SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/923 E. 2024/258 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/923

Karar No

2024/258

Karar Tarihi

28 Mart 2024

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/228 Esas

KARAR NO : 2024/205

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))

DAVA TARİHİ : 26/03/2021

KARAR TARİHİ : 13/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ortakları ..., ... ve davalı ... tarafından 13.02.2009 tarihinde restoran işletmek üzere kurulduğunu, davalının 13.02.2009 tarihinden 05.02.2015 tarihindeki genel kurula kadar şirket müdürü olarak görev yaptığını, 2015 yılında davalının, eski bir eser olan restoran binasına yaptığı kaçak inşaat nedeniyle ceza alması sonrası şirket müdürlüğünden ayrıldığını, şirket müdürü olarak diğer ortak ...'ın atandığını, davalının şirket müdürü olmasa da fiilen 2020 yılı başına kadar restoranı işletmeye devam ettiğini, şirketin tüm hesaplarını fiilen yönettiğini, tahsilat ve personel ödemeleri de dahil olmak üzere ödemeleri yaptığını, davalının müdür olmasa da restoranın tüm ıslak imzalı faturalarını kestiğini, banka işlemlerini kendisine tanımlı şifre ile yaptığını, tahsilatları yaptığını, tüm personel ödemelerini yaptığını, şirketin kredi kartlarını kullandığını ve muhasebe işlerini yönettiğini, fiilen müdürlük yetkilerini tek başına yürüttüğünü, davalının muavin defter kaydı gereğince 2017-2018 tarihlerinde şahsi harcamalar yaptığını, şirketle bağlantısı olmayan 3. kişilere eft ve havaleler yaptığını, kendi kredi kartlarını ödediğini, şahsi kira ödemelerini yaptığını, bu tarih itibariyle toplam 73.234,00 TL şirkete borcu bulunduğunu, davalının 2017 yılından 54.054,77 TL, 2018 yılından 18.550,00 TL olmak üzere toplamda 73.234,00TL 'yi Bortez işletmecisi olması dolayısıyla kendisine teslim edilen banka şifrelerini kullanarak, kendisine ödeme yaptığını, nakit çektiğini, şirketin kredi kartını şahsi harcamalarında kullandığını, ev kirası, kredi kartı ödemesi gibi şahsi harcamalarını yaptığını, bu amaçla üçüncü kişilere ödeme yaptığını, davalının bu ödemeleri muhasebeye bildirip kendisine borç yarattığını, müvekkili şirketin üç ortağından sadece davalıdan alacağı olduğunu, işbu alacağın tahsili için İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile takip açıldığı ancak davalı yanca takibe itiraz edildiğini belirterek, davalı borçlunun İzmir .... İcra Müd. ... E. sayılı takibine yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe dayanak olarak gösterilen belgeye göre borcun kaynağı, şirket kayıtlarından çıkarılan ve ortaklar cari hesabı bakiyesi olarak anlaşılan bir alacak kalemi olduğunu, bu borç bakiyesi hesabının açılan İcra takibine dayanak olacak bir niteliğinin bulunmadığını, zira bu alacak/borç bakiyesinin bu şekilde gösterilmesi yeterli olmayıp, bu cari hesap dökümünün tüm ve eksiksiz sunulması, alacak/borç kayıtlarının hangi işlem ve cari hareketlere dayalı olduğunun gösterilmesi gerektiğini, bu şekilde "tek kalem” borç bakiyesi kaydının borcun kaynağı olarak gösterilmesi İİK.m.58 hükmüne uygun olmadığının açık olduğunu, borcun kaynağını göstermeyen icra takibi ile takip talebi ve ona bağlı olarak hazırlanan ödeme emrinin İİK.m.58 düzenlemesine uygun olmadığını, teknik yönden borcun dayanağı bilinmeden savunma yapılamayacağını, zaman aşımı konusunda savunma ve beyan haklarını saklı tuttuklarını, zira alacağın doğumuna dair herhangi bir bilgi ve hangi hukuki nedenlere dair alacak hakkı iddiasının bulunduğunun gerek icra takibi kapsamında ve gerekse dava dilekçesinde açıklanmamış olduğundan, ilk itirazlara dair beyan ve savunma haklarını saklı tuttuklarını, kaynağı açıklanmamış bir alacak talebinin likit yani belirlenebilir olmaması nedeniyle, icra inkar tazminat taleplerinin de yerinde olmadığını, davalının davacı şirketten alacağının bulunmadığını, kredi kartı ekstrelerinde de yer aldığı şekilde davalı müvekkilinin, zaman zaman şirketin işletmesi olan "Bortes" isimli restoran için bazı harcamaları kendi şahsi kredi kartlarından yaptığını, tüm bu ödemelere ait faturaların şirket kayıt ve defterlerinde karşılıklarının bulunduğunu, takibe dayanak olarak gösterilen cari hesap alacağı kaydının ait olduğu 2017 ve 2018 yıllarını kapsayan şekilde davalı müvekkilin şahsına ait kart numarası "..." ile biten ... Bonus kredi kartından davacı şirket yararına ve fatura karşılığı 38.298,27 TL, kart numarası "..." ile biten ... Bankasının ... kredi kartı ile davacı şirket yararına ve fatura karşılığı 39.258,22 TL, kart numarası "..." ile biten ... Bonus kredi kartları ile davacı şirket yararına ve şirket kayıtlarına da geçmiş faturalar karşılığı 77.616,74 TL olmak üzere iki senede toplam 155.173,23 TL kullanıldığını, icra takibine eklenen cari hesap bakiyesinde gösterilen alacak miktarının, bu üç kredi kartı ile davacı şirket yararına yapılan harcamaların yarısına yakın olduğunu, bu itibarla, değil davalı müvekkilin davacıya borçlu olmasını, davaya konu icra takibinde yer alan alacak iddiası kadar alacak hakkının davalı tarafça davacıya ileri sürülebilecek halde olduğunu, 2017 ve 2018 yıllarına ait olmakla birlikte, bu 3 ayrı kredi kartının davacı şirket yararına ve menfaatine olmak üzere kullanıldığını gösteren ekstrelerin ekte sunulduğunu, bu tür harcamaların davacı şirket lehine yapılan, dayanak faturaları şirket kayıtlarına işlenen ve karşılığı bir şekilde ödeme gösterilen ancak gerçekte müvekkili davalı ... tarafınca şahsi kredi kartlarından karşılanan ödemelere örnek olduğunu, bu ödeme kayıtlarının davalı ... ile ilişkilendirilmediği için kayıtlarda borçlu gösterilen davalıdan bunların haksız, mükerrer, hukuksuz bir şekilde talep edilmesinin mümkün olmadığını, birçok ödemenin tek faturanın karşılığı olarak tek bir kredi kartı ödemesi şeklinde gerçekleştiğini, bazı faturaların kredi kartlarının tanıdığı taksit imkanı içinde taksitler halinde ödendiğini, şirket kayıtlarında davalı ...'a ait şahsi kredi kartları kullanılarak ödenen fatura karşılıklarının şirket kasasından mükerrer olarak çıkarıldığını, şirket kayıtlarında ödenmiş gözüken bu faturaların davalı ... tarafınca kredi kartlarıyla ödendiği halde, ödemenin onun tarafınca yapıldığı gösterilmediği ve bu fatura karşılıklarının şirket müdürü tarafınca şirket kasasından çıkarılmış gözüktüğünü, bu şekilde hem davalının kredi kartlarından yapılan ödemelerle ilgili olarak kendisine gönderilen birtakım paralar davalı aleyhine şirket kayıtlarına borç olarak girilmiş hem de bu faturalar ödendiği için açığa çıkarılan paraların müdür ... tarafından şahsi "haksız kazanç" olarak tahsil edildiğini, hukuken ve cezai yönden şirket müdürü ...'ın sorumluluğunu gerektiren bu duruma dair hukuki ve cezai talep ve başvuru haklarını da saklı tuttuklarını belirterek, açılan bu borca itirazın iptali davasının reddi ve davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının, müvekkili davalıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibi

İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... Bankası .... Sanayi Şubesi yazı cevapları,

Davacı şirketin ticari defter ve kayıtları,

SMMM bilirkişisi tarafından düzenlenen 08.06.2022 tarihli bilirkişi raporu,

SMMM ve Banka Uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 24.01.2023 tarihli bilirkişi raporu, 10.05.2023 tarihli bilirkişi ek raporu ve 10.11.2023 tarihli bilirkişi 2.ek raporu,

Hukukçu Nitelikli Hesap Uzmanı, SMMM ve Banka Uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 14.02.2024 tarihli bilirkişi raporu

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, davalının davacı şirkete borcu olduğu iddiası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.

Davacı şirket vekili dava dilekçesinde davalının davacı şirketin ortağı, müdürü ve tek işletmecisi olduğu 13.02.2009-05.02.2015 tarihleri arasında ve bu tarihten sonra şirket müdürü değişse dahi fiilen davacı şirkete ait restaurantı işletmesi ve şirketin hesaplarının fiilen yönetmesi sırasında 2017-2018 tarihlerinde davacı şirketle bağlantısı olmayan üçüncü kişilere eft ve havaleler yaptığı, şahsi harcamalar yaptığı, kendi kredi kartlarını ödediği ve şahsi kredi ödemelerini yaptığı iddia edilerek bu dönemde şirketin dışında davalı tarafından yapılan harcama ve tahsilatın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde; şirketin faturalarının davalının kredi kartları ile ödendiği halde şirket müdürü tarafından bu husus göz ardı edilerek bu ödemelerin şirket kasasından çıkmış gibi gösterildiği, davalı kendi kredi kartı ile şirketin faturalarını ödemiş olması karşılığında davalıya gönderilen paraların şirket kayıtlarına borç olarak girildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi istenilmiştir.

Davacı şirketin davalıdan alacaklı olup olmadığının tespiti için davalının ticari defterleri üzerinde SMMM bilirkişisi tarafından ve yine davalı tarafın savunması ve sunduğu delillere göre şahsi kredi kartından davacı şirketin faturalarını ödediği iddiası kapsamında bankacı bilirkişi ile hukukçu nitelikli hesap bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden tarafların iddiaları ve savunmaları kapsamında alınan bilirkişi raporu ve ek raporların davacının ticari defterleri ve davalının sunduğu banka kayıtları üzerinde ayrıntılı inceleme içerdiği, denetime elverişli olduğu, bu kapsamda bilirkişi heyetince yapılan inceleme ve değerlendirmede özellikle 13.02.2024 tarihli bilirkişi heyet raporundan da anlaşılacağı üzere, davacı şirket kayıtlarına göre davalının davacı şirkete 78.234,77 TL borçlu olduğu, davalının davacı şirket faturaları için davacı şirket adına kendi şahsi kredi kartından yapmış olduğu toplam 109.240,13 TL'nin davalı ...'ın kredi kartından değil de şirket kredi kartından veya nakit ödendi şeklinde davacı şirketin ticari defterlerine işlendiği, oysa faturalar ve davalının kredi kartından yapılan ödemeler karşılaştırıldığında bu ödemelerin davalının şahsi kredi kartından yapıldığının sabit olduğu, bu nedenle davalının davacı şirketten bu miktar alacağının bulunduğu, ancak davacı şirket davalının şahsi kredi kartından yapmış olduğu ödemeleri şirketin kredi kartı ödemesi olarak gösterdiğinden davacı şirketin kayıtlarında davalı tarafından yapılan ödemenin görülemediği, oysa kredi kartı ödemeleri ile davacı şirketin borçlu olduğu faturalar karşılaştırıldığında ödemelerin davacı tarafça yapıldığının tespit edildiği, yapılan bu ödemeler davalı tarafından şirketi borcu için yapıldığından şirket tarafından bu bedellerin davalıya ödenmesi gerektiği, davacı şirketin kayıtlarına göre ise davacı şirketin davalıdan 78.234,77 TL alacağının bulunduğu, davalının savunması da dikkate alındığında davalının alacağı mahsup edildiğinde davacı şirketin davalıdan alacaklı olmadığı kanaatine varılmış ve bu nedenlerle davanın reddi ile davacının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Koşulları bulunmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

  3. Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 944,89 TL harçtan mahsup edildikten sonra artan 517,29‬ TL harcın davacıya iadesine,

  4. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  5. Davalının yapmış olduğu 3.400‬,00 TL bilirkişi ücreti olan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  6. Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  7. 7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

  8. Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının taraflara iadesine,

Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

13/03/2024

Katip ...

E-imzalıdır.

Hakim ...

E-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Niteliktekicevap(2918delillerFiildenİtirazınİptaliHaksız(TicariS.K.Hariç))izmirKaynaklananhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim