İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/198 E. 2024/521 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/198
2024/521
2 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/198
KARAR NO : 2024/521
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 06/03/2024
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şirkete ait karar defterinin şirket hissedarlarına tüm özen, muhasebeciye olan güven ve çalışması nedeni ile teslim edilmesi, muhasebeci tarafından da iş yerinin kapatılarak adresinin meçhule gitmesi ve bulunamaması nedeni ile zayi belgesi verilmesi hususunda dava açma zorunluluğunun doğduğunu, işbu sebeplerle şirkete ait karar defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR: -Bornova Vergi Dairesine yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verilmiştir.
GEREKÇE :
Dava, TTK 82. Maddesi kapsamında zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir.
6102 sayılı TTK.'nın 82/7 madde ve fıkrası uyarınca sadece tacirler zayi belgesi isteminde bulunabilirler.
TTK.'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." hükmü ile anılan Yasa'nın 11. maddesinde "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir.” Yine TTK.'nın 15. maddesinde de "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır.
6102 sayılı TTK.'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiştir.
TTK'nın 82/7. Maddesinde ".......tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren 30 gün( 1/7/2022 tarihli ve 7417 sayılı Kanunun 55 inci maddesinde yapılan değişiklikle bu maddede yer alan ‘'onbeş’’ ibaresi ‘’otuz’’ şeklinde değiştirilmiştir.) içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir." hükmü düzenlenmiştir.
TTK.'nın 82/7 maddesi uyarınca işbu zayi belgesi verilmesine ilişkin davanın 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekir.
Bu madde hükmünde yazılı “afet” kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilmelidir. Zira, bu maddede, bir tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve kağıtlar,yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa, tacir, kendisine zayi belgesi verilmesini mahkemeden isteyebilir. Maddede yer alan “gibi” sözcüğü açıklanan olayların sınırlı sayılı olmadığını göstermektedir. Tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerektiği gibi, olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana geldiğine mahkemenin kesin kanaat getirmesi gerekmektedir.
Somut olayda;İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazı cevabında; davacı şirketin tasfiye halinde olduğunun, davacı şirketin tasfiye sürecine girdiği, tasfiye memurunun ... olduğunun belirtildiği, bu davanın ise şirket temsilcisi tarafından açıldığı anlaşılmakla davacı şirketin tasfiye sürecine girmesi nedeniyle tasfiye memuru atanması ve ortakların temsil ve yönetim yetkisinin ortadan kalktığı anlaşılmakla davacının açtığı davada aktif husumetinin bulunmadığı kanaatiyle davanın HMK.'nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacının açtığı davada aktif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın HMK.'nın 114/1. d ve 115/2. Maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,
-
Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Dosyada kalan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yokluğunda verilen, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/07/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09