SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/266 E. 2024/356 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/266

Karar No

2024/356

Karar Tarihi

15 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/266 Esas

KARAR NO : 2024/356

DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi

DAVA TARİHİ : 14/05/2024

KARAR TARİHİ : 15/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava dilekçesinde özetle; davacının ... Ltd Şti'nin hisse sahibi olup 04/03/2005 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile şirket müdürlüğüne atandığı, dilekçe ekindeki 13/10/2013 tarihli sicil gazetesinden anlaşılacağı üzere resen terkin edilerek kararın ilan edildiği, daha sonrasında tasfiye işlemlerini yürütmek üzere şirketin ihyası talebi ile İzmir ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada kabul kararı verilerek ihya edildiği, şirkete müdür ataması yapılmak istenilmesine rağmen karar defterinin tüm aramalara rağmen bulunamadığından işlem yapılamadığı belirtilerek adı geçen şirketin ticari defterlerinin zayi olduğuna dair belge verilmesinin talep edildiği görülmüştür.

Her ne kadar yukarıdaki gerekçeler ile dava dışı şirketin zayisi talep edilmiş ise de talebin değerlendirilmesine geçmeden evvel şu hususların belirtilmesinde fayda vardır. Öncelikli olarak bu dosyanın davacının şirket olduğunda bir tereddüt bulunmamaktadır ancak dava dilekçesinde ise davanın ... tarafından açıldığı görülmekle birlikte adı geçenin dava dışı şirketi temsilen işbu davayı açması gerektiği düşünülse bile adı geçenin dava tarihi itibariyle şirket adına dava açabilmesi konusunda yetkili olmasının gerektiği, davanın vekil sıfatı ile açıldığı görülmekle birlikte bu şekilde açılan davalarda vekilin de usulüne uygun düzenlenen vekaletname ile davayı açabileceğinde bir tereddüt bulunmadığı, somut olaydaki gibi dava dışı şirketin ihyasına karar verilmesi halinde esasen bu davanın doğrudan tasfiye memuru yahut tasfiye memurunun vekil edeceği bir vekil tarafından açılması gerekmesine rağmen ihya kararından sonra şirkete tasfiye memuru atanmasının da gerektiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde dosyada usulü anlamda az önce de açıklandığı gibi birtakım noksanlıkların bulunduğunda bir tereddüt yoktur.

Yukarıdaki yapılan açıklama karşısında dosyanın ele alınması neticesinde davanın şirket adına açıldığı Mahkememizce kabul edilse bile şirket adına bu davayı açanın neticede Menderes tarafından verilen bir yetki belgesi ile olması gerektiği, ...'den alınan vekaletin bir anlamının olmayacağı, bu vekaletin şirket tarafından verilmesi gerektiği, şirketin de yeniden ihyasına karar verilmekle birlikte Mahkememizce tasfiye memurunun atanmasına ya da tasfiye işlemi olarak belirtilen işbu dava özelinde şirkete temsil kayyumu atanmasına dair talep edene süre verilmesi ile verilen süre içerisinde istemin yerine getirilmesinden sonra bu tasfiye memuru / temsil kayyumundan alınacak vekaletname ile işbu davanın açılması halinde görülebileceği muhakkak olduğundan ancak davanın doğrudan ... tarafından yukarıdaki eksiklikler ile açıldığı sabit olduğundan eksikliklerin ikmaline yönelik Mahkememizce talep edene birden fazla kez süre verilmesi, kaldı ki süre verilmesi halinde muhatabın esasen ihyasına karar verilmekle birlikte kendisine kayyum atanmadığı sabit olan şirket olduğundan bu yöndeki sürelerin davacı talep edene verilmesinin yerinde olmayacağı, verilen süreler içerisinde işlemlerin ikmali yönünde eksikliğin olması halinde birden fazla usulü eksiklik yaptırımlarının farklı oluşu göz önüne alındığında dava dilekçesinde birtakım eksiklikler bulunsa bile öncelikli olarak dava şartı noksanlığı bakımından talebin değerlendirilmesinin gerektiği, bu bakımdan yapılan değerlendirmede ise vekaletname yönünden dava şartı noksanlığından evvel davanın ... tarafından açıldığı anlaşılmakla bu dava şartı bakımından dosyanın ilk önce değerlendirilmesi gerektiği kabul edilerek ... tarafından açılan işbu davada davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı kanaati ile diğer eksiklikler yönünden süre verilmesinin bir anlamının olmayacağı ve bu eksikliğin tamamlanabilir bir dava şartı da sayılamayacağından bu hususlar göz önüne alındığında belirtilen sebep ile davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığından 6100 sayılı HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM :

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davacının dava açma sıfatı olmadığından davanın aktif husumet yokluğunda 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,

  2. Karar tarihi itibariyle alınması gerekle harç evvelce alındığından YENİDEN HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA,

  3. Davacı tarafından yargılama gideri olarak yatırılan harçların DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,

  4. Davacı tarafından yatırılan yargılama giderinin kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın Gider Avans Tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,

  5. Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.15/05/2024

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

BelgesiizmirZayiVerilmesi

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim