İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/940 E. 2024/45 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/940
2024/45
18 Ocak 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/940 Esas
KARAR NO : 2024/45
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 09/02/2016
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
Mahkememizden verilen 08/05/2019 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 31/10/2022 tarih ve... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla bozularak, dosya bozma kararı üzerine, dosya mahkememize tevzi edilmiş olup, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın sevk ve idaresindeki, davacı tarafın eşi ...'ya ait ... plakalı aracın, ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından ... numaralı ZMMS poliçesiyle sigortalı... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, bu kaza sonucu davacı tarafa ait araçta maddi hasar meydana geldiği, kaza sonrası zararın tazmini için ayrıntılı verilen hukuki sebeplerden KTK. madde uyarınca davalı Sigorta Şirketi'ne hasar ihbarında bulunulduğu ve ... numaralı hasar dosyası açıldığı, hasar dosyasına gerekli tüm belgelerin ibrazına rağmen, dosyanın uzun süre sürüncemede bırakıldığı ve nihayetinde hasar ödemesinden imtina edildiği, buna gerekçe olarak da hasar uyumsuzluğunun gösterildiği, kaza sonrası ilk tepki ile sürücünün de dışarı çıkabilmesi için araçların açıldığı, sonrasında çarpmayı göstermek için yeniden birleştirilerek fotoğraf çekildiği, bunu hasar ret gerekçesi yapmanın açıkça kötü niyet olduğunu, kazanın arlığı ve zararın kesin olduğu, gerçek dışı zorlama bir takım iddialarla hasar ödemesinden imtina edilmesinin davacı tarafın mağduriyetine sebep olduğu, anılı nedenle davacı tarafın zararının tazmini için bu davayı açma zaruretinin doğduğunu, borçlar kanunu madde 49; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesine haiz olduğu, davanın trafik kazası neticesi araçta oluşan zararın giderilmesi istemli olduğu, trafik kazasında davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu eylemiyle davacı tarafa ait araçta maddi hasar meydana geldiği, dolayısıyla haksız eylemle zarar gören davacı tarafın anılı hüküm uyarınca zararının tazmini isteme hakkına sahip olduğu,... plakalı araç sürücüsünün kazada asli kusurlu olduğu, bu aracın maliki, işletenin de ... olduğu, araç işleteninin hukuki sorumluluğunun da 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 85'e göre, araç malikinin de bu zarardan sürücü ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu oldukları, 2918 sayılı Karayoları Trafik Kanunu madde 91'e göre de "İşletenlerin, bu kanunun 85'inci maddesinin birinci fıkrasına göre sorumluluklarının kaşlanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, bu zorunluluk gereği de kusurlu araç için ... no'lu zorunlu mali sorumluluk sigortasını davalı Sigorta Şirketi tanzim ettiği, Türk Ticaret Kanunu'nda Sigorta Hukuku düzenlemelerinin yer aldığı, madde 1409- (1) Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan yer zarardan veya bedelden sorumludur. (2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir." düzenlemesinin bulunduğu, bu sorumluluğun sınırları ve miktarları da Zorunlu Trafik Sigortası Poliçe Genel Şartları ile poliçeden anlaşıldığı, kaza tarihi itibariyle maddi kazalarda araç başına teminatın 29.000,00 TL olduğu, poliçe teminatı dışında kalan hallerin ise yine 2918 sayılı kanunun madde 92'de tarif edildiği ve dava konusu uyuşmazlıkta böyle bir halin bulunmadığı, KTK. "Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı" başlığı altında yer alan "madde 97-Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir." düzenlemesi uyarınca davalı Sigorta Şirketine de hasar tespit raporunun tebliğ edildiği, KTK. madde 99 düzenlemesi uyarınca da "sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorunda olmalarına rağmen" davalı tarafın haksız olarak ödemeden imtina ettiği, kusur dağılımının yargılamayı gerektirdiği ve hasar bedeli likit alacak olarak kabul edilmediği için fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını belirterek, açıklanan tüm bu nedenlerle şimdilik 5.000,00 TL'nin davalı taraftan poliçe teminat limit ve şartları dahilinde temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı taraftan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talep ve davsının her yönden haksız, yersiz, uslu ve yasaya aykırı olduğu ve açıklanacak sebeplerle reddinin gerektiğini,... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ... no'lu trafik poliçsei ile sigortalandığı, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının poliçedeki azami limitle kaza başına maddi zararlarda 29.000,00 TL ile sınırlı olduğu, ancak davacı tarafın hasar tazmin talebi, davalı sigorta şirketçince toplanan bilgi, belge ve deliller kapsamında teknik yönden aldırılan uzman raporları doğrultusunda her iki araç üzerindeki hasarın birbirleriyle uyumsuz ve gerçeğe aykırı olması, kazının anlaşmalı ve danışıklı bir kaza olması, ihbar yükümlülüğünün kasten ve kötü niyetle gerçeğe ve iyi niyet dürüstlük kurallarına uygun şekilde yerine getirilmemesi, haksız kazanç elde edilmesi saikiyle hareket edilmesi sebebiyle tamamı ile haklı ve yerinde olarak reddedildiği, davacı tarafın hasar başvurusu üzerine davalı sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyası ile toplanan bilgi ve belgelerin ardından, dosyanın araştırmaya verildiği ve aldırılan araştırma raporu, ekspertiz raporu, alınan beyanlar ve oto hasar teknik analiz raporu ile davacı tarafların hasar başvurusunun ret gerekçeleri tüm detaylarıyla, teknik yönden somut olarak tek tak açıklanmak ve belgelenmek suretiyle ihtilafa yer bırakmayacak şekilde ortaya konulduğunu, ekte sunulan bu raporlarda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, öncelikle 03/12/2015 tarihli hasar araştırma raporunda yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde, olay yeri fotoğraflarında her iki aracın tekerleklerinin yer zemininde sürtünme izlerinin olması gerektiği ama olmadığı, mağdur aracın sol yan kısmında siyah boya bulaşıklarının görüldüğü ama sigortalı aracın ön kısmında bu boya bulaşığına neden olacak karşılığın olmaması, mağdur aracın sol ön çamurluğunda olan derin sürtme izini yaratacak sert kütlenin sigortalı araçta görülmediği ve üstelik bu sürtünme izinin düz doğrultuda olması gerektiği ama dalgalı olduğu, sigortalı aracın motor kaputu ön ucunda beyan edilen çarpma temasında özellikle orta kısımda katlanma hasarın olması gerektiği ama olmadığı, belirtilerek mağdur aracın anlaşmalı trafik kazası tutanağında beyan edilen kazada hasarlanmadığı gerekçesiyle OLUMSUZ görüş bildirildiği, ayrıca davalı sigorta şirketçe açılan ekte sunulu ... sayılı hasar dosyası ile görevlendirilen araştırmacıların tanzim ettiği Araştırma Raporu'nda da" ... kusurlu araç sürücüsüyle görüşme sağlanıp yazılı beyanı alındığı ... isimli bu şahsın kullandığı aracın sahibini tanımadığı hatta ulaşamadığı ve aracı aslında arkadaşı ...'ın temin ettiği ve şahsın da ehliyetine alkolden daha önceki tarihlerde el konulduğu için aracı kendisinin kullandığını belirttiği, bu durumun tespit yapılmasa da sürücü değişikliğini düşündürdüğü, aynı zamanda bu sürücünün kaza sonrası sağlam ya da kırık olsa da tüm parçaların araç üzerinde olduğunu bildirdiği, ancak olay yeri fotoğraflarında tam aksinin görüldüğü, mağdur araç sürücüsü ... ile sağlıklı görüşme yapılamadığı, pek çok olumsuzluk ve şaibeli durumun mevcut olduğu, çekilen fotoğraflarla rahatlıkla anlaşılacağı üzere hasarın uyumsuzluğu hatta alakasızlığının net olarak görüldüğü ve fotoğraflandığı, sigorta sözleşmelerinin ihbar yükümlülükleri bakımından iyi niyet esasına dayalı sözleşmeler olduğu, tarafların bu yükümlülüğe ve gerçeğe uygun şekilde hareket etmeleri gerektiği, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca da kasten yanlış ihbar edilen kazanın sigorta poliçesi kapsamında olduğunu ispat külfetinin yer değiştirdiği ve davacı üzerinde olduğu, dava konusu olayda da tüm hasar dosyası, toplanan delil, belge ve kayıtlar ile davacı tarafın aracında oluştuğu iddia edilen hasarlara sebebiyet vermediği, sigortalılarının sebebiyet vermediği hasar ve zararlardan poliçe teminatı kapsamında 3. kişinin hasarından davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, bu tüm bu nedenlerle de davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın reddi gerektiğinin kanıtlandığı, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla TTK.'nın 1461. maddesi hükmüne göre sigortacı tarafından ödenecek tazminat miktarının sigortalı malın menfaat değeri rizikonun gerçekleştiği andaki değeri dikkate alınarak tespit edilmesi ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ancak tespit edilecek gerçek hasar miktarı ile sınırlı tutulmasının gerektiğini, bunun haricinde davacı tarafın bu dava ile davalı sigorta şirketinden talep etmiş olduğu değer kaybı tazminatının, poliçe genel şartları bakımından ancak ek kloz/sözleşme ile teminata dahil edilebilecek zararlar kapsamında olduğu, trafik kazalarında hasar nedeniyle araçta açıkça güvence altına alınmışsa sigortacının bu tür zararı ödemekle yükümlü olduğu, aksi halde bu nevi zararın, sigorta güvencesi dışında kaldığı, araçtaki değer kaybının sigorta bedeline dahil olup olmadığını tartışan Özel Dairenin, 28/03/1980 gün ve ... Esas ve Karar sayılı kararında değer kaybından dolayı sigortadan talep edilen tazminat işleminin reddi gerekir yönünden içtihadının bulunduğu, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas,... Karar, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ...Esas, ... Karar, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas,... Karar, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ..., ... Karar ve Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı benzer yönden haklılıklarını ortaya koyan kararlarının mevcut olduğu, ayrıca kabul anlamına gelmemek üzere, zarar gören araçta meydana gelen "değer kaybı"nın belirlenmesi için, aracın modeli ve yaşı kullanım şekli, aracın yetkili bir serviste ve orijinal parçalarla onarılıp onarılmadığının, oluşan hasarın aracın orijinalliğini etkileyip etkilemediği, aracın daha önce değer kaybına uğrayacak bir kazaya karışıp karışmadığının önemli kriterler olduğu, hasar dosyası içerisinde mübrez tramer kayıtları ile de sabit olduğu üzere davacı tarafa ait aracın davaya konu kaza öncesinde pek çok trafik kazasına karıştığı, araç hakkında pek çok hasar kaydı açıldığı, gerçekleşen kaza sonucunda tüm bu kriterlerin hassas bir şekilde araştırılmasından sonra "gerçek değer kaybı"nın belirlenmesi gerektiği, davacı tarafa ait aracın değer kaybına uğradığından söz edilemeyeceği, ayrıca araç satılmadığı sürece bir değer kaybının olamayacağı, aracın modeli eskidikçe değer kaybının azalacağı, davaya konu araçta oluştuğu iddia olunan hasar miktarı ile ilgili olarak kaza tarihinde yeni ve sıfır olmayan davacı tarafa ait aracın parçalarının yıpranmış olması sebebiyle yeni ve orijinal parçalarla değiştirilip yenilenmişse bu durumda hasar bedelinden ve değer kaybından mutlaka amortisman ve hurda bedelinin tenzilinin yapılması gerektiği, değer kaybı hesabında en önemli etkenlerden birinin de aracın evvelki hasar kayıtları olduğu, ekte çıktısı sunulu tramer kaydından da görüleceği üzere davacı tarafa ait aracın 6 adet hasar kaydının bulunduğu, evvelce bir çok parçası değiştiğinden araçta dava konusu kaza ile ayrıca değer kaybı oluşmayacağı, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talep edilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğu, 1446 maddeye göre yapılacak ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olduğu, Yasa ve özleşme hükümleri gereği, sigorta tazminat alacağının zarar miktarı ve delilleri saptamaya yarayan tüm belgeler tamamlandıktan ve gerekli araştırmalar yapılarak belirlenen 45 günlük sürenin sonunda alacağın haksız yere ödenmemesi halinde ancak sigorta şirketinden faiz talep edilebileceği, davacı tarafa ait araçta oluştuğu iddia edilen hasarlar davaya konu edilen kazada oluşmadığından ve bu hasarlara sigortalı tarafından sebebiyet verilmediğinden, ortada haksız yere ödenmeyen bir tazminattan ve temerrütten söz edilemeyeceğinden, davalı sigorta şirketi yönünden ancak dava tarihinden itibaren davacı tarafın talebiyle de bağlı kalınarak yasal faiz işletilebileceği belirtilerek, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı, re'sen göz önüne alınacak e duruşmalar sırasında ortaya çıkacak sair nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden davacı tarafa ait aracın poliçe ve hasar kaybına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden 23/11/2015 tarihli kaza sonucu, kazaya karışan araçların hasar ve değer kaybına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Bozma öncesinde Trafik Bilirkişi ..., Makine Mühendisi Bilirkişi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden 05/04/2017 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
Bozma sonrasında Adli Trafik Bilirkişi Prof. Dr. ..., Makine Mühendisi Bilirkişi Prof. Dr. ... ve Makine Mühendisi Bilirkişi Prof. Dr. ...'tan oluşan bilirkişi heyetinden 20/11/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
-Bozma Öncesi 05/04/2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Detaylı olarak açıklandığı üzere; 23/11/2015 tarihinde ... ve... plakalı araçlar arasında meydana geldiği iddia edilen trafik kazasında;
Kaza tespit tutanağındaki kazanın oluş şekli ile araçlardaki hasar durumunun uyumlu olmadığı gibi, her iki araçtaki hasarların birbiri ile de uyumlu olmadığı kanaatine varılmıştır.
Mahkemece kazanın kaza tespit tutanağında belirtildiği gibi olduğunun kabulü halinde;
Davaya konu ... plakalı araçta parça ve işçilik olarak 6.108,42 TL hasar olduğu değerlendirilmiştir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre; davaya konu ... plakalı aracın davaya konu kazadan önceki hasar durumu da dikkate alınarak kaza tarihindeki 2. el piyasa değerinin 15.000,00 TL civarında olabileceği, davaya konu aracın, modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, 192439 km de olması, olay tarihindeki yaşı da dikkate alındığında onarımdan sonraki 2. el rayicinin 14.000,00 TL civarında olabileceği belirlenmiş, kaza sonucu 15.000,00 TL-14.000,00 TL=1.000,00 TL değer kaybı meydana gelebileceği kanaatine varılmış olup, talep 50,00 TL olduğundan talepte bağlı kalınarak 50,00 TL değer kaybı meydana gelebileceği değerlendirilmiştir.
Heyetimizde kazanın uyumsuzluğu hususunda görüş birliği oluşmuş olup, kazanın meydana geldiği yerin tam olarak tespiti yapılmadan veya mahkemece bu yönden bir karar verilmeden kusur izafesine gidilmesinin doğru olmayacağı, ancak; mahkemece yargılama şamasından kazanın Kaza Tespit Tutanağında belirtildiği gibi kabulü halinde, mahkemeye kusur izafesi yönünde Ek Bilirkişi raporu sunulabileceği hususu görüş ve kanaatine varılmıştır.
-Bozma Sonrası 20/11/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Açıklanan nedenlerle;
-
Türkiye Sigorta Şirketi'ne sigortalı... plakalı otomobil ile davacı tarafa ait ... plakalı kamyonetin karıştığı beyan edilen 23/11/2021 tarihli kaza ile ... plakalı kamyonette görülebilen hasarların uyumlu olmadığı,
-
Davacı tarafa ait ... plakalı kamyonetin meydana gelen hasarların, trafik kazası tespit tutanağında sürücü beyanları ve çizilen krokide kaza ile oluşmasının mümkün olmadığı,
-
Bu nedenle, sürücülerin kusur oranları belirlenemeyeceği,
-
Davacı tarafa ait ... plakalı kamyonetin kadri maruf, haddi layık onarım bedelinin iskontosuz KDV hariç 7.452,83 TL. KDV dahil 8.794,34 TL olduğu, iskontolu KDV hariç 6.108,42 TL. KDV dahil 7.207,94 TL olduğu,
-
Dava konusu ... plakalı kamyonetin onarımının ekonomik olması nedeniyle tam zayi (pert total olarak) değerlendirilmesinin yerinde olmadığı,
-
Davacı tarafa ait ... plakalı kamyonette meydana gelen değer kaybı zararının Yargıtay içtihatlarına uygun piyasa metoduna göre 2.000,00 TL olduğu,
-
İskonto uygulanıp uygulanmayacağı ve KDV hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, sonucuna ve kanaatine varılmıştır.
GEREKÇE :
Mahkememizce verilen 08/05/2019 tarih ve ... Esas ve ... Karar sayılı kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 31/10/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ile "... İDM tarafından kaza tespitine ilişkin tutanağın aksinin ve hasarın teminat dışında kaldığı hususunun davalı sigorta şirketince somut delillerle ispatlanması gerektiği olgusu dikkate alınarak, sigortalı ve davacının aracın önceki tramer kayıtları ve hasar dosyaları eksiksiz olarak getirtilerek İTÜ ya da Karayolları Fen Heyetinde görevli alanında uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi kuruludan, tarafların iddia savunmaları çerçevesinde olayın oluş şekli, araçların hasar durumu, önceki kazaları, göz önüne alınarak kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığı, sürücülerin kusurları ve davacının aracında meydana gelen hasarın miktarı ve aracın piyasa rayiç değerine göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, pert olarak kabul edilip edilmeyeceği, pert kabul edilecek ise pert/sovtaj değerini gösterir, açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli şekilde bilirkişi kurul raporunun dosyaya kazandırılarak oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken... " gerekçesi ile bozularak Mahkememizin yukarıdaki esas sayılı sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Bozma ilamında da işaret edildiği gibi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve2011/17-142 Esas - 2011/411 Karar, 22.2.2012 tarih ve 2011/17-787 Esas - 2012/92 Karar, 16/1.2013 tarih ve 2012/17-1491 Esas - 2012/411 Karar ve Yargıtay 17. HDBnın 20/05/2013 tairh ve 2012/8984 Esas - 2013/7276 Karar sayılı ilamları)
Rizikonun gerçekleştiğini ve gerçekleşen bu rizikonun teminat kapsamı içinde kaldığını sigortalı ispatlamak zorunda iken, TTK'nın 1409. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddia ise sigortacı tarafından kanıtlanmalıdır. ( Yargıtay HGK'nun 05/03/2020 tarihli ve 2018/17-1083 E.- 2020/259 K. Sayılı ilamı ) Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin ZMSS Genel Şartlarının A.3. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı ZMSS Genel Şartlarına ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmediği veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu teminat içinde kalmış gibi ihbar ettiği somut delillerle kanıtlanırsa ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Bozma ilamı doğrultusunda İTÜ Makina Fakültesi Öğretim Üyelerinden oluşan heyet raporuna göre Türkiye Sigorta Şirketi'ne sigortalı... plakalı otomobil ile davacı tarafa ait ... plakalı kamyonetin karıştığı beyan edilen 23/11/2021 tarihli kaza ile ... plakalı kamyonette görülebilen hasarların uyumlu olmadığı, Davacı tarafa ait ... plakalı kamyonetin meydana gelen hasarların, trafik kazası tespit tutanağında sürücü beyanları ve çizilen krokide kaza ile oluşmasının mümkün olmadığı bildirilmiş olup dava konusu kazanın sigorta teminatı kapsamında olmadığı ve gerçek bir kaza olmadığı davalı Sigorta şirketi tarafından ispat edilmiş olup kazanın gerçek bir kaza olmaması nedeniyle davalı Sigortanın sorumluluğu olmadığı kanaatiyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL ret harcından davacı tarafından peşin yatırılan 85,39 TL harç ve 44,40 TL ıslah harcı ile toplam 129,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 297,81 TL harcın davacı taraftan alınarak hazineye Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafından yapılan 7.500,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 5.964,55 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/01/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29