İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/942 E. 2024/353 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/942
2024/353
7 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/942
KARAR NO : 2024/353
DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/11/2022
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, davacı banka tarafından ... adına tahsis edilen 25/03/2018 keşide tarihli ... nolu ... bank A.Ş ... Şubesine ait 1 adet 42.000,00 TL miktarlı çekten kaynaklanan borcunu ödemediğini, borcun ödenmemesi üzerine Afyonkarahisar İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalı ...'ın söz konusu icra takibine 22/09/2021 tarihinde, borcun tamamına, faizine ve tüm ferilere itiraz ederek takibi durdurduğunu, dava açmak için arabuluculuğa başvurulduğu fakat burada da anlaşma sağlanamaması üzerine davanın kabulüne, davalıların icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; aleyhinde Afyonkarahisar İcra Dairesi ... Esas numarası ile takip başlatıldığını, takip dayanağı olan icra takibinin haksız olduğu ve kendisinin böyle bir borcu olmadığını, davacı tarafından dava şartı arabaluculuk görüşmesinin 15/11/2021 tarihinde yapıldığını ve anlaşmamayla sonuçlandığını beyan etse de böyle bir bilgilendirme ya da davet tutanağının kendisine tebliğ edilmediğini, bu sebeple dava şartı yokluğundan davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, icra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan etmiştir.
KANITLAR: -28/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
-Davacı vekili Av.... tarafından davacı bankanın ticari defterlerinin bulunduğu ; ... ... Şubesi(...)-... adresine ; 12.12.2023 tarihinde Pazartesi günü saat 16.30 da ve 26.03.2024 tarihinde gidildiği 2 kez ayrı ayrı gidildiği, , Banka görevlisi ... ile görüşülerek , inceleme için ticari defterlerin ibraz edilmesi talep edilmiştir. Banka personeli ... tarafından ticari defterlerin o adreste bulunmadığı belirtilerek Avukatları ... ile görüşmem gerektiği belirtilerek tarafıma inceleme için herhangi bir ticari defter ibraz edilmemiştir. Konu ile ilgili olarak Avukat ...'nın büro telefonundan 08.03.2024 tarihinde ve 26.03.2024 tarihinde 2 kez ayrı ayrı arama yapıldığı, Avukat ...'nın müsait olmadığı , telefon görüşmesi için Avukat ... hanım bağlanıldığı, . Avukat ... hanım tarafından tarafıma sadece dava konusu takip dayanağı çek fotokopisi what üzerinde gönderildiği başka ticari ve defter ve belgelerin bulunmadığı belirtildiği,
-Dava konusu takip dayanağı ;
... bank A.Ş. ... Şubesi'ne ait hesap sahibi ... tarafından ... ve Tem.Ür.Gıda San. Ve Tic.Ltd.Şti. Ne Keşide yeri İzmir, 25.03.2018 keşide tarihli 1 adet 42.000,00 TL miktarlı çek düzenlendiği,
... Amb.ve Tem.Ür.Gıda San. Ve Tic.Ltd.Şti. Tarafından çek'in ... BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 'ne ciro edildiği,
26.03.2018 tarihinde ,hesap bakiyesi 1.600,00 TL, 40.400,00 tl lık kısmı karşılıksız olduğu ödeme yapılamadığı belirtilerek çekin arkası yazıldığı,
-Afyonkarahisar İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile Davacı/alacaklı vekili tarafından borçlular dava ... ve ... ve Tem.Ür. Gıda San.ve Tic.Ltd.Şti. 09.09.2021 tarihinde 25.03.2018 gümlü ... seri no lu 42.000,00 TL çek alacağından kaynaklanan ; 42.000,00 TL Asıl Alacak , 13.079,84 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 55.079,84 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı,
Davacı tarafından ticari defter ve belgelerin bulunduğu adrese 2 kez gidilmesine ve davacı Avukatı ile 2 kez telefondan görüşülmesine rağmen ticari defter ve belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden;
Uyuşmazlık konuları ile tarafların defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış onayları yaptırılıp yatırılmadığı, defter kayıtlarının ve bu kayıtlara dayanak belgelerin birbirini doğrulayıp doğrulmadığı,
-Taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, cari hesaba ve icra takibine dayanak faturaların tarafların defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, rapor tarihine kadar davalı yanca yapılan ödeme bulunup bulunmadığı, bu faturalar nedeniyle davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan cari hesap bakiye alacağının ve takipte işlemiş faiz talep edilmiş ise, takibe konu faturalar yönünden düzenlenme tarihleri de dikkate alınmak suretiyle TTK’nun 1530. maddesi hükmünün uygulanıp uygulanamayacağı ve buna göre işlemiş faiz miktarının ne olması gerektiği, cari hesaba dayanak faturalara konu malın davalı borçluya teslimine / faturalara konu hizmetin davalı tarafa verildiğine ilişkin tarafların ticari defterlerinde bir kayıt bulunup bulunmadığı, hususlarında inceleme ve tespit yapılamadığı, kanaatine varılmıştır.
-İzmir Esnaf ve Sanatkarlar odasına yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya cevap verilmiştir.
-Afyonkarahisar İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden çıkarılarak dosya arasına alındığı görüldü.
GEREKÇE :
Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz davasıdır.
6100 sayılı HMK'nun "Sürelerin Bitimi" başlıklı 92. Maddesinin 2. Fıkrasında " Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne karşılık gelen bir gün yoksa, süre bu ayın son günü tatil saatinde biter." düzenlemesini içermektedir.
6100 sayılı HMK'nun "Kesin süre" başlıklı 94. Maddesinde" Kanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar."düzenlemesini içermektedir.
Davacı vekilinin delilleri arasında bildirdiği ticari defterlerin bulunduğu yere ilişkin davacı vekilinine 21/09/2023 tarihli duruşmada " HMK.'nın 219/2. Fıkrası ve 222/1. fıkrası uyarınca tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından bilirkişi incelemesine esas olmak üzere 2020-2021-2022 yıllarına ait ticari defter kayıt ve belgelerin bulunduğu yeri bildirmek ya da ticari defter kayıt ve belgelerini mahkememize sunmak üzere TARAFLARA HMK.'nın 220/1. fıkrası uyarınca 2 HAFTALIK KESİN SÜRE VERİLMESİNE, kesin süre içinde ticari defter ve kayıtların bulunduğu yerin bildirilmemesi ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz edilmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmediği takdirde, söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmaktan vazgeçmiş sayılacağının, karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarını sunması halinde, 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23. maddesi ile değişik HMK.'nın 222/3. fıkrası uyarınca karşı tarafın HMK.'nın 222/2. fıkrasına uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edileceğinin ihtarına" şeklinde kesin sürenin verildiği ve kesin sürenin sonuçlarının hatırlatıldığı, davacı vekili tarafından 5/10/2023 tarihli beyan dilekçesi ile " ... ... Şubesi(...) - ... - ... adresinde bulunmakta olup mahal Mahkemesinde talimat yazılmasını talep ederiz" ticari defterlerin bulunduğu yerin bildirildiği, Afyonkarahisar Mahkemesi'ni talimat yazıldığı ancak defterlerin yerinde olmaması nedeniyle inceleme yapılmayarak talimatın bila ikmal iade edildiği, 18/01/2024 tarihli celsede davacı vekiline "Davacı vekiline ticari defter ve kayıtların bulunduğu yeri bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde ticari defterlere delil olarak dayanmaktan ve bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, (iş bu duruşma zaptının tebliği ile ihtarat yapılmasına)" ilişkin duruşma zaptının davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 01/02/2024 tarihli beyan dilekçesi ile ticari defterlerin yerinin " ... ... Şubesi(...) - ..." adresinde olduğunun bildirildiği, Mahkememizce yeniden yazılan talimatın da bila ikmal döndüğü, davacı tarafa HMK hükümleri uyarınca verilen kesin sürenin sonuçları ile birlikte hatırlatılarak ihtar edildiği, ticari defterler konusunda verilen ikinci sürenin kesin olmasa bile kesin nitelikte süre olacağının HMK 94/2 maddesinde de açıkça ifade edildiği buna rağmen davacı vekiline kesin sürenin sonuçlarının ihtar edildiği duruşma zaptının tebliğ edildiği, verilen süre içerisinde davacı vekilinin bildirdiği adreste ticari defterlerin bulunmaması nedeniyle inceleme yapılamadığı anlaşılmakla davacı tarafın yeniden ticari defterlerin incelenmesi ve ek rapor aldırılmasına ilişkin talepleri kabul edilmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.
2004 sayılı İİK'nun 67/2. Fıkrasına göre; Bir davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
Kanuni düzenlemeye göre davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için takip tarihi itibari ile itirazında haksız bulunması yeterlidir. Diğer bir anlatımla kötüniyetli olması alacaklı bakımından getirilmiş bir koşuldur. Ancak itirazın haksızlığı tek başına icra inkar tazminatına hükmedilmesine elverişli değildir. Yani bu tazminata hükmedilmesi için takip konusu alacağın belirli, sabit olması, borçlu tarafından bilinmesi veya tayin ve tahkik edilmesinin mümkün nitelikte bulunması, hakimin takdirine bağlı olmaması gerekir. (Yargıtay HGK 13/12/1967 Tarih, 9/1344- 615) Diğer bir anlatımla alacağın likit ve belli olması gerekir.
Davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispat edilmediğinden aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE
-
Yasal koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu ret harcından davacı tarafından peşin yatırılan 665,23 TL harcın mahsubu ile bakiye 237,63 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
-
Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. 13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 680'00 TL'nin davada haksız çıkan Davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalının yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 07/05/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32