SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/378 E. 2024/251 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2014/378

Karar No

2024/251

Karar Tarihi

28 Mart 2024

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/378 Esas

KARAR NO : 2024/251

DAVA : Tazminat

DAVA TARİHİ : 14/05/2004

KARAR TARİHİ : 28/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalıların ortağı oldukları diğer davalı... Sigorta A.Ş.'nin sözleşme ile acentesi olduğunu, acentelik sözleşmesinin 19. Maddesi gereği davalı şirkete 7.500-TL bedelli iki adet çeki teminat olarak verdiğini, müvekkilinin sözleşmenin devamında davalı şirketin işlerinin bozulduğunu piyasadan öğrendiğini, müşterilerinden yapılan sigortaların ana sigorta şirketinin kayıtlarında görülmediği yönünde şikayetler gelmeye başladığını, primleri ödenen birçok sigorta poliçesinin işleme alınmadığını, ana sigorta şirketlerinin ve intern bilgisayar sisteminde poliçelerin kayıtlı gözükmediğini, kendileri tarafından toplam 51.779,27-YTL ödenmesine karşılık diğer sigorta şirketlerinin kayıtlarında sadece acente komisyonu düşüldükten sonra 10.511,43-TL olduğunu, aradaki fark olan 41.267,84-TL'yi davalılardan... dışındaki yönetim kurulu üyeleri tarafından ödenmesini talep ettiklerini, davalı...'in ise teminat çeklerini imzaladığını, müvekkilinin verdiği teminat çeklerinin ise davalılar tarafından ciro yoluyla 3. kişilere devredildiğini, davalıların şirket yönetim kurulu üyesi olmalarına rağmen TTK-336 gereği kanunun kendilerine yüklediği vazifeleri yerine getirmediklerini, görevi paylaşmayan yönetim kurulu üyelerinin müşterek müteselsil sorumlu olduklarını, ticari defter ve kayıtlar ile sigorta mevzuatına göre tutulması gereken defterlerin doğru ve düzenli tutulmadığını, işbu sebeplerle poliçe bedelleri dolayısıyla açıklanan aradaki fark olan 41.267,84-TL'nin davalılardan... dışındaki davalılardan, teminat çekleri dolayısıyla 15.000-TL'yi ve 5.000-TL manevi tazminatı davalıların tamamından müşterek müteselsil tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ... Sigorta A.Ş.'nin tali acentesi olduğunu,...tan almış olduğu poliçeleri müşterileri adına düzenlediğini, bu poliçelerden dolayı ilgili sigorta şirketlerinin sorumlu olduğunu, davacının düzenlediği poliçe primlerinin... Sigorta A.Ş.'nin ödenip ... tarafından ilgili sigorta şirketlerine intikal ettirilmemesinden bir zararının olmayacağını, bu primleri talep hakkının asıl sigorta şirketine ait olduğunu,davacının kendi ifadesine göre, 6.335.937.767 TL prim borcuna karşılık 51.779.273.790 TL ödediğini, bunların farkı olan 5.443.336.023 TL'nı müvekkillerinden değil... A.Ş den isteyebileceğini, davacı tarafından düzenlenen poliçelerle ilgili herhangi bir hasar ödememe durumu söz konusu olmadığından manevi tazminat talebinin de reddi ile haksız açılan davanın reddi gerektiğini talep ve beyan etmiştir.

Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin... A.Ş.'nin küçük bir hissesine sahip kurucu ortağı ve acentesi olduğunu, 23.02.2002 günü yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, dava konusu acentelik sözleşmesine müvekkilinin taraf olmadığını,... A.Ş. yetkililerinin müvekkilini mağdur ettiğini, teminat olarak alınan çeklerin paraya dönüştürülmesinde müvekkilinin ilgisi ve bilgisi olmadığını bu nedenlerle müvekkili aleyhine haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının... A.Ş.'in tali acentası olduğunu, boş poliçeler verilmesi nedeniyle 7.500,00 YTL lik 2 adet ve 20.000,00 YTL 1 adet teminat çeki alındığım, davalı şirketin ekonomik zorluk içine düştüğünü, davacıdan boş poliçelerin istendiğini verilmemesi nedeniyle 7.500,00 YTL lik 2 adet çekle tahsil edildiğini, 20.000,00 YTL lik çekin davacıya iade edildiğini, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçeleri nedeniyle oluşabilecek zararların ödenmeme gibi bir durumunun yasal olarak imkan bulunmadığını, davacının bu nedenle zarar görmesinin mümkün olamayacağın, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını, 1997 yılında müvekkili...' un yönetim kurulundan istifa ettiğini, davacı île acentelik ilişkisinin daha sonra olduğunu, T:T.K 336 ve 317.madde anlamında sorumluluğun bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. belirterek davanın reddini talep ve beyan etmiştir.

Davalı asil ... cevap dilekçesinde özetle; 01.11.2006 tarihinde yönetim kurulu üyesi olduğunu, 18.11.2003 tarihinde istifi ettiğini, bu nedenle haksız yere dava edildiğini, aleyhine haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı asil... cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirkette çalıştığını, imza yetkisinin olmadığını, söz konusu çekleri dahili işlemler için imzaladığını,bu çeklerden dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı asil... cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin kurucu ortağı ve profesyonel yöneticisi olmadığını, 1992-2003 yıllan arasında B grubu acenteliğini yaptığını, Nisan- 1999/Eylül 2002 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği yaptığını, davacının acentelik yaptığı dönemde yönetimde olmadığını,bu durumun dikkate alınarak karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı asil... davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının asılsız olduğunu,... A.Ş'de 01.07.1992 tarihinden itibaren muhasebe departmanında çalıştığını,şirketin yönetim kurulunda görev almadığını.şirketin bir dönem kendisine imza yetkisi verdiğini, bu yetkiyi de şirketin herhangi bir yönetim kurulu üyesi ile birlikte kullandığını,davacı tarafin poliçelerden kaynaklandığını iddia ettiği alacağa karşı kendisinden bir taleplerinin olamayacağını, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DOSYANIN SAFAHATI:

Davacı tarafından İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin...E.sayılı dosyası üzerinden açılan davanın yapılan yargılaması neticesinde Mahkemece verilen 04/05/2007 tarih... K.sayılı karar ile; "Davanın davalı ... Sigorta Aracılık ve Müşavirlik Hizmetleri A.Ş. yönünden kısmen kabulü ile sebepsiz zenginleşme nedeni üe 5.936,97 YTL ve teminat çekleri nedeni ile 15.000,00 YTL olmak üzere toplam 20.936,97 YTL nin davalı şirketten dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, Maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin taleplerin Reddine, Şartlan oluşmadığından davacının manevi tazminat talebinin Reddine, Diğer davalılar Hakkındaki davaların ise dinlenilebilirlik şartı olmadığından Reddine," dair karar verilmiş olup kararın davacı vekili tarafından temyiz incelemesine konu edilmesi üzerine Yargıtay ...H.D.'nin 15.06.2009 tarih ... K.sayılı ilamı ile; "(..) 27.11.2006 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekili itirazında, davalılardan şirketin ödeme güçlüğü içinde olduğuna, buna davalı şirket yöneticilerinin neden olduğuna, şirketin kötü yönetilmesi sonucu bu durumun ortaya çıktığına, bunda kusurlu olduğuna yönelik bazı delillere dayanılmış ve dosyaya sunulmuş olup, mahkemece bu itiraz üzerinde durulmamıştır. Rapora itirazın içeriği dava dilekçesinde iler sürülmemiş ve poliçelerin kayda geçirilmemesi, teminat çeklerinin ciro yoluyla devredilmesi, defterlerin mevcut olmaması ya da intizamsız tutulması suretiyle TTK.nun336/3 ve 5. Madde hükümlerine dayanılmış ise de,iddianın genişletilmesine karşı çıkılmamıştır.Şirketten olan alacağın şirketin iflas etmesi fiilen ödeme güçsüzlüğünün bulunması gibi bir nedenle şirketten tahsilin olanaksız hale gelmesi koşulu oluşmadan yöneticiler ve çalışanlar aleyhine dava açılamayacağını, bunun davanın dinlenebilirlik koşuluolduğunu kabul eden ve benimseyen mahkemenin, aksi yönde delil sunup, iddia getiren davacı vekilinin rapora itirazının tartışmasız bırakması nedeniyle hükmün istirdat ve maddi tazminat istemi bakımından davacı yararına bozulması gerekmiştir. Dava dilekçesinde sigorta işinin güvene dayalı bir iş olması nedeniyle, kendi müşterilerinin poliçeleri (davalı üst acente) înter'in ve diğer sigorta şirketlerinin kayıtlarında görülmediğinden,müvekkillerinin kendi müşterileri nazarında çok kötü bir duruma düşmüş, ticari itibarı sıfıra düşmüştür. Müvekkil icra takibine uğramış, işini ve ailesini kaybetme noktasına gelmiş tir. Bunun sebebi davalılardır. Şeklindeki bir anlatımla manevi tazminat talep edilmiştir. Dava dilekçesinin deliller bölümünde, herhangi bir takip dosyasına dayanılmamış, teminat çeklerinin bedeli toplamı olan 15.000.00YTL nin iki banka dekontuyla ödendiğine ilişkin delile dayanılıp eklenmiştir. Mahkemece teminat çeklerinin bir alacak doğmadan tedavüle konulduğu belirlenip, kabul edilmiş olup,davacının haksız yere icra takibine maruz kalıp haciz baskısı altında çekleri ödemiş olması halinde manevi zarara uğradığının ilke olarak kabulü gerekir.(...)" gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına yönelik olarak yapılan karar düzeltme başvurusu Yargıtay ..in ...lmiştir.

Yargıtay bozma ilamı sonrası yargılamaya Mahkemenin...rinden devam olunmuş, yargılama devam ederken dosya (Kapatılan) İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesine devrolunmuş, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin...kayıt olunarak yargılamaya devam olunmuş, İzmir ..Asliye Ticaret Mahkemesinin kapatılması sonucu dosya Mahkememize devrolunarak Mahkememizin... Esasına kayıt edilerek yargılamaya bu esas numarası üzerinden devam edilmiştir.

Davacı vekili 09/06/2023 havale tarihli dilekçesi ile adli yardım kararı verilmesini talep etmiş, Mahkememiz 14/06/2023 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin adli yardım talebinin kabulü ile Mahkememizin 08/06/2023 tarihli celsedeki ara kararındaki ücretlerin ileride haksız çıkan taraftan alınmak üzere suç üstü ödenediğinden karşılanmasına, karar verilmiş, bu hususta İdari İşler Müdürlüğüne müzekkere yazılarak gerekli gider avansı temin edilmiştir.

DELİLLER:

  1. Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları

Davalı... Sigorta Aracılık ve Müşavirlik Hizmetleri A.Ş.'nin ticaret sicil dosyası İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.

  1. Vergi Dairesi kayıtları

Mahkememizce, davalı... Sigorta Aracılık ve Müşavirlik Hizmetleri Anonim Şirketi'nin en son bilanço ve vergi beyannamelerinin celbine ilişkin Konak Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen 20.07.2022 tarihli cevabi yazı ile ... vergi kimlik numarasında kayıtlı şirketin hayat sigortası dışındaki sigortacılık faaliyetleri işine 01.01.1922 tarihinde başlamış olup 30.04.2004 tarihinde resen terk ettirilmiş olduğu, ödevlinin beyannameleri internet öncesine ait olduğundan kayıtlı beyannamesinin bulunmadığı bildirilmiş, yazı ekinde tahakkuk dökümünün ibraz edilmiştir.

  1. SGK kayıtları

Davalı... Sigorta Aracılık ve Müşavirlik Hizmetleri A.Ş.'nin SGK nezdindeki sigortalı çalışan kayıtları celp edilerek dosyamız arasına alınmış, incelenmesinde davalı...'ın çalışan kaydının bulunduğu, diğer davalıların kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.

  1. İzmir ...Noterliğinin 07.01.2003 tarih ... yevmiye numaralı Acentelik Sözleşmesi, Ek Sözleşme, Ek Protokol

  2. İzmir.. .Noterliğinin 03.03.2002 tarih ... yevmiye numaralı acente sözleşmesine dayanak İmza Sirküleri

  3. Tahsilat makbuzları, çek alındı bordroları, çeklere ilişkin ödeme dekontları

  4. 06.06.2002 tarihli... Sigorta Aracılık ve Müşavirlik Hizmetleri A.Ş. Yönetim Kurulu Kararı

  5. Poliçe teslim tutanakları

  6. Ekonomik ve sosyal durum tespitine ilişkin kolluk kayıtları

10-İzmir ...ATM'nin ...

Yargılamanın devamı esnasında davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sicilden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine davacı vekiline davalı şirketin ihyası hususunda davası açmak üzere süre verilmiş olup davacı vekili tarafından İzmir...ATM'nin... E.sayılı dosyası üzerinden ihya davası açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün Merkez-...icil numarasında kayıtlı iken 04/09/2013 tarihinde re'sen terkin edilen... Sigorta Aracılık ve Müşavirlik Hizmetleri A.Ş'nin İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi...ı dosyasındaki taraf teşkili ve sonrası işlemler ile sınırlı olmak kaydı ile ihyasına, tasfiye memuru olarak...'ın atanmasına karar verilmiştir. Mahkememizce tasfiye memuruna gerekli tebligatlar çıkarılarak taraf teşkili tamamlanmıştır.

11-İzmir ...ATM'nin ... K. Sayılı dosyası

UYAP üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın yapılan incelemesinde, davacının..., davalıların ..., ...,...,...,..., ...,...A.Ş., ... ve... Sigortacılık Aracılık ve Müşavirlik Hizmetleri A.Ş. Olduğu, dava açılış tarihinin 27/07/2004 olduğu, davanın, davalıların suç teşkil eden eylemleri nedeniyle zarara uğranıldığından bahisle açılan 1.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde 28/12/2017 tarih ... K. Sayılı karar ile davalılar ..., ..., ...,..., TEB A.Ş. Ve ... yönünden davanın reddine, davalılar ... Sigortacılık Aracılık ve Müşavirlik Hizmetleri A.Ş.,... ve ... yönünden davanın kabulü ile 1.000,00-TL maddi tazminat ile 50.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, kararın davacı vekili ve davalı... tarafından istinaf başvurusuna konu edilmekle İzmir BAM ... HD'nin... K. Sayılı kararı ile davalı ...'e yapılan tebligat geçersiz olduğu ve davalı... Sigorta Aracılık Müş. Hiz. A.Ş. yönünden şirketin sicilden resen terkin edilmiş olması sebebiyle sicilden resen terkin olunan davalı şirket yönünden usulünce tebligat işlemleri tamamlanması gerektiğine işaret edilerek geri çevirme kararı verildiği, hükmün henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.

12-İzmir ... İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı takip dosyası

Fiziki olarak celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın yapılan incelemesinde; alacaklı... Factoring Hizmet. A.Ş tarafından borçlular ...e Müş. Hiz. A.Ş ve ... A.Ş Sig. Org. aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 09.06.2003 tarihinde toplam 3.100.65-TL üzerinden başlatılan takipte, takip dayanağının ...'nun ... Çankaya/İzmir Şb. Nezdindeki ...sabı üzerine keşideli 12.05.2003 tarih ve... no.lu 2.725.-TL bedelli ... A.Ş lehine düzenlenmiş -... A.Ş.-...-... Müş. A.Ş.- ... A.Ş.- şeklindeki ciro zinciri ile... Hizmet A.Ş'nin hamil olduğu karşılıksız çek olduğu, yapılan takip sonucu 18.08.2005 tarihinde 8.052.71-TL üzerinden borç ödemeden aciz belgesi alındığı görülmüştür.

13-İzmir... İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı takip dosyası

Fiziki olarak celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın yapılan incelemesinde; alacaklı... Factoring Hizmet. A.Ş tarafından borçlular..., ... Sig. Arac. Ve Müş. Hiz. A.Ş ve ... A.Ş Sig. Org. aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 09.06.2003 tarihinde toplam 2.169.40-TL üzerinden başlatılan takipte, takip dayanağının...'nun ... Çankaya/İzmir Şb. Nezdindeki ... no.lu hesabı üzerine keşideli 17.05.2003 tarih ve ... no.lu 1.900.-TL bedelli ... A.Ş lehine düzenlenmiş -... A.Ş.-...-... Müş. A.Ş.- ... A.Ş.- şeklindeki ciro zinciri ile... Hizmet A.Ş'nin hamil olduğu karşılıksız çek olduğu, yapılan takip sonucu 18.08.2005 tarihinde 5.479.69-TL üzerinden Borç ödemeden Aciz Belgesi alındığı görülmüştür.

14-İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyası

Fiziki olarak celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın yapılan incelemesinde; alacaklı ... Factoring Hizmet. A.Ş tarafından boıçlular ... ve ... A.Ş Sig. Org. aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 16.06.2003 tarihinde toplam 4.275.77-TL üzerinden başlatılan takipte, takip dayanağının...un ... Çankaya/İzmir Şb. Nezdindeki ... no.lu hesabı üzerine keşideli 21.05.2003 tarih ve... no.lu 3.800.-TL bedelli ... A.Ş lehine düzenlenmiş -... A.Ş.- ... A.Ş.- şeklindeki ciro zinciri ile... Hizmet A.Ş'nin hamil olduğu karşılıksız çek olduğu, yapılan takip sonucu 18.08.2005 tarihinde 10.871.61.-TL üzerinden borç ödemeden aciz belgesi alındığı görülmüştür.

15-İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyası

Fiziki olarak celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın yapılan incelemesinde; alacaklı... Factoring Hizmet A.Ş tarafından borçlular..., ... Sig. Arac. Ve Müş. Hiz. A.Ş. aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 16.06.2003 tarihinde toplam 4.481.91-TL üzerinden başlatılan takipte, takip dayanağının...'nun ...Kordon/İzmir Şb. Nezdindeki...no.lu hesabı üzerine keşideli 29.04.2003 tarih ve ... no.lu 3.840.-TL bedelli ... A.Ş lehine düzenlenmiş -... A.Ş.-... Müş. A.Ş.- ... A.Ş.- şeklindeki ciro zinciri ile... Hizmet A.Ş'nin hamil olduğu karşılıksız çek olduğu, yapılan takip sonucu 18.08.2005 tarihinde 11.261.05-TL üzerinden borç ödemeden aciz belgesi alındığı görülmüştür.

16-İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyası

Fiziki olarak celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın yapılan incelemesinde; alacaklı ... Factoring Hizmet A.Ş tarafından borçlular..., ... Sig. Arac. Ve Müş. Hiz. A.Ş aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 16.06.2003 tarihinde toplam 3.616.73-TL üzerinden başlatılan takipte, takip dayanağının...'nun ... Çankaya/İzmir Şb. Nezdindeki... no.lu hesabı üzerine keşideli 02.05.2003 tarih ve ... no.lu 3.100.-TL bedelli... A.Ş lehine düzenlenmiş -... Müş. A.Ş.- ... A.Ş.- şeklindeki ciro zinciri ile... Hizmet A.Ş'nin hamil olduğu karşılıksız çek olduğu, yapılan takip sonucu 18.08.2005 tarihinde 9.07631.-TL üzerinden borç ödemeden aciz belgesi alındığı görülmüştür.

17-İzmir... İcra Müdürlüğünün ... takip dosyası

Fiziki olarak celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın yapılan incelemesinde; alacaklı ... tarafından, borçlular ...,..., ... ve ... Sig. Arac. Ve Müş. Hiz. A.Ş aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 09.01.2004 tarihinde toplam 26.180.81-TL üzerinden başlatılan takipte, takip dayanağının ...'ün ... Hatay/İzmir Şb. Nezdindeki... keşideli 30.09.2003 tarih ve... no.Iu 21.663.42- TL bedelli ... lehine düzenlenmiş, -...-... A.Ş.-...- ...- şeklindeki ciro zinciri ile ...'in hamil olduğu karşılıksız çek olduğu, dosyada haciz işlemlerinin yapıldığı görülmüştür.

18-İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas ve Birleşen ...K. Sayılı Dosyası

Fiziki olarak celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın yapılan incelemesinde; Davalılar..., ...,...,...,...,...,... ve dava dışı ..., ... ve ... aleyhine Resmi Belgede Sahtecilik , Nitelikli Dolandırıcılık suçu ile açılan kamu davasında;

Katılanların...Sig. A.Ş., ... A.Ş., ...; sanıkların..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ...,...,... olduğu; suçun resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık olduğu,

Yürütülen soruşturma sonucu düzenlenen İzmir C. Başsavcılığının 18.02.2005 tarihli iddianamesinde: Sanıklar..., ...,...,..., ... ile ...'nun ... Sigorta Hizmet. A.Ş isimli şirketin hissedarları ve yetkilileri olup, aynı şirketin hissedarı olan...'nın haberi olmadan ... Çankaya Şubesinde çek hesabı açtırarak çek karnesi aldıkları ... seri no.lu çeki sahte imza ile keşide ederek ... Şirket adına sanık... tarafından imzalanarak piyasaya müşteki... Fac. Hiz. A.Ş verildiği, ... seri no.lu çekin de 01.05.2003 tarihinde 1.875.000.000 lira olarak doldurularak, müşteki ...'e ciro edildiği, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine yapılan icra takiplerinde keşideci imzalarının sahte olduğunun ortaya çıkartıldığı anlaşıldığından bahisle sanıklar..., ...,...,..., ..., ... ve...'ın resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı 765 sayılı TCK 64. Md. Delaletiyle aynı yasanın 342/1, 504/3, 522 maddelerince 2 defa tecziyelerinin talep edildiği,

İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2005 tarih,... K. sayılı birleştirilen dosyasının dayanağını oluşturan 04.05.2005 tarihli iddianamede, katılanın...Sigorta A.Ş., sanıkların... ile...Sigorta Brokerliği Ltd. Şti., suçun karşılıksız çek keşide etmek olduğu; düzenlenen iddianame kapsamında, Sanık...'un İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinin... E. sayılı dosyasında bilirkişi incelemesine tabi tutulan 4 adet çeki ticari ilişki sebebiyle ... adına...Sigorta A.Ş adına tevdi ettiği, çekteki imzaların keşideciye ait olmayıp sahte olarak tanzim edildiğinin belirlendiğinden bahisle eylemine uyan 765 sayılı TCK 342/1 ve 80. Maddeleri Uyarınca resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı tecziyesinin talep edildiği,

Mahkemece yapılan yargılama neticesinde verilen 29/12/2010 tarih ... K.sayılı karar ile; " ..Asıl dava dosyasının (... Esas) dayanağını oluşturan 18/02/2005 tarihli iddianame ile sanıklar..., ...,...,..., ..., ... ile...’ın nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı 765 sayılı TCK nun 504/3, 522. maddelerinin iki kez tatbiki, sanıklar ..., ... ile ...’ın aynı suça yardımcı olmaktan dolayı 765 sayılı TCK nun 504/3, 522, 65/3. maddeleri uyarınca iki kez tecziyeleri zımnında açılan kamu davasında; dava için öngörülen asli zamanaşımının dolduğu tespit edildiğinden, tüm sanıklar hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK nun 66/1-(e) maddesine göre lehe olan 765 sayılı TCK nun 102/4. maddesi uyarınca ortadan kaldırılmasına, Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan yürütülen davanın tefrikine, Sanıklar...,..., ..., ... ile...’ın resmi evrakta sahtecilik suçundan dolayı 765 sayılı TCK nun 64/1, 342/1. maddelerinin iki kez tatbiki, sanıklar ..., ... ile ...’ın resmi evrakta sahtecilik suçuna iştirakten dolayı 765 sayılı TCK nn 342/1, 65/3. maddelerinin iki kez tatbiki suretiyle tecziyeleri zımnında açılan kamu davasında; bu sanıkların atılı suçu işledikleri yada iştirak ettikleri yolunda, mahkumiyetlerini gerektirecek yeterlikte, suçun sübutuna ilişkin, kesin ve inandırıcı, tam bir vicdani kanaat hasıl olacak derecede deliller elde edilemediğinden ve ayrıca sanık... açısından müsnet suçun yasal unsurları da oluşmadığından 5271 sayılı CMK nun 223/2-(c) v (e) maddeleri uyarınca atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine, Her ne kadar iddianame ile İzmir 28/05/2003 keşide yer ve tarihli, ... çek nolu, ... A.Ş. namına yazılı, keşidecisi... gözüken,... adına imzalanan 2.900.000.000 lira tutarındaki çekten dolayı sanık...’un 765 sayılı TCK nun 342/1, 31, 33. maddeleri uyarınca tecziyesi zımnında kamu davası açılmış ise de; sanığın bu suçu işlediği yolunda, mahkumiyetini gerektirecek yeterlikte, suçun sübutuna ilişkin kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden 5271 sayılı CMK nun 223/2-(e) maddesi uyarınca atılı suçtan beraatine, 5237 sayılı TCK nun 204/1, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uygulandığında (1) yıl (8) ay hapis ve hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar belli hakları kullanmaktan yasaklanma cezası tayini gereken sanık...’un aynı iddianameye konu, İzmir 01/05/2003 keşide yer ve tarihli,... nolu,... A.Ş. namına yazılı, keşidecisi... adına imzalanan, 1.875.000.000 lira tutarındaki çekin ön yüz muhtevasını sahte olarak doldurduğu ve düzenleyin kullandığı, bu suretle resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediği sübuta erdiğinden, suçun işleniş biçimi, sanığın amaç ve saiki, fiilin işlenmesindeki özellikler, sanığın şahsi ve sosyal durumu gözetilerek, kanun maddesinde öngörülen cezasının asgari haddi üzerinden hüküm kurulmak suretiyle eylemine uyan ve lehe olan 765 sayılı TCK nun 342/1. maddesi uyarınca takdiren iki yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın tevilli ikrarı lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek TCK.nın 59/2. maddesi uyarınca tayin edilen cezasından 1/6 nispetinde indirim yapılarak sonuçta bir yıl sekiz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,

Birleştirilen 16/05/2005 tarih,... Karar sayılı dosyasının dayanağını oluşturan 04/05/2005 tarihli iddianame ile sanık... hakkında İzmir 23/06/2003 keşide yer ve tarihli ... nolu 2.600.000.000 lira, İzmir 18/06/2003 keşide yer ve tarihli ... nolu 2.900.000.000 lira, İzmir 22/06/2003 keşide yer ve tarihli...nolu 4.300.000.000 lira, İzmir 30/06/2003 keşide yer ve tarihli ... nolu 1.700.000.000 liralık çeklerde sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle 765 sayılı TCK nun 342/1 ve 80. maddeleri uyarınca tecziyesi zımnında açılan kamu davasına ilişkin; sanığın müsnet suçu işlediği yolunda mahkumiyetini gerektirecek yeterlikte, suçun sübutuna ilişkin, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden, 5271 sayılı CMK nun 223/2-(e) maddesi uyarınca atılı suçtan beraatine,..." dair karar verildiği, kararın sanık... dışındaki tüm sanıklar yönünden temyiz edilmeden kesinleştiği, sanık... hakkında resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin verilen kararın temyiz incelemesinde bozularak zamanaşımı nedeni ile düşürülmesine dair karar verilerek 02/06/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

19-İzmir... Ağır Ceza Mahkemesinin ...K. Sayılı dosyası (... K.)

UYAP üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın yapılan incelemesinde; Sanıklar ve haklarında verilen kararlar kesinleşen ..., ..., ..., ..., ..., ...,...,... hakkında hizmet nedeniyle emniyeti suistimal, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması istemi ile açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda; mahkemenin 24.12.2014 tarih ve... E., ... sayılı kararı ile ... hakkındaki davanın tefriki ile ayrı bir esasa alınmasına, tüm sanıkların üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma suçundan açılan davaların düşürülmesine,...,... ..., ..., ..., ... ve ...'ın resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri sabit görülmediğinden beraatlerine, sanıklar...,... ve...'ın sabit görülen zincirleme resmi belgede sahtecilik suçundan eylemlerine uyan ve lehlerine olan 5237 sayılı TCK 204/1,43/1, 62/1 maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği,

Kararın sanık müdafileri ve katılan vekili tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay 21. Ceza Dairesinin yaptığı inceleme sonrası sanıklar ve diğerleri hakkında nitelikli dolandırıcılık ve hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçlarından verilen hükümlerin onanmasına,...,... ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat kararlarının zamanaşımının dolmuş olması nedeniyle hükümlerinin bozulmasına, bu kişiler hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davaların düşürülmesine, sanıklar...,... ve... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerde İzmir ... İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyalarında icra takibinin başladığı tarihin suç tarihi olarak kabul edilerek bu dosyalar incelenip suç tarihi belirlendikten sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve tespiti gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, kısmi bozma ilamı sonrası Mahkemece dosya ...Esasa kayıt edilerek, yargılamaya bu numara üzerinden devam olunduğu anlaşılmış,

... ve ... Sigorta A.Ş'nin katılan sıfatıyla,...,... ve...'un sanık sıfatıyla Resmi Belgede Sahtecilik Sucu ile ilgili mahkemece yürütülen ... E. sayılı dosyasında açılan kamu davasında: mahkemenin 24.12.2014 tarih ve ...K., sayılı karanının Yargıtay ... Ceza Dairesi tarafından kısmen bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda: mahkemece alınan Bilirkişi raporu doğrultusunda, katılan...'nın atılan sahte imzayla borçlu gösterildiği, 4 adet senet arkasındaki ciranta imzalarına sanıklar... ve...'ın eli ürünü imzaların bulunduğu, Toplam: 95 adet çekin arka yüzündeki ciranta imzalarında..., ...,... ve...'un eli mahsulü imzaların bulunduğu, bu şekilde keşideci imzasının sahte olduğu anlaşılan birden fazla çekin ön yüzündeki imza ve rakamların sanık... tarafından yazıldığı, birden fazla çek ve senedin arkasındaki cirolarda sanıklar ...,... ve ...'a ait imzaların bulunduğu tespit edildiğinden sanıklar...,... ve...'ın zincirleme şekilde sahtecilik suçlarını işledikleri, bu şekilde sanıkların bir çok çek ve bono üzerinde süregelen biçimde sahtecilik yaptıkları sahtecilik suçunun seçimlik suçlarından olduğu, düzenleme ve kullanma ile suç tarihinin belirlenmesi gerektiği, sanıklar tarafından sahte oluşturulan belgelerin son olarak İzmir ... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasında 16.02.2004 tarihinde ... sayılı dosyasında 15.12.2003 tarihinde icra takibin konulduğunun anlaşıldığı, suç tarihinin 15.12.2003 olarak kabulü gerektiği, bu nedenle sanıkların suç tarihinden itibaren geçen süre içerisinde sanıklar lehine olan 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzatılmış zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından zamanaşımı dolması nedeniyle kamu davasının ayrı ayrı düşürülmesine dair karar verildiği, tüm sanıklar yönünden kararın temyiz incelemesi sonucu onanarak 13/12/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

20-İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesinin... K. Sayılı dosyası

UYAP üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın yapılan incelemesinde; Mahkemenin 24/12/2014 tarih... K.sayılı tefrik kararı ile Mahkemenin... Esasına kayıt edilen ve resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin olarak sanık ... hakkında yürütülen kamu davasında, katılanların ..., ... Factoring Hizmetleri A.Ş., müştekilerin ..., ... Sigorta A.Ş. olduğu, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde verilen 28/10/2015 tarih ... K.sayılı karar ile...lı dava dosyası ve bu dosyaya birleşen tüm ceza davaları kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal ve nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı süresi dolduğundan ayrı ayrı düşürülmesine karar verildiği, sanık yönünden kararın temyiz incelemesi sonucu onanarak 25/10/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

21-Bilirkişi raporları

i)Yargıtay bozma ilamı öncesinde İzmir...ATM tarafından Bankacı bilirkişi, Sigorta Uzmanı ve Ticaret Hukuku Alanında uzman bilirkişiden oluşan heyetten aldırılan 27/11/2006 havale tarihli raporda özetle; Davacı ile davalı... Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş. arasında İzmir ...Noterliğince 07.01.2003 gün,... yevmiye numarasıyla onaylı bir "Tali Acentelik" sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmeye istinaden davacı tarafından davalı şirkete Teminat olarak ... imzalı ... İzmir Hatay Şubesinin... sayılı 7.500.000.000 TL ve ... sayılı 7.500.000.000 TL tutarında toplam 15.000.000.000 TL iki adet çek verildiği, bu çeklerin teminat çeki olduğu davalı şirketin dosyada sureti bulunan 06.01.2003 tarihli yazısı ile sabit olduğu

Davacının bu acentelik sözleşmesi hükümleri çerçevesinde Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçeleri düzenlediği ve primlerini tahsil ettiği, Ocak ayı istihsali, Şubat ayı peşinatı açıklamasıyla nakit ve çek olarak bir takım ödemeler yaptığı dosyada sureti bulunan davalı şirkete ait dekont ve makbuzlardan anlaşılmakta olduğu, dosyada bulunan poliçelerin tek tek incelenmesinde bu poliçelerin... A.Ş. ne ait Registrolarda (poliçe kayıt defteri) kaydının bulunmadığının görüldüğü, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçeleri kaynağını Karayolları Trafik Kanunundan alan, primleri peşin olarak ödenen, sigortalanan aracın işleteninin veya işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kimselerin kusurlu olarak üçüncü şahısların mal ve bedenlerine verecekleri zararları poliçede yazılı teminat cins ve limitleriyle sınırlı olarak güvence altına alan poliçeler olduğu, bu özellikleri ve üçüncü şahısların hak ve menfaatlerini korumaları itibariyle, bu poliçelerden doğan hasar tazminatı talepleri, poliçe priminin ödenmediği, poliçe suretlerinin poliçe ile ilgili ana sigorta şirketine intikal ettirilmediği, kayıtlara alınmadığı gibi nedenlerle reddedilemeyeceği, bu hasar ödememe nedenlerinin iyi niyetli üçüncü şahıslara karşı ileri sürülemeyeceği,

Bu bilgiler ışığında, davacı tarafından düzenlenip, davalı... şirkete suretleri verilen ve primleri ödendiği iddia edilen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçelerinin... şirketi tarafından kayıtlara alınmayarak, ilgili sigorta şirketlerine intikal ettirilmeyerek ve bu kayda alınmayan poliçe primlerinin ilgili sigorta şirketlerine intikal ettirilmemesinde: davacının hiçbir sorumluluğunun söz konusu olamayacağı,

Yargıtay...HD.'nin kooperatif yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin olarak verdiği 17.06.2002 tarihli ve E.... sayılı kararda, " ... davalıların meydana gelen zarardan sorumlu tutulabilmeleri için, öncelikle kooperatifte hangi görevleri, hangi tarihlerde yaptıklarının belirlenerek, zararla doğrudan illiyet bağlarının belirlenmesi ve bu aşamadan sonra davalıların görevleri ve çalıştıkları süreler nazara alınarak zararlandırıcı eylem ve işlemlerin teker teker belirlenerek, bu zararlardan davalıların sorumluluklarının ortaya çıkarılması gerekmekte ise de, davalılardan ...'in kooperatifteki görevi ve zararlandırıcı eylemlerdeki iştiraki yeterince araştırılmadığı gibi, davalı ... 'un da izinli olduğu konusundaki savunmasının yerinde olup olmadığı, yapılan işlemlere göre değerlendirilip tartışılmamıştır ... " denilmek suretiyle yönetim kurulu üyelerinin zararlandırıcı işleme iştirakleri bakımından sorumluluklarının birbirlerinden bağımsız olarak işlenmesi gereğinin vurgulandığı,

Poliçelerin üçüncü şahıslara karşı, aynı primi ilgili şirket tarafından tahsil edildiği ve kayıtlarda bulunan poliçeler gibi hüküm ifade edeceği, Davalı... A.Ş.nin kayıtlara almayıp ilgili şirketlere intikal ettirmediği poliçe primleri kadar sağladığı haksız kazançtan dolayı davacının bir hak talep etmesi o haksız kazancı kendi elde etmesi anlamına geleceği, Bu durumda, zarara uğrayanın poliçelerin ait olduğu sigorta şirketleri olduğu, dolayısıyla kayıtlara intikal ettirilmeyen poliçe primlerini isteme hakkının bu sigorta şirketlerine ait olduğu,

Davacının düzenlediği sigorta poliçe primlerinden dolayı davalıya 46.335.937.767 TL borçlandığını, buna karşılık 51.779.273.790 TL nakit ve çek olarak ödemede bulunduğunu yani 5.443.336,023 -TL fazla ödeme yaptığını iddia ettiği, ticari defterler ibraz edilmediğinden bu hususta bir inceleme yapılamadığı,

Davacının, davalı şirket yönetim kurulu üyeleri aleyhine açtığı sorumluluk davası, davacının doğrudan doğruya zararlarının tahsiline ilişkin olduğu, bu tür davaların, davalara ilişkin yasal şartlar ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde ele alınması gerektiği,

Yargıtay 11.HD. kararlarında, şirket alacaklılarının doğrudan doğruya zararları için şirket yönetim kurulu üyeleri aleyhine karşı tazminat kendilerine ödenmek üzere sorumluluk davası açabilmeleri bakımından, şirketten olan alacaklarının yönetim kurulu üyelerinin kusurlu eylem ve işlemlerinden dolayı şirketten tahsil edilememiş olması ya da şirketin iflas etmiş ya da fiilen ödeme güçlüğü içinde bulunmasından dolayı alacağın şirketten tahsilinin imkansız olması şartlarının arandığı,

Bu şartlar altında, Yargıtay 11.HD.'nin açıklanan kararları esas alındığı takdirde, dava konusu olayda da, davalı şirketin tali acentesi olan davacının davalı şirkete karşı iddia ve talep ettiği alacaklarını TTK m. 336 uyarınca davalı şirket yönetim kurulu üyelerinden talep edebilmesi için, bu alacakların yönetim kurulu üyesi olan davalıların kusurlu eylem ve işlemlerinden dolayı davalı şirketten tahsilinin kabil olmadığının ortaya konulması gerekmekte olduğu, diğer bir ifadeyle, davacının varlığını iddia ettiği alacaklarının davalı şirket dışında kalan davalı şirketin yönetim kurulu üyesi sıfatıyla görev yapmış olan diğer davalılara karşı sorumluluk davası yoluyla ileri sürebilmesi için, davalı şirketten bu alacakların tahsil edilemediğini ya da davalı şirketin iflas etmiş olması ya da fiilen ödeme güçlüğü içinde bulunması nedeniyle alacağın şirketten tahsilinin imkansız olduğunu ve ayrıca bu durumların yönetim kurulu üyelerinin kusurlu eylem ve işlemlerinden kaynaklandığını ispatlaması gerektiğini, anılan bu durumlardan birinin ortaya konulması durumunda, davacının tahsil edemediği alacaklarının tahsili amacıyla davalı şirket yönetim kurulu üyeleri aleyhine TTK m. 336 hükmü uyarınca sorumluluk davası açılmasının mümkün olabileceği, Bu şartlar altında, dosyadaki belge ve deliller çerçevesinde burada belirtilen şartların gerçekleşmiş olup olmadığı ve bu çerçevede davalı şirket yönetim kurulu üyeleri aleyhine TTK m. 336 uyarınca doğrudan doğruya zararlar için sorumluluk davası açılmasının mümkün olup olmadığı konusundaki takdirin Mahkemeye ait olduğu,

Davalı şirketin ödeme güçlüğü içinde bulunmasından dolayı varhğı iddia edilen alacakların davalı şirketten tahsil edilmesinin şirketin ödeme güçlüğünden dolayı imkansız olduğu sabit olduğu takdirde, şirketin aciz hali ile davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin eylem ve işlemleri arasında illiyet bağı kurulmasının mümkün olabileceği ve yönetim kurulu üyelerinin kişisel sorumluluğuna başvurulabileceği,

Davacının ödemiş olduğu teminat çekleri bedellerinin toplamı olan 15.000.00- TL.'yi davalı şirketten talep etmesinin mümkün olduğu, davalı şirket, ancak çeklerin ciro edildiği tarih itibariyle davacıdan alacaklı olduğunu ve buna istinaden teminat çeklerini ciro etmek suretiyle paraya çevirdiğini ispat etmek suretiyle bu konudaki sorumluluktan kurtulabilecek ise de, dosya içeriğindeki delil ve belgelerden teminat çeklerinin paraya çevrilmesini haklı kılan böyle bir alacağın varlığının tespit edilemediği, davalı şirket yönetim kurulu üyesi olan davalıların bu bedelden dolayı ancak davalı şirketin ödeme güçlüğünden dolayı söz konusu çek bedellerin davalı şirketten tahsil edilmesinin imkansız olduğu hususu sabit geldiği takdirde sorumlu tutulabileceği, bu ihtimalin varlığı halinde teminat çeklerini ciro eden yönetim kurulu üyesi... ile davalı şirket çalışanları... ve...' un zarardan müteselsilen sorumlu tutulabileceği şüphesiz olmakla birlikte, çekte cirosu bulunmayan diğer davalı yönetim kurulu üyeleri açısından sorumluluk doğup doğmayacağı hususun tartışmaya açık olduğu, TTK m. 338 gereğince yönetim kurulu üyelerinin tamamı hakkında kusur karinesi geçerli olup, bunun aksini ispat yükünün sorumluluktan kurtulmak İsteyen yönetim kurulu üyelerine ait olacağı,

Davacının manevi tazminat talebine ilişkin olarak, davacı tarafından üretilen poliçelerin davalı şirket tarafından kayda alınmaması neticesinde davacının müşterileri nezdinde ticari itibar kaybına uğramış olup olmayacağı ya da teminat olarak verilen çeklerin davacı tarafından ödenmesinden dolayı manevi zarar meydana gelmesinden söz edilip edilemeyeceği ve buna bağlı olarak davalılardan manevi tazminat talep edilmesinin mümkün olup olmadığı hususlarının Mahkemenin takdirlerinde olduğu, rapor edilmiştir.

ii)Mahkememizce celp edilen dosyalar ile taraflarca yapılan itirazlar, dosyaya sunulan belgeler ve ceza dosyaları da göz önünde bulundurularak Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda daha önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetinden aldırılan 09/01/2019 havale tarihli ek raporda özetle; Davacı hakkında, davaya konu kayda alınmayan sigorta poliçelerinden dolayı, bir icrai takibat, herhangi bir dava, bir ihtar ya da ticari ve mesleki itibarını zedeleyici, sarsıcı bir eylem, hukuki işlem söz konusu olmadığından davacının sigorta ilişkisi nedeniyle bir zararının olmadığı yönündeki görüşlerini tekrar ettikleri,

Davacı vekilinin 27.11.2006 tarihli Bilirkişi Raporuna itiraz dilekçesinde: Davalı şirketin fiilen ödeme güçlüğü içinde olduğunu beyan ettiği ve yapılan icra takiplerinden alınan aciz belgelerini dilekçe ekinde sunmuş olduğu, Dosya içerisine sunulan İcra Takip dosyalarının incelenmesi neticesinde, şirket adına düzenlenen çeklerle ilgili olarak son cirantalar tarafından çeklerin tahsili yönünde şirket aleyhine icra takiplerinin yapıldığı ve herhangi bir tahsilat sağlanamaması nedeniyle takip dosyalarından Borç ödemeden Aciz Belgeleri alındığının görüldüğü,

27.11.2006 tarihli bilirkişi raporunda :Davacının şirkete toplamda 52.272.912.632-TL ödeme yaptığı, buna karşılık 46.335.937.767-TL Net prim tutarlı poliçe ürettiği, bu çerçevede , davacının ürettiği prim tutarı üzerinde davalı şirkete ödemiş olduğu 52.272.912.632-46.335.937.767= 5.936.974.865- TL(5.936.97-TL) yi ve ödediği 15.000.-TL teminat çek bedelini davalı şirketten talep edebileceğinin mümkün olduğunun beyan edildiği, bu açıklamaya bilirkişi heyeti olarak katıldıkları,

Şirket yetkilileri ve çalışanları hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları ile ceza davaları açıldığı, takibe konu bazı çeklerle ilgili olarak Ceza Davalarında yapılan çeklerdeki keşideci ve ciranta imza incelemelerinde sahte imzaların tespit edildiği, bazı davalarda zaman aşımı ve ortadan kaldırmak suretiyle, bazı davalarda beraat kararları verilmek suretiyle davaların neticelendirildiği,

Bu nedenle şirketin ödeme güçlüğü içinde bulunduğunun tespiti için, şirketin ticari defter ve kayıtlarının görev alanı dışında olması nedeniyle mali müşavir bilirkişi tarafından incelenmesi ile netleşmesi sonucu, davacının alacağını şirket dışındaki davalılardan talep edebileceği görüş ve kanaatine varıldığı, Yargıtay bozma kararının manevi tazminat ile ilgili bilirkişi raporuna itiraz niteliğinde olmayan hukuki bağlamdaki bu hususun Mahkemenin takdirinde olduğu, rapor edilmiştir.

iii)Davalı... Sigorta Aracılık Ve Müşavirlik Hizmetleri Anonim Şirketi' ne ait vergi dairesinden celp edilen kayıtlar ve tahakkük dökümü dosya içerisine alınarak, tarafların iddia ve savunmaları, Yargıtay bozma ilamı, 27.11.2006 tarihli bilirkişi raporu ve bu rapora itirazlar da değerlendirmek suretiyle davalı şirketin ödeme güçlüğü içinde olup olmadığı ve diğer davalıların şirketin kötü yönetip yönetmedikleri hususlarında bilirkişi heyetinden aldırılan 12/09/2022 havalşe tarihli 2. Ek raporda özetle; Vergi dairesi tarafından gönderilen cevabi yazıda davalı şirkete ait herhangi bir beyanname bulunmadığından ve davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler incelenemediğinden dolayı davalı şirket bilançosuna ait bir değerlendirme yapılamadığı, bu sebeple ödeme güçlüğü olup olmadığı, alacak/borç durumu (aktif/pasif) değerlencirmesi yapılamadığı, Vergi Dairesi cevabi yazısı eki olarak gönderilen tahakkuk dökümü incelendiğinde davalı... Sigorta Aracılık ve Müş. Hiz. A.Ş.'nin ödenecek olan vergi borcunun 2.144.015,16-TL olduğu, rapor edilmiştir.

iv) Davalı şirket dışındaki davalıların, davalı şirketteki konumları ve sorumlulukları olup olmadığı hususlarında tarafların beyanları da dikkate alınarak, bilirkişi heyetine Ticaret Hukuku Alanında uzman bir bilirkişide eklenmek suretiyle aldırılan 20/12/2023 havale tarihli 3.ek raporda özetle; Davalı Şirket Yönetim Kurulu üyelerinin, davacı ile ticari ilişkide kanunların gerektirdiği özen ve ihtimamı göstermeyerek, yetkisiz temsil dolayısıyla da gerekli ihtimamın sağlanmayarak, yönetim kurulu üyelerinin sağlıklı olarak tutulmasını sağlamaları gereken muhasebe kayıtlarının taraflar arasındaki ticari ilişkide davacıyı açık hesap alacaklısı göstermesi gerekirken, bunun aksine davacının verdiği teminat çeklerini 3. Kişilere ciro yoluyla verilerek tahsil olmasına sebebiyet verdikleri, bu surette davacıyı zarara uğrattıklarının söylenebileceği,

Aynı süreçte davalıların yönetim kurulu üyeleri oldukları şirketin gayri faal hale geldiği, kısa sayılabilecek bir süreçte de bazı alacaklıların aciz vesikası alabilecekleri şekilde ödeme gücünü tamamen kaybetmiş olduğu, bu halde davacının alacaklı olmasına rağmen, davacıyı daha da zarara sokabilecek şekilde davacının vermiş olduğu toplam 15.000-TL teminat çeklerinin 3. Kişilere ciro yoluyla verilmesi dolayısıyla davacının zararından davalı şirket ile şirket yönetim kurulu üyelerinin müteselsilen sorumlu olabilecekleri, zira, çeklerin ket yönetim kurulu üyesi olmayan... ve şirket çalışanları... ile... tarafından 3. Kişilere ciro yoluyla verildiği ve çek bedellerinin de iki banka dekontu ile tahsil edildiği sabit halde iken, özellikle...'un o dönemde yetkisiz temsilinin yoğunluğundan ve savunmasında belirttiği kurucu ortaklar toplantısından, şirket yönetim kurulunun bu durumdan haberdar olmadığının söylenemeyeceği, bunun da temsil yetkisinin kullanılmasında düzenli bir ihlal, ihtimamsızlığı ortaya koymakta olduğu, bu surette çek bedellerinin bu kişiler üzerinde kaldığı ve diğer yönetim kurulu üyelerinin bu durumdan sorumlu olmadıkları ortaya konulmamış gözükmekte olduğu,

Yetkisiz temsilcilerin ve şirket çalışanlarını (Yılmaz Doğan imza yetkili muhasebe sorumlusu) sorumlulukları taktirde olabilecekken, tüm yönetim kurulu üyelerinin; bu kişilerle beraber istifa eden ve davacı ile ilgili işlemlerde gözükmeyen davalılar... ve...'nun durumları taktirde olmak üzere, müşterek müteselsil sorumlu sayılabilecekleri,

Taraflar arasındaki ticari ilişkide açık hesap bakiyesi 5.936,97 TL alacak ise normal açık hesap ilişi içinde özellikle davacının da borç alacak bakiyesini birebir takip imkanı varken, davacının fazla ödemesi neticesinde doğmuş olmakla, bundan sadece davalı şirketin sorumlu olabileceği, Manevi Tazminat hususunun ise Mahkemenin taktirlerinde olduğu, rapor edilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, TTK' nun 336/3.ve 5. bent hükümlerine dayalı maddi ve manevi tazminat isteminin tüm davalılardan, yapılan ödemenin... hariç diğer davalılardan tahsiline ilişkindir.

Mahkememizce bozma kararında işaret edilen hususta yapılan yeniden yargılama neticesinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından düzenlenen, primleri davalı şirkete ödenen sigorta poliçelerinin davalı şirket tarafından kayıt altına alınmayıp, poliçelerin ait oldukları sigorta şirketlerine gönderilmeyip, dolayısıyla sigorta şirketleri kayıtlarına da geçirilmeyen sigorta sözleşmeleri nedeniyle davacının bir zarara uğrayıp uğramadığı uğradıysa zarar miktarı, davalı şirkete verilen teminat çeklerinin davacıya bilgi verilmeden ciro edilerek kullanılmasından dolayı da davacının bir zarara uğrayıp uğramadığı hususuna ilişkindir.

Mahkememizce bozma öncesi verilen kararda; davacı ile davalı... Sigorta Aracılık Hizmetleri A.Ş. arasında 07.01.2003 tarihinde düzenlenen tali acentelik sözlesmesi nedeniyle her biri 7.500-TL olan 2 adet teminat ekinin davacı tarafından davalı şirkete verildiği ve bu acentelik sözleşmesi nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigorta sözleşmelerinin düzenlenerek primlerin tahsil edildiği; bu poliçelerin primlerinin peşin olarak ödendiği, poliçelerden doğan tazminat taleplerinin, primlerin ödenmemesi veya ana sigotta şirketine intikal ettirilmemesi veya kayıtlara alınmaması gibi nedenlerle reddedilemeyeceğinden, bu hususlar iyi niyetli 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden, 3.kişilerin gördükleri zarar nedeniyle kayıpları olmadığı gibi davacının da bu poliçelerle ilgili zararının söz konusu olamayacağı;

Davalı... A.Ş.'nin kayıtlara almayıp, ilgili şirketlere intikal ettirmediği poliçe primleri kadar sağladığı haksız kazançtan dolayı zarara uğrayanın, poliçelerin ait olduğu sigorta şirketleri olduğu ve dolayısıyla kayıtlara intikal ettirilmeyen poliçe primlerini isteme hakkının bu sigorta şirketlerine ait olduğu;

Davacı tarafindan ibraz edilen tahsilat makbuzları ve çek alındı bordrolarından davacının 21.663,42 TL tutarlı 2 adet çek, 4.362,02 TL tutarlı 1 adet çek ve 3.957,53TL tutarlı bir adet çek, 222 TL'lik ve 404,50 TL'lik nakit ödemeler olmak üzere davalı şirkete toplam 52.272,91 TL'lik ödeme yaptığı, buna karşılık 46.335,93 TL net prim tutarlı poliçe düzenlediği, davalı şirketin bu nedenle (52.372,91-46.335,93=5.936,97 TL) 5.936,97TL sebebsiz zenginleştiği ve bu miktarı davalı şirketten talep etme hakkının bulduğu;

Davacı tarafindan davalı şirkete acentelik sözleşmesi gereğince her biri 7.500,00 TL olan ve davalı tarafça da teminat olarak verildiği kabul edilen çeklerin...,... ve... imzaları ile ciro edilerek 3.şahıslara verildiği ve ek bedellerinin davacı tarafından ödendiği, çeklerin teminat çeki olmasi nedeniyle bunlann ancak davacının davalı şirkete karşı sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda ciro edilerek elden çıkarılması mümkün olup, böyle bir durum olmaksızıjn teminat çeklerinin 3.şahıslara ciro edilmesi taraflar arasındaki anlaşmaya aykırılık teşkil edeceğinden ve davalı şirket çeklerin paraya çevrilmesini haklı gösteren delil ve belge ibraz edemediği gibi böyle bir alacağın varlığı da belirlenemediğinden davacının ödemek zorunda kaldığı teminat çekleri bedeli olan 15.000,00TL'yi davalı şirketten talep etme hakkı bulunduğu değerlendirilerek karar verilmiştir.

Bozma kararında, "Maddi tazminat ve istirdat isteminin şirket dışında kalan davalılar bakımından yazılı gerekçelerle reddine dayanak yapılan bilirkişi raporuna karşı davacı vekili itirazında, davalılardan şirketin fiilen ödeme güçlüğü içerisinde olduğuna, buna davalı şirket yöneticilerinin neden olduğuna, şirketin kötü yönetilmesi sonucu bu durumun ortaya çıktığına, bunda kusurlu olduklarına yönelik bazı delillere dayanılmış ve dosyaya sunulmuş olup, mahkemece, bu itiraz üzerinde durulmamıştır. Rapora itirazın içeriği dava dilekçesinde ileri sürülmemiş ve poliçelerin kayda geçirilmemesi, teminat çeklerinin ciro yoluyla devredilmesi, defterlerin mevcut olmaması ya da intizamsız tutulması suretiyle TTK' nun 336/3 ve 5.madde hükümlerine dayanılmış ise de, iddianın genişletilmesine karşı çıkılmamıştır. Şirketten olan alacağın şirketin iflas etmesi, fiilen ödeme güçsüzlüğünün bulunması gibi bir nedenle şirketten tahsilin olanaksız hale gelmesi koşulu oluşmadan, yöneticiler ve çalışanları aleyhine dava açılamayacağını, bunun davanın dinlenebilirlik koşulu olduğunu kabul eden ve benimseyen mahkemenin, aksi yönde delil sunup iddia getiren davacı vekilinin rapora itirazının tartışmasız bırakması nedeniyle hükmün istirdat ve maddi tazminat istemi bakımından davacı yararına bozulması gerekmiştir." şeklinde değerlendirme yapılarak Mahkememiz kararı bozulmuştur.

Dava dilekçesinde ileri sürülmemiş olan poliçelerin kayda geçirilmemesi, teminat çeklerinin ciro yoluyla devredilmesi, defterlerin mevcut olmaması ya da intizamsız tutulması suretiyle TTK'nun 336/3 ve 5. madde hükümlerine dayanılmış olup, iddianın genişletilmesine karşı çıkılmadığından ileri sürülen bu iddialar yönünden bozma kararına uyularak yargılama yapılmıştır.

Emsal olarak Yargıtay... HD'nin... K. Sayılı kararında belirtildiği üzere; "Kural olarak yönetim kurulu üyeleri şirket adına yaptıkları işlemlerden dolayı kişisel olarak sorumlu tutulamazlarsa da, TTK 336. maddesinde belirtilen hallerde ortaklığa ve ortaklık alacaklarına karşı kusursuz olduklarını ispat edemedikçe tüm yöneticiler oluşan zarardan müteselsil sorumlu olurlar. Yani yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ifaları sırasında bir zarar oluşmuşsa, bu zararın üyelerin kusurlu eylemi sonucunda meydana geldiğinin kabulü gerekmektedir. Başka bir deyişle, Türk Ticaret Kanunu yönetim kurulu üyeleri için ispat yükü ters çevrilmiş, kusur esasına dayanan bir sorumluluk öngörmüş ve yönetim kurulu üyeleri aleyhine kusur karinesini kabul etmiştir.(Gönen Eriş,Ticari İşletme ve Şirketler, s:1941, 1942,1999). Nitekim TTK’nın 338. maddesinde, yönetim kurulu üyelerinin kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ispat edemedikleri takdirde zarardan sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Yine TTK’nın 337. maddesinde, yeni seçilen veya tayin olunan yönetim kurulu üyelerinin, seleflerinin belli olan yolsuz muamelelerini murakıplara bildirmeğe mecbur oldukları, aksi halde seleflerinin sorumluluklarına iştirak edecekleri belirtilmiştir. Denetim kurulu üyelerinin de kusursuz oldukları ispat etmedikçe zarardan sorumlu bulundukları, TTK’nun 359. maddesinde düzenlenmiştir. Anonim şirketin ekonomik olmayan bir amaç ile kurulması mümkün değildir. Anonim şirketin amacının ekonomik olması, şirketin ortakları lehine ekonomik bir yararın hedeflenmesini zorunlu kılar. Ekonomik amacın iki unsuru vardır. İlk olarak ekonomik amaçtan söz edilebilmesi için para ile ölçülebilir bir yarar elde edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla manevi amaçlar bu kapsamda yer almaz. Ekonomik yarar kavramı geniş kapsamlı olup, kazanç veya kâr elde etme ile eş anlamlı değildir. İkinci olarak elde elde edilmesi amaçlanan para ile ölçülebilir getiri ortaklar yararına sağlanmalıdır. Bu nedenle para ile ölçülebilir olsa da üçüncü kişiler lehine olan getirilerin varlığı durumunda amaç ekonomik sayılmaz."

Davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin, davacı ile ticari ilişkide kanunların gerektirdiği ve ihtimamı göstermeyerek, yetkisiz temsil dolayısıyla da gerekli ihtimamın sağlanmayarak, yönetim kurulu üyelerinin sağlıklı olarak tutulmasını sağlamaları gereken muhasebe kayıtlarının taraflar arasındaki ticari ilişkide davacıyı açık hesap alacaklısı göstermesi gerekirken, bunun aksine davacının verdiği teminat çeklerini 3. kişilere ciro yoluyla verilerek tahsil olmasına sebebiyet verdikleri, bu surette davacıyı zarara uğrattıkları; aynı süreçte davalıların yönetim kurulu üyeleri oldukları şirketin gayri faal hale geldiği, bazı şirket alacaklıların aciz vesikası alabilecekleri şekilde şirketin ödeme gücünü tamamen kaybetmiş olduğu, davacının alacaklı olmasına rağmen, davacıyı daha da zarara sokabilecek işlemlerin yapıldığı, şirket yetkilileri ve çalışanları hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçları ile ceza davaları açıldığı, takibe konu bazı çeklerle ilgili olarak ceza davalarında yapılan çeklerdeki keşideci ve ciranta imza incelemelerinde sahte imzaların tespit edildiği, davacının vermiş olduğu toplam 15.000-TL tutarlı teminat çeklerinin 3. kişilere ciro yoluyla verilmesi dolayısıyla davacının zararından davalı şirket ile şirket yönetim kurulu üyelerinin müteselsilen sorumlu olacakları, zira, çeklerin şirket yönetim kurulu üyesi olmayan... ve şirket çalışanları... ile... tarafından 3. kişilere ciro yoluyla verildiği ve çek bedelleri dekontu ile tahsil edildiği sabit halde iken, özellikle...'un o dönemde yetkisiz temsilinin yoğunluğundan ve savunmasında bu ortaklar toplantısından, şirket yönetim kurulunun bu durumdan haberdar olmadığının söylenemeyeceği, bunun da temsil yetkisinin kullanılmasında düzenli bir ihlal, ihtimamsızlığı ortaya koymakta olduğu,

Davalı şirketin 15 nolu yönetim kurulu kararına göre, yönetim kurulu üyelerinin Başkan..., Başkan Vekili ..., Üye ..., üye..., Üye...'den oluşmakta olup temsil yetkisinin... ile diğer bir yönetim kurulu şirket muhasebe yetkilisi...'ın müşterek imzası ile kullanılabileceğinin 06.06.2002 tarihli kararda belirtilmiş olduğu,...'un ise şirket çalışanı olup, temsil yetkisinin gözükmediği,...'ün yönetim kurulu üyeliğinden istifasına dair 27.09.2002 tarihli dilekçe verdiği, 20 nolu 15.11.2022 tarihli karar ile...'ün istifasının kabul edildiği, bu durumun tesciline dair bir delilin bulunmadığı, davalı...'nun da yönetim kurulu üyeliğinden istifasına dair 23.09.2002 tarihli imzalı belgeyi dosyaya ibraz ettiği, 19 nolu 18.10.2002 tarihli karara göre bu davalının da istifasının kabul edilmiş gözüktüğü, bu durumun tesciline dair bir delilin bulunmadığı, her iki kararın da ... yevmiye nolu olmak üzere 11.11.2003 noter tasdikli bulunduğu, kararların dava konusu olay öncesinde gözükmekle beraber, noter tasdiklerinin dava konusu olay sonrası olduğu, adı geçen iki yönetim kurulu üyesinin yönetim kurulu üyeliğinden istifalarının tescil ve ilan edilmediğinden davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, ...'un dosyaya sunulu sirküler ve 15 nolu karara göre kendisinin yönetim kurulu üyesi olarak görünmemesine karşılık, 01.10.2003 tarihinden 29.01.2004 tarihindeki istifasına kadar ... ile münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu, buna karşın yetkili olarak görünmediği dönemlerde keşide edilen veya tahsil tarihinden yetkisiz olduğu dönemde ciro edildiği anlaşılan dava konusu iki adet teminat çekinde cirosunun mevcut olduğu, yukarıda özetlenen ağır ceza dosyalarındaki kararları ve bilirkişi raporlarında da şirket adına çekler ciroladığı açık olmakla, yetkisiz temsilinin düzenli olduğu, birçok çekte mevcut olan yetkisiz temsilinin şirket şirket yönetim kurulu üyeleri tarafından bilinmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu surette...'un o dönemde yetkisiz temsilinin yoğunluğundan ve savunmasında belirttiği kurucu ortaklar toplantısından, şirket yönetim kurulunun bu durumdan haberdar olmadığının söylenemeyeceği, bunun da temsil yetkisinin kullanılmasında düzenli bir ihlal, ihtimamsızlığı ortaya koymakta olduğu değerlendirilerek 5.936,97TL sebebsiz zenginleşme bedeli ile teminat çekleri nedeniyle 15.000,00-TL'nin müştereken ve müteselsilen... dışındaki davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir.

Mahkememizce bozma öncesi kararda manevi tazminat isteminin tüm davalılar bakımından reddine karar verilmiş ise de bozma kararında işaret edildiği üzere dava dilekçesinde "sigorta işinin güvene dayalı bir iş olması nedeniyle, kendi müşterilerinin poliçeleri (davalı üst acente) İnter' in ve diğer sigorta şirketlerinin kayıtlarında görülmediğinden, müvekkilinin kendi müşterileri nazarında çok kötü bir duruma düşmüş, ticari itibarı sıfıra düşmüştür. Müvekkil icratakibine uğramış, işini ve aile yaşantısını kaybetme noktasına gelmişitr. Bunun sebebi davalılardır " şeklindeki bir anlatımla manevi tazminat talep edilmiş olup davacı vekili, yanıta yanıt dilekçesinde, manevi tazminat isteminin dayanağını "teminat olarak verdikleri çekleri kısıtlı imkanlarıyla ödemek zorunda kalmaları, icra takibine uğramaları, alacaklıların başkası ile davacının aile yaşantısının bozulması ve ticari itibarın zedelenmesi, davacıya güvenerek sigorta sözleşmesi yapan müşterilerin gözünde davacının güven kaybına uğraması" olarak açıklamış, davalılar hakkında bu eylemlerden dolayı hazırlık soruşturması başlatıldığı da ileri sürülmüştür. Mahkememizce, yukarıda izah olunduğu üzere teminat çeklerinin, bir alacak doğmadan tedavüle konulduğu belirlenip, kabul edilmiş olduğundan davacının haksız yere icra takibine maruz kalıp, haciz baskısı altında çekleri ödemiş olması sebebiyle manevi zarara uğradığının ilke olarak kabulü gerektiğinden 5.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın maddi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, 5.936,97. TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

  2. Davanın istirdat talebi yönünden kabulüne, davacı tarafından davalı şirkete verilen teminat çekleri nedeniyle 15.000,00. TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

  3. Davanın manevi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, 5.000,00. TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,

Maddi tazminat yönünden

  1. Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.430,20. TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin olarak alınan 697,92. TL harcın mahsubu ile bakiye 732,28. TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (davalı ... 524,63. TL'sinden müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla),

  2. Mahkememiz 19.07.2022 tarihli ara kararı uyarınca kabul edilen adli yardım kararına ilişkin ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan ve iş bu dosyaya yatırılan 2.500,00. TL yargılama giderinin davanın kabul ve red edilen bölümü üzerinden hesaplanan 1.441,66. TL'nin davacıdan alınarak, 1.058,34. TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, Hazineye gelir kaydına, (davalı ... 758,23. TL'sinden müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla),

  3. Davacı tarafça peşin harç olarak yapılan 697,92. TL'nin yargılama giderlerine dahil edilmeksizin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... 500,00. TL'sinden müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla),

  4. Davacının iş bu dosyada yaptığı ve karşıladığı toplam 4.734,85. TL (bilirkişi ücreti+ tebligat+ posta masrafı+başvurma harcı ) yargılama gideri ile İzmir ...ATM nin 06.06.2022 tarih ... K. Sayılı ek kararına istinaden yapmış olduğu 5.000,00. TL tasfiye memuru ücreti gideri olmak üzere toplam 9.734,85. TL nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 4.121,12. TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... 2.952,52. TL sinden müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla),

  5. Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesap edilen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... 15.000,00. TL sinden müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla),

  6. Davalılar ..., ...,...,... ve... kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince maddi tazminat davasının red edilen bölümü üzerinden hesap edilen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine,

10-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazılmaya gerek görülmeden taraflarca yatırılan ve artan gider avansının derhal ilgilisine iadesine,

Manevi tazminat yönünden

11-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin olarak alınan 61,99-TL harcın mahsubu ile bakiye 365,61-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,

12-Davacı tarafça peşin harç olarak yapılan 61,99-TL'nin yargılama giderlerine dahil edilmeksizin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

13-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesap edilen 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

14-Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazılmaya gerek görülmeden taraflarca yatırılan ve artan gider avansının derhal ilgilisine iadesine,

Dair, davacı vekili, davalılar ... - ... vekili ile ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili dairesince incelenmek üzere temyiz yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 28/03/2024

Katip ...

E İMZA ¸

Hakim ...

E İMZA

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

delillerizmirhükümTazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim