SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/395 E. 2024/395 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2014/395

Karar No

2024/395

Karar Tarihi

17 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/395

KARAR NO : 2024/395

DAVA : Alacak

DAVA TARİHİ : 04/05/2009

KARAR TARİHİ : 17/05/2024

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;

İDDİA ;

Davacılar vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkillerinin, dava dışı ... Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.’nin % 45 hissesine tekabül eden şirket ortakları olduklarını, davalının ise müvekkillerinden ...’nin kardeşi, diğer müvekkillerinin ise amcası olduğunu; şirketin bir aile şirketi olarak devam ettiğini, bir süre önce şirket ortaklarından ...’nin ölümü ile birlikte davalının bu hisseleri devralması ve hisse payının müvekkillerine nisbi olarak üstünlük sağlaması üzerine davalının 11/08/2008 tarihli ve 58 sayılı karar ile kendisini şirketi temsile münferiden yetkili olarak atadığını, bankalarla olan ilişkilerin davalı tarafından organize edildiğini ve müvekkillerinin karışmamaya özen gösterdiklerini, müvekkillerinin 2008 yılı sonu itibariyle şirket kayıtlarını incelediklerinde; “şirket bilançosunda, şirket kayıtlarında bakiye olarak 199.98,14 TL gözükmesine rağmen, bu bakiyenin şirket aktiflerinde bulunmadığı; şirket bilançosundaki 379.825,71 TL’nin şirket aktifinde bulunmasına rağmen, davalının zimmet ve uhdesinde bulunduğu; şirketin borca batık durumda olmamasına rağmen, müstahsillerden aldığı tarım ürünlerine ilişkin avansı nakit vermesine, tarım ürünlerini işleyip satmasına rağmen, müstahsillere bakiyelerin ödenmediği; müstahsillerden ...’dan alınan hak tarım ürünü bedellerinin toplam borcu olan 43.000,00 TL’nin ödenmemesi üzerine yetkilerini aşarak şirkete ait 2004 model kamyonetin 25.000,00 TL karşılığı devredildiği ve halen 18.000,00 TL’sinin ödenmediği, şirketin tarım ürünü aldığı müstahsillerden ...’dan alacağı olan 200,00 TL’nin ödenmemesi üzerine ilgili kişiye 4 kamyon işlenmiş mahlıç pamuğu verilmesi ve geri kalan borçların senet karşılığı ödendiği, 30.000,00 TL’sinin havale ile ödenerek halen dahi 13.000,00 TL şirket borcunun bulunduğu; 11/08/2008 tarihli ve 58 sayılı karar ile davalının, şirketin taşınmazlarını satma yetkisi bulunmamasına rağmen, ve yine aynı tarihli bir başka karar ile şirkete ait taşınmazları satmaya müvekkillerinden ... ile davalı müştereken yetkili olmasına rağmen, davalının halen şirket merkezinin kurulu bulunduğu ve değeri 3.000.000,00 TL civarında bulunan taşınmaz ve müştemilatını ve yine şirket üzerine kayıtlı olan 54.000 m² büyüklüğündeki, rayiç değeri 3.000.000,00 TL olan bir başka taşınmazı satma gayesi içinde bulunduğu” hususlarını belirlediklerini, bu işlemlerin şirketi zararlandırıcı işlemler olduğunu, bu durumları araştıran müvekkilinin, “davalının eşinin ailesine ait olan ve Aydın İli, ... Beldesinde bulunan taşınmazların bankalara olan borçlarının kapatıldığını ve yine kendisinin ortağı bulunduğu Aydın ilinde faaliyet gösteren ... Ltd. Şti.’ni kurarak şirketin aktiflerini kendi zimmet ve uhdesine geçirerek şirketi ve müvekkillerini zarara uğrattığını” belirlediğini, davalının bu eylemleri nedeniyle “görevi kötüye kullanma ve emniyeti suistimal” suçlarından dolayı İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet dilekçesi verdiklerini belirterek, fesih ve tasfiyeye ilişkin dava hakları saklı kalmak üzere, davalının şirketi zarara uğratıcı suç oluşturan eylemi sonucu kendi zimmet ve uhdesinde bulunan 260.916,68 TL’nin (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) haksız olarak kendi zimmet ve uhdesine geçirdiği tarihten itibaren reeskont haddi üzerinden faiziyle birlikte karşı taraftan tahsiline, davanın şirkete ihbarına, şirkete hukukçu bir kayyımın atanmasına, yargılama giderleri vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

Dava 260.916,68 TL üzerinden harç yatırılmak suretiyle açılmıştır.

Davacılar vekili tarihsiz “dava dilekçesini ıslah” konulu dilekçesi ile; davalının 11/08/2008 tarihinden itibaren şirketin yönetimi sırasında şirket kaynaklarını kendi özel işlerinde kullanmak, şirket malvarlığını muhasebe kayıtları ile azaltmak, gereksiz kredi kullanmak ve rayiç bedellerin altında fatura kesmek suretiyle şirketi ve dolayısıyla şirket ortaklarını zarara uğrattığını; 31/12/2007 tarihli mizanın “131 ortaklardan alacaklar ... numaralı” ... hesabında davalının şirkete 50,60 TL borcu varken, 31/12/2008 tarihli mizanda bu borcun 379.825,71 TL’ye yükseldiğini, davalının hiçbir yönetim kurulu kararı olmaksızın şirkete ait 379.825,71 TL tutarındaki fonu kendi özel işlerinin finansmanı için kullandığını, bu miktardan şirkete karşı sorumluğu olduğunu; davalının yönetimi sırasında şirketin 2008 yılı içerisinde gereksiz kullanılan krediler nedeniyle bankalara 160.908,73 TL kredi faizi ödediğini, bu miktardan da avans faiziyle birlikte şirkete karşı sorumluluğunun bulunduğunu; 31/12/2008 tarihli şirket mizanında “100 kasa” hesabında 199.080,14 TL nakit paranın bulunduğunu, şirket kasasında bu miktarda nakit para bulunmasının ticari hayatın olağan akışına ters olduğunu, bu miktardaki nakdin kredi borçlarının ödenmesinde kullanılmamış olmasının davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını gösterdiğini, bu miktarın fiilen mevcut olmadığını, şirketin satış hasılatlarından gelen bu tutarın davalı tarafından kendi özel işlerinde kullanıldığını; davalının yine genel kurul kararı olmaksızın İzmir ili ... parselde kayıtlı taşınmazı 16/04/2009 tarihinde ... Mak. Ltd. Şti.’ne 270.000,00 TL bedelle sattığını ancak tapuda resmi satış bedelinin 85.000,00 TL olarak gösterildiğini, bu bedelin şirketin banka hesabına yatırıldığını, satış bedelinin 185.000,00 TL’sini ise aynı tarihte bu kez sanki tutar şirketin kasa hesabından banka hesabına aktarılıyormuşcasına işlem yapılarak şirketin banka hesabına yatırıldığını, bu suretle şirketin kasa mevcudunun 185.000,00 TL azaltılmak suretiyle şirketin zarara uğratıldığını, muhasebe oyunu yapıldığını, davalının bu zarardan da 16/04/2009 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte şirkete karşı sorumlu olduğunu; davalının 2008 ve 2009 yılı içerisinde şirkete ait olan 2 adet kamyon ile 1 adet 96 model kamyonu, 2004 model çift kabinli ... kamyonet ile 1992 model kepçeli traktörü sattığını, satış bedellerinin gerçek satış bedeli ve rayiç bedelin altında göstermek suretiyle şirketi ve ortakları zarara uğrattığını, davalının şirkete olan sorumluluğunun TTK’nın 336. maddesinde düzenlendiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 260.916,68 TL zararın TTK’nın 336. maddesi gereğince eylem tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile dava dışı şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

CEVAP ;

Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacılardan ...’nin halen şirket yönetim kurulu üyesi sıfatını taşıması nedeniyle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, zira; sorumluluk davasının yönetim kurulu üyesi olmayan ortak veya ortaklar tarafından yönetim kurulu üyeleri ...nda açılabileceğini, şirket ortağının, yönetim kurulunun işlemlerinden doğrudan doğruya zarara uğramış ise açacağı dava ile bu zararın tazminini isteyebileceğini, ortağın yönetim kurulu veya yönetici ortağın eylem ve işlemleri nedeniyle şirketin zarara uğratıldığını ve kendisinin de dolaylı olarak zarara uğradığını ileri sürüyor ise bu durumda şirket zararının şirkete ödenmesini isteyebileceğini, davacı tarafın zarar bedelinin kendilerine ödenmesini isteyemeyeceklerini, zira; şirketin zarara uğradığını ileri sürdüklerini, şirketin aile şirketi olduğunu, müvekkilinin şirketteki pay oranının % 49,50 olduğunu, müvekkilinin şirkette yıllarca yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevini üstlendiğini, davacı ...’nin ise yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, her ikisinin de münferit imza yetkilerinin bulunduğunu, 08/08/2008 tarihli genel kurulda davacı ...’nin de yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, müvekkilinin 2008 yılında 4 aylık bir yönetiminin söz konusu olduğunu, “şirketin kötü yönetildiği, borca batık hale düşürüldüğü, borçlarının ödenmediği, şirket paralarının müvekkilinin zimmetinde olduğu” şeklindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, 08/08/2008 tarihli genel kurulda yönetim değişikliğine gidildiğini, davacı ...’nin şirket parası ile satın aldığı traktörü şirket adına değil kendi adına kaydettirdiğini, bu durumun genel kurul tutanağında da belirtildiğini, davacı ...’nin yaşlanmasının etkisiyle hatalı kararlar aldığını, hatalı yatırımlar yaptığını, randıman alınamayan çepel temizleme makinesi nedeniyle 603.311 kg mahlıç pamuğun kalite kaybına uğradığını, bir o kadar da çekirdeğin çürüdüğünü, ekonomik değeri sıfır olan bu çekirdeklerin hala şirket aktifinde göründüğünü, davacı ...’nin pamuk toplama makinesi alımında ısrarcı olduğunu, ortakların ciddi zarar gördüğünü, bu makinelerin her iki ortağın da elinde kaldığını, 100.000 kg mahlıç pamuk alındığını, birim fiyatının 2,60 TL’den alındığını ancak 1,75-1,82 TL’den satılabildiğini, 200.000,00 TL’lik bir zararın oluştuğunu, davacı ...’nin ayrıca “... Tarım Ürünleri Turizm İthalat İhracat ve Tic. Ltd. Şti.” unvanlı şirketi kurduğunu, şirketin müdürlüğünü üstlendiğini ve dava dışı şirket ile rekabet etmeye başladığını, böylece A.Ş.’nin ticari hacminin düşmesine sebep olduğunu, şirketi zarara uğratanın müvekkili değil, bizzat davacı ... olduğunu, müvekkilinin şirket borçlarının ödenebilmesi için kendi taşınmazlarını satmak zorunda kaldığını, dava dilekçesindeki iddiaların haksız ve yersiz olduğunu belirterek, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER ;

Tapu kaydı, Ticaret Sicil Müdürlüğü'ndeki kayıtlar, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı, Torbalı ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası, bilirkişi raporları.

GEREKÇE ;

Dava; dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 359. maddesinin yollaması ile aynı kanunun 341. maddesi uyarınca, davalı eski yönetici tarafından dava dışı şirketin zarara uğratıldığı iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır.

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; “her ne kadar davacılar ıslahla davada taraf olmayan şirketin zarara uğratıldığını belirterek bu zararın kendileri adına davalıdan tahsilini ve TTK’nın 336. maddesi gereğince meydana gelen zararın şirkete ödenmesini istemişseler de bunda davacıların hukuki yararlarının görülmediği, ıslahla veya davayı ihbarla davanın taraflarının değiştirilemeyeceği, bu davanın açılmasında şirket zararından dolayı kendileri adına dava açmakta davacıların hukuki yararının olmadığı” gerekçeleriyle “Davanın reddine” ilişkin 30/07/2009 tarihli,... Esas ve ... Karar sayılı karar verilmiştir. Verilen bu karar Yargıtay .... Hukuk Dairesi’nin 05/05/2011 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.

Bozma gerekçesinde; “1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacılar dava dilekçesinde yönetici olan davalının şirketin taşınmazlarını satma girişiminde bulunup, şirketin aktiflerini zimmetine geçirdiğini iddia ederek şirketi ve müvekkillerini 260.916,68 TL zarara uğrattığını ileri sürerek davalıdan tahsilini talep etmelerine rağmen, ıslahla 260.916,68 TL’nın ... Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş’ne ödenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece, davacıların hukuki menfaatlerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kural olarak sorumluluk davası ortaklık tüzel kişiliği tarafından açılması gerekir ancak dolayısıyla bir zarar söz konusu ise pay sahipleri ve alacaklılar da TTK’nun 340. maddesi yollamasıyla aynı Yasa'nın 309. maddesindeki "şirketin 305, 306, 307, 308.maddelerde yazılı fiillerle ızrar edilmesi halinde bundan dolayısıyla zarar gören pay sahipleri ve şirket alacaklılarının dava ... vardır. Ancak, hükmolunacak tazminat şirkete verilir” düzenlemesine göre dava açabilirler. Davacılar, ... Tarım Ürünleri San.ve Tic.A.Ş’nin anasözleşmesine göre şirket ortakları olup, ıslah ile davada hükmolunacak tazminatın şirkete verilmesini talep ettiklerine göre mahkemece, TTK’nun 309. maddesi hükmü uyarınca değerlendirme yapılıp sonucuna göre hüküm kurulmak gerekirken davacıların hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir…” denmiştir.

Karar düzeltme isteği Yargıtay .... Hukuk Dairesi’nin 27/10/2011 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile reddedilmiştir.

Bozma kararından sonra dava dosyası İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde “...” Esas numarasını, sonrasında ise İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde “...” Esas numarasını almıştır.

Torbalı Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden gönderilen 11/06/2010 tarihli yazıda; dava dışı ... Tarım Ür. San. ve Tic. A.Ş.’nin 11/08/2008 tarihinde şirket müdürlüğüne münferit imza yetkisiyle 3 yıl süre ile davalı ...’nin seçildiği, 12/09/2011 tarihli ve 42 sayılı kararla 3 yıl süre ile davalı ...’nin yine şirket müdürü olarak seçildiği, halen şirket yetkilisi olduğu, şirketin tescil adresinin “... Beldesi Torbalı/ İZMİR olduğu” bildirilmiştir.

İzmir ili Torbalı ilçesi ... parsel numarada kayıtlı 1691 m² alanlı taşınmaza ait tapu kaydı incelendiğinde; bu taşınmazın dava dışı ... Tar. Ür. San. ve Tic. A.Ş. adına kayıtlı iken, 16/04/2009 tarihinde dava dışı ... Mak. San. Tic. Ltd. Şti.’ye satıldığı, satış bedelinin 85.000,00 TL olduğu görülmüştür.

Torbalı ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... Esas ve... Karar sayılı kararı incelendiğinde; katılanın (davamızda davacı) ..., sanığın (davamızda davalı) ... olduğu, suç türünün “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” olduğu, “...’nin dava dışı şirketin büyük ortağı olduğu ve şirketi münferit yetkili olarak temsil ettiği, 11/08/2008 tarihinden bu yana keyfi uygulamalar ile şirketi zarara uğrattığı” hususlarının ileri sürülerek kamu davasının açıldığı, mahkemece yapılan yargılamada müşteki ve sanık ile tanıkların dinlendikleri ve bilirkişiler ..., ... ve ...’den (Sayıştay denetçileri) 26/05/2015 tarihli bilirkişi raporunun ve 24/09/2012 tarihli bilirkişi raporunun aldırıldığı, mahkemece; “sanığın, kardeşi olan müşteki ile ... Tar. Ür. San. ve Tic. A.Ş.’nin ortakları oldukları, sanığın şirketin büyük ortağı olduğu ve münferit yetkili olarak atandığı, 11/08/2008 tarihinden bu yana şirketi zararlandırıcı keyfi uygulamalar ile şirketi zarara uğrattığı, yargılama aşamasında dinlenen tanık anlatımları ile şirketi kasti olarak sanığın zarara sokup sokmadığı konusunda aldırılan bilirkişi raporu bütün olarak değerlendirildiğinde hükme esas alınan 26/05/2015 havale tarihli uzman Sayıştay emekli denetçilerinden oluşan heyet raporunda özetle sanığın şirket aktifinden 2008 yılında 379.774,51 TL tutarındaki paraları çekmiş olması nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu açısından öngörülen fiili gerçekleştirdiğinin tespit edildiği, ayrıca şirkete ait taşınmazın 270.000,00 TL’ye satılmasına rağmen tapuda 85.000,00 TL olarak gösterildiği, aradaki farkın daha sonra ... Torbalı Şubesi’ndeki şirket hesabına yatırıldığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediği” gerekçesiyle “mahkumiyetine” ilişkin 13/11/2015 tarihli kararın verildiği, verilen bu karara karşı temyiz yoluna gidildiği, mahkemenin kararının Yargıtay .... Ceza Dairesi’nin 29/06/2020 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile; “sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesinde düzenlenen zimmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle 24/10/2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmıştır. Bozma kararının ardından dava, aynı mahkemede ... Esas numarasını almıştır. Mahkemece; “her ne kadar sanık ... ...nda hizmet nedeniyle kötüye kullanma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de sanığın 25/11/2020 tarihinde vefat ettiği” gerekçesiyle sanık ...nda açılan kamu davasının TCK’nın 64/1 ve CMK’nın 223/8 maddeleri gereğince düşürülmesine ilişkin 01/04/2021 tarihli, ... Esas ve... Karar sayılı karar verilmiştir. Verilen bu karar temyiz edilmeden 14/06/2021 tarihinde kesinleşmiştir.

Ceza davasına dayanak olan ve Sayıştay emekli uzman denetçilerden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26/05/2015 tarihli raporda özetle; şirkete ait taşınmazın 270.000,00 TL’ye satılmasına karşılık tapuda 85.000,00 TL olarak gösterildiği, aradaki fark olan 185.000,00 TL’nin şirketin ... Torbalı şubesindeki hesabına yatırılmış olması sebebiyle bu konuda tenkit edilecek bir hususun bulunmadığı; sanığın (davalının) ortağı ve yetkilisi olduğu şirket aktifinden 2008 yılında 379.774,51 TL tutarında paraları çekmiş olması nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullandığı, bu tutarların sonraki yıllarda faiziyle birlikte ödendiğinin beyan edildiği, beyanların takdirinin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.

Davacılardan ... dava açıldıktan sonra 10/10/2019 tarihinde vefat etmiştir.

İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04/02/2021 tarihli ... Esas ve ...Karar sayılı karar incelendiğinde; davalı ...’nin 25/11/2020 tarihinde vefatı sebebiyle geride mirasçıları olarak ... ve ...’nin kaldığı, mahkeme kararında “terekenin paylaşılmasında İzmir .... Noterliği’nin 20/07/2005 tarihli ... yevmiye numaralı ve aynı noterliğin 07/05/2009 tarihli ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamelerinin nazara alınmasına” da karar verildiği görülmüştür.

Bu aşamadan sonra davacılar vekili ölen davalının mirasçılarının davaya dahil edilmesi isteğini içeren 17/12/2021 tarihli dilekçesini dosyaya sunmuştur.

Davalı mirasçıları ... adına velayeten ve kendi adına asaleten ... vekili mahkememize verdiği 03/11/2021 tarihli dilekçesi ekinde vekaletnamesini sunmuş ve dilekçesi ile “davanın reddine karar verilmesini” istemiştir.

Dosyada geçmiş tarihlerde aldırılan raporları, ceza dosyasında aldırılan raporu ve tüm dosya içeriğini değerlendiren mali müşavir ve bankacı bilirkişiler 22/09/2022 tarihli raporlarında özetle; sonuç olarak davalının, şirket yönetiminde olduğu dönemde dava dilekçesinde ve davacılar vekilinin 28/12/2021 tarihli dilekçesinde ileri sürülen konularda dava dışı ... Tar. Ür. San. ve Tic. A.Ş.’yi zarara uğratıcı işlem ve eyleminin dosyaya raporlarını sunan ... ile ... raporlarına göre bulunduğunu; davalının şirket müdürlüğüne 3 yıllığına seçildiğini, şirket defterlerinin kapanış onaylarının bulunmadığını, delil niteliğinin olmadığını; Torbalı ... parsel numarada bulunan taşınmazın 16/04/2009 tarihindeki satışından dolayı 457.500,00 TL zarar oluştuğu iddiası ile ilgili olarak; 15/01/2013 tarihli raporda ... Makine San ve Tic. Ltd. Şti.’ye satışı yapılan ... parsel numaralı dava konusu taşınmazın 16/04/2009 satış tarihi itibari ile arsa değeri ile yapı değeri toplamının 457.500,00 TL mertebesinde olabileceği kanaatine varıldığını; 24/09/2012 tarihli raporu sunan mali müşavir ...Hamamcılar’ın tespitine göre şirket tarafından ... Makine Ltd. Şti. adına 85.000,32 TL tutarlı 16/04/2009 tarihli ve ... sıra numaralı faturanın düzenlendiğini, şirketin ticari defterlerinde 20/04/2009 tarihli ... numaralı yevmiye kaydı ile ... Makine Ltd. Şti.’nin 85.000,32 TL borçlandırıldığını, bu şirket tarafından dava dışı şirketin ... Torbalı Şubesi’ndeki hesabına taşınmaz bedeli olarak 85.000,00 TL’nin 16/04/2009 tarihinde yatırılmasına ilişkin 20/04/2009 tarihli ve ... yevmiye numarası ile alacak kaydının yapıldığını ve ... Makine Ltd. Şti.’nin cari hesabının sıfırlanarak kapatıldığını, aynı raporun 17. sayfasında ... Makine Ltd. Şti. veya ortakları tarafından ... A.Ş.’nin ... Torbalı Şubesi’ndeki hesabına 85.000,00 TL mi yoksa 270.000,00 TL mi yatırıldığının belirlenmesi gerektiğinin de bildirildiğini; 24/12/2013 tarihli raporu sunan mali müşavir ... tarafından rayiç bedele göre gösterilen satış bedelinden dolayı şirketin 372.500,00 TL zararının bulunduğu, bu paranın satış geliri olarak kabul edildiğinde rayice göre satış bedeli dolayısıyla fiili zararın 372.500,00-185.000,00 = 187.500,00 TL olacağı şeklinde görüşe varıldığını; 26/05/2015 tarihli Sayıştay emekli uzman denetçilerinin raporunda şirkete ait taşınmazın 270.000,00 TL’ye satılmasına karşılık tapuda 85.000,00 TL gösterildiği, aradaki fark olan 185.000,00 TL’nin ... Torbalı Şubesi’ndeki şirket hesabına yatırıldığı, bu konuda tenkit edilecek bir hususun olmadığı şeklinde kanaat bildirildiğini, bu durumda 457.500,00 TL’nin mahkemece kabul edilmesi durumunda şirket hesaplarına teslim edilen 85.000,00 TL düşüldükten sonra kalan 372.500,00 TL’nin şirket zararı olduğunu; şirket kayıtlarına teslim edilen tutarın 270.000,00 TL olduğunun kabulü durumunda ise bu miktar düşüldükten sonra kalan 187.500,00 TL’nin şirket zararı olduğunu; 31/12/2008 tarihinde kasadan çekilen 36.536,00 TL ve yine aynı tarihte çekilen 379.774,00 TL zarar iddiası ile ilgili olarak; 24/09/2012 tarihli raporda “379.825,71 TL tutarında zarar oluştuğunun”, 24/12/2013 tarihli raporda “379.775,11 TL zarardan davalının sorumlu olduğu tutarın 36.535,91 TL olduğunun”, 26/05/2015 tarihli raporda “379.774,51 TL para çekildiğinin, sonraki yıllarda bu tutarın ödendiğinin” beyan edildiğini; dolayısıyla iki bilirkişi raporunda davalının şirkete toplam 379.825,71 TL borçlandığının belirtildiğini, her üç raporda da bu miktar ile ilgili değerlendirme yapılmışsa da 36.535,91 TL ile ilgili ...’ın değerlendirmesi konusunda takdirin mahkemeye ait olduğunu, yine 379.825,71 TL ile ilgili olarak borç tutarının davalı tarafından sonraki yıllarda faiziyle birlikte ödendiği konusunda herhangi bir tespitin bulunmadığını, ödenmiş olması durumunda ise toplam hesaplanacak borç tutaraına eklenmemesi gerektiğini; 23/12/2008 tarihli araç ve traktör satışlarından dolayı 35.000,00 TL zarar oluştuğu iddiası ile ilgili olarak; 24/09/2012 tarihli rapora göre satışı yapılan araçlarla ilgili olarak toplam 24.000,00 TL’nin kayıtlara intikal ettirilmediğini, bu miktarın davalı üzerinde kaldığını; 24/12/2013 tarihli bilirkişi raporunda araçların rayiç değerleri bilinmediğinden bu konuda değerlendirme yapılmadığının bildirildiğini; 26/05/2015 tarihli bilirkişi raporuna göre şirketin aktifinde bulunan nakil vasıtalarının rayicin altında satıldığının sadece şahit beyanlarına dayanması nedeniyle bu konunun mahkemenin takdirinde olduğunun bildirildiğini; ihtimalli olarak dava dışı şirketin uğradığı zarar miktarının 776.325,71 TL veya 603.811,11 TL olarak hesaplanabileceği kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.

Bilirkişiler 31/01/2023 tarihli ek raporlarında özetle; davalı tarafın dava dışı şirkete ait ticari defterleri bulamadıklarından incelemeye sunmadıkları göz önüne alındığında raporda değerlendirilen konulara yönelik eleştirilecek bir husus olmadığı kanaatine varılabileceğini, çuval içerisinde kendilerine sunulan defter ve belgeler dışında herhangi bir defter ve belge bulunmadığından farklı bir değerlendirme yapmayı gerektirecek tespite varılamadığını bildirmişlerdir.

Gayrimenkul değerleme uzmanı ve mali müşavir bilirkişiler 23/11/2023 tarihli ek raporlarında özetle; davacılar vekilinin 14/07/2023 tarihli dilekçesinde dava konusu ettikleri zararın açılımını yaptığını, buna göre Torbalı ... parselde bulunan taşınmaz satışından 150.000,00 TL, davalının şirket kasasından usulsüz olarak para çekmesinden dolayı 110.000,00 TL ve araç ve traktör satışlarından dolayı 916,68 TL olmak üzere toplam 260.916,68 TL zarar için davanın açıldığını, 22/09/2022 tarihli raporlarında yapılan tespitlerde görüleceği üzere; gayrimenkul değerleme uzmanı tarafından düzenlenen 15/01/2013 tarihli raporda “16/04/2009 satış tarihi itibariyle ... Makine San ve Tic. Ltd. Şti.’ye satışı yapılan ... parsel numaralı dava konusu taşınmazın değerinin arsa değeri ve yapı/ bina değeri toplamının 457.500,00 TL mertebesinde olabileceği” görüşüne varıldığını, 372.500,00 TL davalının şirketi zarara uğratmış olabileceği veya 187.500,00 TL davalının şirketi zarara uğratmış olabileceği kanaatine varıldığı yönündeki tespitler göz önüne alındığında davacı vekilinin 2596 parselde bulunan taşınmaz satışından 150.000,00 TL olarak zarar tespiti yapılmış olması nedeniyle tespitin makul ve isabetli olabileceğini; kök rapordaki “kasa açığının 163.453,23 TL’sinin davalının fiilen tek yetkili olması öncesinden geldiği, bu miktardan davalı ile davacılardan ...’nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olması gerektiği, 199.989,14- 163.463,23 = 36.535,91 TL’sinden ise davalının bizzat sorumlu olması gerektiği” şeklinde tespitte bulunulduğunu, davacı tarafın bu zarar kalemiyle ilgili olarak 110.000,00 TL şeklinde yaptığı tespitin makul ve isabetli olabileceğini; yine kök raporda “... plakalı araçla ilgili olarak 16.500,00 TL’nin kayıtlara intikal ettirilmediği, ... plakalı araçla ilgili olarak 4.000,00 TL’nin kayıtlara intikal ettirilmediği, ... plakalı araçla ilgili olarak 3.500,00 TL’nin kayıtlara intikal ettirilmediği, bu miktarların ...’nin uhdesinde kaldığı” şeklinde tespitte bulunulduğunu, makine mühendisi bilirkişinin 21/07/2023 tarihli raporunda araçların satışının yapıldığı noterde beyan edilen satış tutarları ile satışın yapıldığı yıldaki rayiç değerlere göre rayiç değerin altında kaldığı sonuç ve kanaatine varıldığını, bu değerlendirmeler gözönüne alındığında davacı vekilinin araç ve traktör satışlarından dolayı 916,68 TL olarak yaptığı zarar tespitinin makul ve isabetli olabileceğini bildirmişlerdir.

Davacılar vekili 28/12/2021 tarihli açıklama dilekçesi ile; davalının İzmir ili Torbalı ilçesi ... parselde kayıtlı taşınmazı 16/04/2009 tarihindeki satışından dolayı 457.500,00 TL, 30/12/2008 tarihinde kasadan çekilen 36.536,00 TL ve yine aynı tarihte çekilen 379.774,00 TL; 23/12/2008 tarihli araç ve traktör satışlarından dolayı 35.000,00 TL olmak üzere toplam 908.810,00 TL şirket zararının bulunduğunu belirtmiştir.

Davada 260.916,68 TL’nin tahsili istenmiştir.

Davacılar vekili 14/07/2023 gönderme tarihli dilekçesi ile; Torbalı, ... parselde bulunan taşınmazın satışından dolayı 150.000,00 TL, davalının şirket kasasından usulsüz olarak para çekmesinden dolayı 110.000,00 TL ve araç ve traktör satışlarından dolayı 916,68 TL olmak üzere toplam 260.916,68 TL zarar için bu davayı açtıklarını belirtmiştir.

6762 sayılı TTK'nın 336. maddesinde; "(1) İdare meclisi azaları şirket namına yapmış oldukları mukavele ve muamelelerden dolayı şahsan mesul olamazlar. Ancak aşağıda yazılı hallerde gerek şirkete gerek münferit pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı müteselsilen mesuldürler. 1. Hisse senetleri bedellerine mahsuben pay sahipleri tarafından vukubulan ödemelerin doğru olmaması; 2. Dağıtılan ve ödenen karpaylarının hakiki olmaması; 3. Kanunen tutulması gereken defterlerin mevcut olmaması veya bunların intizamsız bir surette tutulması; 4. Umumi heyetten çıkan kararların sebepsiz olarak yerine getirilmemesi; 5. Gerek kanunun gerek esas mukavelelerinin kendilerine yüklediği sair vazifelerin kasden veya ihmal neticesi olarak yapılmaması. (2) Beş numaralı bentte yazılı vazifelerden birisi 319 uncu madde gereğince idare meclisi azalarından birine bırakılmışsa, mesuliyetin ancak ilgili azaya yükletilmesi lazımgelip o muameleden dolayı müteselsilen mesuliyet cari olmaz." düzenlemesine; 338. maddesinde; "Yukarki maddeler gereğince müteselsil mesuliyeti mucibolan muamelelerde bir kusuru olmadığını ispat eden aza mesul olmaz; hususiyle bu muamelelere muhalif rey vermiş olup keyfiyeti müzakere zaptına yazdırmakla beraber murakıplara hemen yazılı olarak bildiren veyahut mazeretine binaen o muamelenin müzakeresinde hazır bulunmıyan aza dahi mesul değildir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan ve olayda uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 336. maddesi uyarınca, yönetim kurulu üyeleri yasa ve anasözleşmenin kendilerine yüklediği görevleri kasten veya ihmal ile yerine getirmedikleri takdirde oluşacak zararlardan şirkete karşı da sorumludurlar.

Kural olarak, yönetim kurulu üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, TTK’nın 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklılarına karşı kusursuz olduklarını ispat etmedikçe oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olurlar. Yani yönetim kurulu üyelerinin görevlerini yerine getirmeleri esnasında bir zarar oluşmuş ise, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğinin kabul edilmesi gerekir. Diğer bir anlatımla; TTK'da yönetim kurulu üyeleri için ispat yükü tersine çevrilerek kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngörülmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesi kabul edilmiştir. Nitekim TTK’nın 338. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir. 6762 sayılı TTK’nın 336. ve devamı maddeleri gereğince yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için bazı koşulların gerçekleşmiş olması gerekir. Bu koşullar, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağıdır.

Davacılar vekilinin 260.916,68 TL’nin açılımını yaptığı 14/07/2023 gönderme tarihli dilekçesine göre zarar kalemleri ayrı ayrı değerlendirildiğinde;

1-TORBALI,... PARSELDE BULUNAN TAŞINMAZIN SATIŞINDAN DOLAYI 150.000,00 TL ZARAR İDDİASI YÖNÜNDEN;

Davacı vekili bu zarar kalemi ile ilgili olarak; “davalının, genel kurul kararı olmaksızın İzmir ili Torbalı ilçesi ... parselde kayıtlı taşınmazı 16/04/2009 tarihinde ... Mak. Ltd. Şti.’ne 270.000,00 TL bedelle sattığını ancak tapuda resmi satış bedelinin 85.000,00 TL olarak gösterildiğini, bu bedelin şirketin banka hesabına yatırıldığını, satış bedelinin 185.000,00 TL’sinin ise aynı tarihte bu kez sanki tutar şirketin kasa hesabından banka hesabına aktarılıyormuşcasına işlem yapılarak şirketin banka hesabına yatırıldığını, bu suretle şirketin kasa mevcudunun 185.000,00 TL azaltılmak suretiyle şirketin zarara uğratıldığını, muhasebe oyunu yapıldığını, davalının bu zarardan da 16/04/2009 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte şirkete karşı sorumlu olduğunu” ileri sürmüştür. 28/12/2021 tarihli açıklama dilekçesi ile bu satıştan dolayı 150.000,00 TL alacak isteğinde bulunmuştur.

Bu taşınmaz tapuda 85.000,00 TL satış bedeli üzerinden satılmıştır

...’tan gönderilen 16/04/2009 tarihli dekont incelendiğinde; dava dışı ... Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.’nin vadesiz hesabına “para transferi” açıklaması ile 85.000,00 TL’nin yatırıldığı görülmüştür.

Mali müşavir ... ceza dosyasına sunduğu 24/09/2012 tarihli raporunda; ... Makine Ltd. Şti. tarafından şirketin ... Torbalı Şubesi’ndeki ... numaralı hesabına taşınmaz bedeli olarak 85.000,00 TL’nin 16/04/2009 tarihinde yatırılmasına ilişkin 20/04/2009 tarihli ve 39 numaralı yevmiye ile alacak kaydının yapıldığını ve ... Makine Ltd. Şti.’nin cari hesabının sıfırlanarak kapatıldığını bildirmiştir.

Gayrimenkul değerleme uzmanı tarafından düzenlenen 15/01/2013 tarihli raporda; 16/04/2009 satış tarihi itibariyle ... Makine San ve Tic. Ltd. Şti.’ye satışı yapılan ... parsel numaralı dava konusu taşınmazın arsa değeri ve yapı/bina değeri toplamının 457.500,00 TL mertebesinde olabileceği, 372.500,00 TL davalının şirketi zarara uğratmış olabileceği veya 187.500,00 TL davalının şirketi zarara uğratmış olabileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Mali müşavir ... 24/12/2013 tarihli raporunda; rayiç bedele göre gösterilen satış bedelinden dolayı şirketin 372.500,00 TL zararının bulunduğunu, bu paranın satış geliri olarak kabul edildiğinde rayice göre satış bedeli dolayısıyla fiili zararın 372.500,00-185.000,00 = 187.500,00 TL olacağını bildirmiştir.

Ceza dosyasında Sayıştay emekli uzman denetçilerden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26/05/2015 tarihli raporda; şirkete ait taşınmazın 270.000,00 TL’ye satılmasına karşılık tapuda 85.000,00 TL olarak gösterildiği, aradaki fark olan 185.000,00 TL’nin şirketin ... Torbalı şubesindeki hesabına yatırılmış olması sebebiyle bu konuda tenkit edilecek bir hususun bulunmadığı bildirilmiştir.

Mali müşavir ve bankacı bilirkişiler 22/09/2022 tarihli raporlarında; 457.500,00 TL’nin mahkemece kabul edilmesi durumunda şirket hesaplarına teslim edilen 85.000,00 TL düşüldükten sonra kalan 372.500,00 TL’nin şirket zararı olduğunu; şirket kayıtlarına teslim edilen tutarın 270.000,00 TL olduğunun kabulü durumunda ise bu miktar düşüldükten sonra kalan 187.500,00 TL’nin şirket zararı olduğunu bildirmişlerdir.

Değerlendirme; şirkete ait davaya konu... parselde bulunan taşınmazın 16/04/2009 tarihinde dava dışı ... Makine San ve Tic. Ltd. Şti.’ye satışının yapıldığı, satış bedelinin 85.000,00 TL olduğu, bu miktarın dava dışı ... Makine San ve Tic. Ltd. Şti.’nin hesabından dava dışı ... Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.’nin vadesiz hesabına “para transferi” açıklaması ile gönderildiği, davacı tarafın “bu taşınmazın gerçekte satış bedelinin 270.000,00 TL olduğunu ancak tapuda 85.000,00 TL olarak gösterildiğini, kalan 185.000,00 TL’sinin ise aynı tarihte bu kez sanki tutar şirketin kasa hesabından banka hesabına aktarılıyormuşcasına işlem yapılarak şirketin banka hesabına yatırıldığını, bu suretle şirketin kasa mevcudunun 185.000,00 TL azaltılmak suretiyle şirketin zarara uğratıldığını” ileri sürdüğü ancak 185.000,00 TL’nin davalı tarafın uhdesine girmiş bir para olmadığı, bu paranın şirketin kasa hesabından şirketin banka hesabına aktarıldığı yani şirket nezdinden çıkmadığı, raporlarda da benzer görüşün ileri sürüldüğü, bu durumda 185.000,00 TL’nin şirket zararı olarak kabul edilmesinin olanaklı olmadığı, diğer yandan; davacı tarafın dilekçesinde muvazaa iddiasının bulunmaması ve "taşınmazın 270.000,00 TL’ye satıldığını ancak satış bedelinin 85.000,00 TL olarak gösterildiğini" bildirmiş olması nedeniyle aracın gerçekteki satış bedelinin 270.000,00 TL olduğunun kabulünün gerektiği, bu miktardan satış bedeli olan 85.000,00 TL düşüldüğünde dava dışı ... Tar. Ür. San. ve Tic. A.Ş. zararının 185.000,00 TL olduğu, dava dışı ... Makine San ve Tic. Ltd. Şti. tarafından 85.000,00 TL’nin ... Tar. Ür. San. ve Tic. A.Ş.'nin hesabına yatırılarak kendi hesaplarının sıfırlandığı, yani bu şirket tarafından kalan 185.000,00 TL’ye ilişkin bir ödeme yapılmamış olmasına rağmen, bu tutar paranın ... Tar. Ür. San. ve Tic. A.Ş.'nin kasa hesabından banka hesabına transfer edildiği, dava dışı ... Tar. Ür. San. ve Tic. A.Ş.'nin hesap hareketleri incelendiğinde de; 16/04/2009 tarihinde dava dışı ... Makine San ve Tic. Ltd. Şti.'ye "satış bedeli" açıklamasıyla 85.000,00 TL havalenin yapıldığı, aynı tarihte ... Tar. Ür. San. ve Tic. A.Ş.'nin kasa hesabından 185.000,00 TL’nin yine bu şirketin banka hesabına aktarıldığı, bunun mahkememizce de bir muhasebe oyunu (hilesi) olarak nitelendirildiği, dolayısıyla bu miktarın şirket zararı olarak kabulünün zorunlu olduğu, davacı tarafın bu zarar kalemi ile ilgili olarak 150.000,00 TL’yi istediği, isteğin haklı olduğu anlaşıldığından, bu zarar kalemi ile ilgili istek haklı bulunmuş, 150.000,00 TL'nin satış tarihi olan 16/04/2009 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir.

2-DAVALININ, DAVA DIŞI ŞİRKET KASASINDAN USULSÜZ OLARAK PARA ÇEKMESİNDEN DOLAYI 110.000,00 TL ZARAR İDDİASI YÖNÜNDEN;

Davacı vekili bu zarar kalemi ile ilgili olarak; “31/12/2007 tarihli mizanın “131 ortaklardan alacaklar ... numaralı” ... hesabında davalının şirkete 50,60 TL borcu varken, 31/12/2008 tarihli mizanda bu borcun 379.825,71 TL’ye yükseldiğini, davalının hiçbir yönetim kurulu kararı olmaksızın şirkete ait 379.825,71 TL tutarındaki fonu kendi özel işlerinin finansmanı için kullandığını, bu miktardan şirkete karşı sorumluğu olduğunu” ileri sürmüştür.

Mali müşavir ... ceza dosyasına sunduğu 24/09/2012 tarihli raporunda özetle; şirket kayıtlarında davalıya kasa hesabından yapılmış olan 373.000,00 TL para çıkışı kaydı nedeniyle davalının şirketin 373.000,00 TL parasını aldığını, ayrıca 6.131,50 TL faiz tahakkuk ve 543,61 TL eksik tahsilat ile birlikte şirkete toplamda 379.825,71 TL borçlandığını bildirmiştir.

Ceza davasına dayanak olan ve Sayıştay emekli uzman denetçilerden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26/05/2015 tarihli raporda özetle; sanığın (davalının) ortağı ve yetkilisi olduğu şirket aktifinden 2008 yılında 379.774,51 TL tutarında paraları çekmiş olması nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullandığı, bu tutarların sonraki yıllarda faiziyle birlikte ödendiğinin beyan edildiği, beyanların takdirinin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.

Mali müşavir bilirkişi... 24/12/2013 tarihli raporunda özetle; dava dışı şirketin 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ait ticari defterlerin sunulduğunu, ilgili yıllar yevmiye ve envanter defterlerinin yıl sonu kapanış tasdiklerinin bulunmadığını, 31/12/2008 tarihinde kasa kaydının değiştirildiğini, 379.775,11 TL davalı ortak borcunun kasa mevcudu işlem öncesinde 572.989,22 TL iken, 373.000,00 TL’nin kasadan ...’ye ödeme olarak kaydedildiğini, işlem sonucunda kasa bakiyesinin 199.989,14 TL’ye düştüğünü, 199.989,14 TL eksikliğin 163.453,23 TL’sinin 20/08/2008 tarihi öncesinden geldiğini, 08/08/2008 ila 20/08/2008 tarihleri arasında kasaya giren başka paranın bulunmadığını, o halde kasa açığının 163.453,23 TL’sinin davalının fiilen yetkili olması öncesinden geldiğini, bu miktardan davalı ile davacı ...’nin birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, sonuç olarak davalının usulsüz işlemle kasadan para çekip kendisini borçlandırmak suretiyle şirketten 31/12/2008 tarihinde 373.000,00 TL para kullandığını, bu miktardan 31/12/2008 tarihi itibariyle kasa açığı gözüken 199.989,14 TL’nin 20/08/2008 tarihinden itibaren 163.453,23 TL’sinden davacı ... ile beraber müşterek ve müteselsilen, 36.535,91 TL’sinden ise 31/12/2008 tarihinden itibaren sadece şahsen sorumlu gözüktüğünü bildirmiştir.

Sicil kayıtlarına göre; şirketin 22/06/2007 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında 3 yıl süre ile yönetim kurulu başkanlığına ..., davalı ... ve dava dışı ...; 09/05/2007 tarihli 48 karar sayılı karar ile şirket müdürlüğüne davacı ... ve davalı ... 3 yıl süre için seçilmişlerdir. Yine 11/08/2008 tarihinde 58 karar sayılı karar ile davalı ... yönetim kurulu başkanlığına, dava dışı ... başkan yardımcılığı ve saymanlığına, davacı ... de üyeliğe seçilmişlerdir.

Mali müşavir ve bankacı bilirkişiler 22/09/2022 tarihli raporlarında özetle; 31/12/2008 tarihinde kasadan çekilen 36.536,00 TL ve yine aynı tarihte çekilen 379.774,00 TL zarar iddiası ile ilgili olarak; 24/09/2012 tarihli rapora göre “379.825,71 TL tutarında zarar oluştuğunun”, 24/12/2013 tarihli rapora göre “379.775,11 TL zarardan davalının sorumlu olduğu tutarın 36.535,91 TL olduğunun”, 26/05/2015 tarihli rapora göre “379.774,51 TL para çekildiğinin, sonraki yıllarda bu tutarın ödendiğinin” beyan edildiğini, beyanların takdirinin mahkemeye ait olduğunun bildirildiğini; dolayısıyla iki bilirkişi raporunda davalının şirkete toplam 379.825,71 TL borçlandığının belirtildiğini, her üç raporda da bu miktar ile ilgili değerlendirme yapılmışsa da 36.535,91 TL ile ilgili ...’ın değerlendirmesi konusunda takdirin mahkemeye ait olduğunu, yine 379.825,71 TL ile ilgili olarak borç tutarının davalı tarafından sonraki yıllarda faiziyle birlikte ödendiği konusunda herhangi bir tespitin bulunmadığını, ödenmiş olması durumunda ise toplam hesaplanacak borç tutaraına eklenmemesi gerektiğini bildirmişlerdir.

Değerlendirme; bu zarar iddiası ile ilgili olarak zarar tutarı 24/09/2012 tarihli raporda 379.825,71 TL olarak, 24/12/2013 tarihli raporda 379.775,11 TL olarak, 26/05/2015 tarihli raporda ise 379.774,51 TL olarak belirtilmiş olup, aldırılan raporların bu zarar iddiası ile ilgili olarak birbiriyle uyumlu olduğu, davalının, kendisine şirket kasasından borç olarak verilen tutarı şirkete ödediğine ilişkin bir kaydın bulunmadığı, dava konusu edilen 110.000,00 TL tutarındaki zarar iddiasının haklı olduğu anlaşıldığından, bu zarar kalemi ile ilgili isteğin de kabulüne karar vermek gerekmiştir.

3-ARAÇ VE TRAKTÖR SATIŞLARINDAN DOLAYI 916,68 TL ZARAR İDDİASI YÖNÜNDEN;

Davacı vekili bu zarar kalemi ile ilgili olarak; “davalının 2008 ve 2009 yılı içerisinde şirkete ait olan 2 adet kamyon ile 1 adet 96 model kamyonu, 2004 model çift kabinli ... kamyonet ile 1992 model kepçeli traktörü sattığını, satış bedellerini gerçek satış bedeli ve rayiç bedelin altında göstermek suretiyle şirketi ve ortakları zarara uğrattığını” ileri sürmüştür.

Mali müşavir bilirkişi ... 24/09/2012 tarihli raporunda; şirkete ait ... plakalı aracın Torbalı ... Noterliği’nin 23/12/2008 tarihli ... yevmiye numaralı kati araç sözleşmesinde kasko bedeli 22.950,00 TL, araç satış bedeli 8.000,00 TL (KDV dahil) üzerinden ...’ya satışının yapıldığını, şirket tarafından bu kişi adına 23/12/2008 tarihli ... numaralı KDV dahil 8.000,00 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, Söke ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... talimat sayılı dosyasında 11/04/2011 tarili duruşmada tanık ...’nın “daha önceden pamuk alım satımı yaptığım ve bu ticari ilişki nedeniyle tanıdığım ... Tarım Ür. San. ve Tic. A.Ş.’nin ortağı olan ...’den 1,5-2 yıl kadar önce Mart-Nisan aylarında ... plakalı 2004 model ... kamyoneti satın aldığını, noterden aldığını, parasını verdiğini ve ruhsatını aldığını, faturada 8.000,00 TL gösterildiğini ancak aracı 24.500,00 TL’ye aldığını, bu durumu parayı verdikten bir hafta sonra fark ettiğini, ...’nin yanına gittiğini, durumu anlattığını, aracı geri vermek istediğini, onun da ‘para yok, geri alamam’ dediğini, kendisinin de uğraşmak istemediğini” belirttiğini; şirket defterlerinde araç bedelinin 8.000,00 TL olarak yazıldığını, 16.500,00 TL’nin kayıtlara intikal ettirilmediğini, bu miktarın davalı üzerinde kaldığını; ... plakalı şirkete ait aracın Torbalı ... Noterliği’nin 16/04/2009 tarihli ... yevmiye numaralı kati araç sözleşmesinde kasko bedeli 22.200,00 TL, satış bedeli 15.000,00 TL (KDV dahil) üzerinden ...’e satışının yapıldığını, şirket tarafından bu kişi adına 18/04/2009 tarihli ... numaralı KDV dahil 15.000,00 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, Söke ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ...talimat sayılı dosyasında 27/05/2011 tarihli duruşmada tanık ...’in “şirketten 19 milyara araç aldığını, satın aldığı gün ... Bey’in ve ...Bey’in de olduğunu, 19 milyarı ... Beye verdiğini, ...Bewy’in haberinin olduğunu, hatta ...Bey’in ... Bey’e ‘ucuz satıyorsun’ diye müdahale ettiğini, aralarında konuştuklarını, parayı peşin verdiğini, ... Bey’in fautura verdiğini, 15.000,00 TL’lik fatura kesildiğini, 4.000,00 TL’nin faturasının neden kesilmediğini bilmediğini” belirttiğini, şirket defterlerde araç bedelinin 15.000,00 TL olarak yazıldığını, 4.000,00 TL’nin kayıtlara intikal ettirilmediğini, bu miktarın davalı üzerinde kaldığını; şirkete ait ... plakalı aracın Torbalı ... Noterliği’nin 16/04/2009 tarihli ... yevmiye numaralı kati araç sözleşmesinde kasko bedeli 26.600,00 TL, satış bedeli 20.000,00 TL (KDV dahil) üzerinden ...’e satışının yapıldığını, şirket tarafından bu kişi adına 16/04/2009 tarihli ... numaralı KDV dahil 20.000,00 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, Söke ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... talimat sayılı dosyasında 27/05/2011 tarihli duruşmada tanık ...’ün “şirketten kamyonu satın aldığını, 23.500,00 TL ödemeyi sanığa (davalıya) yaptığını, kendisinin aracı devrettiğini, kendisini aracın sahibi olarak beyan ettiğini, 500,00 TL kaporayı ona verdiğini, şoförünün de 2.000,00 TL’yi sanığa (davalıya) verdiğini, 20.000,00 TL’yi ... Bankası’na yatırdığını, 1.000,00 TL’yi elden verdiğini, elinde 20.000,00 TL bedelli faturanın olduğunu, 3.500,00 TL’nin faturasının olmadığını” belirttiğini, şirket defterlerde araç bedelinin 20.000,00 TL olarak yazıldığını, 3.5000,00 TL’nin kayıtlara intikal ettirilmediğini, bu miktarın davalı üzerinde kaldığını; şirkete ait ... plakalı aracın Torbalı ...Noterliği’nin 05/05/2009 tarihli ... yevmiye numaralı kati araç sözleşmesinde kasko bedeli 26.500,00 TL, satış bedeli 23.000,00 TL (KDV dahil) üzerinden ...’a satışının yapıldığını, şirket tarafından bu kişi adına 05/05/2009 tarihli ... numaralı KDV dahil 23.000,00 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, Söke ... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... talimat sayılı dosyasında 11/02/2011 tarihli duruşmada tanık ...’ın “... ’nin, kendisine bir kamyonlarının olduğunu, bunu satmayı istediğini söylediğini, kendisinin de satın aldığını, kamyonun kaydının ...’de olduğunu ve aracı ondan satın aldığını, yaklaşık 1 yıl önce satın aldığını, 23.000,00 TL ödediğini” belirttiğini, şirket defterlerde araç bedelinin 23.000,00 TL olarak yazıldığını, bu araçla ilgili herhangi bir olumsuzluğun bulunmadığını; şirkete ait ... plakalı traktörün Torbalı ... Noterliği’nin 02/06/2009 tarihli ... yevmiye numaralı araç sözleşmesinde kasko bedeli 13.000,00 TL (KDV hariç)... Tarım Ür. San. Tic. Ltd. Şti.’ye satışının yapıldığını, şirket tarafından 02/08/2009 tarihli ... numaralı KDV dahil 13.130,00 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, şirket defterlerde araç bedelinin 13.130,00 TL olarak yazıldığını, bu araçla ilgili herhangi bir olumsuzluğun bulunmadığını bildirmiştir.

Sayıştay denetçileri tarafından düzenlenen 26/05/2015 tarihli raporda; araçların rayicin altında satıldığının tanık beyanlarına dayanması nedeniyle bu konunun mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.

Makine mühendisi ... tarafından düzenlenen raporda 31/07/2023 tarihli raporda;... (16) plakalı aracın noter satış senedinde kasko bedelinin 22.950,00 TL olarak gösterildiğini, bu tutarın aracın satışının yapıldığı mali yıldaki rayiç değerlere uygun ve kadri maruf olduğunu; ... plakalı aracın noter satış senedinde kasko bedelinin 22.200,00 TL olarak gösterildiğini, bu tutarın aracın satışının yapıldığı mali yıldaki rayiç değerlere uygun ve kadri maruf olduğunu, noter satışı olarak beyan edilen 15.000,00 TL’nin ise rayiç değerlerin altında kaldığını; ... plakalı aracın noter satış senedinde kasko bedelinin 26.600,00 TL olarak gösterildiğini, bu tutarın aracın satışının yapıldığı mali yıldaki rayiç değerlere uygun ve kadri maruf olduğunu, noter satışı olarak beyan edilen 20.000,00 TL’nin ise rayiç değerlerin altında kaldığını; ... plakalı aracın noter satış senedinde kasko bedelinin 26.600,00 TL olarak gösterildiğini, bu tutarın aracın satışının yapıldığı mali yıldaki rayiç değerlere uygun ve kadri maruf olduğunu, noter satışı olarak beyan edilen 23.000,00 TL’nin ise rayiç değerlerin altında kaldığını; ... plakalı aracın noter satış senedinde kasko bedelinin 13.000,00 TL olarak gösterildiğini, bu tutarın aracın satışının yapıldığı mali yıldaki rayiç değerlere uygun ve kadri maruf olduğunu bildirmiştir.

Değerlendirme; dava dışı ... Tar. Ür. San. ve Tic. A.Ş.'ye ait ... plakalı aracın noter satış sözleşmesindeki kasko bedelinin 22.950,00 TL olduğu, satış bedelinin ise KDV dahil 8.000,00 TL olduğu, bu satışla ilgili olarak şirket tarafından aracı satın alan kişi adına 23/12/2008 tarihli ... numaralı KDV dahil 8.000,00 TL bedelli faturanın düzenlendiği, aracı satın alan ...'nın ceza dosyasında tanık olarak verdiği ifadesinde “... Tarım Ür. San. ve Tic. A.Ş.’nin ortağı olan ...’den 1,5-2 yıl kadar önce Mart-Nisan aylarında ... plakalı 2004 model ... kamyoneti noterden satın aldığını, aracı 24.500,00 TL'ye aldığını, parasını verdiğini ancak faturada aracın değerinin 8.000,00 TL gösterildiğini, bu durumu bir hafta sonra fark ettiğini, ...’ye durumu anlattığını, aracı geri vermek istediğini, onun da ‘para yok, geri alamam’ dediğini" söylediği; ... plakalı aracın noter satış sözleşmesinde kasko bedelinin 22.200,00 TL olduğu, satış bedelinin ise KDV dahil 15.000,00 TL olduğu, şirket tarafından aracı satın alan kişi adına 18/04/2009 tarihli ... numaralı KDV dahil 15.000,00 TL bedelli faturanın düzenlendiği, aracı satın alan ...’in ceza dosyasında tanık olarak verdiği ifadesinde “şirketten 19 milyara araç aldığını, satın aldığı gün ... Bey’in ve ... Bey’in de olduğunu, 19 milyarı ... Beye verdiğini, ...Bey’in haberinin olduğunu, hatta ...Bey’in ... Bey’e ‘ucuz satıyorsun’ diye müdahale ettiğini, aralarında konuştuklarını, parayı peşin verdiğini, ... Bey’in fatura verdiğini, 15.000,00 TL’lik fatura kesildiğini, 4.000,00 TL’nin faturasının neden kesilmediğini bilmediğini” söylediği; ... plakalı aracın noter satış sözleşmesindeki kasko bedelinin 26.600,00 TL olduğu, satış bedelinin KDV dahil 20.000,00 TL olduğu, şirket tarafından aracı satın alan kişi adına 16/04/2009 tarihli ... numaralı KDV dahil 20.000,00 TL bedelli faturanın düzenlendiği, aracı satın alan ...'ün ceza dosyasında tanık olarak verdiği ifadesinde "şirketten kamyonu satın aldığını, 23.500,00 TL ödemeyi sanığa (davalıya) yaptığını, kendisinin aracı devrettiğini, kendisini aracın sahibi olarak beyan ettiğini, 500,00 TL kaporayı ona verdiğini, şoförünün de 2.000,00 TL’yi sanığa (davalıya) verdiğini, 20.000,00 TL’yi ... Bankası’na yatırdığını, 1.000,00 TL’yi elden verdiğini, elinde 20.000,00 TL bedelli faturanın olduğunu, 3.500,00 TL’nin faturasının olmadığını” söylediği; bu araç bedelinin şirket defterlerine 20.000,00 TL olarak yazıldığı, 3.5000,00 TL’nin kayıtlara geçirilmediği, bilirkişinin de bu miktarla ilgili olarak "davalı üzerinde kaldığı" yönünde tespitte bulunduğu, dava dışı ... Tar. Ür. San. ve Tic. A.Ş.'ye ait araçların bilirkişi raporu ile belirlenen kasko değerleri ile satış değerleri ve ceza dosyası kapsamında dinlenen tanık anlatımları dikkate alındığında; dava dışı şirkete ait ... plakalı aracın aracın satış bedeli noter satış sözleşmesinde 26.600,00 TL olarak gösterilmişken ve satın alan kişinin ceza dosyasında tanık sıfatıyla verdiği beyana göre satış bedeli ve davalıya yapılan ödeme 23.500,00 TL iken, şirket defterlerine araç satış bedelinin 20.000,00 TL olarak kaydedildiği, aradaki fark tutarı olan 3.500,00 TL'nin şirket kasasında olmadığı, araç satışı nedeniyle şirketin bu miktar zarara uğratıldığı ve zarardan davalının sorumlu olduğu, dava konusu edilen 916,68 TL tutarındaki zarar iddiasının haklı olduğu anlaşıldığından, bu zarar kalemi ile ilgili isteğin de kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde sonuç olarak; dava dışı şirketin yönetim kurulunda görev alan davalının, yönetimi esnasında dava dışı şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiği, davalının 6762 sayılı TTK'nın 336. maddesi çerçevesinde (istekle bağlı kalınarak) toplam 260.916,68 TL tutarındaki şirket zararından sorumlu olduğu, davalı tarafça zarardan dolayı kusur ve sorumluluğunu bulunmadığı hususunun ispat edilemediği anlaşıldığından, davanın 260.916,68 TL üzerinden tam kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Bu miktara zarar (haksız eylem) tarihlerinden itibaren avans faizi yürütülmüştür.

HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

  1. Davanın KABULÜ ile;

260.916,68 TL’nin, 916,68 TL’sine 23/12/2008 tarihinden itibaren, 110.000,00 TL’sine 31/12/2008 tarihinden itibaren, 150.000,00 TL’sine 16/04/2009 tarihinden itibaren, yürütülecek avans faizi ile birlikte davalı mirasçılarından alınarak, dava dışı ... Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.’ye verilmesine,

  1. Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 17.823,22 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 3.522,40 TL harcın ve 15,60 TL ıslah harcının düşülmesi ile kalan 14.285,22 TL karar ve ilam harcının davalı mirasçılarından alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,

  2. Davacının yatırmış olduğu 15,60 TL başvurma harcı, 3.522,40 TL peşin harç ve 15,60 TL ıslah harcı toplamı olan 3.553,60 TL'nin davalı mirasçılarından alınarak, davacılara verilmesine,

  3. Davacının yapmış olduğu 460,70 TL'si tebligat. posta gideri, 5.950,00 TL'si bilirkişi raporu, 230,00 TL'si keşif araç ücreti ve 148,55 TL'si keşif harcı olmak üzere toplam 6.789,25 TL yargılama giderinin davalı mirasçılarından alınarak, davacılara verilmesine,

  4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 41.137,50 TL vekalet ücretinin davalı mirasçılarından alınarak, davacıya verilmesine,

  5. Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,

Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/05/2024

Başkan ...

¸E-imza

Üye ...

¸E-imza

Üye ...

¸E-imza

Katip ...

¸E-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hükümizmirAlacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim