SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/787 E. 2024/208 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/787

Karar No

2024/208

Karar Tarihi

13 Mart 2024

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/787 Esas

KARAR NO : 2024/208

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 30/12/2020

KARAR TARİHİ : 13/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; husumetin davalıya 10.01.2018-10.01.2023 tarihleri arasında yürürlükte olan franchise sözleşmesinin tarafı olması sebebiyle yöneltildiğini, davalı açısından “zarar ve sözleşme”, “zarar ve haksız fesih” arasında uygun illiyet bağının mevcut olduğunu, Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, bu nedenle asliye ticaret mahkemelerinin işbu davada görevli olduğunu, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasında imzalanan 10.01.2018 tarihli beş yıllık franchise sözleşmesi ile müvekkilinin sahip olduğu ad, marka gibi gayri maddi malların kullanımını franchise alan davalıya devrettiğini, bu sözleşme doğrultusunda müvekkili tarafından, müvekkiline ait marka, know-how, iş görme ve teknik yöntemleri, iş görme sistemleri dahil olmak üzere işletme ve pazarlama sistemini oluşturan her türlü fikri ve sınai haklar üzerinde davalı franchise alana münhasır olmayan kullanma (lisans) hakkı tanındığını, franchise alan tarafındansa, müvekkilce belirlenen ilkelere uymak ve verilen fikri sınai haklardan faydalanmak suretiyle kendi nam ve hesabına olacak şekilde iş yapılmakta ve karşılığında franchise verene reklam ve royalty bedeli ödenmesi gerektiğini, anılan sözleşme uyarınca müvekkili tarafından; reklam ve tanıtım yapma, franchise alana eğitimler verme, personellere sertifika verme, franchise alanlar arasında bütünlüğün sağlanması, markanın bir bütün olarak temsili adına gerekli yükümlülüklerin eksiksiz bir şekilde yerine getirilirken 10.01.2023 tarihinde sona erecek olan sözleşme ilişkisinin, davalı tarafça İzmir... Noterliği'nin 15.09.2020 tarihli ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile mesnetsiz gerekçeler gösterilerek haksız suretle feshedildiğini, Covid 19 salgını ve ihtarnamedeki gerekçeler sebep gösterilerek, ahde vefa ilkesi görmezden gelinip sözleşmenin feshedilmesinin mümkün olmadığını, her ne kadar davalı tarafça feshe gerekçe olarak; kar elde edilememesi sebebiyle müşterilerin üyeliklerini iptal etmesi, yeni üye alımı gerçekleştirilememesi gösterilmişse de, franchise verenin müşteri sağlama yükümlülüğünün bulunmadığını, muhatabın yeni üye kaydı yapamadığı, var olan üyelerin üyeliklerini iptal etmesi ve mücbir sebep dolayısıyla sözleşmeyi feshetmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11.3. hükmü ile franchise alanın sözleşmeyi tek taraflı olarak feshetmesi veya sona erdirmesi halinde işbu sözleşme nedeniyle her ne nam altında olursa olsun ödenmiş olunan bedellerin iadesinin talep edilemeyeceği, işbu sözleşme süresince ödenmesi taahhüt edilen tüm bedellerin tahakkuk edeceğinin kaleme alındığını, taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin 7.4. hükmü ile her ay için bir sonraki ayın 5. İş gününe kadar ödenmesi gereken reklam ve tanıtım bedelinin doğrudan borçlandırma sistemi üzerinden yapılacağının kaleme alındığını, her ne kadar bu doğrultuda davalıya fatura kesilmişse de, ödeme gerçekleştirilmediğini, sekiz gün içinde itiraz edilmeyen fatura içeriğinin, davalı tarafça kabul edilmiş sayıldığını, davalı tarafça sözleşmenin feshine ilişkin keşide edilen İzmir... Noterliği'nin 15.09.2020 tarihli ve... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliği ile karşı tarafa İzmir... Noterliği'nin 24.11.2020 tarih ve...yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, işbu ihtarname ile, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 (üç) gün içinde Franchise sözleşmesinin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle 68.664,00-TL tutarındaki reklam royalty bedeli ile açık hesap bakiyesinden doğan 5.494,61-TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesi, bu tutarın ödenmemesi halinde haklarında hukuki işlemlere başlanacağı hususunun ihtar edildiğini, keşide edilen ihtarnamenin davalı vekiline 29.11.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, bu nedenle davalının 03.12.2020 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla haklı davanın kabulüne, taraflar arasındaki franchise sözleşmesinin haksız feshi sebebiyle tahakkuk eden 68.664,00-TL tutarındaki müspet zararın davalının temerrüde düştüğü 03.12.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesine göre işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, açık hesap bakiyesine ilişkin olarak ödenmeyen 5.494,61-TL'nin, davalının temerrüte düştüğü 03.12.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 10.000,00TL tutarındaki cezai şartın davalının temerrüde düştüğü 03.12.2020 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, noter masrafının yargılama giderlerine dahil edilerek davalı tarafa yüklenmesine, kanuni vekâlet ücreti ile arabuluculuk vekalet ücretinin KDV hariç olarak hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından işbu davanın asliye ticaret mahkemesinde açılmış olmakla birlikte bu durumun açıkça usule aykırılık teşkil ettiğinden öncelikle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı şirketin franchising sözleşmelerinde yer verdiği şekliyle standart/tip sözleşme olup dava dilekçesinde de aynı şekliyle davalı .. Sancaktepe Şubesi özelinde bir dava yöneltilmediği dava dilekçesinde yer verilen davanın gerekçesini oluşturacak hukuki hususları ... Şubesi’ni ilgilendirmeyen dolayısıyla İzmir ... Noterliği’nden ...Yevmiye No.lu 15/09/2020 tarihli haklı fesih bildiriminin gerekçelerine dönük bir davanın oluşturulmadığının anlaşıldığını, davacının sonuç kısmında belirtmiş olduğu maddi taleplerinin tümünün reddi gerektiği gibi sözleşmesel ilişkiden kaynaklı mağdur tarafın aksine büyük maddi kayıplara uğratılan ... olduğundan dolayı tüm dava ve şikayet haklarını saklı tuttuklarını, genel işlem koşullarının ... aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte düzenlenemeyeceğini, davacı ve davalı arasındaki sözleşmenin standart/tip olduğunun sözleşmenin yapılış tarzından belli olduğunu, standart sözleşmelerde sözleşmenin kurulması sırasında taraflar arasında dengeli bir ilişkinin olmadığını, sözleşme şartlarının karşılıklı müzakere edilmediğini, tek taraflı olarak hazırlanmış sözleşmeler olduğunu, 10/01/2018 tarihli tip sözleşmenin müvekkiline yani şubeye merkez tarafından hiçbir teknik bilgi ve genel anlamda sözleşmeyle ilgili de bilgi verilmeden müzakere ve hukuki yardım alması imkanı tanınmadan imzalatıldığı gibi kendisine de imzalı bir aslının verilmediğini, müvekkilinin sözleşmenin imzalı örneğini defalarca talep etmesine rağmen son talebi doğrultusunda 27/07/2020 tarihinde sözleşmenin kendisine ulaştırıldığını, sözleşmede davacı şirketin imzasının bulunmadığını ve ekler bölümünde de müvekkilinin imzasının yer almadığını, davacı şirketin daha sözleşme kurulurken gerek franchise hukukundan kaynaklı gerek borçlar hukukunun temel ilkelerinden kaynaklı yükümlülükleri yerine getirmediğini, sözleşmenin aynı zamanda UFRAD (Ulusal Franchising Derneği) ile Avrupa Franchise Federasyonu’nun (EFF) açıklık ve dürüstlük ilkelerine de aykırı olduğunu, davacının aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, sözleşmenin konusunun kamu hukukuna aykırı olduğunu, davacı şirketin başarılı bir şirket olmadığı gibi sözleşme konusu ile ilgili bir uzmanlığının da bulunmadığını, davalı olarak ihtarnamede haklı olarak feshetme dayanaklarının mevcut olduğunu, müvekkilinin davacı şirkete bu işletmeyi maddi mali devam ettirme gücünün kalmadığını, Covid-19 öncesi para kazanmayan sistemin Covid-19 ile birlikte zarar oluşturduğunu, hukuki sorumluluğu kendisinin üstlenmesinin kaygıya yol açtığını belirterek işletmeyi devretmek istediğini belirttiğini, Covid-19 ve idari genelge ile müvekkili şirketini tamamen kapatmak durumunda kaldığını, TBK 138’in şartlarının oluştuğunu, yapılacak yargılamada da davacının davasını ispatla mükellef olduğunu, müvekkilinin 68.664,00-TL bedelli bir müspet zararı bulunmadığı gibi 5.494,61 TL bir cari ilişkiden kaynaklı borcu bulunmadığından bunlardan kaynaklı bir faiz borcunun da olamayacağını, sözleşmede haksız fesihten kaynaklı 10.000,00-TL cezai şart olduğuna dair bir madde bulunmadığını, davacı şirketin devirden kaynaklı bir zararı olmadığını belirterek, alacak ve karşı dava hakkını saklı tutarak, haksız ve dayanaksız davanın usulden reddine ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

10/01/2018 tarihli franchise sözleşmesi,

İzmir... Noterliği’nin 15/09/2020 tarihli ve ... Yevmiye No.lu ihtarnamesi

İzmir ... Noterliği’nin 24.11.2020 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi

Taraflara ait ticari defter ve kayıtlar,

İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası, İstanbul Ticaret Odası ve Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevapları,

Tanıklar ...nın beyanları,

İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası aracılığı ile aldırılan Tanık ...ın beyanları,

İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Talimat sayılı dosyası aracılığıyla aldırılan Tanık...'ün beyanları,

İstanbul Anadolu... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Talimat sayılı dosyası aracılığıyla Tanık...ın beyanları,

SMMM ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı Bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23.12.2022 tarihli bilirkişi raporu,

SMMM Bilirkişisi tarafından düzenlenen 18.02.2023 tarihli bilirkişi raporu,

İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası,

Hukukçu Nitelikli Hesap ve SMMM bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine Çocuk Eğitimi (gelişimi) alanında uzman sektör bilirkişisi de eklenerek oluşturulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10.08.2023 tarihli bilirkişi ek raporu ve 02.12.2023 tarihli 2. Ek raporu,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, taraflar arasındaki franchise sözleşmesi kapsamında sözleşmenin haksız olarak feshedildiği iddiası ile 68.664,00 TL müspet zararın ödenmeyen 5.494,61 TL açık hesap bakiyesinin ve yine haksız fesih nedeniyle 10.000,00 TL cezai şartın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Taraflar arasında 10.01.2018-10.01.2023 tarihlerini kapsar şekilde franchise sözleşmesi imzalanmış ve bu sözleşme ile franchise veren davalıya açılış öncesinde kendisi tarafından belirlenecek tarih ve yerde sözleşme kapsamında eğitim vermeyi, reklam ve tanıtım yapmayı ve bilgilendirme ile malzeme ve teçhizat sağlama yükümlülüğü altına girmiş, franchise alan davalı ise eğitim alma, personel, reklam ve tanıtım ve sözleşme kapsamında işin yürütülmesini üstlenmiştir.

Davalı davacıya gönderdiği İzmir ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 15.09.2020 tarihli ihtarname ile sözleşme öncesinde ne hizmet konusu ihtisasla ilgili gerekli eğitimler ne de sözleşme ile ilgili sözleşmenin esaslı noktalarını oluşturan bilgiler ve ne de hizmetin verildiği bakanlığın yönetmelikleri ile ilgili uygunluk açısından izin belgelerinin gösterilmiş olmadığı, dolayısıyla davacının güçsüz durumdan yararlanarak dürüstlük kurallarına aykırı bir şekilde ağırlaştırıcı cezai hükümlerle birlikte davacının menfaatlerine aykırı bir şekilde hazırlanmış bir sözleşmenin bulunduğu, ayrıca sözleşmenin imzalanmasından bugüne kadar geçen süre de franchise veren olarak başka gerekli eğitim ve bilgilendirme çalışmalarının tam olarak yerine getirilmediği, davacının işletmesinin açılış ve sonrasında reklam ve tanıtım taahhütlerinin yerine getirilmesi için defaatle tek tip fiyat politikasının rekabete aykırılık teşkil ettiğinin bildirilmesine rağmen bu politikanın değiştirilmesinden kaynaklı davacının büyük bir maddi zarara uğradığı, böylece sözleşmenin imzalanmasından 16.03.2020 tarihine kadar yani işletmenin Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından resmi ve süresiz kapatılmasına kadar yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden kaynaklı maddi zarara uğradığı, pandemi sürecinde de işletmede çalışan eğitmenlerin uzaktan eğitim konusunda franchise veren tarafından eğitilmediği ve çok sonra her ne kadar online dersler hazırlanmış ise de bunların bedel karşılığında kendilerine satıldığı, gerek idare önünde gerekse müşteri bazında davalıyı iyi temsil etmeyerek yani tüm bu zorluklar ve aşırı güçlükler karşısında işletmeyi adeta kaderine terk ederek bir takım isimler altında bedeller tahsis etme yoluna gidildiği, ayrıca Covid-19 salgını nedeniyle vakaların artışının hızlandığı anlaşıldığından eğitim ile ilgili belirsizlik devam ettiğinden ve yeni üye alma neredeyse imkansız hale dönüştüğünden sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini davacıya bildirmiş ve ihtarname 01.10.2020 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir.

Davacının davalıdan dava dilekçesinde talep ettiği üzere müspet zarar ödenmeyen katkı alacağı ve ceza şart alacağının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, bu konuda SMMM bilirkişisi ile Nitelikli Hesap Bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyeti görevlendirilmiş ve feshin haklılık durumuna göre de hesaplama yapılması istenilmiştir. Bu kapsamda bilirkişi heyetince düzenlenen 22.12.2022 tarihli heyet raporunda yapılan değerlendirmede, "10.01.2018 tarihli sözleşme incelendiğinde sözleşme konusunun açık bir şekilde belirlenmediği anlaşılmaktadır. bu kapsamda tarafların tacir olmalarından hareketle konusunu tam olarak bilmedikleri bir sözleşme ilişkisine dahil olmaları kabul edilebilir değildir. Davacının faaliyet alanı incelendiğinde (..., 18 aydan 12 yaşa kadar farklı çocuk programlarının, atölye etkinliklerinin olduğu görülmektedir.

Davalı taraf, 4 yaş altı çocuğa Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Herkes için Spor Federasyonu yönetmeliklerine göre hizmet veremediklerini iddia etmekte yine sözleşmenin konusunun Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının konusu olduğunu belirtmektedir. Buna karşılık davacı beyanında franchise alanların izinlerini 15.10.1999 tarihli ... sayılı resmi gazetede yayınlanan Özel Beden Eğitimi ve Spor Tesisleri Yönetmeliği hükümlerine göre aldığını belirtmektedir. Bu doğrultuda davalı tarafın belirtilen yaş grubuna hizmet veremediğine ilişkin veya ilgili Bakanlıkla herhangi bir yazışmasına ilişkin belge dosya kapsamında bulunmamaktadır. Şayet böyle bir bilgi ve belge söz konusu ise konu ile ilgili davacı tarafın sözleşme kapsamında davalıyı aydınlatmış olması gerekeceği kanaatindeyiz. Aksi halde sözleşmenin feshi açısından bu durumun haklı sebep teşkil etmesi muhtemeldir. Somut olay çerçevesinde haklı sebep tartışılabilir hale gelebilir. Davalının Covid 19 dönemini haklı sebep olarak göstermesi bakımından 15.9.2020 tarihli ihtarnamede belirtilen sebeplere baktığımızda, eğitmenlerin uzaktan eğitimi konusunda eğitilmediği, on line derslerin franchise veren tarafından bedel karşılığı franchise alana sattığı, birtakım isimler altında franchise alandan bedeller tahsil edildiği iddiaları bulunmaktadır. Bu hususlarla ilgili de belge dosya kapsamına bulunamamıştır. Şayet bilgi ve belge mevcut ise franchise veren tarafından sözleşmeden kaynaklı borcunun yerine getirilip getirilmediği değerlendirilebilecektir." şeklinde değerlendirme yapılmıştır.

Bilirkişi heyetinin değerlendirmesi karşısında bilirkişi heyetine davalının itirazları da dikkate alınarak bilirkişi heyetine sektör (çocuk gelişimi uzmanı) bilirkişisi de dahil edilerek yeniden rapor aldırılmış ve bilirkişi heyetince düzenlenen 01.12.2023 tarihli ek raporda; " Dosyada incelenen belgelerde “Üyelik İşlemleri” ana başlığı altında yer alan “Üye Gelişim Ölçümlenmesi ve Paylaşımı” kısmında üye gelişiminin düzenli olarak ölçüleceği, olumlu ve olumsuz gelişim gösterenlerin belirleneceği, henüz yeterli gelişim gösteremeyenler için hedefler belirleneceği ve pedagog hizmeti sunularak destek olunabileceği ifade edilmektedir. Çocukların gelişiminin değerlendirilmesi ve izlenmesi, bu konuda uygulamalı ve nitelikli eğitim almış, deneyim sahibi uzmanlar tarafından bilimsel kanıta dayalı ve güncel değerlendirme araçları kullanılarak gerçekleştirilmelidir. Davacı kurumun böyle bir hizmet vermek için yetkisi olmadığı gibi franchise verdiği kurumların da buna yetkisi bulunmamaktadır.

2020 yılı Mart ayından itibaren pandemiye ilişkin alınan tedbirler kapsamında yüz yüze eğitime ara verilmiş ve çocukların eğitimden geri kalmamaları için uzaktan eğitim stratejisi hayata geçirilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından EBA (Eğitim Bilişim Ağı) sistemiyle sadece ilkokul, ortaokul ve lise kademesindeki çocuklar değil okul öncesi eğitim kademesinde bulunan çocuklar da uzaktan eğitim sürecine dâhil edilmiştir. Eğitimciler, uzaktan eğitimden yararlanma açısından en riskli grup olan okul öncesi dönem çocukları için web sitesi üzerinden okul öncesi eğitim programında yer alan kazanım, gösterge ve kavramları kullanarak çeşitli etkinlikler hazırlamışlardır. Ailelerin, evde çocuklarıyla birlikte bu etkinlikleri gerçekleştirmesine rehberlik edilmiştir. Ek olarak eğitimciler, çeşitli dijital platformlardan çevrim içi etkinlikler gerçekleştirmiş; bu etkinliklerin çocukların ev ortamında yapabileceği özellikte olması ve her bir etkinliğin 20 dakikayı geçmemesine özen gösterilmiştir. Bir diğer yöntem olarak bazı etkinlikler (deney, hikâye okuma, bilmece, tekerleme, jimnastik, şarkı, oyun, parmak oyunu gibi) video kaydına alınarak ailelere gönderilmiştir. Çevrim içi etkinliklere katılamayan çocuklarla birebir görüntülü veya sesli iletişim kurulmuştur. Günlük, haftalık ya da aylık eğitim planları, ailelere iletişim araçları kullanılarak ulaştırılmış ve etkinliklerin yapılması konusunda rehberlik edilmiştir. Franchise alanın sözleşmenin feshi konusunda Covid-19 dönemini haklı sebep olarak göstermesi bakımından, eğitmenlerin uzaktan eğitimi konusunda eğitilmediği iddiası görülmektedir. Yukarıda sadece bir kısmı sıralandığı üzere pandemi döneminde uygulanabilecek alternatif eğitim modelleri olmasına karşın franchise veren tarafından bunların sunulmadığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan, yaş grubu fark etmeksizin çocuklara yönelik hizmet sunarak gelir elde etmek isteyen her bireyin/ikurumun Çocuk Hakları Sözleşmesi gereği; çocuğun iyiliğini, haklarının hayata geçirilmesini, kendine özgü ihtiyaçlarının karşılanmasını ve kişisel gelişimine imkan sunan şartların sağlanmasını öncelikli amaç edinmesi yani çocuğun yüksek yararını gözetmesi gerektiği değerlendirilmiştir." şeklinde kanaat ifade edilmiştir.

Çocuk Gelişimi alanında uzman bilirkişinin de dahil olduğu bilirkişi heyetince düzenlenen kök ve ek raporun denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle, dinlenen tanık beyanları ile birlikte üm dosya kapsamının incelenmesinde, davalının sözleşmenin feshindeki haklılık durumu yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu sözleşme kapsamındaki faaliyetin Özel Kreş Ve Gündüz Bakım Evleri İle Özel Çocuk Kulüplerini Kuruluş ve İşleyiş Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında olduğu, bu doğrultuda yapılan faaliyetlerin izinsiz ve onaysız olduğunun değerlendirildiği, pandemi döneminde uygulanabilecek alternatif eğitim modelleri olmasına rağmen franchise veren tarafından bunların davacıya sunulmadığı, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde franchise verenin yükümlülüklerinin düzenlendiği, 4. maddenin 3. fıkrasına göre; franchise veren bu sözleşme yürürlükte olduğu sürece yine bu sözleşme ile belirlenen hizmetin yürütülebilmesi ile ilgili franchise alanın tüm makul bilgilendirme taleplerini karşılaması ve gerekli açıklamaları yapması gerektiği, yine franchise verenin borçlarından olan franchise alanı destekleme borcu kapsamında franchise verenin franchise alanın faaliyetini kolaylaştırmak ve desteklemek borcu altında olduğu, bu çerçevede davalının 15.09.2020 tarihli sözleşmenin feshi ihtarnamesinde belirtilen sebeplerden olan eğitmenlerin uzaktan eğitimi konusunda eğitilmediği ve ayrıca farklı eğitim modellerinin de sunulmadığı, davacının faaliyet alanının 18 aydan 12 yaşa kadar farklı çocuk programlarının, atölye etkinliklerinin olduğu, bu yaş grubuna eğitim öğretimin hangi koşullar altında verilebileceği hususunda franchise veren tarafından franchise alanın bilgilendirmesi gerektiği halde bu konu da bilgilendirme yapılmadığı, Covid-19 salgınına ilişkin alınan tedbirler kapsamında (sokağa çıkma kısıtlamaları, sokağa çıkma yasağı, eğitime ara verilmesi vb.) nedenler dikkate alındığında davalının söz konusu faaliyeti yürütme imkanının fiziken ortadan kalktığı, bu süreçte davacının davalıya sürekli destek ve hizmet verme yükümlülüğünü yerine getirmediği, uzaktan eğitim ya da alternatif eğitim modeli geliştirmediği, bu nedenlerle davalının sözleşmenin feshinde haklı olduğu kanaatine varılmış, sözleşmenin feshinin tebliğinden itibaren sözleşmenin feshedildiği dikkate alındığında her ne kadar 2020 yılı sonu itibari ile davacının kayıtlarına göre davacı alacaklı görünse de fesih tarihinden sonra 30.09.2020 ve 24.12.2020 tarihleri arasında 47.133,90 TL tutarlı cayma cezası faturasının kesildiği, davacının kayıtlarına göre 31.12.2020 tarihi itibari ile davacının davalıdan cayma cezası faturası da dikkate alınarak 30.206,70 TL alacaklı olduğu, davalı sözleşmenin feshinde haklı olduğundan davacının davalıdan cayma cezası tutarı olan 47.133,90 TL'lik fatura bedelini isteyemeyeceği, bu tutar mahsup edildiğinde davacının davalıdan sözleşmenin feshi tarihine kadar bakiye katkı alacağının bulunmadığı, sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshi nedeniyle davacının müspet zarar ve cezai şart da talep edemeyeceği anlaşıldığından davacının tüm alacak taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın REDDİNE,

  2. Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 1.437,22 TL harç mahsup edildikten sonra artan 1.009,62‬ TL harcın davacıya iadesine,

  3. Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  4. Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  5. 7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

  6. Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının taraflara iadesine,

Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/03/2024

Katip ...

E-imzalıdır.

Hakim ...

E-imzalıdır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapdeliller(HizmetizmirufradSözleşmesindenhükümKaynaklanan)Alacak

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim