İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/388 E. 2024/409 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/388
2024/409
23 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/388
KARAR NO : 2024/409
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 22/05/2024
KARAR TARİHİ : 23/05/2024
Mahkememizde görülen davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonucunda;
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin 07/12/2023 tarihli yönetim kurulu kararı çerçevesinde kısmi bölünme kararı aldığını, ticaret sicil gazetesinde buna ilişkin ilanlarını gerçekleştirildiğini, 09/05/2024 tarihli yönetim kurulu kararı ile de bölünme işlemlerine devam etme kararı alındığını, bölünme raporunun düzenlenmesi ve devamı işlemlerin yerine getirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin aktifinde bulunan İzmir İli, ... Parsel numarada kayıtlı fabrika binası ve müştemilatı olan arsanın 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19 (3) b maddesi, Sermaye Piyasası Kanunu, TTK’nın 303-396. maddeleri ve Maliye Bakanlığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca yayımlanmış olan Anonim ve Limited Şirketlerin Kısmi Bölünme İşlemlerinin Usul ve Esaslarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri kapsamında kısmi bölünme suretiyle devredileceğini; bölünmeye esas oluşturacak raporun düzenlenmesi için müvekkili şirketin sahip olduğu bu taşınmazın güncel satışa esas değerinin belirlenmesinin gerekli olduğunu belirterek, bölünme raporuna esas oluşturmak üzere gayrimenkul değerleme alanında uzman bilirkişi veya uygun görülen bir uzman marifetiyle keşif incelemesi yapılmasına, müvekkili şirket adına kayıtlı taşınmazın bölünme raporunda yer alacak olan güncel satışa esas değerinin belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE ;
Dava; kısmi bölünme kapsamında taşınmaz değerinin tespiti istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 385.maddesine göre çekişmesiz yargı işlerinde niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulü uygulanacak olup, aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir. Aynı kanunun 320. maddesi gereğince basit yargılama usulünde mahkemece mümkün olan hallerde taraflar duruşmaya davet edilmeden dosya üzerinden karar verilebilecektir. Bu çerçevede de mahkememizce dosya üzerinden değerlendirme yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 343. maddesinde; “Konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342. maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı kanunun 342.maddesinin 1.fıkrasında ise ayni sermaye konabilecek mal varlığı unsurları tanımlanmıştır. Bu maddede de; “Üzerilerinde sınırlı bir ayni hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikri mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dahil, mal varlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz.” düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 134. maddesinde; “Ticaret şirketlerinin birleşmelerine, bölünmelerine ve tür değiştirmelerine 134 ilâ 194 üncü maddeler uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiş ve 159 ve izleyen maddelerinde şirket bölünmelerine yer verilmiştir.
İleri sürülen istek yasal mavzuat ile birlikte değerlendirildiğinde; 6102 sayılı TTK’nın 342. maddesinde ayni sermaye konulabilecek malvarlığı unsurlarının neler olduğu sayılmıştır. Aynı kanunun 343. maddesinde de ayni sermaye konulması halinde bunlara değer biçme yöntemi açıklanmıştır. Davacı taraf dava dilekçesinde “müvekkili şirketin kısmi bölünme kararı aldığını, müvekkili şirkete ait davaya konu taşınmazın kısmi bölünme suretiyle devredileceğini” ileri sürerek bölünmeye esas oluşturacak raporun düzenlenmesi için taşınmazın güncel değerinin mahkememiz tarafından belirlenmesini istemiştir. Yukarıda da belirtildiği şekilde TTK’nın 342 ve 343. maddelerinde konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilecektir. Bu maddelerde şirketin kısmi bölünmesinde taşınmaz değer tespitinin mahkemece yapılacağına ilişkin bir düzenleme yoktur. Aynı kanunun bölünmeye ilişkin 159 ve izleyen maddelerinde şirket mal varlığının güncel değerinin mahkememiz tarafından belirleneceği konusunda da herhangi bir düzenleme yoktur. Mahkemelerin görevleri yasa ile belirlenip, davaya konu istekle ilgili olarak mahkememize yasa ile verilmiş bir görev bulunmadığından, nitekim; Yargıtay ....Hukuk Dairesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı da bu yönde olduğundan, isteğin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
-
Davanın REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına,
-
Gider avansından kullanılmayarak artan kısmının davacıya iadesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/05/2024
Başkan ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Üye ...
¸E-imzalıdır
Katip ...
¸E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27