SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/767 E. 2024/136 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2017/767

Karar No

2024/136

Karar Tarihi

22 Şubat 2024

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/767 Esas

KARAR NO : 2024/136

DAVA : Menfi Tespit (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 12/07/2017

KARAR TARİHİ : 22/02/2024

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafların ...'nun mirasçıları olduğunu Murisin sağlığında imzaladığı ve vermiş olduğu Çeklere ilişkin (ancak her ne hikmetse Çeklerin akıbeti bilinmediğinden ve ibraz edilmediğinden) örnek 7 olarak İlamsız İcra Takibine konu edilmiş olduğunu, Alacaklı olarak görünmekte olan firma ve yetkilileri Terörle mücadele kapsamında değerlendirilen bir firma olarak bilindiği, davacıların babası muris ... vefatından önce gerçekleştirmiş olduğu İş yeri devri ile ilgili işlemlerle ilgili olarak Mirasçılar tüm ödemeleri gerçekleştirdiğini, bu husunun banka kayıtları ve Ticaret Defter Kayıtları ile sabit olduğunu, İcra takibine konu İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya davacı taraflar tebliğ edilmediği gibi herhangi bir şekilde davacı tarafların bilgisi dahilinde gerçekleşen bir işlem de olmadığını, alacaklı görünen firma ile davacıların murise ait firma arasında imzalanan sözleşme ve bağlı verilen çek bedelleri davacı tarafların Murisine ait ... Şubesi'nden ödenmiş olduğunu, 1 adet çek bedeli kalmış olup, alacaklı şirket sahiplerinin eşi olan ...'a ödenmiş olduğunu, bu ödeme de kendisinin beyanı gereği çeki kaybettiğinden bahisle yerine senet verilmiş olmakla, İstanbul .... İcra Dairesi'nin... sayılı İcra dosyasına (davacı taraflara herhangi bir ihtarat, muacceliyeti gerektiren bir işlem yapılmadan) alacaklı... olarak görünen ve şu anki İcra dosyası olan İzmir .... İcra Dairesi'nin de alacaklı vekili olarak görünen Av.... hesabına Türkiye ... Bankası (İban No: ...) 233.300,00 TL olarak 11/04/2017 tarihinde ödenmek sureti ile alacaklı görünen şirkete borç tamamıyla ödenmiş olduğunu,... ile davacıların herhangi bir ticari alışverişi bulunmadığını, mahkemenin takdir edeceği üzere alacaklı şirket vekili ve ilgili dosyalardan anlaşılacağı üzere... ismindeki şahıs vekili aynı vekiller olduğunu, ilk olarak bakılması gereken hususun alacaklı olarak görünen şirkete ait ticari defterlerin getirtilerek, davacılardan alacaklarının ortaya konmasına, ikincisi hususun ise bu borç ilişkisine bağlı bugüne kadar aldıkları ödeme miktarlarının ilgili bankalardan müzekkere ile soruşturularak hesaplamanın yapılabilmesi açısından değerlendirilmek üzere bilirkişi marifetiyle tespiti gerekmekte olduğunu, davacıların alacaklı görünen ve maalesef kesinleşen İcra Takibindeki gibi bir borcu bulunmadığını, alacaklı görünen şirket kayıtları ile davacıların murisine ait şirket ve banka kayıtları incelendiğinde borçlu olmadıklarının ortaya çıkacağını, belirtilmesi gereken farklı bir hususta bahse konu alacak miktarları ile birlikte... tarafından kötü niyetle defalarca açılmış ve itiraz edildiği halde itirazın iptali yapılmamış aynı alacaklı vekilleri marifetiyle devam eden İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası, İzmir .... İcra Dairesi'nin... sayılı İcra dosyası ve İzmir ... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası davaya konu alacakla ilgili daha önceki tarihteki İcra Takibi bulunmakta olduğunu, aynı davacı taraflar tarafından yürütülen ve aynı nedenle dayanan alacak miktarları yönünden hem şirket hem kişinin alacaklı olamayacağının aşikar olduğunu, alacaklının talep ettiği miktarın daha önce başka bir vasıta ile kaybolduğundan bahisle verilen aynı tarihlere ait yazılan senedin zaten ödendiğini, bu konuda mahkeme vasıtası ile belirtilen İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyasına akıbet sorulduğunda tüm gerçeklerin ortaya çıkacağını, 200.000,00 TL'lik senet verildiğini ve bu senedin ...'nun el ürünüyle verilmiş olduğunu söz konusu senet ...'na ait olmasa dahi, murisin mirasına halel getirmemek ve borçlarına sadık bir aile olduklarından dolayı ödeme yaptıklarını, İcra Takibine konu edilmesi de tamamen alacaklı şirket ve...'ın kötü niyetli olarak muacceliyet bildirmemesinden ve kendilerine ulaşılamamaktan kaynaklanmakta olduğunu, ulaşılması halinde zaten davacı tarafların ödemeye hazır olarak beklemekte olduklarını, çünkü mali durumları uygun olduğu gibi murise ait herhangi bir borç bırakmamak istememelerinden kaynaklandığını, Ticaret Kanunu gereği davaya konu İcra Takibine bakıldığında, ibraz edilmiş bir çek olmadığı gibi, daha önceden söz konusu çekin 200.000,00 TL'si ödendiğinden dolayı, %10 çek tazminatı talep edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, biraz edilen ve geçerli bir çek bulunmadığını, geçerli ve ibraz edilen bir çek olmadığından ve herhangi bir tebligatla muacceliyet oluşmadığından dolayı da ve mükerrer ödeme olacağı düşünüldüğünde %03 komisyon ve faiz talep edilmesinin de mümkün olmadığını, davaya konu çek ile ilgili olarak İzmir .... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası ile aynı alacak kalemlerini kapsamakta, borcun sebebi bile aynı kalemlerle gösterilmekte, aynı vekiller vasıtası ile devam etmekte olduğunu, ancak itiraz edilen söz konusu icra takibine devam edilmemekte, itirazın iptali açılmamakta, dava konusu takip açılarak haksız menfaat elde edilmek istenmekte olduğunu belirterek, açıklanın tüm bu nedenlerle, (tüm icra dosyaları ve kayıtlar getirildiğinde görüleceği'ni) ve duruşmalar sırasında ortaya çıkacak sebeplerden dolayı, öncelikle kötü niyetle açıla takibin teminatsız (İzmir ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası getirildiğinde teminatsız olarak durdurulacağı sabit iken) ve-veya teminatlı durulmasına (İcra Dairesi tarafından konan tüm icra-i işlemlerin kaldırılması yönünde ara karar verilmesini), İzmir .... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyasına konu 05/10/2016 keşide tarihli, 225.000,00 TL çek'e bağlı yapılan takibin 25.000,00 TL haricindeki tüm İcra Takibi rakamlarının (Çek'te ibraz edilmediğinden ve ödeme yapıldığından dolayı çek tazminatı, komisyonu ve faizi yönünden), ödendiğinden dolayı ve mükerrer takip yapılamayacağından takibin iptalini, İzmir .... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyasına konu 05/10/2016 keşide tarihli, 225.000,00 TL çek ile ilgili, İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına ödeme yapıldığından dolayı ve İzmir ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile aynı konuda kötü niyetli daha önce takip yapıldığından, davacı tarafın borçlu olmadıklarının tespitine, kötü niyetle hareket ederek, ödenmiş olan ve hatta dava konusu icra takibinden önce başka bir takiple talep edilmiş olan (İzmir ... İcra Dairesi'nin... sayılı icra dosyası) olmadıklarının tespitini, kötü niyetle hareket ederek, ödenmiş olan ve dava konusu icra takibinden önce başka bir takiple talep edilmiş olan (İzmir... İcra Dairesi'nin... sayılı dosyası) davacıların ticari hayatlarına onarılmaz zararlar veren bankanın %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların İzmir .... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına konu 225.000,00 TL bedelli çekin 200.000,00 TL'sinden dolayı borçlu olmadığının tespiti amacı ile menfi tespit davası açmış olduğunu, davacı tarafın bu iddiasına dayanarak olarak da takibe konu 05/10/2016 keşide tarihli çekin zayi edilmesi üzerine, davalı taraf 05/02/2017 vadeli, 200.000,00 TL bedelli senedi verdiğini ve bu senet ile 225.000,00 TL'lik çekin, 200.000,00 TL'lik anaparasını ödediğini iddia etmekte olduğunu, davacı tarafın bu savunmasının asılsız olduğunu, davalı şirket ile davacıların murisi ... (vekaleten ... imzalanmıştır) arasında "İşyerleri Devir Sözleşmesi" imzalanmış olduğunu, davacı tarafların bu sözleşmeyi kabul ettiklerini, ancak pek dile getirmeyerek sadece (borcumuz yoktur, çek ve senet takas yapıldı" gibi soyut ve belgesiz iddialarla maddi gerçeği örtmeye çalışmakta olduğunu, dilekçe ekinde sunulan taraflar arasında imzalı sözleşme incelendiğinde davacı tarafların iddialarının mesnetsiz olduğunun görüleceğini, adı geçen sözleşmeye göre davacı tarafların murisi olan ...'nun (Devralan) ile davalı...(Devreden) arasında, davalı şirkete ait 2 adet mağazanın devri için toplam 2.130.000,00 TL karşılığında anlaşıldığını ve bu bedele ilişkin olarak ... da, davalı şirkete kıymetli evrakları verilmiş ve mağazalar davacı tarafların murisine demirbaş ve stokları ile devredilmiş olduğunu, sözleşme gereği 500.000,00 TL nakit ödenmiş olduğunu ve aşağıdaki lehtarı... olan 7 adet senet ve lehtarı ... olan 2 adet çek davalı şirkete teslim edilmiş olduğunu,

-120.000,00 TL tutarlı ve 12/08/2016 keşide, 15/01/2017 vadeli senet,

-120.000,00 TL tutarlı ve 12/08/2016 keşide,15/02/2017 vadeli senet,

-140.000,00 TL tutarlı ve 12/08/2016 keşide,13/03/2017 vadeli senet,

-200.000,00 TL tutarlı ve 12/08/2016 keşide,05/11/2016 vadeli senet,

-200.000,00 TL tutarlı ve 12/08/2016 keşide,05/12/2016 vadeli senet,

-200.000,00 TL tutarlı ve 12/08/2016 keşide,05/01/2017 vadeli senet,

-200.000,00 TL tutarlı ve 05/02/2017 vadeli senetler olduğunu,

-225.000,00 TL tutarlı ve 05/09/2016 vadeli çek,

-225.000,00 TL tutarlı ve 05/10/2016 vadeli çek,

Sözleşmede açıkça görüleceği üzere gerek bu meni tespit davasına konu edilen 05/10/2016 keşide tarihli çek de davacıların bu çek zayi edilince ona mahsuben verdiğini iddia ettiği 12/082/2016 keşide tarihli, 05/02/2017 tarihli, 200.000,00 TL bedelli senet de bu sözleşmede ayrı ayrı zikredildiğini, dolayısı ile davacı tarafların 12/08/2016 keşide tarihli 05/02/2017 tarihli 200.000,00 TL bedelli senedin, 05/10/2016 keşide tarihli, 225.000,00 TL bedelli çeke mahsuben verildiği iddiası gerçek olmadığını, davacı tarafların tamamen kötü niyetle bu çeke karşı ödeme iddiası ile menfi tespit davası açtıklarını, davacı tarafların da kabulünde olduğu gibi davalı şirketin sözleşmeye konu lehtarı... olan 6 adet senet ile lehtarı ... olan 1 adet davalı şirket yetkilisi... tarafından 20/09/2016 tarihinde ... AVM'de ... mağazasında iken çantasının çalınması sureti ile zayi edilmiş olduğunu, bu hırsızlık olayını ve tarihe ilişkin kamera kayıtları da mevcut olduğunu, olay Savcılığa intikal ettirildiğini, olayın yaşanmasının hemen ardından aynı gün davalı şirketin, davacı tarafları telefon ile arayarak durumdan haberdar edilmiş olduğunu (aynı güne ait görüşme ve telefon kayıtlarını gerekir ise bildireceklerini) ve çekin ödenmemesi için bankaya talimat verdiklerini, hemen İzmir'e giderek ertesi gün (21/09/2016) Balçova Nüfus Müdürlüğü'nden yeni nüfus cüzdanını çıkarttırdıklarını, 21/09/2016 tarihinde zayi olan çek ve senetlerle ilgili olarak da zayi ve iptal davaları açtıklarını, takibe konu çekin de bu şekilde zayi kararı olan çek olduğunu, belirttikleri üzere herhangi bir takas olayı yaşanmış olsa idi, 20/09/2016 tarihinden sonra yaşanmasının gerektiğini, ancak çekte, senette 04/08/2016 tarihinde iş yerleri devir sözleşmesi ile teslim edildiğini, senaryoya göre senedin düzenlenme tarihi de 20/09/2016 tarihinden sonra olması gerekirken, 12/08/2016 olduğunu, yani davacı tarafların beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, ayrıca davacı tarafların itirazında "25.000,00 TL'lik anapara haricindeki tüm alacak kalemlerine" itiraz ettiklerini belirttiklerini, bunun dene ide 225.000,00 TL'lik çeke karşılık 200.000,00 TL'lik senet verdiklerini iddia etmeleri olduğunu, ödedikleri sadece 200.000,00 TL'lik senet olmasında dolayı, 225.000,00 TL'lik çeke karşılık mecburen bu senedi takas def'i olarak ileri sürmek mecburiyetinde kalmışlar ve senaryoda 25.000,00 TL'lik bir açık oluştuğunu, bu kısmı da kabul etmekte olduklarını, ancak kaybolan bir çeke karşılık 25.000,00 TL'lik eksik şekilde bir senet verilmekte olduğunu, mantıklı bir izahın mümkün olmadığını, bu iddiaların kurgu olduğunu en az bariz şekilde gösteren başka bir delil de bu 25.000,00 TL'lik açıkta kalan kısım olduğunu, mahkeme tarafından verilen tedbir kararının haksız olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların hiç birisi yerinde olmadığını, bu nedenle de tedbir kararından dönülmesinin gerektiğini, aksi kanaatle tedbir kararı verilecek olsa dahi tedbir kararının 200.000,00 TL dışındaki paraları kapsamadığını ve menfi tespit davasına konu 200.000,00 TL'yi aşan ödemelerin icra dosyasından alacaklıya ödenmesini karar verilmesini talep etmekte olduğunu, davacı tarafların kötü niyeti de sabit olduğundan ötürü ve takibin durmasına da sebebiyet verilmesinden dolayı davacı taraflar aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, tüm bu sebeplerle davacı tarafların davasının reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, ihtiyati tedbire itirazlarının kabulü ile tedbirin kaldırılmasını, bu talebin reddi halinde tedbir kararının 200.000,00 TL dışındaki paraları kapsamadığını ve menfi tespit davasına konu 200.000,00 TL'yi aşan ödemelerin icra dosyasından alacaklıya ödenmesini, davacı tarafların davasının reddini, davacı taraflar aleyhine asıl alacağın %20'siniden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar ve kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı taraflardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

KANITLAR: İzmir .... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası fiziki olarak celp edilmiştir.

İzmir ... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası fiziki olarak celp edilmiştir.

İzmir ... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası fiziki olarak celp edilmiştir.

İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası UYAP sistem üzerinden ve fiziki olarak celp edilmiştir.

İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... sayılı soruşturma dosyasının tümü UYAP sistemi üzerinden celp edilerek, dosyanın açık veya kapalı olup olmadığı, dosya üzerinden dava açılıp açılmadığına ilişkin birden fazla müzekkere yazılmıştır.

İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.

İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.

İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tümü UYAP sistemi üzerinden celp edilerek, dosyanın karara çıkıp çıkmadığı, kesinleşip kesinleşmediği hususunda birden fazla müzekkere yazılmıştır.

İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tümü UYAP sistemi üzerinden celp edilerek, dosyanın karara çıkıp çıkmadığı, kesinleşip kesinleşmediği hususunda birden fazla müzekkere yazılmıştır.

İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas,... Karar sayılı dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 11/01/2023 tarihli ... Esas,...Karar sayılı kararıyla, 25/12/2019 tarihli mahkeme kararının kaldırıldığı, mahkemelerinin ... Esası'na kayıtlandığına ilişkin UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.

İzmir .... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyasından 35.593,35 TL teminat üzerine haciz konulduğuna dair UYAP sistemi üzerinden bilgiler celp edilmiştir

Davacı ...'nun Nüfus kayıt örnekleri UYAP sistemi üzerinden sorgulanmıştır.

Bilirkişi Prof. Dr. ... ve SMM Bilirkişi ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden 21/09/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.

-21/09/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;

Dosya kapsamı, davacı ticari defterleri ve dayağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve raporun "İnceleme ve Değerlendirmeler" bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda;

-2016-2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222. maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK.'nın 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı HMK.'nın 222. maddesine göre delil vasıf değerlendirmesinin takdiri mahkemeye ait olmak üzere; 6102 sayılı TTK. 64/3. maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2016-2017-2018 yılı yevmiye defterleri için süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı,

-Davalının dava konusu dışındaki 2015 yılı ticari defterlerini sunmuş olması nedeniyle tespit yapılmadığı,

Davacıya ait ticari defter kayıtlarında;

-Davacı ticari defterlerinde devir tarihi itibariyle davalı hesabının açılışının 690.152,55 TL ile yapıldığı, 10/08/2016 tarih 231 no'lu yevmiye maddesinde 04/08/2016 vadeli 225.000,00 TL, 225.000,00 TL ve 236.000,00 TL 3 adet çek verildiği kaydının bulunduğu, bu çeklerden 225.000,00 TL tutarlı 1 adet çekin ödenmediği ve 2016 yılından 2017 yılına 229.152,55 TL davacı borcunun devrettiği,

-2017 yılında ... no'lui yevmiye maddesinde "11/04/2017-.../10/2016 VADELİ ÖDENMEYEN ÇEKİN BEDELİ" açıklaması ile 233.300,00 TL ödeme kaydığının bulunduğu, bu ödeme ile davacı borcunun kalmadığı,

-Diğer ödeme ve senetlere ilişkin verilme ve ödeme kaydının bulunmadığı,

Davacının İncelemeye sunduğu belgeler üzerinde ve yapılan incelemelerde;

  1. 18/08/2016 tarihli ... Dekontu ile (236.000,00 TL+236.000,00 TL) 472.000,00 TL'nin ... tarafından .... ... hesabına ödendiği, davacı elinde 04/08/2016 düzenleme tarihli 17/08/2016 vadeli... adına 500.000,00 TL tutarında senedin bulunduğu, 472.000,00 TL'nin bu senede istinaden ödendiği, (sözleşmedeki nakit tutar)

  2. 06/09/2016 tarihli ... Dekontu ile borçlusu ..., Alacaklıs.... ... adına 225.000,00 TL+225.000,00 TL olmak üzere 450.000,00 TL'nin gönderildiği,

  3. 27/01/2017 tarihli belgede... Alacaklı, ... Borçlu, 05/01/2017 vadeli senedi elden teslim ettim karşılığında 200.000,00 TL elden teslim aldım açıklamasının ve ... ad. soyad. Tc. imza ve kimlik fotokopisi ile bahse konu senedin bulunduğu,

  4. 11/04/2017 tarihli TC. ... Dekontunda ... hesabından İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası için Alacaklı... adına vekili olarak görünen Av. ... hesabına, Türkiye ... Bankası hesabına 233.000,00 TL'nin gönderildiği,

Buna göre davacının davalıya toplam 1.355.000,00 TL ödeme yaptığı, ayrıca ...'nun İzmir .... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra sevgi dosyasına teminat olarak 310.573,00 TL teminat yatırıldığı,

  1. Somut olayda takibe konu 05/10/2016 düzenleme tarihli (ileri tarihli çek düzenlenebildiği için vade olarak değerlendirilmelidir.) 225.000,00 TL bedelli çekin 20/09/2016 tarihinde çalındığı, davacının bu çeke istinaden davalıya verdiğini söylediği senedin, 200.000,00 TL tutarlı ve 12/08/2016 keşide tarihli olduğu, ayrıca bu senedi İstanbul .... İcra Dairesi'ne 233.000,00 TL olarak ödediği beyanında bulunduğu, tarihlerin karşılaştırılmasında bir uyumsuzluk olduğu, bahsi geçen 12/08/2016 keşide tarihli, 05/02/2017 vadeli, 200.000,00 TL tutarlı senedin taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye istinaden verildiği, takdirinin mahkememizde olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Bu hususta nihai takdir mahkemeye aittir.

  2. Somut olayda çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi yapılmadığı, çeke dayalı olarak başvuru yoluna gidilmediği, temel ilişkiye dayalı olarak ilamsız takip yapıldığı için çek komisyonu ve çek tazminatı talebinin yerinde olmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Zira TTK. 783/3'de düzenlenen çek tazminatı ve TTK. 810'da düzenlenen komisyon ücretinin talep edilebilmesi için çekin usulüne uygun olarak muhatap bankaya veya takas odasına ibraz edilmesine rağmen karşılıksız kalması gerekir.

  3. İzmir... İcra Dairesi'nin... sayılı İcra dosyasından kaynaklı olarak borçlu olmadığının tespitini istemiş olsa da, bu icra dosyasındaki alacaklının... olduğu, mezkur davada ise...'a karşı bir husumet yönetilmediği kanaatine varılmıştır. Bu hususta nihai takdir mahkemeye aittir.

GEREKÇE :

Dava, İcra İflas Kanunun 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.

Öncelikle uyuşmazlığa konu menfi tespit davası ve kötü niyet tazminatına ilişkin yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır: Borçlu, aslında borçlu olmadığı veya borçlu olmadığına inandığı bir borcu ödememek için, alacaklının takip yapmasını veya dava açmasını bekleyebilir. Bu durumda aleyhine başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edebilir ve itiraz üzerine takip duracağından, alacaklı bu itirazı bertaraf ettirmek için harekete geçtiğinde, alacaklının itirazın iptali veya kaldırılması talebi üzerine, borçlu bu konudaki savunmalarını genel mahkemede veya icra mahkemesinde ileri sürebilecektir.

Diğer hâlde borçlu, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunması hâlinde borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir (İİK. m. 72/2).

Alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür (İİK. m. 72/3). Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açarak bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamayacaktır. Zira borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukuki bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki bu da istirdat davasıdır (Pekcanıtez H., Atalay O., Özkan, M. S., Özekes, M.: İcra ve İflas Hukuku, s.156-164).

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK.) 72. maddesi uyarınca yukarıda açıklanan şekilde menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Anılan maddenin 5. fıkrası aynen "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz" hükmünü içermektedir.

05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 15. maddesi ile 2004 sayılı İİK.'nın 72/5. fıkrasında yer alan "yüzde kırkından" ibaresi "yüzde yirmisinden" olarak değiştirilmiştir.

Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötü niyetli olmasıdır (Kuru, B.: İcra ve İflas Hukuku, 2006, s. 334, 335).

Başka bir ifadeyle; İİK.'nın 72. maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacının üzerindedir.

Sonucu beklenilen İzmir... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; Müştekinin ..., şüphelinin..., suçun şantaj ve Tehdit olduğu, ilgili Dosyanın İzmir .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştiği anlaşılmıştır.

İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas,... Karar sayılı dosyasının incelemesinde; Bu davaya konu senet dışındaki 05.08.2016 tanzim tarihli 15.11.2016 vadeli 200.000,00 TL bedelli senet, 05.08.2016 tanzim tarihli 05.12.2016 vadeli 200.000,00 TL bedelli senet, 05.08.2016 tanzim tarihli 15.01.2017 vadeli 120.000,00 TL bedelli senet, 05.08.2016 tanzim tarihli 15.02.2017 vadeli 120.000,00 TL bedelli senet, 05.05.2016 tanzim tarihli 15.03.2017 vadeli 140.000,00 TL bedelli senet bedeli ile İzmir .... İcra Dairesi'nin Davacı...'ın müteveffa ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... aleyhine, İzmir .... İcra Dairesi'nin... sayılı İcra dosyası ile yapmış olduğu takibe itirazın iptali davası olduğu, davada davanın kısmin kabulüne karar verildiği ve verilen kararın bozularak ... Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.

İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas, ... Karar sayılı dosyasının incelemesinde; Davacının...ve Gereçleri San. San. Ltd. Şti. olduğu, davanın hasımsız çek iptali davası, dava konusu çekin Müşterisi ... ... Şubesine ait,... çek numaralı, 225.000 TL bedelli çek olduğu ve bu çek hakkında davanın kabul edilerek ilgili çekin zayi olduğunun tespitine karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

Bu davaya konu yapılan İzmir ...İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyasının yapılan incelemesinde; alacaklının... olduğu, Borçluların ..., ..., ... ve ... oldukları, takibin konusunun 225.000 TL bedelli çek ve 05.08.2016 Tarihli işyeri devir sözleşmesi olduğu anlaşılmıştır.

Davacının menfi tespit talebi ile açtığı davaya konu icra dosyasında alacaklının... olduğu ancak dava dosyasında alacaklının Tasfiye Halinde...ve Gereçleri San. ve Tic. Ltd. Şti olduğu, dava dışı alacaklı ... ile davalı Tasfiye Halinde...ve Gereçleri San. ve Tic. Ltd. Şti'nin farklı kişiler olduğu, icra takibi yapıldıktan sonra açılan menfi tespit davasında davalının takip alacaklısı olması gerektiği dikkate alındığında davanın pasif husumet ehliyet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacının, davalı Tasfiye Halinde ... ve Gereçleri San. Tic. Ltd. Şti aleyhine açmış olduğu davanın, pasif husumet ehliyet yokluğu nedeniyle, USULDEN REDDİNE,

  2. Peşin alınan 4.052,31 TL harçtan maktu harç tutarı olan 427,60 TL'nin mahsubu ile fazladan alınan 3.624,71 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACILARA İADESİNE,

  3. Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

  4. Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın usulden reddine karar verildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalı tarafa verilmesine,

  5. HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacılar tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının gerekçeli karar tebliğ masraları düşüldükten sonra ve karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 22/02/2024

Katip ...

¸E-imza

Hakim ...

¸E-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

TespitcevapödenmeyenkanıarMenfiİşletmeninvadeliçekin(TicariVeyaSatılmasıizmirDevrindenhükümKaynaklanan)bedeli"

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim