SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/728 E. 2024/285 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/728

Karar No

2024/285

Karar Tarihi

3 Nisan 2024

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/728

KARAR NO : 2024/285

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 06/07/2017

KARAR TARİHİ : 03/04/2024

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;

DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı ... ile davalı Sait Karaaslan, şirketi... LTD ŞTİ aracılığı ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığından ihale yolu ile CTP yol kenarı dikme işini aldıklarını, davacının inşaat mühendisi olması ve iş bitirme belgelerinin bulunması nedeni ile davalı şirketin davacı ile bir ortaklık sözleşmesi hazırlayarak ve sözleşme koşullarında işi bitirip teslim ettiklerini. Davalı şirketin , yapılacak işin sermayesi için bankadan çekeceği krediye teminat olması amacı ile davacıdan alacaklı adı hanesinin boş olduğu, vade-tanzim tarihleri boş olan ekte fotokopileri sunulu 2 adet senedi ve hakedişlerle ödenmiş bulunan ( mahsup edilen ) bir diğer senedi davacıya imzalattıklarını. Çekilen kredi alınan hakedişlerden ödenmiş ve senetler bedelsiz kalmdığını.Fakat davalı şirketin bu senetlerden 2 adedini davacıya iade etmediğini. Davalı şirketin elde ettiği ihale hakedişlerini kendine ait şirket resmi defterlerine sahte faturalarla giriş ve çıkış yaptığını. Davacıhıh bu ihalede tüm ekip ve ekipmanları ile çalışmasına karşın bir şekilde ortağı olan davalı Şirkete hep borçlu çıkarıldığını. Tüm hakedişlerin zamanında şirket tarafından alınmış olmasına karşın, davacının iş sonunda hesap kesiminde borçlu çıkarılarak ve kendisine zorla hesap görme - mutabakat belgeleri, ibranameler adı altında bir çok belge imzalatıldığını. Gelinen bu noktada davacının, davalı şirketten değil alacaklı tam da senet bedelleri kadar borçlu çıkarıldığını. Davalı ve yanında yer alan kardeşi ve bazı çalışanların davacıya " Biz Mardin'liyiz, kalabalığız, biz bu işi yaptırmak için paraları Kadifekale'de ki tefecilerden aldık, birini polise ihbar etsen ikincisi gelir, gözün yiyorsa bunları ödeme, bizimle değil onlarla muhatap olursun, sen ödemezsen babana ödettirirler " şeklinde hayatını tehdit ettiklerini, davacının hakedişler sonrası mutabakat belgelerini korkudan imzaladığını ama , işin yapımında kullanılan malzemeler ve giderlere ilişkin aldığı faturaların davalı tarafından defterlere işletilmediğini, hesap mutabakatına yansıtılmadığını görünce bu hesap görmelere attığı imzalara itiraz ettiğini. Davalı şirket müdürü Sait Karaaslan sahte faturalarla hakedişlerde davacıyı borçlu çıkarmış ve baskı ve tehdit yolu ile bu mutabakatları davacıya imzalattığını, Davalının sahte faturalarla hesapları denkleştirerek, ihaleden elde edilen tüm hakedişlere el koyduğunu, davacıya hiç bir kar payı ödemediğini. Atılı suçlamalarla ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı...Hazırlık dosyası üzerinden şikayet yapıldığını. Davalı şirket sahibi- müdürü ve kardeşi ... davacıya bedelsiz kalan senetleri iade etmedikleri ve sonradan birbirlerine ciro ederek icraya koyduklarını, Davalı şirket yetkilisinin hakedişlerden davacının payına el koyma ile de yetinmeyerek, davacının varlıklı bir ailesi olduğunu öğrenince davacıya tek taraflı işlemlerle borçlu çıkarmış ve ekte fotokopileri sunulu kredi teminatı olarak verilen ve hakedişlerden mahsup edilen senetleri iade etmeyerek dolandırıcılık suçunu işlediklerini. Davacının ailesinden yüksek miktarlarda borçlar alarak bu şahıslara binlerce dolar davalı şirket yetkilisinin talep ettiği büyük miktarları ödeyemeyince davalı şirket yetkilisi ve çalışanları bu senetleri birbirlerine ciro ederek, sahte imzalarla da davacının babasına ait sahte imzalarla sözde kefalet tesis ederek icraya koyduklarını. Zorla imzalatılan senetlerde ayrıca sahte imzalarla kefalet tesis ettirildiğini. Davacının davalı şirkete tüm kazandığı parayı bıraktığı baskı ve korkudan o anda karlardan vazgeçerek, bunun haricinde ailesinden binlerce dolar borç alarak davalıya ödemiş olmasına karşın davalı şirket yetkilisinin bu sefer de yüklü mal varlığı bulunduğunu öğrendikleri baba ...un kefil olacağı senetler hazırladıklarını. Davalı ve çalışanları tarafından fikir birliği ve eylem birliği içinde hazırlanan ve ödenen hakedişlerden yapılan mahsuplarla bedelsiz kaldığı açıkça anlaşılan senetler üzerine kefil olarak ta baba ... adına sahte imzalar atılarak bu senetler 3. Kişi adına icraya konulduğunu. Senetlerin icraya konmadan önce davalı avukatları ile davacının babasına gidildiği ve kahvehane ortamında, diğer oğlunun yanında yaşlı adamdan bu senetleri elden tahsil etmeye çalıştıklarını. Baba... böyle bir borcu olmadığı, senet vb evrak imzalamadığını, imzanın kendine ait olmadığını söylemesine rağmen bu sefer de senetleri icra yolu ile tahsile kalkıştıklarını. Davacının evine hacze gidildiği, kapının çilingirle açtırılıp, evde hacze kabil mal bulunmamasına rağmen 'borcun hemen ödenmemesi halinde ev eşyalarının fiilen haciz olunacağı" yollu notlar bırakılarak taciz ve korkutmalara devam edildiğini. Davacının evli ve 2 çocuklu olduğu, çocuklarının henüz ilköğretim çağında olup endişe içinde olduklarını. Bu olaylardan sonra davacının eşi ve çocuklarını koruyabilmek adına evini terketmek, telefonlarını değiştirmek zorunda kaldığını. Davacı tarafından davalı ... İNŞ. TURZ.TEKS.G.OTO.BİL.KUY.SAN. TİC.LTD.ŞTİ yetkili müdürü...a bankadan kullanılan ihale sermaye kredisine teminat amacı ile alacaklı hanesi boş,vade-tanzim tarihleri boş olarak verilen ve ihale hakedişleri ile dayanak kredileri ödenmiş bulunan ve sonradan davalı tarafından kardeşi ... alacaklı olarak düzenlenen ve tarihi atılan, sonrası ... adına muvazaalı olarak ciro edilen; İzmir ... İcra Müdürlüğü... No lu icra dosyasına konu; 12.01.2015 tarih ve ... lehine düzenlenmiş 80.000,00 TL; 10.01.2015 tarih ve... lehine düzenlenmiş 50.000,00 TL senetten dolayı davacının borçlu olmadığının-senetlerin teminat olarak verildiği ve teminata konu kredinin ihale hakedişleri ile ödenmiş olduğu nedenleri ile davacının bu senetlerden dolayı borçlu olmadığını, davacının borçlu değil tam tersi davalı şirketten alacaklı olduğunu; Davacı ...'un yukarıda söz edilen ve delillerle de ispatlanan ihaleye konu işi tamamlamış ama sözleşmeye konu kar payını davalıdan almadığını. Davalının sahte faturalarla hakedişlerden gelen paraları ticari defterlerinde kapamış, davacının işi ifa ederken aldığı faturalar ve ödediği KDV lerle de ikincil bir zarara uğramasına sebebiyet verdiğini. Arz ve izah olunan nedenlerle davacının hem kar payı hem de KDV alacaklarının mevcut olduğunu. Arz ve izah olunan nedenlerle haklı davamızın KABULÜNE; Davacının kredi teminatı olarak verdiği ve teminata konu kredinin de ödendiği ispat olunmakla borçlusu davacı olan ve alacaklı hanesi boş bırakıldığı halde davalı tarafından kardeşi adına düzenlenen ve bir çalışanlarına ciro edilerek icraya konulan İzmir...cra Müdürlüğünün... no'lu dosyasına konu 2 adet senetlerden ve devamla zorla imzalattırılan mutabakat belgelerinden dolayı davacının borçlu olmadığının ; TAM AKSİNE ; Davalı ile ortak olarak alınan ihaleden dolayı davacının sözleşmedeki kar payı haklarının hesaplanarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL nin davalıdan alınarak ticari faizleri ile davacıya ödenmesine; Davalı şirket ile ortak alınan ihaleye konu iş için davacının aldığı faturalardan dolayı davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile KDV zaiyatına mahsuben fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutularak şimdilik 5.000,00 TL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile davalıdan alınıp davacıya ödenmesine; Yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı davaya konu dosyasında alacaklının açıkça davalı şirket olmadığı görüleceğini. Dolayısıyla davacı tarafın husumetin doğru yöneltildiğine dair söylemlerinin mesnetsiz olduğunu. Nitekim konu İcra dosyasında alacaklı, şirket yetkilisi olarak hareket etmediğini. Bu sebeple davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini. Ayrıca davacı tarafça davalıya yöneltilmiş olan davanın, niteliği gereği "menfi (olumsuz) tespit" davası olduğunu. İİK md. 72 menfi tespit davasının, "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir." diyerek tanımlandığını. Somut olayda davacı tarafın hem borçlu olmadıklarının tespitini hem de alacaklı olduklarının tespitini aynı davada istediklerini. Konuları ve ispat yöntemleri itibarıyla davacının taleplerinin aynı dava içerisinde görülmesinin usulen mümkün olmadığını. Bu sebeple davacı yanın talepleri sebebiyle dosyanın tefrikine karar verilmesi gerektiğini. Davacı tarafın, ihale hak edişlerinin davalı şirketçe davacıya ödenmediği aksine davalı şirketin hak edişleri kendi lehine çektiğini iddia ettiklerini. Cevap dilekçemizde de değindiğimiz üzere davacı yanın bu iddiaları borçtan kurtulmaya yönelik soyut iddialar olduğunu. Nitekim davacı ...'a ait şahıs firması taraflar arasındaki iş ortaklığında %51 hisse ile imza yetkilisi olan firma olduğunu. Cevap dilekçemizle birlikte sunmuş olduğumuz belgelerle sabit olmak üzere davacı ... sahada çaktığı her CTP için 13,38 TL * KDV bedelini zorunlu kesintiler (temlik karşılığı kredi borcu vs.) yapıldıktan sonra eksiksiz almdığını. Bu sebeple davalı şirketçe davacı tarafın tüm hak edişleri zamanında ve eksiksiz olarak ödenmiş olup davacının borçlu çıkartıldığı yönündeki iddiaları gerçekten uzak, mesnetsiz iddialar olduğunu. Davacı ...'a ait şahıs firmasının %51 hisse ile ortaklığın imza yetkilisi olması ve taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca davacının işi üstlenen firmanın sahibi olması sebebiyle düzenlenen her fatura davacı ...'un bilgisi dahilinde düzenlenmiş ve yine düzenlenen her fatura davacının bilgisi dahilinde ortaklığa girdiğini. Muhasebe kayıtlarıyla tespit edileceği üzere, davalı şirketçe iş ortaklığına hiçbir fatura girişi yapılmadığını. Açıklanan sebeplerle davacı ...'un imzası olmadan iş ortaklığına hiçbir para girişi yapılamaz, malzeme alınamaz ve hak edişlere el konulamaz olduğnu. Kaldı ki iş ortaklığının banka hesabına erişim hakkının yine imza yetkilisi firma sahibi olan davacı ...'a ait olduğunu. Dolayısıyla davacı tarafça davalı şirketin sahte faturalarla hesapları denkleştirerek, ihaleden elde edilen tüm hak edişlere el koyması iddiasının somut gerçeklikten uzak olduğunu. Yukarıda değindiğimiz hususlar neticesinde, resmi kayıtların gerçeğe aykırı olduğunun tevil yoluyla ikrar edildiği hususu mesnetsiz bir iddia olduğunun. Davacı tarafça iş ortaklığına sunulan faturalar davacı tarafın bilgisi dahilinde sunulmuş olup davalı şirketçe sahte fatura düzenlenmesi veya sahte fatura kullanılmasının mümkün olmadığını. Bu sebeple tevil yoluyla ikrar söz konusu değildir. Tarafımızca sahte fatura iddiasına karşı sadece varsayıma dayalı olarak -tüm faturalar davacı tarafından verilmiş olduğundan- faturalara ilişkin sorumluluğun davacı ...'ta olduğu belirtildiğini. Cevap dilekçesinde değinmiş olduğumuz "İhaleye konu işin geç bitirilmesi ve ortaklığın zarar etmesi ve bu sebeple kar payının davacı tarafa ödenmemesi" hususu ikrar niteliğinde değildir. Nitekim tarafların düzenlemiş olduğu protokol uyarınca, işin 01.07.2016 tarihinde bitirileceği hususu davacı tarafça taahhüt edilmiştir. (18.02.2016 tarihli protokolün 2. maddesi uyarınca işin bitim tarihi 01.07.2016 tarihi olarak belirlenmiştir.) Yine taraflarca imzalanan protokol uyarınca "Sorumluluğun yapılmadığı takdirde oluşacak her türlü maddi, manevi ve cezai sorumluluk kendisine aittir" denilerek, davacı ...'un işi geç bitirmesi sebebiyle oluşacak zararlardan kendisinin sorumlu olduğu, davacı tarafça kabul edildiğini. Bu sebeple mahkeme içi ikrar söz konusu olmayıp işin geç bitirilmesi sebebiyle kar payının ödenmemesi veya kesinti yapılması tarafların imzalamış olduğu protokolun gereği olduğunu. Nitekim tarafların mutabakat belgeleri ve ticari defterleri üzerinde yapılacak incelemeyle davacının hak kazanmış olduğu tüm alacakların protokol kapsamında kendisine ödenmiş olduğu tespit edileceğini. Davacı tarafın 15.08.2017 tarihli dilekçesinin 3. maddesinde değindiği hususlar, 02.08.2017 tarihli cevap dilekçemizde ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Senetlerdeki zorla imza ve sahte kefil imzası hususları, davacı tarafın gerçek duruma aykırı olarak borçlarından kurtulmak amacıyla adeta kanunu dolandırarak oluşturduğu bir kurgusundan ibarettir. Değinilen hususlar İzmir CBS'nin ilgili soruşturma dosyalarının neticelenmesi ile açıklığa kavuşacaktır. Davacı tarafın haksız ve mesnetten yoksun iddialarını kabul etmemekle birlikte, somut olayın oluş örgüsü incelendiğinde davalı şirketin davacı yanı usulsüz işlemlerle borçlu çıkararak haksız kazanç elde etmediği, davacı tarafın iddialarının bir kurgudan ibaret olduğu, davacı yanın davalı şirket nezdinde hiçbir alacağının bulunmadığı aksine tüm hak edişlerinin zorunlu kesintiler yapıldıktan sonra davacıya ödendiği görüleceğini. Bu sebeplerle, davacı yanın yöneltmiş olduğu davanın reddi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; Davacının menfi tespit talebi yönünden davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğinden, iş bu talebin HUSUMET YOKLUĞUNDAN REDDİNE, aksi takdirde bu talep yönünden tefrik kararı verilmesine, Davacının kar payı ve KDV alacağına ilişkin talepleri haksız ve mesnetsiz olduğundan REDDİNE, Yargılama giderleri ile ilam vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

KANITLAR ; -03/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;

Davacı vekilinin İzmir ...icra Müdürlüğünün ... no'lu dosyasına konu 2 adet senetlerden ve devamla zorla imzalattırılan mutabakat belgelerinden dolayı müvekkilimin borçlu olmadığının ; TAM AKSİNE ; Davalı ile ortak olarak alınan ihaleden dolayı müvekkilimin sözleşmedeki kar payı haklarının hesaplanarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutularak şimdilik 10.000,00 TL nin davalıdan alınarak ticari faizleri ile müvekkilime ödenmesine; Davalı şirket ile ortak alınan ihaleye konu iş için müvekkilin aldığı faturalardan dolayı müvekkilin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile KDV zaiyatına mahsuben fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutularak şimdilik 5.000,00 TL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile davalıdan alınıp Müvekkile ödenmesi istemiyle açılan işbu dava ile alakalı olarak; Taraflara ait ... -... İNŞ. TUR. SAN. VE TİC.LTD ŞTİ-İş Ortaklığı 2016 yılı ticari defter ve kayıtları ile dava dosyasındaki belge, beyanların atraflıca incelenmesi sonucu;

-Taraflara ait ... -... İNŞ. TUR. SAN. VE TİC.LTD ŞTİ.İş Ortaklığı 2016 yılı yasal ticari defterlerinde 6762 sayılı TTK'nunda öngörülen “ açılış onaylarına” ilişkin vecibelerini ve “kapanış onaylarına” ilişkin vecibelerini yerine getirdiği anlaşılmakta olduğu,

-Taraflara ait %51 hissesi ... -9049 Hissesi... İNŞ. TUR. SAN. VE TİC.LTD ŞTİ.İş Ortaklığının Hazine Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı İnteraktif Vergi Dairesinden alınmış mail ortamında sunulu 22.08.2023 tarihli belgeye göre iş ortaklığının 26.11.2014 tarihinde işe başladığı 30.11.2016 tarihinde işi terk ettiği anlaşılmakta olduğu,

-%51 hissesi davacı ......ait olduğu anlaşılan Taraflara ait ...... İNŞ. TUR. SAN. VE TİC.LTD ŞTİ.İş Ortaklığının dava dışı İzmir Büyükşehir Belediyesi ile arasında cereyan eden ticari işlemler 2016 yılı yasal ticari defterlerinde 120.01.01 Alıcılar (İzmir Büyükşehir Belediyesi) alt hesabında izlenmiş olup dayanak belgeleri ibraz edilmemiş olmakla birlikte hesaba iş — Ortaklığı tarafından dava dışı belediyesi adına düzenlenmiş bedelleri toplamı 1.223.918,74TL OLAN 4 adet fatura ile dava dışı belediye tarafından yapılan ödemelerin kaydedildiği 30.11.2016 mutabakatla açıklamalı olarak hesabın 30.11.2016 tarihinde kapatıldığı görülmüş olup hesabın 30.11.2016 tarihi itibariyle 00,00TL bakiye verdiği görülmekte olup buna göre Taraflara ait ... -... İNŞ. TUR. SAN, VE TİC.LTD ŞTİ.İş Ortaklığının — dava dışı İzmir Büyükşehir Belediyesinden herhangi bir alacağının bulunmadığının görülmekte olduğu,

-Taraflara ait ... -... İNŞ. TUR. SAN. VE TİC.LTD ŞTİ. İş Ortaklığının 2016 yılı Kurumlar. Vergi beyannamesi kapsamındaki Bilanço ve Gelir tablosu incelendiğinde 2015 yılında -24.671,10TL ve 2016 yılında -101.749,73TL dönem net zararı ile kapattığı 1.000TL Sermayeli ortaklığın 30.11.2016 tarihi itibariyle 1.000TL Sermayeli ortaklığın -156.246,02TL menfi Özkaynağının bulunduğu görülmektedir.Davacının kar payı alacağının bulunduğu yönünde ortaklık 2016 yılı yasal ticari defterleri ve 2016 yılı Kurumlar Vergisi beyannamesi kapsamındaki bilanço Gelir tablosuna göre herhangi bir tespite ulaşılamamış olduğu,

Bu hususlara göre de; Bu hususlara göre, icraya konulan İzmir...İcra Müdürlüğünün... no'lu dosyasına konu 2 adet senetlerde lehtarının ..., düzenleyeninin ..., ...'un ise kefil olarak gözüktüğü. Davacının emre muharrer senet konusunda adi ortaklık adına çekilen kredilerin teminatı olduğunu iddia ettiği, ancak senetlerin metnine aykırı gözüken bu iddialara dair yazılı bir delilin ortaya konulmadığı, davalı şirketin senet lehtarının kendileri olmadığını beyan ederek husumet itirazında bulunduğu, senetlerin incelenen ortaklık ticari defterlerinde kayıtlı bulunmadığı, davalı tarafın senetlerin lehtar 3. Kişiye borç karşılığı verildiğini savunduğu, senetler üzerinde yapılan harici kriminal inceleme raporunda ise senetteki kefil imzalarının kefile ait olmadığının tespit edilmekle birlikte, davalının senetlerin lehtara kefile imzalatılmış halde getirildiğini beyan ettiği Bu halde senetlerle ilgili borçlu olunmadığı iddiasının, senet lehtarına karşı ileri sürülmediği ve senet metnini talil eden iddiaların aksine incelenen ticari defter kaydına veya yazılı bir delile dosya içeriğinde rastlanılmadığı, Davacının, davalı ile ortak olarak alınan ihaleden dolayı kar payı ve ortak alınan ihaleye konu iş için müvekkilin aldığı faturalardan dolayı müvekkilin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile KDV zaiyatına mahsuben alacak kalemlerine dair olarak ise, adi ortaklık ticari defter kayıtlarına göre, adi ortaklığın süresinin dolup, konusunun yerine getirmiş olması dolayısıyla münfesih olduğu, defter kayıtlarında, aktifi ve alacağı olmayıp, faaliyeti dolayısıyla zarar etmiş gözükmesi dolayısıyla kar payı alacağı gözükmediği, Buna göre, ortaklıkta temsilci, hesap vermesi gereken ortak asıl olarak davacı olup, mali Müşavir bilirkişinin tespitlerine göre ise adi ortaklık ticari defter kayıtlarında, tasfiye edilmesi gereken bir aktif anlamında mal varlığı gözükmeyip, zarar eden ortaklık dolayısıyla davacının kar payı alacağı da gözükmemektedir. Buna karşın ortaklığın tasfiyesi değerlendirildiğinde ise, ortaklığın, peşin ödenen vergilerden dolayı 47.639,99- TL alacağı, buna karşın 34.287,03-TL ödenmesi gereken vergi borcu gözükmekle, fark olarak 13.352,96-TL aktif bulunmaktadır. Yine ortaklığın pasifi olarak davalı ... şirketine ödenmesi gereken 169.602,79-TL borcu gözükmekte olup, bu borcun 13.352,96-TL'sinin vergi dairesinden alacaktan karşılanması halinde, davalı ortak şirketin bakiye 156.246,02-TL alacağı gözükmekte olup, bu miktara eşit olarak ortaklığın 55.496,29-TL geçmiş yıl zararı ve 101.749,73-TL dönem zararı olmakla, ortaklığın faaliyeti sonunda 156.246,02-TL zararı gözüküp, ticari defter kayıtlarında bu zarar davalı şirket uhdesinde kalmış gözükmektedir. Davalının vergi dairesinden yukarıdaki 13.352,96-TL farkı alması halinde davacının tasfiye payı olarak 156.246,02-TL zararın yarısına yani 78.123,01- TL'ya katlanarak, davalıya vermesi gerekebileceği görülmektedir. (dava konusu ortaklığa dair vergi dairesine ibraz edilmiş 2016 yılı sonu bilançosu ekte olup, bu bilanço aynı zamanda ortaklığın sona erdiği tarih itibariyle aktif ve pasifini içeren bilanço niteliğindedir.) Bu hususa göre davacının iddiasının, ortaklık için verilen avanslara, giderlere ve zarara katlanma yönünde tasfiyenin tamamlanması yönünde olduğuna kanaat getirilmesi halinde, davacının temsilci ortak olduğu da dikkate alınarak, davacının ortaklığın defter ve kayıtlarından da sorumlu olduğu, bu halde davacının alacak iddiasını ispat etmesi için kendi sorumlusu olduğu defter kayıtlarının aksini muteber delillerle ortaya koyması gerekebileceği hususları takdir olmuştur.

-İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesine yazılan yazıya cevap verilmiştir.

-İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesine yazılan yazıya cevap verilmiştir.

GEREKÇE ;

Dava; borçlu olunmadığının tespitini istemine ilişkindir.

6100 sayılı HMK'nun 150. maddesi "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihinden başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır."

6100 sayılı HMK'nun "Sürelerin Bitimi" başlıklı 92. Maddesinin 2. Fıkrasında " Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne karşılık gelen bir gün yoksa, süre bu ayın son günü tatil saatinde biter." düzenlemesini içermektedir.

Somut olayda; davacı vekilinin 26/12/2023 tarihli duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına rağmen duruşmaya katılmadığı gibi herhangi bir mazeret de bildirmediğinin anlaşılması üzerine dosya 26/12/2023 tarihinde işlemden kaldırılmıştır. İşbu davanın mazeretsiz olarak takip edilmemesi nedeniyle yukarıda işlemden kaldırma tarihi yazılı olan duruşmada, HMK' nun 150/1. maddesi gereğince dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve üç aylık yasal süre içinde taraflarca yenileme talebinde de bulunulmadığı anlaşılmakla, işbu davanın HMK'nun 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir.

HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

  1. Davacının davasının HMK'nın 150/5. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,

  2. Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin olarak yatırılan 85,39 TL harcın düşülmesi ile kalan 342,21 TL harcın karar kesinleştiğinde isteği halinde davacı tarafa iadesine,

  3. Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 5,000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

  5. Taraflarca yatırılan gider avansından kalan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, taraf vekillerinin yokluklarında, tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.03/04/2024

Katip ...

¸e-imzalıdır

Hakim ...

¸e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapreddine(EserticltdkanıarhusumetyokluğundanticltdştikabulüneizmirturzteksgotobilkuysanSözleşmesindenhükümKaynaklanan)aksineAlacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim