşmede kararlaştırılmadığı halde) davacı şirkete teslim edilmiştir. Diğer son araç ise hiç bir aşamada teslim edilmemiştir. Sözleşme yükümlülüklerine uygun hareket edilmemesinden ötürü davacı şirket bu satış sözleşmesi dolayısıyla büyük bir mağduriyet yaşamıştır. Öncelikle nisan ayında teslim taahhüdünde bulunulan ve hiç bir aşamada davacı şirkete teslim edilmeyen 1 adet... kamyon tipi araç, davacı şirketin tüm iş planlamasını bozmuş, davacı şirket tarafından bu araçların zamanında teslim edileceği düşünülerek alınan siparişler davacı şirketin satış yaptığı ilgililere sevk edilmemiş ve bu suretle büyük bir gelir kaydı oluşmuştır. Bu gelir kaydı dava tarihi itibariyle de devam etmektedir. 2023 Nisan ayı içersinde teslim taahhüdünde bulunulan hiç bir aşamada teslim edilmeyen 1 adet ... kamyon tipi araçla ve 10-11/05/2023 tarihinde ödeme yapılmış olmasına rağmen 17/06/2023 tarihinde teslim edilen 2 araçla ilgili olarak konusunda uzman bilirkişilerce tespiti mümkün hale geldiğinde tekrardan arttırılmak üzere şimdilik teslim edilmesi gerekli olan tarihten bugüne kadar geçen süreye ilişkin araç başına aylık 150.000,00 TL +KDV olarak şekilde gelir kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerekmektedir. Sözleşmede yer almadığı halde İzmir Şubede teslim alınması gereken aracın Aksaray şubede davacı şirkete teslim edilmesi ile ilgili olarak konusunda uzman bilirkişilerce tespiti mümkün hale geldiğinde tekrardan arttırılmak üzere şimdilik sevkiyat, nakliye vb. Gibi zarar kalemlerine karşılık olarak 50.000,00 TL zarar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerekmektedir. İki aracın hazır olduğu ve ödemesinin beklendiği belirtilmiş, davacı şirket tarafından bu iki araçla ilgili olarak 10-11/05/2023 tarihlerinde olacak şekilde toplam 7.720.000,00 TL ödeme yapılmış, ancak bu iki araç 17/06/2023 tarihinde teslim edilmiştir. Sözleşmeye aykırı hareket edilmesinden ötürü söz konusu araç satışları euro kuru üzerinden TL ye çevrilerek yapılmakta, kurda meydana gelen değişiklik müşteriye kur farkı olarak yansıtılmakla ve araç satış bedeline eklenmekte olduğu sabit olduğundan, sözleşmenin feshi ve devamının mümkün olmaması nedeniyle bu geçen sürede kur farkından kaynaklı olarak davacı şirketin zararı oluşmuştur. Bu aradan geçen sürede ise davacı şirket tarafından yatırılan 7.720.000,00 TL davalı bayi tarafından bekletilmiş ve bu bedel bayi tarafından kullanılmıştır.2 aracın 17/06/2023 tarihinde teslim edildiği ortada iken, 10-11/05/2023 tarihleri ile 17/06/2023 tarihleri arasında geçen sürede davacı şirket tarafından ödenen 7.720.000,00 TL nin 11/05/2023-17/06/2023 tarihleri arasında konusunda uzman bilirkişilerce tespiti mümkün hale geldiğinde tekrardan arttırılmak üzere şimdilik 75.000,00 TL oluşan kur farkından kaynaklı zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerekmektedir. Uzman bilirkişilerce tespiti mümkün hale geldiğinde arttırılmak üzere şimdilik 226.549,14 TL zararımızın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont iskonto faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline" şeklinde beyanda bulunmuştur.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ncelikle yetki itirazında bulunmuştur. Devamında dava dilekçesinde bulunması gereken unsurları saymakla, davacının kaşe imzasını içeren sipariş teyit formunun 7. Maddesi ile üretici ithalatçı tarafından yapılacak fiyat değişikliklerini davacının kabul ettiğini, hal böyle iken davacının diğer davalı-ithalatçı ... A.Ş.'nin fiyat güncellemesi ile belirlediği siparişe konu araçların Temmuz 2023 güncel fiyatlarının üzerinde anlaştıkları fiyat olmadığı iddiası ile kabul etmeyerek araç alımından vazgeçmesinin sözleşmenin müvekkili şirket tarafından değil davacı tarafın ihlali olduğunun, dava konusu taahhütname kapsamında davacının değil müvekkili şirketin alacaklı olduğunu, davacının iddia ve taleplerinin tamamen gerçek dışı ve hukuken dayanaksız olduğunu, davacının aynı konuda hem geç teslimden ötürü kazanç kaybı hem paranın değer kaybı kaynaklı tazminat talebinde bulunmasının HMK hükümlerine aykırı olduğunu beyan ederek; davanın öncelikle yetkiden reddini, esastan reddini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, sözleşmeye dayalı ticari satım sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.
Davacı tarafından, Davalı ... ile birlikte Davalı ... Anonim Şirketi aleyhine açılan Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında, davalı ... Anonim Şirketi aleyhine açılan davanın tefrik edilerek öncelikle Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esasına kaydı yapılarak İzmir Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6.maddesininin 1.fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. "7. maddesinde ," davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." denilmektedir.
Davalılardan... Türk A. Ş şirketinin adresi Esenyurt/ İstanbul, diğer davalı ... A. Ş şirketinin adresi Gaziemir/ İzmir'dir.
Yukarıda da açıkça ifade edildiği üzere birden fazla davalı olması durumunda davalılardan birinin yerleşim yerinde dava açılabilir. Birden fazla davalının bulunduğu hallerde dosyanın tefrik edilerek yetkisizlik kararı verilebilmesi için kanundaki şart " davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." şeklindedir.
Kaldı ki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır. Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinde hangi davaların birlikte görüleceği ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde davacının taleplerinin aynı sebebe ilişkin olduğu ve davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutularak hüküm kurulmasını talep ettiği, davalılardan birinin üretici, diğerinin bayi olduğu, bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir. Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Mahkememizin Yetkisizliğine, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yetkili olduğu anlaşılmakla karşı yetkisizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin yetkili olmadığı, yetkili mahkemenin Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin olduğu anlaşılmakla, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
-
Mahkememiz kararının istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde Mahkememiz ile Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi arasında olumsuz Yetki uyuşmazlığı çıktığından görevli mahkemenin tayini için HMK.'nın 21. ve devamı maddeleri uyarınca yargı yeri belirlenmesi için Yetkisizlik kararı veren Mahkemeler Farklı Bölge Adliye Mahkemesi yargı çevresinde bulunduğundan Dosyanın Re'sen Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine gönderilmesine
-
HMK.'nın 331. maddesi uyarınca harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin yetkili Mahkemece değerlendirilmesine,
İlişkin, taraflar vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.19/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:55