İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/354 E. 2024/337 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2014/354
2024/337
9 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/354 Esas
KARAR NO : 2024/337
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 15/09/2014
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; özetle; Müvekkilinin ... şubesinin ... numaralı hesap sahibi olduğu; 28.08.2003 tarihinde 23.000.000.000.- YTL. (23.000.- YTL.)'yi ...- Balçova şubesine aktardığı ve daha sonra bu hesaptan faiz adı altında paralar çektiğini, müvekkilinin yatırılan ve çekilen paralara dair işlemlerin deftere işlenmesini istediğinde, aynı bankada gişe yetkilisi olarak çalışan davalı ... her seferinde sistemde arıza olduğunu ya da bankanın yoğun olduğunu söyleyerek işlemlerin zaten bilgisayarda kayıtlı olduğundan bahisle defteri işlemekten imtina ettiğini, davalı ... başka bir gün bankaya giden müvekkiline hesabında 10.000.000.000.- YTL. (10.000.- YTL.) kaldığını söylediğini, bunun üzerine müvekkilinin kendisine bu parayı 1 ay vadeli hesaba yatırmasını söylediğini, ancak 12.08.2004 tarihli... gazetesinde bu olayı öğrendikten sonra hesaplarını kontrol ettirmek için bankaya gittiğinde paranın çok önce bilgisi ve talimatı olmaksızın çekildiğini öğrendiğini, davalı ... müvekkiline ait 10.000.000.000.- TL. (10.000.- YTL.)'yi zimmetine geçirerek müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, davalı ...'nın 09.07.2004 tarihli müfettiş sorgulaması ile 07.08.2004 tarihli Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Bürosu tarafından alınan ifadesinde zimmet eylemini itiraf ettiğini, davalı ... hakkında İzmir ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyasıyla 4389 sayılı Bankalar Kanununa muhalefet ile teselsülen nitelikli zimmet suçunu işlediği iddiasıyla dava açıldığını, müvekkilinin banka mudileri ile birlikte davalılar ... ve ... hakkında yaptıkları suç duyurunun halen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Hazırlık sayılı dosyası üzerinden tahkikat aşamasında bulunduğunu, diğer davalı ... T.A.Ş.'nin de istihdam ettiği kişilerin denetim görevini yerine getirmediği için meydana gelen zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı ... hakkında başlatılan soruşturmanın 2004 yılının Haziran ayında başlatılmasına rağmen kendisinin veznedeki görevinde bırakılmasında davalı bankanın kusuru olduğunu, nitekim müvekkilinin davalı ... hakkında idari soruiturma devam ederken yapılan işlemler neticesinde zarara uğradığını, davalılardan ...'nin davalı ...'nın suçu irtikap kararını takviye ettiğini ve icrasını kolaylaştırdığını, bu paraları alarak kendisi ve eşi adına yatırımlar yaptığını ve banka mudilerinin zararın karşılanması yönündeki taleplerine karşı dahili ve kötüniyetini açıkça belli ettiğini, davalı ...'nın müvekkilinin eşine ait olan evin satılmasından elde edilen parayı zimmetine geçirmek suretiyle bu ailenin neredeyse dağılmasına sebep olduğunu, müvekkilinin dava açabilmek için elindeki alyansı satmak zorunda kaldığını, bu çerçevede davacının BK m. 49 hükmü çerçevesinde davalılardan manevi tazminat talep hakkının olduğunu beyanla davalılardan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000.000.000.- TL. (10.000.- YTL.) maddi ve 10.000.000.000.- TL. (10.000.- YTL.) manevi tazminatın zararın meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile diğer davalı ...'nın yaklaşık 3 yıl önce boşanmaya karar verdiklerini, ancak müşterek çocuklarının belirli bir yaşa gelmesini bekleyip ondan sonra boşanmayı kararlaştırdıklarını, bu karardan sonra davalı ... ve müvekkili arasındaki evlilik birliğinin fiilen sona erdiğini, Menemen'de ... bayii olan müvekkilinin haftada bir gün olmak üzere Balçova'daki müşterek konutta çocuğu ile şahsi ilişki kurduğunu, müvekkilinin dava konusu olayları banka müdürünün kendisini çağırmasından ve olayları anlatmasından sonra öğrendiğini, müvekkilinin olaylardan haberdar olduktan sonra banka müdürü ile banka müfettişinin zararlar karşılanır ise şikayetçi olmayacaklarını belirtmeleri üzerine kendine ait tarla ile araçları sattığını ve 21.500.000.000-TL paranın 10.000.000.000-TL'sini dava açanlardan ...'e ödediğini, geriye kalan miktarı ise borçlulara ödemek üzere davalı ...'ya verdiğini, yine müvekkilinin 13.000.000.000-TL değerindeki ziynetlerini davacıya verdiğini, aynı zamanda davalı ...'nın arkadaşı olan davacının bu ziynetlerle birlikte kendi ziynetlerini de bozdurarak borçlulara verilmek üzere davalı ...'ya verdiğini, müvekkilinin o tarihlerde işyerinden kazandığı tüm geliri de borçlulara ödenmek üzere davalı ...'ya verdiğini, ayrıca babasının banka hesabından çektiği 10.000.000.000-TL'yi de borçların karşılanması amacıyla davalı ...'ya verdiğini, davalı ...'nın babasının da kendi adına kayıtlı toplam 300.000.000.000-TL değerindeki dört adet taşınmazını davalı ...'ya devrettiğini ve davalı ...'nın bu dört adet daire üzerinde davalı ... adına ipotek tesis ettiğini, müvekkilinin olayların açığa çıkmasından sonra durumdan haberdar olduğunu ve şahısların zararlarını karşılamak amacıyla ellerinden geleni yaptığını, müvekkilinin davalı ... ile fiilen sona ermiş olan evlilik birliğini hukuken sona erdirmek için izmir ...Aile Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden boşanma davası açtığını ve tarafların boşanmalarına karar verildiğini müvekkili hakkındaki iddialarının gerçek dışı olduğunu beyanla reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... T.A.Ş vekili cevap dilekçesinde, özetle; Davalı ...'nın davacı ile ilgili bir beyan ve itirafının bulunmadığını, davacı hesaplan üzerinde bir usulsüzlüğün mevcut olmadığını, davacının ... no.lu vadesiz hesabına 28.08.2003 tarihinde 24.250.000.000- TL. tutarında havale yapıldığını, havale yapılan tutarın 750.000.000-TL'sinin Gazipaşa şubesi vasıtasıyla davacıya ödendiğini ve kalanın repo işlemine tabi tutulduğunu, bilahare söz konusu hesaptan 29.08.2003 - 11.05.2004 tarihleri arasında toplam 12 adet tediye makbuzu ile 25.964.000.000-TL'nin davacıya ödendiğini, ödeme fişlerinin tamamında davacının imzasının bulunduğunu, bankada gerçekleşen olayı öğrenen bazı müşterilerin asılsız iddialar ile menfaat temini gayretine girdiklerini, müvekkili bankanın denetim mekanizmasına izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığını, hesapların usulsüzlük bulunan tüm müşterilerin zararlarının bütünü ile karşılandığını ve kendilerine ödeme yapılarak ibranameler alındığını, davalı ...'nın yol açtığı zarar için 300 milyarın üstünde ödeme yapan müvekkili bankanın herhalde davacının 10.000.000.000-TL zararını ödemekten çekinmeyeceğini, davacının hesabında para yokken bir haksız fiilden söz etmenin mümkün olmadığını, manevi tazmimat talebinin de kabul edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla daha önce davalı banka temerrüde düşürülmediği için ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ... ye dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun davetiye ile tebliğ edilmiş, ancak davalının dilekçeler aşamasında davaya cevap vermediği, duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır.
DOSYANIN SAFAHATİ:
Eldeki dava ilk açıldığında İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmiş olup mahkemenin 23.02.2005 tarih... E.... K. sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilerek Mahkemenin ...Esas sayısına kayıt edildiği, yargılama aşamasında İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyalarının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesine devir edilmiş olması nedeniyle dosyanın İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esasına kayıt edildiği ve yargılama bu numara üzerinden devam olunduğu, İzmir (Kapatılan) ... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyalarının da Mahkememize devredilmesi neticesinde dosyanın Mahkememizin ... Esasına kayıt edilerek yargılamaya bu esas numarası üzerinden devam olunduğu anlaşılmıştır.
DELİLLER:
-
... TA.Ş'nin 05/08/2004 ve 16.06.2006 Tarihli Ön Kanuni Soruşturma Raporları
-
İzmir ....Noterliğinin 29.06.2015 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi
-
Banka Kayıtları
Davacı...'e ait ... numaralı hesaba ilişkin hesap hareketlerini içerir belge dökümleri ... T.A.Ş. den celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
-
Davacıya ait imza örnekleri ve ilgili kurumlardan celp edilen davacı imzası bulunan belge asıl ve suretleri
-
Davalı ...'nin 07/08/2004 tarihli Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Bürosunca alınan beyanı
-
Dekont, makbuz, tediye fişleri
-
Bilirkişi raporu
İzmir ....Asliye Ticaret Mahkemesince Bankacı bilirkişi ve Ticaret Hukuku Alanında Uzman bilirkişiden oluşan heyetten aldırılan 05.06.2007 havale tarihli raporda özetle; Öncelikle davacının eski tarihlerdeki imzaları bulunmak suretiyle, bankada attığı tatbik imzalarla, mahkeme huzurunda attığı imzaların farklılığının araştırılmasının ve buna göre tediye fişlerindeki imzaların aidiyeti konusunda inceleme yaptırılmasının uygun olacağı,
Davalılardan ...'nın iddia konusu eylemlerinin BK m. 41 vd. anlamında haksız fiil niteliğinde olduğu için, bu davalı hakkında açılan davanın anılan hükümler çerçevesinde ele alınması gerekmekte olduğu, dosya içeriğinden, davalı ... hakkında dava konusu eylemlerinden dolayı İzmir... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla, Bankalar Kanununa muhalefet ile Teselsülen Nitelikli Zimmet suçları isnadıyla kamu davası açılmış olduğu ve sözü geçen kamu davasının halen derdest olduğu, bu bakımdan, davalı ...'nin dava konusu eylemleri işleyip işlemediği ve buna bağlı olarak da davacının zararından sorumlu tutulmasının mümkün olup olmadığı hususlarının Ceza Mahkemesinin vereceği karar ile açıklığa kavuşacağı için, bu davalının hukuki sorumluluğu konusunda İzmir ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunun bekletici mesele yapılmasının yerinde olacağı,
Bu çerçevede, davalı ...'nın dava konusu eylemi İzmir ...Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile sübuta ermek kaydıyla, davacının hesabından 29.08.2003 tarihinde yapılan 13.500- YTL'lik ödemeye ilişkin olarak ödeme fişi bulunmadığı ve bu fiş ibraz edildiğinde üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı belirlendiği takdirde (ayrıca diğer tediye fişlerindeki imzaların davacının eski tarihli imzaları ile karşılaştırılması sonucunda bu imzaların davacıya ait olmadığı belirlenir ise bu fişlerdeki miktarlar da dahil olmak üzere), davalı ...'nın BK m. 41 vd. hükümleri uyarınca davacının bu konudaki zararından sorumlu olduğu sonucuna varılabileceği,
Davalı ...'nın eşi olduğu anlaşılan davalı ... aleyhine açılan dava ise, sözü edilen davalının davalı ...'nın eylemlerine yardım ve yataklık ettiği iddiasına dayanmakta olduğu, Bu çerçevede, davalı ... aleyhine açılmış olan davanın, BK m. 50/II hükmünde yer alan "Yataklık eden kimse, vaki olan kardan hisse almadıkça yahut iştirakiyle bir zarara sebebiyet vermedikçe mesul olmaz." hükmü çerçevesinde haksız fiil hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekmekte olduğu, dosya içeriğinden, davalı ... hakkında diğer davalılardan ...'nın dava konusu eylemlerini azmettirdiği iddiasıyla İzmir ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla, Bankalar Kanununa muhalefet ile Teselsülen Nitelikli Zimmet suçlarına iştirak isnadıyla kamu davası açılmış olduğu ve sözü geçen kamu davasının halen derdest olduğu, Bu bakımdan, davalı ...'nin diğer davalı ...'nın dava konusu eylemlerine BK m. 50/11 hükmü anlamında yataklık etmiş ve bunun neticesinde kardan hisse almış ya da zarara sebebiyet vermiş olup olmadığının ve buna bağlı olarak da davacının zararından sorumlu tutulmasının mümkün bulunup bulunmadığı hususları Ceza Mahkemesinin vereceği karar ile açıklığa kavuşacağı için, bu davalının hukuki sorumluluğu konusunda İzmir ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunun bekletici mesele yapılmasının yerinde olacağı,
Netice olarak, davacının hesabından 29.08.2003 tarihinde yapılan 13.500-YTL'Iik ödemeye ilişkin olarak ödeme fişi bulunmadığı ve bu fiş ibraz edildiğinde üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı belirlendiği takdirde (ayrıca diğer tediye fişlerindeki imzaların davacının eski tarihli imzaları ile karşılaştırılması sonucunda bu imzaların davacıya ait olmadığı belirlenir ise bu fişlerdeki miktarlar da dahil olmak üzere), davalılar ... ile ...'ın dava konusu eylemleri İzmir ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla görülen dava neticesinde sübuta ermek kaydıyla bu davalıların ve davalı Banka çalışanı ...'nın dava konusu eylemi İzmir... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla görülen dava neticesinde sübuta ermek kaydıyla davalı bankanın davacının zararlarından müteselsilen sorumlu tutulabilecekleri, söz konusu ihtimallerde işbu davadaki talep sonucu itibariyle davalıların şimdilik 10.000- YTL'den müteselsilen sorumlu tutulmalarının mümkün olabileceği sonuç ve kanaatine varıldığı, rapor edilmiştir.
- İzmir ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. (1. bozma sonrası ... E. ve 2. Bozma sonrası ... E.) sayılı dosyası
Mahkememizce UYAP sistemi üzerinden dosyamız arasına alınan ve bekletici mesele yapılarak kesinleşmesi beklenen dosyanın yapılan incelemesinde;
İzmir C.Başsavcılığı’nın 31/08/2004 tarihli iddianamesiyle; “Müşteki ... T.A.Ş.’nin İzmir Balçova Şubesi’nde gişe yetkilisi olarak çalışan sanık ...’nin bir kısım şube müşterilerinin hesaplarından para çekerek bir kısmını ise hesaplarına yatırmak veya yeni hesap açmak için görevi dolayısı ile kendisine tevdi edilen paraları kayıtlara intikal ettirmeyerek zimmetine geçirdiği, suç tarihlerinde banka müşterilerinden...-...’ya ait ... nolu vadeli hesabı bulunan 8.070.000.000TL yi bakiyeyi temdit edeceğini beyan ederek, ...’a ait ... nolu vadeli mevduat hesabından 10.000.000.00TL yi tediye ile çekerek,...’e ait ... nolu vadesiz mevduat hesabından 10.000.000.000TL yi imzasız tediye ile çekerek, ...’e vadeli hesap açacağını beyan ederek ... nolu hesabında bulunan 4630 Euro’yu, ...’a vadeli hesap açacağını beyan ederek ... nolu hesabında bulunan 29.000.000.000TL açılacak miktar ile uyumlu vadeli hesap cüzdanı düzenleyerek, ...-...’ın ... nolu hesaplarında bulunan 65.000.000.000TL yi vadeli hesap açtığını beyan edip buna uyumlu hesap cüzdanı düzenleyip vererek, ...’den vadeli hesap açmak için teslim aldığı 55.000.000.000TL yi miktar ile uyumlu vadeli hesap cüzdanı düzenleyip vererek zimmetine geçirdiği, müşterilerden vade bitiminde yada vadesinden önce parasını talep edenlere başka müşterilerin hesaplarındaki paralardan ödeme yaparak ve bu şekilde hileli işlemlerle ilk yapılan tespitlere göre 4600 Euro ve 176.570.000.000TL banka parasını ihtilasen ve teselsülen zimmetine geçirdiği, diğer sanığın da zimmet suçlarını işlemesi yönünde sanık ...’yı azmettirdiğinden bahisle", sanık ...'nin 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nin 22/3, 765 sayılı TCK nun 80, 31, 33 ,40, sanık ...'nin TCK nun 64/2, 66. maddeleri delaletiyle 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3, 765 sayılı TCK nun 80, 31, 33. maddeleri uyarınca,
İzmir C.Başsavcılığı'nın 09/02/2005 tarihli ek iddianamesinde; “Müşteki ...nin ... Balçova Şubesi’nin ... müşteri numaralı mudisi olduğu, sanığın ise aynı bankada görevli ve yetkili olduğu, müştekinin bankaya para yatırdığı zannı ile hareket ettiği, sanık ...’nın ise aslında söz konusu paranın hem banka hesabına geçişine ilişkin hem de bankadan çekilişine ilişkin belge düzenlediği ve böylece müştekiye ait paranın ilgili bankadan rızası hilafına ve bilgisi haricinde hukuka aykırı olarak sanık tarafından zimmete geçirildiğinden bahisle,” 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3, 765 sayılı TCK nun 504/3, 522, 31, 33. maddeleri uyarınca,
İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı birleştirilen dosyasının dayanağını oluşturan 09/05/2005 tarihli iddianamede özetle; “Balçova ... Şubesi’nde gişe yetkilisi olan sanık ...’nin ayrıca müştekilerden...’ya ait ... nolu hesaba 21/05/2004 tarihinde yatırdığı 55.000.000.000TL yi tediye fişine...’nun imzasına benzer imza atarak çektiği, yine sanığın aynı müştekinin 28/06/2004 tarihinde... nolu hesabına yatırdığı 1460 Euro parayı tespit edilemeyen bir şekilde zimmetine geçirdiği, müşteki ...’in ... nolu vadeli hesabında kalan ve vade sonu 01/07/2004 olan 2.863.413.672TL parasını da tespit edilemeyen bir şekilde zimmetine geçirdiği, diğer sanık ...’ın da bu suçlara iştirak ettiğinden bahisle,” sanıkların zimmet ve bu suça iştirakten dolayı 4389 sayılı kanunun 22/3, TCK nun 64 ve 80. maddeleri uyarınca,
İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı birleştirilen dosyasının dayanağını oluşturan 10/08/2005 tarihli iddianamede özetle; “Olay tarihlerinde şüpheliler ... ve ... hakkında bankalar kanununa muhalefet etmekten dolayı dava açıldığı, davanın İzmir... Ağır Ceza Mahkemesi’nde derdest olarak devam ettiği sırada, banka müşterisi olan ..., ..., ..., ... Koorn ve ...’nın bankaya müracaat edip kendilerine ait hesaplardan para çekildiğini iddia ettikleri ve bankanın bu kişilere ödeme yaptığını ve bankanın bu şekilde zarara uğramış olduğunu, bu kişilerin uhdelerinde olan banka parasını bu şekilde zimmete geçirmiş oldukları, ayrıca şüpheliler ... ve ...’in de bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre şüpheli ...’nın bankada yaptığı usulsüz işlemlerle banka müşterilerinin kendilerinden habersiz hesaplarından çektiği paraların kendi hesaplarına yatırılmasına ve ardından bu paraları çekmeleri ve bu hesapları ibra etmeleri nedeni ile bu suça iştirak ettikleri anlaşılmakla,” sanık ...'nın 4389 sayılı kanunun 22/3, 5237 sayılı TCK nun 43/2, sanıklar..., ... ve... haklarında 4389 sayılı kanunun 22/3 ve 5237 sayılı kanunun 39/2-(a)-(c), 43/2. maddeleri uyarınca,
İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27/03/2006 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı birleştirilen dosyasının dayanağını oluşturan 28/02/2006 tarihli iddianamede özetle; “Balçova ... Şubesi’nde gişe yetkilisi olan şüpheli ...’nin ayrıca müştekilerden ... Balçova İlçe Başkanlığı’na ait vadeli ... nolu ve vadesiz ... nolu hesaplardan 16/07/2004 tarihinde SSK Prim Borcu ve zorunlu giderler için vadeli hesaptan 8.814.954.891TL yi vadesiz hesaba virman yaparak kullanmak istediklerini, şüphelinin dosya içerisinde örneği olan tediye fişi düzenleyerek verdiğini, ancak 8.814.954.891TL yi ödemeyerek zimmetine geçirdiğini, yine müştekilerden ...’in aynı şubede bulunan ... nolu hesabından 14.298.000.000TL parayı zimmetine geçirdiği, müşteki ...’a ait ... nolu hesabından 21.500.000.000TL sini zimmetine geçirdiği, şüpheli ...’nin eşi olan diğer şüpheli ...’nin de bu suça iştirak ettiği, böylece şüphelilerin üzerlerine atılı müsnet suçu işledikleri, iddia, müştekilerin beyanları, banka kayıtları, İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, müfettiş raporu ve tüm hazırlık evrakından anlaşılmakla,” sanıklar ... ile ...'nin 765 sayılı TCK nun 64/1. maddesi delaletiyle 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3, 765 sayılı TCK nun 80. maddeleri uyarınca,
İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13/12/2004 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı birleştirilen dosyasının dayanağını oluşturan 23/11/2004 tarihli iddianamesinde özetle; “Müştekiler ... Balçova Şubesi ile çalıştıklarını ve burada çalışan sanık ... ile tanıştıklarını, yakınlık göstermesi nedeni ile kendisine hesaplarından işlem yapmak üzere imzasız belge verdiklerini, ancak sanığın müşteki ...’nin hesabından 10.000.000.000TL'yi, müşteki Habip hesabından 8.000.000.000TL yi hesaptan para çekilmiş gibi işlemler ile çektiğini iddia etmişler, sanık ... susma hakkını kullanmıştır. Sanıklar hakkında aynı nedenle ve başka müştekilerin hesaplarından zimmetine para geçirmek suçundan İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi’nde ... Esas sayı ile kamu davasının devam ettiği anlaşılmıştır.” iddiasına yer verilerek sanık ...'nın 4389 sayılı kanunun 22/3, 765 sayılı TCK nun 504/3, 522, 80, 31, 33, sanık ...'ın 4389 sayılı kanunun 22/3, TCK nun 504/3, 522, 64/2, 80, 31, 33. maddeleri uyarınca,
İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas,... Karar sayılı birleştirilen dosyasının dayanağını oluşturan 02/08/2005 tarihli iddianamede özetle; “Şüphelinin ... Balçova Şubesi’nde veznedar olarak görevli iken başka müştekilerin benzer eylemleri nedeniyle şikayetleri üzerine yürütülen soruşturmalar kapsamında tutuklandığı, dosyada mevcut müştekiye ait ... numaralı banka hesabına ilişkin hesap hareketlerini gösteren doküman fotokopilerine göre, müştekinin ilgili banka şubesinde 14/05/2002 tarihinde açtığı hesaptan yetkisiz şekilde çeşitli işlemler yaptığını, 14/05/2002 - 20/05/2004 tarihleri arasında müşteki tarafından kendisine hesabından para çekilmesi konusunda yetki verilmediği halde müştekiyi aldatarak hesabından paranın çekilmesine ilişkin belge düzenleyerek ve hesabındaki parayı çekerek, zimmetine geçirip kullandığı, bu suretle atılı suçu işlediği yukarıda gösterilen kanıtlardan anlaşıldığından.” sanık ... 4389 sayılı kanunun 22/3, 765 sayılı TCK nun 80, 31, 33. maddeleri uyarınca,
İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı birleştirilen dosyasının dayanağını oluşturan 03/02/2005 tarihli iddianamesinde özetle; “... T.A.Ş.’nin İzmir Balçova Şubesi’nde gişe yetkilisi olarak çalışan sanık ...’nin bir kısım şube müşterilerinin hesaplarından para çekerek, bir kısmını ise hesaplarına yatırılmak veya yeni hesap açılması için görevi dolayısı ile kendisine tevdi ettikleri paraları kayıtlara intikal ettirmeyerek zimmetine geçirdiği, müşterilerden vade bitiminde yada vadesinden önce parasını talep edenler başka müşterilerin hesaplarındaki paralardan ödeme yapan ve bu şekilde hileli işlemlerle banka parasını ihtilasen ve teselsülen zimmetine geçirdiği banka müfettişlerince yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, hazırlanan ön rapor kapsamı ve sanığın beyanına göre banka müşterilerinden...-...’ya ...’a,...’e, ...’e, ...’a, ...-...’a ...’e ait hesaplardan hileli işlemlerle sahiplenip zimmetine geçirdiği paralarla ilgili olarak sanık ... ile onu suça azmettirdiği ileri sürülen resmi nikahlı eşi ... hakkında İzmir CBS nin ... hazırlık sayılı evrakı üzerinden yürütülen soruşturma neticesinde, 31/08/2004 tarih e. ... sayılı iddianame ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nin 22/3, 765 sayılı TCK nun 80, 31, 33 ,40 ve TCK nun 64/2, 66. maddeleri delaletiyle 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3, 765 sayılı TCK nun 80, 31, 33. maddeleri uyarınca,
Sanık ...’nin yine aynı dönemde banka müşterilerinden ...’un ... nolu fon hesabından ödenecek iki adet çek için ... nolu çek hesabına aktarması hususunda verdiği yazılı talimatı kullanarak fon hesabından bozdurduğu 13.500.000.000TL yi çek hesabına yatırmayarak, bu parayı sanki ... tarafından nakit olarak çekilmiş gibi gösterip, banka müşterisi ...’ın ... sayılı iddianameye konu vadeli hesabındaki 29.000.000.000TL si dışında 06/05/2004 tarihinde döviz hesabına yatırdığı 4800 Euro parasını talimat belgesi yerine tediye belgesi imzalatarak müşteki...’in hesabındaki 9293 Euro ve 3048 Dolar parayı fon hesabına aktaracağından bahisle imzalattığı iki adet boş kağıdı tediye belgesi olarak düzenleyip müşteki ...’in hesaplarındaki toplam 21.000.000.000TL si civarındaki parasını kimi otomatik ödemeler için verdiği talimatı kötüye kullanarak, ... ’in fon hesabındaki 4.500.000.000TL parasını aynı yöntemle imzalattığı belgeyi tediye belgesi olarak düzenlemek suretiyle, müşteki ...’nın toplam 17.000.000.000TL parasını, müşteki ...’in 22.000.000.000TL civarında parasını, ...’in fon hesabındaki parasından 16.254.000.000TL sini, müşteki ...’in hesabından 10.000.000.000TL ödeme yaptığı halde tediye belgesini 20.000.000.00TL si olarak düzenleyip bu şekilde 10.000.000.000TL sini, müşteki ...’in hesabındaki paradan 10.000.000.000TL sini yine aynı yöntemlerle çekip tüm müştekilerin banka hesaplarından belirtilen miktarlardaki paraları zimmetine geçirdiği, sanık ...’nin bu paralarla ... Yetkili Servis işini yapan resmi nikahlı eşi sanık ...’yi finanse ettiği, her iki sanığın gelirlerine uygun olmayan yaşantı sürdükleri, mal ve mülk edindikleri, bu nedenle sanık ...’nin eşi olan diğer sanığı zimmet suçlarını işlemesi yönünde azmettirdiğini anlaşıldığından,” sanık ... 'nin 4389 sayılı kanunun 22/3, 765 sayılı TCK nun 80, 31, 33, sanık ...'nin TCK nun 64/2, 66. maddeleri delaletiyle 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 22/3, TCK nun 80, 31, 33. maddeleri uyarınca,
İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı birleştirilen dosyasının dayanağını oluşturan 28/03/2005 tarihli iddianamede özetle; “Olay tarihinde ... T.A.Ş. İzmir Balçova Şubesi’nde gişe yetkilisi olarak çalışan, yukarıda açık kimliği yazılı sanık ...’nin müştekilerin bankada hesap açtıkları esnada hem paranın hesaba geçişine ilişkin hem de paranın bankadan çekilişine ilişkin belgeler düzenleyerek müştekilerin bilgisi dışında ve rızası haricinde ... nolu vadeli hesaplarında bulunan 8.070.000.000TL yi çekip zimmetine geçirdiğinden bahisle,” sanık ...'nin 4389 sayılı kanunun 22/3. maddesi uyarınca,
İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı birleştirilen dosyasının dayanağını oluşturan 22/11/2004 tarihli iddianamede; “Müşteki ...’ın ... Balçova Şubesi’nin ... müşteri numaralı mudisi olduğu, sanığın ise aynı banka şubesinde görevli ve yetkili bulunduğu, müştekinin bu hesaptaki Euro hesabının 30/11/2001 tarihinde TL ye dönüştürüldüğü ve hesapta bulunan yaklaşık 1.679.000.000TL sinin müşteki adına tediye ile sanık tarafından çekildiği halde sanki para çekilmemiş gibi sanık tarafından müştekiye bu paraya uyumlu vadeli hesap cüzdanı düzenlenip verildiği, böylece sanığın görevi dolayısı ile daha önce tanıdığı ve samimi olduğu ve şube müşterisi olan müştekinin hesap açmak için kendisine tevdi ettiği paraları banka kayıtlarına intikal ettirmeyerek zimmetine geçirdiği iddia ve tüm evrak kapsamından anlaşılmakla,” sanığın 4389 sayılı kanunun 22/3. maddesi uyarınca,
İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının dayanağını oluşturan 17/08/2007 tarihli iddianamede; “Şüpheli...'ın 2001-2005 yılları arasında ... Balçova Şubesi’nde müdür olarak çalıştığını, aynı bankada gişe yetkilisi olan ...’nin banka müşterilerinin hesaplarına girerek bu hesaplardan zimmetine para geçirdiği gerekçesiyle hakkında yapılan soruşturmalar sonucunda İzmir Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, bu davaların halen İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas numarasında görüldüğü, bu soruşturmalar sırasında müştekilerin banka müdürü olan... ile aynı bankanın yetkili memuru olan... ve banka müfettişi ... haklarında da aynı suça katıldıkları gerekçesi ile şikayet dilekçesi verdikleri, bu dilekçeler birleştirildikten sonra yapılan soruşturma sonunda 15/01/2007 tarih ... soruşturma no ve ... Karar nolu karar ile her üç şahıs hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, müştekiler vekilince bu karara itiraz edilmesi üzerine Karşıyaka ... Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’nın 06/08/2007 tarih ve ... Müt. nolu kararı ile şüphelilerden... hakkında verilen takipsizlik kararının kaldırılmasına, bu şüpheli hakkında 4389 sayılı bankalar kanunu yönünden denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet vermek suçundan kamu davası açılması gerektiğine, diğer şüpheliler ile ilgili itirazın ise reddine karar verilmesi nedeniyle, şüpheli... hakkında İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas nolu dosya ile birleştirilmek üzere bankacılık kanununa aykırı bir şekilde denetim görevini ihmal etmesi nedeniyle zimmete sebebiyet vermek suçundan dava açılması gerektiği anlaşıldığından bahisle,” sanık...'ın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 160/1, TCK nun 43/1, 53. maddeleri uyarınca ,
Cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında dosyamız davacısı...'in dava dışı diğer müştekiler ve katılanlar ile birlikte müşteki sıfatıyla, dosyamız davalıları ..., ... ve dava dışı...,... ve ...' ın sanık sıfatıyla taraf bulundukları,
... A.Ş.nin vekilleri aracılığıyla sanıklar ... , ...,... ile... haklarında başvuruda bulundukları ve ayrıca müdahale dilekçeleri ile birlikte şikayeti içeren dilekçeler verdikleri, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 162/1. maddesi hükmünce başvuru tarihi itibarı ile yasal müdahillik hakkını kazandıklarından, suçtan zarar görmesi ihtimaline binaen müşteki ... A.Ş.nin müdahale talebinin Mahkemece kabulüne karar verildiği,
Mahkemece yapılan yargılama sırasında;
Dosyamız davalısı Sanık ... ' in 03/02/2005 tarihli iddianame ile 09/02/2005 tarihli ek iddianameye ilişkin savunmalarında;“Her iki iddianamenin müştekilerinin kendisinin arkadaşları olduğunu, kendi bilgileri dahilinde ve kendi imzalarıyla olmak üzere kendisine borç para verdiklerini, bunun banka ile alakasının bulunmadığı, şahsı itibarı ile müştekilerle olan şahsi ilişkilerinden kaynaklandığını,, Müşteki ...'un 13.500.000.000 lira parasını bizzat kendisinin imzaladığı fişler ve bilgisi dahilinde bankadan çekerek kullandığını, bunun zimmetle alakasının bulunmadığını,
Müşteki...'den 2002 yılından beri borç para aldığını, bütün fişleri kendisinin imzaladığını, banka hesabındaki parayı da kendisine borç verdiğini, çünkü kendisinin daha fazla faiz ödediğini, aldığı paranın 9.000 Euro olması lazımgeldiğini, doların miktarını hatırlayamadığını,
Müşteki ...'in hem kendi kredi kartından hem de genel hesaplarından para çekme hususunda kendisine talimat verdiğini, huzurdaki müştekinin paralarını çektiğini, ancak onun talimatı uyarınca çektiğini, bunun banka zimmetiyle ilgisinin bulunmadığını, müşteki ...'e bizzat borç para vermesi için söylediğini, onun da dekontu imzalayıp parayı kendisine verdiğini, parayı bizzat çektiğini ve müştekinin fon alacağını söylemesi nedeniyle “fonun parasını ben sana ödeyeyim” dediğini, onun da kabul ettiğini, kendi imzası ile sahte imza atarak para çekmiş olmadığını,
Müşteki ...'nın parasının bankaya yatırmış olmadığını, paranın kendisine elden verildiğini, paranın kendisinde olduğunu, banka kayıtlarına intikal etmediğini, bu eylemin de banka ile ilgisi bulunmadığını, müştekinin kendi parasının 18.000.000.000 lira ile 1.500.000.000 lira parasının olduğunu,
Müşteki ...'in iddialarının doğru olduğunu, 19.483.000.000TL paranın hesapladığı faize göre 25 milyar lira civarında tuttuğunu, ancak bu parayı borç olarak aldığını, kendisinin bu parayı kullanması hususunda teklifte bulunduğunu, eşinin parasını çekme yetkisinin olduğunu, bu nedenle parayı eşi adına havale ettiklerini ve parayı bizzat kendisinin çektiğini, müştekinin 2002 yılında 3 milyar, 2004 yılı Mart ayında 3 milyar hesap açılması için getirdiği paraları kendisine verdiğini, bu paraların banka ile ilgisinin bulunmadığını, müştekinin kızlarına ait 200 er milyondan 400 milyon liranın kız kardeşinin fişi imzalaması üzerine bizzat kendisinin çektiğini, müştekinin bundan bilgisi olduğunu,
Müşteki ...'in beyanları üzerine sorulduğunda; Meblağların doğru olduğunu, ancak paraların bankaya yatırılmış olmadığını, doğrudan kendisine verildiğini, kedilerinden borç para alındığını,
Müşteki ...'in beyanları üzerine de; Bu müştekiye hiçbir borcunun olmadığını, parasını Almanya'ya gideceği sırada çektiğini,
Müşteki ...'in beyanları üzerine sorulduğunda; Bu müştekinin iddiasının doğru olduğunu, 10.000.000.000 lira parasının kendisinde bulunduğunu, ancak paranın banka ile ilgisinin olmadığını, parayı kendisinden elden aldığını,
Müşteki ...'ın beyanları üzerine sorulduğunda; Müştekinin arkadaşı olduğunu, meblağların doğru olduğunu, iddia ettiği paralar kendisine borç olarak verdiğini, bu paraların zimmetle bir ilgisinin bulunmadığını,
Müşteki ...'ın iddiası nedeniyle sorulduğunda; “Döviz hesabındaki imzaların kendisine ait olduğunu, dövizleri Türk parasına çevirdiklerini, 29.000.000.000 liralık hesap açtırdıklarını, bu dövizlerin de 29.000.000.000 liralık hesabın içinde olduğunu,
Tanık ...'in beyanları üzerine sorulduğunda; Huzurdaki tanığın 300 Euro çekmek istediğini, 300 Euro’yu çekip kendisine verdiğini, fakat hesabının tamamı olan 4630 Euro’yu ödemiş gibi çıkış yaptığını ve bundan huzurdaki tanığın haberinin olmadığını, onun sadece 300 Euro’sunu çektiğini bildiğini, geri kalan 4330 Euro’yu kendisinin aldığını, bunu kabul ettiğini, müfettişe de durumu anlattığını, huzurdaki tanığın parasını aldığını kabul ettiğini, ayrıca daha önce beyanlarda bulunduğu ...ın kendisine ilk etapta 40 milyar getirdiğini, 40 milyarına fon hesabı açtığını, bilahare 20 milyarını çekmek istediğini, geri kalan 20 milyar için fon alır mısın dediğini, kendisinden imza aldığını, 20 milyarlık çıkış yapacağı yere 40 milyarlık çıkış gösterdiğini, fakat bu fişteki imzanın ...’ye ait olduğunu, onun sadece 20 milyar çıkış yaptığımı bildiğini, bakiye 20 milyarın yani toplam olarak 40 milyarın tarafımdan çıkış gösterildiğinden haberdar olmadığını, bu hususu düzeltmek istediğini, beyanlarında bulunduğu,
Dosyamız davalısı ...' nin 03/02/2005 tarihli iddianame ile 09/02/2005 tarihli ek iddianameye ilişkin savunmalarında; suçsuz olduğu beyanında bulunduğu,
Mahkemece yargılama aşamasında aldırılan bilirkişi raporlarının incelenmesinde;
17.07.2005 tarihli grafolojik incelemeye esas bilirkişiden aldırılan raporda; 9 adet vergi tahsil alındısı/ fişinde basılı bulunan kaşe izleri üzerinde atılı bulunan ve ... T.A.Ş. Balçova şubesince ... adına düzenlenmiş 3 adet hesap cüzdanında atılı bulunan imzaların ... eli ürünü olduğu, rapor edilmiştir.
27.04.2009 tarihli bilirkişi heyet raporunda dosyamız davacısı ... 'in ... nolu hesabı ile ilgili yapılan incelemeler neticesinde; söz konusu hesabın 22.05.2002 tari'hinde açıldığı, açıldığı tarihten itibaren hesap üzerinde çok sayıda para yatırma ve çekme işlemi olduğu,
28.08.2003 tarihinde hesaba yatırılan 23.509.035.908.-TL ile hesap bakiyesinin 24.248.534.892.-TL'ye ulaştığı, 29.08.2003 tarihinde 9.993.804.524.-fL'lik fon alımı yapıldığı (Kullanıcı kodu yoktur.) ve aynı gün hesaptan, ...'nin oluşturdugu fişle 13.500.000.000-TL ödeme yapıldığı; 01.09.2003 tarihinde 5.000.000.000.-TL, 15.09.2003 tarihinde 1.490.000.000.-TL ve 3.000.000.000.-TL, 23.09.2003 tarihinde 500.000.000.- TL, 21.10.2003 tarihinde 475.000.000.-TL, 13.11.2003 tarihinde 507.000.000.- TL ve 11.05.2005 tarihinde 992.000.000.-TL'nin, Sanık ...'nin oluşturduğu fişlerle ödendiği,
19.11.2007 tarihli bilirkişi raporunda 16.02.2004 tarih 022033 nolu ve 11.05.2004 tarih ... nolu fişlerdeki imzanın ...' in elinden çıkmadığı sonucuna varıldığı,
Müşteki ...' in İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinde vermiş olduğu 05.04.2005 tarihli celsedeki ifadesinde; "...Ben eşimle birlikte 28.08.2003 tarihinde Adana'ya gitmiştik. Adana'daki evimizi sattık. 23 milyar lira ... Balaçova şubesine havale yaptık, bundan 'ayrı benim Balçova şubesinde 1.5-2 yıldır küçük küçük biriken toplam 4.5 milyar param vardı. Adana'dan havale ettiğimiz 23 milyar paranın 13.5 milyar lirasının bir gün sonra Saat 12 28'de çekildiğini, diğer paralarında kısa aralıklarla çekildiğini tespit ettim Ben paranın çekilişine ait fişteki imzanın bana ait olup olmadığını bilmiyorum. Toplam zararım 10 milyardır, bu olaylar olmadan bir ay kadar önce 8 milyar çekmiştim. Zaman zaman da 1 nilyar 1,5 milyar para çektiğim olmuştur. Ancak net zararım 10 milyardır" beyanında bulunduğu,
Sanık ... ise bu ifadeye karşılık, müştekinin iddiasının doğru olduğunu, 10 milyar parasının kendisinde olduğunu ancak paranın banka ile ilgisinin olmadığını belirttiği,
Müşteki ...' in çektiğini belirttiği 8.000,000,000TL nin hesap ekstresinde yer almamasından kimi işlemlerin kayıtlara intikal ettirilmeden yapıldığının anlaşıldığı,
Mevcut belgelerle zimmet tutarının kesin bir şekilde tespitinin olanaksız olduğu, zimmet konusu hesapla ilgili tüm ödeme fişlerinin bankadan temin edilerek 29.08.2003 tarihli 13.500.000.000 TL lik ödeme ödeme fişi ile birlikte imza incelemesine tabi tutulması gerektiği ve buna göre sonuca gidilmesi gerektiği, rapor edildiği,
12.11.2009 tarihli bilirkişi heyet raporunda dosyamız davacısı ... yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; ...' e ait hesaptan çeşitli tarihlerde para yatırma ve çekme işlemlerinin gerçekleştiği, 19/11/2007 tarihli imza incelemesine esas bilirkişi raporunda, 16/02/2004 tarih ve ... nolu fiş ile 11/05/2004 tarih ... nolu fişteki imzaların ... ' in elinden çıkmadığı sonucuna varıldığı, bu fişlerle sırası ile 160.000.000 TL ve 992.000.000-TL paranın çekildiği, ...' in 05/04/2005 tarihli celsede ifadesinde yaklaşık 10 milyar zararının bulunduğunu beyan ettiği sanık ...' nin ise bu iddianın doğru olduğu ve 10 milyar TL nin kendisinde olduğunu ancak paranın bankası ile ilgisinin olmadığını belirttiği, iki adet fiş ile çekilen toplam 1.152,000,000TL nin ...' nin zimmetinde olduğu, sanık ve müştekinin ifadelerinden ...' e ait yaklaşık 10 milyar TL nin ( bir çok işlemin banka kayıtlarına intikal ettirilmemesi nedeniyle) banka ile ilgisinin olmadığı, şahıslar arası borç ilişkisi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, sanık ...'nin zimmet fiili ile bağlantısının bulunduğu yolunda yeterli somut delilin bulunmadığının rapor edildiği,
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillerin değerlendirilmesi neticesinde 12/10/2010 tarih ve ... -... E.K sayılı kararı ile; Sanık ...'nin üzerine atılı; eşi olan sanık ...'yı zincirleme biçimde banka zimmetine azmettirdiğine ilişkin mahkûmiyetine yeter derecede objektif ve kesin kanıtlar bulunmadığından beraatine,
Sanık...'ın üzerine atılı denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet vermekten 5411 sy.Bankacılık Yasası'nın 160/1,5237 sy.TCK.43/1,53 maddeleri gereğince cezalandırılması talebine ilişkin sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeter derecede objektif ve kesin kanıtlar bulunmadığından beraatine,
Sanık ...'nin eylemine uyan -bir bütün olarak-zincirleme biçimde adiyen banka zimmeti suçundan; lehe düzenleme içeren 4389 sy.Bankalar Yasası'nın 22/3(1.cümle),765 sy.TCK.80,31,33,40 maddeleri gereğince cezalandırılmasına,
Sanık...'nun eylemine uyan;sanık ...'nin zincirleme biçimde adiyen banka zimmeti eylemine fer'i iştirakten 4389 sy.Bankalar Yasası'nın 22/3(1.cümle),765 sy.TCK.65/3,80,31,33 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, Sanık...'ın üzerine atılı banka zimmetine katılma suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeter objektif ve kesin kanıtlar bulunmadığından beraatine dair karar verildiği,
Mahkemece verilen kararın bir kısım müştekiler vekilleri, katılan banka vekili ve sanık... müdafii tarafından temyiz edildiği, Yargıtay ... Ceza Dairesinin 29/05/2013 tarih ve ... - ... E.K sayılı kararı ile bir kısım katılan vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile sanıklar ... ve... hakkındaki hükmün onanmasına, sanık müdafii ile katılan vekillerinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının bozulduğu,
Yargıtay bozma kararı sonrası dosyanın Mahkemenin ... Esasına kayıt edildiği, bozma uyarınca yapılan yargılama neticesinde verilen 18/11/2014 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararın sanık ... müdafii, katılan Banka vekili tarafından temyiz edildiği, Yargıtay ... Ceza Dairesinin 24/10/2019 tarih, ... esas, ... karar sayılı ilamı ile sanığın bir kısım eylemlerinin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu, belirlenen adli para cezasının zarar miktarının üç katı üzerinden belirlenmesi gerektiği, toplam zarar miktarı hesaplanırken hata yapılmış olması gerekçesiyle kararın bozulduğu,
Yargıtay'ın ikinci bozma kararı sonrasında dosyanın Mahkemeni ... esas sırasına kaydedildiği, Mahkemece ikinci bozma kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde verilen 13/04/2021 tarih ... Esas ... karar sayılı karar ile sanık ...' nin 13 yıl 7 ay 10 gün hapis ve 199.292,5 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin temyiz itirazları üzerine Yargıtay ...Ceza Dairesinin 10.10.2022 tarih ... E. ... K.sayılı ilamı ile mahkeme kararının düzeltilerek onandığı, hükmün 10.10.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller, iddia ve savunmalar ile tüm dosya kapsamı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklı uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı taraf, müşterisi olduğu ...-Balçova şubesindeki hesabına 28.08.2003 tarihinde 23.000-TL'yi aktardığını, daha sona bu hesaptan faiz adı altında paralar çektiğini, hesap hareketlerinin hesap cüzdanına işlenmesi istenildiğinde bankada gişe yetkilisi olarak çalışan davalı ...'nın çeşitli bahanelerle bundan kaçındığını, davalı ...'nın başka bir gün bankaya giden davacıya hesabında 10.000-TL kaldığını söylediğinde davacının bu paranın 1 ay vadeli hesaba yatırılmasını söylediğini, ancak davacının 12.08.2004 tarihli gazete haberinden sonra olayı öğrendikten sonra hesaplarını kontrol ettirmek için bankaya gittiğinde paranın çok önce bilgisi ve talimati olmaksızın çekildiğini öğrendiğini, davalı ...'nın davacıya ait 10.000-TL'yi zimmetine geçirerek davacının zarara uğramasına neden olduğunu, diğer davalı ... T.A.Ş.'nin de istihdam ettiği kişilerin denetim görevini yerine getirmediği için meydana gelen zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalılardan ...'nin davalı ...'nın suçu irtikap kararını takviye ettiği ve icrasını kolaylaştırdığı, bu paraları alarak kendisi ve eşi adına yatırımlar yaptığı ve banka mudilerinin zararının karşılanması yönündeki taleplerine karşı dahili ve kötüniyetini açıkça belli ettiğini beyanla 10.000-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminatın zararın meydana geldiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep edilmiştir.
Mahkememizce davalılar hakkında davaya dayanak oluşturan iddialar dolayısıyla açılan İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılmıştır. Mahkememizce yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden rapor aldırılmış, kesinleşmesi beklenen ceza dosyasında aldırılan bilirkişi raporları ile davalı banka teftiş kurulu başkanlığının müfettiş soruşturma raporu dosyamız arasına alınmıştır.
Davalı banka teftiş kurulu başkanlığının soruşturma raporunda davalı ... tarafından gerçekleştirilen usulsüz işlemler ile zarar gören birtakım müşterilerin tespit edildiği görülmekte ise de söz konusu tespitler arasında davacı tarafın iddiaları yönüyle herhangi bir tespitin yer almadığı, banka tarafından tespit dilen usulsüz işlemler içinde davacı hesabından yapıldığı davacı tarafından iddia edilen işlemlerin yer almadığı anlaşılmıştır.
Dosyamız kapsamında aldırılan rapor ile ceza dosyasında aldırılan raporlar ve davacının dosyamız arasında bulunan hesap ekstresi birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalı bankanın Balçova şubesindeki hesabının 22/05/2002 tarihinde açıldığı, hesabın açılış tarihinden itibaren çok sayıda para yatırma ve çekme işleminin bulunduğu, 28/08/2003 tarihinde hesaba yatırılan 24.250-TL ile hesap bakiyesinin mevcuttaki para ile birlikte 24.260,03-TL'ye ulaştığı, aynı gün davacıya bankadan 750-TL nakit ödeme yapıldığı, kalan paranın repo edildiği, davacı hesabında 29/08/2003 tarihinden son hesap hareketi olan 11/05/2004 tarihine kadar fon alım satım, nakit ödeme işlemlerinin bulunduğu görülmektedir. Davacı tarafından yapılan bu ödeme işlemlerine ilişkin tediye makbuzlarının önceden imzalatıldığı, paraların kendisi tarafından teslim alınmadığı ileri sürülmektedir. Davalı ..., kollukta alınan ifadesinde, (davacı hesabına münhasır olmamak üzere) bankada yaptığı usulsüz işlemlere ilişkin ödeme dekontlarındaki müşteri imzalarının gerçek olduğunu, müşterilerden imzaları aldığını daha sonra para çekme işleminde kullandığını, para çekildiğinden / çekileceğinden müşterilerin haberdar olmadığını beyan etmiştir.
Ceza dosyasında davacı imzasını taşıyan ödeme dekontlarını da kapsar şekilde yapılan imza incelemeleri neticesinde düzenlenen 19/11/2007 tarihli raporda, dosyaya davalı banka tarafından davacının 16/02/2004 tarih ... nolu 160-TL'lik ve 11/05/2004 tarih ... nolu 992-TL'lik ödemelere ilişkin fişlerin gönderildiği, diğer para hareketlerine ilişkin fişlerin gönderilmediği, yapılan imza incelemesi neticesinde 16/02/2004 tarih ... nolu ve 11/05/2004 tarih ... nolu fişlerdeki imzanın davacı... ürünü olmadığının tespit edildiği görülmüştür. Bu surette davacının hesabından davalı tarafından yapılan usulsüz işlem neticesinde sahte imza ile 1.152,00-TL'nin çekildiği sübut bulmuştur.
Söz konusu davacının eli ürünü olmadığı tespit edilen ödeme fişleri yanında davacının hesap hareketleri incelendiğinde, 29/08/2003 tarihinde davacının hesabından davalı ... tarafından düzenlenen ... nolu fiş ile 13.500,00-TL çekildiği görülmekte ise de, bu işleme ilişkin fişin ceza dava dosyasında bulunmadığının bilirkişilerce tespit edildiği, ceza mahkemesince ... Balçova şubesine yazılan müzekkerede diğer müştekilerin yanı sıra davacıya ait imza hesap kartonlarının gönderilmesi istenilmiş ise de anılan dekontun ibraz edilmediği anlaşılmıştır. (Bu hususta mahkememizce de davalı banka şubesine müzekkere yazılmış olup anılı işlem dekontunun bulunmadığı bildirilmiştir. Yine davalı banka tarafından uhdelerinde bulunan evrakın ceza mahkemesine ibraz edildiği bildirildiğinden, Mahkememizce ceza dosyasına davalı banka tarafından sunulan tüm evrak asılları celp edilerek incelenmiş ancak 13.500-TL'lik işlem dekontu aslının bulunmadığı, evrak suretinin bulunduğu görülmüştür.)
Davacı tarafından ceza mahkemesinin 05/04/2005 tarihli celsede alınan ifadesinde "Adana'dan havale ettiğimiz 23 milyar paranın 13,5 milyar lirasının bir gün sonra saat 12.28'de çekildiğini, diğer paraların da kısa aralıklarla çekildiğini tespit ettim. Toplam zararım 10 milyardır." şeklinde beyanda bulunduğu, davalı ...'nın ise bu ifadeye karşılık müştekinin iddiasının doğru olduğunu, 10 milyar lira parasının kendisinde olduğunu, parayı davacıdan borç olarak elden aldığını, ancak paranın banka ile ilgisinin olmadığını beyan ettiği görülmektedir. Mahkememiz mevcut dosya kapsamı ile ceza dosyası kapsamından davacının hesabından çekilen 13.500-TL miktarındaki paranın davalı ...'nın zimmetine geçirilip geçilmediği yönünde sübut bulunmadığı, ceza dava dosyasındaki sübutun ve kesinleşen kararın yukarıda izah edilen toplam 1.152,00-TL'nin davacının zimmetine geçirildiği yönüyle olduğu, fazlaya ilişkin davacı iddiasının mevcut dosya durumu itibariyle ispat edilemediği değerlendirilerek davacının maddi tazminat talebinin bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, davacının hesabından davalı çalışanı ... tarafından sahte imzaya dayalı olarak yapılan usulsüz işlemler ile para çekildiğinin ceza dosyası kapsamı ile sabit hale geldiği, çalışanı tarafından yapılan usulsüz işlemlerden, denetim ve nezaret görevi bulunan bankanın da sorumlu olacağı, yapılan usulsüz işlem sonucunda davacının manevi zararının oluştuğu kanaatine varılarak davacı yararına 2.500,00-TL manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir.
Davalı ...'ın sorumluluğu değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı tarafından ...'nin davalı ...'nın suçu irtikap kararını takviye ettiği ve icrasını kolaylaştırdığı, bu paraları alarak kendisi ve eşi adına yatırımlar yaptığı ve kötüniyetli olduğundan bahisle davalı ... ile birlikte sorumlu olması gerektiği ileri sürülmüş ise de ceza dosyasında yapılan yargılama neticesinde davalı ... yönünden zimmet suçunu işlediği ya da iştirak ettiği yolunda mahkumiyeti gerektirir yeterlilikte suçun sübutuna ilişkin kesin ve inandırıcı delil olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ve verilen karar Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiğinden davalı ... bakımından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı bankanın sorumluluğu değerlendirildiğinde, bankalar, kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 nci maddesi). Bu tanımlamaya göre mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. B.K.’nun 306 ve 307 nci maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1 nci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. (Yargıtay 11 HD'nin 2009/5604 E. 2010/11874 K. Sayılı kararı)
Somut olayda, davalı banka çalışanı olan diğer davalı ... tarafından yapılan usulsüz işlemler ve sahte olarak atılan imzalar sebebiyle davacının zarara uğradığı, davacıya hiçbir kusur yüklenemeyeceği gözetilerek davalı bankanın davacının oluşan maddi ve manevi zararından sorumlu olduğunun kabulü gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
-
Davanın davalı ... yönünden REDDİNE,
-
Diğer davalılar yönünden;
a)Maddi tazminat istemli davanın KISMEN KABULÜNE, 160,00-TL'nin ödeme tarihi olan 16/02/2004 tarihinden, 992,00-TL'nin ödeme tarihi olan 11/05/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ile ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
b)Manevi tazminat istemli davanın KISMEN KABULÜNE, 2.500,00-TL manevi tazminatın 16/02/2004 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ... ile ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Maddi tazminat yönünden;
-
Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcından peşin alınan 135,00. TL harcın mahsubu ile bakiye 292,60. TL harcın davalılar ... ile ... T.A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Davacı tarafından yatırılan 135,00. TL peşin harcın yargılama giderlerine dahil edilmeksizin davalılar ... ile ... T.A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacının maddi tazminat davası yönünden yaptığı ve karşıladığı toplam 460,07. TL yargılama giderinden davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesaplanan 53,00. TL yargılama giderinin davalılar ... ile ... T.A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalı ... T.A.Ş.'nin iş bu dosyada yaptığı ve karşıladığı toplam 50,00. TL yargılama giderinden 40,87. TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... T.A.Ş.'ye verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 1.152,00. TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ... T.A.Ş' den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı ... T.A.Ş. kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m. 13/3 gereğince davanın red edilen bölümü üzerinden hesaplanan 1.152,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... T.A.Ş. ' ye verilmesine,
-
Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat davası yönünden AAÜT m. 13/4 gereğince 10.000,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...' ye verilmesine,
10-Kararın kesinleşmesi halinde ayrıca karar yazılmaya gerek kalmadan artan gider avansının ilgilisine resen iadesine,
Manevi tazminat yönünden ;
11-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 135,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 292,60-TL harcın davalılar ... ile ... T.A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
12-Davacı tarafından yatırılan 135,00-TL peşin harcın yargılama giderlerine dahil edilmeksizin davalılar ... ile ... T.A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
13-Davacının manevi tazminat davası yönünden yaptığı ve karşıladığı toplam 460,07-TL yargılama giderinden davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesaplanan 115,00-TL yargılama giderinin davalılar ... ile ... T.A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
14-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 2.500,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ile ... T.A.Ş' den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
15-Davalı ... T.A.Ş. kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m. 10/2 gereğince davanın red edilen bölümü üzerinden hesaplanan 2.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... T.A.Ş. ' ye verilmesine,
16-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat davası yönünden AAÜT m. 10/3 gereğince 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...' ye verilmesine,
17-Kararın kesinleşmesi halinde ayrıca karar yazılmaya gerek kalmadan artan gider avansının ilgilisine resen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 09/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32