İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/201 E. 2024/505 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/201
2024/505
27 Haziran 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/201 Esas
KARAR NO : 2024/505
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/03/2024
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/10/2023 tarihinde ...sevk ve idaresindeki, ...'e ait, ... plakalı aracın davacı ...'ye ait ... yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza, Konya ili, Meram ilçesinde; davacı vekilinin aracı park halindeyken, davalı araç sürücüsünün çarpması neticesinde gerçekleştiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/j-1 maddesinde "Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama" ve "Park için ayrılmış yerlerde veya taşı yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma" kusurlu hareketler arasında sayıldığını, Yine 67/1-b hükmüne göre b) yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır." 84/1-f hükmü "Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma" asli kusurlu hallerden sayıldığını, tutulan kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK.'nın 67-1b maddesinin ihlal ettiği tespit edilerek davacı tarafın bu kazanın oluşumunda kusursuz, sigortalı araç sürücüsünün ise asli ve tam kusurlu olduğu tespit edildiğini, husumet, 1 ve 2 no'lu davalı taraflara kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü ve aracın işleteni sıfatıyla, 3 no'lu davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne 22/03/2023-22/03/2024 tarihleri arasında gçerli ... numaralı ZMMS poliçesi nedeniyle yöneltildiğini, davalılar açısından "zarar ve eylem", "zarar ve motorlu aracın işletilmesi", "zarar ve sigorta" arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde; bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara Ticaret Mahkemesi'nde bakılacağı hususları düzenlenmiş olduğunu, yine Türk Ticaret Kanunu'nun 1483 ve devamı maddelerinde zorunlu sorumluluk sigortalarının düzenlendiğini, bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin açılan davada görevli olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi gereği, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin İzmir'de Ege Bölge Müdürlüğü (şubesi) bulunduğu için İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin bu dava bakımından yetkili olduğunu, dava açılmadan arabuluculuk yoluna gidildiğini, dava şartı yerine getirilmiş fakat anlaşma sağlanamamış olduğunu, davacı tarafa ait araçta kaza neticesi oluşan hasar dikkate alındığında tamirin ekonomik olduğunun ortada olduğunu, tamirinin ekonomik olup olmadığı hususunda tespit yapılırken davacı tarafın aracının kaza tarihinde plakasının kayıtlı olduğu Almanya'daki rayiç değerinin dikkate alınmasının gerektiğini, davacı tarafın geçici olarak Türkiye'de bulunduğundan davacı tarafa ait ve Alman trafiğine kayıtlı araçta kaza sonrası meydana gelen zarar miktarı; Almanya'da bulunan... Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenen 01/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil hasar miktarı 6.602,81 EURO olarak tespit edildiğini, aracın tamir maliyeti rayiç değerine göre çok düşük kaldığından hurda değeri araştırılmasından vazgeçilmiş olduğunu, davalıların zarar gören gerçek zararı ödemek zorunda olduğundan, hasar bedeline yansıyacak KDV miktarından sorumlu olduğunu, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, davacı tarafın daimi ikametgâhı ve aracın Almanya plakalı olduğu dikkate alındığında davacı tarafın zararı gidermek için yabancı para üzerinden harcama yapacağının da kabulünün gerekeceğini, 6098 sayılı TBK. 99 hükmüne göre de yabancı para üzerinden doğan borç "ödeme günündeki kur karşılığı ilke parasıyla ödenmelidir." şeklinde açıklandığını, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğünü, Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması hâlinde zarar gören dava açılabileceğini, taraflarınca başvuru davalı sigorta şirketleri tarafından 15 gün içinde cevaplamamış olduğunu, zarar gören üçüncü kişinin sigorta şirketine karşı yapacağı yazılı bildirim karşısında sigorta şirketi zorunlu mali mesuliyet sigortasında 8 iş günü içinde tazminatı ödemek zorunda olduğunu, kanuni sürede sigorta teminatı özürsüz olarak ödemeyen sigorta şirketlerinin temerrüde düştüğünü, davacı taraf adına, davalı sigorta şirketine KEP üzerinden yapılan hasar ihbarı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne 12/02/2024 tarihinde teslim edildiğini, KEP ile gönderilen iletilerin gönderiminin ertesi iş günü sonunda okundu sayıldığını, buna göre hasar ihbarının davalı sigorta şirketine 13/02/2024 tarihinde yapıldığının kabulünün gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi hükmü uyarınca davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ödemekle yükümlü olduğu zarar miktarı bakımından ihbarı izleyen sekizinci iş günü sonu olan 26/02/2024 tarihinden itibaren temerrüt (yasal) faizine hükmolunması gerektiğini, davalıların muhtemel süre uzatım talebinin reddinin gerektiğini, HMK. 127. maddesi uyarınca gerek davanın açılması sırasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinde gerekse de davalı sigorta şirketine yapılan başvuruda gerekli belge ve deliller taraflarınca davalının bilgisine sunulmuş olduğundan davalı şirketin davayı 2 haftalık yasal sürede cevap vermesinin çok zor veya imkânsız olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, açıklanan nedenlerle davalı şirketin süre uzatım talebinde bulunması durumunda bu talebin reddine karar verilmesinin gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla haklı davalarının kabulüne karar verilmesini, araçta meydana gelen hasar karşılığı 6.602,81 EURO tutarındaki maddi tazminatın fiil ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru Türk Lirası karşılığı'nın; 1 ve 2 no'lu davalı taraftan kaza tarihi olan 21/10/2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte 3 no'lu davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden (kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS poliçe teminat limiti olan 120.000,00 TL dikkate alınarak temerrüt tarihi olan 26/02/2024'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, kanuni vekâlet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalı taraflara yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı başvuranın taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, davacı tarafın HMK.'nın yetki kuralarına aykırı olarak yetkisiz mahkemede huzurdaki davayı açtığını, davalı şirket merkezinin ".../İSTANBUL" adresinde bulunduğu göz önünde alındığında açılan davanın yetki bakımından İstanbul Anadolu Mahkemesi yetki alanına girdiğinin görüleceğini, bu nedenle yetkisiz mahkemede açılan davaya ilişkin olarak yetkisizlik kararı verilmek suretiyle İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, başvuru şartının yerine getirilmemesi nedeniyle taleplerin reddinin gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için, gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve ödeme süresi dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olmasının gerekmekte olduğunu, başvuranın, başvuru şartını yerine getirmemiş olması, kanunun lafzı ve amacı birlikte değerlendirildiğinde sonradan ikmali mümkün olmayan bir noksanlık teşkil ettiğini, bu nedenle usulüne uygun geçerli belgelerle davalı sigorta şirketine başvuru yapılmaması halinde eksikliğin tamamlanmasına değil, davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, araçta meydana gelen hasar bedelinin araç üzerinde fiziki inceleme yapılmak suretiyle tespit edilmesinin gerekmekte olduğunu, açılan davada, araç onarılmış ise onarım faturalarının sunulması, onarılmamış ise konusunda uzman aralarında makine ve otomotiv mühendislerinin yer aldığı bilirkişi heyeti ile araç üzerinde ekspertiz incelemesinin yapılmasının gerekmekte olduğunu, hasarın davalı sigorta şirketin ihbar edilmesi akabinde davalı sigorta şirketince eksper olarak ... Sigorta Ekspertiz Limited Şirketi'nin görevlendirilmiş olduğunu, bizzat araç üzerinde (ekspertiz raporunda aynen; araç üzerinde yaptıkları incelemeler neticesinde aşağıda detaylı olarak belirtilen aksamların hasarlı olduğu tespit edildiğini, şeklinde ibare bulunmakta olduğunu, yapılan inceleme ve tespitler sonucu parça ve işçilik ücretleri dahil toplam 56.316,91 TL hasarın tespit edildiğini, ancak ekspertiz raporunda, "Raporumuzun ön tespitlerimiz doğrultusunda tanzim edilmiş olup aracın onarımının kontrollü olarak yapılması durumunda hasar miktarında değişiklik olabileceği hususu dikkatlerinize sunulur.", "İşbu dosyaya herhangi bir tediye yapılmaması hususu bilgi ve dikkatlerine sunulur." şeklinde ibarelere yer verildiğini, iki rapor arasında açıkça çelişkiler bulunmakta olduğunu, bu çelişkilerin giderilmesinin önem arz ettiğini, davalı sigorta şirketince hazırlatılan 13/02/2024 tarihli ekspertiz raporunda, "Mağdur aracın değişmesi gereken sol ön kapı ve sol ön kapı menteşesi tedarik yapılmak istenmiş ancak yurt dışı siparişi olması nedeniyle tedarik yapılamamıştır. Bunun üzerine aracın bulunduğu servisle görüşmeler yapılmış parçanın kendilerinin temin etmesi gerektiği belirtilmiş ancak parçaların yurt dışı olması nedeniyle servis ve parçaları bulamamıştır. Araç sahibinin izninin bitmesi ve yurt dışına dönmesi gerektiğinden dolayı aracını yurt dışına yaptıracağı bilgisi alınmıştır. Bilgilerinize." şeklinde ibareye bulunmakta olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın aracının onarımını yaptırdığına dair herhangi bir fatura ibraz etmeksizin tek taraflı olarak hazırlanan ve bağlayıcılığı bulunmayan araç üzerinde inceleme ve tespit yapılarak hazırlanıp hazırlanmadığı dahi belli olmayan ekspertiz raporuna dayanarak tazminat talebinde bulunmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, fiziki incelemenin mümkün olmaması halinde ise hasar ile kaza arasında uyum, parça ve işçilik bedelleri bakımından ayrıntılı rapor tanziminin gerektiğini, 20/03/2020 tarihli Karayolları Motorolu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartları'nın 3. maddesi gereğince, dolayısıyla hasar gören parçanın onarımının mümkün olup olmadığının, mümkün ise onarılması, değil ise eş değeri parça ile değiştirilmesi, bu da mümkün değilse ancak yenisi ile değiştirilmesi durumlarının değerlendirilerek hasar miktarının tespitinin gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.2.2 maddesi düzenlemesi gereği başvuru konusu araç onarımının kaza tarihi itibariyle anlaşmalı onarım merkezinde yaptırılması halinde tedarik iskontosu uygulanacağını, buradan hareketle, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun genel şartlara göre belirlenen hasar miktarından iskonto uygulanmak suretiyle sınırlı olduğunu, davalı sigorta şirketinin KDV'den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dosyaya KDV dâhil onarım yapıldığına ilişkin herhangi bir fatura ibrazı yapılmadığının görüldüğünü, bu sebeple onarımı tamamlanan araç için başvuru sahibinin cebinden ayrıca bir KDV ödemesi çıkmadığı ve aracın onarımının KDV ödemesi yapılmaksızın tamamlandığı dikkate alınarak hasar bedelinin KDV dâhil olmadan hesaplanmasını talep ettiklerini, araçta meydana gelen hasar ve tamir bedeli poliçe genel şartlarına göre tespit edilmesinin gerektiğini, davacı tarafından talep edilen hasar tutarının fahiş olması ve piyasa rayiçlerine uygun olmaması nedeniyle kabul edilmesinin mümkün olmadığını, haksız fiilden kaynaklanan zararın ancak haksız fiil tarihinde ve memleket parası üzerinden gerçekleştiği kabul edilmemesi gerektiğini, Yargıtay kararlarınca Türkiye'de gerçekleşen bir kaza neticesi yabancı plakalı bir araçta meydana gelen zararın haksız fiil tarihinde ve memleket parası üzerinden gerçekleştiği yönünde karar verilmiş olduğunu, dolayısıyla her durumda Türkiye'de piyasa koşulları dikkate alınarak hasar bedelinin belirlenmesinin gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğundan yargılamanın her aşamasında dikkate alınmasını talep ettiklerini, davacı tarafın usul ve yasaya aykırı faiz talebi bakımından Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi yönünden davalı sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemeyeceğinin açık olduğunu, davacı tarafın temerrüt tarihinden itibaren faiz taleplerinin reddini talep ettiklerini, yargılama masrafları ve vekalet ücreti yönünden davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmediği dikkate alındığında yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağının açık olduğunu, davacı tarafın yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesinin gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı davalı sigorta şirketine usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığından açılan davanın reddine karar verilmesini, davalı sigorta şirketinin itirazlarının kabul edilmemesi halinde, davacı tarafın aracında meydana gelen hasar bedelinin genel şartlara hesaplanmasını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmesi halinde memleket parası üzerinden hüküm kurulmasını, yargılamanın her aşamasında poliçe teminat limitinin dikkate alınmasını, davacı tarafın sunduğu ekspertiz raporunun dikkate alınmamasını, fazlaya ve faize ilişkin taleplerinin reddini, her durumda davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmediği dikkate alınarak davalı sigorta şirketinin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça davalılar aleyhine açılan davanın fahiş taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalıların ikameti ile kaza yeri Konya İli olduğunu, dava HMK. ve genel Genel Hükümlere göre ihtiyari dava arkadaşları olan davalılar için davanın yetkili ve görevli Konya Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde açılmasının gerektiğini, bu sebeple İzmir Mahkemeleri'nin yani Mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetki itirazlarının kabul ile davalılar yönünden dosyanın yetkili ve görevli Konya Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, 21/10/2023 tarihinde meydana gelen olayda, davacı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç davacı tarafa ait yabancı menşeli ... plakalı araç ile maddi hasarlı olacak şekilde kazaya karıştığını, kazada davacı ...'in asli ve tam kusurlu olduğu yönündeki davacı tarafın iddiasını kabul etmediklerini, kaza neticesinde davacı tarafın aracında ufak çaplı hasar meydana gelmiş olduğunu, davacı tarafın aracını Türkiye'de yaptırmak yerine yurt dışında yaptırmayı tercih ettiğini, araç Türkiye'de kazaya karıştığını ve buradaki ekonomik koşullar göz önüne alınarak tamirini yaptırmasının gerekmekte olup yurt dışında yapılmasının tercih edilmesinin geçerli bir sebebe dayanmasının gerektiğini, bu hususun hakkaniyete aykırı olacağını, davacı tarafın dava dilekçesinde sunduğu ve teklif mahiyetindeki tamir, işçilik ve parça bedeli olarak 6.602,81 EURO'nun oldukça fahiş olduğunu, 2.489,58 EURO yedek parça bedeline karşılık 3.059,58 EURO işçilik bedeli istenmesinin de yersiz ve haksız olduğunu, davacı tarafa ait araçta meydana gelen hasar durumu dikkate alındığında, fahiş tamir bedeli talep edildiğini, yurt dışı ve yurt içindeki bu tür hasarlarda malzeme işçilik bedeli bilirkişi marifetiyle araştırılmasını, Türikye'de ... yetkili servislerinden fiyat bilgisi sorulmasını ve bu hususta gerçeğe uygun bilirkişi raporu aldırılmasını talep ettiklerini, ayrıca aracın yabancı menşeli olduğundan yurt dışında sigorta şirketleri tarafından hasarının karşılanıp karşılanmadığı, bu kaza ile ilgili ödeme yapılıp yapılmadığının ilgili merciilerden sorulmasını talep ettiklerini, araçtaki hasar bedeli için diğer davalı sigorta şirketince ekspertiz raporu hazırlandığını ve malzeme işçilik toplam bedeli 56.316,91 TL olarak tespit edilmiş iken, davacı sigorta şirketince hasarın karşılanması ve aracın yaptırılmasını tercih etmemiş olduklarını, akabinde açılan davada haksız şekilde fahiş miktarda hasar bedeli talep edilmekte olduğunu, dosyaya sunulan farazi teklif mektubu ve hasar bedeli gerçeği yansıtmamakta olduğunu, bu sebeple araçtaki gerçek zarar ile işçilik ve malzeme bedelinin, aracın tamiri mi, yoksa parça değişimi gerektirip gerektirmeyeceği hususlarında araç üzerinde fiili inceleme yaptırılmak suretiyle makine mühendisi bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın yabancı para cinsinden hasar bedeli talep ettiğini, ancak tarafların Türk Vatandaşı olup haksız fiil niteliğindeki kazanın Türkiye'de gerçekleştiğini, talep edilebilecek hasar bedeli de Türkiye'deki piyasa şartlarına göre Türk Lirası cinsinden belirlenmesi gerektiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarına göre de Türkiye piyasa fiyatlamalarının dikkate alınarak hasar tespitinin yapılmasının gerekmekte olduğunu, davacı tarafın KDV talebi ile EURO cinsinden para talebi de yersiz olup, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre Türk Lirası üzerinden ödeme talep edilmesinin gerektiğini, davaya karşı beyan ve itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı davaya cevaplarının kabulü ile, öncelikle yetki itirazlarının kabulüne karar verilmesini, dosyanın yetkili Konya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, davalılar aleyhine açılan davanın itiraz ve beyanlar doğrultusunda usul ve esas yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na ait kayıtlardan davalı tarafın aracına ilişkin UYAP sistemi üzerinden bilgiler celp edilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden davalı tarafa ait aracın tramer bilgileri celp edilmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketinden davalı tarafa ait araca ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
GEREKÇE :
Dava; davacı aracında meydana gelen hasar bedelinin karşı taraf araç maliki-sürücüsü ve ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.
6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. "7. maddesinde ," davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir." denilmektedir. Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 18/2. maddesinde "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." denilmek suretiyle yetki itirazının ileri sürülüş biçimi düzenlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7. maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir.
Davalılar ... ve ...'in adreslerinin Konya olduğu, kaza yerinin de Konya İli olduğu belirtilerek yetki itirazında bulunulmuştur. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin adresinin de İstanbul olduğu belirtilmiştir. Davacının ikametgah adresinin Almanya olduğu, kazanın meydana geldiği yerin ise Konya ili olduğu, zararın haksız fiilden meydana geldiği, 6100 sayılı Yasa'nın 16. maddesi gereğince haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu, kazanın Konya ilinde meydana geldiği, zararın meydana geldiği yerin Konya ili olması, zarar görenin yerleşim yerinin Almanya olması birlikte değerlendirildiğinde ortak yetkili Mahkemenin kazanın meydana geldiği- zararın meydana geldiği ya da gelme ihtimalinin bulunduğu yer olan Konya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin yetkili olmadığı, yetkili Mahkemenin Konya Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla HMK.'nın 116. maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
-
Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının yetkili Konya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
-
HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/06/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09