SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/355 E. 2024/338 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/355

Karar No

2024/338

Karar Tarihi

29 Nisan 2024

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/355

KARAR NO : 2024/338

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 26/04/2024

KARAR TARİHİ : 29/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; davalı tarafından İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla müvekkili aleyhine, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Değişik İş sayılı ihtiyati haciz kararı dayanak gösterilerek icra takibinin başlatıldığını, ancak takibe dayanak gösterilen ihtiyati haciz kararı incelendiğinde davacı müvekkili ... hakkındaki ihtiyati haciz talebinin mahkemece reddedildiğini, alacaklı taraf ihtiyati haczi talep eden sıfatıyla bunu bildiği halde, mahkeme kararına aykırı olarak söz konusu takibi başlatıldığını, o dönemde oğlu henüz yeni intihar düşünemediğinden, yani tamamen insani nedenlerle kendisine tebliğ edilen ödeme emrine itiraz edemediğini, müvekkilinin hakkındaki takibin kesinleştiğini, ihtiyati haciz kararında da belirtildiği gibi davacı müvekkili borçlu ... Ve Tic. Adi. Kom. ŞTİ.'nin komanditer ortağı olduğunu, şirkette temsil yetkisi olmadığı gibi takip dayanağı çeklerde imzası ya da cirosunun da olmadığını, borçlu tüzel kişilerden ... Ve Tic. Müvekkilinin vefat eden oğlu... tarafından işletilmekteyken,...'ın intihar ederek vefat etmesi sonucu faaliyetine son verildiğini, bu şirketin % 99 hisse sahibi komandite ortak ... olduğunu, müvekkilinin ise % 1 hisseli komanditer ortak olduğunu, şirketi temsile tek yetkili ortağın ... olduğunu, bu nedenle müvekkilinin hakkındaki ihtiyati haciz talebinin reddedildiği halde kötü niyetli olarak başlatılan bu takipten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti için işbu davanın açılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle, yapılacak yargılama sırasında ispatlayacakları iddiaları uyarınca davalarının kabulü ile öncelikle, aleyhine yapılan haksız ve hukuksuz takip nedeniyle davacı müvekkilinin mağdur olmasının engellenmesi bakımından, takibin teminatsız olarak durdurulması için tedbir kararı verilmesini, davacı müvekkilinin İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından dolayı davalı şirkete 540.211,62 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı ... A.Ş müvekkilin hakkındaki ihtiyati haciz talebi mahkemece reddedildiği halde, bu ihtiyati haciz kararına dayanarak yaptığı icra takibinde borçlu olmadığını bile bile müvekkilini borçlu olarak gösterdiğini, davalı şirketin müvekkili hakkında takip başlatırken tamamen kötü niyetle hareket ettiğini, elindeki çeklerden müvekkilinin imzasının olmadığını bildiği, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen kararda, müvekkilinin bu talep nedeniyle incelenen ticaret sicil kayıtlarına göre komanditer ortak olduğu, borçlardan sorumlu tutulamayacağı çok açıkça belirtilmişken işbu takibi yapmakta kötü niyetli olan davalı ... aleyhine, müvekkili lehine takip miktarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı hükmedilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:

Dava; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.

HMK.nun 114/c.maddesinde mahkemenin görevi dava şartı olarak sayılmıştır.

Yine HMK.nun 115/1. Maddesi uyarınca "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır."

Bu kapsamda dosya mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiş aşağıdaki hususlar tespit olunmuştur.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK.nun 5. Maddesi: (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.

(2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.

Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 25/11/2021 tarihli 1232 karar sayılı kararı ile; "...Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir.

Bu itibarla; 1) 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23/02/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20/06/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine" karar verilmiştir.

Faktoring şirketlerinin yapamayacakları iş ve işlemler 6361 sayılı Kanun’un 9. maddesinde düzenlenmiş olup anılan maddede;

“Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz” hükmüne yer verilmiştir.

Bu düzenlemenin, uygulamada bir kısım boş ve hileli kambiyo senetlerinin, faktoring şirketlerince ciro yolu ile devralınmasının engellenmesi amacıyla sevkedildiği anlaşılmaktadır. Kanun hükmünde belirtilen koşullara uygun bir faktoring işlemi gerçekleştirilmediğinde, faktoring şirketi kambiyo senedinin yetkili hamili olmamaktadır. 6361 sayılı Kanun’un 9/2. maddesi, kamu düzenine ilişkin emredici bir hüküm olduğundan mahkeme tarafından re’sen dikkate alınmalıdır.

Kanun’da açıkça, faktoring şirketlerinin kambiyo senedine dayalı olsa bile, bir mal satışından veya hizmet arzından doğmayan alacakları devralamayacakları düzenlenerek kambiyo senedinin içerdiği hakkın soyutluğu ilkesi ortadan kaldırılmıştır. Buna göre faktoring şirketleri, ancak bir mal satışından ya da hizmet arzından doğan alacağın ifası için verilen kambiyo senetlerini, ciro ve teslim yolu ile devralabilmektedirler. Burada kambiyo senedindeki hakkın devri için yapılan ciro ve teslim, alacağın devrinin hukukî sonuçlarını doğurmaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığa 6361 sayılı Kanun’un uygulanması gerektiği, davalı faktoring şirketinin dava konusu çekte yetkili hamil olup olmadığının tespiti için 6361 sayılı Kanun’un 9. Maddesi uyarınca usulüne uygun bir faktoring işleminin bulunup bulunmadığının tespitinin zorunlu olduğu, bu halde söz konusu hukuk davalarına bakmaya, finans mahkemesi sıfatıyla HSYK tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 2 nci bendi gereğince İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin münhasıran görevlendirilmesi nedeniyle anılan mahkemede davanın görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ve dava dosyasının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi (Finans Mahkemesi Sıfatı ile) olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,

  2. Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'ne (Finans Mahkemesi Sıfatı ile) GÖNDERİLMESİNE,

  3. HMK.nun 331/2.maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,

  4. İhtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,

İlişkin, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar verildi.30/04/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Menfi(KıymetliizmirEvraktanTespitKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim