Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/644
2024/702
25 Eylül 2024
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/644 Esas
KARAR NO : 2024/702 Karar
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/09/2024
KARAR TARİHİ : 25/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesi ile; Müvekkili ... tarafından davalı tarafa 3.033.000,00-TL bedelli çek verildiğini, çekin keşidecisinin ... tek yetkili ve temsilcisi olduğu ...Ltd.Şti. olduğunu, çekin ödeme yükümlülüğünün her iki davacı tarafta olduğunu, müvekkili ... tarafından çek bedelinin davalıya ait banka hesabına ödendiğini, davalı tarafından 23.09.2024 tarihinde takasa konulduğunu, müvekkilinin bu çek bedeli nedeniyle davalı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, çekin takastan çekilmesi ve davalıya ödenmemesi için tedbir kararı verilmesini, ödemenin durdurulması halinde arabuluculuğa başvurulacağını, bu nedenlerle söz konusu çekin ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, çek nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, kambiyo vasfındaki çekten kaynaklı menfi tespit davasıdır.
Eldeki dava, TTK 4/I maddesi gereğince mutlak ticari dava olup, TTK' nın 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na, 7155 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin ilk iki fıkrasına göre; "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Arabuluculuk dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira arabuluculuk tarafların mahkeme yoluna başvurmadan uyuşmazlıkları bir araya gelerek çözmeleri, bu şekilde daha hızlı ve barışçıl yöntemler ile sonuca ulaşmaları ile mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacı ile getirilmiş alternatif bir çözüm yoludur. (Aynı yönde, İzmir BAM 11. HD'nin 2019/3103 E. 2019/1844 K. )
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; Dava açılırken arabuluculuğa başvurulmadığının dava dilekçesinde beyan edildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından eldeki davanın arabulucuya başvurmaksızın 23.09.2024 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinde arabuluculuk tutanağının ve başvurusunun bulunmadığı beyan edildiğinden, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklene 18/A-(2) maddesinin 4. Cümlesinde "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine karar verilir." düzenlemesi de gözetilerek, anılan dava şartı eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı eksikliği olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk dava şartı ihlal edildiğinden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş bununla birlikte her ne kadar davacı tarafça konu menfi tespit isteminin yanı sıra ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de; gerek bu tedbire yönelik ayrı bir harç yatırılmadığı, gerekse tedbirin tabi olduğu esas davanın yukarıda belirtildiği üzere dava şartı noksanlığı giderilmeden ileri sürüldüğü anlaşılmakla tedbire ilişkin ayrıca değerlendirme yapılmaksızın aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
-
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427.60. TL harcın peşin alınan 51.796,06. TL harçtan mahsubu ile bakiye 51.368,46. TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADESİNE,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatırana İADESİNE,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yargı yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2024
Başkan ...
(Kısmen Muhalif)
Üye ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Katip ...
✍e-imzalı
Kısmen Muhalefet Şerhi :
Usul ekonomisi gereği İhtiyati Tedbir talebinin asıl davadan tefriki ile ayrı bir esas üzerinden değerlendirilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne kısmen katılmıyorum.
Başkan ...
✍e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59