İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1049 E. 2024/421 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1049
2024/421
24 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1049
KARAR NO : 2024/421
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/12/2023
KARAR TARİHİ : 24/05/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İTİRAZ ;
İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 377.157,83 TL’si fatura alacağı, 1.668.561,16 TL’si fatura alacağı, 15.238,73 TL’si işlemiş faiz ve 32.925,51 TL’si işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.093.883,23 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmıştır.
Kendisine 18/09/2023 tarihinde usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edilen davalı borçlu vekili aracılığıyla verdiği 14/09/2023 tarihli dilekçesi ile; alacak miktarını ve fer’ileri kabul etmediklerini ileri sürerek, tüm borca itiraz etmiştir.
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ile davalı arasında 26/01/2023 tarihinde “Dolgu Malzemesi Alımı (2.Kısım)” isimli işe ilişkin sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme doğrultusunda müvekkilinin kendisinden istenilen işleri yerine getirdiğini ve yaptığı işlere ilişkin olarak iki adet fatura düzenlediğini, bunların 21/03/2023 tarihli ... numaralı 377.157,83 TL bedelli ve 25/04/2023 tarihli ... numaralı 1.668.561,16 TL bedelli faturalar olduğunu, davalının, söz konusu faturalar kendisine ulaştırılmasına rağmen yasal itiraz süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi ödeme de yapmadığını, borcun ödenmesine ilişkin olarak Ankara .... Noterliği'nin 04/07/2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya gönderildiğini, davalının yine de ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu; arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamadığını belirterek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; yapılacak ödeme anında 6183 sayılı kanun gereği firmanın SGK ve vergi borcu sorgulanmakta olup, davacıya ödeme yapılmak istendiğini ancak davacının vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belgeyi müvekkiline göndermediğini, ödeme yapılabilmesi için bu belgenin sunulmasının yasal bir zorunluluk olduğunu, mevcut şartlarda ödeme yapılamamasının davacının kusurundan kaynaklandığını, ödemenin gerçekleştirilememesi davacının kusurundan kaynaklandığından icra takibinin açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, borcun cebri icra yöntemiyle tahsil edilmeye çalışılması ile 6183 sayılı kanun hükümlerinin bertaraf edilmesinin amaçlandığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafın icra inkar tazminatı isteğinin haksız olduğunu, takibe yönelik itirazlarının haklı nedenlere dayandığını belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER ;
İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyası, faturalar, BA/BS formları.
GEREKÇE ;
Dava; hakkında satış sözleşmesi nedeniyle faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılan davalının borca itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesi ile; geçmişe yönelik borç durumunu gösterir belgenin geçerliliğinin 15 günle sınırlı olduğunu, uygulamada ödemeyi yapacak idarenin, ilgilisine ödeme gününü önceden belirterek söz konusu tarihte borç durumunu gösterir belgeyi hazır etmesini istediğini, somut olayda ise; davalının hiçbir zaman ödemeye yanaşmadığını, ödeme için gün belirtmediğini ve müvekkilini oyalamaya çalıştığını, süreçte davalı ile sözlü ve yazılı olarak iletişime geçilse de çözüme yanaşmadığını ve takibin başlatılmasına sebep olduğunu, ayrıca davalının, müvekkilinin geçmişe yönelik borç durumunu kendisinin de sorgulayabileceğini, borca konu işin bir malzeme alım işi olduğunu, mal alım ihalelerinde SGK hizmet dosyasının açılmadığını, dolayısıyla söz konusu ihale ile ilgili olarak sorgulanacak veya ortaya çıkmış bir SGK borcunun bulunmadığını, idarenin SGK borç sorgulamasının sadece kendi yaptığı ihale ile ilgili yapabileceğini ve varsa bu ihale ile ilgili olarak SGK ve vergi borcunu isteyebileceğini, ödeme tarihinde müvekkilinin söz konusu ihale ile ilgili olarak SGK dosyası olmadığı gibi vergi borcunun da bulunmadığını, bu hususun davalı tarafça da bilindiğini, cevap dilekçesinde faturalara yönelik bir itirazın bulunmadığını, dolayısıyla davalı tarafın faturaları ve faturalara konu alacağın varlığını kabul ettiğini belirtmiştir.
Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde de ilk cevap dilekçesindeki beyanlarını yinelemiştir.
Davacı, davalıya Ankara .... Noterliği’nden gönderdiği 04/07/2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile; takibe ve davaya konu faturaların ödenmediğini, muacceliyetin oluştuğunu ileri sürerek, toplam 2.045.718,99 TL’nin 5 iş günü içerisinde ödenmesini istemiştir.
Taraflar arasında 26 Ocak 2023 tarihinde Dolgu Malzemesi (2.Kısım) Mal Alımına Ait Sözleşme imzalanmıştır. Bu sözleşme işe davacı yüklenici, davalıya davalının ihtiyacı olan ve özellikleri teknik şartnamede belirtilen dolgu malzemesini temin ve teslim etmeyi yüklenmiştir. Sözleşmede toplam bedel KDV hariç 2.176.000,00 TL olarak kararlaştırılmıştır. Sözleşme, birim fiyatlı sözleşme olarak düzenlenmiştir. Ödeme yeri ve şartlarına 12. maddede yer verilmiştir. Buna göre; davalı idare, Muayene ve Kabul Komisyonunca kabul raporunun düzenlenmesinden itibaren yükelnicinin (davacının) yazılı isteği üzerine en geç 60 gün içerisinde yükelniciye veya vekiine ödeme yapacaktır. 12.2.3 maddesinde; “Teslim edilen malların faturası kabul işlemlerinin tamamlanmasına müteakip 7 gün içerisinde tanzim edilecek, faturanın muhasebe müdürlüğüne ulaşmasından itibaren 60 gün içerisinde ödenecektir. Yüklenici tarafından e-fatura düzenlenmesi halinde faturanın çıktısı malın teslim edildiği ilgili birime verilecektir. 6183 sayılı kanunun 22/A kapsamında tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belgenin istenmesi zorunlu olduğundan; vadesi geçmiş borçlarını gösteren belgenin ... veya ... adresine belgenin geçerlilik süreleri de göz önüne alınıncaya kadar gönderilmesi gerekmektedir” denmiştir.
Davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve takibin dayanağı olan faturalar incelendiğinde; bunların 21/03/2023 tarihli ... numaralı 377.157,83 TL bedelli ve 25/04/2023 tarihli ... numaralı 1.668.561,16 TL bedelli e-arşiv faturalar olduğu görülmüştür.
6183 sayılı kanunun 22/A maddesinde; “Maliye Bakanı, aşağıdaki ödeme ve işlemlerde, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması ve yapılacak ödemelerden istihkak sahiplerinin amme borçlarının kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu ile kesintilere asgari tutar ve oran getirmeye, kapsama girecek amme alacaklarını tür, tutar, ödeme ve işlemler itibarıyla topluca veya ayrı ayrı tespit etmeye, zorunluluk getirilen ödeme ve işlemlerde hangi hallerde bu zorunluluğun aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. (1) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin yapacağı her türlü ödemelerde, (2) 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumlar ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurum ve kuruluşların (meslekî kuruluşlar ve vakıf yüksek öğretim kurumları hariç) mal veya hizmet alımları ile yapım işleri nedeniyle hak sahiplerine yapacakları ödemelerde, (3) Kanun (…) (1) ve diğer mevzuatla nakdi olarak sağlanan Devlet yardımları, teşvikler ve destekler nedeniyle yapılacak ödemelerde, (4) 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa ekli tarifelerde yer alan ticaret sicil harçlarından kayıt ve tescil harçları, noter harçlarından senet, mukavelename ve kâğıtlardan alınan harçlar, tapu ve kadastro harçlarından tapu işlemlerine ilişkin alınan harçlar, gemi ve liman harçları ile (8) sayılı tarifeye konu harçlar (diploma harçları hariç) ve trafik harçlarına mevzu işlemlerde, (5) 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununda yer alan bina inşaat harcı ve yapı kullanma izin harcına mevzu işlemlerde. Bu madde kapsamında zorunluluk getirilen ödemelere ilişkin olarak işçi ücreti alacakları hariç olmak üzere, yapılacak her türlü devir, temlik ve el değiştirme, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcu karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra kalan kısım üzerinde hüküm ifade eder. Şu kadar ki bu hükmün uygulanmasında diğer kamu idarelerinin alacaklarına karşılık kesinti yapılması gereken hallerde kesinti tutarı garameten taksim olunur. Takibata selahiyetli tahsil dairesince, bu madde kapsamında getirilen zorunluluğa rağmen borcun olmadığına dair belgeyi aramaksızın ödeme yapanlara ve işlem tesis eden kurum ve kuruluşlara dört bin Türk lirası idari para cezası verilir. İdari para cezası, ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasına karşı tebliğ tarihini takip eden otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yasal mevzuat ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde; öncelikle her davada olduğu gibi, itirazın iptali davalarında da davacı alacaklının bu davayı açmasında hukuki yararı bulunmalıdır. Bu bir dava şartıdır ve dava açıldığı anda var olmalıdır. Muaccel hale gelmeyen alacak için takip yapılmasında ve dava açılmasında alacaklının hukuki yararı yoktur. Yargıtay ....Hukuk Dairesi'nin 20/04/1989 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı da bu yöndedir. Zira; itirazın iptali davası icra takibiyle sıkı sıkıya bağlantılı olduğundan, öncelikle davalı aleyhine girişilmiş geçerli bir ilamsız icra takibi olmalıdır. Geçerli bir icra takibi bulunmadığı sürece itirazın iptali davası açılamaz. Geçerli bir takibin bulunması ise dava şartıdır. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 18/02/2022 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı muaccel olmayan alacaklar için açılan davalarda, davanın usulden reddedilmesi gerektiğine ilişkindir. Yukarıda anılan söz konusu düzenlemede 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin yapacağı her türlü ödemelerin bu madde kapsamında olduğu belirtilmiştir. 23/12/2017 tarihinde yürürlüğe giren Maliye Bakanlığı Tahsilat Genel Tebliği'nde 01/01/2018 tarihinden geçerli olmak üzere 5018 sayılı kanuna tabi kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin, kaynağına bakılmaksızın hak sahiplerine 2.000,00 TL'nin üzerinde yapacakları ödemelerden Maliye Bakanlığına bağlı "tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına" ilişkin belge aranılması ve yapılacak ödemelerden istihkak sahiplerinin amme borçlarının kesilerek tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu getirilmiştir. Tebliğde istenen belge, istekte bulunan borçlulara başvuracakları tahsil dairesi tarafından verilecek olup, düzenlendiği andan itibaren 15 gün geçerliliği olacaktır. Şu durumda 6183 sayılı kanunun 22/A maddesi kapsamında çıkartılan Maliye Bakanlığı Tahsilat Genel Tebliği ile 5018 sayılı kanuna tabi kamu kurumlarının yapacakları ödemelerde ilgililerin Maliye Bakanlığına "borcu olmadığına" ilişkin belgeyi sunmaları ve aynı zamanda 5502 sayılı kanunun 36. maddesi kapsamında kuruma yapılacak başvurunun yerine getirilmiş sayılması kurum tarafından ödeme yapılabilmesinin koşullarının oluşması için zorunludur. İlgili belge olmadan yapılan başvuru yasal sonuçlarını doğurmayacaktır. Davacı tarafça, söz konusu düzenleme çerçevesinde "borcun olmadığına" ilişkin belge davalı tarafa sunulmadığı gibi belgenin sunulduğu yönünde bir iddiada da bulunulmamıştır. Takip tarihi itibari ile davacı tarafça davalı kuruma yapılmış bir başvuru söz konusu olmayıp, muaccel olmuş bir alacağın varlığından söz edilemeyeceğinden, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 18/02/2022 tarih ... Esas ...Karar sayılı kararı da gözetilerek, davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafça başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilmediğinden, davalı tarafın koşulları oluşmayan tazminat isteği reddedilmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
-
Davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
-
Davalı tarafın koşulları oluşmayan tazminat isteğinin reddine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın peşin olarak alınan 35.758,30 TL harçtan düşülmesi ile kalan 35.330,70 TL harcın karar kesinleştiğinde isteği halinde davacı tarafa iadesine,
-
Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. 13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
-
Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/05/2024
Başkan ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27