İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/957 E. 2024/252 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/957
2024/252
27 Mart 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/957
KARAR NO : 2024/252
DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ : 22/12/2021
KARAR TARİHİ : 27/03/2024
Mahkememizde görülen Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan 17.06.2021 tarihli, 186.000,00-TL bedelli mal alım sözleşmesi gereği tarafların anlaştığını, sözleşmede ödemenin nasıl yapılacağının belirlendiğini, teslim tutanağı ile çekler ve senetlerin davalıya teslim edildiğini, müvekkilinin sözleşmeye göre çekler ve senetler ile ödeme yapmasına rağmen davalı tarafın müvekkiline 48.174,00-TL lik cam verdiğini, başka mal teslimi yaptığını, 30.09.2021 vade tarihli 66.000,00-TL lik senet ile ilgili müvekkili aleyhine İzmir ...İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile haksız icra takibi yapıldığını, davalının müvekkilinin bedelini ödediği camları teslim etmediğini, borcu olmayan senede ilişkin kambiyo takibi yaptığını, müvekkilinin haksız haciz ile karşı karşıya kaldığını, maaşına, banka hesaplarına ve oturduğu evine haciz şerhi işlendiğini, açıkladığı nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere İzmir ...İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasında mahkememizce teminatsız ya da takdir edilecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine ve icra takibinin durdurulmasına, İzmir ...İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, keşidecisi ... olan ve sözleşme ile karşı tarafa teslim edilen 31.01.2022 tarihli 20.000 TL bedelli çek ,28.02.2022 tarihli 30.000 TL bedelli çekler yönünden çeklerin ibrazı halinde ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu çekler yönünden müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, borçlu olmadığı halde müvekkili tarafından icra tehdidi ile ödenen toplam 22.826,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte istirdatına / müvekkiline ödenmesine, dava devam ederken icra tehdidi ile ödeme yapılması halinde bu kısım yönünden menfi tesbit talebinin istirdat olarak devamına, dava sebebi ile müvekkilinin uğramış olduğu zararlar nedeni ile alacağının %20 'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline, müvekkili lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı müvekkilinin alacağını geciktirmek amacıyla köyü niyetli olarak açtığını, mal tesliminin eksik yapıldığına ilişkin iddialarını destekler nitelikte somut delil sunmadığından, davacının sunmuş olduğu sözleşmede müvekkili şirket yetkilisi imzası bulunmadığından, bu nedenlerle; davacının istirdat talebinde bulunulmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, mahkemeniz aksi kanaatte olursa; davanın esastan reddine, asıl alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
İzmir ...İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyası
Sözleşme
Çek Senet teslim tutanağı
Bilirkişi Raporu: Bilirkişi ... tarafından 18/05/2023 tarihinde düzenlenen raporda özetle; “Davacı ...”nun 2020-2021 yılı Yasal Defterlerinin Lehine Delil Teşkil edebilecek vaziyette olduğu, Davalı ... GIDA NAKLİYE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin 2021 yılı yasal defterlerinin Lehine Delil Teşkil Edebilecek vaziyette olduğu, “Davacı ile Davalı taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, Davacı ve Davalı taraf arasında Cam alım-satımı yapılması için üzerinde imzalama tarihi olmayan Sözleşme İmzalanmış olduğu, Davacı ... firmasının yasal defter ve dayanağı belgelerinin tetkikinde; Taraflar arasında ki ticari çalışmanın davacının yasal defter ve dayanağı belgelerine göre 2020 yılında başlamış olduğu Davacı ve Davalı taraf arasında Cam alım-satımı yapılması için üzerinde imzalama tarihi olmayan Sözleşme İmzalanmış olduğu ve 30.000,00.-TL'lik Davacı ... firmasının Davalı ... GIDA NAKLİYE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ firmasına 30.05.2021 tarihinde vermiş olduğu ... ... NOLU 28/02/2022 vadeli çek ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlanmış olduğu, ve buradan hareketle Davacı ... firmasının Davalı ... TURİZM GIDA NAKLİYE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ firmasından yasal defter ve dayanağı olan cari hesap ekstresinin karşılığı olarak 31.05.2021 Cari Hesap, 19.10.2021 İcra Takip Tarihi İtibari ile 266.000,00.-TL tutarında alacaklı olduğu, tespit edilmiştir. Davalı ... TURİZM GIDA NAKLİYE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin Yasal Defterlerinde Yapılan İncelemede; davacı ... ile ilgili hiçbir kayda rastlanılmamıştır. Davacı ... tarafından İmzalanan Sözleşme Karşılığında Davalı ....LTD.ŞTİ.firmasına; 2 Adet Senet ve 2 Adet Çek olmak üzere 186.000,00.-TL Toplam tutarlı çek ve senet teslim edilmiş olduğu görüş ve kanaatine varılabilecektir. Davacı ve Davalı tarafın Resmi Defter ve Belgelerinde Davalı ... firması tarafından Davacı ...'ya satışı yapılan mal bedeli tespit edilemese dahi; Davacı ...nun mahkemeye sunmuş olduğu dava açılış dilekçesinde; “Müvekkil sözleşmeye göre çekler ve senetler ile ödeme yapmasına rağmen davalı taraf müvekkile sadece 48.174,00 TL'lik cam (kdv dahil ) vermiş başka mal teslimi yapmamıştır.” Şeklinde beyanda bulunmuş olması sebebi ile Davalı ....ŞTİ. tarafından Davacı ...'ya 48.174,00-TL tutarında mal teslim edilmiş olduğu kabulüne göre hesaplama yapılmış olup takdir sayın mahkemenindir. Davacı ... Tarafından İmzalanan Sözleşme Karşılığında Davalı... LTD.ŞTİ.firmasına yukarıda Ayrıntısında yazılı olduğu şekilde; 2 Adet Senet ve 2 Adet Çek olmak üzere 186.000,00-TL Toplam tutarlı çek ve senet bedelinden — Davalı....LTD.ŞTİ. firması tarafından Davacı ...'ya teslim edilen 48.174,00.-TL tutarlı mal bedeli indirildiğinde/Mahsup edildiğinde, Davacı ...'nun Davalı ... LTD.ŞTİ. Firmasından (186.000,00 — 48.174,00) 137.826,00.-TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatine varılabilecek olup takdir sayın mahkemenindir." görüşü ile raporunu düzenlemiştir.
Bilirkişi Ek Raporu: Bilirkişi ... tarafından 03/01/2024 tarihinde düzenlenen ek raporda özetle; "Mahkemenin ara kararı gereğince davacının ve davalının yasal defter ve dayanağı belgelerinde yapılan incelemeler ile dosya kapsamında yapılan incelemelerde; “Davacı ...”nun 2020-2021 yılı Yasal Defterlerinin Lehine Delil Teşkil edebilecek vaziyette olduğu, Davalı ... TURİZM GIDA NAKLİYE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin 2021 yılı yasal defterlerinin Lehine Delil Teşkil Edebilecek vaziyette olduğu, Davacı ile Davalı taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, Davacı ve Davalı taraf arasında Cam alım-satımı yapılması için üzerinde imzalama tarihi olmayan Sözleşme İmzalanmış olduğu, Davacı ... firmasının yasal defter ve dayanağı belgelerinin tetkikinde; Taraflar arasında ki ticari çalışmanın davacının yasal defter ve dayanağı belgelerine göre 2020 yılında başlamış olduğu Davacı ve Davalı taraf arasında Cam alım-satımı yapılması için üzerinde imzalama tarihi olmayan Sözleşme İmzalanmış olduğu ve 30.000,00.-TL'lik Davacı ... firmasının Davalı ... NAKLİYE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ firmasına 30.05.2021 tarihinde vermiş olduğu ... ... NOLU 28/02/2022 VADELİ ÇEK ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlanmış olduğu, ve buradan hareketle Davacı ... firmasının Davalı ... İNŞAAT TURİZM GIDA NAKLİYE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ firmasından yasal defter ve dayanağı olan cari hesap ekstresinin karşılığı olarak 31.05.2021 Cari Hesap, 19.10.2021 İcra Takip Tarihi İtibari ile 266.000,00.-TL tutarında alacaklı olduğu, tespit edilmiştir. Davalı ... TURİZM GIDA NAKLİYE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin Yasal Defterlerinde yapılan İncelemede; Davacı... ile ilgili hiçbir kayda rastlanılamamıştır. Davacı ... tarafından İmzalanan Sözleşme Karşılığında Davalı...LTD.ŞTİ. firmasına yukarıda ayrıntısında yazılı olduğu şekilde; 2 Adet Senet ve 2 Adet Çek olmak üzere 186.000,00-TL toplam tutarlı çek ve senet teslim edilmiş olduğu görüş ve kanaatine varılabilecektir. Davacı ve Davalı tarafın Resmi Defter ve Belgelerinde Davalı....LTD.ŞTİ. firması tarafından; davacı...'ya satışı yapılan mal bedeli tespit edilemese dahi; Davacı ...'nun mahkeye sunmuş olduğu dava açılış dilekçesinde; “Müvekkil sözleşmeye göre çekler ve senetler ile ödeme yapmasına rağmen davalı taraf müvekkile sadece 48.174,00 TL'lik cam (kdv dahil ) vermiş başka mal teslimi yapmamıştır.” Şeklinde beyanda bulunmuş olması sebebi ile Davalı ...LTD.ŞTİ. tarafından Davacı...'ya 48.174,00.-TL tutarında mal teslim edilmiş olduğu kabulüne göre hesaplama yapılmış olup takdir sayın mahkemenindir. Davacı... Tarafından İmzalanan Sözleşme Karşılığında Davalı ....LTD.ŞTİ.firmasına yukarıda ayrıntısında yazılı olduğu şekilde; 2 Adet Senet ve 2 Adet Çek olmak üzere 186.000,00-TL toplam tutarlı çek ve senet bedelinden, davalı ....LTD.ŞTİ. firması tarafından Davacı ... 'ya teslim edilen 48.174,00-TL tutarlı mal bedeli indirildiğinde/ mahsup edildiğinde, Davacı ...'nun Davalı ... LTD.ŞTİ. firmasından (186.000,00 — 48.174,00 —) 137.826,00.-TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatine varılabilecek olup takdir sayın mahkemenindir. Sonuç olarak ;Davalı ....ŞTİ. firmasının Davacı...'dan 137.826,00-TL toplam tutarlı 2 Adet senet ve 2 Adet çek bedelini talep edemeyeceği" görüşü ile ek raporunu düzenlemiştir.
İsticvap; Davalı tarafa bila tarihli sözleşme altında ... Turizm ve Gıda Nakliye Ticaret LTD ŞTİ. ve çek ve senet teslim tutanak altında teslim alan altında bulunan imzanın davalı şirket adına atılıp atılmadığı konusunda isticvap davetiyesi çıkarılmıştır.
Davalı şirket yetkilisi isticvap için duruşmada hazır bulunmamıştır.
Dava: Kambiyo senedinin bedelsizliğinden kaynaklanan menfi tespit ve istirdat davasıdır.
Davacı, davalı ile aralarındaki 17.06.2021 tarihli 186.000,00 TL bedelli mal alımı sözleşmesine göre, teslim tutanağı ile çekler ve senetler davalıya teslim edildiği, davalının 48.174,00 TL'lik cam dışımda başka mal teslimi yapmadığı, borcu olmayan senede ilişkin kambiyo takibi yapıldığı, dava ya konu edilen çek ve bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve istirdat talep etmişi, dava devam ederken dava konusu kambiyo senetlerinin tamamının ödendiği beyan edildiğinden davaya istirdat davası olarak devam edilmiştir.
Davalı, dava dilekçesinin eklerinde yer alan belgelerde şirket yetkilisinin imzası bulunmadığı, davalı müvekkil şirketi bağlayıcılığı bulunmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı, mal tesliminin eksik yapılmış olduğunu iddia etmişse de iddialarına ilişkin somut bir delil dosya kapsamında bulunmamaktadır.
Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki yararın bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır.
Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması hâlinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür.
Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamaz. Bu hâlde, borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukuki bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki, bu da istirdat davasıdır (Pekcanıtez, H./ Atalay, O./ Sungurtekin Özkan, M./ Özekes, M.: İcra ve İflas Hukuku, s.156- 164).
Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında icra mahkemesinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 17.03.2010 tarihli ve ... E.... K; 07.12.2011 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Menfi tespit davalarında ispat yükümlülüğü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak imzası ikrar edilmiş bono alacağın varlığını ispatlayan kesin delil niteliğinde olup bu kez borçlunun borcunun bulunmadığını, usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Bono, ödeme vaadi niteliğinde kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir, ispat külfeti davacı taraftadır.
Senetle İspat Zorunluluğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. maddesinde; ''Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.
Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 201. maddesinde ise, ''Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.'' hükmü ile senede karşı tanıkla ispat yasağı hususuna yer verilmiştir.
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan ilişki “kambiyo ilişkisi” ismiyle anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl /temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Bu genel açıklamadan sonra hemen belirtelim ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Bu nedenle bonoyu düzenleyen, asıl borçlu durumundadır (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 691/1).
Bedel kaydı içeren bononun lehtarı, artık senedin “kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu” yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır.
Borç ikrarını içeren bir belge aleyhine kanıt sunulabilir. Ancak; ikrar borcun nedenini içeriyorsa, sadece bu nedenin gerçekleşmediğinin kanıtlanması gerekir (12/4/1933 gün ve 1933/30-6 sayılı YİBK ).
Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu sebeple bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK’nın m. 191/1, TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır.
Tüm yasal düzenlemeler ve dosya kapsamına göre; Taraflar arasında 186.000,00 TL bedelli cama alım satımı konulu ve hangi çekler ve senetler ile yapılacağının yazılı olduğu yazılı sözleşme ve çek senet teslim tutanağı bulunduğu, davacının teslim edilen çek ve senet toplamı kadar teslimat yapılmadığını iddia ettiği, dava her ne kadara menfi tespit ve istirdat olarak açılmış ise de devamında dava konusu kambiyo senetleri bedelinin davacı tarafça ödendiği, davanın tamamının kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğü, davacı vekilinin yine de 09.06.2022 tarihli ıslah dilekçesi vermiş olduğu analaşılmaktadır.
Tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Davacı ...”nun 2020-2021 yılı Yasal Defterlerinin Lehine Delil Teşkil edebilecek vaziyette olduğu, Taraflar arasında ki ticari çalışmanın davacının yasal defter ve dayanağı belgelerine göre 2020 yılında başlamış olduğu Davacı ve Davalı taraf arasında Cam alım-satımı yapılması için üzerinde imzalama tarihi olmayan Sözleşme İmzalanmış olduğu ve 30.000,00.-TL'lik Davacı ... firmasının Davalı... Turizm Gıda Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi firmasına 30.05.2021 tarihinde vermiş olduğu ... ... NOLU 28/02/2022 vadeli çek ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sonlanmış olduğu, ve buradan hareketle Davacı ... firmasının Davalı ... Turizm Gıda Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi firmasından yasal defter ve dayanağı olan cari hesap ekstresinin karşılığı olarak 31.05.2021 Cari Hesap, 19.10.2021 İcra Takip Tarihi İtibari ile 266.000,00.-TL tutarında alacaklı olduğu,
Davalı... Gıda Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2021 yılı yasal defterlerinin Lehine Delil Teşkil Edebilecek vaziyette olduğu, ... Turizm Gıda Nakliye Sanayi Ve Ticaret yasal Defterlerinde davacı ... ile ilgili hiçbir kayıt bulunmadığı,
Davacı ... Tarafından İmzalanan Sözleşme Karşılığında Davalı ....LTD.ŞTİ.firmasına 2 Adet Senet ve 2 Adet Çek olmak üzere 186.000,00.-TL Toplam tutarlı çek ve senet teslim edilmiş olduğu, Davacı ve Davalı tarafın Resmi Defter ve Belgelerinde Davalı... LTD.ŞTİ. firması tarafından Davacı ...'ya satışı yapılan mal bedeli tespit edilemese dahi; dava dilekçesinde; “Müvekkil sözleşmeye göre çekler ve senetler ile ödeme yapmasına rağmen davalı taraf müvekkile sadece 48.174,00 TL'lik cam (kdv dahil ) vermiş başka mal teslimi yapmamıştır.” Şeklinde beyanda bulunmuş olması sebebi ile davalı ...LTD.ŞTİ. tarafından Davacı ... 'ya 48.174,00.-TL tutarında mal teslim edilmiş olduğunun kabul edildiği, Davacı ... Tarafından İmzalanan Sözleşme Karşılığında Davalı ... LTD.ŞTİ.firmasına 2 Adet Senet ve 2 Adet Çek olmak üzere 186.000,00.-TL Toplam tutarlı çek ve senet bedelinden - Davalı ....LTD.ŞTİ. firması tarafından Davacı ... 'ya teslim edilen 48.174,00.-TL tutarlı mal bedeli indirildiğinde/Mahsup edildiğinde, Davacı ... “nun Davalı ...LTD.ŞTİ. firmasından (186.000,00 — 48.174,00 —) 137.826,00.-TL alacaklı olduğu kanaatine ulaşılmaktadır.
Kıymetli evrakın her ne kadar bağımsız borç ikrarını içerdiği, ve bu sebeple bir illete bağlı olması gerekmediği kural ise de somut olayda taraflar arasında yazılı sözleşme ve yazılı dava konusu çek ve senetlerin teslim tutanağı bulunduğu, kıymetli evrakın artık illetten mücerret sayılamayacağı, bu sözleşmenin ifası için verildiğinin sabit olduğu,
Davalının ticari ilişkiyi red etmediği, malların eksiksiz teslimini davacı tarafta olduğunu ileri sürdüğü, dava konusu sözleşme ve teslim tutanağı için imza inkarında bulunduğu ancak mahkememizce davalı şirket yetkilisinin usulüne uygun çıkartılan isticvap davetiyesine rağmen duruşmada hazır olmadığı, yapılan ihtar gereği sözleşme altında davalı şirkete ait kaşe üzerinde bulunan imzanın yetkili temsilcilerine ait olduğunu ikrar etmiş sayılmıştır. Malların eksik teslim edildiğini ispat davalı taraftadır ve davalının bunu ispatlamadığı yemin deliline dayanmadığı anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar verilmiş, dava açılışında menfi tespiti talep edilen 66.000,00-TL tutarlı bono, 20.000,00-TL ve 30.000,00-TL bedelli çekler toplam bedeli 116.000,00-TL nin %20' si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının KABULÜNE;
- 66.000,00. TL nin 30/09/2021 tarihinden (24/06/2021 tanzim tarihli 30.09.2021 vade tarihli keşidecisi ... Nakliye Gıda ve Petrol Ürünleri A.Ş. olan 66.000,00. TL bedelli bono)
21.826,00-TLnin 30/08/2021 tarihinden (30.08.2021 vade tarihli ,keşidecisi ... Gıda ve Petrol Ürünleri A.Ş. olan 70.000,00-TL bedelli bono)
20.000,00-TL nin 31/01/2022 tarihinden (... Altındağ, İzmir Şubesinin, keşidecisi ..., tarihi 31.01.2022 olan 20.000,00 TL bedelli çek)
30.000,00-TL nin 28/02/2022 tarihinden (... Altındağ, İzmir Şubesinin, keşidecisi ..., tarihi 28.02.2022 olan 30.000,00 TL bedelli çek) itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
116.000,00. TL nin %20 si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 9.414,89. TL harçtan peşin alınan 2.014,20. TL ile ıslah yoluyla tamamlanan 340,00. TL olmak üzere toplam 2.354,20. TL harcın mahsubu ile bakiye 7.060,69. TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,
-
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 22.052,16. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacının yapmış olduğu 59,30. TL dava açma ilk gideri, 1.200,00. TL bilirkişi ücreti, 222,50. TL tebligat ve posta gideri, olmak üzere toplam 1.481,80. TL Yargılama giderinin peşin yatırılan 2.354,20. TL harç ile birlikte toplam 3.836,00. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49