İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1492 E. 2024/323 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2016/1492
2024/323
8 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1492 Esas
KARAR NO : 2024/323
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/12/2016
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; Rekabet Kurulu'nun Türkiye'de faaliyet gösteren oniki bankanın mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri alanında anlaşma ve/veya uyumlu eyleme içerisinde bulunmak sureti ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 4'üncü maddesini ihlal edip etmediğinin tespiti amacı ile yürütülen soruşturma sonucunda vermiş olduğu 08/03/2013 tarih... sayılı karar ile aralarında davalı Türkiye ... Bankasının da bulunduğu on iki bankanın mevduat, kredi ve kredi kartı hizmetleri alanında 4054 sayılı Kanunun 4. Maddesini ihlal ettiklerine karar verdiği, müvekkilinin, davalı ... Bankası A.Ş.'de çeşitli tarihlerde krediler kullandığı, işbu ihlal döneminde davalı bankadan, krediler kullanmış olması ve söz konusu ihlal nedeni ile serbest rekabet ortamında ödeyeceğinde daha yüksek faizler ödemek zorunda kaldığı, Rekabet Kurulu, davaya konu olayda aralarında davalı ... Bankasının da bulunduğu on iki bankanın 21/08/2007 ve 24/10/2011 tarihleri arasında mevduat, kredi ve kredi kaftı hizmetleri bakımından fiyat tespit etmek sureti ile Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. Maddesini ihlal ettiği, ayrıca ..., ... Bankası ye ... ise kamu mevduat açısından Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. Maddesini ayrıca ihlal ettiklerini, bunun üzerine Kurul tarafından her bankaya yıllık gayrisafi gelirleri üzerinden cezaya hükmedildiği, Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 57. Maddesinin aradığı ilk şart olan teşebbüslerin 4054 gayılı Kanun'a aykırı davranış içerisinde bulunma durumu Rekabet Kurulu'nun 08/03/2013 tarih ... sayılı kararı ile açık biçimde ortaya konulduğu ve aralarında davalı ... Bankasının da bulunduğu on iki bankanın Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4. Maddesini ihlal ettiğinin tespitinin yapıldığı, müvekkilinin, davalı bankadan ihlâlin gerçekleştiği tarihlerde krediler kullandığı, ihlalin gerçekleştiği tarihlerde kullanılmış olan kredilerin; 10/03/2008 tarihinde 40,000,00 TL bedelli aylık 9,1,70 faiz oranlı küçük işletme destek kredisi, 10/08/2009 tarihinde 40,000,00 TL bedelli aylık 1,60 faiz oşanlı küçük işletme destek kredisi, 12/04/2011 tarihinde 35,000,00 TL bedelli aylık 941,20 faiz oranlı kobi kredisi kullanıldığı, müvekkilinin, ihlalin gerçekleştiği 10/03/2008, 10/08/2009 ve 12/04/2011 tarihlerinde davalı bankadan kullanılmış olan krediler neticesinde Rekabet Kurumu Başkanlığının 08/03/2013 tarih... sayılı kararı uyarınca, uygulanmış olan kartel faizi sebebiyle zarara uğradığı, uygulanmış olan kayıtı faizi nedeni ile müvekkilinin kredi maliyetleri artarak maddi zarara uğramasına sebep olduğu, davalı bankanın da aralarında bulunduğu on iki banka 4504 sayılı Kanunun 4. Maddesine aykırı anlaşmalar ile rekabeti ortadan kaldırmamış olsalar idi piyasada fiyatlar arz talep dengesine göre belirlenecek ve bankalar arasındaki rekabet nedeni ile faizler tüketici lehine daha düşük olacağı, bu durumda müvekkilinin uğramış olduğu fiili zararın, rekabet ihlali yapan on iki banka şayet kredi, kredi kartı ve mevduat hizmetleri azarlarında rekabeti kısıtlamasa idi müvekkilinin yüksek faizler ile kredi kullanmamış olacağı ve mal varlığının da zarara uğramamış olacağı, bu nedenle söz konusu ihlal gerçekleşmemiş olsa idi müvekkilinin ödemesi gereken faiz oranı ile Davalı ... Bankasının 10/03/2008, 10/08/2009 ve 12/04/2011 tarihlerinde gerçekleştirdiği ihlal neticesinde ödemek zorunda kaldığı faiz oranı arasındaki fark nedeni ile müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespiti için Mahkemeye başvurma zorunluluğu doğduğu belirtilerek açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, müvekkilinin davalı ... Bankasından 10/03/2008, 10/08/2009 ve 12/04/2011 tarihlerinde kullanmış olduğu kredilerde, kredi kartı ve mevduat faizleri uygulamasında Rekabet Kurulunun 08/03 /2013 tarih ... sayılı kararı tespit edilmiş bulunan ihlal ve bu ihlal neticesinde uygulanmış olan kartel faizi nedeni ile müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespiti ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 300,00 TL'nin kredi kullanım tarihlerinden itibaren ayrı ayrı işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Cevap dilekçesinde özetle; hukukumuzda hukuka aykırı fiil - zarar sorumluluğu için, öncelikle talep ve iddia edenin tazmini gereken bir zararının var olmasının, ikinci olarak da bu zararın kusurlu hareket edenin davranışından kaynaklandığının ispatlanmasının gerektiği yani objektif nedensellik bağı kurulabilmesinin şart olduğu, halbuki, Rekabet Kurulu’nun geçmişte yürüttüğü soruşturmada 2007-2011 yıllarına ilişkin bazı tespitlerde bulunup bunlar üzerinden bankalara idari para cezası vermiş olması, adı geçen 12 adet bankanın tüm müşterilerinin (ki milyonlarca kişi etmektedir) de zarar görmüş olduğu anlamına gelmediği, davaya dayanak yapılan Rekabet Kurulu kararı, kapsamı, içeriği ve yazılış tarzı itibarıyle bankaların uyguladığı faiz oranlarından tüketicilerin zarar gördüğünün ispatlanması için yeterli olmadığı, işbu karara dayanılarak bankaların kredi kullanan ve mevduatı bulunan müşterilere karşı tazmin yükümlüsü olarak gösterilmeye çalışılması, hukuken hiçbir dayanağı olmayan haksız bir çaba olduğu, hiçbir bankanın faiz oranlarını kendi kendine belirlemediği, öte yandan, tüketicilerin hangi banka ile çalışacaklarına kendileri karar vermekte özgür olduğu, geçmişe dönük uygulanan faiz oranı nedeniyle bankaların sorumlu tutulmasının hukuka uygun bir talep olmadığı, açılan davanın ticaret mahkemelerinin (ihtisas mahkemesi) görev alanında olduğu, aktif davacı ehliyeti - hukuki yarar bulunmadığı, davacı davasını 4054 sayılı Kanun’un 57 nci maddesi hükmüne istinaden açmış olup haksız fiil sorumluluğunun tartışılacağı işbu davanın zamanaşımına uğradığı, Rekabet Kurulu tarafından müvekkili Banka aleyhine kesilmiş olan idari para cezasının iptalini teminen Ankara... İdare Mahkemesi nezdinde ... E. sayılı dosyası ile açılan davada Mahkemece verilen 05.12.2014 tarih ve ... karar sayılı karar hakkında halen karar düzeltme incelemesi devam etmekte olup; kararın kesinleşmemiş olması karşısında, davaya iş bu karar gerekçe yapılıyor ise Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 165. maddesi kapsamında bekletici mesele yapılması gerektiği, rekabet kurulu kararında müvekkili banka hakkında krediler ve kredi kartı alanında (dolayısıyla davacının kullandığı ticari kredi de dahil) rekabeti ihlal suçlaması bulunmadığı, müvekkili banka yönünden hukuka aykırılık koşulu gerçekleşmediği, davacının tazmini gereken hiçbir zararının bulunmadığı, bankanın kullandığı krediden zarara uğratıldığı iddiasının tamamen varsayım ve tahminden ibaret olduğu, hiçbir somut dayanağı olmayan, delil göstermeyen davacının Rekabet Kurulu kararına ilişkin piyasadaki dedikodu ve söylentilerden etkilenerek açtığı haksız davanın Mahkemece reddine karar verilmesin talep edildiği kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının iddia ettiği zarar miktarının tespiti ve hesaplanmasının da fiilen imkansız olduğu, bankalara karşı mevduata uygulamış oldukları faiz oranları nedeniyle, geçmişe dönük olarak bu şekilde dava açılmasının hukukla bağdaşır tarafının olmadığı, davacı müşterinin kredi alırken faiz oranlarını kabul ederek sözleşme koşullarında müvekkili bankayla çalışmayı kabul ettiği, faiz oranları hakkında geçmişe dönük dava açmasının sözleşme kapsamında hukuken haksız olduğu gibi, m.k. md.2 nazarında dürüstlük kurarıyla da bağdaşmadığı, davacının Rekabetin Korunması Hakkında kanuna dayanarak, üç kat tazminat talebinde bulunmasının da tamamen yersiz olduğu, davacının kullandığı kredi faizinin piyasaya göre yüksek olduğu, zarara uğratıldığı iddiasının da tamamen gerçek dışı olduğu, öncelikle bankanın, davacıya banka mevzuatına göre indirimli oranlarda kredi verdiği ayrıca faiz oranlarının piyasada o dönemde geçerli oranlara göre de uygun olduğu, bu kapsamda da faiz açısından zararı olduğu iddialarının gerçek dışı olduğu belirtilerek açıklanan nedenlerle 08/03/2013 tarihli Rekabet Kurulu kararında müvekkili banka hakkında tüm krediler ve kredi kartı alanında (dolayısıyla davacının kullandığı ticari kredi de dahil) rekabeti ihlal suçlaması bulunmaması sebebiyle öncelikle usule ilişkin beyan ve itirazları dikkate alınarak, davanın müvekkili Banka açısından aktif dava ehliyeti, hukuki menfaat, zamanaşımı yönlerinden reddine, usule ilişkin taleplerinin kabul görmemesi halinde esasa ilişkin savunmaları doğrultusunda özellikle davacının zararının var olmadığı gözetilerek davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
Rekabet Kurumuna yazılan müzekkere cevabı, davalı bankaya yazılan müzekkere cevabına, Ankara ... İdare Mahkemesinin ... Esas (... Yeni Esas) sayılı dosyasının Uyap örneği dosyamız arasındadır.
Ankara ... İdare Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde özetle; Mahkememiz davalısı tarafından dava dışı Rekabet Kurumu aleyhine Rekabet Kurumunca banka aleyhine kesilen idari para cezasının iptaline yönelik açılan davada Mahkemece 19/04/2022 tarihli ve... Karar sayılı ilam ile Rekabet Kurumu tarafından yapılan işlemin iptaline karar verildiği, temyiz istemi üzerine Danıştay .... Dairesinin 26/10/2022 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı onama kararı üzerine karar düzeltme talebinde bulunulduğu, aynı dairenin ... Esas ve ... Karar sayılı ilam ile karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği dolayısıyla yerel mahkemece verilen kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Taraflar arası uyuşmazlık konusu hususun; davacının davalıdan 10/03/2008, 10/08/2009, 12/04/2011 tarihlerinde kullandığı kredilerden kaynaklı olarak Rekabet Kurumu tarafından 21/08/2007 - 24/10/2011 tarihleri arasında içinde davalı bankanın da bulunduğu 12 adet banka aleyhine kullanılan kredilere yönelik bankaca tahsil edilmek istenilen faizin kartel faizi olduğu gerekçesi ile kesilen idari para cezası sebebiyle davalı bankanın davacı aleyhine uyguladığı faiz nedeniyle uğranılan zararın tespiti ile tahsiline yönelik dava olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yukarıda belirtilen dava konusu uyuşmazlık kapsamında taraflar arası uyuşmazlığın esasen Rekabet Kurumu kararı gereği davalı tarafça davacıdan tahsil edilen faizlerin haksız faiz niteliğinde kartel faizine sebep olup olmadığı, var ise davacının bundan kaynaklı zararının tahsili istenmekle uyuşmazlık konusu zarar miktarının iptal davasına konu edildiği yargılama sonucunun beklenmesi neticesinde Mahkememize yapılan bildirime istinaden davalı bankanın rekabet Kurumu kararına karşı açtığı davanın kabulü ile bankanın uyguladığı faizin yerinde olması sebebiyle davalı aleyhine kesilen idari para cezasının iptaline karar verilmekle birlikte dava konusu dayanak faizin davalı tarafça davacıdan haksız olarak kesilmediği kesinleşmiş Mahkeme kararı ile ortaya çıkmıştır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle her ne kadar Mahkememiz davacısı tarafından davalı aleyhine Rekabet Kurumu kararı dayanak tutulmak suretiyle uygulamada kartel faizi olarak belirtilen faizin davacıdan tahsili yönündeki istemde davalının haksız olduğu belirtilerek işbu dava açılmış ise de davalı tarafça davacı aleyhine uygulanan faizin bu nitelikte bir faiz olmadığının karar düzeltme isteminden geçmiş yukarıda belirtilen kesinleşmiş idare mahkemesi kararı ile anlaşılması neticesi her iki tarafın tacir olduğu göz önüne alınarak davalı tarafça davacı aleyhine uygulanan faizin belirlenmesine yönelik kredi sözleşmelerindeki hususların sözleşme serbestisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaati ile bu kapsamda faiz yönünden yeniden rapor alınmasına gerek duyulmamış, davalı yanın yaptığı işlemin rekabet ihlali niteliğinde davranış olmadığı sabit olmakla açılı davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
-
Davanın REDDİNE,
-
Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 427,60 TL harcın evvelce alınan 29,20 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 398,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu hususta tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı ile yukarıda mahsubuna karar verilen harç ile gider avansından kullanılan kısmın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesine göre İADESİNE,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T gereğince takdir edilen 300,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
-
Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.08/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32