SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1035 E. 2024/364 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1035

Karar No

2024/364

Karar Tarihi

9 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1035 Esas

KARAR NO : 2024/364

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 21/12/2023

KARAR TARİHİ : 09/05/2024

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ..., davacı şirketin sahibi ...'un eski arkadaşı olduğunu, davacı şirketin sahibi ..., davalı tarafa turşu üzerine bir dükkan açması için yardım ettiğini, davacı firma ile davalı taraf arasında mutabakat yapıldığını, mutabakat gereği "Fason Üretim Sözleşmesi" imzalandığını, dolayısıyla davacı şirket ile davalı taraf arasında ticari ilişki olduğunu, davacı şirketin muhtelif tarihlerde davalı tarafa saymış olduğu mallar karşılığında fatura keserek davalı tarafa teslim ettiğini, davalı tarafın fatura bedellerini ödemediğini, davacı şirketin davalı tarafa yine muhtelif tarihlerde dava dilekçesi ekinde sunulan dekontlarda da tespit edilebileceği üzere dükkanı açması için borç ve dükkanın tüm ürünleri için para verdiğin, tüm bu ödemeler davacı şirketin ticari defterlerinde yer aldığın, ancak davalı tarafın bu bedelleri de geri ödemediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan cari hesap dökümü, banka dekontları ve bilirkişi tarafından ticari defterlerin incelenmesiyle tümünün de tespit edilebileceğini, davalı tarafın 2022 yılından devreden 243.461,55 TL borcu bulunduğunu, bunun üzerine davalı taraf aleyhine İzmir .... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı tarafça icra takiben haksız olarak itiraz edildiğini, bu nedenle zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak arabuluculuk görüşmeleri anlaşamama ile sonuçlanmadığını, borçlunun her ne kadar itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia etmiş ise de, arada mevcut olan ticari ilişkinin ve borcun varlığının ortada olduğunu, davacı şirketin ticari defter, faturalar ve banka hesap kayıtları üzerinden yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davanın haklılığının ortaya çıkacağını, davalı borçlu ...'un kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle itirazın iptali ile takibin davamı ve asıl alacak miktarının %20'siniden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekçesi ile davayı açtıklarını, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı, fazlaya ilişkin dava talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalı tarafın icra dosyasında yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu (davalı) aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın hiçbir borcunun olmadığını, davacı şirketi ile davalı tarafın yakın arkadaşı olduğunu, kişisel ilişkilerinin oluştuğunu zaman zaman birbirleri ile para alıp vermeleri olduğunu, ayırca davalı şirketle davalı tarafın bir anlaşma yaparak turşu satışı yapmak için bir dükkan açmaya karar verdiklerini, adı geçen şirket promosyon olarak dükkanın açılması için yapılması gereken tadilat işlerini yüklendiğini, buna karşılık dükkanda şirketin turşularının satılması kararlaştırıldığını, dava dilekçesinin eki olarak sunulan Fason Üretim Sözleşmesi de bunun kanıtı olduğunu, zamanla kişisel ilişkilerinin sekteye uğradığını, davacı şirket yetkilisi promosyon olarak yaptığı yardımları geri istemine cihetine girdiğini, iş yeri açmak için yapılan yardımların promosyon olarak verildiği hususunda tanıklarının var olduğunu, ayrıca kişisel ilişkiler nedeniyle yapılan havalelerde her hangi bir borç dekontlarla davalı tarafa olan borçlarını ödediğini, bu dekontların 24/09/2022 tarihli 10.000,00 TL, 30/09/202 tarihli 20.000,00 TL'lik, 01/10/2022 tarihli 3.000,00 TL, 03/10/2022 tarihli 25.000,00 TL'lik olduğunu, ayrıca davalı tarafın hiçbir borcunun olmadığını, ayrıca davacı şirketin borç verme yetkisinin olup olmadığının bilinmemekte olduğunu, davacı şirket yetkili kişisel ilişkilerini şirket üzerinden yürütmeye çalıştığını, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesini, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

KANITLAR: İzmir .... İcra Dairesi'nin... icra dosyası Uyap sistemi üzerinden celp edilmiştir.

İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden Davalı ...'un tacir olup olmadığına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.

İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği'nden Davalı ...'un tacir olup olmadığına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.

İzmir Şirinyer Vergi Dairesi'nden Davalı ...'un tacir olup olmadığına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.

İzmir Torbalı Vergi Dairesi'nden Davacı ...'ne ait 2022-2023 yıllarına ait BA ve BS formları celp edilmiştir.

İzmir Şirinyer Vergi Dairesi'nden Davalı ...'a ait 2022-2023 yıllarına ait BA ve BS formları celp edilmiştir.

GEREKÇE : Dava; davacı tarafından, duran takibin devamı amacıyla açılan itirazın iptali davasıdır.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanun'un 5. maddesi'nin ikinci fıkrasında, bir yerde Ticaret Mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanun'un 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.

TTK.'nın 14. maddesine göre "Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir." Aynı Kanun'un 17. maddesi hükmünce de; "iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir." düzenlemesi yer almaktadır.

Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakeme'leri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3'üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK.'nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulu'nun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.

19/02/1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25/01/1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK.'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanunu'nun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.

Dosya kapsamından, gerçek kişi olan davalı tarafın işletme esasına göre defter tuttuğu, en son vergi beyannemesindeki gayrisafi hasıla miktarı dikkate alındığında bilanço esasına göre defter tutma hadlerinin altında kaldığı, dolayısıyla davalı tarafın tacir sıfatını haiz olmadığı, davalı tarafın tacir sıfatına sahip olmaması sebebiyle davanın ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca davanın TTK.'nın 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK.'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK.'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, Yargıtay .... Hukuk Daires'nin ... Esas, ... Karar sayılı, 03/11/2015 tarihli,... Esas,... Karar sayılı, 25/01/2016 tarihli yargı yeri belirleme kararlarının, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin... Esas, ... Karar sayılı, 21/03/2016 tarihli kararının da aynı yönde olduğu anlaşılmakla Mahkememiz'in görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın mahkememizin GÖREVSİZ olması nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1. c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,

  2. HMK.'nın 20. maddesi gereğince karar verildiği anda kesinse bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulduğunda dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,

  3. HMK.'nın 331/2 maddesi gereğince davaya gönderme kararından sonra görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerini görevli mahkeme tarafından hükmedilmesine, davaya görevli mahkeme tarafından devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememiz tarafından yargılama giderleri hakkında karar verilmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. maddesi uyarınca 2 haftalık süresi içinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2024

Katip ...

¸E-imza

Hakim ...

¸E-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkanıarİtirazınİptali(TicariSatımdanizmirhükümKaynaklanan)gerekçe

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim