SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/252 E. 2024/496 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/252

Karar No

2024/496

Karar Tarihi

26 Haziran 2024

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/252

KARAR NO : 2024/496

DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle)

DAVA TARİHİ : 21/03/2024

KARAR TARİHİ : 26/06/2024

Mahkememizde açılan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonucunda;

İDDİA ;

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; 20/08/2023 günü saat 23:58 sıralarında ... yönünde davalı ... A.Ş. tarafından işletilen, sürücü ... yönetimindeki ...plakalı otobüsün belirtilen mevkiiye geldiği esnada aracın sürücüsü ...'nun direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu otobüsün orta refüje girdiğini, bariyerleri aşarak şarampole yuvarlanması sonucu araç sürücüsü ...'nun da hayatını kaybettiği ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazaya ilişkin incelemelerin Sorgun Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyasında devam ettiğini, araç sürücüsü ...'nun 2918 sayılı KTK’nın 52/1-b maddesini ihlal ettiği görüş ve kanaatine varıldığını, bu kaza sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, 2 çocuk babası eşi ...’un ise yaşamını yitirdiğini, müvekkilinin yaşadığı üzüntü ve elemin yanında bir de maddi sıkıntılarla baş etmeye çalıştığını, müvekkilinin, kazadan sonraki dönemde uzun süre dönem dönem yatılı ve yatısız şekillerde tedavi gördüğünü, ameliyat geçirdiğini, şu an için tedavi giderlerine ilişkin masraflar toplamının 102.526,36-TL olduğunu, ... Hastanesinden yapılan tedavilere ve ilişkin diğer faturalar getirtildiğinde yapılacak inceleme sonucunda net tutarın ortaya çıkacağını, müvekkilinin, geçirdiği ağır ameliyatlar ve tedaviler sonucu evde bakıcı yardımına muhtaç hale geldiğini, haftada 5 gün gelen bakıcıya günlük 1.000,00-TL olmak üzere aylık toplam 20.000,00-TL ödeme yapılmakta olduğunu, müvekkilinin, bu süreçte çalışamadığından gelir elde edemediğini ve maddi zarara uğradığını, geçirdiği stabilizasyon ameliyatı ve halen gördüğü tedaviler sebebiyle iş gücü kaybına uğradığını ve ekonomik geleceğinin sarsıldığını, müvekkilinin günlük işlerini yaparken, oturup kalkarken, merdiven inip çıkarken acı hissettiğini ve bu nedenle eski sağlığına kavuşamadığını, geçirdiği kaza sonucu kalıcı bir beden gücü kaybına uğradığının aşikar oldupunu, müvekkilinin tedavisi şu an halen devam etmekte olduğundan sürekli iş gücü kaybına ve meslekte kazanma gücü kaybı oranına ilişkin bir tespitin yapılamadığını, bu oranların yargılama süreci içerisinde Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak rapor ile belirlecebileceğini; müvekkilinin, kaza öncesi hem fen bilgisi öğretmenliği yaptığını ve çalıştığı okuldaki kurslarda eğitim verdiğini hem de özel ders verdiğini, son 1 yıla ait maaş bordroları getirtildiğinde bu hususların görüleceğini, 2023 yılı Aralık ayında emekli olan müvekkilinin eğer dava konusu elim kazayı geçirmemiş olsaydı en az 10 yıl daha çalışarak gelir elde etmeye ve geçimini sağlamaya devam edecek olduğunu ancak geçirdiği ameliyatlar ve halen devam etmekte olan tedavisi sebebiyle ciddi performans düşüklüğü yaşayan ve sürekli iş gücü kaybına uğrayan müvekkilinin ne dershanede ne de özel ders vererek çalışabilme imkanının kalmadığını; ecraklarla birlikte 18/09/2023 ve 14/11/2023 tarihlerinde maddi tazminat istemi ile davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını; arabulucuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamadığını; otobüs sahibi davalı ...'ın ve araç işleteni ... A.Ş.'nin de müvekkilinin kaza nedeniyle uğradığı zararlardan KTK'nın 85. maddesi uyarınca işleten sıfatıyla kusursuz ve sınırsız olarak sorumlu olduklarını; maddi tazminat değeri yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda kesin olarak belirlenebileceğinden davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını; müvekkilinin sağlığının kalıcı olarak ciddi manada bozulmuş olması, bu yüzden çalışamaması ve sürekli iş gücü kaybı yaşaması nedeniyle acı ve ızdırap çektiğini, ruhsal çöküntü yaşadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle davalıların taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına; bilirkişi incelemesinden sonra ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin tedavi ve iyileşme giderleri, geçici iş göremezlik sebebiyle uğradığı kazanç kaybı ve sürekli iş gücü kaybı sebebiyle uğradığı zararlar kapsamında, yapılacak inceleme sonucu belirlenecek tutarda maddi tazminatın kaza tarihi olan 20/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek enflasyon oranında faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; 5.000.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek enflasyon oranında faizi ile birlikte davalılar ... A.Ş. ve otobüs sahibi ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

CEVAP ;

Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle; kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava değerinin davacı tarafça biliniyor olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılmasının hukuka uygun olmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, maddi tazminatın içeriğini oluşturan kalemlerin açıklanmasının gerektiğini, bu konuda davacı tarafa süre verilmesinin gerektiğini, davacı tarafça müvekkili şirkete usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını, davacıdan eksik evrakların istenildiğini, KTK'nın 97. Maddesine göre başvuru ile sunulması gerekli zorunlu belgelerin sigorta genel şartları ile belirlendiğini, kaza tarihi dikkate alındığında davacının iyileşme süresinin henüz dolmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete sunulan bir raporun bulunmadığını, maluliyet tespiti yapılmadan hesaplama ve dolayısıyla ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, müvekkiline eksik evrak ile başvurulmasına ve yapılan bildirime rağmen eksiklikler giderilmeden dava açıldığını, davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, kaza tarihi dikkate alındığında hak düşürücü süreler ve zaman aşımı süresinin dolduğunu, ihtiyati haciz isteğini kabul etmediklerini, müvekkili şirketten kaza başı sakatlanma ve ölüm teminatı kapsamında poliçe limitinin ve ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasının gerektiğini, davacının yaralanmasına neden olduğu iddia edilen trafik kazasında kazaya karışan ...plakalı aracın ... numaralı “Trafik Sigorta Poliçesi Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi” ile müvekkil şirkete sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp kurumu'ndan rapor alınmasının gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı ve araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, sigorta poliçesinin bir zenginleşme aracı olmadığını ve gerçek zararı teminat altına aldığını, somut olayda sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı düşünüldüğünden müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunmadığını, davacının zararı doğuran kusurlarının müterafik kusur indirimi olarak göz önünde bulundurulmasının gerektiğini, dosya kapsamında davacının emniyet kemerinin takılı olmadığının anlaşıldığını, bakıcı giderleri, geçici iş göremezlik zararı ve tedavi giderleri ile rapor ücretinin sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu, yine kazanç kaybı talebinin ZMMS poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, davacı tarafa kaza nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin SGK kayıtlarının getirtilmesinin gerektiğini, ödeme yapıldı ise hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesinin gerektiğini, tazminat hesabının aktüer siciline kayıtlı bilirkişi tarafından yapılabileceğini, yine hesaplamada 1,65 iskonto oranı esas alınarak hesaplama yapılabileceğini, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek enflasyon oranında faiz isteğinin hukuka uygun olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafın sunduğu delil ve belgelerin taraflarına tebliğe çıkartılmamış olduğundan tüm belgelere karşı cevap ve itiraz hakkını saklı tuttuklarını, davanın genel yetki kuralına aykırı olarak İzmir Mahkemelerinde açıldığını, müvekkilinin adresinin ".../BURSA" olduğunu, bu nedenle davanın Bursa Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesinin gerektiğini ve yetki yönünden davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin kazaya karışan ...plakalı otobüsün maliki olmadığı gibi, otobüs sürücüsü ...'nun da işvereni olmadığını, bu nedenle davanın müvekkili şirket yerine, ...plakalı otobüsün maliki olan diğer davalı...'a ve otobüs sürücüsünün mirasçılarına yöneltilmesinin gerektiğini, davanın işleten ve işveren sıfatını haiz olmayan müvekkili şirket bakımından husumet yönünden reddinin gerektiğini, ihtiyati haciz isteğini kabul etmediklerini, davacının davasında haklı çıkması halinde alacakları sigorta poliçeleri ile de teminat altına alınmış durumda olduğunu, davanın SGK'ya ihbarını istediklerini, davacının davayı açmadan önce davaya konu maddi ve manevi tazminat istekleri yönünden sigorta şirketlerine başvurup başvurmadıkları konusunda herhangi bir açıklamada bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, davacının eşi müteveffa ...'un kaza esnasında emniyet kemeri takılı olmadığından kusurlu olduğunu, davacının maddi tazminat isteğini kabul etmediklerini, müvekkili şirketin bir kusuru bulunmadığından maddi tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini, yine davacının manevi tazminat isteklerini kabul etmediklerini, manevi tazminatın amacının zararın tazmini olmayıp kişinin manevi değerlerinde meydana gelen eksilmenin bir nebze olsun manevi yönden tatminini sağlamak olduğunu ancak davanın bir zenginleşme aracı olarak görülemeyeceğini, 5.000.000,00 TL'lik manevi tazminat isteğinin iyi niyetten uzak bir tutum olduğunu, davanın kabulü anlamını taşımamak kaydı ile; sigorta poliçeleri gereği, müvekkili şirket aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi halinde, bu bedelden Türk ... Anonim Şirketi ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumlu olacağının tartışmasız olduğunu, bu nedenle davada taraf gösterilmeyen ... Sigorta Anonim Şirketi ile otobüs şoförü ...'nun mirasçılarına davanın ihbar edilmesi ve ihbar edilen sigorta şirketine yazı yazılarak poliçe asıllarının dosyaya getirtilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkiline yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığını, süresi içerisinde cevap dilekçesini sunduklarını, mahkemece kusur incelemesi yaptırılmasının gerektiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, 20/08/2023 tarihinde gerçekleşen olayla ilgili olarak Sorgun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... Soruşturma numaralı dosyasıyla soruşturma açılmış olup söz konusu dosyanın halen kesinleşmediğini, davacının belirtmiş olduğu sağlık kurulu raporunu kabul etmediklerini, yeniden rapor aldırılması isteklerinin bulunduğunu, davaya konu kaza nedeniyle maluliyetin bulunup bulunmadığı ve varsa maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp kurumu ... İhtisas Dairesi'nden rapor aldırılmasının gerektiğini, istenilen tazminatın fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağını, davacı tarafça belirtilen sakatlıkla ilgili herhangi bir belge ibraz edilmediğini, davacının ödeme alıp almadığının ilgili yerlerden sordurulmasının gerektiğini, ihtiyati haciz isteğini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE ;

Dava; tarfik kazasına dayalı iş göremezllik nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.

28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketici Kanunu'nun 73/1 maddesinde; “Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda, tüketici mahkemeleri görevlidir.” düzenlemesine; 3. maddesinin 1. fıkrasının 1. bendinde; “Tüketici, işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzer sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Somut olayda; ...plakalı otobüste biletli yolcu olan davacı, tüketici konumunda olup, davalı otobüs işleteni/taşıyıcı ile aralarında düzenlenen yolcu taşıma sözleşmesi bir tüketici işlemidir. O nedenle, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerekir. Emsal Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ve ... Esas ve ... Karar sayılı; .... Hukuk Dairesi’nin... Esas ve ... Karar sayılı ve ... Esas ve... Karar sayılı kararları da bu yöndedir. Davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre bu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu; davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de bu davanın, taşıyan ve sürücü olan diğer davalılara karşı birlikte açıldığı, bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceğinin muhtemel olduğu, hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlülüğü açısından davaların birlikte görülmesinin gerekli ve yararlı olduğu, ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesinin göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşeceği; davacı yolcu ile davalılar taşıyan ve sürücü arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu kapsamında kaldığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığından, mahkememiz görevli olmadığından, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

  1. Mahkememizin görevsiz olması, görevli mahkemenin İzmir Tüketici Mahkemesi olması nedeniyle davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan dolayı 6100 sayılı HMK'nın 114/1. c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,

  2. Kararın kesinleşmesinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,

  3. Dava dilekçesi ile ileri sürülen ihtiyati haciz isteğinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,

  4. Harç ve yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,

  5. 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin iki haftalık süre içerisinde gönderme isteğinde bulunmaması durumunda "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilerek, aynı karar ile yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca karara bağlanmasına,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/06/2024

Başkan ...

¸E-imza

Üye ...

¸E-imza

Üye ...

¸E-imza

Katip ...

¸E-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

veMaddiCismani"bursa"Sebebiyle)ZararizmirManevihükümTazminat(Ölüm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim