İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1492 E. 2024/75 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2017/1492
2024/75
31 Ocak 2024
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1492
KARAR NO : 2024/75
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2017
KARAR TARİHİ : 31/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 27/09/2016 tarihinde davalı ...'nın kullandığı ... plakalı aracın davacıya çarpması ile oluşan trafik kazası neticesi yaralamadan ötürü 9 Eylül Ünv.'ne kaldırıldığı, Avusturya Lins kentinde ameliyatlar olduğu halen tedavi görmeye devam ettiği, tedaviye ilişkin evrakların sunulduğu, ... hakkında İzmir... ASCM'nin ... esas ve ... Karar sayılı kesinleşmiş dosyası ile ceza verildiği, kusurun davalıda olduğu belirtilerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesi, 30.000,00 TL manevi tazminatın yine kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan ( sigortanın kapsam içinde olması halinde) tahsili ile davacıya verilmesi talebinin yanı sıra yargılama gider ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasının talep edildiği görülmüştür.
Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; İzmir ... ASCM'nin dosyasında verilen kararın davalının Türkçe bilmemesi sebebi ile anlayıp anlamayacağı gözetilmeden tebliğe çıkarıldığı bunun yargılamada da sabit olduğu, davacı tarafça ileri sürülen iddiaların yerinde olmadığı, ceza dosyasında müvekkilinin haklarının kısıtlandığı bu kapsamda kanun yoluna başvuru süresinin kaçırıldığı, eski hale getirme başvurusunda bulunulduğu, kaza ile olay arasındaki nedensellik bağının davacının yaralanmasının ve yaralanma sebebi ile maddi tazminat talep edilip edilmeyeceğinin ayrıca bir inceleme gerektirdiği belirtildiği ve vekalet ücreti ve yargılama giderinin de davacı üzerinde bırakılmasının talep edildiği görülmüştür.
Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğu, teminat kapsamında sorumluluğun bulunduğu, mevcut dosya üzerinden ATK'dan kusur raporu alınmasının özürlülere verilecek sağlık kurul raporları hakkında yönetmelik kapsamında rapor alınmasının talep edildiği ayrıca ceza dosyasındaki uzlaşmasının varlığı halinde araştırılması gerektiği hesaplanın ise TRH 2010 tablosu kullanılarak 1.8 teknik faiz üzerinden inceleme yapılması gerektiği, manevi tazminatın ise poliçe teminat dışı olduğu belirtilerek vekalet ücreti ve yargılama giderinin de davacı üzerinde bırakılmasının talep edildiği görülmüştür.
Davalı ...'a dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap vermediği anlaşılmakla taraf teşkilinin sağlandığı, dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlandığı görülmekle tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
İzmir 9 Eylül Ünv.'ne, İzmir ... ASCM'nin... esas sayılı dosyasına, davalı ... şirketine, SGK'ya yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüş kusura ilişkin dosyanın adli trafik bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 05/10/2019 tarihli raporun, EGE ATK tarafından maluliyete yönelik hazırlanan 09/08/2019 tarihli raporun ve maluliyete ilişkin İstanbul ATK ...ihtisas Kurulunca hazırlanan ön rapor ve bu ön rapor kapsamında 9 Eylül Ünv. Hastanesine yazılan sevklere ilişkin durum bildirir kanaat raporlarının ve İstanbul ATK ... İhtisas Kurulunca hazırlanan 28/06/2022 tarihli raporun, İstanbul ATK Genel Kurulunca hazırlanan 11/04/2023 tarihli raporunun ve aktüer bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 03/01/2024 tarihli raporların dosya arasında olduğu anlaşılmıştır.
Kusura yönelik kazandırılan ve taraflara tebliğ edilmekle birlikte davalı ... tarafından itiraza uğrayan 20/12/2019 tarihli raporun incelenmesinde davacı yanın kusursuz, davalı ...'nın tam kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce maluliyetin tespitine yönelik davacı asilin EGE ATK'ya sevkine karar verilmiş ise de hastaneden gelen azı cevabında müracaatın olmadığı anlaşılmakla evrakın geri çevrildiği, yeniden tevdisi üzerinen EGE ATK'dan alınan 09/08/2019 tarihli raporda özetle; 2013 tarihli Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında davacının % 20 oranında sürekli maluliyetinin oluştuğu, tıbbi iyileşeme süresinin olaydan itibaren 4 ay olarak kabulünün mümkün olduğu, şahsın ruhsal şikayetlerinin olması halinde bunun ayrıca değerlendirilmesi gerektiği yönünde kanaat bildirildiği anlaşılmış rapora yapılan itirazlar kapsamında dosya bu sefer İstanbul ATK'ya tevdi edilmiş adı geçen birim tarafından 14/08/2020 tarihli ön rapor sunulmakla birlikte DEU Hastanesine sevkine karar verilmiş ve buradan alınan raporlar kapsamında araya deprem sebebi ile erteleme, davacı asilin yurt dışında olması sebebi ile ön rapor kapsamındaki eksikliğin giderildiğine kanaat getirilmekle İstanbul ATK ... İhtisas Kurulunca 02/02/2022 tarihinde şahsın muayenesinin de yapılarak raporun dosyaya sunulacağı bildirilmekle muayene gün ve saatinin tebliğ işlemi yapılmış olup ATK İkinci İhtisas Kurulunca hazırlanan 28/06/2022 tarihli raporda az önce belirtilen yönetmelik kapsamında davacının % 13 oranda sürekli maluliyetinin oluştuğu, tıbbi iyileşme süresinin ise olaydan itibaren 4 aya kadar uzayacağı yönünde kanaat belirtildiği anlaşılmıştır.
Yukarıdaki maluliyetlere ilişkin alınan raporların birbirleri ile çelişki oluşturduğu göz önüne alınmakla dosyanın yeniden bu sefer İstanbul ATK Genel Kuruluna tevdine karar verilmekle buradan alınan ve tebliğ üzerine ... tarafından itiraza uğrayan raporun incelenmesinde; Aynı yönetmelik kapsamında davacının % 13 oranda sürekli maluliyetinin oluştuğu, tıbbi iyileşme süresinin ise olaydan itibaren 4 aya kadar uzayacağı yönünde kanaat belirtildiği anlaşılmıştır.
Dosyanın tevdisi üzerine aktüer bilirkişi tarafından hazırlanmakla birlikte taraflara tebliğ edilen 03/01/2024 tarihli raporda özetle; davacının bu kazadan kaynaklı geçici iş göremezlik tazminat tutarın 4.911,72 TL, kalıcı iş göremezlik tazminat tutarının ise 224.021,49 TL olduğu yönünde tespit ve kanaatte bulunulduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı sigortaya ZMMS ile sigortalı olan davalı ...' in maliki, davalı ... ...' in ise sürücüsü olduğu aracın davacıya çarpması neticesinde davacının maluliyetinin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise oranı, tarafların kusur oranları, davacının maddi ve manevi tazminat talep etme şartlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı, noktalarında toplandığı tespit edilmiştir.
Her ne kadar kusura ilişkin kazandırılan rapora itirazlarda bulunulmakla yeniden bu hususta inceleme yapılması talep edilmiş ise de dosyaya sunulan 20/12/2019 tarihli kusur raporunun dosyamıza arasında bulunan İzmir ... ACM'nin ... E. Sayılı ve kesinleşen dosyası ile bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde yeniden kusur raporu alınacak bir durum olmadığı gibi itirazların da yerinde olmadığı değerlendirilmekle itirazların reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar dosyaya maluliyete ilişkin birden fazla rapor kazandırılmış ise yukarıda da belirtildiği gibi İstanbul ATK Genel Kurulunca hazırlanan 11/04/2023 tarihli raporun önceki sunulan raporlar arası çelişkinin giderildiği, İstanbul ATK İkinci İhtisas Kurulunca davalı ... tarafından yapılan itiraz kapsamında davacı asilin yeniden sevki ile birlikte dosyaya kazandırılan rapor ile EGE ATK tarafından kazandırılan raporların karşılaştırmalı olarak genel kurulca incelendiği, genel kurul raporunun kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik kapsamında hazırlandığı anlaşılmakla yeniden maluliyet yönünde incelemeye yer olmadığı gibi buna gerek de olmadığı değerlendirilerek itirazların reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda belirtildiği şekilde oluştuğu anlaşılmakla birlikte davacı vekili tarafından sigorta şirketi ile tahkikatın devamında yapılan anlaşma gereği maddi tazminat alacağının alındığı ve bu kapsamda buradan feragat edildiği belirtilmekle birlikte manevi tazminatın halen devam ettiği göz önüne alındığında manevi tazminatın değerlendirilebilmesi için ileri sürülen iddia ve savunmaların incelenmesi gerektiği gibi manevi tazminat koşulların da bulunup bulunmadığının da değerlendirilmesi gerektiği düşünülmekle bu açılama kapsamında yapılan inceleme neticesinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın 27/09/2016 tarihinde 224 sokak içerisinde geri geri manevra yapar iken sol arka köşe kısımları ile kaldırımdan kavşak içinden karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacıya çarpması ile meydana gelen trafik kazasında ... eyleminin 2918 sayılı yasanın 67 yönetmeliğin ise 37. maddesini ihlal ettiği ... ise kural ihlalinde bulunmadığı görülmekle kel kazanın oluşumuna ... sebebiyet verdiği anlaşılmakla somut olayda ... tam kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, maluliyet raporlarında da anlaşılacağı üzere davacı asilin bu kaza sebebi ile % 13 oranında sürekli iş göremezlik durumunun ve olaydan itibaren 4 ay süre ile geçici iş göremezlik durumunun oluştuğu, maluliyet ile kaza arasında illiyet bağının bulunduğu gibi ... eyleminin hukuka uygunluğunun olmadığı göz önüne alınmakla birlikte aktüer raporunda da anlaşılacağı üzere ve dosya kapsamında da sabit olduğu üzere davacı asil lehine hak kazanılan toplam 228.933,21 TL geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatına yönelik davadan evvel bir ödeme yapılmadığından davcının iş bu davayı açmakta haklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Manevi tazminatın incelenmesine geçmeden evvel maddi tazminat bakımından ileri sürülen feragat beyanı karşısında öncelikle bu hususta değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmakla birlikte; bilindiği gibi davaya son veren taraf usul işlemleri feragat, kabul ve sulh olmak üzere üçe ayrılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati gerekmemesine rağmen sulhun hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati şarttır. Bunlardan sadece feragat her türlü davada yapılabilmesine rağmen kabul ve sulh üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen davalarda mümkündür. Ancak söz konusu üç usulü işlem de hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabilmektedir. Bir davada yapılan feragat beyanının en önemli sonucu hak veya alacak talebinden ileriye etkili olarak ve bir daha talep edilmemek üzere vazgeçilmesidir. Çünkü feragat edilen bir talep ileride yeniden ileri sürülecek olursa kesin hüküm itirazı ile karşılaşılma durumu ortaya çıkabilecektir. Dolayısı ile yapılan feragat beyanının çelişkiye yer bırakmayacak şekilde kayıtsız ve şartsız yapılması gerekmektedir.
Yapılan bu açıklamadan sonra maddi tazminat yönünden dosyanın değerlendirilmesi neticesinde feragatin davacı vekili tarafından süresinde yapıldığı, söz konusu uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklardan olduğu ve ayrıca feragatin kayıtsız ve şartsız yapıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle 6100 Sayılı HMK' nın 309. ve devamı maddelerinde, feragatin, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatin tek taraflı taraf beyan olduğu, davayı bitiren taraf işlemlerinden olduğu ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu belirtildiğinden bu haliyle maddi tazminat açısından davalı ... tarafından yapılan ödemenin tüm davalıları kapsayacağı bu nedenle davacı feragatinin de tüm davalıları kapsayacağı anlaşılmakla maddi tazminatın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat yönünden ise Mahkememiz davacısı yönünden atfedilebilecek herhangi bir kusur durumunun bulunmadığı, söz konusu kaza sebebiyle davacı asilin sürekli ve geçici iş göremezliğinin oluştuğu anlaşılmakla davacı lehine manevi tazminat yönünden haksız fiilin koşullarının somut olayda bulunduğu kanaati ile davacının maluliyet durumu, kazanın oluş şekli ve kusurun davacı yanda olduğu ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları göz önüne alınarak manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığı gibi manevi duyguları bir nebze tatmin edecek nitelikte oluşu ayrıca göz önüne alındığında ileri sürülen manevi tazminat talebinin tutarının somut uyuşmazlık bakımından yerinde görülmekle birlikte davacının talep ettiği manevi tazminatın tam kabulüne karar verilmiştir.
İleri sürülen maddi tazminat talebinden sigorta şirketinden yapılan ödeme ile feragat edildiği ve yazılı beyanların bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde dosyaya kazandırılan 31/01/2024 tarihli, sulh, ibraname ve feragat başlıklı belgeden maddi tazminat yönünden vekalet ücreti de dahil her tülü hakların alınmış olası karşısında feragatin yapıldığı anlaşılmakla davacı lehine maddi tazminat yönünden ayrı bir vekalet ücretine hükmedilmemiş ve maddi tazminat yönünden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
- Dava konusu 27/09/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı
-
Maddi tazminat talebinin FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
-
30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALILAR ... VE ...'DEN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
-
Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 2.049,30 TL karar ve ilam harcından evvelce alınan 31,40 TL peşin harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 2.017,90 TL karar ve ilam harcının DAVALILAR ... VE ...'DEN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 62,80 TL ( 31,40 TL peşin harç ile 31,40 TL başvuru harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan kısmın ret kabul oranına göre hesaplanan 5.084,80 TL'sinden oluşan toplam 5.147,60 TL yargılama giderinin DAVALILAR ...VE ...'DEN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, maddi tazminata esas aktüer ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
-
Davalı ... tarafından yatırılan gider avansından kullanılan kısmın adı geçen davalı üzerinde bırakılmasına, arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVALI TARAFA İADESİNE,
-
Davacı kendisini manevi tazminat yönünden vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince kabul tutarı üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretininDAVALILAR ... VE ...'DEN MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
- Maddi tazminat yönünden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 31/01/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29