İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/486 E. 2024/498 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/486
2024/498
26 Haziran 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/486
KARAR NO : 2024/498
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/10/2019
KARAR TARİHİ : 26/06/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının maliki bulunduğu ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketinde ZMSS poliçesi bulunduğu, sigortalı aracın 01/03/2018 tarihininde ehliyetsiz sürücü idaresinde müvekkili sigorta şirketi ile kazada yaralanan ... arasında yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonunda ...'nun gerçek zararının 19.634,79-TL olduğu konusunda mutabakat sağlandığı, arabuluculuk vekalet ücreti 589,31-TL ile birlikte 13/12/2018 tarihinde 20.233,10-TL tazminat ödediği, zarar görenin sigorta tazminat alacağının %20'sini Grup Merkez Hasar Şirketine temlik ettiği bu nedenle ödenen tazminatın 3.928,75-TL'sinin Grup Merkez Hasar Şirketine, 15.715,04-TL'sinin zarar gören ...'ya 589,31-TL vekalet ücretinin Av. ...'a ödendiği, kazanın oluşunda sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, kaza tarihinde yeterli sürücü belgesine sahip olmadığı, bu nedenle ZMMS Genel Şartları B.4.c maddesine istinaden zarar görene ödenen tazminatın sigortalı davalıdan rücuen talep haklarının doğduğu beyan edilerek 20.233,10-TL'sinni 13/12/2018 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmekle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 128. Maddesi gereğince dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar ettiği kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE : Dava, sigorta şirketinin kendi sigortalısına karşı açtığı rücuen tazminat istemine ilişkin alacak davasıdır.
İzmir ...Tüketici Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davalıya ait aracın kiralanması nedeniyle işin ticari olacağı ve tüketici işlemi olmayacağına ilişkin gerekçeyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Görev konusunda yapılan değerlendirmede;Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. 37, K. 9, RG. 03.07.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticarî dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, TTK'nin “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Uyap'da yapılan sorgulamada sigortalı aracın "hususi" amaca tahsisli olduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı Sigorta şirketi, kendi sigortalısının zarara sebep olduğu ve sigortacı tarafından ödenen zararı kendi sigortalısına halefiyet ilkesi gereğince rücu edebilir. Bu durum 6102 Sayılı Yasanın 1472. Maddesine dayanmaktadır.
Bu davamızda; Davacı sigorta şirketi, yaptığı ödemeyi kendi sigorta sözleşmesinin akidinden istemektedir. Aracın kiralanması davalı sigortalının kendi sigortacısı arasındaki sigorta sözleşmesine dayalı olan hukuki ilişkisini(yükümlülüğünü) ortadan kaldırmaz. Aracın kiralanması durumu ancak sigortalı davalı ile dava dışı sürücü arasındaki rücu koşullarını etkileyecek niteliktedir. Bu davaya konu aracın kiralanmasının sigortalının sorumluluğunu kaldırmayacağı ve davacının da meydana gelen zararı haksız fiile neden olan dava dışı sürücüden değil de kendi sigortalısından tahsili konusunda seçim yaptığı, dava konusu yapılan aracın da hususi kullanıma tahsisli araç olması ve taraflar arasındaki ilişkinin de tüketici işlemi olduğu dikkate alındığında, karşı görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
-
Mahkememiz kararının istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde mahkememiz ile İzmir ... Tüketici Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından görevli mahkemenin tayini için HMK'nun 21. ve devamı maddeleri uyarınca yargı yeri belirlenmesi için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine gönderilmesine,
-
HMK'nun 331. Maddesi uyarınca harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
ilişkin, taraflar vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/06/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09