İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/290 E. 2024/296 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/290
2024/296
5 Nisan 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/290
KARAR NO : 2024/296
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/04/2024
KARAR TARİHİ : 05/04/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;
DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın konusunun menfi tespit davası olması dava şartı olarak arabuluculuğa başvurma zorunluğunun bulunmadığını, tarafların ilkokuldan beri yakın arkadaş olup son 10 senedir de davalı tarafın belirlediği günlerde ödenmek şartıyla ve yüksek bedelli aylık faiz oranlarında davalıya ödemeler yapmak şartıyla davacının kendisinden borç olarak para almakta, ayrıca davalının rızaen teslim ettiği, davalının yetkilisi olduğu ... Grup İnş. Gıda Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'nin çeklerini kullandığını, kısacası davalının tefecilik suçunu işlediğini, davalının yetkilisi olduğu şirketin çekleri ile davacının son 1,5 senedir mal alıp sattığını, davalı yanın şirketin keşideci olduğu çekleri imzalı olarak direkt olarak davacıya veya apartman görevlisi ... isimli şahıs imzalı aracılığıyla teslim etmekte olduğunu, davacının aldığı borçlara karşılık olarak davalı yanın ana para dışında özellikle son bir içerisinde aylık %13, %15, %17,5 gibi bankalardaki oranların çok üzerinde, artan oranlarda faiz talep etmeye başladığını, tarafların borç-alacak ilişkisiyle ilgili olarak ... üzerinden; davalı tarafça çeklerin hazırlandığı belirtilmekle, davacının çek fotoğrafları gönderilmekte, davalı çekler için hangi gün ve faiziyle birlikte ne kadar geri ödeneceğini belirtmekte, bu konularla ilgili defter tutan davalı ilgili defter sayfasının fotoğrafını gönderdiğini, davacının davalıya olan borçlarını Ziraat Bankası , Denizbank ve Yapı Kredi Bankası hesaplarından borç adı altında birden fazla da para gönderdiğini, davalının tefecilik yapmasından kaynaklı, talep ettiği faiz oranlarının yüksek olması sebebiyle 2024 ocak ayı itibariyle maddi durumu kötüleşmeye başlayan davacının, iş yaptığı birçok kişinin sözlü tehditleri ve davalının psikolojik baskısıyla karşı karşıya kaldığını, kredi başvurularının da iptal edildiğini, bu durumu fırsat bilen davalının davacıya para ayarlayabileceğini, ancak davacının annesinden kalan, davacının da payının olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ... no'lu bağımsız bölümde kayıtlı yazlık evi tapuda inançlı işlem anlamında teminat olarak kendisine devredilmesi gerektiğini, borç ödendiğinde de taşınmazı aynen geri vereceğini söylediğini, davalının bu talebinin daha sonra tehdit haline geldiğini, ve davalının yalnızca davacıyı değil, taşınmazın diğer hissedarları olan davacının kardeşi ... ve davacının babası ...' de tehdit ettiğini, davacının kardeşi ve babasının, davalı tarafından davacının hayatına kast edeceği düşüncesiyle korkarak davacının 3/8 hissesini devretmesine izin vermek zorunda kaldıklarını, daha sonra tehditlere dayanamayarak bütün hisseyi devrettiklerini, Urla ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davanın akabinde davalı tarafın, şirketine ait çek koçanlarının davacı tarafından çalındığı şeklinde mesnetsiz iddialarla davacı aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının bununla da yetinmeyip birçok tefecinin yaptığı gibi para ve çeklere karşılık teminat olarak kendisinde kalacağından bahisle psikolojik baskı uygulayarak ve tehdit ederek davacıdan iki adet senet aldığını, ve davalı tarafça bunların düzenleme tarihi de davacının iradesi olmaksızın değiştirilerek kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına konu edilerek davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, işbu açıklanan nedenlerle, öncelikli olarak sonradan telafisi güç zararlar doğmasına sebebiyet vermemek için davacı aleyhine açılan İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin İİK. M. 72/3 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacının İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu icra takibi, takibe konu asıl alacak olan senet ve buna bağlı olarak tüm ferileri açısından davacının borçlu olmadığının tespitine ve icra takibinin iptaline, davacının menfi tespit davası açma mecburiyetinde bırakın haksız ve kötü niyetli davalıların icra takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE ;
Dava, menfi tespit davasıdır.
19.12.2018 tarihinde yürürlüğe giren 06.12.2018 tarih 7155 sayılı Kanunun 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesinde "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmüne, aynı tarihte yürürlüğe giren aynı yasanın 23. maddesiyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A-(2) maddesinin dördüncü cümlesinde "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" düzenlemesine yer verilmiştir. HMK'nın 115/2. maddesi de " Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. " şeklindedir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi 28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31'inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir.
7445 sayılı Kanunun Geçici 1.Maddesinde " (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hüküm, 1/9/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanır." şeklindedir.
Tüm dosya kapsamı bütün halinde değerlendirilmekle; Davanın borçlu olunmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası olması, arabuluculuk şartının 1/9/2023 tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği, davanın 2/04/2024 tarihinde açıldığı ve dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurunun zorunlu olduğu, dava açılmadan önce davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmadığına ilişkin dava dilekçesinde de beyanda bulunduğu anlaşılmakla açılan davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu ret harcından davacı tarafından peşin yatırılan 16.595,02 TL harcın mahsubu fazladan alınan 16.167,42 TL harcın karar kesinleştiğinde ve isteği halinde davacı tarafa iadesine ,
-
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu şeklinde karar verildi.05/04/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49