İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1056 E. 2024/55 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1056
2024/55
23 Ocak 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1056
KARAR NO : 2024/55
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 12/12/2022
KARAR TARİHİ : 23/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle;Davacı müvekkili ... Gıda İnşaat Turizm Ticaret Ltd.Şti’ ne ait olan ... plaka sayılı araç ile davalı ... ve Yedek Parça San Ve Tic Ltd.Şti adına kayıtlı ve diğer davalının sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın 08.04.2022 tarihine İzmir –Aydın otoyolu bayraklı tünel girişinde kaza geçirdiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin maliki olduğu araçta oldukça yüksek hasar meydana geldiğini, hasar onarım süresince de aracını kullanamadığını, sigortalı ... ve Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti’ne ait ... plakalı araç; İzmir Aydın Otoyolu Bayraklı tünel girişinde durmakta olan müvekkiline ait ... plakalı ... ... arka taraftan çarparak hasarlanmasına ve bunun sonucu değer kaybına uğramasına sebep olduğunu, aracın ... yetkili servisinde onarıldığını, onarım işlemlerinin 14.396,00 TL’ ye mal olduğunu, 17.05.2022 tarih ve ... numara ile faturalandırıldığını, davacı müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybının ve yine bu aracın mahrumiyet zararına ilişkin olarak kendi imkânlarıyla haricen bir rapor alınmaya çalışıldığını, dava dilekçelerinde yer alan 15.09.2022 tarihli rapor uyarınca davacı müvekkiline ait araçta değer kaybı olarak 25.000,00 TL meydana geldiği tespitinin yapıldığını, ancak kusur dağılımının yargılamayı gerektirdiğini, değer kaybının likit alacak olarak kabul edilmediği için davalarının HMK m. 107 gereği belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu, açıklanan nedenlerle davalarında müvekkili aracında oluşan değer kaybı zararı ve araç mahrumiyet bedeli likit alacak olarak kabul edilmediğinden ve kusur irdelemesi gerekebileceğinden HMK m.107 kapsamında fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı müvekkili aracında meydana gelen 50,00 TL değer kaybının her üç davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı aracında meydana gelen 50,00 TL araç mahrumiyet bedelinin sadece davalılardan ... ve Yedek Parça San ve Tic Ltd.şti ve ...’den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, AAÜT m.16/2-c gereği davalı şirket yönünden arabuluculuk görüşmelerine katılmadıkları sebebiyle yargılama giderleri arasında arabulucu ücreti ve vekâlet ücretine hükmedilmesini, işbu davalarında yapılacak yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı sigorta vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle;Davada yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin olduğunu, öncelikle belirtmek isteriz ki, müvekkili şirketi tarafından davacının ... plakalı aracının sigortacısı ... Türk Sigorta A.Ş.'ye 31/08/2022 tarihinde 34.198,36 TL (rücuen) hasar bedeli ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, somut olayda; müvekkili şirketçe ... no.lu dosyadan yapılan ödemeler ile başvuran tarafın zararı poliçe teminat limiti yönünden karşılandığını, huzurdaki haksız, sebepsiz zenginleşmeye yol açacağından başvurunun reddi gerektiğini, davacının kanunda belirtilen evraklardan kaza tespit tutanağı, alkol raporu, hasarlı fotoğraflar vb. ile müvekkili şirkete başvuru yapmadığını, şirket tarafından dosyada inceleme yapılabilmesi için talep edilen eksik evrakları tamamlamadığını, bu sebeple müvekkili şirketin gerekli araştırmayı yapmasının kasten engellendiğini, dava konusu talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi imkanının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketi belirlenen gerçek zarardan sigortalısının dava konusu olan trafik kazasındaki kusuru oranına isabet eden oranda ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, değer kaybı tazminatı hesaplanırken pek çok kriterin göz önünde bulundurulması ve bunların hepsi birlikte değerlendirilerek bir rapor tanzim edilmesi gerektiğini, değer kaybı tazminatı hesaplamasının 04/12/2021 tarihli genel şartlar’ın esas alınarak yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, temerrütü söz konusu olmayan müvekkili şirketi aleyhine ancak ve ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, değer kaybı talebinde bulunan aracın önceki kazasının bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerekli olduğunu, öte yandan sigortalısı araç sürücüsünün kaza günü kullandığı aracın sınıfına uygun yeterli ehliyete sahip olmamasının ya da alkollü olduğunun araçta istiap haddi aşımı vb. bir durumun dava sırasında saptanması halinde, gerekli ihbar ve rücu haklarının saklı olduğunu, sigorta poliçesinde belli bir bedelle sigorta ettirilen eşyalardan sigorta edilen mahalde ne kadar bulunduğunun ispatı gerektiğini, bunların zamanla miktarı değişen emtialar olduğunu, gerçek zararı ispat etmek zarara uğradığını iddia eden kişiye ait olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, araç ikame bedeli talebinin reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini,
yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Kaza tespit tutanağı: Trafik kazasına karışan araç sürücüleri tarafından birlikte tanzim ve imza edilmiş 08/04/2022 tarihli “Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının” incelenmesinde; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunu "... plakalı aracımla öndeki araçların kaza nedeniyle otoyolda durunca arkadan çarptım. " şeklinde tanımladığı, ... plakalı araç sürücüsü ...'in kazanın oluşumunu "... plakalı aracıma A aracı arkadan çarpınca C aracına arkadan çarptım." şeklinde tanımladığı görülmüştür.
Hasar dosyası: Davacı ... Gıda İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketi'nin değer kaybı ödemesi için dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu, davalı sigorta şirketinin değer kaybı başvurusuna ilişkin bir ödeme yapmadığı görülmüştür.
Trafik ve Tramer kayıtları: Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde davacı ... Gıda İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketi'ne, ... plakalı aracın ise ... ve Yedek Parça Sanayi Ticaret Limited Şirketie ait olduğu, davacıya ait ... plakalı araca ait dava konusu kaza tarihinden önce açılan 1 adet hasar dosyasının mevcut olduğu tespit edilmiş, eski hasar dosyaları dosyamız arasına alınmıştır.
Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile kazaya karışan ... plaka sayılı araç maliki olan davalı ... ve Yedek Parça Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında, 29/12/2021- 29/12/2022 tarihlerini kapsayan ZMMS (Trafik) sigorta poliçesi bulunmaktadır. Poliçe limiti araç başına 50.000,00 TL dir.
Bilirkişi Rapor: Bilirkişi ... ve Bilirkişi ...'nin 10/06/2023 tarihli raporları; ... ve Yedek Parça Sanayi Ticaret Limited Şirketinin maliki olduğunu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ..., kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 56/c ve 84/d ile Yönetmelik 107. maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiğini, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...' in atfi kabil kusurunun olmadığını, ... Gıda İnşaat Turizm Ticaret Limited Şirketinin maliki olduğunu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...''ın atfi kabil kusurunun olmadığını, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...' ın atfi kabil kusurunun olmadığını, davacıya ait ... plakalı ... marka araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle Serbest Piyasa Şartlarına göre, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 24.500,00 TL değer kaybı meydana gelmiş olacağını, dava konusu aracın onarımı için makul onarım süresi 15 iş günü olarak kabul edildiğini, benzer aynı özelliklere sahip bir aracın kaza tarihi itibariyle günlük kiralama bedelinin 240,00 TL/gün hesabı ile ikame araç gideri 3.600,00 TL hesap edilmiş olduğu mütalaasına varılmıştır.
Islah Dilekçesi: Davacı vekili 02/11/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; talep miktarını Her Üç davalıdan araç değer kaybı olarak 24.500,00 TL, Davalılar ... ve ...'den araç ikame bedeli olarak 3.600,00 TL toplam 28.100,00 TL ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermesini talep etmiş, ıslah harcını aynı tarihte yatırmıştır.
Dava; davacı aracında meydana gelen bakiye değer kaybı bedelinin davalı işleten, sürücü ve ZMMS sigortacısından, ikame araç bedelinin davalı sürücü ve işletenden tahsili davasıdır.
Davalı sigorta şirketinin yetki itirazında bulunmuş ise de; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları’nın C.7. maddesinde de yetkili mahkemeler belirlenmiş olup, genel şartlarda “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi veya kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde ya da zarar görenin ikametgahının bulunduğu mahkemede de açılabilir” şeklinde düzenleme getirildiği, zarar gören davacının merkez adresinin ve kaza yerinin yargı sınırlarımız içerisinde bulunduğu tespit edilmekle davalının yetki itirazı reddedilerek, yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı sigorta vekili davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunarak davanın usulden reddini talep etmiştir. Belirsiz alacak davasını düzenleyen 6100 Sayılı HMK 107. maddesinde; “(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir. Davacı tarafça dava açılmadan önce kendi kasko sigortacısı ve davalı sigorta şirketine başvuru üzerine ekspertiz raporu alınarak hasar miktarı ve değer kaybı bu raporlar ile tespit edilmiş ise ise de, davacıya ait araçta trafik kazası sonucu meydana gelen gerçek zarar miktarı taraflar arasında tartışmasız ve açıkça belirli olmayıp, dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak, belirsiz alacak davası açılması mümkündür. (Yargıtay HGK 17.11.2020 tarih 2017/17-1102 E. 2020/905 K. sayılı ilamı)
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiş, 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar uyarınca daha önceki Genel Şartların, 1., 2. 3., 4.,5., 6.,7.,8., 9., 10., 11, 12., 13., 14. ,15., 16., maddelerinde değişiklik yapılmış olup, 17. Maddesi ile de Genel Şartlara Ek-7 eklenerek, Ek-7’ de, değer kaybı, sakatlık, destekten yoksun kalma tazminatlarının nasıl hesaplanacağının düzenlenmiştir. Bu değişikliğin 18. Maddesi ile “Bu genel şartların yayımı tarihinde yürürlüğe girer.” Düzenlemesine, 13. Maddesi ile Genel Şartalırn C.11. Maddesine yapılan ek maddede “Bu genel şartların yürürlük tarihinden sonra yapılan değişiklikler, söz konusu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra akdedilen sözleşmelere uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan, 19.06.2021 tarihinde RG’de yayınlanan 7327 sy İcra ve İflas Kanunun ile Bazı Kanunlarda Değişik Yapılmasına Dair Kanunun 18. Maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde “Bu tazminatlardan;a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak,…hesaplanır.”düzenlemesi ile maddenin 2. Fıkrasındaki “Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenir.” şeklindeki düzenlemenin, 14 Şubat 2023 tarihli 32104 sayılı RG’de yayınlanan Anayasa Mahkemesi’nin... esas, ... karar, 29/12/2022 tarihli kararı ile Anayasa’ya aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası’nın 153/6. maddesinde, “Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar.” düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas,... karar sayılı, ... esas,... karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre 04.12.2021 tarihinde RG’de yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişik Yapılmasına Dair Genel Şartlar hükmlerinin ve Ek-7 deki değer kaybı hesaplama formülasyonunun somut olaya uygulanmasına olanak bulunmadığı, KTK'nun 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3.kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği, değer kaybı yönünden de 6098 sy Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, ülkenin şartları, aracın özellikleri, kilometresi, piyasanın algısı, aracın piyasadaki tercih edilebilirliği, markası, ikinci el piyasası, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, onarım özellikleri, aracın geçmiş hasar kayıtları gibi pek çok etkenin dikkate alınması gerektiği, dolayısıyla değer kaybının doğru ve hakkaniyetli şekilde belirlenebilmesi için uzun yıllardır Yargıtay içtihatları ile benimsenen, aracın kaza öncesi hasarsız rayiç değeri ile onarımdan sonraki rayiç değerinin göz önünde bulundurularak, aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; Davalı sigorta şirketi tarafından trafik poliçesi ile sigortalanan, davalı ... … Ltd.Şti’ye ait ve olay tarihinde davalı sürücü ...”in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile İzmir Aydın otoyolu üzerinde Aydın istikametine seyir halinde iken Bayraklı tüneli girişinde aracın ön kısımları ile aynı yön ve istikamette önündeki aracın durması sebebi ile duran ... 'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın arka kısımlarına çarptığı, ...’in de çapmanın etkisiyle önünde bulunan sürücü ...'Iın sevk ve idaresindeki davacıya ait ... plaka sayılı aracın arka kısımlarına çarptığı, sürücü ... çarpmanın etkisi ile önünde seyir halinde olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu 4 araçlı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bilirkişi heyet raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalıya ait aracı kullanan davalı sürücü ...’in %100 oranında kusurlu olduğu, değer kaybının, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedeli arasındaki fark olduğu, davacıya ait aracın alınan bilirkişi raporu uyarınca kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin 200.000,00 TL, kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç bedelinin 175.500,00 TL olduğu, buna göre dava konusu araçta (200.000,00 TL – 175.500,00 TL) = 24.500,00 TL lik değer kaybı meydana geldiği, aracın hasarının 15 iş gününde tamiri mümkün olup, bu durumda onarım süresince toplam ikame araç bedelinin (15 gün x 240,00TL)= 3.600,00 TL olduğu, davalı işleten ... Yedek Parça ve Sanayi ve Tcirate Ltd.Şti’nin KTK.nun 85.maddesi uyarınca, davalı ...’in haksız fiil faili olarak TBK’nun haksız fiil hükümlerine göre gerçekleşen zararın tamamından sorumlu oldukları, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, davalı sigorta şirketinin dava dışı davacıya ait aracın kasko sigortacısı olan ... Sigorta şirketinin rücu talebi üzerine 34.198,36 TL hasar ödemesi yapması dikkate alındığında bakiye teminat limitinin (50.000,00 TL -34.198,36 TL)= 15.801,64 TL ile sınırlı olarak bakiye değer kaybı zararından trafik poliçesi kapsamında sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunmakla birlikte başvuru belgelerinin davalıya ulaşma tarihine ilişkin bilgi ve belge sunulmadığından davalı sigorta şirketinin dava tarihinde, davalı araç maliki ve davalı sürücünün ihtar ve ihbara gerek olmaksızın haksız fiilin gerçekleştiği 08.04.2022 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davacının ıslah dilekçesi ile artırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz isteğinde bulunduğu dikkate alındığında ıslah ile artırılan kısım yönünden talepten fazlasına hükmedilemeyeceğinden ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, 24.500,00 TL değer kaybı bedelinin, (davalı sigorta şirketi bu miktarın 15.801,64 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) 50,00 TL’lik kısmına davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden 08/04/2022 kaza tarihinden itibaren, bakiye 24.450,00 TL’lik kısmına ıslah tarihi olan 02/11/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3.600,00 TL ikame araç bedelinin, 50,00 TL’lik kısmına 08/04/2022 kaza tarihinden itibaren, bakiye 3.550,00 TL’lik kısmına ıslah tarihi olan 02/11/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Yedek Parça Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ...’ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davacının davasının KABULÜ ile;
-24.500,00 TL değer kaybı bedelinin, (davalı sigorta şirketi bu miktarın 15.801,64 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) 50,00 TL’lik kısmına davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden 08/04/2022 kaza tarihinden itibaren, bakiye 24.450,00 TL’lik kısmına ıslah tarihi olan 02/11/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-3.600,00 TL ikame araç bedelinin, 50,00 TL’lik kısmına 08/04/2022 kaza tarihinden itibaren, bakiye 3.550,00 TL’lik kısmına ıslah tarihi olan 02/11/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Yedek Parça Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ...’ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 1.919,51 TL nispi harca, peşin alınan ve ıslahla tamamlanan 560,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.358,93 TL karar ve ilam harcının (davalı sigorta şirketi bu miktarın 1.113,02 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.
-
Dava tamamen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı ve karşıladığı 11,50 TL vekalet suret harcı, 80,70 TL başvuru harcı, 560,58 TL peşin alınan ve ıslahla tamamlanan harç, 472,50 TL davetiye ve posta gideri, 2.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.525,28 TL yargılama giderinin (davalı sigorta şirketi bu miktarın 2.998,18 TL’lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine.
-
Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. 13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalı sigorta şirketinden alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
-
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine.
-
HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine.
ilişkin, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, davalı asillerin yokluğunda MİKTAR İTİBARİYLE KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/01/2024
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29