İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1084 E. 2024/545 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1084
2024/545
12 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1084
KARAR NO : 2024/545
DAVA : Ticari Şirkete Özel Denetçi Atanması
DAVA TARİHİ : 20/12/2022
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin % 50 pay ile, ...’ın % 12,50 pay ile ve ...’nun % 12,50 pay ile davalı şirketin ortağı olduklarını, davalı şirketin faaliyet konusunun hayvansal gıda ticareti olduğunu, 23/05/2022 tarihinde mahkeme kararı marifetiyle yapılan genel kurul toplantısına kadar yönetim kurulunun ... ile müvekkilinin annesi ...'dan oluştuğunu, bu kişilere ek olarak müvekkilinin kardeşi ... ile ...’nin de davalı şirkete yönetici olarak atandıklarını, 23/5/2022 tarihinden önce ... ve ... ile müvekkilinin kardeşi ... ve annesi ... arasında ticari uyuşmazlıkların çıktığını, “davalı şirketin genel kurul toplantısının yapılamadığının” ileri sürülerek 3/12/2021 tarihinde Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında başvuru yapıldığını, başvurunun davalı şirkete tebliğ edildiğini, tebligatı kimin aldığının bilinmediğini, müvekkiline tebligat ile ilgili herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, ...'nin “davalı şirketin temsilcisi olduğunu” bildirerek dilekçe verdiğini ve davayı kabul ettiğini, ..., ... ve ...'ın pay sahibi ve yöneticisi oldukları ... Kurutulmuş Gıda ve Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketinin mali işler müdürü olduklarını, dolayısıyla çalışan konumunda olduklarını, bu kişilerin, müvekkilinin haberi olmaksızın genel kurul toplantısı yapmak ve bunu yasal bir kılıfa büründürmek amacıyla mahkemeye başvuru yapıp hemen ardından başvuruyu kabul ettiklerini, mahkemeden aldıkları yetki ile genel kurul toplantısı yaparak kendilerini yönetim kuruluna seçtiklerini, müvekkilinin bu durumu öğrenmesi üzerine İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ... Esas sayılı davayı açtığını, yokluğun tespitini istediğini; davalı şirketin 31/10/2022 tarihinde “2021 yılı olağan genel kurul toplantısına davet” çağrısını yaptığını, çağrının yapılmasından sonra Bergama ... Noterliği’nin 14/10/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile toplantıda bakanlık temsilcisinin hazır bulundurulmasının sağlanması ile bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması isteğinde bulunulduğunu, davalı şirketin İzmir .... Noterliği’nden gönderdiği 20/10/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile “bilgi alma ve inceleme hakkını 24/10/2022 tarihinde .../İZMİR adresinde saat 10.00'da kullanabileceklerini” bildirdiğini, bildirilen adrese gidildiğinde “adreste herhangi bir faaliyetin olmadığı, ticari defter ve belgelerin adreste muhafaza edilmediği, adreste bir odada bir masa ve iki sandalyenin bulunduğu” hususlarının görüldüğünü, adreste şirket temsilcisi ve vekili ile görüşme yapılarak bir kısım belgelerin istendiğini, bunun ispatı amacıyla davalı şirket vekili Avukat ...'in ... adlı hesabına e-posta gönderildiğini, “e-postaya 1 gün içerisinde yanıt verileceği” ifade edilmesine karşın yanıt verilmemesi üzerine belgelerin gönderilmesi istemi ile Bergama ... Noterliği’nden 26/10/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, istenen belgelerin e-posta kanalıyla gönderildiğini; davalı şirketin 31/10/2022 tarihli toplantısının istemleri üzerine 6102 sayılı TTK’nın 410. maddesi gereği 1 ay süre ile ertelendiğini, bu 1 aylık sürede davalı tarafça gönderilen belgeler incelenerek hem şirket avukatının e-posta hesabına hem de şirkete Bergama ... Noterliği’nin 22/11/2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi kanalıyla 48 adet sorunun yöneltildiğini, sorulara gerçeğe aykırı olarak kısmî yanıtlar verildiğini, bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması nedeniyle erteleme sonucunda 30/11/2022 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında özel denetçi atanmasının istendiğini, % 50 oranında pay sahibi olan müvekkilinin olumlu oyuna karşılık % 50 oranında pay sahibi olan diğer ortakların olumsuz oyu sonucu kabul edilmediğini; özel denetim isteminin çerçevesini davalıya yöneltilen soruların, vakıaların ve işlemlerin oluşturduğunu, bu bağlamda davalı şirketin ortakları ile davalı şirketin ticari ilişki içerisinde olduğu şirketlerin ortaklık yapılarından söz edilmesi gerektiğini; davalı şirket kâr elde eden ve yüksek ticari hacme sahip bir şirket iken, ticari ilişki içerisine girdiği şirketlerle yaptığı işlemler sonucunda içi boşaltılmış bir şirket haline geldiğini, bu durumun bilançolarda görülebileceğini, davalı şirketin yöneticilerinden ... ve ...’ın pay sahibi ve/veya yöneticisi oldukları şirketler marifetiyle davalı şirketi zararlandırarak gayri faal hâle getirdiklerini; davalı şirketin ... A.Ş. ile yoğun ticari ilişkisinin bulunduğunu, hatta davalı şirketin genel kurul toplantılarının ... A.Ş.'nin fabrika binasında yapıldığını, ... A.Ş.'nin ortaklarının ... ve ... olduğunu, finans yöneticisinin ise ... olduğunu, ... A.Ş.’nin, davalı şirketi zarara uğratmak suretiyle kârlılığını arttırdığını, ... A.Ş.'nin bağlı ortaklıkları olan ... Gıda Yemek Hayvancılık Tekstil İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin davalı şirket ile yoğun ticari ilişkisinin bulunduğunu ve bu şirketin pay sahiplerinin ..., ..., ... ve ... ile ... A.Ş. olduğunu; davalı şirketin belge sunmaktan imtina ettiği ve yüksek meblağlı faturaların alacaklısı konumundaki bir diğer şirketin ise İdealist Danışmanlık Anonim Şirketi olduğunu, bu şirketin iki pay sahibinin bulunduğunu, bunların: davalı şirketin eski ortaklarından ... A.Ş. ile onun pay sahibi konumundaki ... olduğunu; davalı şirketin ticari ilişki içerisinde olduğu ve zararlandırıldığı bir diğer şirketin ... Sanayi Anonim Şirketi olduğunu, bu şirketin ortaklarının da ... A.Ş. ile onun pay sahibi konumundaki ... olduğunu; davalı şirketin hali hazırda (usulsüz bir şekilde seçilmekle birlikte) yönetim kurulunu oluşturan ... ile ...'ın ve önceki pay sahibi olan ...'in pay sahibi ve/veya yöneticisi oldukları diğer şirketler ile davalı arasında gerçeği yansıtan ya da yansıtmayan ticari ilişkiler kurarak davalı şirketin zarara uğramasını sağladıklarını ve kendi şirketlerinin kârlılığını yükselttiklerini, davalı şirketin ticari hacmini azaltarak zararını arttırdıklarını, danışmanlık şirketi lehine yüksek meblağlı faturalar düzenlemek suretiyle örtülü kâr transferi yaptıklarını, pay sahibi sıfatıyla davalı şirkete borç verdikleri izlenimi yarattıklarını, zararın oluşmasına yol açan faturaları gizlediklerini, davalı şirketin işletme konusu kapsamına giren işleri kendi pay sahibi ve/veya yöneticisi oldukları şirketlere yaptırmak suretiyle davalı şirketi zarara uğrattıklarını; davalı şirkete yöneltilen sorular kapsamındaki vakıaların açıklığa kavuşturulması için özel denetçi tayin edilmesi gerektiğini; davalı şirkete karşı alacaklı hale getirilerek bilançoları gerçeğe aykırı şekilde iyileştirilmeye çalışılan ... A.Ş., ... A.Ş. ve ... A.Ş.’nin borsaya kayıtlı şirketler olduklarını, 28/9/2022 tarihinde ... A.Ş. hakkında şüpheli işlemler sebebiyle pay piyasasında volatilite bazlı tedbire hükmedildiğini ve şirketin paylarının açığa satışının ve kredili işlemlere konu olmasının 1 ay süreyle yasaklandığını; ... A.Ş. yöneticilerinin ise 2020 yılında Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Bilgi Suistimali ve Piyasa Dolandırıcılığı İncelemelerinde Uygulanacak Tebliğ'in 5/2 ve 6/2. maddeleri uyarınca borsalarda 2 yıl süreyle işlem yapmasının yasaklandığını ve söz konusu yöneticiler hakkında Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107/1 maddesi kapsamında işlem yapılmak üzere hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu belirterek, davalı şirkete dilekçe dahilinde yer verilen hususlar ile 30/11/2022 tarihli genel kurul öncesinde sorulan sorulara konu vakıaların incelenmesi amacıyla bir ya da birden fazla bağımsız uzmanın özel denetçi sıfatıyla atanmasına, özel denetçi gideri ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin TTK’nın 444. maddesi uyarınca davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı cevap dilekçesi ile özetle; anonim şirkette pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkının bir uzantısı olarak TTK’nın 348. maddesinde düzenlenen pay sahibinin özel denetim isteme hakkı ile şirketin gizliliğinin korunması arasında çoğunlukla bir çıkar çatışmasının bulunduğunu, bu nedenle özel denetim isteğinin kötüye kullanılması ve şirkete zarar verme tehlikesinin azaltılması amacıyla pay sahibinin bu öneriyi yapabilmesinin bazı şartların varlığına bağlandığını, somut olayda davacının genel kurul öncesinde bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında müvekkili şirkete bazı sorular yönelttiğini ve müvekkili tarafından bu sorulara gerekli cevapların verildiğini, davacının sorularına yanıt almasına karşın özel denetim isteğinde bulunmasının müvekkilini zarar görme tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığını, davacı tarafın 30/11/2022 tarihli genel kurul öncesi inceleme hakkını kullanmak istemesi üzerine istediği konularla ilgili tüm belge ve cevapların 28/11/2022 tarihinde iletildiğini, mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesinde de soruların karşılığı verilen cevapların gerçekliğinin ortaya çıkacağını, özel denetim kapsamında istenilen bilgilerin pay sahipliği haklarının kullanılması bakımından objektif olarak yararlı ve gerekli olması gerektiğini, zira özel denetim sonucunda davacı pay sahibinin oy kullanma, açılan davalardan sonuç alabilme gibi pay sahipliği haklarını kullanma ile özel denetim arasında bir bağlantı kurulamıyorsa özel denetçi atanması kararı verilmemesi gerektiğini, eldeki davada davacının özel denetçi tarafından aydınlatılmasını istediği konuların davacının genel kurulda oy kullanması yönünden objektif olarak gerekli olmadığını ve zaten bu soruların cevaplandığını, davacının annesi olan ve şirket yönetim kurulu üyesi olan ...’nın şirketin işleyişini engelleyici davranışları ve şirketle olan husumeti nedeniyle şirketin iki kişiden oluşan yönetim kurulunun genel kurul toplanma kararını iki kez alamadığını ve son olarak dava konusu edilen 2020 yılı genel kurulunun mahkeme kanalıyla yapılabildiğini, davacının annesinin TMK’nın 2. maddesine ve TTK’ya aykırı şirket işleyişini engelleyici davranışlarını karine olarak bildiği dikkate alındığında eldeki davadaki iddiaların haksız ve gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın 23/05/2022 tarihli 2020 yılına ait genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ve kararların durdurulması isteğiyle İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtığı ... Esas sayılı davada tedbir isteklerinin reddedildiğini, söz konusu davanın derdest olduğunu, davacının dava dilekçesinde özel denetim ile ortaya konulmasını istediği konuları açıkça belirtmediğini ve sadece genel ve gerçeklikten uzak sebeplere dayandığını, piyasanın genel durumunun araştırılması, şirketin genel gidişatı, piyasadaki genel konumu, kar zarar durumunun tespiti gibi genel konularda özel denetim istenemeyeceğini belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER ;
Ticaret sicil kayıtları, ihtarnameler, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası, davalı şirketin 30/11/2022 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağı, bilirkişi raporu.
GEREKÇE ;
Dava; 6102 sayılı TTK'nın 438. maddesi kapsamında davalı anonim şirkete bağımsız denetçi atanması istemine ilişkindir.
Davanın 30/11/2022 tarihli toplantıdan itibaren yasal 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı belirlenmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; “davalı şirkete 6102 sayılı TTK’nın 439. maddesi gereğince özel denetçi atanması koşulunun bulunup bulunmadığı” konusundadır.
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 29/04/2022 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacısının ..., davalısının şirket olduğu, 03/12/2021 tarihinde açılan dava ile şirket genel kurulunu toplantıya çağırmaya izin verilmesi isteğinde bulunulduğu, davalı şirket tarafından davaya cevap verilmediği ancak davalı şirket temsilcilerinden olan ...’nin 10/12/2021 havale tarihli dilekçesi ile davayı kabul etmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda “davanın kabulüne, davalı şirket genel kurulunu gerekçeli kararda belirtilen gündem maddeleri ile toplantıya çağırması konusunda davacıya izin verilmesine” kesin olarak karar verildiği görülmüştür.
Davacının, davalı şirkete Bergama ...Noterliği’nden gönderdiği 14/10/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname incelendiğinde; 31/10/2022 tarihli 2021 yılına ilişkin genel kurul toplantısında bakanlık temsilcisi bulundurulması hususunun ve TTK’nın 437 maddesi kapsamında inceleme ve bilgi alma hakkını kullanabilmek için finansal tabloların, konsolide finansal tabloların, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporunun, denetleme raporlarının ve varsa yönetim kurulunun kar dağıtım önerilerinin şirket merkezinde incelenmesi için taraflarına uygun gün ve saatin bildirilmesi hususunun istendiği görülmüştür.
Davalı şirketin, bu ihtarnameye karşılık İzmir .... Noterliği’nden gönderdiği 20/10/2022 tarihli ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi incelendiğinde; bakanlık temsilcisi bulundurulması için ilgili kurumda istekte bulunulmuş ise de temsilci bulundurma zorunluluğu olmadığından yetkilendirme yapılmayacağı hususunun ve TTK’nın 437 maddesi gereğince şirketin finansal tablolarının şirketin merkez adresi “.../İzmir” adresinde 24/10/2022 tarihinde saat 10.00’da incelemeye sunulacağı hususunun bildirildiği görülmüştür.
Davacının, davalı şirkete Bergama ... Noterliği’nden gönderdiği 26/10/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname incelendiğinde; “...bildirilen adrese gidildiğinde adresin boş olduğu, salt olarak bir masa ve iki sandalyenin bulunduğu, inceleme kapsamında; tahakkuk fişi başlıklı 1/2021-12/2021 dönemine ait kurumlar vergisi konulu belge, 2021 yılına ilişkin 6 sayfadan ibaret ve herhangi bir imza barındırmayan kurumlar vergisi beyannamesi başlıklı belge, 2021 yılı karının dağıtımına ilişkin dağıtım tablosu, 31/12/2021 tarihli bir sayfadan ibaret işletme bilançosu başlıklı belge, 1/1/2021-31/12/2021 dönemi yıllık faaliyet raporu verilmiştir. Bu belgelerin yeterli olmadığı, başkaca belgelerin incelenmesi gerektiği ifade edilmiş ise de başkaca herhangi bir belgenin şirket merkezinde bulunmadığı belirtilerek ayrıca e posta yolu ile paylaşılacağı belirtilmiştir. Bunun üzerine muhatap vekili sıfatıyla orada bulunan avukat ...’in "..." hesabına tarafıma ait olan "..." hesabından adreste bulunduğumuz sırada e posta gönderilmesi suretiyle ilk aşamada talep edilen belgeler bildirilmiştir. Bu bağlamda atılan e postada “..., 2019, 2020, 2021, 2022 KDV beyannameleri, geçici vergi beyannamesi ve ekleri, 2019, 2020, 2021, 2022 mizanlarının tarafıma e posta kanalıyla gönderilmesini rica ederim” ifadelerine yer verilmiştir. İlgili belgelerin gün içerisinde gönderileceği ifade edilmiş olmasına karşın tarafımıza herhangi bir belge gönderilmemiştir.” dendiği görülmüştür.
Davacının, davalı şirkete Bergama ... Noterliği’nden gönderdiği 22/11/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname incelendiğinde; “Ertelemenin gerçekleştiği genel kurul toplantısından önce vekili sıfatıyla tarafınıza e posta gönderilerek 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı KDV beyannameleri ile mizanlar istenmiş, bu belgeler e posta kanalıyla tarafımıza gönderilerek bilgi ve incelememize sunulmuştur. Müvekkil tarafından edinilen bilgi ve yapılan inceleme sonucunda aşağıda soru olarak verilen hususların dürüst resim ilkesine uygun bir şekilde dayanaklarıyla birlikte 24/11/2022 tarihine değin cevaplamasını istemekteyiz” dendiği ve devamında konular ve başlıklar halinde ayrı numaralar altında soruların yazılı olduğu görülmüştür.
Davalı şirketin 30/11/2022 tarihli 2021 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde; (7) numaralı gündem maddesinde davacı vekilinin TTK’nın 438. maddesi kapsamında özel denetçi atanması isteğini içerir 1 sayfalık önergesinin oylamaya sunulduğu, davacı vekilinin 25.000 adet olumlu oyuna karşılık 25.000 adet olumsuz oy kullanılması nedeniyle önergenin kabul edilmediği, bunun üzerine davacı vekilinin 1 sayfalık muhalefet şerhini sunduğu görülmüştür.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden gelen yazı cevabı incelendiğinde; davalı şirketin “Merkez ...” sicil numarasında kayıtlı olduğu, faal olduğu, adresinin “... Konak/İZMİR” olduğu, sermayesinin 50.000,00 TL olduğu, şirket temsilcilerinin münferiden temsile yetkili olacak şekilde ... ile ... olduğu, yetki başlangıç tarihinin 23/05/2022, yetki bitiş tarihinin 23/05/2025 olduğu görülmüştür.
Menemen Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden gelen yazı ekinde gönderilen 12/05/2022 tarihli toplantıya ilişkin hazirun cetveli incelendiğinde; dava dışı .... Kurutulmuş Gıda ve Tarım Ür. Sa. Tic. A.Ş.’nin pay sahiplerinin ..., ... ve ... olduğu, ...’ın aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olduğu, şirket adresinin “.../İZMİR” olduğu görülmüştür.
Mahkememizce “davacının TTK’nın 437. maddesi gereğince bilgi alma ve inceleme hakkını kullanma isteği üzerine davalı şirket tarafından davacıya sunulan (ihtarname içeriklerinde belirtilen) bilgi ve belgeler üzerinden değerlendirme yapıldığında, davalı şirketin mal varlığının eksiltilmesi suretiyle zarara uğratıldığı şüphesini uyandıran ve TTK’nın 439. maddesi kapsamında özel denetçi atanmasını gerektiren koşulların bulunup bulunmadığı” konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi hazırlayıp sunduğu 15/11/2023 tarihli raporunda özetle; dosyaya sunulan flash bellek ile kısıtlı sayıda belge ve dökümanlar üzerinden değerlendirme yapıldığını, davalı vekilinin cevapları karşısında ve davalı şirketin bir kısım ortaklarının halka arz olan ... şirketini de ilgilendirdiği ... merkezi kayıt kuruluşu veri kayıt bilgilerinden yapılan ve önceki sayfalarda sunulan tespitlerden görüleceği üzere davalı şirketin ortaklarından ... ve ...’ın aynı zamanda belitilen şirketin de ortağı ve yöneticisi oldukları tespitine varıldığından dava konusunun davacı tarafın menfaati dışında kamu menfaatini de ilgilendirebilecek olması sebebiyle hassasiyet arzedeceği düşüncesinden hareketle davacının TTK’nın 437. maddesi gereğince bilgi alma ve inceleme hakkı isteği üzerine davalı şirket tarafından davacıya sunulan ve ihtarname içeriklerinde belirtilen bilgi ve belgeler üzerinden değerlendirme yapıldığında davalı şirketin malvarlığının eksiltilmesi suretiyle zarara uğratıldığı şüphesini uyandıran ve TTK’nın 439. maddesi kapsamında özel denetçi atanmasını gerektiren koşulların bulunduğu kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının..., davalısının ... ve Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, dava tarihinin 20/12/2022 olduğu, bu davada davalı şirketin TTK'nın 532. maddesi gereğince haklı sebeple feshine karar verilmesinin istendiği, davada davacı tarafça "... ve ...'ın yok hükmündeki genel kurul aracılığı ile yönetimi gasp ettikleri; ...'nun, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nden şirketin genel kurul toplantısının yapılması isteminde bulunduğu, bu isteğin ... ile birlikte hareket eden ... tarafından yetkisiz şekilde kabul edildiğini, ...'nun sermaye piyasasında şüpheli işlemleriyle kamuya yansıyan ... Kurutulmuş Gıda ve Tarım Ürünleri Sanayi A.Ş.'nin hâkim pay sahibi ve yöneticisi olduğu, ...'nin ise ... A.Ş.'nin mali işler müdürü olduğu, isteğin ve kabulünün muvazaalı olduğunu, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 20/04/2022 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı karar ile ...'na genel kurulu kararda belirtilen gündem ile çağrı konusunda yetki verildiği; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 26/05/2022 tarihinde düzenlenen 'İnceleme Sonucu" başlıklı belge ile çağrı belgeleri sunulmadığı için tescil isteminin reddedildiği, pay sahipliği oranı % 50 olan davacıya çağrı yapılmadan toplanan 23/05/2022 tarihli olağan genel kurulda alınan tüm kararların yok hükmünde olduğu, davalı şirketin ... tarafından ... A.Ş. ve diğer şirketlerin menfaatine olmak üzere borçlandırıldığı ve şirketin malvarlığının boşaltıldığı, şirketin fiili olarak faaliyetlerine son verdiği, şirket merkezinin boş bir odadan ibaret olduğunu, davalı şirketin, ahlaka ve hukuka aykırı faaliyetlerde kullanılan bir araca dönüştüğü" şeklinde iddiaların ileri sürüldüğü; bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, dosyanın bilirkişi incelemesinde olduğu ve davanın derdest olduğu görülmüştür.
TTK'nın 438. maddesinde; “(1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. (2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
TTK’nın 439. maddesinin 1. fıkrasında; “(1)Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi halinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibari değeri toplamı en az bir milyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atanması isteyebilir.”; 2. fıkrasında; “(2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya koymaları halinde özel denetçi atanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
TTK’nın 440. maddesinde; “(1) Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. (2) Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
- maddesinde; “(1) Özel denetim, amaca yararlı bir süre içinde ve şirket işleri gereksiz yere aksatılmaksızın yapılmalıdır. (2) Yönetim kurulu, şirketin defterlerinin, yazışmaları dâhil yazılarının, kasa, kıymetli evrak ve mallar başta olmak üzere, varlıklarının incelenmesine izin verir. (3) Kurucular, organlar, vekiller, çalışanlar, kayyımlar ve tasfiye memurları önemli olgular konusunda özel denetçiye bilgi vermekle yükümlüdür. Uyuşmazlık hâlinde kararı mahkeme verir. Mahkemenin kararı kesindir. (4) Özel denetçi, şirketin özel denetimin sonuçlarına ilişkin görüşünü alır. (5) Özel denetçi sır saklamakla yükümlüdür.”; 442. maddesinde; “(1) Özel denetçi, incelemenin sonucu hakkında, şirketin sırlarını da koruyarak, mahkemeye ayrıntılı bir rapor verir. (2) Mahkeme, raporu şirkete tebliğ eder ve şirketin, raporun açıklanmasının şirket sırlarını veya şirketin korunmaya değer diğer menfaatlerini zarara uğratıp uğratmayacağına ve bu sebeple istem sahiplerine sunulmamasına ilişkin istemi hakkında karar verir. (3) Mahkeme, şirket ve istem sahiplerine, açıklanan rapor hakkında, değerlendirmeleri bildirmek ve ek soru sormak imkânını tanır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Aynı kanunun 444. maddesinde; “(1) Mahkeme, özel denetçi atanmasını kabul etmişse, şirketçe ödenmesi gereken avansı ve giderleri belirtir. Özel hâl ve şartların haklı göstermesi hâlinde giderler kısmen veya tamamen istem sahiplerine yükletilebilir. (2) Genel kurul özel denetçinin atanmasına karar vermişse giderler şirkete ait olur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıdaki özel denetçi atanmasına ilişkin yasal düzenlemeler gereğince özel denetçi atanması isteğinde bulunabilmesinin ön şartlarından biri bilgi alma ve inceleme hakkının daha önce kullanılmış olması, bir diğeri ise bu istemin genel kurulda ileri sürülüp reddedilmiş olmasıdır. Bunun yanında davanın genel kurulun kabul veya red kararlarına göre ilgili maddelerde belirtilen hak düşürücü süre içinde açılması zorunludur.
TTK'nın 439. maddesinde de açıkça belirtildiği şekilde, uğranıldığı ileri sürülen zararın kesin kanıtlarla ispatlamasına gerek yoktur. İkna edici bir şekilde ortaya konmaları yeterlidir. Burada kastedilen zarar, mal varlığının eksilmesi halidir. Bunun yanı sıra özel denetim belirli konularda istenebilecektir. Belirli konulardan kastedilen ise; olay şeklinde tanımlanabilen, içeriği ve sınırları belirli, genel nitelikte olmayan konulardır.
Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; her ne kadar dava dilekçesinde özel denetim istenen konular ayrıntılı olarak belirtilmemişse de toplantı öncesinde davalı şirkete yöneltilen 48 adet soru ile ilgili olduğu, bunun dava dilekçesinde de bu şekilde belirtildiği, bu soruların davacının davalı şirkete Bergama .... Noterliği’nden gönderdiği 22/11/2022 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamede “Genel Sorular”, “Şirket ile Diğer Şirketlerin İlişkilerine ilişkin Sorular” ve “Mizanlara İlişkin Belge Talepleri ve Sorular” ana başlıkları ve ardından alt başlıklar halinde yazılı olan sorular olduğu; davacı tarafa yorum içermeyecek şekilde hangi konularda özel denetçi atanmasını istediklerini somutlaştırmaları konusunda süre verildiği, davacı vekilinin bunun üzerine 07/03/2024 tarihli dilekçesini sunduğu, gerek dilekçedeki gerekse ihtarnamedeki konuların bir kısmının somut ve sınırları belli konular olduğu, bir kısmının davalı şirketle dava dışı şirketler arasındaki ilişkilere ilişkin olduğu; davacı tarafın yine mahkememizde eldeki bu davanın açıldığı tarihle aynı yani 20/12/2022 tarihinde davalı şirketin feshi istemiyle ... Esas sayılı davayı açtığı, söz konusu davada fesih gerekçesi olarak eldeki bu davada açığa kavuşturulmasını istedikleri işlem ve konulara dayandığı ve "gerek davacının davalı şirket yönetiminin dışına atılmasının gerekse yönetimi ele geçiren pay sahiplerinin mali yönden şirketi sürekli zarara uğratmalarının, kendi ilişkili oldukları şirketler lehine olmayan alacak hakları yaratmalarının davacı açısından şirketin haklı sebeple feshi için yeterli sebep sayıldığını" ileri sürdüğü, ... Esas sayılı davanın derdest ve bilirkişi incelemesi aşamasında olduğu, söz konusu davada davalı şirket defterlerinin yanı sıra dava dışı şirketlerin defterleri üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, dolayısıyla davacı tarafın eldeki bu davada ulaşmak istediği amaca mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında yaptırılan/yaptırılacak olan bilirkişi incelemesi ile ulaşmasının olanaklı olduğu, zira; bu davanın konusu olan, diğer bir anlatımla özel denetçiye incelettirilmesi istenen konuların aynı zamanda ... Esas sayılı dava dosyasında da haklı sebebin varlığı ya da yokluğu yönünden incelenmekte olduğu anlaşıldığından, her iki taraf yararına usul ekonomisi de gözetilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
-
Davanın REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin olarak alınan 80,70 TL harcın düşülmesi ile kalan 346,90 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/07/2024
Başkan ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01