İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/209 E. 2024/658 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/209
2024/658
13 Eylül 2024
T.C.
İZMİR
ESAS NO : 2024/209
KARAR NO : 2024/658
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/09/2018
KARAR TARİHİ : 13/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında Bornova ...Noterliği'nin 24/03/2015 tarihli ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yapıldığını, inşaat projesi, satış ofisi projesi, inşaat ruhsatı alımı, şirket merkezi tadilatı masrafı vs gibi işlemlerden sonra tarafların karşılıklı olarak ihtarname keşide ederek sözleşmenin feshi ve alacak talepli davalar açtıklarını, bu davalar devam ederken taraflar davayı sonlandırma ve sözleşmeyi feshetme konusunda karşılıklı anlaşarak Bornova... Noterliği'nin 11/05/2016 tarihli ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi fesih sözleşmesini imzaladıklarını, bu sözleşme ile müvekkilinin davalıdan aldığı avans, davalı şirketin müvekkiline yaptığı mal ve hizmet tesliminin ödenmesi, fesih tazminatı ödenmesi ve ayrıca taksitli ödeme nedeniyle doğacak faiz nedeniyle müvekkilinin davalıya 41.000.000-TL ödeyeceği, bu ödemenin 1.000.000-TL'sinin nakit kalanının taksitler halinde çek ve senetlerle 25/06/2018 tarihine kadar ödeneceği, 41.000.000-TL'lik ödemenin muhasebeleştirilmesinin ilk aşamada 32.000.000-TL'nin avans ve harcama giderlerine yönelik genel maliyet harcamaları, 9.000.000-TL'nin tazminat açıklaması ile geçici olarak muhasebeleştirileceği, fesih sözleşmesinin 1.maddesinde açıkça ... fatura keşide edileceği, ancak KDV vs. herhangi bir maliyet talep edilmeyeceği, 1.000.000-TL nakit ve çek ile senetlerin teslimi ile birlikte tarafların dava ve icra takiplerinden karşılıklı feragat edileceği, fesih protokolü kapsamında yükümlülüğünü tam ve eksiksiz olarak yerine getiren tarafın ibra edilmiş sayılacağı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin fesih sözleşmesi gereğince tüm ödemeleri yaptığını, davalı tarafın uyarılardan sonra 31/07/2018 tarihinde 5 adet fatura kesmiş ise de, bu faturaların KDV kanununa ve vergi usul kanununa aykırı olduğu için iade edildiğini, davalı taraf cevaplarında fesih sözleşmesi gereğince hakem atanmasını talep etmişlerse de vergi kanunlarının kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle uyuşmazlığın tahkim kapsamına girmediğini ileri sürerek, katma değer vergisi kanunu ve kurumlar vergisi kanununa tabi kar, mal, hizmet ve faiz nedeniyle davalının kesmesi gereken fakat usulüne uygun kesilmeyen kdv dahil fatura bedelinin HMK 106 maddesi gereğince tespiti müvekkilinin usulüne uygun süresinde kesilmeyen faturalar nedeniyle doğan zararları için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 10.000-TL'nin davalıdan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde; kanunda tespit davası konusu olabilecek durumların tahdidi olarak sayıldığını, davacının talebinin bunlardan hiçbirine uygun olmadığını, davacının eda davasının konusu olabilecek hususların konusunun tespit davası olarak açtığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, katma değer vergisi kanunundan hangi hallerde kdv uygulanacağının belirlendiğini, davamıza konu olayda mal ve hizmet teslim değil sözleşmenin feshi kapsamında yapılan ödemelerin söz konusu olduğunu, davaya konu faturaların içeriğinin fesih olunun kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davalı müvekkili şirketin yaptığı gider, masraf harcama ve maliyetler ile bu sözleşmenin feshinden dolayı davacının ödemeyi kabul ettiği cayma tazminatı ilişkin olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu tahsilatın bir mal ya da hizmet ifası karşılığı olmayıp sözleşmenin feshinden dolayı tazmin hükümlerinin düzenlendiği fesih sözleşmesinden kaynaklandığını, bu işlemlerin fatura düzenleme mecburiyeti olmayan buna mukabil fatura düzenlenmesinde sakınca doğurmayan işlemlerden olduğunu, kdv'ye tabi olmadığını, davanın öncelikle usulden kabul edilmemesi halinde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça davacının tespit davasının yasaya uygun olmadığı ve tespit davası olarak ileri sürülemeyeceği savunulmuş ise de, HMK 106/1 maddesinde ortaya konulduğu üzere bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun tespit davası yoluyla ileri sürülebileceği, davacının iş bu tespit davasında taraflar arasındaki fesih sözleşmesi gereğince davalının kesmesi gereken fatura bedelinin tespitinin talep edildiği dolayısıyla bu konunun bir hakkın varlığı ya da yokluğu anlamında talep edilebileceği kanaatine varılmış, davalı vekilinin bu yöndeki savunması yerinde görülmemiştir.
Taraflarca bildirilen deliller, taraflar arasındaki sözleşmeler, ihtarnameler incelenmiş, bilirkişi görüşüne başvurulmuştur.
Bilirkişiler ..., ..., ... ve ... 20/11/2019 tarihli raporlarında; davacının ödediği 41.000.000-TL'nin 28.690.904,06-TL'si ile ilgili olarak davalı tarafından fatura düzenlenmesine gerek bulunmadığı, fatura düzenlenecek ise bu tutar bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığından fatura da kdv tutarının yer almasına gerek bulunmadığı, davacının ödediği 41.000.000-TL'nin 12.309.135,94-TL'lik kısmının davalı tarafından açılmış davalardan vazgeçme verilen avansların davacıya yapılan finansman hizmeti inşaat için yapılan ödemelerin geç tahsil etmesiyle ilgili faiz kaydı ve projenin devri şeklindeki hizmet bedeli olduğu, kdv'ye tabi ve tutarın içinde kdv dahil olduğu, iç yüzde ile yapılan hesaplama sonucunda hizmet bedelinin 10.431.471,14-TL, kdv tutarının 1.877.664,80-TL olduğunu, sözleşmenin feshi nedeniyle ödenen 41.000.000-TL'den hesaplanan 1.877.664,80-TL kdv'nin düşülmesiyle kalan 39.122.335,20-TLnin davacının yapılacak olan inşaatının maliyetini oluşturduğu, inşaat bitmediği ve satış yapılamadığı için gider yazılmasının mümkün olmadığını, bu tutar ödemenin aktifleştirilmesi gerektiğini, inşaat bitirilip satış yapıldığında satılan malın maliyetinin hesabında dikkate alınması gerektiğini, bu nedenle ortada kurum geçici, yıllık kurumlar vergisi kaybının olmadığını, dolayısıyla fazla geçici kurumlar vergisi ve yıllık kurumlar vergisi ödemekten kaynaklı zarar oluşmadığını, faturanın sözleşmenin fesih tarihi 11/05/2016 tarihinden itibaren 7 gün içerisinde 18/05/2016 tarihinde düzenlenmesi gerektiğini, faturanın zamanında düzenlenmediğini, geçte olsa düzenlenen faturalarda kdv'nin yer almaması veya eksik tutarda yer alması nedeniyle hesaplanan 1.877.664,80-TL kdv'nin Mayıs 2018 ve izleyen dönemlerde indirim yapamadığı için davacının ödemek zorunda kaldığı bu kdv nedeniyle faiz üzerinden hesaplanan davacı zararının dava tarihine kadar 6.449,38-TL olduğunu, bu tutarın davacının zararı olduğunu ortaya koymuşlardır. Bilirkişi raporuna karşı davalı tarafından itiraz edilmiş, uzman görüşü sunulmuştur. Bilirkişi raporuna davacı vekilince de itiraz edilmiştir.
Tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişilerden ek rapor alınmıştır. Bilirkişiler ek raporlarında; kesilmesi gereken faturalardan yapılan inşaat ve finansman hizmeti tutarının 10.431.471,16-TL kdv tutarının ise 1.877.664,79-TL olduğunu bildirmişlerdir.
İş bu tespit davası ile davacının sağlamak istediği menfaatin davalının keseceği faturalardaki kdv tutarına göre kdv indirimi yapmak olduğundan bilirkişi tarafından kesilmesi gereken faturalar üzerinden hesaplanan 1.877.664,80-TL üzerinden davacıya peşin karar ve ilam harcı ikmali yaptırılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, 04.06.2021 tarihinde ''Toplanan tüm deliller karşısında; davacı şirket ile davalı şirket arasında Bornova ... Noterliği'nin 24/03/2015 tarihli ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin akdedildiği, bu sözleşmenin uygulanması kapsamında bir takım iş ve işlemlerin yapıldığı, fakat taraflar arasında uyuşmazlık çıktığı, birbirlerine karşılıklı olarak ihtarnameler gönderdikleri, sözleşmenin feshi ve alacak talepli davaların açıldığı, bunun üzerine tarafların sözleşmenin feshi konusunda anlaştıkları, Bornova ... Noterliği'nin 11/05/2016 tarihli ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi fesihname sözleşmesinin düzenlendiği, bu sözleşme ile ... Metal Mad. Enerji San AŞ'nin Diva Gayrimenkul Geliştirme ve Yat. AŞ'ne 41.000.000-TL ödeme yapması konusunda tarafların mutabakata vardığı, ödenen bu tutarın muhasebeleştirilmesinde ihtilaf ve tutarsızlıklara mahal verilmemesi amacıyla bu ödemenin tahmini 32.000.000-TL'sinni ... proje kapsamında verdiği avans, harcama ve giderlere yönelik genel maliyet harcamaları olarak tahmini 9.000.000-TL'sinin de tazminat olarak geçici olarak muhasebeleştirileceğinin tazminattan finansal maliyetlere yapılacak aktarım ... geri ödemelerinin tamamlanmasıyla netleşebileceğinden tazminattan bu maliyetlere yapılacak aktarım rakamı da ... bütün ödemelerini tamamladığında kalan net cayma tazminat miktarı tutarınca ... fatura keşide edileceğinin ancak söz konusu fatura ile ilgili ... kdv vd. herhangi bir maliyet talebinde bulunulmayacağının kararlaştırıldığı, davacı ... AŞ tarafından fesih sözleşmesindeki tüm yükümlülüklerin yerine getirildiği, ... şirketi tarafından bir kısım faturaların davacı adına kesilerek gönderilmesi söz konusu ise de, davacının bu faturaların sözleşmeye vergi mevzuatına uygun olmadığını, bu nedenle zararının doğduğunun savunarak iş bu davayı açtığı, bilirkişi kurulunun 20/11/2019 tarihli raporunda ortaya konulduğu üzere davacının ödediği 41.000.000-TL'nin 28.690.904,06-TL'si yönünden davalının fatura düzenlemesine gerek bulunmadığı, fatura düzenlenecek ise bu tutarların bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığından faturada kdv tutarının yer almasına gerek bulunmadığını, ancak kdv dahil 12.309.135,94-TL'lik kısım için fatura düzenlenmesi gerektiği bunun 10.431.471,16-TL'sinin hizmet bedeli, 1.877.664,79-TL'sinin kdv olması gerektiği, davacının tespit talebinin bu şekilde kabulünün gerektiği, davacının süresinde faturaların kesilmemesi nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zarar iddiası nedeniyle bilirkişilerce yapılan hesaplamaya göre davacının kesmesi gereken 10.431.471,16-TL hizmet bedelli faturanın kdv'si olan 1.877.664,79-TL'yi kdv mahsubunda kullanamayacağından zararının doğduğu, bu faturayı davalının kesmesi gerektiği 18/05/2016 tarihinden dava tarihine kadar davacının oluşmuş zararının 6.449,38-TL olduğu belirlenmekle davacının dava tarihine kadar oluşan zarar iddiası nedeniyle tazminat talebinin kısmen kabulüne, 6.449,38-TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine dava tarihine kadar oluştuğu ileri sürülen fazlaya dair tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. şeklinde karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı 07.03.2024 tarihli ilamında ''....İzmir... Vergi Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararındaki tespit ve değerlendirmeler yukarıda belirtildiği gibiyken, ilk derece mahkemesince verilen karara dayanak bilirkişi heyeti raporunda inşaat için yapılan harcamalar ve verilen avanslar için yüklenilen faizlerin yansıtma faturasına konu edilemeyeceği, normal fatura düzenlenip hem faizler hem de inşaat için yapılan harcamalar karşılığında KDV'li fatura düzenlenmesi gerektiği belirtilmektedir. İzmir ...Vergi Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararının kesinleşmesi halinde anılan kararda saptanan ve karara dayanak yapılan hususlar, eldeki davada verilecek kararı etkileyecektir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince İzmir ... Vergi Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı kararının kesinleşmesi beklenmeli, karar kesinleştiğinde dosyanın tamamı eldeki dava dosyası arasına alınıp, kesinleşen kararda saptanan hususlar nazarı dikkate alınarak ek rapor hazırlanması için dosya daha önce rapor hazırlayan bilirkişi heyetine tevdi edilmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre ; ilk derece mahkemesi'nce uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin değerlendirilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi gereğince esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine...'' belirtilen gerekçeler ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiştir.
Mahkememiz dosyası... Esasına kaydedilerek yeni duruşma günü verilmiş ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ olunmuştur.
İzmir... Vergi Mahkemesi'nin ... Esas,... Karar sayılı kararında; yüklenici ... A.Ş. Tarafından, arsa sahibi ... Anonim Şirketi'ne sözleşme bedeli olarak verilen paraların aslında bahsi geçen şirkete borç olarak verildiği, finansman hizmeti sağlandığı ve karşılığında faiz geliri elde edildiği iddia edilmişse de, anılan şirketler arasında yapılan sözleşmeye istinaden ... A.Ş.'ne ödenecek hasılat payından mahsup edilmek üzere avanslar verildiği, söz konusu avansların taraflar arasındaki 24.03.2015 tarihli ve ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden ödendiği, projelendirilme aşamasında ... ve ... şirketlerine ödenen tutarların ... A.Ş. adına ... A.Ş. tarafından ödendiği, yine ... A.Ş. tarafından sözleşme hükümlerine riayet edilerek inşaat yapılabilmesi için gerekli işlemlere başlanıldığı, bu kapsamda da belediye, tapu müdürlükleri, İzsu gibi kamu kurumlarına bir takım ödemelerde bulunulduğu, sonra fesih sözleşmesi imzalanması ve söz konusu giderlerin ... A.Ş.'ye ait olması dolayısıyla ... A.Ş. tarafından ... A.Ş.'ye davaya konu olan faturaların düzenlendiği, bahsi geçen harcamaların katma değer vergisine tabi olmadığı, ayrıca ... A.Ş. tarafından proje ile ilgili bir takım katma değer vergili harcamalar da yapıldığı, bu harcamaların fesih sözleşmesine binaen KDV'li bir şekilde ... A.Ş.'ye yansıtılarak fatura düzenlendiği, anılan şirketler arasındaki ilişkinin taraflar arasında akdedilen inşaat sözleşmesi ve fesih sözleşmesi uyarınca gerçekleşen avans, teminat ödemesi, proje için yapılan masrafların geri alınmasından ibaret olduğu ve ... A.Ş. tarafından ödenen tutarların finansman hizmeti sağlanmak amacıyla verildiğinin hukuken geçerli somut tespitler ile ortaya konulamadığı belirtilmiş ve eldeki dosyanın davalısı olan ... A.Ş tarafından, idare aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı idare tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, İzmir Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesi'nin ... Esas,... Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, söz konusu kararın temyiz edildiği ve Danıştay... Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Kesinleşen İzmir... Vergi Mahkemesi'nin ... Esas,... Karar sayılı kararı ile yapılan tespit ve değerlendirmelere göre; "..Olayda davacı şirket tarafından ... Dış Ticaret Metal Maden Enerji San.AŞ.'ye sözleşme bedeli olarak verilen paraların aslında bahsi geçen şirkete borç olarak verildiği, finansman hizmeti sağlandığı ve karşılığında faiz geliri elde edildiği iddia edilmiş ise de yukarıda ayrıntısına yer verilen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden davacı şirket ile dava dışı ... AŞ.arasında yapılan sözleşmeye istinaden ... AŞ.na ödenecek hasılat payından mahsup edilmek üzere avanslar verildiği, söz konusu avansların taraflar arasındaki 24.03.2015 tarihli ve ... yevmiye no.lu düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden ödendiği, projelendirilme aşamasında ... ve ... şirketlerine ödenen tutarların ... adına davacı şirket tarafından ödendiği, yine davacı şirket tarafından sözleşme hükümlerine riayet edilerek inşaata başlanabilmesi için gerekli işlemlere başlanıldığı, bu kapsamda da Belediye, Tapu Müdürlükleri,... gibi kamu kurumlarına bir takım ödemelerde bulunulduğu, sonra fesih sözleşmesi imzalanması ve söz konusu giderlerin ... AŞ.'ye ait olması dolayısıyla davacı şirket tarafından ... firmasına davaya konu olan faturaların düzenlendiği, bahsi geçen harcamalar Katma Değer Vergisine tabi olmadığından faturalarda Katma Değer Vergisi hesaplanmadığı, ayrıca davacı şirket tarafından proje ile ilgili bir takım katma değer vergili harcamalar da yapıldığı , bu harcamaların da fesih sözleşmesine istinaden KDV.'li bir şekilde dava dışı şirkete yansıtılarak fatura düzenlendiği görülmüş olup 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde yer alan vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğuna ilişkin hükümden hareketle davacı şirket ile dava dışı ... AŞ.arasındaki ilişkinin taraflar arasında akdedilen inşaat sözleşmesi ve fesih sözleşmesi uyarınca gerçekleşen avans, teminat ödemesi, proje için yapılan masrafların geri alınmasından ibaret olduğu ve davacı şirket tarafından ödenen tutarların finasman hizmeti sağlamak amacıyla verildiğinin davalı idarecehukuken geçerli somut tespitler ile ortaya konulamadığı görüldüğünden davacı şirketin faiz geliri elde ettiğinden bahisle 2018 yılı KDV Beyannamelerinin yeniden düzenlenmesi sonucunda devreden KDV tutarının azaltılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlılılk görülmemiştir " şeklinde gerekçe ile idare tarafından yapılan işlemin iptaline dair kararın İzmir Bölge İdare Mahkemesi'nin... esas... karar sayılı kararı ile 02.06.2022 tarihinde ".. aleyhe istinaf isteminin reddine" karar verilmiş bilahare Danıştay ... Dairesi'nin 08.05.2024 tarih ve... eas ve ... karar sayılı kararı ile aynı gerekçe ile".. hükmün ONANMASINA.." karar verilmiş olup anılan tarih itibariyle kesinleştiği anlaşılmıştır.
Netice itibariyle taraflar arasında uyuşmazlık doğuran dava konusu tespit ve alacak istemi yönünden taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi sonrasında taraflar arasındaki sözleşme hükümleri doğrultusunda yüklenici davalı tarafından arsa sahibi davacı ... Dış Tic.AŞ'ye kesilen faturaların bir mal ya da hizmetin verilmesi şeklinde KDV tahakkunu doğuran işlemler olmayıp vergiyi doğuran bir matraha sahip olmayıp sözleşmenin feshi gereği gerçekleşen avans,teminat ödemesi proje için yapılan masrafların geri alınması amacıyla kesilen faturalar olduğu bu nedenle KDV tahakkuk ettirilmesi gereken bir durum bulunmadığı hususu vergi tekniği ve mevzuatı açısından iş bu dava ile yargılama ve uyuşmazlık konusu olup, iş bu uyuşmazlığın konu edildiği Vergi Mahkemesi tarafından uyuşmazlığın vergi tahakkunun gerektirir bir mal ya da hizmet iadesi söz konusu olmadığından bahisle kesin olarak karara bağlanmış olmakla mahkememizce kesinleşen yargı kararı ile konunun yeterince aydınlandığı kanaatine varılmakla, yeniden bir bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da ek rapor alınmasına gerek bulunmadığı sonucuna varılmakla, yerinde görülmeyen davacı yanın davalının usulüne uygun KDV dahil fatura kesmesi gerektiği halde kesmediği fatura bedelinin belirlenmesi ve usulüne uygun kesilmeyen faturalar nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini istemli davasının yukarıda açıklanan gerekçe ile reddine karar vermek gerekmiş, hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;.
-
Davanın REDDİNE,
-
Karar tarihi itibarı ile alınması gereken 427,60. TL harcın peşin alınan 170,78. TL ile tamamlama nedeniyle alınan 32.065,82. TL harcın toplamı 32.236,60. TL harçtan mahsubu ile bakiye 31.809,00. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,
-
Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap ve takdir olunan 222.213,18. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya VERİLMESİNE,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,
-
Davalı tarafça yapılan 66,00. TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
-
Taraflarca yatırılan gider avansının kıllanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yargı yolu açık olmak üzere, oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/09/2024
Başkan ...
e-imzalı ¸
Üye ...
e-imzalı¸
Üye ...
e-imzalı¸
Katip ...
e-imzalı¸
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58