İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/164 E. 2024/316 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/164
2024/316
19 Nisan 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/164
KARAR NO : 2024/316
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/02/2017
KARAR TARİHİ : 19/04/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
İDDİA ;
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; davalı tarafından ihalesi yapılan... içme suyu artıma tesisi 1. kısım inşaatı işinin müvekkilinin yükleniminde kaldığını ve taraflar arasından 20/12/2013 tarihli anahtar teslim götürü bedel olmak üzere ...İçme Suyu Arıtma Tesisi 1. Kısım İnşaatı İşine Ait Sözleşmenin imzalandığını, yer tesliminin 27/12/2013 tarihinde yapıldığını ve müvekkilinin işe başladığını, sözleşmeye göre işin toplam süresinin 540 gün olduğunu, işin 16/06/2015 tarihinde biteceğinin öngörüldüğünü ancak müvekkilinden kaynaklanmayan sebeplerle işin yürütülmesine bazı teknik ve fiziki sorunların yaşandığını, bu sorunların davalıya aktarıldığını ve süre uzatım isteğinde bulunulduğunu, tesis giriş bölgesinde iş yapan tünel yüklenicisinin inşaat çalışmalarını tamamlayamaması nedeniyle tesis giriş bölgesindeki yapılara, bu sahada yer alan 5 adet ana üniteye ve bu üniteler arası bağlantı hatlarına bir yıl süreyle başlanamadığını ve bu bölgenin müvekkiline 12/01/2015 tarihinde teslim edildiğini, bu nedenle 25/05/2015 tarihli ... sayılı yazı ile davalıdan 202 gün süre uzatımı istendiğini, davalının ise 25/06/2015 tarihli ... sayılı yazısı ile 191 gün süre uzatımını uygun görerek işin bitim tarihin 26/12/2015 olarak belirlediğini, şev kaymasına yönelik zorunlu revize projelerinin bir aylık onaylama süresi geçirilerek 75 gün süre ile gecikmeli onaylanması ve bu imalatlar ile buna bağlı gerçekleştirilemeyen imalatlar nedeniyle müvekkilinin 18/12/2015 tarihli ... sayılı yazı ile 94 gün süre uzatımı istediğini davalının 05/01/2016 tarihli 714 sayılı yazısı ile 75 gün süre uzatımı verdiğini, işin bitim tarihinin 10/03/2016 tarihi olarak belirlendiği, müvekkilinin 29/04/2016 tarihli 325 sayılı yazısı ile alınan teknik değerlendirme raporuna göre tesisin güney-batı kesiminde yer alan kazıların uygulama projesine uygun yapılmasının mümkün olmadığını, bu kesime müvekkili tarafından yapılmak zorunda olunan ilave istinat duvarı imalatı için yapılacak kazılarda gerek zemin gerek mevsim koşulları nedeniyle imalatın mart ayı sonunda tamamlanabileceği ve buna ilişkin gecikmeler yaşandığını bildirerek 45 gün süre uzatımı istediğini, bu isteğin davalının 04/05/2016 tarihli ... sayılı yazısı ile reddedildiğini böylece müvekkili tarafından toplam 296 gün süre istenmesine karşın davalı tarafından 266 gün süre uzatımı verildiğini, yine istenen 45 günlük süre uzatım isteğinin de reddedildiğini tüm olumsuzluklara rağmen işletmenin 13/05/2016 tarihinde devreye hazır hale getirildiğini buna rağmen üretilen iş kapsamında yapılan arıtma tesisine hem su sağlayacak olan ... barajında yapılan tadilat çalışmalar sebebiyle barajda su tutulamaması ve tesisin su verilememesi ve arıtma tesisinin devamı olan ... Bölge Müdürlüğünün sorumluluğunda bulunan ...- ... Hatlarının yapım çalışmalarının devam etmesi nedeniyle tesisinin halen devreye alınamadığını davalı idarenin bir yandan müvekkilinden kaynaklanmayan sebeplerle işin süresinin uzatılması gerektiğini ve biten tesisin müvekkilinden kaynaklanmayan sebeplerle işletmeye alınamadığını kabul ettiğini, diğer yandan işin zamanında bitirilmediği gerekçesiyle gecikme cezası vs yaptırımlar uyguladığını davalının bu işlemleri nedeniyle müvekkilini uğradığı zararların bulunduğunu, davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkilinin, verilenden daha fazla süre uzatımı verilmesi gerekirken yeterli süre uzatımı verilmemesi ve müvekkilinden kaynaklanmayan sebepler nedeniyle işin bitirilemediğinin ve bu sebeple müvekkilinden kesilen ve ödenmeyen alacakların haksız olduğunun tespitine, müvekkiline ödenmesi gereken geri dolgu yapılması işi kapsamında 9 Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Geoteknik Ana Bilim Dalı tarafından yapılan teknik çalışma için ödenen 94.400,00 TL, revize inşaat uygulama projeleri için dışarıdan hizmet alınan firmaya ödenen 29.972,00 TL, müvekkilinin 26 numaralı hak edişinde iş eksilişi olarak fazladan kesinti yapılan 32.545,47 TL, genel saha işleri kapsamında yer alan kazı ve dolgu iş kalemlerine ait mukayese hesabında şev kayması yaşanan bölgede revize projesine uygun olarak yapılan geri dolgu ile bu dolgunun palye projesinde öngörüldüğü şekilde şevlendirilmesi maliyeti olarak 1.000,00 TL olmak üzere toplam 157.917,47 TL; her türlü malzemesi müvekkili tarafından temin edilmiş olan tesis tahliye-taşkan hattın sözleşme kapsamından çıkarılması sebebiyle sözleşme fiyatından kesinti yapılan 197.981,39 TL, çamur susuzlaştırma ünitesinin uygulama projesinde revizyon yapılan mekanik ekipmanın yeni birim fiyatlarının bilirkişi tarafından belirlenerek müvekkili hak edişinden kesilen 1.000,00 TL, müvekkilinden gecikme cezası olarak kesilen 908.736,00 TL, işin geçici kabulünün yapılmaması nedeniyle 13/05/2016 tarihinden itibaren genel gider yapılacak diğer masraflar ve ekipmanların muhafazası vs kapsamında yapılan personel giderleri, şantiye personelinin yemek, ulaşım, elektrik, haberleşme vs giderleri, kontrol teşkilatı için sağlanan araç akaryakıt vb giderler, ekipman, bakım giderleri ve tesisi devreye hazır halde tutmak için yapılması gereken tüm giderler karşılığı 1.000,00 TL, tesiste oluşabilecek risklere karşı zeyilname ile sigorta süresinin önce 31/12/2016, ardından 30/06/2017 tarihine kadar uzatılması karşılığında sigorta şirketine ödenen ilave 42.845,62 TL olmak üzere toplamda 1.309.480,48 TL’nin her bir ödeme gider ve kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili tarafından kesilen ve kesilecek olan günlük gecikme cezasının sözleşme ve eki şartname hükümlerini uygun olduğunu, ... Yönetim Kurulu’nun 11/06/2015 tarihli 04/470 sayılı ve 24/12/2015 tarihli ... sayılı kararları ile davacı yükleniciye verilen toplam 266 günlük süre uzatımına karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığını, ... Suyu Arıtıma Tesisi 1. Kısım İnşaatı İşinin süre uzatımları sonucu iş bitim tarihi 10/03/2016 olmasına rağmen bu tarihte yerinde yapılan incelemeler sonucunda işin yapımının tamamlanmadığını görüldüğünü yapı denetim heyeti tarafından durum tespit tutanağının düzenlenerek eksik işlerin dökümlerinin çıkarıldığını, davacı yükleniciye 14/03/2016 tarihli ... sayılı yazı ile durum tespit tutanağında belirlenen eksiklikleri en kısa sürede tamamlaması, eksiklikler tamamlanana kadar şartnamenin 29, sözleşmenin 25.2 maddelerine göre günlük gecikme cezası uygulanacağı hususlarının bildirildiğini, işin bitim tarihi olan 10/03/2016 tarihinde belirlenen eksik işler oranının ... numaralı 01/03/2016 tarihli hak ediş raporuna göre % 16,3589, ... numaralı 01/04/2016 tarihli hak ediş raporuna göre % 13,4809, 27 numaralı 02/05/2016 tarihli hak ediş raporuna göre % 11,2396 olduğunu, aynı zamanda tesisin işletmeye alınmasına engel nitelikte olduğunu, davacının 13/05/2016 tarihli yazı ile müvekkili tarafından belirlenen eksikliklerden tesisin devreye alınması ve gerekli performans testlerinin yapılmasına yönelik olanların tamamlanmış olduğu, işletmeye almaya engel oluşturmayacak olan işlerinde en kısa sürede tamamlanacağını bildirdiğini, müvekkili idarenin yönetim kurulu tarafından 02/06/2016 tarihli ... sayılı karar ile günlük gecikme cezası uygulanmasını durdurulmasına ve su temin edilmesine takiben sözleşme kapsamında performans testleri tamamlanıncaya kadar yeniden günlük cezanın uygulanmasına karar verildiğini, müvekkilinin günlük ceza uygulaması ve performans süresince uygulamanın devam etmesine karar vermesinin sözleşme ve eki dokümanlara uygun olduğunu 540 takvim günü süresi olan ve süre uzatımlar ile 10/03/2016 tarihinde bitmesi gereken ... içme suyu artıma tesisi 1. kısım inşaatı işinde günlük gecikme cezasının uygulanmaması için davacı yüklenicinin yapım işine 09/02/2016 tarihinde tamamlaması ve en az 30 günlük işletme ve performans testlerinin başarı ile tamamlayarak 10/03/2016 tarihinde geçici kabul isteğinde bulunması gerektiğini ancak işin 10/03/2016 tarihinde işletmeye engel olacak şekilde bitmediğini, yükleniciden kaynaklanmayan tüm sebeplerle meydana gelen gecikmelere karşı yükleniciye ilave süre verildiğini ancak bu süre sonunda işin bitirilmediğini, geri dolgu maliyeti başlığı adı altında istenen bedellerin sözleşme ve eki şartname hükümlerini aykırı olduğunu, tesis çıkış tahliye ve taşkan hattı maliyeti isteğinin de hukuka uygun olmadığını ilave edilen ya da kapsamdan çıkarılan ekipmanların yeni birim fiyatlarının müvekkili tarafından tek taraflı yapılmadığını, şartnameye uygun usul ve esaslar izlenerek belirlendiğini tarafların birlikte çalışma yaptıklarının ancak elde edilen fiyat ortalamasının alınmasında davacı yüklenicinin iş artışından en düşük fiyatın, iş eksilişinde en yüksek fiyatın ortalama listesinden çıkarılmasını istediğini, bunun kabulünün mümkün olmadığını izlenen usul ve esasların şartnamenin 22 maddesine uygun olduğunu, davacının genel gider maliyeti istemesinin hukuki dayanağının olmadığını davacının 13/05/2016 tarihi itibariyle tesisin devreye alınmaya hazır olduğunu bildirdiği, bu tarihten sonra en kısa sürede tamamlanacağı bildirilen işlere halen başlanmadığını ya da eksik bırakıldığını dolayısıyla yüklenicinin yapım işi bitinceye kadar gereken genel giderleri karşılamasının ilave bir maliyet olmadığını, bitmemiş bir işin genel giderlerinin ilave maliyet gibi istenmesinin şartnamenin 9 maddesine aykırı olduğunu, davacı yüklenicinin işin kesin kabulü yapılıncaya kadar ... sigortası yapmak zorunluluğunun bulunduğunu sözleşme ve şartname hükümleri gereği geçici kabulün yapılmadığı, işin inşaat ile ilgili kısmın bitmediğini, yapım işinin geldiği seviyenin tesisin işletmeye alınmasına engel olmayacak noktada olduğu için davacı yükleniciye yaptırım uygulanmadığını tesisin işletmeye alınmasına engel durumun müvekkilinden değil ... Bölge Müdürlüğünün çalışmalarının zamanında tamamlanmamış olmasından kaynaklandığını, davacının tüm alacak kalemlerini kabul etmediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER ;
Sözleşme, keşif, yazışmalar, bilirkişi raporları.
GEREKÇE ;
Dava; eser sözleşmesine dayalı alacak davasıdır.
Taraflar arasında; “...İçme Suyu Arıtma Tesisi 1. Kısım İnşaatı İşinin Yapımı konusunda 20/12/2013 tarihli anahtar teslim götürü bedelli sözleşmenin imzalandığı, yer tesliminin 27/12/2013 tarihinde yapıldığı” konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; “davacının, yüklendiği bu işle ilgili olarak yükümlülüklerini sözleşmeye ve eki şartnameye uygun bir şekilde yerine getirip getirmediği,davacının süre uzatım isteğinin davalı tarafça karşılanıp karşılanmadığı, buna göre dava dilekçesinde ileri sürdüğü alacağa hak kazanıp kazanmadığı” konularındadır.
Taraflar arasında 20/12/2013 tarihinde "... İçme Suyu Arıtma Tesisi 1. Kısım İnşaatı" işine ait sözleşme imzalanmıştır. Bu sözleşme ile davacı yüklenici,... 360.000 m3/gün kapasiteli içme suyu artıma tesisinin yapılması işinin yüklenmiştir. Sözleşmenin 6. maddesinde; "iş bedelinin 47.330.000 TL olduğu, sözleşmenin anahtar teslimi götürü bedel sözleşme olduğu" kararlaştırılmıştır. 9. maddesinde; "sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren 10 gün içerisinde yer teslimi yapılarak işe başlanacağı, teslim tarihinden itibaren 540 gün içinde işin tamamlanarak geçici kabule hazır hale getirileceği, sürenin hesaplanmasında havanın fen noktasından çalışmaya uygun olmayan dönemi ile resmi tatil günleri dikkate alındığından bu nedenlerle ayrıca süre uzatıma verilmeyeceği"; 18. maddesinde; "süre uzatımı ile ilgili hususlarda Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerinin uygulanacağı"; 25.2 maddesinde; “Yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitiremediği takdirde, gecikilen her gün için sözleşme bedelinin % 0,03 oranında gecikme cezası uygulanacağı” kararlaştırılmıştır.
Mahkememizce yerinde keşif yapılmak suretiyle birden fazla bilirkişi raporu aldırılmıştır.
İnşaat Yüksek Mühendisi..., Elektrik Mühendisi..., Makine Mühendisi ... ve Mali Müşavir... hazırladıkları 08/08/2018 tarihli raporlarında özetle; Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 29/8 maddesinde zamanında yapılmayan yazılı bildirimlerin dikkate alınmayacağı ve yüklenicinin başvuru süresini geçirdikten sonra süre uzatımı isteğinde bulunamayacağı hükmünün bulunduğunu, bu hüküm gereği davalı idarenin süre uzatım isteğinin reddi uygulamasının yerinde olduğunu sözleşme konusu iş kapsamından 540 gün olarak belirlenen işin süresinin ilave olarak davacının YİGŞ ye göre istekleri doğrultusunda 193 + 76 gün süre uzatımının hesaplanması gerektiği buna göre yeni iş bitim tarihinin 14/03/2016 olarak belirlenmesi gerektiğini, idare tarafından su temin edilip performans testlerine başlanması arasında geçen sürede uygulanması gereken gecikme cezasının 851.940,00 TL olarak yeniden belirlendiğini, yükleniciden kesilen 908.736,00 TL’lik gecikme cezasının 56.796,00 TL’lik kısmının (4 gün karşılığı) fazla kesildiğini ve yüklenici alacağı olarak kabulü gerektiğini, davacının geri dolgu maliyeti yönünden istekleri ile ilgili olarak; heyelan sebebiyle yaptırılan şev kayması probleminin incelenmesi ve çözüm önerileri sunulması projesi raporu için 9 Eylül Üniversitesi Döner Sermaye işletmesine ödenen KDV dahil 94.400,00 TL ile deplasesi gereken T115-T116-T117 tesislerinin uygulama projelerinin hazırlanması için ... Proj. İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.’ye ödenen KDV dahil 29.972,00 TL’nin davacı alacağı olduğunu ancak davacının mukayese cetvelinde kazıdan çıkan malzemenin nakliye miktarının eksik hesaplandığı ve 32.545,47 TL fazladan kesinti yapıldığı yönündeki iddianın olayla uyuşmadığını, imalat tarihinde şev açısı yazılmadığından ve şev eğimindeki değişiklik sebebiyle ilave olarak istenen 1.000,00 TL bedel anahtar teslim götürü bedel içinde yer aldığından ayrıca ödenmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, tesis çıkışı tahliye ve taşkın hattı maliyet yönünden inceleme ve değerlendirmesine göre, YİGŞ hükümlerince davalı idarenin şev kayması nedeniyle gelişen durum karşısında sözleşmede belirtilen taşkan-tahliye hattının tesis mülkiyet sınırı dışında kalan kısmını kamulaştırma yapmadan tamamlayamayacağını ilerleyen süreçte bu kısım imalatların dava dışı ... tarafından yaptırılmış olduğunun görüldüğünü, durumun YİGŞ'nin 12/4 maddesi kapsamından değerlendirilmesi gerektiğini, davacı yüklenicinin iş kapsamında çıkarılmasından önce bu iş için gerekli malzeme teminin yaptığını ve keşif tarihinde halen iş mahallinde istekli halde bulundurduğunun görüldüğünü, her ne kadar sözleşme kapsamında ihzarat ön görülmemiş olsa da davacının temin ettiği boruların ilk projede kullanılacak kısım ile revize proje arasından kalan farkının ilk projeye göre hazırlanmış malzemenin terk edilmesi kapsamında değerlendirilebileceğinin ve bu kapsamda yükleniciye teslim edeceği boru bedeli karşılığında 71.022,49 TL’nin ödenebileceği kanaatine varıldığı ancak dava tarihi itibariyle işin geçici kabulü ve kesin hesabı yapılmadığından ve dava tarihinden sonra dahi bu kalemle ilgili isteğe ilişkin bir kısım ödemenin yapıldığı görüldüğünden 2 x 1,800 mm malzemenin idareye tesliminin gerçekleşmiş olması koşulu ile ilk projeye göre hazırlanmış malzememin terk edilmesi kapsamından değerlendirilebileceğinden ilerleyen süreçte geçici kabule kadar imalata girmemesi ve kesin hesapta ilk projeye göre hazırlanmış malzemenin terk edilmesi kapsamında dahi değerlendirilmemesi halinde zararın oluşacağından 71.022,49 TL malzeme bedelinin bu aşamada davacı zararı olarak kabul edilemeyeceğini, ... sigortası yönünden; imalatların devam ettiği 13/05/2016 tarihine kadar ve bu tarihte su temin edilmiş olsa idi en az 30 günlük performans testleri süresince de ... sigortası yaptırmak bu tarihten itibaren 24 ay süresince ise genişletilmiş bakım dönemi sigortası yaptırmak sorumluluğun halen davacı üzerinde olduğunu buna göre davacı sigorta sorumluluk süresinin en azından 13/06/2018 tarihine kadar devam ettiğini açık olduğunu, bu halde davacının ... poliçesinin önce 31/12/2016 tarihine kadar uzatılması karşılığından yapılan 25.896,31 TL ödeme ile ardından sigorta süresinin dolması nedeniyle 01/01/2017-30/06/2017 dönemi için tekrar uzatılması nedeniyle ve bu dönem için ödenmesi gereken toplam 25.109,31 TL miktarın ilk iki taksitinin ödendiği 3 taksit olan 8.160 TL’nin 28/02/2017 tarihinde ödeneceği beyan edilen ... süre uzatım bedellerinin davacı sigorta sorumluluk süresinde kaldığından davalıdan istenemeyeceğini, genel gider maliyetleri yönünden; geçici kabul be kesin kabul yapılmadığından halen tesise ilişkin genel giderlere YİGŞ gereği davacı yüklenicinin katlandığını, ilerleyen süreçte tesise su temin edilmesi halinde işletmeye alma ve performans testleri süresince eksik ve kusur belirlenmemesi halinde tesis genel giderlerinin davacıya iat olacağı hususunun sözleşme gereği olduğunu, testler safhasından eksik ve kusur belirlenirse bunların giderilmesi sorumluluğunun da davacıya ait olduğunu, bu aşamada her iki tarafın da kusuru dışında su temin edilemediği için geçici kabul yapılamadığından 13/05/2016 tarihinden itibaren hak edişlere ilişkin tüm imalatlara ilişkin giderler dışında kalan ve tesisin bakım ve muhafazasına ilişkin genel giderlerin ayrıştırılamadığını geçici kabule engel bir durumun belirlenmesi halinde bu eksiklik giderilene kadar şantiye ve tesis giderlerinin davacı yükleniciye ait olacağını aksi halde kabule uygun olduğu anlaşıldığından en az 30 günlük test süresince giderlerin davacıya ait olacağını ve sonrasında geçici kabul ile tesisin davalı idareye devredileceğini ve giderlere davalı idarenin katlanacağı, bu halde genel giderleri sorumluluğunun hangi tarafa yükleneceğinin belirlenmesi için geçici kabulün beklenmesi gerektiğini ancak 13/05/2016 tarihinden su temin edilecek tarihe kadar geçecek süreçte davacı yüklenicinin katlandığı tesis genel giderlerini davalıya yönlendirip yönlendiremeyeceği konusundaki hukuki değerlendirmeyi uzmanlık alanları dışında kaldığını, YİGŞ'nin 22. maddesi ile sözleşmede bulunmayan işlerin fiyatının nasıl belirleneceğinin belirlendiğini, olayda yüksek fen kurulunun taraflara birim fiyatları birlikte belirlemeleri ve uzlaşmaları hususunu bildirdiğini bu noktada tarafların hür iradesiyle belirlemeleri gereken uzlaşılamaması halinde ise yüksek fen kurulunca belirleneceği konusunda tarafların iradelerini açıkladıkları yeni birim fiyatların bilirkişiler tarafından sözleşmenin taraflar yerine geçilerek belirlenmesinin HMK’nın 269. maddesine göre bilirkişilik görevi kapsamı dışında kaldığını özetle; davacının davalıdan fazla kesilen gecikme cezası karşılığı 56.796 TL, şev kayması probleminin incelenmesi ve çözüm önerileri sunulması projesi raporu karşılığı 94.400,00 TL, deplasesi gereken T115- T116- T117 tesislerinin uygulama projelerinin hazırlanması karşılığı ödenen KDV dahil 29.972,00 TL olmak üzere toplam 181.168,00 TL alacaklı olduğunu, bu ödemeler ve kesinti tutarı için davacının davalıdan isteyebileceği faiz tutarının fazla kesilen gecikme cezası için 4.014,62 TL ve üniversiteye ödenen tutarlar için 25.462,86 TL olmak üzere toplam 29.477,48 TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir.
Aynı bilirkişiler itirazlar üzerine hazırlayıp sundukları 19/04/2019 tarihli ek raporlarında özetle; ... Sigortasına ilişkin değerlendirmeleri dışında kök raporda değiştirilecek başka bir hususun bulunmadığını, ... Sigortası ana sözleşmesi ve vade uzatımına ilişkin zeyilnameler birlikte incelendiğinde ise sözleşme ve eklerine göre imalatın devam ettiği 13/05/2016 tarihine kadar ve bu tarihte su temin edilmiş olsaydı en az 30 günlük performans testleri süresince ... Sigortası yaptırma ve bu tarihten itibaren 24 ay süresince genişletilmiş bakım döneminin 13/06/2016 tarihinden sonra; sigorta poliçesinde 24 aylık genişletilmiş bakım dönemi sigorta teminatına dahil olduğu görüldüğünden sigorta süresinin önce proje bitiş tarihi 31/12/2016 ve sonrasında 30/06/2017'ye uzatılması sebebiyle davacının katlandığı vade uzatım bedellerinin kök rapordan farklı olarak davalı idareden istenebileceği sonucuna ulaşıldığını, davacının davalıdan ... Sigorta bedeli olarak 42.845,62 TL ve ödeme tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz olarak 1.222,96 TL isteyebileceği kanaatine ulaşıldığını bildirmişlerdir.
İkinci bilirkişi heyeti hazırlayıp sundukları 22/09/2020 tarihli raporlarında özetle; davacı yükleniciye verilmesi gereken süre uzatımın toplam 271 gün olarak hesap edildiğini, taahhüde konu işin süresinde teslim edilmemesi sebebiyle davalı idare tarafından davacı yükleniciye toplam 908.736,00 TL gecikme cezasının uygulandığını, davacı yükleniciye verilmesi gereken hesaplanan 271 gün süre uzatımına göre uygulanması gereken gecikme cezasının 832.542,00 TL olduğunu ve yüklenici hak edişinden fazla kesilen 85.194,00 TL'nin yüklenici alacağı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu miktar için 6.206,71 TL faiz hesaplandığını; yapılan hesaplamalar ile 8.135,87 m3 ilave kazı miktarının bulunduğunu, davalı idare tarafından yapılan ödemenin uygun olduğunu, ayrıca 1.000,00 TL'lik kısmın sözleşme içerisinde yer alması nedeniyle ayrıca ödenmesine gerek kalmayacağını; Dokuz Eylül Döner Sermayesi İşletmesi'ne yüklenici tarafından ödenen KDV dahil 94.400,00 TL ve deplasesi gereken T115/A karıştırma yapısı, T116/A klor temas tankı, T117/A temiz su deposu ünitelerinin uygulama projelerini hazırlayan ... İnş. Taah. Tic. Ltd. ŞTi.'ye davacı tarafından ödenen 29.972,00 TL olmak üzere toplam 124.372 TL'nin davacı alacağı olduğunu, bu tutara 25.462,86 TL işlemiş faizin hesaplandığını; davacı yüklenici tarafından temin edilen ancak davalı idare tarafından projesinin değiştirilmesi sebebiyle kullanılmayan ve taraflarınca inşaat sahasında tespiti yapılan çelik boruların bedeli olarak hesap edilen 71.022,49 TL'nin yüklenici alacağı olarak değerlendirildiğini, alacağa 3931,39 TL faiz hesaplandığını; çamur susuzlaştırma ünitesinde kullanılan pompa, boru, vana, flanş, filtre ve benzeri malzemelerin isim yapmış firmalar üzerinden alınmış olduğunu ve malzeme fiyat teklifinin alındığı tarihteki bedelin ihale tarihindeki fiyata orantılanması ile bulunan bedellerin uygun olduğunu; davacının davalıdan ... Sigorta bedeli olarak 42.845,62 TL alacaklı olduğunu, bu miktara 1.222,96 TL faiz hesaplandığını; davalı idare tarafından gecikme cezası uygulamasının durdurulmasının da gösterdiği üzere tesisin 13/05/2016 tarihi itibariyle işletmeye hazır bulunduğunu ancak davalı idarenin sorumluluğundaki su temini ve tahliye hatlarındaki gecikme nedeniyle geçici kabulün 09/08/2019 tarihinde yapılabildiğini, bu durumda yüklenicinin sorumluluğu ve kusuru dışındaki gecikme nedeniyle tesisin bakım ve korunması için 13/06/2016-02/2017 tarihi aralığında tesiste davacı yüklenici tarafından bulundurulması gereken zorunlu personelin maliyetinin 706.870,93 TL ve diğer gider harcaması 138.704,13 TL olmak üzere toplam 845.575,07 TL olduğunu, bu genel giderden davalı idarenin sorumlu olduğunu bildirmişlerdir.
İkinci bilirkişi heyeti 22/11/2021 tarihli ek raporlarında özetle ve sonuç olarak; işin bir bütün olması, birden fazla imalat kaleminin aynı anda yürüyebileceği iş programının da bu yönde değerlendirilmesi sebebi ile süre uzatımı dikkate alındığında toplam işin bedeli ve süresi üzerinden değerlendirilme yapılmasının doğru olacağı görüşüne varıldığını, kök raporda belirtilen imalatlara yönelik süre uzatımının 93,43 gün + 34,72 gün + 17,59 + 48,58 gün = 194,32 günün ve gün sayısının yukarı yuvarlanması sonucunda 195 gün olacağı kanaatine varıldığını, tüm projelerin onay süresinin gecikmesi sebebi ile ve davacı tarafından istenen 18 gün süre uzatımı ve 5 günlük süre uzatımının onay süreci için öngörülen 75 günlük süre içerisinde değerlendirilmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığını, ... güzergah değişikliği ile, yapılat imalat nedeni ile verilmesi gerekli sürenin 1 gün olacağı kanaatine varıldığını, davacı yükleniciye verilmesi gereken süre uzatımının toplam 271 gün (195 + 75 + 1) olarak hesap edildiğini; yapılan hesaplamalar ile 8.135,87 m3 ilave kazı miktarı bulunmuş olup, davalı idare tarafından yapılan ödemenin uygun olduğu görüş ve kanaatine varıldığını; Dokuz Eylül Döner Sermayesi İşletmesine yüklenici tarafından ödenen 94.400,00 TL (KDV dahil) ve deplasesi gereken T115/A karıştırma yapısı, T116/A kloor temas tankı, T117/A temiz su deposu ünitelerinin uygulma projelerinin hazırlayan ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti’ye davacı tarafından ödenen 29.972,00 TL olmak üzere toplam (94.400,00 TL + 29.972,00 TL) 124.372,00 TL’nin davacı alacağı olduğunu; davacı yüklenici tarafından temin edilen ancak idare tarafından projesinin değiştirilmesi nedeni ile kullanılmayan taraflarınca inşaat sahasında tespiti yapılan çelik boruların bedeli olarak hesap edilen 71.022,49 TL’nin yüklenici alacağı olarak değerlendirildiğini; çamur susuzlaştırma ünitesinde kullanılan pompa, boru, vana, flanş, filtre v.b malzemelerin bu konularda sayılı isim yapmış firmalar üzerinden alınmış olduğuıa ve malzeme fiyat teklifinin alındığı tarihteki bedelin ihale tarihindeki fiyata orantılanması ile bulunan bedellerin uygun olduğu görüşüne varıldığını, davacının davalıdan ... sigorta bedeli olarak 42.845,62 TL alacaklı olduğunu, idarece gecikme cezası uygulamasının durdurulmasının da gösterdiği üzere tesisin 13/05/2016 tarihi itibariyle işletmeye hazır bulunduğunu ancak idarenin sorumluluğundaki su temini ve tahliye hatlarındaki gecikme nedeniyle geçici kabulün 09/08/2019 tarihinde yapılabildiğini, bu durum karşısında yüklenicinin sorumluluk ve kusuru dışındaki gecikme nedeniyle tesisin bakım ve korunması için 13/06/2016-15/02/2017 tarih aralığında tesiste davacı yüklenici tarafından bulundurulması gereken zorunlu personelin maliyetinin 706.870,93 TL ve diğer gider harcaması 138.704,13 TL olmak üzere toplam 845.575,07 TL genel giderden davalı idarenin sorumlu olduğunu; kök raporda ilave sürenin başlangıç tarihinin projenin onay tarihi olan 17/12/2015 tarihi olarak dikkate alındığını, söz konusu 75 günlük süre uzatımına neden olan proje değişikliklerinden davacının 18/12/2015 tarihli “Bornova İlçesi Kavaklıdere İçmesuyu Arıtma Tesisi 1.Kısım İnşaatı işine ait süre uzatımı talebi hk.” konulu yazısı ile haberdar olduğu anlaşılmış olup, kök raporda da belirtildiği üzere taahhüde konu işin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle idarece davacı yükleniciye toplam 908.736,00 TL gecikme cezasının uygulandığını, davacı yükleniciye verilmesi gereken hesaplanan 271 gün süre uzatımına göre uygulanması gereken gecikme cezasının 832.542,00 TL olduğunu ve yüklenici hakedişinden fazla kesilen (908.736,00TL- 823.542,00TL)= 85.194,00TL’nin davacı yüklenici alacağı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ancak mahkemenin süre uzatımı ile ilgili hususun 23/06/2021 tarihli ve ... sayılı yazı ekinde yer alan gönderi bilgilerini dikkate alması halinde 75 günlük sürenin davacıya tebliğ edildiği 29/12/2015 tarihinden başlaması gerekeceğini ve yapılan hesaplamalar ile yeni iş bitirme tarihinin 28/03/2016 olacağını, bu tarihe göre davacı yükleniciye toplam 908.736,00 TL gecikme cezası uygulandığı göz önüne alınıp yeniden yapılan değerlendirme sonucunda (908.736,00 TL- 653.154,00 TL) = 255.582,00 TL'lik kısmının fazladan kesildiği ve yüklenici alacağı olarak değerlendirilmesi gerektiğini bildirmişlerdir.
Üçüncü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29/06/2022 tarihli raporda özetle ve sonuç olarak; geri dolgu maliyeti isteği kapsamında; davacının Dokuz Eylül Üniversitesi Döner Sermayesine (05/12/2014 tarihinde 41.300,00 TL + 02/03/2015 tarihinde 41.300,00 TL + 16/09/2015 tarihinde 5.900,00 TL + 25/04/2016 tarihinde 5.900,00 TL olmak üzere) ödediği toplam 94.400,00 TL’yi davalıya rücu edebileceği, davacının T-115/A karıştırma yapısı, T-116/A klor temas tankı, T 117/A temiz su deposu ünitelerinin revize inşaat uygulama projeleri için dışarıdan aldığı hizmet karşılığı (25/09/2014 tarihinde 9.940,00 TL + 15/05/2015 tarihinde 20.532,00 TL olmak üzere) ödediği toplam 29.972,00 TL’yi davacıya rücu edebileceği, 10/08/2018 tarihli ilk ve 04/09/2020 tarihli ikinci bilirkişi raporlarında da aynı sonuca varıldığı, dolayısıyla bu konuda önceki raporlarla bir çelişki bulunmadığı, davacının mukayese cetvelinde kazıdan çıkan malzemenin nakliye miktarının eksik hesaplandığı yönündeki iddiası kapsamında 32.545,47 TL ve şev eğimindeki değişiklik sebebiyle 1.000,00 TL tutarlı isteklerinin haklılığını ispatlayan bir dayanağa rastlanmadığı, bu iki alacak iddiası kapsamında daha önce alınan iki ayrı bilirkişi raporunda da aynı tespitlerin yapıldığı, dolayısıyla bir çelişki doğmadığı, tesis çıkış tahliye ve taşkan hattı kapsamında davacının 71.022,49 TL bedelli malzeme nedeniyle zararının oluştuğunun kabul edildiği, daha önce verilen ilk iki raporda da söz konusu malzeme için belirlenen bedelin aynı olduğu, mekanik ekipman revizyonu sebebiyle oluşan maliyet kapsamında davacının çamur susuzlaştırma ünitesine ilişkin isteğinin haklılığının ispatlanamadığı sonucuna ulaşıldığı, bu konuda önceki raporlarla bir çelişki bulunmadığı, gecikme cezası kapsamında; 28/03/2016 tarihinde bitmiş olması gereken işin geçici kabule 13/05/2016 tarihinde hazır olduğu, bu nedenle gecikme cezasının kesilmesi sözleşmeye uygun olmakla beraber, 16 gün fazladan kesilen ceza tutarının 255.582,00 TL olarak hesaplandığı, bu tutarın 28/03/2016 tarihine 16 gün eklendikten sonraki ilk hak ediş olan 02/05/2016 tarihli 27. hakedişte dikkate alınması halinde, 02/05/2016 tarihinden dava tarihi olan 15/02/2017 tarihine kadar işleyen faizin 20.119,20 TL olarak hesaplandığı, genel gider maliyetleri kapsamında; davacı taraf lehine bir genel gider maliyeti hesaplanabilmesi için yapıldığı iddia edilen giderlere ilişkin belgelerin bir SMMM bilirkişinin de dahil olacak şekilde irdelenmesi gerektiğinden heyetlerince bu konuda bir değerlendirme yapılamadığı, davacının 13/05/2016 tarihinden sonra gecikmeden sorumlu tutulamamasına paralel olarak bu tarihten sonrası için ödemek zorunda kaldığı sigorta primini davalıdan rücu edebileceği, bu kapsamda son olarak ikinci bilirkişi heyetinin 22/09/2020 tarihli ek raporunda yapılan hesaplamanın kabulü ile 30/06/2016 tarihli poliçe için ödenen 42.845,62 TL bedelin davalıdan istenebileceği, bu alacak için anılan ek raporda hesaplandığı gibi 1.222,96 TL tutarlı bir faiz kabul edilebileceği gibi, dava öncesi bir temerrüt olmadığının kabulü ile faize hükmedilmesi hususunun bu alacak kalemi yönünden de mahkemenin takdirinde olduğu sonucunda ulaşıldığı, öte yandan yukarıdaki diğer alacak kalemleri için de bir ihtimal olarak yer verildiği üzere, bu bedel için dava tarihinden önce gerçekleşen bir temerrüt tespit edilmediğinden, dava tarihi öncesi için bir faize hükmedilmemesi durumunun mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
Davacı tarafın dava dilekçesindeki “1.000,00 TL- işin geçici kabulünün yapılmaması nedeniyle 13/05/2016 tarihinden itibaren genel gider yapılacak diğer masraflar ve ekipmanların muhafazası vs kapsamında yapılan personel giderleri, şantiye giderleri, şantiye personelinin yemek, ulaşım, elektrik, haberleşme vs. giderleri, kontrol teşkilatı için sağlanan araç akaryakıt vb. giderler, ekipman, bakım giderleri ve tesisi devreye hazır halde tutmak için yapılması gereken tüm giderler karşılığı tutar” başlığı altında ileri sürdüğü alacak kalemi yönünden defter incelemesi yapılması gerektiği yönünde görüşte bulunmaları karşısında; son bilirkişi heyetine listeden seçilen bir mali müşavir bilirkişi de eklenmek suretiyle bilirkişi heyetinden davacı tarafın her bir alacak kalemi yönünden taraf vekillerinin de itirazları değerlendirilerek ek rapor aldırılmıştır.
Üçüncü bilirkişi heyeti düzenledikleri 04/04/2023 havale tarihli ek raporlarında özetle; süre uzatımına ve işin gecikmesine sebep olan hallerle ilgili olarak yapılan beyan ve itirazların 29/06/2022 tarihli kök raporda detaylı olarak değerlendirildiğini, görüşlerinde herhangi bir değişiklik bulunmadığını, yine iş eksilişi olarak fazla kesinti yapılan 32.542,47 TL ile ilgili, 28/04/2016 tarihli ve 325 sayılı yazı ile istenen süreler, gecikme cezası ile ilgili değerlendirmeye yönelik itirazlar ile ilgili olarak kök rapordaki görüşlerini değiştirecek bir durumun söz konusu olmadığını, yine davalı tarafın 29/07/2022 havale tarihli itiraz dilekçesindeki gecikme cezası, tesis, taşkan tahliye hattı ile ilgili görüş ve tespitler hakkındaki itirazları ile ilgili olarak da görüşlerinde herhangi bir değişiklik bulunmadığını, mekanik yönden kök rapordaki görüşten uzaklaşacak bir durumun söz konusu olmadığını; mali yönden ise; davacı şirketin merkezinin Ankara'da olduğunu, ara kararında belirtilen 13/05/2016 tarihinden itibaren davacı şirketin katlandığı tüm giderler yönünden inceleme ve hesaplama yapılması konusunda 08/08/2018 tarihli düzenlenen bilirkişi raporunda mali müşavir... tarafından yapılan tespit ve değerlendirmeler ile 22/11/2021 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda yine... tarafından yapılan tespit ve değerlendirmelerin taraflarınca incelendiğini, tüm hesaplamaların ve irdelemelerin yerinde ve isabetli olduğu kanaatine ulaşıldığını bildirmişlerdir.
Üçüncü bilirkişi heyeti düzenledikleri 04/10/2023 havale tarihli ikinci ek raporlarında; dava konusu yerin yer teslim tarihinin 27/12/2013 olduğu sözleşmede işin süresinin de 540 gün olduğunu, buna göre 540 günlük iş süresinin 19/06/2015 tarihinde dolduğunu ve iş teslim tarihinin 19/06/2015 olacağını, ayrıca dava konu edilen hususlar ve bunlara ait teknik değerlendirmeler sonucunda toplam olarak 285 günlük süre uzatımı olacağını, bu durumda sonuç olarak süre uzatımı dahil işin teslim tarihinin (işin teslim süresi olan 19/06/2015 tarihine sonraki 20/06/2015 tarihi dahil edilerek 285 günün eklenmesi ile) 30/03/2016 tarihi olacağı şeklindeki görüş ve kanaatin kök raporda bildirildiğini, değerlendirmelerde tebliğ tarihi ve buna göre idarenin cevap verme süresinin dikkate alındığını bildirmişlerdir.
Davacı vekili 08/03/2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Geoteknik Anabilim Dalı tarafından yapılmış olan teknik çalışma için ödenen 94.400,00 TL, revize inşaat uygulama projeleri için dışarıdan hizmet alınan firmaya ödenen 29.972,00 TL, müvekkilinin 26 numaralı hakedişinde iş eksilişi olarak fazladan kesinti yapılan 32.545,47 TL, genel saha işleri kapsamında yer alan kazı ve dolgu iş kalemlerine ait mukayese hesabında şev kayması yaşanan bölgede revize projesine uygun olarak yapılan geri dolgu ile bu dolgunun palye projesinde ön görüldüğü şekilde şevlendirilmesi maliyeti olan 1.000,00 TL olmak üzere toplam 157.917,47 TL; anahtar teslim götürü bedel sözleşmelerde bir bölüm işin sözleşme kapsamından çıkarmak ve azalan iş tutarını götürü bedel sözleşme fiyatından indirilmesi mümkün olmadığından her türlü malzemesi müvekkili tarafından temin edilmiş olan tesis- tahliye- taşkan hattının sözleşme kapsamından çıkarılması sebebiyle sözleşme fiyatından kesinti yapılan 197.981,39 TL, çamur susuzlaştırma ünitesinin uygulama projesinde revizyon yapılan mekanik ekipmanın yeni birim fiyatlarının bilirkişi tarafından usulüne uygun belirlenecek olan ve müvekkilinin hakedişinden kesilen 1.000,00 TL, müvekkilinden gecikme cezası olarak kesilen 908.736,00 TL, işin geçici kabulünün yapılmaması sebebiyle 13/05/2016 tarihinden itibaren genel gider, yapılacak diğer masraflar ve ekipmanların muhafazası vs. kapsamında yapılan personel giderleri, şantiye personelinin yemek, ulaşım, elektrik, haberleşme vb. giderleri, idare kontrol teşkilatı için sağlanan araç, akaryakıt vb. giderler, ekipman bakım giderleri ve tesisi devreye hazır halde tutmak için yapılması gereken tüm giderler kaşlığı 845.575,07 TL, tesiste meydana gelebilecek olası risklere karşı zeyilname ile sigorta süresinin önce 31/12/2016, ardından 30/06/2017 tarihine kadar uzatılması karşılığında sigorta şirketine ödenen ilave toplam 42.845,62 TL olmak üzere toplam 2.154.055,55 TL’nin her bir ödeme, gider veya kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Üçüncü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor ve ek raporların, diğer rapor ve ek raporlar da incelenmek ve değerlendirilmek suretiyle hazırlanmış olması sebebiyle mahkememizce somut olaya uygun ve hüküm kurmaya elverişli bulunmakla beraber; dava dilekçesinde alacak kalemleri ve her bir alacak kalemine ilişkin rapor ve ek raporlardaki görüşler karşılaştırmada kolaylık olması açısından aşağıdaki şekilde ayrı başlıklar altında ve özet olarak belirtilmiştir.
1-94.400,00 TL; 9 EYLÜL ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ GEOTEKNİK ANA BİLİM DALI TARAFINDAN YAPILAN TEKNİK ÇALIŞMA İÇİN ÖDENEN TUTAR;
Birinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08/08/2018 tarihli kök raporda; heyelan sebebiyle yaptırılan şev kayması probleminin incelenmesi ve çözüm önerileri sunulması projesi raporu için 9 Eylül Üniversitesi Döner Sermayesi İşletmesi’ne ödenen KDV dahil 94.400,00 TL’nin davacı alacağı olduğu bildirilmiştir.
Birinci heyet tarafından düzenlenen 19/04/2019 tarihli ek raporda bu alacak kalemi ile ilgili olarak aynı görüş yinelenmiştir.
İkinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/09/2020 tarihli kök raporda; 9 Eylül Döner Sermayesi İşletmesi’ne davacı tarafından ödenen KDV dahil 94.400,00 TL’nin davacı alacağı olduğu bildirilmiştir.
İkinci bilirkişi heyeti 1 ve 2 numaralı bentlerde belirtilen 94.400,00 TL ile 29.972,00 TL toplamı olan 124.372,00 TL için ödeme tarihinden dava tarihine kadar TCMB avans faiz oranına göre 25.462,86 TL işlemiş faiz hesaplamıştır.
Üçüncü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29/06/2022 tarihli kök raporda; Davacının Üniversite Döner Sermayesine (05/12/2014 tarihinde 41.300,00 TL + 02/03/2015 tarihinde 41.300,00 TL + 16/09/2015 tarihinde 5.900,00 TL + 25/04/2016 tarihinde 5.900,00 TL olmak üzere) ödediği toplam 94.400,00 TL’yi davalıya rücu edebileceği; 10/08/2018 tarihli ilk ve 04/09/2020 tarihli ikinci bilirkişi raporlarında da aynı sonuca varıldığı, dolayısıyla bu konuda önceki raporlarla bir çelişki bulunmadığı bildirilmiştir.
2-29.972,00 TL; REVİZE İNŞAAT UYGULAMA PROJELERİ İÇİN DIŞARIDAN HİZMET ALINAN FİRMAYA ÖDENEN;
Birinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08/08/2018 tarihli kök raporda; deplasesi gereken T115-T116-T117 tesislerinin uygulama projelerinin hazırlanması için ... İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti.’ne ödenen KDV dahil 29.972,00 TL’nin davacı alacağı olduğu bildirilmiştir.
Birinci heyet tarafından düzenlenen 19/04/2019 tarihli ek raporda bu alacak kalemi ile ilgili olarak aynı görüş yinelenmiştir.
İkinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/09/2020 tarihli kök raporda; deplasesi gereken T115/a karıştırma yapısı, T116/a kloor temas tankı, T117/a temiz su deposu ünitelerinin uygulama projelerini hazırlayan ... Ltd. Şti.’ye davacı tarafından ödenen 29.972,00 TL’nin davacı alacağı olduğu bildirilmiştir.
Üçüncü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29/06/2022 tarihli kök raporda; davacının T-115/A Karıştırma Yapısı, T-116/A Klor Temas Tankı, T 117/A Temiz Su Deposu ünitelerinin revize inşaat uygulama projeleri için dışarıdan aldığı hizmet karşılığı (25/09/2014 tarihinde 9.940,00 TL + 15/05/2015 tarihinde 20.532,00 TL olmak üzere) ödediği toplam 29.972,00 TL’yi davacıya rücu edebileceği; 10/08/2018 tarihli ilk ve 04/09/2020 tarihli ikinci bilirkişi raporlarında da aynı sonuca varıldığı, dolayısıyla bu konuda önceki raporlarla bir çelişki bulunmadığı bildirilmiştir.
Üçüncü bilirkişi raporunda 1 ve 2 numaralı bentlerde belirtilen 94.400,00 TL ile 29.972,00 TL toplamı olan 124.372,00 TL için davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünü gösteren bir bulguya rastlanmadığından, uygulanacak faizde dava tarihinin dikkate alınabileceği, ikinci ihtimalde ise faiz başlangıç tarihinin davacı tarafından üçüncü kişilere yapılan ödeme gününden başlatılması halinde, dava tarihine kadar işlemiş olan faizin (Dokuz Eylül Üniversitesine ödenen meblağ için 19.311,59TL + ... Şti. için 6.151,00 TL olmak üzere) toplam 25.462,82 TL olarak kabul edilebileceği bildirilmiştir.
3-32.545,47 TL; DAVACININ 26 NUMARALI HAK EDİŞİNDE İŞ EKSİLİŞİ OLARAK FAZLADAN KESİNTİ YAPILAN TUTAR;
Birinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08/08/2018 tarihli kök raporda; davacının mukayese cetvelinde kazıdan çıkan malzemenin nakliye miktarının eksik hesaplandığı ve 32.545,47 TL fazladan kesinti yapıldığı yönündeki iddiasının somut olayla uyuşmadığı bildirilmiştir.
Birinci heyet tarafından düzenlenen 19/04/2019 tarihli ek raporda bu alacak kalemi ile ilgili olarak aynı görüş yinelenmiştir.
İkinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/09/2020 tarihli kök raporda; dava dilekçesinde 1 numaralı bentte c başlığı altında istenen ... numaralı hakedişte iş eksilişi olarak fazladan kesinti yapıldığı ileri sürülen 32.545,47 TL yönünden bir değerlendirme yapılmamıştır.
İkinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/11/2021 tarihli ek raporda; T115/A karıştırma yapısı, T116/A kloor temas tankı, T117/A temiz su deposu ünitelerinin uygulama projeleri ile teknik zorunluluk sebebi ile yapılan revize proje sonucunda sözleşme kapsamında yapılması gereken miktarın 23.164,44 m3 olduğu, proje revizyonundan sonra ise yapılan kazı miktarının 14.013,79 m3 olduğu, toplam kazı miktarının 37.178,23 m3 olduğu, sözleşmeye göre nakledilmesi gereken kazı malzemesi miktarının 15.226,52 m3 olduğu, proje revizyonu sonrası nakledilmesi gereken kazı malzemesi miktarının 8.135,87 m3 olduğu, toplam nakledilmesi gereken kazı miktarının 23.362,39 m3 olduğu; sözleşmeye göre dolgu yapılması gerekli kazı malzemesi miktarının 7.937,92 m3 olduğu, proje revizyonu sonrası dolgu yapılması gereken kazı malzemesi miktarının 5.877,92 m3 olduğu, toplam dolgu yapılması gereken kazı miktarının 13.815,89 m3 olduğu; proje revizyonundan önceki 23.164,44 m3 kazı miktarının 7.937,97 m3’lük kısmının geri dolgu, nakledilmesi gerekli miktarın ise 15.226,52 m3 olarak belirlendiği, proje revizyonundan sonra yapılan 14.013,79 m3 kazının 5.877,92 m3 geri dolgu olarak kullanıldığı; buna göre nakledilmesi gereken ilave kazıdan çıkan miktarın 14.013,79 m3 - 5.877,92 m3 = 8.135,87 m3 olarak hesap edildiği, 26 numaralı hakedişte fazladan kesinti yapıldığı ifade edilen 32.545,47 TL’lik itirazın yerinde olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Üçüncü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29/06/2022 tarihli kök raporda; davacının mukayese cetvelinde kazıdan çıkan malzemenin nakliye miktarının eksik hesaplandığı yönündeki iddiası ispatlanamadığından istenen 32.545,47 TL yönünden bir faiz hesabı yapılmadığı bildirilmiştir.
4-1.000,00 TL; GENEL SAHA İŞLERİ KAPSAMINDA YER ALAN KAZI VE DOLGU İŞ KALEMLERİNE AİT MUKAYESE HESABINDA ŞEV KAYMASI YAŞANAN BÖLGEDE REVİZE PROJESİNE UYGUN OLARAK YAPILAN GERİ DOLGU İLE BU DOLGUNUN PALYE PROJESİNDE ÖNGÖRÜLDÜĞÜ ŞEKİLDE ŞEVLENDİRİLMESİ MALİYETİ TUTARI;
Birinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08/08/2018 tarihli kök raporda; imalat tarifinde imla şev açısı yazılmadığından şev eğimindeki değişiklik sebebiyle de ilave olarak istenen 1.000,00 TL’nin anahtar teslim götürü bedel içinde yer alması nedeniyle ayrıca ödenmesinin sözleşmeye aykırı olduğu bildirilmiştir.
Birinci heyet tarafından düzenlenen 19/04/2019 tarihli ek raporda bu alacak kalemi ile ilgili olarak aynı görüş yinelenmiştir.
İkinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/09/2020 tarihli kök raporda; yapılan hesaplamalar ile 8.135,87 m3 ilave kazı miktarının bulunduğu, davalı idare tarafından yapılan ödemenin uygun olduğu, ayrıca 1.000,00 TL’lik kısmın sözleşme içerisinde yer alması nedeniyle ayrıca ödenmesine gerek kalmayacağı, bu alacak iddiası kapsamında, daha önce alınan iki ayrı bilirkişi raporunda da aynı tespitlerin yapıldığı, dolayısıyla bir çelişki doğmadığı bildirilmiştir.
Üçüncü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29/06/2022 tarihli kök raporda; şev eğimindeki değişiklik sebebiyle de ilave olarak istenen 1.000,00 TL bedelin anahtar teslim götürü bedel içerisinde yer aldığından davacının hak kazanamayacağı bu bedele ilişkin olarak da bir faiz hesabı yapılamadığı, bu alacak iddiası kapsamında, daha önce alınan iki ayrı bilirkişi raporunda da aynı tespitlerin yapıldığı, dolayısıyla bir çelişki doğmadığı bildirilmiştir.
5-197.981,39 TL; HER TÜRLÜ MALZEMESİ DAVACI TARAFINDAN TEMİN EDİLMİŞ OLAN TESİS ... HATTIN SÖZLEŞME KAPSAMINDAN ÇIKARILMASI SEBEBİYLE SÖZLEŞME FİYATINDAN KESİNTİ YAPILAN TUTAR;
Birinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08/08/2018 tarihli kök raporda; Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine göre davalı idarenin şev kayması nedeniyle gelişen durum karşısında sözleşmede belirtilen taşkan-tahliye hattının tesis mülkiyet sınırı dışında kalan kısmını kamulaştırma yapmadan tamamlayamayacağı, ilerleyen süreçte bu kısım imalatların dava dışı ... tarafından yaptırıldığının görüldüğü, durumun YİGŞ’nin 12. maddesinin 4. fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacı yüklenicinin, iş kapsamından çıkarılmasından önce bu iş için gerekli malzeme teminini yaptığı ve keşif tarihinde halen iş mahallinde istifli halde bulundurduğu görüldüğünden her ne kadar sözleşme kapsamında ihzarat öngörülmemiş olsa da davacının temin ettiği boruların ilk projede kullanılacak kısım ile revize proje arasında kalan farkının (idareye teslimi koşuluyla) ilk projeye göre hazırlanmış malzemenin terkedilmesi kapsamında değerlendirilebileceği ve bu kapsamda yükleniciye teslim ettiği/ edeceği boru bedeli karşılığında 71.022,49 TL’nin ödenebileceği kanaatine ulaşıldığı ancak dava tarihi itibariyle işin geçici kabulünün ve kesin hesabının yapılmaması nedeniyle ve dava tarihinden sonra dahi bu kalemle ilgili isteğe ilişkin bir kısım ödemenin yapıldığı görüldüğünden 2 x 1800 mm çaplı çelik boru imalatında proje kapsamından çıkarılan kısma ait (çelik boru) malzemenin idareye tesliminin gerçekleşmiş olması koşuluyla ilk projeye göre hazırlanmış malzemenin terk edilmesi kapsamında değerlendirilebileceğinden bu aşamada işin geçici kabulü ve kesin hesabı yapılmadığından, ilerleyen süreçte geçici kabule kadar imalata girmemesi ve kesin hesapta ilk projeye göre hazırlanmış malzemenin terk edilmesi kapsamında dahi değerlendirilmemesi halinde zarar oluşacağından 71.022,49 TL malzeme bedelinin bu aşamada davacı zararı olarak kabul edilebileceği bildirilmiştir.
Birinci heyet tarafından düzenlenen 19/04/2019 tarihli ek raporda bu alacak kalemi ile ilgili olarak aynı görüş yinelenmiştir.
İkinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/09/2020 tarihli kök raporda; davacı yüklenici tarafından temin edilen ancak idare tarafından projesinin değiştirilmesi nedeniyle kullanılmayan ve sahada tespiti yapılan çelik boruların bedeli olarak hesap edilen 71.022,49 TL’nin davacı alacağı olarak değerlendirildiği bildirilmiştir.
İkinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/11/2021 tarihli ek raporda; Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “Projelerin uygulanması” başlıklı 12/4 maddesinin “İdare, sözleşme konusu işlerle ilgili proje v.b. teknik belgelerde, değişiklik yapılmaksızın işin tamamlanmasının fiilen imkansız olduğu hallerde, işin sözleşmede belirtilen niteliğine uygun bir şekilde tamamlanmasını sağlayacak şekilde gerekli değişiklikleri yapmaya yetkilidir. Yüklenici, işlerin devamı sırasında gerekli görülecek bu değişikliklere uygun olarak işe devam etmek zorundadır. Proje değişiklikleri, ilk projeye göre hazırlanmış malzemenin terk edilmesini veya değiştirilmesini veya başka yerde kullanılmasını gerektirirse, bu yüzden doğacak fazla işçilik ve giderleri idare yükleniciye öder.” dendiği, yüklenici tarafından temin edilen ancak idare tarafından 05/08/2016 tarihli ve ... sayılı yazı ile projesinin değiştirilmesi nedeniyle kullanılmayan, inşaat sahasında yerinde görülen ve tespiti yapılan çelik boruların bedelinin 71.022,49 TL olarak hesap edildiği, bu bedelin yükleniciye ödenmesi gerektiği; 71.022,49 TL davacı alacağına 05/08/2016 tarihinden 15/02/2017 dava tarihine kadar TCMB avans faiz oranlarıyla toplam 3.931,39 TL faiz hesaplandığı bildirilmiştir.
Üçüncü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29/06/2022 tarihli kök raporda; davacının 71.022,49 TL bedelli malzeme nedeniyle zararının oluştuğu, daha önce verilen ilk iki raporda da söz konusu malzeme için belirlenen bedelin aynı olduğu, yalnızca ilk raporda da malzemenin şantiyede olduğu belirlenmiş olsa da, imalat tamamlanmadığından henüz zararın oluşmadığı kanaatine varıldığı; ikinci rapor ve bu raporda ise şantiyede olduğu belirlenen malzemenin davacı açısından alacak oluşturduğu kanaatinin oluştuğu; takdiri mahkemeye ait olan bu husus yanında, ilk iki raporda da 71.022,49 TL bedel için bir uyuşmazlığın olmadığı, davacı yüklenicinin sözleşmenin başında bu iş için gerekli malzeme teminini yaptığı ve iş mahallinde malzemeleri istifli halde bulundurduğu, davacının temin ettiği boruların ilk projede kullanılacak kısmı ile revize proje arasında kalan farkının ilk projeye göre hazırlanmış malzemenin terk edilmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, projenin ilk haliyle 1.109,50 m 1800 mm çaplı 16 mm et kalınlığu çelik boru imalatımım öngörüldüğü ve boru bedelinin pursantaj yüzdesinin % 2,293983 olarak hesaplandığı, buna göre sözleşme kapsamından çıkarılarak yaptırılmayan borulama imalatının kazı, kazıdan çıkan malzemenin nakli, gömlekmele, baş bağlama gibi bedelleri düşüldükten sonra sadece kalan boru bedelinin (98.020,43 + % 3,0166 x % 2,293983 =) 71.022,49 TL olduğu kanaatine varıldığı; öte yandan 04/09/2020 tarihli ikinci bilirkişi raporlarında bu alacak için proje değişikliğinin yapıldığı tarih olan 05/08/2016’den itibaren faiz işletildiği, anılan kararın faiz başlangıcına dayanak yapılmasını gerektirecek bir neden görülmediği, takdiri mahkemeye ait olmak üzere dava tarihinden önce bu bedel için davalının temerrüde düşürülmediği gözetilerek faizin ancak dava tarihinden sonra işletilmesinin düşünülebileceği bildirilmiştir.
6-1.000,00 TL; ÇAMUR SUSUZLAŞTIRMA ÜNİTESİNİN UYGULAMA PROJESİNDE REVİZYON YAPILAN MEKANİK EKİPMANIN YENİ BİRİM FİYATLARININ BİLİRKİŞİ TARAFINDAN BELİRLENEREK DAVACI HAK EDİŞİNDEN KESİLEN TUTAR;
Birinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08/08/2018 tarihli kök raporda; şartnamenin 22. maddesi ile sözleşmede bulunmayan işlerin fiyatının nasıl hesaplanacağının belirlendiği, buna göre yeni birim fiyatların tespitinin yüklenici ve idare tarafından birlikte yapılacağı, taraflar uyuşamaz ise anlaşmazlık tutanağı düzenlenerek idare tarafından 10 gün içinde Bayındırlık Kurulu’na intikal ettirileceği, Bayındırlık Kurulu tarafından belirlenen fiyatın taraflarca kabulünün zorunlu olduğu, fiyat uyuşmazlığı hakkındaki Bayındırlık Kurulu kararını beklemeden davacının, idare tarafından belirlenmiş fiyat üzerinden işe devam etmek zorunda olduğu, olayda Yüksek Fen Kurulunun taraflara birim fiyatlarını birlikte belirlemelerini ve uzlaşmalarını bildirdiği, tekliflerin ortalamasının alınarak fiyat oluşturulmasının uygun olacağı kanaatinin oluştuğu, bunun yüklenici tarafından da uygun görüldüğü, ancak yüklenicinin itirazında önerdiği bir fiyat ve yöntemin bulunmadığının gözlendiği, yüklenici firmanın hakedişinden kesilen tutarın ve taraflarınca hesaplanacak bir tutarın bulunmadığı, yeni birim fiyatların sözleşmenin taraflarının yerine geçilerek belirlenmesinin bilirkişilik görevinin kapsamı dışında kaldığı, bu konuda takdirin mahkemede olduğu bildirilmiştir.
Birinci heyet tarafından düzenlenen 19/04/2019 tarihli ek raporda bu alacak kalemi ile ilgili olarak aynı görüş yinelenmiştir.
İkinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/09/2020 tarihli kök raporda; çamur susuzlaştırma ünitesinde kullanılan, pompa, boru, vana, planj, filtre vb. malzemelerin bu konularda sayılı isim yapmış firmalar üzerinden alınmış olduğu ve malzeme fiyat teklifinin alındığı tarihteki bedelin ihale tarihindeki fiyata orantılanması ile bulunan bedellere uygun olduğu bildirilmiştir.
Üçüncü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29/06/2022 tarihli kök raporda; çamur susuzlaştırma ünitesi uygulama projesinde yer alan 4 adet ekipmanın üretici imalatlarından alınan resimlerinden, boyutlarının bina boyutları ile uyumsuz olması vb. teknik zorunluluklar nedeniyle projenin revize edilmesi sonucu kullanılması gereken üniteler ve bu ünitelerde yer alan vinç, kompresör, pompa, boru, vana, filtre vs. malzemelerin tekliflerinin konusunda uzman firmalardan alındığı, fiyat teklifinin alındığı tarihteki bedelin ihale tarihindeki fiyata orantılanması ile bulunan ihale tarihi bedellerinin ortalama fiyat değerinin hakedişlere uygulandığı, bu uygulamanın uygun olduğu, herhangi bir uygunsuzluk bulunmadığı, fiyat alınanlardan birinin yüklenicinin ekipman tedarik ettiği firmalardan biri olmak üzere en az üç farklı firmadan alınan tekliflerin ortalaması alındığında hakedişe esas ortalama fiyat ile diğer teklif fiyatları arasında önemli bir fark olmadığının görüldüğü, davalı idarenin revize projeye göre yeni birim fiyatların hazırlanmasında öncelikle Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 22. madde hükümlerini dikkate aldığı, çamur susuzlaştırma sistemlerinde ihtisas sahibi firma ve kurumların yapmış olduğu fiyat analiz çalışmaları ve rayiçlerden faydalanılarak üç veya dört firmadan fiyat alınarak ortalama fiyatın belirlendiği, yeni birim fiyatların hazırlanmasında şartname hükümlerinin dikkate alındığı, ortak genel görüş olarak en düşük veya en yüksek fiyata göre yapılacak hesaplamada fiyatların gerçeği yansıtmayacağı ve yoruma açık fiyatların ortaya çıkabileceği düşüncesiyle fiyat araştırmasında elde edilen tekliflerin ortalamasının alınması yönteminden hareketle piyasadan benzer işleri yapan firmalardan alınan tekliflerin ortalamasının alınarak fiyat oluşturulmasının uygun olacağı görüşünün heyetlerindeki makine mühendisince uygun bulunduğu; idare tarafından eski projeden çıkan ekipman fiyatları ile revize projedeki ekipman fiyatları arasında oluşan ve yüklenici hakedişlerinden kesinti yapılan toplam 1.322.916,99 TL miktarın uygun olduğu, çamur susuzlaştırma ünitesine ilişkin isteğin haklılığının ispatlanamadığı sonucuna ulaşıldığı, nitekim 10/08/2018 tarihli ilk ve 04/09/2020 tarihli ikinci bilirkişi raporlarında da aynı sonuca varıldığından bir alacak ve faiz hesabının yapılmadığı, bu konuda önceki raporlarla bir çelişki bulunmadığı bildirilmiştir.
7-908.736,00 TL; DAVACIDAN GECİKME CEZASI OLARAK KESİLEN TUTAR;
Birinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08/08/2018 tarihli kök raporda; belirlenen iş bitim tarihinin 14/03/2016 olduğu, idare tarafından su temin edilip performans testlerine başlanması arasında geçen sürede uygulanması gereken gecikme cezasının 851.940,00 TL olarak yeniden belirlendiği, yükleniciden kesilen toplam 908.736,00 TL’lik gecikme cezasının 56.796,00 TL’lik kısmının 4 gün karşılığı olduğu, fazla kesildiği ve davacı alacağı olarak kabulü gerektiği bildirilmiştir.
Birinci heyet tarafından düzenlenen 19/04/2019 tarihli ek raporda bu alacak kalemi ile ilgili olarak aynı görüş yinelenmiştir.
İkinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/09/2020 tarihli kök raporda; davacıya verilmesi gereken süre uzatımının toplam 271 gün olarak hesaplandığı, işin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle idarece davacıya toplam 908.736,00 TL gecikme cezasının uygulandığı, davacıya verilmesi gereken 271 gün süre uzatımına göre uygulanması gereken gecikme cezasının 832.542,00 TL olduğu ve yüklenici hak edişinden fazla kesilen 85.194,00 TL’nin yüklenici alacağı olarak değerlendirilmesi gerektiği, fazla kesilen gecikme cezası tutarı için davacının isteyebileceği faiz tutarının 6.206,74 TL olduğu bildirilmiştir.
İkinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/11/2021 tarihli ek raporda özetle; işin bir bütün olması, birden fazla imalat kaleminin aynı anda yürüyebilmesi, işin programının da bu yönde değerlendirilmesi sebebiyle süre uzatımı dikkate alındığında toplam işin bedeli ve süresi üzerinden değerlendirme yapılmasının doğru olacağı; sözleşme kapsamında yapılacak olan B-101/A Ön Ozon Jeneratör Binası, B-108 İdare Binası, T-101/A Giriş Debi Ölçüm Odası, T-102/A Giriş Havalandırma Yapısı, T-103/A,B,C,D ö Ozon Temas Tankı ünitelerinin bulunduğu alanın DSİ...Bölge Müdürlüğü’nün sorumluluğunda bulunduğu, iletim hattı ve tünel çıkışı vana odası imalatlarının ... yüklenicisi tarafından tamamlanamaması sebebiyle; inşaat, mekanik ve elektirik iş kalemlerine ait toplam 8.188.563,27 TL ilave iş olması; sözleşme bedelinin 47.330.000,00 TL, işin süresinin 540 gün olarak belirlenmesi sebebiyle dava konusu işin 1 günlük sürede yapılan parasal karşılığının (47.330.000,00TL / 540 gün = 87.648,15 TL/gün) olarak hesap edildiği ve bu imalatlara yönelik verilmesi gerekli süre uzatımının (8.188.563,27 TL / 87.648,15 TL/gün =) 93,43 gün olarak hesap edildiği; Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü ile yapılan protokol çerçevesinde teknik rapor hazırlandığı, teknik rapora göre temiz su deposu ve klor tankının bulunduğu alanın doldurularak şev kaymasının durdurulması ve enerji nakil hattı direğinin deplase edilmesi gerekliliğinden söz edildiği, ... ve... Klor Temas Tankı, Temiz Su Deposu yapıları için revize proje hazırlanması, imalatlara başlanılması, bu bölgedeki inşaat, mekanik ve elektrik imalatlarına ait ilave iş kalemlerinin toplam 3.043.374,77 TL olması sebebiyle yapılan incelemelerde; ...-...-... karıştırma yapısı, klor temas tankı, temiz su deposu ile ilgili inşaat imalatlarının pursantaj oranının % 5,2323, mekanik imalatların % 1,1349 ve elektrik imalatlarının % 0,0576 olarak belirlendiği, bu imalatlara yönelik olarak verilmesi gerekli süre uzatımının (3.043.374,77 TL/87.648,15 TL/gün =) 34,72 gün olarak hesap edildiği, 3.043.374,77 TL’lik maliyet içerisinde enerji nakil hattı direğinin de yer alması sebebiyle ayrıca ilave hesaplamaya gerek duyulmadığı;... Genel Müdürlüğü'nün 11/06/2015 tarihli ve 470 numaralı kararı ile “Hızlı Karıştırma Tankları ile Durultucu Yapısı, İdare Binası, Hızlı Kum Filtreleri, Klor Temas Tankı, Temiz Su Deposu arasında kalan ...mm çaplı tesis... ve ... hatlarının uygulama projesinde yapılan hesaplara göre her iki hattın eşit eğim ve akar kotta götürülebilmesi, by-pass hattının ilk dirseğinde oluşacak basıncının düşürülmesi ve idari bina temelleri ile olan mesafesinden dolayı binanın dolguya oturmasından kaynaklı sorunların önlenmesi için yapılan öneriler sonucu yapılan proje revizyonları sonucu inşaat, mekanik ve elektirik imalatlarına ait ilave iş kalemlerinin toplam 1.251.468,25 TL ve sözleşme bedeli üzerinden hesaplanan geç kalınan sürenin 14 takvim günü olduğu” belirtilmekle, yapılan inceleme ile söz konusu ilave imalatlara inşaat genel saha işleri çelik borularının da eklenmesi gerektiği, bu imalatın sözleşmede pursantaj oranının % 0,2407 olduğu, bu imalatlara karşılık gelen parasal tutarın (% 3,0166 + % 0,2407) 1.541.680,09 TL, geç kalınan sürenin (1.541.680,09 TL /87.648,15 TL/gün =) 17,59 gün olarak hesap edildiği; ... Genel Müdürlüğü’nün 11/06/2015 tarihli ve ... numaralı kararı ile çamur susuzlaştırma ve yoğunlaştırma projesi incelendiğinde, projede var olan çamur susuzlaştırma ünitesinin kapasitesinin tesis kapasitesinin üzerinde olduğunun görüldüğü, Su Arıtma Dairesi Başkanlığı ile görüşmeler yapıldığı, bu görüşmeler sonucunda tesiste işlerin kolaylığını sağlamak amacı ile proje revizyonu yapılması sonucunun çıktığı, Su Arıtma Dairesi Başkanlığı ve Su ve Yapı İşleri Dairesi Başkanlığı ile yapılan görüşmeler sonucunda sistemin küçültülmesi ve işletim kolaylığı açısından konveyörlü sistem yerine kamyonların içine direkt çamur kekinin boşaltılacağı kapaklı sistemin seçildiği, bu sistem için yüklenici firmaya proje revizyonları yaptırıldığı, yapılan proje revizyonları sonucu inşaat, mekanik ve elektirik imalatlarına ait ilave iş kalemlerinin toplam 4.257.673,37 TL olduğu, buna karşılık gelen sürenin (4.257.673,37 TL / 87.648,15 TL/gün =) 48,58 gün olarak hesap edildiği; sözleşmenin bir bütün olması, birden fazla imalat kaleminin aynı anda yürüyebileceği işin programının da bu yönde değerlendirilmesi sebebiyle hesaplanan süre uzatımları toplamının alınarak gün sayısının yukarı yuvarlandığı; 93,43 gün + 34,72 gün + 17,59 + 48,58 gün = 194,32 gün ve gün sayısının yukarı yuvarlanması sonucunda 195 gün olacağı kanaatine varıldığı; İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nün 24/12/2015 tarihli ve 936 numaralı kararı ile; Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Geoteknik Ana Bilim Dalı tarafından uygun görüş verilen istinad duvarı ve buna bağlı oluşturulan şev kesitlerine ait projelerin onaylanmasının ardından bu bölgedeki imalatlara başlanacağı ve revize edilen projelerin 17/12/2015 tarihli yazı ile onaylandığı projelerin tesliminden onaylanan tarihe kadar geçen 1 aylık süreyi aşan toplam 75 gün olduğunun belirtildiği, bu hususa karşılık olarak sözleşmenin 11.4.d. maddesinde “Sözleşme veya eklerinde başka bir hüküm bulunmadığı takdirde, yüklenici tarafından idareye verilen projeler ve ilgili raporlar, verildikleri tarihten başlamak üzere bir aylık süre içinde aynen onaylanmış veya gerekli görülen değişiklikler yapılmış olarak veya eksikliklerin tamamlanması kaydı ile yükleniciye geri verilir. Bu konuda gecikme olursa yüklenici, iş süresinin bu gecikme süresi kadar uzatılması hususunda hak kazanmış olur.” dendiği, davacının ilk projeyi sunduğu 03/09/2015 tarihi ile davalının projeyi onaylayarak firmaya tebliğ ettiği 17/12/2015 tarihleri arasında geçen 105 günün sözleşmenin 11.4.d. maddesi gereğince onay süresi için çıkarılan 30 takvim günü sonrası geriye kalan 75 günün süre uzatımı olarak verildiğinin belirlendiği, süre uzatımı olarak öngörülen 75 günlük sürenin uygun olduğu; istinad duvarı ve şev projeleri ile birlikte işin uygulama projesinde yer almayan yerleşim planı, teknik galeri projeleri, yağmur suyu drenaj sistemi, kanalizasyon sistemi projelerinin 03/09/2015 tarihinde onaya sunulduğu, 17/12/2015 tarihinde projelerin onaylı olarak tebliğ edildiğinin belirlendiği, dolayısı ile tüm projelerin onay süresinin gecikmesi sebebiyle ve davacı tarafından istenen 18 gün süre uzatımı ve 5 günlük süre uzatımının onay süreci için öngörülen 75 günlük süre içerisinde değerlendirilmesi gerektiği; ... Müdürlüğü’nün 24/12/2015 tarihli ve ... numaralı kararı ile 17/04/2015 tarihli yazı ile tesisin enerji ihtiyacını karşılayacak ... güzergah değişikliği ile... temin kablosu adetine işletmede zorluk yaşamaması açısından ilave olarak bir adet yedek kablo çekilmesinin önerildiği, 12/06/2015 tarihli yazı ile bu önerinin uygun görüldüğü, davacı tarafından hazırlanmış olan revize projelerin 02/12/2015 tarihinde ...A.Ş tarafından onaylandığı, bu imalatın toplam maliyetinin 43.153,15 TL olması sebebiyle (43.153,15 TL / 87.648,15 TL/gün = 0,4923) 1 gün süre uzatımı verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı; buna göre yükleniciye verilmesi gerekli süre uzatımı toplamının 195 gün + 75 gün + 1 gün = 271 gün olarak hesap edildiği; tüm projelerin onay süresinin gecikmesi sebebiyle ve davacı tarafından istenen 18 gün süre uzatımının ve 5 gün süre uzatımının onay süreci için öngörülen 75 günlük süre içerisinde değerlendirilmesi gerektiği; 75 günlük süre uzatımına neden olan proje değişikliklerinden davacının 18/12/2015 tarihli “... Tesisi 1.Kısım İnşaatı işine ait süre uzatımı talebi hk.” konulu yazı ile haberdar olduğu... Genel Müdürlüğü Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığı Tesisler Yapım Şube Müdürlüğü’nün 23/06/2021 Tarih ve ... sayılı yazı ekinde yer alan 17/12/2015 tarihli ve ... sayılı yazının davacıya 29/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği, mahkemenin süre uzatımı ile ilgili hususta 23/06/2021 tarihli ve ... sayılı yazı ekinde yer alan gönderi bilgilerini dikkate alması halinde 75 günlük sürenin davacıya tebliğ edildiği 29/12/2015 tarihinden başlaması gerekeceği ve yapılan hesaplamalar ile yeni iş bitirme tarihinin 28/03/2016 olacağı, bu tarihe bağlı olarak kök raporda da belirtildiği üzere gecikme cezasının sözleşmenin 25.2 maddesinde “Yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitiremediği takdirde, gecikilen her gün için sözleşme bedelinin % 0,03 oranında gecikme cezası uygulanır” şeklinde düzenlendiği, buna göre 1 günlük ceza tutarının (47.330.000,00 TL x 0,0003 =) 14.199,00 TL olarak hesap edildiği, sözleşmeye göre iş bitim tarihinin 19/06/2015 olduğu, işin geçici kabule hazır hale geldiği tarihin 13/05/2016 olduğu, hesaplanan süre uzatımları dahil mahkemenin tebligat tarihini dikkate alması halinde yeni iş bitirme tarihi olan 29/03/2016 tarihi ile 13/05/2016 tarihleri arasında 46 güne karşılık gelen ceza tutarının (46 gün x 14.199,00 TL/gün = ) 653.154,00 TL olarak hesap edildiği; davacı yükleniciye toplam 908.736,00 TL gecikme cezası uygulandığı ancak heyetlerince yeniden yapılan değerlendirme sonucunda (908.736,00 TL - 653.154,00 TL) = 255.582,00 TL’lik kısmının fazladan kesildiği ve yüklenici alacağı olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir.
Üçüncü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29/06/2022 tarihli kök raporda; 28/03/2016 tarihinde bitmiş olması gereken işin geçici kabule 13/05/2016 tarihinde hazır olduğu, bu nedenle gecikme cezasının kesilmesi sözleşmeye uygun olmakla beraber 16 gün fazladan kesilen ceza tutarının 255.582,00 TL olarak hesaplandığı, haksız yere kesildiği belirlenen bu tutarın 28/03/2016 tarihine 16 gün eklendikten sonraki ilk hak ediş olan 02/05/2016 tarihli 27. hakedişte dikkate alınmasının takdir mahkemeye ait olmak üzere adil olacağı bildirilmiştir.
Üçüncü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04/04/2023 tarihli ek raporda; gecikme cezası ile ilgili değerlendirmelerin 29/06/2022 tarihli kök raporda dava dosyasındaki tüm belgeler göz önüne alınarak detaylı olarak yapıldığı, bu konudaki görüşlerinde herhangi bir değişiklik bulunmadığı bildirilmiştir.
8-1.000,00 TL; İŞİN GEÇİCİ KABULÜNÜN YAPILMAMASI NEDENİYLE 13/05/2016 TARİHİNDEN İTİBAREN GENEL GİDER, YAPILACAK DİĞER MASRAFLAR VE EKİPMANLARIN MUHAFAZASI VS KAPSAMINDA YAPILAN PERSONEL GİDERLERİ, ŞANTİYE PERSONELİNİN YEMEK, ULAŞIM, ELEKTRİK, HABERLEŞME VS GİDERLERİ, KONTROL TEŞKİLATI İÇİN SAĞLANAN ARAÇ AKARYAKIT VB GİDERLER, EKİPMAN, BAKIM GİDERLERİ VE TESİSİ DEVREYE HAZIR HALDE TUTMAK İÇİN YAPILMASI GEREKEN TÜM GİDERLER KARŞILIĞI TUTAR;
Birinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08/08/2018 tarihli kök raporda; sözleşme konusu işin halen geçici kabulü ve kesin kabulü yapılmadığından halen tesise ilişkin genel giderlere şartname gereği davacının katlandığı, ilerleyen süreçte tesise su temin edilmesi halinde işletmeye alma ve performans testleri süresince eksik ve kusur belirlenmemesi halinde tesis genel giderlerinin davacıya ait olacağının sözleşme gereği olduğu, performans testleri safhasında eksik ve kusur belirlenmesi durumunda bunların giderilmesi sorumluluğunun da davacıya ait olduğu, bu aşamada her iki tarafın da kusuru dışında su temin edilemediği için geçici kabul yapılamadığından 13/05/2016 tarihinden itibaren hakedişlere giren tüm imalatlara ilişkin giderler dışında kalan ve tesisin bakım ile muhafazasına ilişkin genel giderlerin ayrıştırılamadığı, 13/05/2016 tarihinde su temin edilemediği için tesisin işletmeye alınamadığı ve performans testlerinin yapılamadığı, bu nedenle bu tarihte geçici kabule engel bir durum olup olmadığının belirlenemediği, eğer geçici kabule engel durum belirlenmesi halinde bu eksiklik giderilene kadar şantiye giderleri ve tesis giderlerinin davacıya ait olacağı, aksi halde kabule uygun olduğu anlaşıldığında en az 30 günlük test süresince giderlerin davacıya ait olacağı, bu durumda genel giderlerin sorumluluğunun hangi tarafa yükleneceğinin belirlenmesi için geçici kabulün beklenmesi gerektiği ancak 13/05/2016 tarihinden su temin edilecek tarihe kadar geçen veya geçecek süreçte davacının katlandığı tesis genel giderlerini TBK hükümlerine göre davalıdan isteyip isteyemeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
Birinci heyet tarafından düzenlenen 19/04/2019 tarihli ek raporda bu alacak kalemi ile ilgili olarak aynı görüş yinelenmiştir.
İkinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/09/2020 tarihli kök raporda; tesisin 13/05/2016 tarihi itibariyle işletmeye hazır bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı ancak idarenin sorumluluğundaki su temini ve tahliye hatlarındaki gecikme nedeniyle geçici kabulün 09/08/2019 tarihinde yapılabildiği, bu durum karşısında davacı yüklenicinin sorumluluk ve kusuru dışındaki gecikme nedeniyle tesisin bakım ve korunması için 13/06/2016-15/02/2017 tarihleri aralığında yüklenici tarafından tesiste bulundurulması gereken zorunlu personelin maliyetinin 706.870,93 TL ve diğer gider harcamasının 138.704,13 TL olduğunu, toplam 845.575,07 TL genel giderden davalı idarenin sorumlu olduğu bildirilmiştir.
İkinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/11/2021 tarihli ek raporda; yüklenici tarafından 13/05/2016 tarih ve 329 sayılı yazı ile “tesisin gerekli performans testlerinin yapılması, işletmeye alınmasına engel oluşturacak işlerin tamamlandığı” hususunun idareye bildirmesi, idarenin 09/06/2016 tarihli ve 47962 sayılı yazısıyla “yönetim kurulunun 02/06/2016 tarihli ve 04/391 sayılı kararı ile 13/05/2016 tarihi itibariyle DSİ 2. Bölge Müdürlüğü sorumluluğunda devam eden taşkan – tahliye hatlarının tamamlanmaması ve ... Barajı’nda devam eden tadilattan dolayı tesise su gelmemesi sebebiyle tesisin devreye alınamaması ve 30 günlük işletmeye alma döneminin başlamamasından dolayı cezanın durdurulmasına karar verildiğinin” bildirilmesi, idarece gecikme cezası tahakkuk ve tahsilinin durdurulmuş olması, tarafların işletmenin 13/05/2016 tarihi itibariyle geçici kabule hazır olduğu konusunda mutabık olmaları, ... Barajından su temin edilememesi ve çıkış hatlarının tamamlanmamış olması nedeniyle geçici kabulün ancak 09/08/2019 tarihinde gerçekleştirilebildiği, geçici kabulün 4735 sayılı kanunun 11. ve Yapım İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliğinin 6. ve 8. maddelerinde öngörülen esas ve usulde gerçekleştirilememesi, böylece yüklenici tarafından tesisin 13/05/2016 tarihi itibariyle işletmeye alınmaya hazır edilmesine karşın, idarenin sorumluluğundaki su temin ve tahliye hatlarındaki gecikme nedeniyle geçici kabulün 09/08/2019 tarihine kadar yapılamaması, idarece tesisin teslim alınamamış olması, dolayısı ile 13/05/2016 tarihi ile 09/08/2019 tarihi arasında tesisin bakım ve korunması için yapılmış olan giderlerden idarenin sorumlu olduğu, yüklenicinin bir sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki kanaatlerinin devam ettiği; tesisin devreye almaya hazır hale getirildiği ve 30 günlük deneme süresini izleyen 13/06/2016 tarihinden dava tarihi olan 15/02/2017 tarihine kadar tesisi devreye almaya hazır halde tutmak için tesiste zorunlu olarak yüklenici tarafından bulundurulması gereken personel miktarının tesisin bakım ve koruması için yeterli olduğu, davacı tarafın itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü personel, lojman, ulaşım giderleri vs. harcamaların zorunlu gider kapsamında değerlendirilemeyeceği, kök raporda belirtilen 13/06/2016 - 15/02/2017 tarih aralığındaki personel maliyeti ve zorunlu giderler maliyeti hesaplarının (personel maliyeti 706.870,93 TL ve zorunlu olarak harcanması gerekli genel giderleri 138.704,13 TL olmak üzere toplam 845.575,07 TL ile genel giderlerin ödeme tarihinden dava tarihine kadar ticari faiz oranından hesaplanan faiz tutarı olan 27.161,09 TL) uygun olduğu bildirilmiştir.
Üçüncü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29/06/2022 tarihli kök raporda; 10/08/2018 tarihli ilk bilirkişi raporunda “imalat ve genel gider maliyetlerinin birbirinden ayrıştırılması gerektiği” belirtilerek bir hesaplamanın yapılmadığı; 04/09/2020 tarihli ikinci bilirkişi raporlarında ise gerekli masraf kalemlerinin tablo halinde gösterilerek davacı lehine 845.575,00 TL alacağın hesaplandığı, ne var ki, yapılan hesaplamanın gerçekten harcanan tutarları gösterecek şekilde ifade edilmediği, davacı taraf lehine bir genel gider maliyeti hesaplanabilmesi için yapıldığı iddia edilen giderlere ilişkin belgelerin irdelenmesinin gerektiği, bilirkişi olarak soyut veriler üzerinden hesaplama yapmaları mümkün olmadığından bu konuda bir değerlendirmede bulunulamadığı, mahkemece böyle bir inceleme yaptırılmasına karar verilmesi halinde özellikle defter ve kayıtlar üzerinde bir inceleme gerekeceğinden bir SMMM bilirkişinin de heyete eklenmesi gerektiği bildirilmiştir.
Üçüncü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök rapor çerçevesinde mahkememizce aynı heyete mali müşavir bir bilirkişinin eklenerek ve mali müşavir bilirkişiye tarafların defter ve belgelerini inceleme yetkisi verilerek ek rapor aldırılmıştır.
Üçüncü bilirkişi heyetinde yer alan mali müşavir bilirkişi 04/04/2023 havale tarihli ek rapor içerisindeki değerlendirmesinde; davacı şirketin merkezinin “... Çankaya/ANKARA” olduğunu, ara kararında belirtilen 13/05/2016 tarihinden itibaren davacı şirketin katlandığı tüm giderler yönünden inceleme ve hesaplama yapılması konusunda 08/08/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda mali müşavir... tarafından yapılan tespit ve değerlendirmeler ile 22/11/2021 tarihli olarak dosyaya sunulan bilirkişi kurulu ek raporunda yine mali müşavir... tarafından yapılan tespit ve değerlendirmelerin tarafınca incelendiğini, tüm hesaplamaların ve irdelemelerin yerinde ve isabetli olduğu kanaatine varıldığını ancak mahkemenin süre uzatımı ile ilgili hususun 23/06/2021 tarih ve ... sayılı yazı ekinde yer alan gönderi bilgilerini dikkate alması halinde 75 günlük sürenin davacıya tebliğ edildiği 29/12/2015 tarihinde başlaması gerekeceğini ve yapılan hesaplamalar ile yeni iş bitirme tarihinin 28/03/2016 olacağını, bu tarihe göre davacı yükleniciye toplam 908.736,00 TL gecikme cezası uygulandığı göz önüne alınıp yeniden yapılan değerlendirme sonucunda 908.736,00 TL- 653.154,00 TL = 255.582,00 TL’lik kısmının fazladan kesildiğini ve yüklenici alacağı olarak değerlendirilmesi gerektiğini bildirmiştir.
Talimat yoluyla davacı şirketin İstanbul’da bulunan defter ve belgelerini inceleyen mali müşavir bilirkişi ... 24/08/2023 tarihli raporunda özetle; davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğunu, birbirini doğruladığını, 2014-2015 yıllarına ait ticari defterlerin kapanış tasdiklerinin yaptırılmadığını, bu nedenle davacı aleyhine delil niteliği taşıdığını, 2016-2017 yılı ticari defterlerinin ise kapanış tasdiklerinin bulunması nedeniyle lehe delil oluşturduğunu; idarece gecikme cezası uygulamasının durdurulmasının da gösterdiği üzere tesisin 13/05/2016 tarihi itibariyle işletmeye hazır bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığını ancak idarenin sorumluluğundaki su temini ve tahliye hatlarındaki gecikme nedeniyle geçici kabulün 09/08/2019 tarihinde yapılabildiğini, bu durum karşısında yüklenicinin sorumluluk ve kusuru dışındaki gecikme nedeniyle tesisin bakım ve korunması için 13/06/2016-15/02/2017 tarih aralığında tesiste yüklenici tarafından bulundurulması gereken zorunlu personelin maliyetinin 706.870,93 TL ve diğer gider harcaması 138.733,94 TL olmak üzere toplam 845.604,87 TL genel giderden davalı idarenin sorumlu olduğunu bildirmiştir.
Aynı bilirkişi taraf vekillerinin itirazları üzerine hazırladığı 18/11/2023 tarihli ek raporunda özetle; tesisin bakım ve korunması için 13/06/2016-15/02/2017 tarih aralığında tesiste yüklenici tarafından bulundurulması gereken zorunlu personelin maliyeti 706.870,93 TL ve diğer gider harcaması 138.704,14 TL olmak üzere toplam 845.575,07 TL genel giderden davalı idarenin sorumlu olduğunu, zorunlu personel ve genel giderlerin davacı şirketin toplam bordro ve genel gider harcamaları içerisinde olduğunu ve ticari defterlerden tek tek ayrıştırılmasına gerek olmadığını, zaten davacı şirketin bu vakıayı somutlaştırmadığını, bu işin ve genel gider harcamalarının teknik bilirkişi tarafından davacı şirkette çalışan işçiler ve genel giderler arasından belirlenerek ayrıştırıldığını belirtmiştir.
9-42.845,62 TL; TESİSTE OLUŞABİLECEK RİSKLERE KARŞI ZEYİLNAME İLE SİGORTA SÜRESİNİN ÖNCE 31/12/2016, ARDINDAN 30/06/2017 TARİHİNE KADAR UZATILMASI KARŞILIĞINDA SİGORTA ŞİRKETİNE ÖDENEN İLAVE TUTAR;
Birinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08/08/2018 tarihli kök raporda; sözleşme ve eklerine göre imalatların devam ettiği 13/05/2016 tarihine kadar ve bu tarihte su temin edilmiş olsaydı en az 30 günlük performans testleri süresince de ... Sigorta yaptırma, bu tarihten itibaren 24 ay süresince ise genişletilmiş bakım dönemi sigortası yaptırma sorumluluğunun halen davacı üzerinde olduğu, davacının sigorta sorumluluk süresinin en azından 13/06/2018 tarihine kadar devam ettiği, ... Sigorta poliçesinin önce 31/12/2016 tarihine uzatılması karşılığında yapılan 25.896,31 TL ödeme ile ardından sigorta süresinin dolması nedeniyle 01/01/2017-30/06/2017 dönemi için tekrar uzatılması nedeniyle ve bu dönem için ödenmesi gereken toplam 25.109,31 TL miktarın ilk iki taksitinin ödendiği, üçüncü taksit olan 8.160,00 TL’nin 28/02/2017 tarihinde ödeneceği beyan edilen ... Sigorta süre uzatım bedelleri davacının sigorta sorumluluk süresinde kaldığından davalıdan istenemeyeceği bildirilmiştir.
Birinci heyet tarafından düzenlenen 19/04/2019 tarihli ek raporda; kök rapordan farklı olarak sigorta süresinin önce proje bitiş tarihi olan 31/12/2016 ve sonrasında 30/06/2017 tarihine uzatılması sebebiyle davacının katlandığı vade uzatım bedellerini davalıdan isteyebileceği kanaatine ulaşıldığı, davacının ... Sigorta bedeli olarak 42.845,62 TL isteyebileceği bildirilmiştir.
İkinci bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/09/2020 tarihli kök raporda; davacının davalıdan ... Sigorta bedeli olarak 42.845,62 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.
Üçüncü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29/06/2022 tarihli kök raporda; davacının isteğinin 13/05/2016 tarihi itibariyle tesis su almaya hazır hale gelmesine rağmen, tesise performans testleri için ham su sağlanamadığı, işin geçici kabulündeki gecikme kendisinden kaynaklanmadığı gerekçesiyle bu tarihten sonra yapılmış olan sigorta süresinin uzatılmasına ait bedellerin davalı tarafından ödenmesi yönünde olduğu, 10/08/2018 tarihli ilk bilirkişi raporunda 13/05/2016 tarihine 30 günlük deneme ve 24 aylık süre eklenerek, davacının sigorta yaptırma yükümlülüğünün sözleşmeye göre 13/06/2018 tarihine kadar devam ettiği, dolayısıyla isteğin haksız olduğu sonucuna varıldığı; davacının itirazı ile yapılan sigortanın bu süreleri zaten kapsadığı hususunun ortaya konulduğu, nitekim; son olarak ikinci bilirkişi heyetinin 22/09/2020 tarihli ek raporunda 13/05/2016 tarihinden sonra davacının sigorta yaptırma yükümlülüğünün ortadan kalktığının belirlenerek 30/06/2016 tarihli poliçe için ödenen 42.845,62 TL bedelin davalıdan istenebileceği sonucuna varıldığı, anılan ek raporda ayrıca prim ödeme günü esas alınarak 1.222,96 TL faizin hesaplandığı, 13/05/2016 tarihinden sonra davacının gecikmeden sorumlu olmayacağının kabul edildiği dikkate alındığında, bu tarihten sonra ödenen sigorta priminden davacının sorumlu tutulmaması gerektiği, nitekim; aksi yönde bir düşüncenin yukarıdaki tespitle de çelişeceği, bu kapsamda hesaplanan anaparanın davacı lehine bir alacak olarak kabulünün mahkemenin takdirinde olduğu, öte yandan yukarıdaki diğer alacak kalemleri için de bir ihtimal olarak yer verildiği üzere, bu bedel için dava tarihinden önce gerçekleşen bir temerrüt belirlenmediğinden dava tarihi öncesi için bir faize hükmedilmemesi ihtimalinin de mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470. maddesinde; "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir."; düzenlemesine; 471. maddesinde; "Yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir. Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır." düzenlemesine; aynı kanunun 479/1. maddesi ise; "İş sahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur." düzenlemesine; 480. maddesinde; "Bedel götürü olarak belirlenmişse yüklenici, eseri o bedelle meydana getirmekle yükümlüdür. Eser, öngörülenden fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici, belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Ancak, başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlar, taraflarca belirlenen götürü bedel ile eserin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir."; 481. maddesinde; "Eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir." düzenlemesine yer verilmiştir. Yine aynı kanunun 97. maddesi de; "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." düzenlemesini içermektedir.
TMK'nın 6. maddesi; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." düzenlemesini içermekte olup, taraflar iddialarını ispatla yükümlüdür.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre; taraflar arasında 20/12/2013 tarihinde ... İçme Suyu Arıtma Tesisi 1. Kısım İnşaatı İşine Ait Sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin anahtar teslim götürü bedelli olduğu, sözleşmede işin süresinin toplam 540 gün olarak kararlaştırıldığı, bu sürenin olumsuz hava koşulları ile resmi tatil günleri dikkate alınarak belirlendiği, bunun dışında süre uzatımına ilişkin olarak Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 18. maddesinin uygulanması gerektiği, şartnamenin "İşin Süresi ve Sürenin Uzatılması" başlıklı 29. maddesinin 4. bendinde; "İdarenin, sözleşmenin ifasına ilişkin yükümlülüklerini yüklenicinin kusuru olmaksızın yerine getirmemesi (yer teslimi, projelerin onaylanması, iş programının onaylanması, ödenek yetersizliği gibi) ve bu sebeple sorumluluğu Yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi, bu durumun taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması ve Yüklenicinin bu engeli ortadan kaldırmaya gücünün yetmemiş olması halinde, işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre, işin bir kısmına veya tamamına ait süre en az gecikilen süre kadar uzatılır."; 6. bendinde; "Mücbir sebepler ve/veya idarenin sebep olduğu hallerden dolayı, işte sorumluluğu yükleniciye ait olmayan gecikmelerin meydana gelmesi halinde, durum idarece incelenerek işi engelleyici sebeplere ve yapılacak işin niteliğine göre işin bir kısmına veya tamamına ait süre uzatılır."; 7. bendinde; "Yüklenicinin, sürenin uzatılmasını gerektiren hallerin meydana geldiği tarihi izleyen yirmi gün içinde, idareye yazılı olarak bildirimde bulunması ve yetkili merciler tarafından usulüne göre düzenlenmiş belgelerle mücbir sebebin meydana geldiğini tevsik etmesi zorunludur. Yüklenici bildiriminde, iş üzerinde gecikmeye yol açtığını düşündüğü sebeplerin ayrıntılarını, işin süresinin ne kadar uzatılması gerektiğini belirtecektir. Uzatılacak sürenin tespiti o anda mümkün değilse bunun da sebeplerini ayrıca belirtecek, durumun netlik kazanmasından sonra istediği süre uzatımını da ayrı bir yazı ile derhal bildirecektir. Ancak idarenin sebep olduğu süre uzatımını gerektiren gecikmelerde, yüklenicinin yirmi gün içinde yazılı bildirimde bulunma şartı aranmaz."; 8. bendinde; "Zamanında yapılmayan yazılı bildirimler dikkate alınmaz ve yüklenici müracaat süresini geçirdikten sonra süre uzatımı talebinde bulunamaz. Mücbir sebeplerin devamı sırasında yapılacak bildirim, yirmi gün öncesinden geçerli olmak üzere dikkate alınabilir." düzenlemelerine yer verildiği, davacı yüklenicinin değişik tarihli yazıları ile davalı taraftan süre uzatım isteklerinde bulunduğu, davalı tarafça bu isteklerin kısmen kabul edilerek süre uzatımlarının verildiği, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı tarafa toplamda 283 gün süre uzatımının verilmesi gerektiği, bu durumda da işin son bitim tarihinin 28/03/2016 olacağı, işin geçici kabule 13/05/2016 tarihinde hazır hale geldiği, buna göre toplam 46 günlük gecikme yaşandığı, sözleşmenin 25.2 maddesinde gecikme cezasının düzenlendiği, bu maddede; "bu sözleşmede belirtilen süre uzatım halleri hariç yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde en az 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanır. Yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde gecikilen her gün için sözleşme bedelinin % 0,03'ü oranında gecikme cezası uygulanır" dendiği, davacının iş bitirmekte geciktiği sabit olmakla ve gecikme cezasının kesilmesi sözleşmeye uygun olmakla birlikte davalı tarafça davacının hak edişinden fazladan 16 günün karşılığı toplam 255.582,00 TL tutarında gecikme cezası kesildiği, dolayısıyla bu tutarın davacı alacağı olarak kabul edilmesi gerektiği, yani davacının bu miktar alacağa hak kazandığı; 19/12/2015 tarihli durum tespit tutanağına göre sözleşme konusu iş kapsamında palyelerde toprak (şev) kaymasının olduğu, bu nedenle de bir kısım imalatların durdurulduğu, şev kayması yaşanan bölgede oluşan sorunun araştırılması ve çözüm üretilmesi amacıyla 9 Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Geoteknik Ana Bilim Dalı tarafından yapılan teknik çalışma için döner sermayeye davacı tarafça 94.400,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, tüm bilirkişilerin raporlarında bu tutarın davacı alacağı olduğu yönünde görüş birliğine vardıkları, davacının, kendinden kaynaklanmayan şev kayması için araştırma ve çözüm odaklı olarak yaptığı bu masrafı davalıdan isteme hakkının bulunduğu, bu isteğin mahkememizce haklı görüldüğü, nitekim; aldırılan tüm raporlarda birbirleriyle uyumlu olarak bu miktarın davacı alacağı olduğunun belirtildiği; taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre uygulama projelerinin davalı tarafça hazırlanarak davacı yükleniciye teslim edildiği, davacı tarafın bu projeye uygun olarak yaptığı kazı çalışmaları sırasında şev kayması (heyelan) heyelan olduğu, bunun üzerine bu bölgede uygulama projeleri ile işe devam edilmesinin riskli olacağının düşünüldüğü ve Dokuz Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Geoteknik Anabilim Dalı tarafından söz konusu sorunun çözümü için rapor düzenlenmesine ihtiyaç duyulduğu, uygulama projesinin idare tarafından hazırlanması veya hazırlatılması esas olup, Yapım İşleri Genel Şartnamesine göre uygulama projelerinin hazırlanmasının yükleniciden istenebileceği ancak bu durumda idare tarafından yükleniciye ön/kesin projelerin verilmesinin gerektiği, söz konusu sorun nedeniyle davalı tarafça sunulan uygulama projelerinde değişiklik yapılmasının tesisin tamamlanması için zorunlu olduğu ve yapılan projelerin davalı tarafça onaylandığı, işin yapımı esnasında oluşan şev kayması sebebiyle uygulanması mümkün olmayıp riskli olan ve yeniden hazırlanması gereken..., ... ve ... tesisleri ile şev projesinin sorumluluğunun davacıya ait olmadığı yani bu hususun şartnamede "yükleniciye ait giderler" arasında yer almadığı, sözleşme bedeline dahil olmadığı, bu nedenle de ilgili ünitelerinin revize inşaat uygulama projeleri için dışarıdan hizmet alınan ... İnş. Taahhüt Tic. Ltd. Şti.'ye ödenen tutarın davacı alacağı olarak kabul edilmesi gerektiğinden davacının 29.972,00 TL tutarındaki alacak isteğinin haklı olduğu; söz konusu projenin revizyonu üzerine davacı tarafça 14.013,79 m3 daha kazı yapıldığı, bunun 5.877,92 m3'ünün geri dolgusu olarak imalata girdiği, bu durumda toplam kazı miktarından geri dolguya giren/girmesi gereken miktar ve sözleşme kapsamında nakledilen miktar düşüldüğünde revize projeye göre nakledilmesi gereken ilave kazı miktarının 8.135,87 m3 olarak hesaplanması ve davalı tarafça ... numaralı hakediş ile ödemesi yapılan miktarın da 8.135,87 m3 olması karşısında davacının ... numaralı hak edişinde iş eksilişi olarak fazladan 32.545,47 TL kesinti yapıldığı yönündeki iddiasını ve bu miktara yönelik isteğinde haklı görülmediği; şev kayması yaşanan bölgede revize projesine uygun olarak yapılan geri dolgu ile bu dolgunun palye projesinde öngörüldüğü şekilde şevlendirilmesi maliyeti tutarı olarak istenen 1.000,00 TL bedelin anahtar teslim götürü bedel içerisinde yer aldığı, bu nedenle davacının bu alacak isteğinde haklı olmadığı; her türlü malzemesi davacı tarafından temin edilmiş olan tesis ...- ... hattın sözleşme kapsamından çıkarılması sebebiyle sözleşme fiyatından kesinti yapılan 197.981,39 TL'lik tutar yönünden; Yapım İşleri Genel Şartnamesinin “Projelerin uygulanması” başlıklı 12/4 maddesinde; “İdare, sözleşme konusu işlerle ilgili proje vb teknik belgelerde değişiklik yapılmaksızın işin tamamlanmasının fiilen imkansız olduğu hallerde, işin sözleşmede belirtilen niteliğine uygun bir şekilde tamamlanmasını sağlayacak şekilde gerekli değişiklikleri yapmaya yetkilidir. Yüklenici, işlerin devamı sırasında gerekli görülecek bu değişikliklere uygun olarak işe devam etmek zorundadır. Proje değişiklikleri, ilk projeye göre hazırlanmış malzemenin terk edilmesini veya değiştirilmesini veya başka yerde kullanılmasını gerektirirse, bu yüzden doğacak fazla işçilik ve giderleri idare yükleniciye öder.” düzenlenmesine yer verildiği, bilirkişiler tarafından davacı yüklenicinin temin ettiği çelik boruların davalı tarafın 05/08/2016 tarihli ve ... sayılı yazısı ile projenin değiştirilmesi nedeniyle kullanılamadığı, bu boruların yapılan keşifte bilirkişiler tarafından da inşaat sahasında görüldüğü, kullanılmayan bu çelik borularının bedelinin aldırılan tüm bilirkişi raporlarında 71.022,49 TL olarak hesaplandığı, davacı yüklenicinin sözleşmenin başında sözleşme konusu iş için gerekli olan malzemeleri temin etmesi ancak bu malzemelerin proje değişikliğinden dolayı kullanılmaması sebebiyle bu miktarın davacı yüklenicinin zararı olarak kabul edilmesi gerektiği ve davacının bu miktarı davalıdan istemeye hak kazandığı; davacı yüklenicinin, yüklendiği dava konusu projede yapılması zorunlu olan değişiklikler nedeniyle çamur susuzlaştırma binası, saha borulama, temiz su deposu, kum filtreleri makine bloku, ozon jeneratör binası, çamur yoğunlaştırma tankı ve dağıtım yapısının yapımı işinde birtakım ekipmanların değiştirildiği, bazılarının eklendiği ve bazılarının da miktarlarında değişiklik yapıldığı, bunların fiyatlamasının davalı tarafından yapıldığı, Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 22. maddesinde sözleşmede bulunmayan veya fiyatı belirli olmayan işlerin fiyatının ne şekilde belirleneceğinin düzenlendiği, bu maddeye göre revize fiyatların idare ve yüklenici tarafından birlikte belirlenmesinin gerektiği, nitekim davacı yüklenicinin davalı idare tarafından tek taraflı yapılan fiyatlamaya itiraz ettiği ancak itirazında bir fiyat ve yönteminin bulunmadığı, Yüksek Fen Kurulu'nun 24/03/2016 tarihli kararı ile fiyatların taraflarca uzlaşılarak belirlenmesine karar verdiği ve ayrıca uyulacak analizlerin Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 22. maddesinde mevcut olduğuna işaret ettiği, çamur susuzlaştırma ünitesi uygulama projesinin teknik zorunluluklar nedeniyle revize edilmesi sonucunda kullanılması gereken üniteler ve bu ünitelerde yer alan bir kınım (vinç, kompresör, pompa, boru, vana, filtre vs) malzemelerin tekliflerinin uzman firmalardan alındığı, fiyat teklifinin alındığı tarihteki bedelin ihale tarihindeki fiyata orantılanması ile bulunan bedellerinin ortalama fiyat değerinin hakedişlere uygulandığı, hak edişe esas ortalama fiyat ile diğer teklif fiyatları arasında önemli bir fark bulunmadığı, davalı idarenin revize projeye göre yeni birim fiyatların hazırlanmasında Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 22. madde hükümlerini dikkate aldığı, bu uygulamanın bilirkişilerce de uygun olduğu yönünde görüş bildirildiği, davalı idare tarafından şartname çerçevesinde hareket edilerek eski projeden çıkan ekipman fiyatları ile revize projedeki ekipman fiyatları arasında oluşan ve yüklenici hakedişlerinden kesinti yapılan toplam 1.322.916,99 TL'nin uygun olduğu, çamur susuzlaştırma ünitesine ilişkin davacı isteğinin haklı olmadığı; davaya konu tesisin 13/05/2016 tarihinde işletmeye hazır hale getirilmesine rağmen davalı idarenin sorumluluğundaki su temininde ve tahliye hatlarında gecikme yaşanması nedeniyle geçici kabulün 09/08/2019 tarihinde yapıldığı, gecikmenin davacı yüklenicinin kusurundan kaynaklanmaması nedeniyle buna bağlı sorumluluğundan da söz edilemeyeceği, gecikilen süreçte tesisin bakımının ve korunmasının gerektiği, mali müşavir bilirkişi tarafından 13/06/2016-15/02/2017 tarih aralığında tesiste davacı yüklenici tarafından bulundurulması gereken zorunlu personelin maliyetinin 706.870,93 TL ve diğer gider harcamasının 138.704,14 TL olarak belirlendiği yani toplam 845.575,07 TL tutarında genel giderinin bulunduğuna işaret edildiği, yine bu giderlerin davacı yüklenicinin toplam bordro ve genel gider harcamaları içerisinde olduğu hususunun bildirildiği, bu giderden davalı idarenin sorumlu olduğu, davacının bu alacak kalemi yönünden 845.575,07 TL'yi davalıdan istemekte haklı olduğu; tesisin 13/05/2016 tarihi itibariyle su almaya hazır hale geldiği, dolayısıyla bu tarihten sonra yaşanan gecikmeden davacı yüklenicinin sorumlu tutulamayacağı, buna bağlı olarak da davacı yüklenicinin 13/05/2016 tarihinden sonra 30/06/2016 tarihli poliçe için ödemek durumunda kaldığı 42.845,62 TL'yi davalıdan istemekte haklı olduğu; sonuç olarak davacı yüklenicinin davaya konu iş sebebiyle davalıdan toplam 1.339.397,18 TL alacağının bulunduğu; TBK'nın 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceği, somut olayda; davalının, davacı tarafça dava tarihinden önce TBK'nın 117. maddesi uyarınca ihtarla temerrüte düşürülmemiş olması nedeniyle davalı temerrütünü dava tarihinde oluştuğu anlaşıldığından, davanın 1.339.397,18 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
- Davanın KISMEN KABULÜ ile;
1.339.397,18 TL alacağın dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
-
Fazlaya ilişkin isteğin reddine,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 91.494,22 TL harçtan peşin olarak alınan 22.362,66 TL harcın ve 14.450,00 TL tamamlama harcının düşülmesi ile kalan 54.681,56 TL harcın davalıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,
-
Davacının yatırmış olduğu 31,40 TL'si başvurma harcı, 22.362,66 TL'si peşin harç ve 14.450,00 TL'si tamamlama harcı olmak üzere toplam 36.844,06 TL'nin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
-
Davacının yapmış olduğu 1.263,10 TL'si posta. tebligat gideri, 37.600,00 TL'si bilirkişi ücreti, 253,80 TL'si keşif harcı ve 180,00 TL'si keşif araç ücreti olmak üzere toplam 39.296,90 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdiren 24.434,91 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 177.333,69 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
-
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 119.612,42 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/04/2024
Başkan ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Üye ...
¸E-imza
Katip ...
¸E-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39