İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/849 E. 2023/672 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/849
2023/672
14 Eylül 2023
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/849 ESAS
KARAR NO : 2023/672 KARAR
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/11/2021
KARAR TARİHİ : 14/09/2023
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında 20.04.2010 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme gereği bağımsız tacir olduğuna inandıkları davalıya 05.01.2017 tarihi ile acentelik sözleşmesinin sona erdiği 05.01.2017 tarihleri arasında toplamda 178.863,93-TL hak ediş ödemesi yapıldığını, tablo ve ödeme dekontlarında davalıya ne kadar ödeme yapıldığının açıkça görüldüğünü, hak ediş ödemelerinin ticari defter ve kayıtlarında incelendiğinde de görüleceğini, davalının işçi olduğu iddiasıyla dava açtığını ve davada kıdem tazminatı ile davalının gerçeğe aykırı beyanlarla ileri sürdüğünü, müvekkili bünyesinde çalıştığı iddiası mahkemece dikkate alınarak işçilik alacakları yönünden hüküm kurulduğunu, müvekkilinin hak ediş alacaklarının iadesi amacıyla izmir ... İcra Dairesi ... E. icra takip dosyası ile icra takibi başlatmışsa da davalı taraf bu takibe itiraz ettiğini, davalının yapmış olduğu itirazın kaldırılması ve hak ediş alacaklarının iadesi için ttk-5/a gereği arabuluculuk başvurusunun taraflarınca yapıldığını, ... arabuluculuk numarasıyla açılan dosyada 24.09.2021 tarihinde yapılan görüşmelerde anlaşmaya varılamayıp anlaşamama yönünde son tutanak düzenlendiğini, davalının acente değil işçi olduğu iddiasında olduğunu ve İzmir ... İş Mahkemesi'nin bu yönde karar verdiğini, bu nedenle davalıya acente olduğu inancıyla yaptıkları hak ediş ödemelerinin taraflarına iade edilmesi gerektiğini, açıkladığı nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve hakları ile ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamını, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıya tahmilini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de davalı yana tahmilini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davada Ticaret Mahkemeleri'nin görevinin bulunmadığını ve görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu, davacı dava dilekçesinde hem davalının işçi olduğunu kabul etmekte hem de bu beyanına aykırı olarak Ticaret Mahkemesinde dava açtığını, müvekkilinin acente değil davacı şirket bünyesinde çalışan bir işçi olduğunu, taraflar arasında imzalanan vekalet sözleşmesinin muvazaalı olup aslında iş sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin işçi olması sebebiyle, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... e. sayılı dosyasına konu olarak talep edilen tutarın iş ilişkisinden kaynaklandığını, müvekkilinin işçilik alacaklarının tahsili amacıyla açılan İzmir ... İş Mahkemesi'nin ... e. ve ... k. sayılı dosyasında verilen karar ile müvekkilinin acente değil işçi olduğu hususunun sabit olduğunu, bu hususun davacı tarafından sunulan dava dilekçesinde de açıkça belirtildiğini, bununla birlikte davalı müvekkilinin gerçek kişi olduğunu, ticari kişiliği bulunmadığını, davacı tarafından yapılan baskı ve zorlama ile ... Taşımacılık Ltd. Şti. kurulmuş ise de müvekkilinin aynı şubede müdür olarak çalıştırıldığını, davacının alt işveren yönetmeliğine aykırı olarak müvekkilini baskı ile acente göstermeye çalıştığını, fakat yine davacının müvekkilinin işçi olduğunu dava dilekçesinde ikrar ettiği halde davayı görevsiz mahkemede açtığını, bu sebeple işbu davaya bakmaya görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin acente değil işçi olduğunu, esasında müvekkilinin 20/12/2003 - 30/06/2017 tarihleri arasında aralıksız olarak davacı kargo şirketinde önce kurye, sonrasında müdür yardımcısı en son ise müdür olarak çalışmasını sürdürdüğünü, önce Ege Bölge Müdürlüğü'nde eğitim aldığını daha sonra Doğanlar / Bornova şubesine kurye olarak atandığını, burada çalışırken davacı işveren şubeyi...Taşımacılık Ltd. Şti. olarak acenteye çevirdiğini ve müvekkilinin bu defa müdür yardımcısı yapıldığını, ...'nin sigortalı işçisi iken aynı yerde bu defa ...'nın işçisi gösterildiğini ve asıl işin aynı işçilerle görülmeye devam edildiğini, 2008 yılında davacı ... Kargo Paska / Kemalpaşa şubesine müdür olarak atandığını, bir süre sonra müvekkilinin ... kargo'nun sigortalı işçisi iken ... Kargo'nun baskı ve zorlaması ile acenteye çevrildiğini ve müvekkiline hile ve baskı ile acente sözleşmesi imzalatıldığını,... Taşımacılık Ltd. Şti.'yi kurduğunu fakat aynı şubede müdür olarak çalıştırıldığını, davacı şirketçe 4857 sayılı yasanın 2/6 maddesi ve 27010 sayılı alt işverenlik yönetmeliğine aykırı olarak davacı yanın "acente sözleşmesini imzalamazsan iş akdine son vereceğiz" baskısı sonucu kendi adına Sgk'da işlem gören şubesini acenteye çevirdiğini ve müvekkilini kendi şubesinde alt işveren / acente olarak gösterdiğini, kaldı ki taraflar arasında akdedilen sözleşme incelendiğinde acentenin temel unsuru olan bağımsızlığa tamamen aykırı olduğunu, söz konusu sözleşmenin hiçbir koşulda bağımsızlık unsuru taşımadığını, esasında bir iş akdi olduğunu, anılı acente sözleşmesi incelendiğinde aslında sözleşmenin hizmet akdi olduğunun ortaya çıkacağını, acente sözleşmesine göre müvekkilinin faaliyet alanı ve çalışma sınırları ile işçi alma ve çık... yetkisi ve başka kargolarla iş yapabilme yetkisinin olmadığını, müvekkilinin gün içinde topladığı tüm kargo gelirlerini gün sonunda davacı şirket bünyesine yatırmak zorunda olduğunu, iş yerinde yer alan belediye tarafından verilen açma ve çalıştırma ruhsatı ile işyerinin asıl kira sözleşmesinin ... Kargo adına olduğunu, müvekkilin gün içinde toplanan tutarlardan herhangi bir kazancı da bulunmadığını, kaldı ki sürekli ... Kargo tarafından denetlendiğini, hak edişlerin şubenin rutin kargo giderleri olduğunu, şube giderlerinin işçiden istenemeyeceğini, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, işbu davaya konu icra takibinin ve akabinde işbu davanın kötüniyetle başlatıldığını, bu husus emsal mahkeme kararları ile de açıkça ortaya konulduğunu, müvekkilini maddi ve manevi açıdan yıpratmaya çalışan davacı-alacaklı taraf aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıkladığı nedenlelre; öncelikle ticaret mahkemelerinin işbu davaya bakmaya görevi bulunmadığından görevli mahkeme İş Mahkemeleri olduğundan davanın görev yönünden usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili yönünden açılmış davanın esastan reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmesilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı yana yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, İzmir ... İş Mahkemesi' nin ... E. Sayılı dosyası, İzmir Bölge Aliye Mahkemesi ... Hukuk dairesi' nin ... E. ... K. Sayılı İlamı, Yargıtay ... Hukuk Dairesi' nin ... E. ... K. Sayılı İlamı
Dava; (Acentelik) sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde Ticaret Mahkemesi varsa Asliye Hukuk Mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
TTK.'nın 14. maddesine göre "Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir." Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; "iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir." düzenlemesi yer almaktadır.
Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.
Dosya kapsamından, Davalının davacı şirket aleyhine açtığı işçilik alacaklarına yönelik davada İzmir ... İş Mahkemesi' nin ... E. ... K. Sayılı Kararında; "...Davacı ile davalı arasında her ne kadar acentelik sözleşmesi mevcut ise de emsal olarak sunulan kesinleşmiş mahkeme kararları ile yargıtay ilamları ile davacı ile davalı arasındaki ilişkinin kira sözleşmesinin davalı şirket adına yapılması acentelik ortaklık durumunun ... Kargonun onayı olmaksızın değiştirilemeyeceği ve tanık beyanlarına göre de acentenin çalıştıracağı işçileri davalı şirketin onayına sunuyor olması çalışma düzeninin mesai saatlerinin davalı şirket tarafından tespit ediliyor olması birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki ilişkinin acentelik sözleşmesi kapsamında değil hizmet sözleşmesi kapsamında işçi işveren niteliğinde olduğu, davalının tüm işçilik hak ve alacaklarından davalı şirketin işveren olarak sorumlu olduğunu kabul etmek gerekmiştir..." şeklinde değerlendirme yapıldığı, davanın kısmen kabul -kısmen reddedildiği, kararın İstinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğu, davacı vekilince dava konusu talep hakkında AYM' ne Bireysel Başvuruda bulunduklarını beyan ederek bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de; Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunduğundan bu talep mahkememizce kabul edilmemiş, taraflar arasındaki ilişkinin işçi - işveren ilişkisi olduğu acentelik ilişkisi bulunmadığı, davanın TTK' da düzenlenen mutlak ve nispi ticari davalardan olmadığı, işçi - işveren ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli mahkemelerin İş Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK'nun 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE,
-
HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içinde kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde gönderilme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli Nöbetçi İzmir İş Mahkemesine gönderilmesine,
-
HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, Dair, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/09/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:58:49