İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/997 E. 2023/675 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/997
2023/675
14 Eylül 2023
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/997 ESAS
KARAR NO : 2023/675 KARAR
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2021
KARAR TARİHİ : 14/09/2023
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin Gaziantep ilinde faaliyet gösteren, her türlü ambalaj ürünlerinin üretimini, pazarlamasını ve alım-satımını yaptığını, aldığı işi eksiksiz ifa eden bir firma olduğunu, bunların dışında teknolojik ürünlerin de alım satım işi ile uğraştığını, işinde oldukça başarılı bir şekilde ilerlemeye devam ettiğini, ifa ettiği işin mahiyeti gereği ülkemiz sınırları içerisinde faaliyet gösteren birçok firma ile ticari ilişkilerde bulunduğunu,... ve Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş ile de... Çuval ürününün satışı konusunda anlaştığını, müvekkilinin üzerine düşen edimi eksiksiz bir biçimde ifa ettiğini, davalı ile aralarındaki sözlü akde istinaden teslim etmesi gereken emtiaları davalı tarafa teslim etmesine rağmen davalı tarafın müvekkile hiçbir ödeme yapmadığını, davalı müvekkil ile gerçekleştirdiği şifahi görüşmelerde işbu borcu müvekkile ödeyeceğini beyan ederek müvekkili oyaladığını, lakin aradan geçen zamana rağmen borcun ödenmediği için müvekkili tarafından Torbalı İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, ancak takibin davalının itirazı sebebiyle durdurulduğunu, davalının sunmuş olduğu borca itiraz dilekçesinde "Müvekkil Şirket ticari defter ve kayıtları ile alacak iddiası hakkında mutabakat sağlanamaması nedeniyle talep edilen alacak iddiasını kabul etmiyoruz..." denildiğini, davalı taraf anılan borca itiraz dilekçesinde de görüleceği üzere davacı müvekkil ile aralarında bir ticari ilişki olduğunu, müvekkilin alacaklı olduğunu da ifa ettiğini, ancak müvekkilinin davalı ile akdedilen sözlü anlaşmaya sadık kaldığını, teslim etmekte yükümlü olduğu ''çuval'' niteliğindeki emtiaları davalının uhdesine bıraktığını, fakat davalının müvekkilinden teslim aldığı ve hatta kullandığı emtia bedellerini müvekkiline ödemediğini, müvekkilinin davalı yandan alacaklı olduğu hususu müvekkili tarafından davalı yana düzenlenen faturalar ile ortada olduğunu, muharrer husus müvekkiline ait ticari defter ve belgelerin incelenmesine müteakip de şüpheye mahal vermeyecek bir açıklık ile ortaya çıkacağını, işbu dava açılmadan evvel müvekkilinin davalı uhdesinde yer alan alacağının anlaşma yolu ile tahsil edilmesi umuduyla ve dava şartı olduğu için ile taraflarınca Torbalı Arabuluculuk Bürosu ... Büro dosya numaralı, ... Arabuluculuk dosya numaralı arabuluculuk dosyası ikame edildiğini, ancak işbu görüşmelerden de bir sonuç alınamadığını, sonuç olarak; davacı müvekkilinin davalı ile aralarında yer alan sözlü anlaşmaya itimat ederek teslim ettiği emtia bedelini bugün gelinen aşama itibari ile hala tahsil edemediğini, davalının ise haksız eylemleri ile müvekkili mağdur ettiğini, anılan icra takip dosyasına itirazı ile müvekkilinin alacağını tahsil etmesini zorlaştırmaya çalıştığını, açıkladığı nedenlerle; Torbalı İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takip dosyasına itirazın iptalini, takibin devamını, alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı yana tahmilini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine davacı tarafından açılan dava ile ilgili müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonunda mutabakat tesis edilemediğinden müvekkili aleyhine yapılan icra takibine haklı olarak itiraz edildiğini, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile de ortaya çıkacağını, dava konusu talepleri kabul anlamına gelmemek kaydı ile süresi içinde hukuki yarar yokluğu, dava şartı, yetki, görev, husumet ve zamanaşımı ilk itirazlarımızı da tekrar ettiğini, açıkladığı nedenlerle; davanın reddini, davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
İcra Dosyası: davacının 10.03.2021 tarihinde Torbalı İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasında davacının davalı aleyhine72.962,72 TLasıl alacak, 5.865,00TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 78.827,72TL alacak üzerinden takip başlattığı, borcun sebebini 16.04.2020 faiz başlangıç tarihli 72.962,72 TL tutarındaki . 15.01.2020 TARİH ... NOLU FATURA, 01.02.2020 TARIH ... NOLU FATURA, 07.04.2020 TARIH ... NOLU FATURA VE 01.06.2020 TARİH ... NOLU FATURALARDAN KALAN BAKİYE BORÇ 72.962,72 TL “ olarak gösterdiği, davalının 12.03.2021 tarihli dilekçesi ile asıl alacağa, işlemiş faize ve fer’ilerine, en geniş anlamda icra takibine itiraz ettiği takibin durduğu görülmüştür.
Bilirkişi Raporu: Bilirkişi... tarafından 07/09/2022 tarihinde düzenlenen raporda özetle; Davacının 2020 yılı yevmiye defteri, defteri kebir ticari defter kayıtlarının ve bu kayıtlara dayanak belgelerin birbirini doğruladığı, Türk Ticaret Kanunu'na ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun düzenlemelerine göre usulüne uygun olarak bilgisayar ortamında işlenmiş olduğu, defterler üzerinde herhangi bir silinti, kazıntı ve karalamanın bulunmadığı, TTK 64/1, 88/1’ e uygun şekilde tutulduğu, TTK 64/3, HMK 222/2 gereğince onay işlemlerinin yapıldığı, TTK 65/2 gereğince yazımların eksiksiz, doğru, zamanında ve düzenli olarak gerçekleştirildiği, TTK 66, 99 gereğince envanter ve bilançonun gereği gibi düzenlenmiş olduğu defterlerinin sahibi lehine delil olabilmesi için kanunun aradığı şartları taşıdığı, davacının 10.03.2021 tarihinde Torbalı İcra Dairesinin ... icra dosyasında davalı borçlu aleyhine 72.962,72-TL asıl alacak miktarı dayanağı; "16.04.2020 faiz başlangıç tarihli 72.962,72-TL tutarındaki 15.01.2020 Tarih ... Nolu Fatura, 01.02.2020 tarih ... Nolu Fatura, 07.04.2020 tarih ... Nolu Fatura Ve 01.06.2020 tarih ... nolu faturalardan kalan bakiye borç 72.962,72-TL “ denildiği, taraflar arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşme ve faturaların borçluya tebliğ edildiğine dair belge bilgiye rastlanılmadığı, davacı ticari defterlerinde davalının 01/01/2020 tarihinde 2019 yılından devreden 43.632,00-TL borcu olduğu, 15/01/2020-01/06/2020 tarihleri arasındaki süre içinde davalıya (132.962,72-43.632,00=) 89.330,72-TL tutarında ... çuval mal teslim edildiği, bu mallar için fatura düzenlendiği, davalının yaptığı (25000+20000+15000=) 60.000,00-TL ödemelerde hangi faturaya istinaden ödeme yaptığı hususu belirtmediği davacı ticari defter kayıtlarında göre en son 01/06/2020 tarihi itibariyle kalan açık cari hesap borç ilişkisinden kaynaklı 72.962,72-TL davalı borcuna istinaden 10/03/2021 icra takip tarihine kadar faturalardan doğan davacının alacağı için ödeme yapılmadığı, davalının kesin vade belirlenmediği 6102 sayılı TTK’nun 1530 maddesi de nazara alındığında davalının icra takip tarihi itibarıyla borcunun muaccel hale geldiği 10/03/2021icra takip tarihi itibarıyla davacının, davalıdan 72.962,72-TL (asıl) alacağının bulunduğu görüşü ile raporunu düzenlemiştir.
Dava; Alım satım ilişkisi kapsamında faturadan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Taraflar arasında alım satım ilişkisinden kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğu, düzenlenen fatura ve cari hesaptan kaynaklanan davacı alacağı nedeniyle davalı aleyhine takip başlatmış olduğu görülmüştür.
Davalı yapılan icra takibini haksız olduğunu ve davanın reddini savunmuş, mahkememizce verilen kesin sürede ticari defter ve kayıtlarını sunmamış yerlerini bildirmemiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; Davacı 2020 yılı yevmiye defteri, defteri kebir ticari defter kayıtlarının ve bu kayıtlara dayanak belgelerin birbirini doğruladığı,Türk Ticaret Kanunu'na ve Türkiye Muhasebe Standartları Kurulunun düzenlemelerine göre usulüne uygun olarak bilgisayar ortamında işlenmiş olduğu defterler üzerinde herhangi bir silinti, kazıntı ve karalamanın bulunmadığı, TTK 64/1, 88/1’ e uygun şekilde tutulduğu, TTK 64/3, HMK 222/2 gereğince onay işlemlerinin yapıldığı, TTK 65/2 gereğince yazımların eksiksiz, doğru, zamanında ve düzenli olarak gerçekleştirildiği, TTK 66, 99 gereğince envanter ve bilançonun gereği gibi düzenlenmiş olduğu defterlerinin sahibi lehine delil olduğu,
Davacı ticari defterlerinde, davalının 01/01/2020 tarihinde 2019 yılından devreden 43.632,00 TL borcu olduğu,15/01/2020- 01/06/2020 tarihleri arasındaki süre içinde davalıya (132.962,72-43.632,00=) 89.330,72 TL tutarında ... çuval mal teslim edildiği, bu mallar için fatura düzenlendiği, davalının yaptığı (25000+20000+15000=) 60.000,00 TL ödemelerde hangi faturaya istinaden ödeme yaptığı hususu belirtmediği davacı ticari defter kayıtlarında göre en son 01/06/2020 tarihi itibariyle kalan açık cari hesap borç ilişkisinden kaynaklı 72.962,72 TL davalı borcuna istinaden 10/03/2021 icra takip tarihine kadar faturalardan doğan davacının alacağı için ödeme yapılmadığı tespiti yapılmıştır.
28/07/2020 tarihli RG'de yayınlanan 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasanın 23. Maddesi ile 6100 sy HMK'nun "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması" başlıklı 222. Maddesinin 3. Fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi" ibaresinin, "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirildiği, bu yasal değişilik dikkate alındığında, "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği, değişikliğe ilişkin madde gerekçesinin "... Madde metni dışına çıkarılan "ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi" durumunun yerine "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterlerde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterlerinin ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterlerindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmedir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklinde olduğu, dolayısıyla davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden ve davacı defterlerindeki davacı lehine olan alacak kaydını hükümden düşürecek senet veya başka bir kesin delil sunmadığından, davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların davacı lehine delil olduğu ve davacının alacağının varlığını ticari defterleri ile ispatladığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin takipte işlemiş faiz talebinde bulunduğu,Taraflar arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla akdedilen sözleşme ve faturaların borçluya tebliğ edildiğine dair belge bulunmadığı ve davalının kesin vade belirlenmediği 6102 sayılı TTK’ nun 1530 maddesi de nazara alındığında davalının icra takip tarihi itibarıyla borcunun muaccel hale geldiği, işlemiş faiz talep edemeyeceği, 10/03/2021 icra takip tarihi itibarıyla davacının, davalıdan 72.962,72 TL (asıl) alacağının bulunduğu ve davalının takip talebinde yasal faiz talep edildiğinden taleple bağlılık kuralı gereği yasal faiz uygulanması gerektiği kanaatine varılmış,
Davacının davasının kısmen kabulüne,Torbalı İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında davalının; 72.962,72-TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin itirazın iptaline,takibin takip talebinde belirtilen şartlar altında devamına,
Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
- Torbalı İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında davalının; 72.962,72. TL asıl alacaktan oluşan borca ilişkin İTİRAZIN İPTALİ ile,
Asıl alacağa yıllık yasal faiz uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin talebin reddine
-
Alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.984,08. TL harçtan peşin alınan 952,05. TL harcın mahsubu ile bakiye 4.032,03. TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,
-
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 11.674,04. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davalı yararına takdir olunan 5.865,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. 13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00. TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre, 1.221,79. TL'lik kısmının davalıdan, 98,21. TL'lik kısmının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
-
Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 89,00. TL davetiye ve posta gideri, talimat mahkemesince yapılan 800,00. TL bilirkişi ücreti ve yine talimat mahkemesince yapılan 30,00. TL posta ücreti olmak üzere 919,00. TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 850,62. TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 59,30. TL başvurma harcı, 952,05. TL peşin alınan harç olmak üzere toplam 1.861,97. TL’nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı tarafın yaptığı bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/09/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:49