SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/246 E. 2024/520 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/246

Karar No

2024/520

Karar Tarihi

2 Temmuz 2024

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/246

KARAR NO : 2024/520

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 11/04/2023

KARAR TARİHİ : 02/07/2024

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Afyonkarahisar İli Bolvadin İlçesinde yem ticareti ile uğraştığını, davalı ile davacı arasında ticari olarak yem alım-satım ilişkisi bulunduğunu, davacının davalı tarafa satmış olduğu mallar karşılığında 30/12/2022 tarihli 194.541,00 TL 'lik faturayı keserek davalıya teslim ettiğini, Davalının söz konusu fatura bedelini ödememesi üzerine Afyonkarahisar İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı icra dosyası ile icra takibine başlandığını, davalının söz konusu icra takibine karşı borca itiraz ettiğini, davalının bu takibe hiçbir şekilde borcunun bulunmadığına dair iddiasıyla itirazda bulunduğunu, bu sebeple takibin durduğunu, açıklamalar nezdinde, fazlaya dair her türlü dava, talep ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla; Davalının Afyonkarahisar İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, Haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz eden davalı borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve faturanın düzenlendiği tarihten itibaren ticari temerrüt faizine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki yönünden davaya itiraz ettiklerini, İşbu davada yetkili mahkemelerin HMK gereği İzmir Mahkemeleri olduğunu, davalının yerleşim yerinin Urla/İzmir olduğunu, dosyanın yetkili Urla/İzmir Mahkemesine gönderilmesini talep ettiklerini, davacının her ne kadar davalı ile bir alım satım ilişkisinin varlığını iddia etse de bunun doğru olmadığını, davalının davacı şirketle hiçbir ticari ilişkisinin olmadığını, davalının böyle bir sipariş vermediğini, bahsedilen malları teslim almadığını, dolayısı ile davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, başlatılan icra takibine haklı olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalının ticari defter kayıtları incelendiğinde bu şirket ile daha önce hiç bir alım satım ilişkisinde bulunmadığının anlaşılacağını, arz edilen nedenlerle, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Urla Mahkemesine gönderilmesine, Haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddi ile dava miktarının tamamı üzerinden müvekkili lehine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.

KANITLAR: -İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verilmiştir.

-Bolvadin Kaymakamlığı Mal Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verilmiştir.

-İzmir Ticaret Sicil İl Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verilmiştir.

-İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliğine yazılan yazıya cevap verilmiştir.

-Bolvadin Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verilmiştir.

-İzmir Vergi Dairesi Başkanlığına yazılan yazıya cevap verilmiştir.

-Afyonkarahisar İcra Dairesine yazılan yazıya cevap verilmiştir.

GEREKÇE :

Dava; satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari ava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.

TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.

19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.

Dosya kapsamından, gerçek kişi olan davalının gelir getirici kazancı olmayan mükellef olduğu, dolayısıyla davalının tacir sıfatını haiz olmadığı, davalının tacir sıfatına sahip olmaması sebebiyle davanın ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, Yargıtay .... HD:'nin ... esas, ... kara sayılı, 03/11/2015 tarihli, ... esas, ... karar sayılı, 25/01/2016 tarihli yargı yeri belirleme kararlarının, Yargıtay .... HD'nin ... esas,... karar sayılı, 21/03/2016 tarihli kararının da aynı yönde olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar Afyonkarahisar... Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) tarafından Urla Asliye Ticaret Mahkemesi'ne Yetkisizlik kararı verilmiş ise de dava şartlarının incelenmesi aşamasında "görev" hususunun daha önce değerlendirilmesi gerektiği, davalı gerçek kişinin potansiyel mükellef olması nedeniyle vergi kaydının dahi bulunmadığı, tacir sıfatına sahip olmadığı anlaşılmakla Urla Asliye Hukuk Mahkemesi'nin gönderme kararından sonra davalı tarafın tacir olmadığının anlaşıldığı, Görev hususunda yapılması gereken değerlendirmenin Afyonkarahisar ... Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) tarafından yapılması gerektiği kanaatiyle karşı yetkisizlik kararı vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin yetkili olmadığı, yetkili mahkemenin Afyonkarahisar ... Asliye Hukuk Mahkemesi ( Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) olduğu anlaşılmakla, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,

  2. Mahkememiz kararının istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde Mahkememiz ile Afyonkarahisar ... Asliye Hukuk Mahkemesi ( Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) arasında olumsuz Yetki uyuşmazlığı çıktığından görevli mahkemenin tayini için HMK.'nın 21. ve devamı maddeleri uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Dairesine Gönderilmesine

  3. HMK.'nın 331. maddesi uyarınca harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin yetkili Mahkemece değerlendirilmesine,

İlişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/07/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkanıarİtirazınİptali(HaksızEylemdenZararizmirKaynaklananNedeniyle)hüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim