SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/974 E. 2023/971 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/974

Karar No

2023/971

Karar Tarihi

4 Aralık 2023

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/974

KARAR NO : 2023/971

DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 28/10/2022

KARAR TARİHİ : 04/12/2023

Mahkememizde görülen davanın dosya üzerinde yapılan incelemesi sonucunda;

İDDİA ;

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin 29/08/2017 tarihinde Kuşadası'nda ışık kontrollu kavşaktan kendisine yanan yeşil ışık ile geçiş yaptığı sırada Kuşadası yönünden Selçuk yönüne doğru seyir halindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu ağır yaralandığını, bu konuda İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ... Esas sayılı tazminat davasının açıldığını, yapılan yargılamada aldırılan bilirkişi raporlarında kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusursuz bulunduğunu, kazaya karışan araç sürücüsünün % 80 oranında kusurlu bulunduğunu, ayrıca kazanın meydana gelmesinde yol yapım ve bakımından sorumlu kurum ve kuruluşların da % 20 kusurlu bulunduğunu, yine söz konusu davada aldırılan bilirkişi raporunda müvekkilinin % 70 oranında kalıcı iş göremez olduğunun belirlendiğini, ayrıca müvekkilinin tek başına hayatını sürdüremeyeceğinin de rapor edildiğini, davalı taraf ile dava şartı zorunlu arabuluculuk görüşmesi sonucu sulh olanamadığını, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında Ankara Adli Tıp İhtisas Dairesi’nden kusur raporunun aldırıldığını, müvekkilinin maluliyetine ilişkin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden adli sağlık kurulu raporunun aldırıldığını, müvekkilinin sosyo-ekonomik durum araştırmasının yaptırıldığını, açılan bu davanın, sözü edilen dava ile bağlantılı olduğunu belirterek, davanın 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak kabulü ile şimdilik müvekkilinin sürekli iş göremezlik nedeniyle uğradığı zararı için 500,00 TL, hayatını tek başına sürdüremeyeceği için 500,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, bu davanın hukuki yarar ve usul ekonomisi gözetilerek İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.

CEVAP ;

Davalı tarafa dava dilekçesi ile tensip tutanağı 14/01/2023 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmiş, yasal süre içerisinde devaya cevap vermemiştir.

Davalı vekili dava dilekçesi tebliğ edilmeden önce vermiş olduğu 16/09/2022 tarihli beyan dilekçesi ile özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen hususları kabul etmediklerini, öncelikle davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, davacı tarafın tazminat isteklerinin zamanaşımına uğradığını, 19/08/2017 günü saat 00:20 sıralarında davalı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı kamyonet ile Kuşadası'ndan Selçuk yönüne doğru seyir halinde iken 2 km + 800 m'de yer alan ışık kontrollü kavşaktan kendisine hitaben yanan yeşil ışıkta geçiş yaptığı sırada kendi yönüne göre sol taraftan sağ tarafa doğru yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı yaya ...'ya aracının ön kısmı ile çarpması sonucu davaya konusu kazanın gerçekleştiğini, kaza tespit tutanağına göre kazaya etken yol sorununun olmadığının, kazanın üç yönlü kavşakta gerçekleştiğini, aydınlatmanın ve trafik lambalarının olduğunun belirtildiğini, kazanın oluşumunda araç sürücüsü ...'ın KTK'nın 84. maddesine göre hızını azaltmayarak kusurlu olduğunu, davacı ...'nın aynı kanunun 68/1-B-3 maddesini ihlal ettiğini, raporda müvekkili idarenin % 20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş ise de yolda araç trafiğini olumsuz etkileyecek bir sorunun bulunmadığını, bunun kaza tespit tutanağından da anlaşıldığını, yolda yatay ve düşey bir işaretleme eksikliğinin bulunmadığını, kazanın araç sürücüsünün ve yayanın dikkatsiz ve tedbirsizliğinden kaynaklandığını, müvekkilinin bir ihmali veya eksikliğinin bulunmadığını, dilekçesi ekinde kaza yerine ilişkin tutanak ve resimlerin sunulduğunu, kazanın olduğu yerde yapılan işaretlemenin standartlara uygun yapıldığını belirtmiştir.

GEREKÇE ;

Dava; trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasıdır.

Bu dava ilkin İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... Esas sayısı ile açılmış ve mahkemenin 03/11/2022 tarihli birleştirme kararı ile birlikte mahkememizin ... Esas sayılı davası ile birleştirilmiştir. ... Esas sayılı dava dosyasında 01/12/2023 tarihinde yapılan duruşmada ise "birleşen davanın tefrik edilerek başka esas kaydının yapılmasına" karar verilmiştir. Bu kararın ardından eldeki dava mahkememiz nezdinde ... Esas sayısını almıştır.

Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, dava şartları arasında yer aldığından, mahkememizin davaya bakmaya görevli olup olmadığı yönünden dosya üzerinden inceleme yapılmıştır.

01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı kanunun 5/3. maddesinde; “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” düzenlemesine yer verilmiştir.

Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Diğer yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmıştır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına sahip olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir diğer anlatımla, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeleri ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.

Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır.

Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; eldeki davada trafik kazası nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen manevi zararın tahsili istenmiştir. Uyuşmazlığın dayanağı haksız fiildir. Taraflar tacir değildir. Uyuşmazlık, tarafların ticari işletmesiyle de ilgili değildir. Dava, bu özelliği itibariyle mutlak ve nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyecek ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlığın varlığından söz edilemeyecektir. Uyuşmazlığın çözümü genel mahkemelerin görev kapsamında kaldığından, aksi uygulama, Asliye Ticaret Mahkemelerinin kuruluş amacına ve niteliğine aykırı düşecektir. Durum böyle olunca; tarafların tacir olmaması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklanmaması nedeniyle mahkememiz görevli olmayıp, davanın çözümünde 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;

  1. Mahkememizin görevsiz olması, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1. c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,

  2. Kararın kesinleşmesinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine

  3. Harç ve yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,

  4. 6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin iki haftalık süre içerisinde gönderme isteğinde bulunmaması durumunda "davanın açılmamış sayılmasına" karar verilerek, aynı karar ile yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinin 2. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca karara bağlanmasına,

Dair; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2023

Başkan ...

¸E-imza

Üye ...

¸E-imza

Üye ...

¸E-imza

Katip ...

¸E-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

veMaddiFiilden(HaksızizmirManevihükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:03

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim