İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/220 E. 2024/214 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/220
2024/214
18 Mart 2024
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/220 ESAS
KARAR NO : 2024/214 KARAR
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/04/2017
KARAR TARİHİ : 18/03/2024
Mahkememizde görülen Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... " ... Yatakları" olarak tanınan bir çok markayı nezdinde barındıran ve yatak mobilya sektöründe Türkiye'yi başarasıyla temsil eden bir firma olduğunu, müvekkilinin elde ettiği ticari başarılar nedeniyle hatırı sayılır bir malvarlığa sahip olduğunu, kendi başarılarının dışında ailesinden dolayı da ciddi bir malvarlığa sahip olduğunu, bu durumun davalılardan ... tarafından çok iyi bir şekilde bilindiğini, ... Ltd Şti 'mim ise oluklu mukavva üreten bir firma olduğunu, ... Ltd Şti alacaklılarının sürekli olarak diğer davalı ... tarafından müvekkiline yönlendirilmesi ve müvekkilinin arkadaşına yaptığı yardımlar bir yana piyasaya olan 3. Kişi borçlarını da ödemek zorunda kalması nedeniyle, müvekkilinin ... ve ... Ltd Şti 'den alacağının giderek artmaya devam ettiğini, müvekkilinin ... T.A.Ş. Den kullanılan krediye kefil olduğunu, kredi tarihinin 23/03/2015 tarihli ve 590.000 € bedelli olduğunu, müvekkilinin bu kredi sözleşmesine 6.500.000,00 TL sınırlı olmak üzere şahsen müteselsil olarak kefil olduğunu, müvekkilinin asıl gayesinin arkadaşına yaptığı iyilik sonucunda uğradığı maddi zararı kısmen de olsa kapatabilmek iken arkadaşına duyduğu inanç sonucunda yine kullanılan kredi kapsamında kefaletten dolayı borçlu konuma düştüğünü, kısacası kurumayan bir bataklığa sırf arkadaşına duyduğu güvenden dolayı daha da saplandığını, davalılar tarafından kredinin ödenmemesi nedeniyle ... müvekkilnin malvarlığını bildiğinden doğrudan müvekkilinin hedef alındığını ve müvekkilinin ticari itibarının bankalar nezdinde de yitirmemek adına kredi borcu olan 590.000,00 € 'nun büyük bir kısmının ... Amblaj Ltd Şti'ye kefil sıfatıyla ödemek zorunda kaldığını, iş bu davanın tarihi itibariyle halen ödemelerin devam etmesi nedeniyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 159.560,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Görev itirazlarının bulunduğunu, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ayrıca birleştirme taleplerinin bulunduğunu, dilekçede bahsi geçen borç para verme iddiasının tefecilik kapsamında bir açıklama olduğunu, suç duyurusunda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili ...'in ... Ltd Şti isimli şirketin %90 oranında hissedarı olduğunu, müvekkili ..., davacıyı yaklaşık 20 yıldan bu yana tanıdığını, müvekkilinin piyasanın durgunluğundan dolayı nakite sıkıştığını ve maddi durumunun iyi olduğunu bildiği arkadaşı davacıdan borç para talep ettiğini, davacının da faizi mukabilinde borç para verebileceğini belirttiğini ve bir kısım paraların aktarıldığını, yapılan ödemelerin davacı tarafından faize tutulduğunu, yapılan ödemelerden sonra müvekkili ve davacının baş başa yaptıkları görüşmelerde alınan borç paraların ne şekilde ödeneceğinin gündeme geldiğini ve taraflar arasında varılan mutabakat neticesinde müvekkili ..., yetkilisi olduğu ... Ltd Şti'ndeki %50 hissesinin 40'ını ve aynı şirketin diğer ortağı olan ...'in de aynı şekilde sahibi olduğu %50 hissesini 40'ını davacıya devretmeyi kabul ettiğini, müvekkili şirketin açıkça ve kötüniyetle hortumlandığını, tüm mallarının ve müşterileriyle birlikte yedlerine geçiren ve devlete karşı borçlandıran davacı ve eşinin artık müvekkili şirketten nemalanabilecekleri herhangi bir kaynak kalmayınca müvekkillerinden ... ile irtibat kurularak içinin boşaltıldığını, davacı iyi niyetli olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE:
İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi'nce; "...dava konusu yapılan ve ... T.A.Ş ... Şube Müdürlüğü hesap dökümünden anlaşıldığı üzere 1.652.590,00 TL tutarında kredinin 24.03/2015 tarihinde davalı ... Ltd Şti'nin hesabına geçtiği ve aynı gün ... Ltd Şti hesabına 1.665.000,00-TL olarak transfer edildiği, Ticaret Sicilinden gelen yazı cevabna göre ... Ltd Şti'nin faaliyet durumunun faal olduğu, şirket temsilcisinin ... olduğu, yetki başlangıç tarihinin 18/04/2017 tarihi bitiş tarihinin 18/04/2032 olduğu yetki şeklinin münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğunun belirtildiği, netice olarak davacının çekmiş olduğu krediyi bir gün sonra kendisine ait farklı bir şirkete aktardığı, bu nedenle talep edebileceği herhangi bir alacağın bulunmadığı..." gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verildiği,
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... E. - ... K. Sayılı 27/09/2023 tarihli karar ilamında; "Davanın genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ve kefil tarafından ödenen borcun, kefalet ilişkisine dayanılarak, asıl borçlu ve diğer kefil olan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, mahkemece uyuşmazlığın genel kredi sözleşmesinden ve sözleşmeye dayalı kefillik hükümlerinden kaynaklandığı ve bankalara ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının TTK'nın 4. maddesi gereğince ticari iş niteliğinde sayılacağı gözetilerek görevli mahkeme olan Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden görevsizlik kararı verilmesi yerine işin esasına girilerek karar verilmesinin doğru olmadığı..." gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının resen kaldırılmasına karar verilmiş ve dosya mahkememize gönderilmiştir.
Dava; Banka Genel Kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır.
...nun 114/c.maddesinde mahkemenin görevi dava şartı olarak sayılmıştır.
Yine ...nun 115/1. Maddesi uyarınca "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır."
Bu kapsamda dosya mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiş aşağıdaki hususlar tespit olunmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK.nun 5. Maddesi: (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
(2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 25/11/2021 tarihli ... karar sayılı kararı ile; "...Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir.
Bu itibarla; 1) 13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23/02/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20/06/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle ... numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine" karar verilmiştir.
Banka Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan ve kefil tarafından ödenen borcun, kefalet ilişkisine dayanılarak, asıl borçlu ve diğer kefil olan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkin davada, temel uyuşmazlığın genel kredi sözleşmesinden ve sözleşmeye dayalı kefillik hükümlerinden kaynaklandığı ve bankalara ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davası olduğu anlaşılmakla HSYK tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 2 nci bendi gereğince İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin münhasıran görevlendirilmesi nedeniyle anılan mahkemede davanın görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ve dava dosyasının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi (Finans Mahkemesi Sıfatı ile) olduğu anlaşılmakla, ...nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
-
Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne (Finans Mahkemesi Sıfatı ile) GÖNDERİLMESİNE,
-
...nun 331/2.maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/03/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57