İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/240 E. 2024/336 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/240
2024/336
10 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/240 Esas
KARAR NO : 2024/336
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/05/2024
KARAR TARİHİ : 10/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Mayıs 1995 tarihinde ... Sanayi Bölge Müdürlüğü'ne müracaatla adına 20.000 m2 mesahalı bir sanayi arsası tahsisi talebinde bulunduğunu, talebi kabul gören müvekkilinin 30/05/1995 tarihinden itibaren bölgede ...parsel sayılı taşınmaz için arsa tahsis bedeli ödemelerini başlattıklarını, ödemeleri 68,015,72 $'a ulaştığında davacının tahsisini talep ettiği arsanın daha küçük bir arsa ile değiştirilmesini talep ettiğini ... Sanayi Bölgesi Müteşebbis Heyeti'nin ödemelerini 80.000 Amerika Birleşik Devletleri Dolarına tamamlayan davacıya, 17/09/2007 tarihli kararı ile 5000 m2 mesahalı ...parsel sayılı arsayı tahsis ettiğini, davacının parsel çekme mesafelerinde düzeltme talep etmiş ise de soruna bir çözüm bulunamaması sebebiyle yatırımını yasal süreler içerisinde başlatamadığını, müvekkilinin talep ettiği konuda OSB yönetmeliğinde değişiklik olduğunu, davalı OSB yönetimi'nin müvekkili şirketin yatırımını rantabl kılacak ve gerçekleşmesine imkan tanıyacak yönetmelik değişikliğinin gerçekleşmesi üzerine alelacele ilk toplantısında iptal kararı aldığını, aldığı bu kararı davacı katılımcısına tebliğ etmeyerek (gizliyerek) "tahsis bedelini" finansal kaynak olarak kullanmaya devam edebildiğini, davalı OSB yönetimi müvekkili şirkete tahsisli arsayı, tahsis iptalini takip eden süreçte bir başka şahsa/tüzel kişiliğe tahsis/satış yaparak bu tarih itibariyle taşınmazdan ikinci kez bedel tahsil ederken, müvekkili şirkete olan borcunu ödemediğini, müvekkili şirketin parasını finansal kaynak olarak kullanmaya devam ettiğini, davacının iptal kararından uzun bir süre sonra haricen haberdar olduğunu, 18/11/2015 tarihli dilekçesiyle iptal olunan tahsis hakkının iadesi talebinde bulunduğunu, OSB Bölge Müdürlüğü tahsisin iadesi talebi yönünden, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan görüş talep edilmesine ve Bakanlıktan gelecek yazıya göre bilgi verilmesine karar verildiğini bildirdiğini, Bakanlıktan beklenen yazı cevabına göre yapılacak bilgilendirmenin 8 yıllık bir süreçte dahi yapılmadığını, 9/8/2023 tarihinde davalı ... OSB Yönetimi'nin 19/07/2023 tarih ve ... sayılı yazıları ile "tahsis iptali" kararını tebliğ ettiklerini, ardından Tire Sulh Hukuk Mahkemesi'nden tevdi mahalli tayini talebinde bulunarak, mahkemenin 22.09.2023 tarih ... D.İş Esas ve ...Karar sayılı ilamı doğrultusunda, 29.09.2023 tarihinde Türkiye ... Bankası Tire Şubesinde açılan hesaba, 928.437,41 TL. tahsis iadesi ödemesi yaptıklarını, sayın mahkemenin yönetmelik hükümleri çerçevesinde davalı Tire OSB yönetiminin görevinin gereği olan "tahsis iptal kararı" alması gerekecek tarihi tespit ederek, belirlenecek bu tarih itibariyle temerrüte düşen davalının faiz ödemesine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, tahsis iadesi alacağı, 80.000 USD ile tespit olunacak iadesi tarihinden itibaren, 3095 sayılı kanun m 4/a gereğince kamu bankalarının bir yıl vadeli mevduat hesaplarına uyguladığı en yüksek orandan faizinden oluşan alacağımızın, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, şimdilik 3.000 USD bölümünün "fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı Türk Lirası" olarak davalıdan tahsilinin hüküm altına alınmasına; davalı Tire OSB yönetimince 29.09.2023 tarihinde yapılan 928.437,41 TL. ödemenin, ödeme tarihinde T.C, Merkez Bankası, USD efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak karşılığının alacaktan indirilmesine; Munzam zarar talebinin kabulüne, karar tarihine en yakın tarih itibariyle hesaplanacak Munzam zarardan şimdilik 200.000,-TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin hüküm altına alınmasına; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı OSB tarafından davacıya yapılan tahsis kararının iptali nedeniyle davacı tarafça ödenen arsa tahsis bedelinin iadesi ile bu nedenle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır.
HMK’nun 115/1. maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler; kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile mahkeme re'sen, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile Asliye hukuk mahkemeleri ile Asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır.
Organize Sanayi Bölgelerinin tacir sıfatının bulunup bulunmadığı yönünde farklı değerlendirmelerle Bölge Adliye Mahkemeleri arasında çıkan uyuşmazlığın giderilmesine yönelik verilen Yargıtay .... HD'nin 15.06.2023 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararında yapılan değerlendirme ile OSB'lerin özel hukuk tüzel kişisi olduğu, bununla birlikte 6102 sayılı kanunun 11.maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı kanunun 16.maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmelerinin mümkün olmadığı, öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde her hangi bir yasal düzenleme de bulunmadığı, bu nedenlerle OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun yada olmasın uyuşmazlığın mutlak ticari olmadığı hallerde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılarak OSB'lerin tacir olmadığına karar verilmiştir.
4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunun 13/3 maddesi uyarınca "Katılım paylarının ödeme şekil ve şartları kuruluş protokolünde belirlenir. Bu konudaki uyuşmazlıklar Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenir."
Bu kapsamda dosyasının incelenmesinde; davanın mutlak ticari dava olmadığı, davalı İzmir Tire Organize Sanayi Bölgesi'nin tacir olmadığı, bu nedenle açılan davanın nispi ticari dava olarak da kabul edilemeyeceği, davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığı anlaşıldığından görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
6100 sayılı HMK'nın 114/1. c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
-
Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne gönderilmesine,
-
6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bu dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
-
Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
-
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.
Katip ...
E-imzalıdır.
Hakim ...
E-imzalıdır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32