İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/298 E. 2024/535 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/298
2024/535
9 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/298
KARAR NO : 2024/535
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 04/04/2024
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28/08/2017 tarihinde kullanmakta olduğu tescilsiz motosiklet ile seyri halindeyken dava dışı ...'un kullandığı ... plakalı aracın kontrolsüz bir şekilde tali yoldan ana yola girmesi sonucunda gerçekleşen kaza nedeniyle yaralandığını, kazada tam ve asli kusurlu bulunan dava dışı ...'un Eşme Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararıyla cezalandırıldığını, ceza dosyasında verilen mahkumiyet kararının ise kesinleştiğini, davalı ve dava dışı Halime Yurt aleyhine ilamsız icra takibi açıldığını, İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına konu ilamsız icra takibine davalı tarafından süresinde itiraz edildiği ve takibin durdurulduğunu, bunun üzerine bu davayı açmanın zorunlu hale geldiğini, işbu nedenle İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yönelik davalı itirazının iptali ile takibin devamına, itirazında haksız çıkan davalı aleyhine dava konusu uyuşmazlık miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından işbu dava ikame edilmeden önce aynı talep ve istemlerle İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinde de belirsiz alacak davasının ikame edildiğini, davada kararın çıktığı ve davacı tarafından istinaf edilmeyerek kararın kesinleştiğini, davalı tarafça işbu karar uyarınca İzmir .... İcra ... Esas sayılı dosyaya 03/01/2024 tarihinde ödeme yapılarak dosyanın kapatıldığını, dolayısıyla işbu davanın belirsiz alacak davasındaki kesin hüküm nedeniyle ek dava açılamayacağından reddinin talep edildiğini, davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını tam olarak yerine getirmeksizin işbu davayı ikame ettiğinden başvurunun usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafından dava konusu kazaya ilişkin davalı şirkete başvurulmuş olmakla birlikte başvuru belgelerinden maluliyet raporunun sunulmadığı iş bu nedenle eksik belgelerin sunulmaması nedeniyle davacının dava açma hakkı bulunmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, işbu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR: -Eşme Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Ceza Dava Dosyasının Uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alındığı görüldü.
-İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının fiziki olarak dosyamız arasına alındığı görüldü.
GEREKÇE :
Dava, cismani zarar nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile tazminat davasının kabul edildiğini, fazlaya ilişkin taleplerinin bu ek dava ile talep edildiğini beyan etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesinin 2. fıkrası ile "karşı tarafın verdiği bilgi ve tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebinini artırabilir." hükmü getirilmiştir.
7251 sayılı Kanunla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda yapılan değişiklik sonrasında 107. maddenin 2. fıkrası “Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.” şeklinde düzenlenmiştir.
7251 sayılı Kanun ile 107. maddede yapılan değişiklikler ile şartları mevcut olan belirsiz alacak davasında yapılan yargılama ile alacağın belirli hale gelmesi durumunda hâkimin geçici talep sonucunu kesin talep sonucuna dönüştürmesi için alacaklıya süre vermesi gerektiği yönünde değerlendirilmiştir.
Belirsiz alacak davası açan davacı, talep artırım yahut ıslah suretiyle neticei talebini artırabilir. Ayrıca belirsiz alacak davası türünde dava açılması durumunda alacağın tamamı dava konusu edildiğinden aynı dava konusu ile ilgili ek dava açılması halinde derdestlik dava şartı söz konusu olur. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2021/5273 Esas 2021/11010 Karar sayılı ilamı)
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2018/5344 Esas 2019/3642 Karar sayılı ilamında" Bilindiği üzere belirsiz alacak davası 6100 sayılı HMK'nun 107. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. Aynı yasanın 109. maddesinde ise kısmi dava düzenlenmiş olup buna göre de Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. Dava açıldığı tarihte 6100 sayılı HMK yürürlükte bulunup, maddi tazminat istemli davanın niteliğine göre belirsiz alacak davası veya kısmi dava olarak açılması mümkündür. Bu gibi durumlarda davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığından söz edebilmek için dava dilekçesinde açıkça buna dayanıldığının belirtilmesi ve talebe konu alacak için asgari bir miktar gösterilmesi gerekmektedir.
Dairemizin 18/01/2016 tarih ve 2015/3958 Esas – 2016/146 Karar sayılı emsal nitelikteki kararında da işaret olunduğu üzere “Belirsiz alacak davasında yapılan yargılama sırasında alacağın miktarının tam olarak belirlenmesi ile davacı talebini iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın artırabilecektir. Alacağın belirli hale gelmesi sonrasında ortaya çıkan yeni talep eksik belirtilirse davacının bundan sonraki yeni artırma isteği iddianın genişletilmesi yasağıyla karşılaşacaktır. Çünkü böylesi bir durumda alacağın belirsizliği değil davacının kendi ihmalinden kaynaklanan bir durum söz konusudur.” belirtilmiştir.
İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı Dosyası fiziken dosyamız arasına alınarak yapılan incelemede; Davanın maddi ve manevi tazminat istemine dayalı olarak ve açıkça HMK 107. Maddesine göre belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği anlaşılmaktadır.
Açılan dava belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğinden ve alacağın tamamı dava konusu edildiğinden aynı dava konusu ile ilgili ek dava açılması halinde derdestlik dava şartı söz konusu olacaktır. Ancak İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamının kesinleşmiş olduğu dikkate alındığında dava şartlarından kesin hüküm olması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın HMK.'nın 114/1. i ve 115/2 fıkrası uyarınca Kesin Hüküm Dava Şartı Yokluğundan USULDEN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın peşin olarak alınan 1.324,59 TL harçtan düşülmesi ile kalan 896,99 TL harcın karar kesinleştiğinde isteği halinde davacı tarafa iadesine,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen maktu 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 09/07/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01