SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/279 E. 2024/472 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/279

Karar No

2024/472

Karar Tarihi

7 Haziran 2024

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/279

KARAR NO : 2024/472

DAVA : Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ : 29/03/2024

KARAR TARİHİ : 07/06/2024

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;

İDDİA ;

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; kurumlarının sigortalısı ...’nun silisyum içeren tozlara bağlı meslek hastalığı sebebiyle meslekte kazanma gücünü %32 oranında kaybettiğini, bu rahatsızlığa neden olacak işyerinin sigortalının diş teknisyeni olarak çalıştığı ...San. Tic. A.Ş. unvanlı işyeri olduğunun ve işverenin olayda %100 oranında kusurlu bulunduğunun anlaşılması üzerine İzmir ... İş Mahkemesi’nde ... Esas sayılı davayı açtıklarını ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 42.660,30 TL kurum alacağının tahsilini istediklerini, bu mahkeme tarafından İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne yazılan yazıya verilen cevapta şirketin 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. Maddesi uyarınca sicil kaydının resen silindiğinin bildirildiğini, bunun üzerine şirketin ihyası için kurumlarına süre verildiğini, müvekkili tarafından İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ... Esas sayılı davanın açıldığını, mahkemece 05/10/2022 tarihli ... Esas ve... Karar sayılı karar ile “hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı” gerekçesiyle davanın reddedildiğini, kararın istinaf ve temyiz sürecinden geçerek 25/04/2023 tarihinde kesinleştiğini ancak Anayasa Mahkemesi’ninh ... Esas ve ...Karar sayılı karar ile sicilden silinen şirketler ile kooperatiflerin yeniden tescili amacıyla yapılabilecek ihya başvurusuna ilişkin azami sürenin silinme tarihinden itibaren başlatılmasının Anayasa’nın 35. Maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı ve bağlantılı olarak Anayasa’nın 40. Maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkına aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı TTK’ya 26/06/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. Maddesiyle eklenen geçici 7/15 maddesinin 5. Cümlesinde yer alan “…silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline 26/02/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildiğini, bugün itibariyle söz konusu Anayasa Mahkemesi kararının müvekkili kurum lehine uygulanması gerektiğini, HMK’nın 303/1 maddesinde kesin hükmün tarif edildiğini, bu tarifin maddi anlamda kesin hükmü kapsadığını, sadece dava şartlarının bulunmaması sebebiyle verilmiş ve kesinleşmiş olan hükmün daha sonra açılan davada esas bakımından kesin hüküm oluşturmayacağını belirterek sicilden terkin edilen ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ihyasına karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER ;

Ticaret sicil kayıtları, İzmir ... İş Mahkemesi’nin... Esas sayılı dava dosyası.

CEVAP ;

Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesi ile özetle; Müdürlüklerinin “Merkez ...” sicil numarasında kayıtlı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin 22/09/1986 tarihinde müdürlüklerine tescil edildiğini, en son tescil edilen genel kurulun 29/09/1999 tarihinde tescil edildiğini, bu tarihten sonra herhangi bir genel kurul tescilinin yapılmadığını, 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince çıkarılan Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyeleri ile Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin 5. maddesinin ç bendi uyarınca 01/04/2013 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, bu hususun 25/04/2013 tarihli 8307 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlandığını, yasal süre içinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 04/09/2013 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini, bu hususun 11/09/2013 tarihli 8402 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlandığını, müdürlükleri tarafından gerçekleştirilen resen terkin işlemlerinin 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesine ve tebliğde belirtilen usul ve esaslara bağlı olarak gerçekleştirildiğini, şirkete ve yetkililere ihtarnamelerin gönderildiğini ancak yasal sürede müdürlüklerine herhangi bir başvurunun olmadığını, yapılan kayıt silme işleminin kanun hükmünün uygulanması olduğunu, müdürlüklerinin, davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğunu ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, diğer taraftan 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesinin uygulandığı dönemde derdest, dava konusu şirket leyh ve aleyhine açılan icra takibi ve davanın olup olmadığı hususunun müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını belirterek, müdürlükleri aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.

DELİLLER ;

İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdindeki kayıtlar, İzmir ...İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası.

GEREKÇE ;

Dava; sicildeki kaydı TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince silinen şirketin yeniden istemine ilişkindir.

İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden gönderilen belgeler incelendiğinde; dava dışı şirketin “Merkez ...” sicil numarasında kayıtlı olduğu, adresinin “... İZMİR” olduğu, şirketin 04/09/2013 tarihinde 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesi uyarınca sicil kaydının silindiği, görülmüştür.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık; “sicildeki kaydı 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesi gereğince silinen dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi 'nin yeniden ihyası koşullarının bulunup bulunmadığı” konusundadır.

İzmir ... İş Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, davalısının ... ve Ticaret Anonim Şirketi, dava tarihinin 07/10/2021 olduğu, bu davada sigortalı ...’nun tutulduğu meslek hastalığı sebebiyle sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan tedavi giderlerinden dolayı kurumun uğradığı zararın belirsiz alacak davası şeklinde tahsilinin istendiğ, mahkemenin 25/01/2022 tarihli duruşmasında davacı tarafa “sicildeki kaydı silinen şirketin ihya edilebilmesi için dava açması konusunda” süre verildiği, bu aşamadan sonra davanın İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ... Esas sayısı üzerinden açıldığı, mahkemece bu davanın bekletici sorun yapıldığı, söz konusu davanın red ile sonuçlanması ve verilen kararın kesinleşmesi üzerine davacı vekilinin 07/12/2023 tarihli duruşmada mahkemeden 06/12/2023 havale tarihli dilekçesindeki beyanları çerçevesinde davalı şirkete karşı ihya davası açmak üzere yeniden süre verilmesini istediği ve mahkemece bu duruşmada davacı vekiline şirketin ihyası için dava açması konusunda yeniden süre verildiği görülmüştür.

İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacısının Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, davalısının İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava tarihinin 01/02/2022 olduğu, İzmir ... İş Mahkemesi’nin... Esas sayılı dava dosyasında verilen süre üzerine bu davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda “6102 sayılı TTK’nın geçici 7/15 maddesine göre ticaret sicilden kaydı silinen şirket ve kooperatif alacaklılarının silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebileceği, TTK’nın geçici 7/1 maddesi gereğince 01/07/2015 tarihine kadar en geç bu tarihe kadar silinme koşulları gerçekleşen şirketlerin sicilden silinmesi gerektiğinin belirtildiği, yasada yapılan 26/06/2012 tarihli 6335 sayılı kanunun 38. maddesi ile yapılan değişiklikle yasanın yürürlük tarihinden itibaren geçerli olan sürenin 01/07/2015 tarihine kadar uzatılması ile bu tarihten itibaren dahi dava açma süresinin yani hak düşürücü sürenin geçirildiği, zira davanın 01/02/2022 tarihinde açıldığı, sürenin hak düşürücü süre olduğu” gerekçeleri ile “Davanın Reddine” karar verildiği, bu kararın istinaf ve temyiz sürecinden geçerek 25/04/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7/15. maddesinde; “Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesinde; “Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7/15. maddesinin son cümlesi uyarınca ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunan diğer kişi ve kuruluşlar haklı sebeplere dayanarak sicilden şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceklerdir.

Sunulan ve toplanan deliller ile tüm dosya içeriğine göre; davacının İzmir ... İş Mahkemesi'nde açtığı ... Esas sayılı davada ihyası istenen şirketin “davalı” sıfatıyla taraf olduğu; söz konusu davada taraf teşkili işlemlerinin yapılarak davanın sonuçlandırılması ve ek tasfiyenin yapılması gerektiğinden davacının bu şirketin ihyasını istemekte hukuki yararının ve haklı sebebinin bulunduğu; ticaret sicilinden terkin edilen tüzel kişiliğin ihyasının koşulları oluştuğunda her zaman dava edilebilmesinin mümkün bulunduğu; İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile davacı şirketin ihya istemi “hak düşürücü sürenin dolduğu” gerekçesiyle reddedilmiş ve verilen karar kesinleşmiş ise de; 6100 sayılı HMK’nın “kesin hüküm” başlıklı 303/1 maddesinde; “(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir...” düzenlemesine yer verildiği, maddenin bu fıkrasında kesin hükmün “şeklî anlamda kesin hüküm” ve “maddî anlamda kesin hüküm” ayrımının vurgulanarak tanımlandığı, tanımın ise maddî anlamda kesin hükmü kapsadığı, bir hükmün maddi anlamda kesin hüküm haline gelebilmesi için öncelikle o hükmün şekli anlamda kesinleşmiş olmasının gerektiği, bu çerçevede de bir dava yönünden, diğer bir dava sonucunda verilmiş ve usulen kesinleşmiş hükmün kesin hüküm sayılabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait istem sonucunun aynı olması gerektiği; İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin karar gerekçesinde “davanın 6102 sayılı TTK’nın geçici 7/15 maddesinde düzenlenen 5 yıllık süre içerisinde açılmadığı” hususuna değinildiği, verilen kararın davanın esasına ilişkin bir karar olmadığı, sadece dava şartlarının bulunmaması sebebiyle verilmiş ve kesinleşmiş olan hükmün daha sonra açılan davada esas bakımından kesin hüküm oluşturmayacağı, söz konusu kararın 6100 sayılı HMK’nın 303/1 maddesi çerçevesinde kesin hüküm sayılamayacağı, diğer yandan; ihya davası açılması için TTK’nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin Anayasa Mahkemesi’nin 22/6/2023 tarihli,... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile iptal edildiği, TTK’nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrasının iptal kararından sonra “Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak (…)(1) mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” şeklinde olduğu, yani hak düşürücü süre koşulunun Anayasa Mahkemesi’nin kararı ile iptal edildiği, iptal gerekçesi dikkate alındığında da bu düzenleme çerçevesinde hareket edilmesinin hak ve mefaatler dengesine daha uygun düşeceği, dolayısıyla; davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhinde açılan davanın haklı olduğu anlaşıldığından, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Davanın niteliği gereği davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü “yasal hasım” konumunda olduğundan, aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine karar verilmemiştir.

HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

  1. Davanın KABULÜNE,

İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nde “Merkez ...” sicil numarasında kayıtlı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin İzmir ... İş Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dava dosyasında taraf teşkilinin sağlanması ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması amacı ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,

  1. Ek tasfiye işlemlerini yapması için şirkete tasfiye memuru olarak eski ortaklarından ve yönetim kurulu üyelerinden Deniz ÜNAL KANLIBAŞ’ın (TC...) atanmasına,

  2. Tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına,

  3. Şirketin ihya edildiği ve tasfiye memuru atandığı hususunun Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmesine,

  4. Davacı taraf harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

  5. Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

  6. Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/06/2024

Başkan ...

¸E-imza

Üye ...

¸E-imza

Üye ...

¸E-imza

Katip ...

¸E-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

ihyasınaizmir”izmirİhyasıŞirketinhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim