SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/279 E. 2024/421 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/279

Karar No

2024/421

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/279 Esas

KARAR NO : 2024/421

DAVA : Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 14/04/2023

KARAR TARİHİ : 30/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan inceleme sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:

Davacı ... Sigorta A.Ş. vekili 14.04.2023 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilinin sigortalısı dava dışı ...A.Ş.’nin İspanya'da mukim Alıcısı .... firmasına sattığı 1 palet, 96 kutu “Taze Soğutulmuş Çipura ve Levrek Balığı” emtianın ... numaralı Nakliyat ... Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, emtianın Aydın'dan İspanya'ya kadar olan taşımasını 2 nolu davalı ... Ltd. Şti. ile anlaşıldığını ve 16.02.2022 tarihli ... numaralı navlun e-faturasının tanzim edildiğini, yüklemenin ... Ltd. Şti. sorumluluğunda ... ve ... plakalı araçlar ile gerçekleştirildiğini, emtianın ... ve ... plakalı araçlar ile Igoumenitsa/Yunanistan Limanından Brindisi/İtalya Limanına kadar taşınması için 1 nolu davalı ... Gemisi donatanı/taşıyanı ...’ya ... A.Ş.’nin sorumluluğunda... isimli Roro gemisine bindirildiğini, feribot Yunanistan'ın Korfu Adası açıklarında seyir halinde iken 18.02.2022 tarihinde yangın hadisesinin meydana geldiğini, Yunanistan Sahil Güvenliği tarafından yangının yaklaşık 15 günde kısmen kontrol altına alınabildiğini, geminin römorkörler ile Yunanistan/Astakos Limanına çekildiğini, söndürme ve kurtarma çalışmalarının burada devam ettiğini, taşımada kullanılan ... ve... taşıyıcı plakalı araçların gemiden kurtarılan araçlar arasında olmadığını, emtianın araçlarla birlikte tamamının yanarak zayi olduğunun ekspertiz raporuyla tespit edildiğini, hasarın poliçe teminat kapsamında olduğunu, müvekkili tarafından sigortalıya 2.724,48 Euro ödendiğini, tazminat makbuzu ve temlikname belgesi uyarınca sigortalının haklarına halef ve temellük olduğunu, TTK m. 105 uyarınca 1 nolu davalının emtianın taşıma koşullarına elverişli olarak nakliye edilmesinden tam ve eksiksiz bir şekilde alıcısına tesliminden dolayı sorumluluğu bulunduğunu, 2 nolu davalının karayolu CMR taşıma senedi ve tanzim edilen navlun faturası tahtında ve navlunu tahsil eden sıfatıyla TTK m. 875 uyarınca sorumluluğu bulunduğunu, taraflarla arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, davalıların ihtar ve ihbarlara rağmen alacağı ödemediklerini belirterek müvekkili sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödeyerek TTK m. 1472 uyarınca haklarına halef olduğu 2.724,48 Euro alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ödeme tarihinden itibaren en yüksek işlemiş ve işletilecek TBB Mevduat Euro değişen oranlarda faiziyle birlikte aynen veya fiili ödeme günündeki Merkez Bankası Efektif satış bedeline göre belirlenecek TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

1 Nolu Davalı...” Gemisi Donatanı/Taşıyanı ...’ya ... A.Ş. vekili 30.05.2023 tarihli cevap dilekçesiyle; TTK m. 105 uyarınca, sadece aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili uyuşmazlıklardan dolayı müvekkiline izafeten acenteye karşı dava açılabileceğini, yangının meydana geldiği deniz yolu taşımacılığının Yunanistan ve İtalya arasında yapılmasının planlandığını, müvekkilinin bu taşımanın hiçbir aşamasında acentelik hizmeti sağlamadığını, müvekkili ..., ... tarafından yapılacak olan taşımacılığa ilişkin konşimento düzenlenmediğini, Türkiye'de mukim ..., yükleme ve tahliye limanı Türkiye'de olmayan deniz taşımacılığı için acentelik hizmeti vermesinin fiilen mümkün olmadığını, uyuşmazlığın acentenin aracılık ettiği sözleşmeden kaynaklanmadığından ve konşimento acente tarafından imzalanmadığından müvekkilinin davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu emtianın ... - ... plakalı kara nakliyesi aracı ile Aydın’dan Yunanistan'a kadar kara yoluyla taşındığını, kara nakliyesi aracının Yunanistan'ın ... Limanında... gemisine yüklendiğini, müvekkilinin bu taşımada acentelik hizmeti vermediğini, bu nedenle ...'ya izafeten müvekkiline Türk Mahkemesinde dava açılabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, ...'nın adresinin..., ... İtalya olduğunu, davada yabancılık unsuru bulunduğunu, davacının sigortalısı ile yetki sözleşmesi bulunmadığını, MÖHÜK hükümlerine göre tayin edilmesi gerektiğini, MÖHÜK m. 40'da Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre tayin edileceği hükmünün bulunduğunu ve HMK m. 6'ya atıf yapıldığını ve bu madde kapsamında "davalının yerleşim yeri mahkemesinin" yetkili kılındığını, ... numaralı konşimentonun Taşıma Sözleşmesine İlişkin Şartlarının "Hukuk ve Yargı Yeri" Başlıklı ikinci maddesinde ise Napoli Mahkemelerinin yetkili kılındığını, davanın yetkisizlik nedeniyle reddinin, davacı sigorta şirketinin aktif dava ehliyetini ispatlaması gerektiğini, dava dışı sigortalının gerçek bir zararının bulunduğu ve ödendiği iddia edilen tazminatın geçerli bir sigorta sözleşmesine istinaden ödendiğinin ispatlanması için dava dışı sigortalı firmanın ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, davacı sigorta şirketinin aktif dava ehliyetinin olmaması halinde davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkiline izafeten dava açılamayacağını, müvekkilinin UYAP'ta doğrudan davalı olarak kaydedildiğini ve bu kaydın düzeltilmesi gerektiğini, ... numaralı konşimento tahtında yapılan taşımalara ilişkin davacı ile davalı tarafların aynı olduğu beş ayrı dava dosyası (..., ...,...,... ve... Esas) açıldığını, taşıyanın meydana gelen yangından sorumlu tutulabilmesi için, taşıyanın ya da adamlarının özen yükümlülüklerini yerine getirmemesi, gemiyi yüke ve denize elverişli olarak sefere çıkarmaması, yangının meydana gelmesinde kusuru bulunması gerektiğini, söz konusu uyuşmazlıkta sayılan durumlardan herhangi birinin mevcut olmadığını, ... gemisinin, seferine başlamadan önce yapılması gereken tüm denetimleri tamamladığını, geminin yüke, yola ve denize elverişli olarak seferine başladığını, müvekkilinin 6102 Sayılı TTK m. 1062 ya da 6098 Sayılı TBK m. 66 uyarınca ... gemisi donatanının sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin üçüncü kişi konumundaki davacı sigorta şirketinin, yangın sebebiyle oluşan zararını donatandan talep edebilmesi için, söz konusu zararın gemi adamlarının vazifelerini yerine getirdikleri sırada işledikleri bir kusurundan kaynaklanmış olması gerektiğini, zararın oluşmasına sebep olan yangının meydana gelmesinde gemi adamlarının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, TTK m. 1186/1 hükmü gereğince taşıyanın navlun sözleşmelerinden doğan sorumluluklarının sınırlandırıldığını, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için ... gemisi donatanının sorumlu olduğu düşünülse dahi bu sorumluluğu sınırlı olacağını belirterek davanın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle, pasif husumet yokluğundan, konşimentodaki yetki şartı nedeniyle uyuşmazlığın çözümünde Napoli Mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle davanın yetkisizlik nedeniyle, aktif husumet yokluğundan ve esasa girilmesi halinde ... gemisi taşıyanının/donatanın sorumluluğu bulunmaması nedeniyle ... gemisi donatanı aleyhine açılan davanın esastan reddine, aksi halde sınırlı sorumluluk tutarını aşan taleplerin reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2 Nolu Davalı ... Ticaret Ve Taş. Ltd. Şti. vekili 29.05.2023 tarihli cevap dilekçesiyle; davanın uluslararası bir taşımayı ihtiva ettiğinden ihtilafın çözümünde Türkiye’nin 07.12.1995 tarihli ve 3939 sayılı Kanunla katılmayı uygun bulduğu ve 31.10.1995 tarihinden itibaren de protokole taraf olduğu Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR Konvansiyonu) hükümlerinin uygulanması gerektiğini, dava konusu taşımada müvekkilinin ...-... plakalı karayolu taşıtına yüklediğini ve bu yük boşaltılmadan TIR ile birlikte diğer davalının donatanı olduğu ... adlı gemiye yüklendiğini, araç gemide iken çıkan yangın neticesinde de emtia ve emtiayı taşıyan araç tamamen zayi olduğunu, müvekkilinin yangının çıkışında bir fiil ya da ihmali tespit edilmediği gibi ziya da emtianın gemide taşınma sırasında ve bu sebeple oluştuğundan artık davalı karayolu taşıyıcısının sorumluluğunun, sanki davacı gönderen ile davalı arasında denizyolu ile taşıma sözleşmesi yapılmış gibi kabul edilerek buna göre belirlenmesi gerektiğini, somut olaya "Deniz Hukuku" ve Türk Ticaret Kanunu Beşinci Kitabında yer alan "Deniz Ticareti Hükümleri (TTK m. 931-1400)" uygulanması gerektiğini, dava konusu emtianın 18.02.2022 tarihinde yanarak zayi olduğunu, davanın TTK m. 1188/1f uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, dava konusu ve davacı ile davalı tarafların aynı olduğu ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Esas sayılı dava dosyalarının aynı anda açıldığını, usul ekonomisi yönüyle söz konusu 7 dosyanın birleştirilmesini ya da aralarında bir dosyanın pilot dosya olarak seçilerek diğer dosyaların bekletici mesele yapılması gerektiğini, ekspertiz raporunda da belirlendiği üzere hasarın gece 04:30'da gemide çıkan ve rüzgarlı-kötü hava koşulları nedeni ile 15 gün boyunca kontrol altına alınamayan bir yangın neticesinde oluştuğunu, kara taşıyıcısı olan ve gemide diğer araçlar ile birlikte park halinde geminin varış limanına ulaşmasını bekleyen müvekkilinin kara taşıyıcısının gemideki yangında hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin de aracının yanarak kullanılmaz hale geldiğini, TTK m. 1179 ve 1180 somut olaya uygulandığında deniz taşıyıcısı diğer davalının ve kara taşıyıcısı olan müvekkilinin dava konusu olayda meydana gelen hasardan sorumlu tutulamayacağını, TTK m. 1180 ve CMR m. 17/2 uyarınca davanın reddi gerektiğini, hasar kabul anlamına gelmemek kaydıyla taşımada taşıyanın sorumluluk sınırının TTK m. 1186 uyarınca belirlenen sınırı aşamayacağını, davacının mal değerini aşan emtia sigortası ödemesini nasıl hesapladığının belirsiz olduğunu, buna ilişkin yeterli delil sunulmadığından dava değerini kabul etmediklerini, sözleşmeye aykırılık kaynaklı zararlarda tazminat faizinin ödeme tarihinden değil dava tarihinden istenebileceğini, davacının hasarı ödedikten sonra davalı taşıyıcıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin bir ihtarname bulunmadığını belirterek davanın hak düşürücü süre ve esastan reddini, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 20.06.2023 tarihli (1 numaralı davalı vekilinin cevap dilekçesine karşı) beyan dilekçesiyle; acente itirazlarına ilişkin; Egekont'un taşımaya aracılık etmediği ve davaya ... "taraf" gösterilemeyeceğini iddia etmekle birlikte arabuluculuk toplantılarında ...’nin toplantıya katıldığını, sulh görüşmelerinde bulunduğunu, HMK m. 2 uyarınca bu durumun dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, yükün Türkiye’den yola çıktığını, TTK m. 105 gereğince aracılıkta bulunduğunu, aktif husumete ilişkin itirazları ise; müvekkili sigortalısı ... A.Ş.'ye ait "taze soğuk balık" emtiası, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat ... Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, müvekkili gemide meydana gelen yangın nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin ettiğini, poliçe, abonman sözleşme ve sigortalıya yapılan hasar ödemesine ilişkin ödeme dekontları ile müvekkil şirketin dava dışı sigortalın haklarına halef olduğunu, müvekkili şirketin TTK md. 1472 uyarınca aktif husumet ehliyetine haiz olduğunu ve bu nedenle davalının bu yöndeki iddialarının reddine karar verilmesini, milletlerarası yetki itirazına ilişkin; konşimentodaki yetki klozu uyarınca Napoli Mahkemelerinin yetkili olduğu ve İtalya Hukuku'nun uygulanması gerektiği iddialarında bulunduğunu, mahkemeniz yetkili olup Türk Hukuku'nun uygulanması, davalının itirazlarının reddinin gerektiğini, sigortalı davalının dayandığı yetki şartının bulunduğu konşimentoya taraf olmadığından yetki şartı dava dışı sigortalıyı aynı zamanda da halefi olan müvekkili şirketin sorumlu olmadığı, davalının dayandığı yetki şartı asimetrik yetki şartı olup sayın mahkemenizin de vermiş olduğu birçok kararda asimetrik yetki şartlarının yetkili mahkemenin geçerli olmaması sebebiyle kabul edilmeyeceğini belirterek yetki itirazının reddine karar verilmesini, sigortalının davalının ibraz ettiği konşimentonun tarafı olmadığını, konşimentoda iddia edilen uygulanacak hukuk klozu ile de bağlı olmadığını, MÖHUK md. 29 uyarınca uygulanacak hukuk Türk hukuku olduğunu, esasa yönelik itirazları ise; davalı taraf her ne kadar TTK m. 1180 uyarınca yangının taşıyanın sorumsuzluk hali olduğunu ve gemide meydana gelen hasardan sorumlu olmadığını belirtse de huzurdaki davaya CMR hükümleri uygulanacak olup CMR konvansiyonu uyarınca yangın taşıyanın sorumlu olmadığını, davalı taraf... gemisinde meydana gelen yangından CMR konvansiyonunun md.17 uyarınca sorumlu olacağı, “Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur." hükmüne de yer verildiğini, davalının ... Gemisini denize, yola ve yüke elverişli olduğunu ve yangın ile ilgili tüm teçhizatın düzgün olduğunu ispatlaması gerektiğini, davalının kusurunun kasta eşdeğer olan ağır kusur olduğundan sınırlandırılmasının mümkün olmadığını (CMR m. 29/1) belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.

Davacı vekili 20.06.2023 tarihli (2 numaralı davalı vekilinin cevap dilekçesine karşı) beyan dilekçesiyle; HMK m. 194 uyarınca davalı tarafın dayandığı vakıaları ispatlayamadığını, delillerini sunmadığını, dava konusu olayın 18.02.2022 tarihinde gerçekleştiğini, 14.02.2023 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk son tutanağının 11.04.2023 tarihinde düzenlendiğini, davanın 14.04.2023 tarihinde süresi içerisinde ikame edildiğini, CMR hükümleri uygulanacağını, CMR Konvansiyonu uyarınca yangın taşıyanın sorumlu olduğunu, yangının CMR konvansiyonu uyarınca sorumsuzluk hali doğurmadığını, CMAR m. 17 uyarınca sorumlu olduğunu, bu davaya benzer nitelikte birçok dosyanın İstanbul ... ATM nezdinde deniz ihtisas mahkemesi sıfatıyla görüldüğünü, davalının Günsaldı Euroferry gemisinin denize, yola ve yüke elverişli olduğunu ve yangın ile ilgili tüm teçhizatın düzgün olduğunu ispatlaması gerektiğini, davalının sınırlı sorumluluktan yararlanabilmesi mümkün olmadığını, davalının faiz oranına ve faiz başlangıç tarihine ilişkin itirazlarının reddi gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava; sigorta sözleşmesine dayalı taşıma şirketine ve donatana karşı sigorta konusu malın hasarlanmasına istinaden ödenenin rucüen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.

Eldeki dosya, davacı tarafça denizcilik ihtisas mahkemesi sıfatıyla İzmir ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasına ikame edilmiş olup, Mahkemece verilen ... Esas - ... Karar sayılı ve 09/11/2023 tarihli karar ile görevsizlik kararı verilerek dosyasının Mahkememize tevzi edildiği ve Mahkememizin işbu ... Esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.

TTK'nın 931 ve devamı maddelerinde Deniz ticaret düzenlenmiştir. Kanunun 1061 ve devamı maddelerinde donatan ve sorumluluğu ve yükümlükleri düzenlenmiştir.

Her ne kadar Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla İzmir ... ATM tarafından somut olayda deniz taşımacılığı hükümlerinin uygulanamayacağından bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de, dava konusu rizikonun deniz taşıması sırasında meydana geldiği, ayrıca davacı tarafça deniz taşıması yönüyle donatan da sorumlu olduğu iddiasıyla zararın donatandan da talep edildiği bu kapsamda sorumluluk durumunun tespiti için TTK'nın Deniz Ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanması ve değerlendirilmesi gerektiği, bu konuda görevli mahkemenin Deniz İhtisas Mahkemesi olduğu, bu nedenlerle uyuşmazlığın çözümünde TTK'nun deniz ticaretine ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekli olup, bu durumda da davanın Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nde görülmesi zorunludur. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun 13/07/2012 gün ve 451 sayılı kararı ile İzmir’de Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla İzmir... ATM görevlendirilmiştir. Mahkemelerin görevine ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında Mahkemece re’sen dikkate alınması usul hukukunun yerleşik bir kuralı olduğundan mahkemece resen görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir. (Yargıtay 11 HD'nin 2013/9677 E. 2014/4766 K. Sayılı ilamı ile Yargıtay 11.HD'sinin 2014/8511 esas, 2014/12504 karar sayılı ilamı da aynı yöndedir.)

Ayrıca her ne kadar dava Asliye Ticaret Mahkemesine Deniz İhtisas Mahkemesi sıfatıyla açılmış ise de; İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin HSK kararı ile Denizcilik İhtisas Mahkemesi olarak belirlendiği ancak bunun yanında İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesine gelen iş durumuna göre Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılması gereken taşıma sözleşmesinden kaynaklanan davalar dahil davalara bakmakta görevli olduğu, kaldı ki kararın da İzmir....Asliye Ticaret Mahkemesi olarak verildiği davada deniz ihtisas mahkemesi görevli olmasa dahi bu konudaki yargıtay yerleşik içtihatlarına göre ilgili mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davaya devam etmesi gerektiğinden bu yönüyle de davada İzmir ....Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu kanaatine varılmıştır.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın görev yönünden USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin İZMİR... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğunun tespitine,

  2. Mahkememiz tarafından karşı görevsizlik kararı verilmiş olduğundan,

a) Mahkememiz kararına karşı süresinde ve usulüne uygun şekilde istinaf yoluna başvurulması durumunda dosyanın istinaf incelemesi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

b) Mahkememiz kararının istinaf yoluna gidilmeden kesinleşmesi durumunda HMK 22. madde hükmünde öngörüldüğü şekilde iki mahkeme arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığını gidermek ve yargı yerininin (görevli mahkemenin) belirlenmesi için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

  1. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin HMK'nın 323 ve 331. maddeleri uyarınca görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak karar verildi.30.05.2024

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

(GemiVemöhükAlacaklılığındanizmirmöhukYükKaynaklanan)Alacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim