SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/911 E. 2024/180 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/911

Karar No

2024/180

Karar Tarihi

7 Mart 2024

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/911 Esas

KARAR NO : 2024/180

DAVA : İtirazın İptali (Kaçak Elektrik kullanımından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 10/11/2023

KARAR TARİHİ : 07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle;Dava dosyasının görevli mahkemelerin genel mahkemeler olduğunu, kaçak elektriğin kullanıldığı adres mahkemeniz sınırları yetkisi içerisinde bulunduğundan huzurdaki davaya bakmakta mahkemenizin yetkili olduğunu, davalı taraf ... Elektrik Dağıtım A.Ş Konak işletme bakım müdürlüğüne bağlı ... Konak/İzmir adresinde bulunan 10430645 tesisat ve ... sözleşme hesap nolu abone sayacının abonesi/ kullanıcısı /yetkilisi olduğunu, kurum ekipleri tarafından yapılan kontrolde adresteki tesisata bağlı kaçak elektrik kullanıldığını, kaçak elektrik durum tutanağı ile tespit edildiğini, EPDK hükümleri gereği kaçak ve revizyon tahakkuku yapıldığını, davalı /borçlu ... kullandığı kaçak elektrik bedelini ödemediğinden hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile 1.387,51- TL kaçak elektrik kullanım bedeli olduğunu, 2,22-TL gecikme zammı, 0,40-TL KDV olmak üzere toplam 1.390,13-TL alacak için icra takibinin başlatıldığını, ödeme emri borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun 29.05.2023 tarihli itirazı üzerine icra takibinin durulduğunu, arabuluculuk konusunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, yukarıdaki nedenlerle, davalarının kabulüne, davalı borçlunun haksız itirazının iptalini talep ettiklerini, takibin devamına ve alacağın % 20 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile yargılama gideri, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BEYAN:Davalı asil duruşmada tekrar ettiği 07/03/2024 tarihli yazılı dilekçesinde özetle;... Elektrik A.Ş 2023 tarihinde sayaç okuma ve bildirme hakkında yeni bir uygulama getirdiğini, ... abone numarasının gerek tahsilat gerekse borç ödeme bildirimine makbuz vermeyip telefona mesaj yollama yoluna gittiğini, 2023 Ocak ayından beri bu abone numaralarına yatırdığı borçların telefon kayıtlarının da silindiğini, komşusu İbrahim beyin telefonuyla ... hesabından yatırdığı ödemeni dahi gözükmediğini, elektriğin usulsüzlükle kullanılmasının da ... elektriğin uygulama hatası sonucu acil durumda bulunulması sebebiyle kullanılmak üzere enerji kullandığını, kaçak veya bir usulsüzlük yapmadığını, borcu varsa ödeyebileceğini, borcunun ... nolu abone kayıtlarına işlenmediği için yatmadığını, bankadan ödeme talimatını oğlunun yaptığını, icra takibi yapılacağına ödeme tebligatı yapılsaydı sorun kalmayacağını beyan etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:

İcra Dosyası:İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı ... Elektrik A.Ş tarafından, davalı borçlu... aleyhine, 1.387,51 TL asıl alacak, 2,22 TL işlemiş faiz, 0,40 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 1.390,13 TL alacak için ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu ...'a 22/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ... 24/05/2023 tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği, itiraz üzerine icra müdürlüğünce alınan 29/05/2023 tarihli kararla takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.

Esnaf/Tacir Araştırması: Davalı tarafın gerçek kişi olması nedeniyle esnaf/tacir olup olmadığının tespiti için yazılan yazılara verilen cevaplardan; İzmir ticaret sicilinde durumunun 07.04.2014 tarihinde terk olduğunu, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasında kaydının bulunmadığı, İşletme Hesabı Esasına göre defter tuttuğu tespit edilmiştir.

Dava; kaçak elektrik kullanımı nedeniyle uğranılan maddi zararın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.

Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari ava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.

TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.

5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir.

19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.

Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından, davalı gerçek kişinin kaçak elektrik kullandığının tespit etmeleri üzerine, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağına dayanılarak hesaplanan kaçak elektrik bedelinin tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takip durduğundan, itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalının işletme esasına göre defter tuttuğu, ticaret sicildeki tacir kaydının ise 04/07/2014 tarihinde terkin edildiği, kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle davalı gerçek kişinin tacir sıfatını haiz olmadığı, davalının tacir sıfatına sahip olmaması sebebiyle davanın nispi ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, kaçak elektrik kullanımı haksız fiil niteliğinde olup TBK’nunda düzenlendiği, buradan hareketle davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, Yargıtay .... HD:'nin ... esas, ... kara sayılı, 03/11/2015 tarihli, ... esas, ... karar sayılı, 25/01/2016 tarihli yargı yeri belirleme kararlarının, Yargıtay .... HD'nin ... esas, ... karar sayılı, 21/03/2016 tarihli kararının da aynı yönde olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,

  2. Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

  3. HMK.nun 331/2.maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,

ilişkin, davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/03/2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

İtirazınİptaliKaynaklanan)izmirkullanımındanElektrik(Kaçak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim