SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1430 E. 2024/346 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2016/1430

Karar No

2024/346

Karar Tarihi

30 Nisan 2024

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/1430

KARAR NO : 2024/346

DAVA : Alacak (Franchise Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 09/12/2016

KARAR TARİHİ : 30/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat ((Franchise Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA; Davacı vekili 02.12.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında franchise sözleşmesi ve alt kiracılık sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların bu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davalı şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirme konusunda özensiz davrandığını, asli yükümlülüğü olan borçlarını ödemede sözleşmeye aykırı davrandığını ve temerrüde düştüğünü, davacının davalıya İzmir .... Noterliğinin 10.08.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek muaccel olan 60.780,81 TL mal ve hizmetten kaynaklanan cari hesap borcunun sözleşmeye aykırı bir şekilde ödenmediğinin ihbar edilerek, ödeme yapılması için 3 günlük süre verildiğini, davalının bu ihtarnameyi yerine getirmediğini, davacının talebi üzerine İstanbul ...Noterliği’nin 27.10.2016 tarih ve ... yevmiye numarası ile yapmış olduğu tespitte taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki “...-İstanbul” adresindeki işyerinin kapalı olduğunun ve davacının talebi üzerine İstanbul ...Noterliği’nin 27.10.2016 tarih ve ... yevmiye numarası ile yapmış olduğu tespitte diğer “...-İstanbul” adresindeki işyerinin de kapalı olduğunun belirlendiğini, davalının bir sonraki gün olan 28.10.2016 tarihinde Sarıyer ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile mevcut sözleşmeyi fesih ettiğini, yapılan feshin haksız olduğunu, söz konusu sözleşmelerin süresinden önce fesih edilmesi nedeniyle ciro kaybı ve kazanç kayıplarının olduğunu, açıklanan nedenlerle franchise sözleşmesi ve alt kiracılık sözleşmesinin haksız feshi nedeni ile şimdilik 25.000 USD cezai şart bedelinin, 39.540,62 TL cari hesap bakiyesinin ve sözleşmeye aykırılık nedeni ile uğranılan ciro kaybı zararlarına karşılık şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP; Davalılar vekili 05.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının taraflar arasında imzalanan “Franchise Sözleşmesi”ndeki edimlerini yerine getirmediği, davacının davalı-dan haksız taleplerde bulunduğunu ve bu nedenle sözleşme ilişkisinin çekilmez hale geldiğini, dava-cının gerek mal temin ettiği diğer şirketler ve franchise alanların bazılarıyla birlikte hareket ederek hem taraflar arasındaki “Franchise Sözleşmesi” hem de 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunu da ihlal ettiğini ve rekabeti engellediği, bozduğu, kısıtladığı ve sona erdirdiğini, bu durumun oluşturulmasında; Franchise sözleşmesi ile alt kira sözleşmesinin ayrılmasının mümkün olmadığını, bu durum nedeni ile alt kira sözleşmelerinin piyasa rayicinin ve davacının kiraladığı bedelin çok üs-tünde bir bedelde davalıya kiralandığını, taraflar arasında imzalanan “Franchise Sözleşmesi”nin 6.1.1 maddesinde belirtilen franchise fee (giriş ücreti) franchise alanlar arasında farklı farklı uygulandığı, kimi franchise alandan alınırken kimisinden alınmadığı, alınanlardan ise farklı giriş ücreti alındığını, giriş ücretinin arsa devri olarak davacının kendisine değil davacının hakim ortağına veya hakim orta-ğının oğluna devrini zorunlu tuttuğunu, dava konusu olayda da davalılardan ...Şirketi ortaklarından davalı ...’e ait İstanbul ili ... parselde bulunan taşınmazını, davacı yönetim kurulu üyesi ve hakim ortağı ...’in oğlu ...’e devredildiğini, her bir davalıdan teminat amaçlı olarak davacıya çok yüksek bedellerle senet ve çekler verildiği, taraflar arasındaki sözleşmede tanımlanmış “franchise” ilişkisinin sonlandığı veya bu kadar borç bulunmadığı halde senetler ve çeklerin davalıya iade edilmediğini ve tehdit unsuru olarak kullanıldığı, franchise alanların stok ve alımlarının, carisi-nin ve davacı ile entegrasyonunu sağlayan program kullanmalarının zorunlu hale getirildiği, online sistem üzerinden satışları da davacının kontrolü altında tutulduğu, davacının bu sistemlerin ve yazılım güncelleme bedellerinin ilgili şirketlerin uyguladıkları bedellerin çok üzerinde bir bedelle davalı-ya kurduğunu, diğer eşdeğer programların kurulmasını ve güncellemelerin gerçekleştirilmesini engel-lediği, Online satışlarda davacının keyfi kararları ile davalının satışlarını kapattığı, sisteme girmesini engellediği ve böylelikle rekabet edebilmesinin sona erdiği ve kısıtlandığı, ... adresin-deki davacı şirketin şubeleri arasında kasıtlı olarak davalının sistemden çıkarıldığını, davalının işyer-lerinden satış yapabilme ve sipariş karşılayabilme imkanlarının elinden alındığı, davacı bölge müdür-lüğü tarafından sanki denetim yapılmış ve taraflar arasındaki “Franchise Sözleşmesi”ne aykırı ürün kullanıldığının tespit edildiği gibi tek taraflı olarak tutanaklar tutulduğu ve cezalar kesildiğini, bu nedenlerle davalıları bütünüyle kendisine bağlayarak ekonomik karar veribilme ve sözleşme gereğin-ce haklarını kullanabilme imkanlarından yoksun bıraktığını, davacının bu davranışları nedeniyle da-valıların ne diğer francise alanlarla ne de diğer rakip pizza firmalarıyla rekabet edemez hale getirildiğini, franchise sistemiyle ilgisi olmayan ürünlerin davacı tarafından veya davacı ile aralarında anlaş-ma bulunan firmalardan piyasa rayicinin çok üstünde alımını zorunlu hale getirdiği, taraflar arasında-ki sözleşmenini 5.3.1 maddesinde eşdeğer kalitede ürün temin etme hakkının tamamen bertaraf edil-diği, davacının bu tür eylem ve davranışları nedeniyle müvekkillerinin franchise sisteminden çıkmak zorunda kaldıklarını, fesih ihbarnamesinin davacıya tebliğ edildiğini, taraflar arasındaki franchise sözleşmesindeki hükümlerin genel işlem şartı niteliğinde olup TBK’nun 20 ve devamı maddeliren aykırı olduğundan geçersiz sayılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davacının davasının reddini talep etmiştir.

CEVABA CEVAP DİLEKÇESİ; Davacı vekili 23.05.2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalının yasal süre içerisinde cevap dilekçesini mahkemeye sunmadığı, davacının taraflar arasındaki sözleşmedeki yükümlülüklerini tam anlamıyla yerine getirdiğini, davalıları zarar uğratacak hiçbir davranışta bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşme ile alt kira sözleşmesinin zorunlu unsuru olmadığını ancak bu kira ilişkisine davalı tarafın dahil edilerek ekonomik özgürlüklerden yoksun bırakıldığını iddia ettiğini, taraflar arasında imzalanan “Franchise Sözleşmesi”nin sui generis bir sözleşme olduğunu, tarafların özgür iradeleri ile istedikleri hükümleri koymaları serbestisi kapsamında mümkün olabileceği, taraflar arasındaki imzalanan sözleşme ile alt kira sözleşmesinin aynı tarihte imzalandığını, davalının bu iki sözleşmenin birbirinden ayrılmaz niteliğini kabul edip imzaladığını, sözleşme akdi sırasında bu hususu bilmeleri ve iradelerini kabul yönünde açıklamalarına rağmen söz konusu durumun sözleşme ilişkisini çekilmez hale getirdiğini ancak söz konusu dava açıldığında ileri sürmelerinin kötü niyetli olduğunu, taraflar arasında imzalanan “Franchise Sözleşmesi”nin mahiyetine uyacak şartları bulunduğu, davalıları ekonomik zarara uğratmak kastıyla getirilmediğini, taraflar arasındaki ilişkinin ticari bir ilişki olması nedeniyle Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, TBK kanunun genel işlem şartlarının dava konusu olayda uygulanmasının mümkün olmadığını, taraflara getirilmiş bulunan yükümlülükler ve bunların içerikleri hakkında müzakere edildiği gibi sözleşmelerin yapılması aşamasında da bunlar üzerinde değişiklik yapılması için davalılara imkan tanındığını, davalıların söz konusu sözleşmeleri sözleşme serbestisi kapsamında hazırlanıp imzaladıklarını ifade etmiştir.

Bilirkişi Heyeti Kök Raporu; Mali Müşavir Bilirkişi ..., bilgisayar mühendisi bilirkişi ... ve nitelikli hesaplamalarda uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan 19.11.2020 tarihli raporda; Davacının sadece davalı değil tüm franchise sözleşmesi ile bağlı işyerleri için bir limit tanımladığı ve bu limiti aşan işyerlerinin gerek mal alım satımı gerekse de ... ve ... telefon numaralı hat üzerinden gelen siparişleri engellemek için bir mekanizma geliştirdiği, davacının davalıların işyerleri için 10.000 TL limit tanımlamış olduğu, davalıların ... kodlu Beşiktaş ilçesindeki işyeri için 287.727,45 TL, ... kodlu Kağıthane ilçesindeki işyeri için 235.056,87 TL borcu bulunması nedeniyle kilitli durumda (Açıklama 3’ün 3 durumunda olması) olduğu, davacının davalıların ... kodlu Beşiktaş ilçesindeki işyerinin ... web adresindeki satışlarını kapattığına dair bir delile rastlanmadığı, davacının davalıların ... kodlu Kağıthane ilçesindeki işyerinin ... web adresindeki satışlarını 11.02.2016-05.03.2016 tarihleri arasında 22 gün boyunca engellemiş olabileceği, (davacı şirketin ticari defterlerinde şubede ilk kaydın 10.03.2016 tarihinde olduğu) davacının davalıların ... kodlu Beşiktaş ve ... kodlu Kağıthane ilçelerindeki işyerlerinin ... uygulaması kullanarak mal sipariş vermesini engelleyip engellemediğinin mevcut kayıtların bulunduğu sunucuların teknoloji olarak güncellenmesi sırasında silinmesi nedeniyle tespit edilemediği, davacının davalıların ... kodlu Kağıthane ilçesindeki işyerinde 27.06.2016 tarihinden sonra gerçekleştirilen 5 adet satın almaya davalıların Kağıthane ilçesindeki işyerinin -10.000 bakiye limitine takılıyor olmasına rağmen izin verildiği, sonuç olarak davalının sözleşme süresi içinde sözleşmedeki adreslerde yer alan işyerlerini kapattığı, Davacı ticari yasal defter kayıtlarına göre, dava tarihi itibariyle davacı şirketin, davalı şirketten 57.049,89 TL alacaklı olduğu, Davalı ticari yasal defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 83.413,39 TL alacaklı olduğu, davacı şirketin talebinin 39.540,TL olduğu, davacının Cezai şart talebine ilişkin olarak dava konusu uyuşmazlıkta cezai şart alacağına ilişkin sözleşmenin 16.1 maddesinin sözleşmeye davalının bilgisi dahilinde konulmadığı davalının genel işlem koşulu konulduğunu açıkça bilmediği sonuç ve kanaatine Sayın Mahkeme tarafından ulaşılması halinde sözleşmenin 16.1 hükmünün TBK m.21 hükmü uyarınca yazılmamış sayılması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılması gerekeceği; sayın mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise; yorum ve içerik denetimlerinin yapılması gerektiği; içerik denetimi neticesinde sözleşmenin cezai şart başlıklı 16.1 maddesinin haksız olup olmadığının değerlendirilmesinde kural dürüstlük kuralı olup; 6.1.3 maddesinde “9 farklı maddenin her birinin ihlali halinde 50.000USD cezai şartın aylık %3 veya en yüksek ticari temerrüt faizi ile DAVACIYA ödenmesi kabul ve taahhüdünü” düzenleyen şartın haksız olduğu sonuç ve kanaatine Sayın Mahkeme tarafından ulaşılması halinde sözleşmenin 16.1 maddesinin kesin hükümsüz olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılması gerekeceği; 02.02.2016 Tarihli Sözleşme Hükümlerinin GİK kapsamında değerlendirilmesi neticesinde 02.02.2016 tarihli 21 sayfalık ve 23 maddelik sözleşmenin matbu bir metin olduğu ve diğer franchise alanlar ... ve ...’nın ile de aynı sözleşmenin düzenlendiği; davacı ve Davalının tarafı olduğu 02.02.2016 sözleşmelerin pazarlığa konu olduğu hususunda davacı vekili tarafından bir belge sunulmadığı; dava dosyasında yer alan 21 sayfalık sözleşmede belirli bölümleri boş bırakılmadığı; sözleşmeyi hazırlayan Davacı tarafından sözleşmenin müzakere edilmiş olduğuna ilişkin bir belge sunulmadığı; 02.02.2016 tarihli sözleşmenin önceden hazırlanmış, franchise veren tarafından ilerleyen dönemlerde kullanılmak üzere hazırlatılmış ve birden fazla franchise alan ile kullanılmış olduğu; 02.02.2016 tarihli sözleşme içeriğindeki belirli şartların (16.1 cezai şart özelinde) tek taraflı olarak belirlendiği izlenimini kuvvetlendirdiği; dava dosyasında tarafların 02.02.2016 tarihli sözleşmeyi müzakere ettiğini gösteren belge bulunmamakla birlikte TBK 20 ve 21 şartlarının nihai takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu; sözleşmede yer alan hükümlerin; yüksek bir kira bedelinden alt kiracılık ilişkisinin kurulmuş olması ve belirli tedarikçilerden yüksek bedelli mal alımı yapılmaya zorlanma gibi haksız nitelikteki hükümler barındırdığı sonuç ve kanaatine Sayın Mahkeme tarafından ulaşılması halinde; davalının 02.02.2016 tarihli sözleşmenin sona erdirmesinin haklı sebeplere dayanabileceği mütalaa edilmiştir.

Bilirkişi Heyeti Ek Raporu: mali müşavir bilirkişi ..., bilgisayar mühendisi bilirkişi ... ve nitelikli hesaplamalarda uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03/06/2021 tarihli ek raporda; Davalının itiraz dilekçesi ekinde mahkemeye teslim ettiği USB içeriği incelendiğinde;181 kodlu Beşiktaş ilçesindeki işyerinden; kök raporda tespit edilen tarihlerden veri tabanında olması gereken kayıtlardan 17.04.2016 tarihine ait kayıt bulunmadığı ve bu tarihte sistemin kapatılmış olabileceği, kök raporda tespit edilen diğer tarihler 04.08.2013-17.12.2015, 17.07.2013, 17.10.2011-20.10.2011 4 gün boyunca, 28.09.2011, 23.01.2011-26.01.2011 4 gün boyunca, 20.09.2011-23.09.2011 4 gün aralığındaki kayıtların veri tabanlarında kayıt altına alınan tarihlerin dışında olduğu ve sistemin bu tarihlerde kapatılıp kapatılmadığının bu veri tabanları üzerinden tespit edilemeyeceği,... kodlu Kağıthane ilçesindeki işyerinden; kök raporda tespit edilen tarihlerden 18-19.10.2016, 09.10.2016 ve 25.04.2016 tarihlerine ait kayıtlar bulunduğu ve toplam 10.286,15 TL tutarında ciro gerçekleştiği ve davacının davalıya kullanıma sunduğu sistemin 25.04.2016, 09.10.2016, 18.10.2016 ve 19.10.2016 tarihlerinde Kağıthane bayisi için kapalı olmadığı, kök raporda tespit edilen tarihlerden 17.04.2016, 30.03.2016, 18.03.2016, 07-09.03.2016 3 gün boyunca, 11.02.2016-05.03.2016 22 gün boyunca, 29.01.2016-31.01.2016 2 gün boyunca, 27.01.2016, 15.12.2016-27.12.2016 tarihleri arasındaki kayıtların veri tabanlarında kayıt altına alınan tarihlerin dışında olduğu ve sistemin bu tarihlerde kapatılıp kapatılmadığının bu veritabanları üzerinden tespit edilemeyeceği, kök raporda yer alan “... kodlu Beşiktaş ilçesindeki işyerinin ... web adresindeki satışlarını kapattığına dair bir delile rastlanmadığı” tespitinde değişikliğe gidildiği ve yapılan iş bu ek inceleme neticesinde “Kök raporda tespit edilen tarihlerden veri tabanında olması gereken kayıtlardan 17.04.2016 tarihine ait kayıt bulunmadığı ve bu tarihte sistemin kapatılmış olabileceği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı; kök raporunda yer alan “... kodlu Kağıthane ilçesindeki işyerinin ... web adresindeki satışlarını 11.02.2016-05.03.2016 tarihleri arasında 22 gün boyunca engellemiş olabileceği, (davacı şirketin ticari defterlerinde şubede ilk kaydın 10.03.2016 tarihinde olduğu)” tespitinde değişikliğe gidildiği ve YAPILAN İŞ BU EK İNCELEME NETİCESİNDE “Kök raporda tespit edilen tarihlerden 18-19.10.2016, 09.10.2016 ve 25.04.2016 tarihlerine ait kayıtlar bulunduğu ve toplam 10.286,15 TL tutarında ciro gerçekleştiği ve davacının davalıya kullanıma sunduğu sistemin 25.04.2016, 09.10.2016, 18.10.2016 ve 19.10.2016 tarihlerinde Kağıthane bayisi için kapalı olmadığı ve kök raporda tespit edilen tarihlerden 17.04.2016, 30.03.2016, 18.03.2016, 07-09.03.2016 3 gün boyunca, 11.02.2016-05.03.2016 22 gün boyunca, 29.01.2016-31.01.2016 2 gün boyunca, 27.01.2016, 15.12.2016-27.12.2016 tarihleri arasındaki kayıtların veritabanlarında kayıt altına alınan tarihlerin dışında olduğu ve sistemin bu tarihlerde kapatılıp kapatılmadığının bu veritabanları üzerinden tespit edilemeyeceği; sonuç ve kanaatine ulaşıldığı , kök raporunda yer alan davalının sözleşme süresi içinde sözleşmedeki adreslerde yer alan işyerlerini kapattığı, Davacı ticari yasal defter kayıtlarına göre, dava tarihi itibariyle davacı şirketin, davalı şirketten 57.049,89 TL alacaklı olduğu, Davalı ticari yasal defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 83.413,39 TL alacaklı olduğu tespitinde herhangi bir değişiklik olmadığı, kök raporunda yer alan Davacının Cezai şart talebine ve 02.02.2016 Tarihli Sözleşme Hükümlerinin GİK kapsamında değerlendirilmesi ilişkin tespitlerinde geçerliliğini koruduğu, Cezai şart başlıklı 16.1 maddesinin haksız olup olmadığının değerlendirilmesinde kural dürüstlük kuralı olup; 6.1.3 maddesinde “9 farklı maddenin her birinin ihlali halinde 50.000USD cezai şartın aylık %3 veya en yüksek ticari temerrüt faizi ile DAVACIYA ödenmesi kabul ve taahhüdünü” düzenleyen şartın haksız olduğu sonuç ve kanaatine Sayın Mahkeme tarafından ulaşılması halinde sözleşmenin 16.1 maddesinin kesin hükümsüz olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılması gerekeceği, 02.02.2016 Tarihli Sözleşme Hükümlerinin GİK kapsamında değerlendirilmesi neticesinde 02.02.2016 tarihli 21 sayfalık ve 23 maddelik sözleşmenin matbu bir metin olduğu ve diğer franchise alanlar ... ve ...’nın ile de aynı sözleşmenin düzenlendiği; Davacı ve Davalının tarafı olduğu 02.02.2016 sözleşmelerin pazarlığa konu olduğu hususunda davacı vekili tarafından bir belge sunulmadığı; Dava dosyasında yer alan 21 sayfalık sözleşmede belirli bölümleri boş bırakılmadığı; Sözleşmeyi hazırlayan Davacı tarafından sözleşmenin müzakere edilmiş olduğuna ilişkin bir belge sunulmadığı; 02.02.2016 tarihli sözleşmenin önceden hazırlanmış, franchise veren tarafından ilerleyen dönemlerde kullanılmak üzere hazırlatılmış ve birden fazla franchise alan ile kullanılmış olduğu; 02.02.2016 tarihli sözleşme içeriğindeki belirli şartların (16.1 cezai şart özelinde) tek taraflı olarak belirlendiği izlenimini kuvvetlendirdiği; Dava dosyasında tarafların 02.02.2016 tarihli sözleşmeyi müzakere ettiğini gösteren belge bulunmamakla birlikte TBK 20 ve 21 şartlarının nihai takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu; sözleşmede yer alan hükümlerin; yüksek bir kira bedelinden alt kiracılık ilişkisinin kurulmuş olması ve belirli tedarikçilerden yüksek bedelli mal alımı yapılmaya zorlanma gibi haksız nitelikteki hükümler barındırdığı sonuç ve kanaatine Sayın Mahkeme tarafından ulaşılması halinde; davalının 02.02.2016 tarihli sözleşmenin sona erdirmesinin haklı sebeplere dayanabileceği mütalaa edilmiştir.

Mali Müşavir bilirkişi... 09.03.2022 tarihli raporunda; Sözleşmenin davalılar tarafından süresinden önce haksız olarak feshedilmesi halinde kalan sözleşme süresi yönünden davacının ortalama 36.947,78 TL ciro kaybı zararının olabileceği görüş ve kanaatine varıldığını mütalaa etmiştir.

Bilirkişi Heyeti 2. Ek Raporu : mali müşavir bilirkişi ..., bilgisayar mühendisi bilirkişi ... ve nitelikli hesaplamalarda uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03/01/2023 tarihli raporda; Mahkemenin görevlendirmesi kapsamında hukuki değerlendirme ve takdir Mahkemeye ait olmak üzere dosya içeriği mali veriler üzerinde (davacı defter kayıtları) yapılan tespitler sonucunda davalı ile aynı ilde başka bir müşteriyle ve davalıdan elde edilen aylık ortalama brüt hasılata yakın hasılatın yaklaşık 5 ay sonra elde edilmeye başlandığının belirlendiğini, buna göre davacının royalty ücreti olarak davalıdan 5 aylık süre için ortalama tahsil edeceği kazancının; 5 ay için (1.881,89 x 5 ay) 9.409,00 TL hesaplandığını, Mahkemece bu hesaplamanın kabul edilmemesi halinde kabul edilecek sürenin aylık ortalama 1.881,89 TL ile çarpılması suretiyle diğer kabul edilecek tüm sürelerin tutarlarının belirlenebileceği görüş ve kanaatine varıldığı mütalaa edilmiştir.

Tanık beyanları : Davalı Tanığı... yeminli beyanında; Davalı tanığı ... 12.04.2019 tarihinde ... Talimat nolu dava kapsamında Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ... nolu celsede vermiş olduğu ifadesinde; davalı ...’ın abisi olduğunu, kendisinin de davalının kuruluşundan beri işyerinde çalıştığını, kendilerine verilen sözlerin hiçbirinin tutulmadığı, kendilerine kar odaklı çalışılacağının söylendiği ancak kendilerinin devamlı zarar ettiğini, bu durumun davacı tarafından düzeleceğinin söylendiğini ve idare edin dendiğini, örnek olarak Yemeksepeti’nde reklam yapılacağının söylediğini ve bunun için davalılardan davacının para aldığını, reklamın yapılmadığını ancak davalıların bu reklamın parasını ödediğini, davalıların elinde ürün olmadığı zamanlarda sistemi kapattıkları için kendilerinin mal alamadığını, davalılara borcunuz var ödeyin dendiğini, örnek olarak 1 tl’lik deterjan istendiğinde 1000 TL’lik deterjan gönderildiğini ve bu fiyat üzerinden ödenmesinin istendiğini, bu ödemeler gerçekleşmeyince sistemin kapatıldığını, sistem kapandığından davalıların ürün alamadığını ve satış yapamadığını ve zarar ettiğini, davacının bölge müdürlerinin davalılara baskı yaptığını, işletmeye sürekli müdahale ettiklerini ve zorunlu olarak kampanya yaptırdıklarını ancak kampanyaların maliyeti kurtarmadığını, ... denilen reklam broşürlerinden her ay 100.000 tane gönderildiğini ve bu kadarına ihtiyaç olmadığını, bunların davalıdan dağıtılmasının davacı tarafından istendiğini ve parasını da davalıdan istendiğini, örnek olarak pizza yapımında kullanılan mozarella peynir başta olmak üzere pek çok ürünün dışarıdaki piyasadan yaklaşık yarı fiyatına temin edilebiliyor olmalarına rağmen davacının piyasa fiyatının çok çok üstünde bu malzemeleri sattığını, kendilerinin de almak durumunda olduğunu çünkü bölge müdürlerinin dışarıdan gelip dışarıdan alınan ürünler için ceza uyguladığını, son olarak kendilerinin noter kanalıyla taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi feshettiğini, kendisinin bildiği kadarıyla davalıların davacıya borcu bulunmadığını, başlangıçta sözleşme yapılırken alınan teminat senetlerinin bazen kullanıldığının olduğunu ifade etmiştir.

Davalı Tanığı ... yeminli beyanında; Davalı tanığı ... 29.05.2019 tarihinde ... Talimat nolu dava kapsamında Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ... nolu celsede vermiş olduğu ifadesinde; kayınpederinin pizza işiyle uğraştığını, kendisinin dava dışı başka bir şirketin sahibi olduğunu, davalının iş yerinde de çalıştığını, müdür ve işletmeciliğini yürüttüğünü, dava ile ilgili bilgisinin olmadığını, davacıyla işletmeciliği sırasında sorunlar yaşadığını, davacının sürekli kendilerine baskı uyguladığını, davalının ihtiyacından fazla malı davalıya sattığını, davacının bölge müdürlerinin sürekli tespitler gerçekleştirdiğini, davalının savunmasını almadan davalıya ceza verildiğinden haberlerinin olmadığını ve cari hesaba ceza işlendiğinin haberini aldıklarını, davacının parasını davalıdan almasına rağmen davalıya malı göndermediklerini, davacının davalıların ödediği parayı cari hesaptan düştüğünü, davalıların piyasadan ucuza temin edilebilecek malzemeleri piyasa fiyatının çok çok üstüne davacı tarafından satıldığını ifade etmektedir.

Davalı Tanığı ... yeminli beyanında; Davalı tanığı ... 18.06.2019 tarihinde ... Talimat nolu dava kapsamında İstanbul Anadolu... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ... nolu celsede vermiş olduğu ifadesinde; kendisinin 5 yıl önce davacıda çalıştığını, davalının işlettiği şubede çalıştığını, davacının davalı ...’ın işlettiği şubede bazı aksaklıklar yarattığını, bir takım malzeme istendiğini ancak bunları davacının göndermediğini, davalı ...’ın bu malları dışarıdan almak zorunda kaldığını, davacının davalıya ait iş yerine gelen denetleyici elamanının bu durumlara ceza kestiğini, davacının diğer şubelerine gönderilen fiyatların üzerinde fiyatlar ve ürünler gönderildiğini, kendisinin bu durumu davalının araştırmalarından bildiğini tarafların bu durumlar nedeniyle anlaşamadığından işyerini kapattığını bildiğini ifade etmiştir.

Davalı Tanığı ... yeminli beyanında;Davalı tanığı ...’ün 25.10.2019 tarihinde mahkemenin ... nolu celsesinde vermiş olduğu ifadesinde kendisinin ... isimli yerde kurye olarak çalıştığını, Mayıs 2017-Ekim 2018 tarihleri arasında ... isimli yerde kurye olarak çalıştığını, kendisine bu yeri işletmesi karşılığında isim hakkı alınmayacağının söylendiği, bunun karşılığında kendisinin 100.000,00 TL para verdiğini, kendisinden üç ay sonrasında isim hakkı almaya başladıklarını, ilk başta %4 olarak alınan isim hakkının daha sonrasında %8’e çıktığını, kendisinin 10 ay boyunca isim hakkını ödediğini, daha sonrasında ödemediği ve bu süreçte borçlandığını ve tek bir kuruş almadan şirkete teslim ederek bu yerden ayrıldığını. Kendisinin ...’nın işletme hakkını alırken sözleşme imzalamadığını ifade etmektedir.

Tanık ...; İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasında 29/04/2019 tarihli celsesinde vermiş olduğu ifadesinde; "Ben, ... Şirketinin Franchise'iyiyim, dava dilekçesindeki hususlarla ilgili olarak ise, biz bayilik aldığımız her hangi bir sözleşmemiz yoktur, hızlı bir şekilde bir evrak getirdiler ve imzalamamızı istediler, bize borçlandırdılar, biz de her şeye imza attık, sözleşme imzaladıktan sonra bazı borçlarda oldu, bunlar sözleşmede yoktu, sözleşme maddelerinin hiç birini kendileri de karşılamadı, verilen sözler tutulmadı, bizleri iyi niyetimizi kötüye kullanarak biz ve benzeri şekilde olanları borçlandılar, tv, reklamlar, kampanya gibi hususlarda paraları ödenmesine rağmen sözlerini tutmadılar, genel olarak tüm İstanbulda 300.000,00 TL den açılan restorantları 50.000,00 /60.000,00 TL bandından geri aldılar, psikolojik baskı yapıldı, 10.000,00 TL lik malı 30.000,00 TL den sattılar, kar oranımız düştü , ancak cirodan yüzde almaya devam ettikler, olmayan borçlarımız böylece birikti, bu vesile ile de sevkiyatı kestiler, sonucunda sevkiyatı kestiler daha sonra uyuşmazlık konusu davayı açmışlar" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Yemin: Davacı şirket yetkilisi ...'na yemin teklif edilmiş olup, davacı şirket yetkilisi İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/11/2023 tarihli celsesinde:" ben ... şirketinin müşterek yetkilisiyim, bana sormuş olduğunuz; davacının, davalının çevrimiçi satış yapmasına engel olup olmadığı, davalının ihtiyacı olmayan stoku azalan ürünler yerine davacı tarafından belirlenen ürünleri almaya zorlanıp zorlanmadığı, taraflar arasında imzalanan franchise sözleşmesi ile ilgili olmayan ürünlerin davacıdan yahut davacı ile aralarından münhasırlık sözleşmesi bulunan şirketlerden almaya zorlanıp zorlanmadığı, davacının, franchise alan olarak müvekkillere stok ve alımlarını, carisini ve davacı franchise veren ... ile entegrasyonunu tamamlayan program kullanmaları zorunlu hale getirerek davalının online satışlar sistemini kapatarak sistemden satışı yapmalarını engelleyip engellemediklerini, davacının, davalıların talep ettiği, ihtiyacına cevap veren, stoğu azalan ürünlerin yerine kendisi tarafından belirlenmiş, davalıların ihtiyacına cevap vermeyen ürün ve malzemeleri davalıya piyasa rayiçlerinin üzerinde fiyat ve koşullarla satın almaya mecbur bırakıp bırakmadığı, taraflar arasında sözleşmesinin 5.3.1. maddesinde eşdeğer kalitede ürün temini franchise alanlara tanınmışken, fiiliyatta davacının, bunu tamamen imkansız hale getirip getirmediği, franchise sisteminin özünü teşkil etmeyen ürünlerin dahi başka satıcılardan temin edilmesinin önüne geçilip geçilmediği, bütün ürünlerin doğrudan ya da dolaylı olarak davacıdan veya belirlediği firmalardan piyasa rayiçlerinin üzerinde fiyatlar ve koşullarla aldırılıp aldırılmadığı, hususlarında herhangi bir bilgim yoktur, yani bana sormuş olduğunuz tüm hususlara ilişkin bir bilgim yoktur " şeklinde yemin eda etmiştir.

Dava, franchise sözleşmesinin franchise alan tarafından haksız feshedildiği iddiasıyla cezai şart ve ciro kaybı ile bakiye cari hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Davacı ile davalı … Ltd.Şti arasında 02.02.2016 tarihli Frachise Sözleşmesi ile aynı tarihli alt kira sözleşmesi imzalandığı, davalı gerçek kişilerin franchise sözleşmesini 50.000,00 UBD kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, akdedilen sözleşmelerin, davalılar tarafından davacıya gönderilen 28.10.2016 tarihli ihtarnameyle feshedildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davalılar ihtarnamesinde ".. francnise veren davacı şirketin edimlerini hiç veya gereği gibi yerine getirmediğini, bölge müdürlüğü tarafından sanki denetim yapılmış ve sözleşmeye aykırı ürün kullanılmış gibi tamamen tek taraflı olarak tutanaklar düzenlendiğini, davalıları borç altına sokan ilave teminatlar alındığını, davalıların borçları bahane edilerek ve davalılar üzerinde baskı kurularak cezai şart talebinde bulunulduğunu, davalıların talep ettiği ürünlerin ve malzemelerin gönderilmeyerek satış yapmalarına engel olunduğunu, davalılar aleyhine icra takibine girişileceğinin belirtilmesi ve benzeri yollarla davalıların zararına hareket edildiğini bildirerek franchise sözleşmesini ve alt kira sözleşmesini feshettikleri " bildirmişlerdir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları, davalılar tarafından franchise sözleşmesi ve alt kiracılık sözleşmesinin haksız olarak feshedilip edilmediği, davalı tarafların sözleşme süresi içinde sözleşmedeki adreslerde yer alan işyerlerini kapatıp kapatmadığı, sözleşmeden kaynaklanan borçlarını ödemede temerrüde düşüp düşmedikleri, davacının mal teslim ettiği şirketler ve diğer franchise alanlar ile birlikte hareket ederek sözleşmeye gerek rekabetin korunması hakkındaki kanun hükümlerine aykırı davranışlarının bulunup bulunmadığı, davacının davalıyı franchise sözleşmesinin yapılabilmesi için alt kira sözleşmesi imzalamaya zorlayıp zorlamadığı, alt kira bedelinin piyasa rayicinin ve davalının kiraladığı kendi kira bedelinin üzerinde olup olmadığı, öyle ise bu hususun taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık olarak kabul edilip edilemeyeceği, davacının sözleşmenin 6.1.1 maddesi uyarınca giriş ücretinin gerek alınma gerekse bedel yönünden franchise alanlar arasında farklı uygulayıp uygulamadığı, farklı uygulama var ise bu hususun taraflar arasındaki sözleşmeye ve rekabet hukuku kurallarına aykırılık olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, teminat amaçlı olarak senet ve çek alınıp alınmadığı, sözleşme feshedildiği halde teminat senetleri ve çeklerinin iade edilip edilmediği, davacının stok ve alımlarının carisinin online sistemi üzerinden satışların davacı ile entegrasyonunu tamamlayan program kullanmasının zorunlu hale getirilip getirilmediğini, bu sistem ile yazılım güncelleme hizmetlerinin yalnızca davacıdan alınasının zorunlu tutulup tutulmadığı, davacının kasıtlı olarak davalının online satış yapmasın engel olup olmadığı, davacı tarafından gerçeğe aykırı olarak tutanak düzenlenip düzenlenmediği ve buna dayalı haksız cezalar kesilip kesilmediği, davalının ihtiyacı olmayan stoğu azalan ürünler yerine davacı tarafından belirlenen ürünleri almaya zorlanıp zorlanmadığı, franchise sözleşmesi ile ilgili olmayan ürünlerin bizzat davacıdan yahut davacı ile aralarında münhasırlık sözleşmesi bulunan şirketlerden almaya zorlanıp zorlanmadığı, tüm bu hususların taraflar arasındaki franchise sözleşmesi, alt kiracılık sözleşmesi ve rekabetin korunması hakkındaki kanun hükümlerine aykırılık teşkil edip etmediği, sonucuna göre davalının sözleşme feshinin haklı olup olmadığı, franchise sözleşmesi hükümlerinin TBK nun 20 ve devamı maddelerindeki genel işlem şartlarına aykırı olup olmadığı, davacının davalıdan aralarındaki franchise sözleşmesi nedeni ile cari hesap bakiyesi alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, sözleşmedeki cezai şart ödeme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, davalının sözleşmeyi haksız feshetmiş ise davacının sözleşmenin süresiden önce feshetmesi nedeni ile ciro kaybına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplanmaktadır.

Davalılar tarafından feshin haklı nedenle yapılıp yapılmadığı toplanan delillere göre değerlendirildiğinde, davalılar fesih ihtarnamesinde, franchise veren davacı şirketin edimlerini hiç veya gereği gibi yerine getirmediğini, bölge müdürlüğü tarafından sanki denetim yapılmış ve sözleşmeye aykırı ürün kullanılmış gibi tamamen tek taraflı olarak tutanaklar düzenlendiğini, davalıları borç altına sokan ilave teminatlar alındığını, davalıların borçlarının bahane edilerek ve davalılar üzerinde baskı kurularak cezai şart talebinde bulunulduğunu, davalıların talep ettiği ürünlerin ve malzemelerin gönderilmeyerek satış yapmalarına engel olunduğu, davalılar aleyhine icra takibine girişileceğinin belirtildiği ve benzeri yollarla davalıların zararına hareket edildiği gerekçesiyle franchise sözleşmesini ve alt kira sözleşmesini feshetmişlerdir. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemeleri üzerine alınan raporlar, yaptırılan kira bedeli araştırmaları, Rekabet Kurul’undan gelen yazı cevabı, tanıkların beyanları dikkat alındığında, davalıların, davacının mal teslim ettiği şirketler ve diğer franchise alanlar ile birlikte hareket ederek sözleşmeye ve rekabetin korunması hakkındaki kanun hükümlerine aykırı davranışları bulunduğu, davacının davalıyı franchise sözleşmesinin yapılabilmesi için alt kira sözleşmesi imzalamaya zorladığı, kira bedelinin piyasa rayicinin üzerinde olduğu, sözleşmenin 6.1.1 maddesi uyarınca giriş ücretinin franchise alanlar arasında farklı uygulandığı, davacının kasıtlı olarak davalıları zarara uğratmak için online satış yapmasına engel olduğu, davacı tarafından gerçeğe aykırı olarak tutanak düzenlenip haksız cezalar kesildiği, davalının ihtiyacı olmayan stoğu azalan ürünler yerine davacı tarafından belirlenen ürünleri almaya zorlandığı, franchise sözleşmesi ile ilgili olmayan ürünlerin bizzat davacıdan yahut davacı ile aralarında münhasırlık sözleşmesi bulunan şirketlerden almaya zorlandığı savunmaları ispat edilememiştir.

Taraflar arasında 02.02.2016 tarihinde imzalanan franchise sözleşmesinin 5.4.3. maddesinde satış raporları, stok ve diğer tüm bilgilerin davacıya günlük ve haftalık olarak davalılarca gönderileceğinin, davalılara ait ... uygulamasının bulunduğu bilgisayarın VPN ile davacının ağına bağlanacağının, ADSL hattı ile internete erişiminin olmayacağının, davalıların sisteme müdahale edemeyeceğinin ve herhangi bir şekilde karşı gelemeyeceğinin, davalıların ... uygulamasının 24 saat çalışmasını ve kayıtların davacının sistemine gönderilmeden önce muhafazasını sağlayacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 4.4.maddesinde davalıların sözleşmede yer alan yükümlülüklere uymaması veya ödeme yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde davacıya sair hakları saklı kalmak kaydıyla mal ve hizmet temini yükümlülüğünü durdurma hakkının verildiği, bilirkişi heyet raporlarında davacı şirketin bu hakkını her üye işyerine ... uygulamasında bir adet avans miktarı tanımlayarak bir tolerans göstermiş olduğu, bu avansı geçen üye işyerlerine mal teminini otomatikman durduracak şekilde kendi yazılımını oluşturduğu ve bu durumun davalı işyerlerine özgü olmayıp, davacının franchise sözleşmesi ile kendisine bağlı dava dışı tüm işyerleri için geçerli bir yöntem olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla davacının yalnızca davalılar için ... uygulamasını zorunlu tutmadığı, davacıdan franchise alan tüm işletmeler yönünden bu uygulamanın kullanılmasının zorunlu olduğu ve franchise alanların sistemde tanımlı belirli miktarı aşan borçlarının ödenmemesi halinde sistemin otomatik olarak kapandığı ve mal teminini durdurduğu anlaşılmakla davacının davalıların zararına online entegrasyon programı kullanmaya zorladığı, programı keyfi olarak kapatarak kullanmalarına engel olduğu savunması da ispat edilemediği, davalıların cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış, davacı tarafa usulüne uygun şekilde yemini eda ettirilmiş olup, kesin delil niteliğindeki yemin ile davalının bu savunmalarının doğru olmadığı kanıtlanmıştır.

Davalı taraflarca franchise sözleşmesinin süresinden önce haklı nedenle feshedildiği kanıtlanamamış olup, tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde, davacı ticari yasal defter kayıtlarına göre, dava tarihi itibariyle davacı şirketin, davalı şirketten 57.049,89 TL alacaklı olduğu, davalı ticari yasal defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 83.413,39 TL alacaklı olduğunun belirlenmesi ve davalı taraflarca 28.10.2016 tarihli fesih ihtarnamesi düzenlenmeden davacının talebi üzerine İstanbul ... Noterliği’nin 27.10.2016 tarih ve ... yevmiye numarası ile yapmış olduğu tespitte taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki “...-İstanbul” adresindeki işyerinin kapalı olduğunun, yine davacının talebi üzerine İstanbul ... Noterliği’nin 27.10.2016 tarih ve ... yevmiye numarası ile yapmış olduğu tespitte “...-İstanbul” adresindeki işyerinin de kapalı olduğunun belirlenmesi karşısında davalıların sözleşmeyi haksız olarak feshettikleri kanaatine varılmıştır. Cezai şart yönünden sözleşme hükmünün TBK’nun 20. Maddesi ve devamı maddeleri uyarınca genel işlem şartı niteliğinde olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; Bir sözleşmede, sözleşmenin kurulmasından önce tek yanlı olarak birden fazla sözleşme ilişkisinde kullanılmak amacıyla düzenlenmiş ve hiç değiştirilmeden karşı yanın onayına sunulmuş hükümler yer alıyorsa, o sözleşmede genel işlem koşullarının bulunduğu kabul edilmelidir. İki tarafın uzlaşarak, pazarlık sonucu belirledikleri sözleşme koşulları, kural olarak emredici hukuk kurallarına aykırılık (TBK m. 27) dışında başka bir denetime tabi tutulamaz. Sözleşmede genel işlem koşulları bulunmadığının, hükümlerin pazarlık edilerek kabul edildiğinin ispat yükü, genel işlem koşullarını kullanana aittir. İspat etmediği takdirde bozmada belirtildiği üzere TBK’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince yürürlük denetimi yapılmadan ve sözleşmeyi düzenleyenin karşı yana sözleşmenin yapılması esnasında bu koşullar hakkında bilgi verip öğrenme imkanı tanıyarak bu koşulları kabul etmesini sağlamadığı sürece menfaatine de aykırı ise TBK’nın 21. maddesi gereğince genel işlem koşulları yazılmamış sayılır. Bunun yanı sıra karşı yan, genel işlem koşulları konusunda uyarılmış olsa dahi sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı bir hüküm de yine, TBK’nın 21. maddesi gereği yazılmamış sayılır. Yargıtay .... HD’nin... esas,... karar sayılı, ... esas, ... karar sayılı emsal kararlarında da cezai şart yönünden genel işlem şartlarına ilişkin olarak yürürlük ve içerik denetiminin yapılması gerektiği benimsenmiştir. Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin 16.1. maddesinde davalı aleyhine tek yanlı cezai şart kararlaştırılmıştır. Her ne kadar cezai şart yasada düzenlenmiş ise de bunun müzakere edilmeden sözleşmede yer almış olması, denetlenemeyeceği anlamına gelmez. Bu durumda yürürlük denetimi yapıldığında 02.02.2016 tarihli 21 sayfalık ve 23 maddelik sözleşmenin matbu bir metin olduğu, dava dışı diğer franchise alanlar ... ve ...’nın ile de bire bir aynı sözleşmenin imzalandığı; davacı ve davalıların tarafı olduğu 02.02.2016 sözleşmelerin imzalanmadan önce pazarlığa konu olduğu ve müzakere edildiği hususunda davacı vekili tarafından ticari ve eposta yazışmaları, fakslar, sözleşme taslağı gibi bir belge sunulmadığı; dava dosyasında yer alan 21 sayfalık sözleşmenin önceden matbu olarak franchise veren tarafından ilerleyen dönemlerde kullanılmak üzere hazırlatılmış ve birden fazla franchise alan ile kullanılmış olduğu, sözleşmeyi düzenleyen davacının davalıya sözleşmenin yapılması esnasında bu koşullar hakkında bilgi verip öğrenme imkanı tanıyarak bu koşulları kabul etmesini sağladığının da ispat edilemediği dikkate alındığında TBK’nın 21. maddesi gereğince sözleşmenin 16.1 maddesinde öngörülen cezai şartın genel işlem koşulu olduğu kabul edilerek yazılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup, davacının cezai şart alacağı isteği bu nedenle reddedilmiştir.

Tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde, davacı ticari yasal defter kayıtlarına göre, dava tarihi itibariyle davacı şirketin, davalı şirketten 57.049,89 TL alacaklı olduğu, davalı ticari yasal defter kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 83.413,39 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının dava dilekçesinde 39.540,62 TL bakiye cari hesap alacağı isteğinde bulunduğu, davalının ticari defter kayıtları ile davacının bakiye cari hesap alacağının varlığının kanıtlandığı, davalı tarafın kendi ticari defterlerinin aksine, alacak miktarı dikkate alındığında senetle ispat zorunluluğu bulunduğundan yazılı delil sunamadığı, davalılar tarafından sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle davacının ciro kaybı zararını talep hakkının bulunduğu, sözleşmenin ödemeler başlıklı 6. Maddesinde 6.1.3 maddesinde; franchise alan, franchise süresi boyunca ... İşletmesinin aylık net satışlarının%4’ü oranındaki tutarı ve ayrıca bu tutarın KDV’sini Royalty ücreti olarak Franchise verene ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, anılan sözleşme maddesi esas alınarak bilirkişi heyetinin 01.03.2023 tarihli ek hesap raporunda sözleşmenin davalılar tarafından süresinden önce haksız olarak feshedilmesi nedeniyle davacının aynı koşullarla yeni bir franchise sözleşmesi yapma süresinin 5 ay olabileceği kabul edilerek sözleşmenin erken feshedilmesi nedeniyle bu süre yönünden davacının ortalama 9.409,00 TL ciro kaybı zararının bulunacağını tespit ettiği, dava dilekçesinde 1.000,00 TL maddi zararın talep edildiği, davacı tarafa verilen kesin süre içerisinde ıslah dilekçesi sunulmadığından HMK’nun 181. Maddesi uyarınca ıslah hakkının kullanılmış sayılarak ciro kaybı zararı yönünden dava dilekçesindeki istekle bağlı kalınması gerektiğinden davacının 1.000,00 TL ciro kaybına yönelik maddi tazminat isteğinin ve 39.540,62 TL bakiye cari hesap alacağı isteğinin kabulüne, cari hesap alacağının 3 gün içinde ödenmesi için davalılara gönderilen İzmir ... Noterliği’nin ... yevmiye numaralı 10.08.2016 tarihli ihtarnamesinin davalılara 17.08.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 21.08.20216 tarihinde temerrüde düştükleri anlaşılmakla 39.540,62 TL bakiye cari hesap alacağına temmrüt tarihinden itibaren, ciro kaybı alacağına dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine , fazlaya ilişkin karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacının ciro kaybı isteğine yönelik davasının KABULÜ ile 1.000,00 TL ciro kaybının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  2. Davacının bakiye cari hesap alacağı isteğine yönelik davasının kabulü ile 39.540,62 TL bakiye cari hesap alacağının temerrüt tarihi olan 21.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  3. Davacının cezai şart alacağı isteğine yönelik davasının REDDİNE,

  4. Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 2.769,33 TL nispi harca, peşin alınan 2.171,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 597,99 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA.

  5. Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 40,40 TL vekalet suret harcı, 860,00 TL davetiye ve posta gideri, 6.100,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere 7.000,40 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 2.226,13 TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 29,20 TL başvurma harcı, 2.171,34 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.426,67 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine. Davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına.

  6. Dava kısmen reddedildiğinden davalı tarafların yaptığı 676,20 TL davetiye ve posta gideri, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 5,20 TL vekalet suret harcı olmak üzere 2.181,40 TL yargılama giderinden davanın red oranı nazara alınarak 1.487,71 TL yargılama giderinin davacı taraftan alınarak davalı taraflara verilmesine. Davalı tarafların fazladan yaptığı yargılama giderinin kendileri üzerinde bırakılmasına.

  7. Dava kısmen kabul edildiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine.

  8. Dava kısmen reddedildiğinden, reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı taraflara verilmesine.

  9. HMK.nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine

ilişkin, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/04/2024 Katip ... Hakim ...

¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapdilekçesicevabaincelemedavacıyayapılan(FranchiseizmirSözleşmesindenKaynaklanan)neticesindeAlacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim