İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1307 E. 2024/224 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2018/1307
2024/224
20 Mart 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1307 ESAS
KARAR NO : 2024/224 KARAR
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/11/2018
KARAR TARİHİ : 20/03/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ulusal ve uluslararası taşıma işiyle uğraştığını, taşıma hizmeti alanında en güvenilir şirketlerden biri olduğunu, taşıma işlerini çoğu zaman şirketin kendisine ait araçlarla yapıldığını, bazen araçların yoğun olarak çalışması ve yetersiz olması sebebiyle başkaca lojistik firmalarından araç ve taşıma hizmetleri aldığını, müvekkilinin bu şekilde çalıştığı firmalardan birisinin de davalı olduğunu, bu tür şirketlerin tedarikçi firma olarak anıldığını, dava konusu olayda davalı ile bir anlaşma sağlandığını ve bazı taşıma işlemlerinin müvekkili adına davalı tarafından yapıldığını ve cari hesap ilişkisi kurulduğunu, davalının müvekkili adına taşıma işi yaptığını ve belirli zamanlarda ödemelerinin düzenli olarak yapıldığını, davalı ile müvekkili arasındaki cari hesaba göre davalının 28.348,15-TL borçlu olduğunu, yapılan ihtarlara rağmen ödeme yapmaması sonucunda söz konusu borç için davalı hakkında 03/10/2018 tarihinde İzmir .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyada icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz etmesi ile takibin durduğunu, söz konusu faturanın yansıtma faturası olarak düzenlendiğini, davalının taşıma hizmeti verirken taşıdığı eşyanın bir kısmının hasara uğraması sebebiyle davalı tarafa gönderildiğini ve cari hesap ilişkisinde davalı tarafa borç olarak yazıldığını, TTK'nın taşımacılık ve hasara ilişkin hükümlerine göre hasardan davalının fiili taşıyıcı olarak sorumlu olduğunu, alacağın likit, belirli ve yargıya muhtaç olmadığnıdan ve vade tarihi belli olduğundan itirazın kötü niyetli olduğunu, açıkladığı nedenlerle; davanın kabulünü, davalının itirazının iptalini, takibin talep edilen miktar üzerinden devamını, davalı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmişir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacının beyanlarını ve davayı kabul etmediklerini, iddia olunan kaza dayanağı cari hesap alacağının kabul edilmediğini, müvekkiline ... numaralı, 26.09.2018 tarihli ... seri no.lu 38.167,10 bedelli faturanın 29.09.2018 tarihinde kargo aracılığı ile gönderildiğini, bu faturanın Bornova ... Noterliği'nin ... yey.no. ve t.li ihtarnamesi ile iade edildiğini, faturanın açıklama kısmında belirtildiği şekilde "borçelik nakliye hasar bedeli" açıklamasına sebep olabilecek herhangi bir hasara sebebiyet verilmediğini, iddia olunan hasar ile müvekkili arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, hasara ilişkin ekspertiz incelemesi, mahkeme kanalıyla belirlenmiş bir hasar tespiti, şirketin incelenmesinden geçen ve onaylanmış bir hasar tutanağı, ayrım raporu vs. da bulunmadığını, tespit tutanağında hiçbir imza bulunmadığını, müvekkiline yapılmış yazılı bir bildirim de bulunmadığını, tarafların tacir olduğu ve şöförün malı olay sonrası davacı şirkete aynı anda iade ettiği ve artık hasarı davacı şirketin bildiği göz önüne alındığında artık var olduğu iddia edilen hasarın tutanak altına alınması, müvekkiline yazılı olarak ve hemen bildirilmesinin gerekeceğini, BK ve TTK' nın m.889 "zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. " açık hükümlerine göre herhangi bir hasardan dolayı müvekkiline rücu edilemeyeceğini, hasar tespit tutanaklarında dahi her paletteki malzeme ağırlığının en az 1.100 KG. olduğu göz önüne alındığında palet üzerindeki bu ağırlığın çelik kelepçe yerine daha ucuz "plastik kelepçe-çember" ile zaptedilmeye çalışılması tutanaktaki "araç izmir menemen de benzin istasyonuna girerken yolun meyilli olması nedeniyle malzemeler araç kasasından kayarak yere dökülmüştür." sonucunu doğurmasının doğal olduğunu, mahsup miktarının hurda değerinden değil, 9.818,95-TL müvekkilinin alacağından yapıldığını, yani hiçbir hurda indirimi yapılmadığını, açıkladığı nedenlerle; davanın reddini, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası takip tutarı üzerinden %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
İcra dosyası İzmir .... İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyası üzerinden örnek 7 ödeme emri göndermek suretiyle, 28.348,00TL Toplam alacak edilmiş, Davalı vekili nin 09. 10.2018 tarihli dilekçe ile, ödeme emrine, borca, yetkiye, asıl alacağa, faizlere, masraf ve vekalet ücretine, borcun ferilerine ve icra takibinin tümün itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır.
Nakliyeden Kaynaklanan Hasar Tespit Tutanağı”: 15.08.2018 tarihli ... numaralı irsaliyeye ve ... plaka numaralı ... kullanımında olan araçta meydana gelen hasara ilişkin tanzim edildiği, tutanakta malzeme miktar ve nevilerinin yazılı olduğu, “15.08.2018 tarihinde Manisa ... çelik konstrüksiyon müşterisine gönderildiği, araç İzmir Menemende benzin istasyonuna girerken yolun meyilli olması nedeniyle malzemelerin araç kasasından yere döküldüğü, malzemelerin ... Manisa'ya geldiğini ve teslim alındığı...” yazılı olduğu tutanakta Kalite Kontrol Uzmanı..., Tesellüm eden..., şoför ... isimleri yazılı olmakla, ismi yazılanların imzası yer aldığı anlaşılmıştır.
İhtarname: Bornova ... Noterli ... yevmiye numaralı 02.10.2018 tarihli ihtarnamesi ile; “..davacı ... Lojistik A.Ş tarafından kendisine gönderilen 26.09.2018 tarih ve 36.167,10 TL bedelli faturaya itiraz ederek iade ettiği görülmekle, ihtarname içeriğinde, bahsi geçen yansıma(hasar) faturasının 29.09.2018 tarihinde kargo aracılığı ile kendilerine gönderildiğini, gönderilen fatura içeriğini kabul etmediklerini ve iade ettikleri görülmüştür.
Bilirkişi Raporu: Bilirkişiler ... ve ... tarafından 26/08/2021 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; Davacı taşıyıcı söz konusu fatura bedelini, davalının cari alacağından mahsup ederek 28.348,15-TL cari hesap alacağını takibe konu ettiğini ileri sürdüğü, takipten önceki cari hesap alacağının ne kadar olduğu, faturanın mahsubunun yerinde olup olmadığı tespitinin yapılamadığı, takipte talep edildiği ve beyanlardan açıkça anlaşıldığı üzere, 38.167,10-TL bedelli faturanın mahsup edildiği, tespit edilen 36.202,81-TL tutarı üzerinden hesaplama yapıldığı, 38.167,10-TL — 36.202,81 TL - 1.964,29-TL 28.348,15- TL — 1.964,29 TL 26.383,86-TL bakiye alacağı olabileceği, bu durumda dava konusu; İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında; 26.383,86 TL cari hesap alacağı, 26.383,86 TL takip çıkışı üzerinden asıl alacağa işleyecek Yıllık 9619,50 ve değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile tahsilinin talep edilebileceği görüşü ile raporlarını düzenlemişlerdir.
Bilirkişi Raporu: Bilirkişi... tarafından 02/06/2022 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Davacı yasal defter kayıt ve belgeleri dikkate alınarak haklı olduğuna karar verilmesi ve davalının, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın, 26.383,86.TL tutarındaki kısım içim iptali halinde, Takip sonrası faiz talebine ilişkin, 3095 Sayılı Kanun' (Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun) hükümlerine istinaden takip talebi tarihinden (03.10.2018), dava tarihine (23.11.2018) kadar geçen (51) gün için değişen oranda avans faizi 728,85.TL tutarında hesaplandığı, davacının talep ettiği icra inkar tazminatı 5.276,77.TL (26.383,86.TL X 9620) tutarında hesaplandığı görüşü ile raporunu düzenlemiştir.
Bilirkişi Raporu: Bilirkişi ... tarafından 03/07/2023 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Huzurdaki davada, Taşıyıcının alt taşıyıcıya zarar rücusunun çekişmeye konu edildiği, bu durumda bildirim zamanına ilişkin husus TTK'nın Zamanaşımı başlık 856 maddesinin 3. Fıkrasında düzenlenmiştir. 856 maddenin birinci fıkrasında eşya taşıması zararlarına ilişkin istem haklarının zamanaşımı | sene olarak belirlendiği ve TTK 856/3'de; “(8) Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar.” Hükmüne yer verildiği, 15.08.2018 günü meydana gelen zararı aynı gün öğrenen davacının, hasara ilişkin faturayı 29.09.2018'de (3 aylık bildirim zamanı içinde) davalı alt taşımacıya gönderdiği, 03.10.2018'de icra takibi başlattığı, 14.11.2018'de huzurdaki davanın ikame edildiği, dolayısıyla 3 aylık bildirim şartına uymak suretiyle | yıllık zamanaşımı süresi içinde istem haklarının kullanıldığı, Dava dosyasında mübrez evrak ve fotolardan, dava konusu taşımada, taşınan emtianın uygun şekilde araca yüklenip sabitlenmediği, kullanılan sabitleme malzemelerinin yol eğimiyle ortaya çıkan kaymayı engelleyecek mukavemeti sağlamadığı, emtianın araçta yerinden oynamaması için gerekli tedbirin alınmadığı, emtianın yol eğimine uygun tedbirler alınmaması sebebiyle kayarak araç kasasından düştüğü, dava konusu hasarın yol eğimine uygun olmayan istif ve yükleme sebebiyle emtianın araçtan kayarak düşmesi neticesinde meydana geldiği, 6102 sayılı TTK'nin 863/1. Maddesinde, veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça, özleşmeden, durumun gereğinden gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır” denildiği, dava dosyasına yükleme ve istiflemenin kimin sorumluluğunda olduğunu düzenleyen ayrıca bir sözleşme sunulmadığı, hasara konu ükün her paletinin yaklaşık 1.200 kg olmak üzere toplam 8328 kg olduğu ve yükün ekipman kullanılmadan yüklenemeyeceği göz önünde bulundurulduğunda, tedarikçinin adresinde yapılan yüklemenin dava dışı gönderici tarafça (yada göndericiyi temsilen tedarikçi firma) yapılmasının ticari teamüle uygun olduğu, dolayısıyla aksi ispatlanmadığı takdirde yükleme ve istifin TTK 863/1 hükmü uyarınca gönderen Borçelik firması tarafından yapıldığının kabulünün gerektiği, Dava konusu hasarın yükleme ve istif hatası sonucunda meydana geldiği ve yükleme - istifin TTK 863/1 uyarınca gönderen firma tarafından yapıldığı şeklinde kanaatimize Sayın Mahkemece de iştirak edildiği takdirde; dava konusu hasardan gönderen Borçelik firmasının dava konusu hasardan sorumlu tutulmasının tabi olduğu, diğer taraftan yerleşik Yargıtay içtihatlarında, yola ve yüke uygun yükleme yapma sorumluluğu gönderene ait olsa bile nakliyeyi yapan taşıyıcıların yol şartları, iklim şartları, ulaşım süresini en iyi bilen kişi konumunda olduğu ve emtiayı yerine sağlam olarak ulaştırma mükellefiyeti nedeniyle yükleme ve istifin doğru yapılıp yapılmadığını kontrol etme, gözetme, yolun şartlarına aykırı yükleme olması halinde bunu göndericiye bildirmekle yükümlü olduğu, bu bildirimi yapmasına rağmen gönderici aksine davranıyor ise, sevk evrakına şerh düşmek suretiyle ancak sorumluluktan kurtulabileceği, taşıyıcının yüklemeyi-istifi kontrol ve nezaret yükümlülüğünü yerine getirdiğini ispatlayamadığı takdirde yanlış yükleme sonucu oluşan hasardan gönderenle birlikte müterafik kusurlu sayılması gerektiği şeklindeki görüşün istikrar kazandığı ve taşıyıcıların kusur oranlarının 9625 ila 9650 arasında belirlendiği (Bkz: Örneğin Yargıtay Di. HD; —Esas:2015/5326 Karar:2016/2409, — Esas:2014/12388 Karar:2014/18690, Esas:2015/10599 Karar:2016/5173, Esas:2014/19167 Karar:2015/1264, — Esas:2020/1869 — Karar:2021/1757, — Esas:2019/4882 — Karar: 2019/8088), dava dosyasında, malı teslim alan taşımacılarca hatalı yüklemeye ilişkin gönderene karşı öne sürülmüş ihtirazi kayıt içeren herhangi bir kanıt bulunmadığı, bu bilgiler ışığında davacı ve davalının gönderenle birlikte müterafik kusurlu olup olmadığı hususunda takdirin Mahkemede olduğu, Mahkemece davacı ve davalının yükleme konusunda gönderenle birlikte müterafik kusurlu olduğuna karar verildiği takdirde, davacı asıl taşıyıcı ve davalı taşıyıcının, zararın kendi kusur oranlarına isabet eden kadarından müteselsilen sorumlu olacakları (TTK m. 888(3)), (Örneğin; Sayın Mahkemece gönderenin yanlış yükleme dolayısıyla kusur oranını *460 olarak belirlediği takdirde, taşıyıcılar 9040 oranında kusurlu olacak ve taşıma sonucu meydana gelen zararın 9040'ından müteselsilen sorumlu olacaklardır.) Davacı tarafından hasarın tamamı gönderene ödenmişse de, ödemenin mahkemece taşımacılar için belirlenecek kusur oranını aşan kısmından davalının mesul olmayacağı, kusur oranı nispetinde belirlenecek ödemenin de ne kadarının davacı tarafından davalıya rücu edilebileceği Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, TTK 882. maddesinin 1. Fıkrası uyarınca, 8328 kilogram olan hasarlı emtianın "eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarih" (TTK. 882/4) itibari ile tazminat değeri sınırının 8328 kg x 6,7990 (15.08.2018 tarihli SDR/TRY) x 8,33 — 471.661,86 TL hesaplandığı, tazminat sınırı davaya esas talep edilen tazminatın çok üzerinde olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 880. Maddesinin ikinci fıkrasındaki "Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir." hükmü uyarınca tazminat miktarı belirlenirken malın fatura bedelit gümrük-liman-acente masraflarından oluşan bedelden malın hasarlı bedelinin indirilmesi gerektiği, daha önceki bilirkişi raporlarında taşımadaki toplam hasarın, “Hasara uğrayan malların bedeli — hurda değeri — 36.202,81 TL” şeklindeki hesaplandığı, TTK. 880/2 uyarınca yapılan toplam hasar hesabının tarafımızca da uygun olarak değerlendirildiği, bu durumda ta ların sorumlu olacağı tazminat tutarının “36.202,81 TL x taşımacıların yanlış yüklemeyi kontrol etmemesi (nezaret yükümlülüğü) dolayısıyla Sayın Mahkemece belirlenecek kusur oranı” şeklinde hesaplanacağı, bu hesap sonucunda ortaya çıkan tutardan davacı ve davalının müteselsilen sorumlu olacağı, müteselsilen sorumlu olunan tutardan ne kadarının akdi taşıyıcı davacı tarafından fiili taşımayı gerçekleştiren davalı alt taşıyıcıya rücu edilebileceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, TTK. 880. Maddesi uyarınca yapılan hesaplama sonucu ortaya çıkan tazminat tutarı (36.202,81 TL x kusur oranı) TTK 882. madde gereğince hesaplanan sorumluluk sınırının (471.661,86 TL TL) altında olacağı için, TTK 886. Madde uyarınca sorumluluk sınırının kalkıp kalkmayacağına ilişkin “Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle" neden olunup olunmadığı hususunun değerlendirilmesine gerek bulunmadığı görüşü ile raporunu düzenlemiştir.
Bilirkişi Ek Raporu: Bilirkişiler ... ve ... tarafından 12/01/2022 tarihinde düzenlenen raporda özetle; 26/08/2021 tarihli Kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik olmadığı görüşü ile raporlarını düzenlemişlerdir.
Bilirkişi 2. Ek Raporu: Bilirkişiler ... ve ... tarafından 07/02/2023 tarihinde düzenlenen raporda özetle; 26/08/2021 tarihli Kök rapordaki görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik olmadığı görüşü ile raporlarını düzenlemişlerdir.
Dava: Taşıma sözleşmesinden kaynaklı, asıl taşıyanın ödediği hasar tazminatının davalı alt taşıyandan rücuen tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır
Tüm yasal düzenlemeler ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava dışı .... Tic. A.Ş'ye ait malların, 15.08.201 tarihinde taşıyıcı davacı tarafından alt taşıyıcı davalıya ait ... plakalı araç ile taşıttırılması esnasında, meydana gelen hasar sebebiyle, taşıyıcı davacının alt taşıyıcı icra takibi başlatmış, davalını itirazı üzerine dava açılmıştır. Taşıma işi sebebiyle, mallarda meydana gelen hasar bedeli, hurda değeri düştükten sonra dava dışı ... Tic. A.Ş tarafından, davacı taşıyıcıya 10.09.2018 tarihli 38.167,10 TL bedelli fatura ile fatura edildiği görülmüştür. Davacı taşıyıcı söz konusu fatura bedelini ödediği, alt taşıyıcının hasardan sorumlu olduğuna dayanarak, davalı alt taşıyıcı adına 26.09.2018 tarihli 38.167,10 TL bedelli “... Hasar Bedeli” açıklamalı fatura tahakkuk ettirdiği görülmüştür.
Davalı, "borçelik nakliye hasar bedeli" açıklamasına sebep olabilecek herhangi bir hasara sebebiyet verilmediğini, iddia olunan hasar ile müvekkili arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, var olduğu iddia edilen hasarın yazılı olarak ve hemen bildirilmesinin gerekeceğini, BK ve TTK' nın m.889 " açık hükümlerine göre herhangi bir hasardan dolayı müvekkiline rücu edilemeyeceğini ve davanın reddini savunmuştur.
Hasarın davalı alt taşıyıcı şoförünün taşıması esnasında meydana geldiği sabittir.
TTK'nın Zamanaşımı başlık 856 maddesinin 3. Fıkrasında düzenlenmiştir. 856 maddenin birinci fıkrasında eşya taşıması zararlarına ilişkin istem haklarının zamanaşımı | sene olarak belirlendiği ve TTK 856/3'de; “(8) Rücu haklarına ilişkin zamanaşımı, rücu alacaklısının, zararı ve rücu borçlusunu öğrendiği tarihten itibaren, üç ay içinde zarar hakkında rücu borçlusuna bildirimde bulunmuş olması şartıyla; rücu alacaklısına karşı mahkeme kararının kesinleştiği günden, kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan hâllerde ise, rücu alacaklısının borcu ifa ettiği tarihten itibaren işlemeye başlar.” Hükmüne yer verildiği,15.08.2018 günü meydana gelen zararı aynı gün öğrenen davacının, hasara ilişkin faturayı 29.09.2018'de (3 aylık bildirim zamanı içinde) davalı alt taşımacıya gönderdiği, 03.10.2018'de icra takibi başlattığı, dava tarihinin 14.11.2018 olduğu, 3 aylık bildirim şartına uymak suretiyle | yıllık zamanaşımı süresi içinde istem haklarının kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşımada, taşınan emtianın uygun şekilde araca yüklenip sabitlenmediği, kullanılan sabitleme malzemelerinin yol eğimiyle ortaya çıkan kaymayı engelleyecek mukavemeti sağlamadığı, emtianın araçta yerinden oynamaması için gerekli tedbirin alınmadığı, emtianın yol eğimine uygun tedbirler alınmaması sebebiyle kayarak araç kasasından düştüğü, dava konusu hasarın yol eğimine uygun olmayan istif ve yükleme sebebiyle emtianın araçtan kayarak düşmesi neticesinde meydana geldiği, 6102 sayılı TTK'nin 863/1. maddesinde, “5 veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun izleşmeden, durumun gereğinden biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır” denildiği, yükleme ve istiflemenin kimin sorumluluğunda olduğunu düzenleyen ayrıca bir sözleşme sunulmadığı, hasara konu yükün her paletinin yaklaşık 1.200 kg olmak üzere toplam 8328 kg olduğu ve yükün ekipman kullanılmadan yüklenemeyeceği göz önünde bulundurulduğunda, tedarikçinin adresinde yapılan yüklemenin dava dışı gönderici tarafça (yada göndericiyi temsilen tedarikçi firma) yapılmasının ticari teamüle uygun olduğu, dolayısıyla aksi ispatlanmadığı takdirde yükleme ve istifin TTK 863/1 hükmü uyarınca gönderen ... firması tarafından yapıldığı kabul edilmiştir.
Yerleşik Yargıtay içtihatlarında, yola ve yüke uygun yükleme yapma sorumluluğu gönderene ait olsa bile nakliyeyi yapan taşıyıcıların yol şartları, iklim şartları, ulaşım bilen kişi konumunda olduğu ve emtiayı yerine sağlam olarak ulaştırma mükellefiyeti nedeniyle yükleme ve istifin doğru yapılıp yapılmadığını kontrol etme, gözetme, yolun şartlarına aykırı yükleme olması halinde bunu göndericiye bildirmekle yükümlü olduğu, bu bildirimi yapmasına rağmen gönderici aksine davranıyor ise, sevk evrakına şerh düşmek suretiyle ancak sorumluluktan kurtulabileceği, taşıyıcının yüklemeyi-istifi kontrol ve nezaret yükümlü getirdiğini ispatlayamadığı takdirde yanlış yükleme sonucu oluşan hasardan gönderenle birlikte müterafik kusurlu sayılması gerektiği şeklindeki görüşün istikrar kazandığı ve taşıyıcıların kusur oranlarının %25 ila %50 arasında belirlendiği görülmektedir.
Dava konusu hasarın yükleme ve istif hatası sonucunda meydana geldiği, gönderen ... firmasının dava konusu hasardan sorumlu tutulmasının tabi olduğu, malı teslim alan taşımacılarca hatalı yüklemeye ilişkin gönderene karşı öne sürülmüş ihtirazi kayıt içeren herhangi bir kanıt bulunmadığından davacı ve davalının yükleme konusunda gönderenle birlikte müterafik kusurlu olduğunun kabul edilmiştir. Davacı asıl taşıyıcı ve davalı taşıyıcının, zararın kendi kusur oranlarına isabet eden kadarından müteselsilen sorumlu olacağı (TTK m. 888(3) Davacı tarafından hasarın tamamı gönderene ödenmişse de, ödemenin taşımacılar için belirlenecek kusur oranını aşan kısmından davalı mesul olmayacaktır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 880. Maddesinin ikinci fıkrasındaki "Eşyanın hasara uğraması hâlinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir." hükmü uyarınca tazminat miktarı belirlenirken malın fatura bedelit gümrük-liman-acente masraflarından oluşan bedelden malın hasarlı bedelinin indirilmesi gerektiği, toplam hasarın, “Hasara uğrayan malların bedeli — hurda değeri — 36.202,81 TL” şeklindeki hesaplandığı, TTK. 880/2 ye göre taşımacıların sorumlu olacağı tazminat tutarının “36.202,81 TL x taşımacıların yanlış yüklemeyi kontrol etmemesi (nezaret yükümlülüğü) dolayısıyla kusur oranı” şeklinde hesaplanacağı, bu hesap sonucunda ortaya çıkan tutardan davacı ve davalının müteselsilen sorumlu olacağı,
TTK 882. maddesinin 1. Fıkrası uyarınca, 8328 kilogram olan hasarlı emtianın "eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarih" (TTK. 882/4) itibari ile tazminat değeri sınırının 8328 kg x 6,7990 (15.08.2018 tarihli SDR/TRY) x 8,33 — 471.661,86 TL- hesaplandığı, tazminat sınırı davaya esas talep edilen tazminatın çok üzerinde olduğu anlaşılmaktadır.
TTK 886. Maddesine göre “Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle" neden olunması ile ilgili herhangi bir delil sunulmadığından bu maddenin değerlendirilmemiştir.
Davacı tarafından, davalı aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası ile 03.10.2018 tarihinde 28.348,15.TL tutarında asıl alacak için icra takibi başlattığı, Davacının ticari defterlerinin incelenmesinde, 2017-2018 dönemi defter-i kebir ve yevmiye defterleri, e-defter olarak tutulmuş, beratları, zamanında ve usulüne uygun alınmış olduğu, fiziki tutulan envanter defterlerinin açılış noter tasdiki, zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırıldığı, HMK 222 madde delili niteliğinde olduğu, davacı yasal defterlerine göre; davalı 28.348,15.TL tutarında borçlu olduğu, Davaya konu, davacı tarafından davalıya düzenlenen “... Hasar Bedeli” açıklamalı 26.09.2018 tarih ... no.lu 38.167,10.TL tutarındaki faturanın, davacı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, Davalının, davacıdan kayıtlı alacağının, davaya konu fatura öncesinde 9.818,95.TL tutarında olduğu, söz konusu fatura sonrasında 28.348,15.TL tutarında davalının borçlu duruma geldiği tespitinin yapıldığı,
Emtia hasar miktarı 36.202,81 TL olduğu, Göndericiye ödenen tazmiatın, 38.167,10 TL olduğu, dava dışı göndericinin %60 kusurlu kabul edildiği, davacı taşıyıcı ve davalı alt taşıyıcı %40 müterafik kusurlu olduğu “36.202,81 TL x taşımacıların yanlış yüklemeyi kontrol etmemesi (nezaret yükümlülüğü) kusur oranı” şeklinde hesaplanacağı, bu hesap sonucunda ortaya çıkan tutardan davacı ve davalının müteselsilen sorumlu olacağı, 36.202,81 TL ödenen tazminatının %40'ının 14.481,13 TL olduğu, bu bedelin yarısının 7.240,56 TL olacağı, davalının mahsup talebinin bulunduğu, davacı ticari defterlerinde dava konusu hasar fatura kaydından önce 9.818,95 TL davalı alacağının bulunduğu, 7.240,56 TL nin mahsup edilmesi halinde davacının bakiye rücu alacağının bulunmayacağı kanaati ile davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının davasının REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60. TL harçtan peşin alınan 342,38. TL harcın mahsubu ile bakiye 85,22. TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,
-
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davalı yararına takdir olunan 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Dava tamamen reddedildiğinden; davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Dava tamamen reddedildiğinden; davalı tarafın yaptığı 100,00. TL davetiye ve posta giderinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine,
-
Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57