SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/403 E. 2024/190 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2014/403

Karar No

2024/190

Karar Tarihi

12 Mart 2024

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2014/403 Esas

KARAR NO : 2024/190

DAVA : Menfi Tespit

DAVA TARİHİ : 30/09/2011

KARAR TARİHİ : 12/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından İzmir ....İcra Müdürlüğün ün ... sayılı dosyasıyla takibe konulan 01.08.2008 tanzim 01.09.2009 ödeme tarihli 91.000.TL lik senedin teminat senedi olduğunu, müvekkillerinin miras bırakanı ... tarafından 2009 yılında işçisi olan... adına açdan işyerinden kaynaklanabilecek muhtemel /zararın karşılığı/teminatı olarak verilen senedin boş olarak verildiğini, söz konusu senedin bu haliyle Avukat ...' ye teslim edildiğini, ancak bu senet içeriğinin ...'ın ölümünden sonra davalı tarafından doldurulduğunu, davalı hakkında açığa atılmış imzayı kötüye kullanmak suçundan şikayette bulunulduğunu, İzmir Cumhuriyet Savcılığının... hazırlık nolu dosyasıyla davalı hakkında hazırlık tahkikatı yapıldığını, takip konusu senedin İchtarı olan ...' ın hazırlık ifadesinde; davaya konu senedin teminat senedi olduğunu, senedi tahsil amacıyla ...' a verdiğini açıkça beyan ettiğini, takip alacaklısı davalının lehtar,... ile ekte sunulan protokolü düzenleyerek kendisine karşı bu senelten dolayı her hangi bir takipte bulunmayacağını taahhüt ettiğini, İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... csas sayılı takip dosyasındaki ödeme emri incelendiğinde lehtar olan... hakkında her hangi bir icara takibinin olmadığının da açıkça anlaşılacağını, davalı ile lehtarın fikir birliği içinde hareket ettiklerini, davalının senedin senedin teminat senedi olduğunu, kayıtsız şartsız borç doğuran her hangi bir ticari ilişkiyi içermediğini bildiği halde müvekkillerinin aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra lakibi yapmış olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla, İzmir ..., İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasıyla müvekkilleri aleyhine takibe konulan 01.08.2008 düzenlenme tarihli 01.09.2009 ödeme tarihli, 91.000,00TL bedelli bononun teminat senedi olduğunun ve iş bu senetten dolayı müvekkillerinin davalıya borcu olmadıklarının tespitine, 1086 sayılı kanunu (yeni 6100 Sk. 209 Mad.) 317 maddesi gereğince takibin iptal edilmesine, davalının haksız ve kölü niyetli takip yapmış olması nedeni ile bonoda yazılı miktar olan 91.000,00-TL' nin %40 üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılara gönderilen ödeme emrinin 2010 yılının Temmuz ayında tebliğ edildiğini, davanın, takibin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmadığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı tarafın tanık dinletme deliline muvafakat etmediklerini, söz konu senedin incelenmesinde ihdas nedeninin nakden olarak belirtildiğini, bononun ...'a teminat amacıyla verildiğine dair yazılı bir belge olmadığını, kaldı ki teminat amacıyla verilmiş olsa dahi müvekkilinin senedi ciro yolu ile elde ettiğinden üçüncü kişi sıfatıyla teminat iddiasının müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, dilekçe ekinde sunmuş oldukları Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, %40 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DOSYANIN SAFAHATİ:

Davacı tarafından İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.sayılı dosyası üzerinden açılan ve İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesine devrolunarak... Esas numarasını alan, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin kapatılması neticesinde Mahkememize devrolunan davanın Mahkememiz ... Esas sayısına kaydı yapılarak yargılamaya bu numara üzerinden devam olunmuştur.

DELİLLER:

  1. Temlik Protokolü

  2. 01.09.2008 tanzim 01.01.2009 vade tarihli 91.000,00. TL bedelli bono sureti

  3. İzmir ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası

Dosyamız arasına fiziki olarak celp edilen dosyanın yapılan incelemesinde; takip alacaklısının davalı ..., takip borçlularının ... ile ... mirasçıları davacılar ...,..., ... olduğu, takipte 91.000,00 TL’si asıl alacak 25.352,85-TL (%16) işlemiş faiz, 273,00-TL’si komisyon olmak üzere toplam 116.625,85 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi olduğu, takibin dayanağının 01.09.2008 tanzim tarihli 01.01.2009 vade tarihli 91.000,00-TL bedelli bono olduğu, keşidecisinin davacıların murisi Seyhan ..., lehdarının... olduğu, lehdar tarafından ...'a ciro edildiği, senedin metninde “bedelinin nakten olduğu” hususunun yazılı olduğu, takibin kesinleştiği ve takibe konu borca ilişkin haciz işlemlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.

  1. İzmir ....İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı dosyası

Dosyamız arasına fiziki olarak celp edilen dosyanın yapılan incelemesinde; davacıların ..., ... ve ... olduğu, 04/06/2010 tarihinde açılan davanın ... tarafından girişilen İzmir ....İcra Müdürlüğü’nün ... E.sayılı takip dosyasına dayanak 01.09.2008 tanzim tarihli 01.01.2009 vade tarihli 91.000,00-TL bedelli bono üzerine atılı imzanın murisleri...' a ait olmadığından bahisle açılan imzaya itiraz davası olduğu, Mahkemece yapılan yargılama esnasında Grafoloji ve Sahtecilik Uzmanı bilirkişiden imza incelemesine ilişkin aldırılan 12.04.2011 tarihli raporda; tetkik konusu alacaklısı..., keşidecisi ...olarak düzenlenen 01.09.2008 tanzim ve 01.01.2009 ödeme tarihli 91.000,00-YTL bedelli senet üzerinde ödeyecek bölümünde atılı bulunan iki adet imzanın, mukayese imzalar arasında görülen kaligrafik uygunluklar doğrultusunda... eli ürünü olduğu tespitlerinin yapıldığı, Mahkemenin 27/04/2011 tarih ... E.... K.sayılı kararı ile davanın reddine dair karar verildiği, anlaşılmıştır.

  1. İzmir ....Asliye Ceza Mahkemesinin ... E.... K.sayılı dosyası

Mahkememizce bekletici mesele yapılmasına karar verilen İzmir ....Asliye Ceza Mahkemesinin... E dosyası Mahkemesinden fiziki olarak celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Dosyanın incelenmesinde; müştekiler..., ... ve... tarafından şüpheliler ... ve ... aleyhine, açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturma dosyası olduğu, dosya kapsamında iddianamenin düzenlenerek dosyanın İzmir ... Sulh Ceza Mahkemesinin ... Esas sayısına tevzi olduğu, Mahkemenin 03/05/2012 tarih ... E. ... K. Sayılı kararı ile "sanıklara yüklenen bedelsiz senedi kötüye kullanma suçunun kovuşturulmasının şikayete bağlı kılınması, şikayetin 19/07/2011 tarihinde gerçekleştiği, TCK'nun 73/1 maddesindeki 6 aylık yasal şikayet süresinin tamamlandığı," gerekçesiyle davanın düşmesine karar verildiği, kararın davacılar vekili tarafından temyiz incelemesine konu edilmesi üzerine Yargıtay ....Ceza Dairesinin 03/12/2015 tarih ... E. ... K.sayılı ilamı ile katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği,

Bozma sonrası İzmir ....Sulh Ceza Mahkemesinin kapatılması nedeniyle dosyanın devrolunarak İzmir .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esasına kaydedildiği, ceza yargılamasına bu numara üzerinden devam olunduğu, yargılama devam ederken İzmir ....Asliye Ceza Mahkemesinin dosyalarının devrolunması neticesinde yargılamanın İzmir ....Asliye Ceza Mahkemesinin... E.sayılı dosyası üzerinden yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.

İzmir ....Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde verilen 30/11/2017 tarih ... E. ... K.sayılı karar ile sanıklar ... ve ...'ın; "Her ne kadar sanıkların İzmir C.Savcılığının 03/02/2012 tarih ... esas... sayılı iddianame ile katılanlar ..., ... ve...'ın miras bırakanı olan ...'ın Sanık... adına açmış olduğu işyerinin doğabilecek vergi ve sigorta borçlarının karşılanması maktasıyla açığa atılmış suça konu bonoyu bilahare sanık ... tarafından tanık olarak dinlenen Av. ...'ye teslim edildiği, teslim edildiğinde senette sadece bir imzanın bulunduğu, sanık ... tarafından katılanların miras bırakanının vurularak öldürülmesinden sonra Av. ...nin olmadığı zamanda gelerek çalışanından senedi aldığı ve senetle üstünü doldurmak suretiyle ve miktarını yazarak ödeme tarihi 01/01/2009, 91.000 TL, düzenleme tarihi olarak 01/09/2008 yazdığı ve bilahare ...a ciro ederek verdiği ,...ın ...ın dosyamız arasında mevcut bu senetten dolayı hiçbir hak talep edilmeyecek şekilde protokoldür şeklinde belge tanzim edildiği, ...'ın aldığı senetle icra takibine girdiği , İzmir ... icra müdürlüğünün ... sayılı icra takibi yapıldığı , borçlu olarak ... mirascısı, ..., ... ve ... adına takibe girdiği , 01/06/2010 tarihinden sonra takip esnasında katılan ... 02/07/2010 tarihinde...'a 02/07/2010 tarihinde ...a 03/06/2010 tarihinde tebliğ edildiği ve katılan ... ...a 20/07/2016 tarihinde haciz tutanağını imzaladığı sabit ise de katılanlar vekilinin dilekçesinde suça konu senedin usulsüz doldurulduğunu müvekkilerin yani katılanların şikayetten 15 gün önce ...'den öğrendiğini beyan etmiş, yani şikayetin süresinde olduğunu belirtilmiş ise tanık olarak dinlenen ... 20/01/2017 tarihli yeminli ifadesinde katılanlara senetten ne zaman bahsettiğini hatırlamadığını, senedin boş olduğunu, sadece ölen ...'ın imzası bulunduğunu, kendisinin olmadığı bir zamanda... tarafından biro çalışanından alındığını beyan ettiği, 18/11/2016 tarihindeki ifadesinde katılan ... ablasının kendisine gelerek icra takibi yapıldığını söylediğini , bu şekilde takipten haberdar olduğunu, haber verdiği tarihi hatırlamadığını, Ayrıca aynı tanık 20/01/2017 tarihli ifadesinde şikayetin hangi sürede yapıldığını bilmediğini şikayetin kendisinin söylemesinden sonra süresinde yapılıp yapılmadığını bilmediğini ve kendisinin de hangi tarihde bildirdiğini bilmediğini beyan etmiştir. Bozmaya konu ve mahkememizce uyulan Yüksek Yargıtay .... Ceza Dairesi'nin 03/12/2015 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda 5237 sayılı yasanın 73 maddesi gereğince şikayet hakkının süresinde kullanılıp kullanılmadığı hususunda olayın tek tanığı ...den ifadeler alınmış ve ne zaman söylediğini bilmediğini, hatırlamadığını ve katılanların şikayet hakkını hangi sürede kullandıklarını bilmediğini beyan etmiştir. Şikayetin süresinde olup olmadığı tespit edilemediğinden, fiili şüphede kaldığı, fiili şüphenin sanık lehine yorumlanacağı ilkesi nazara alınarak her iki sanığın CMK 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine," gerekçesiyle beraatlerine karar verildiği, kararın davacı tarafça temyiz incelemesine konu edildiği, dosyanın temyiz başvurusu neticesinde gönderildiği Yargıtay ....Ceza Dairesinin 05/11/2018 tarih... E. ... K.sayılı ilamı ile mahkeme kararının "Sanıklar hakkındaki şikayetin yasal sürede yapılmaması nedeniyle, kamu davasının 5237 S.TCK ' nın 2019/1 ve 73 ile 5271 S. CMK' nın 223/8. Maddeleri uyarınca düşürülmesi" şeklinde düzeltilerek onandığı, dolayısıyla mahkeme kararının düşme sebebiyle 05/11/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

  1. Tanık Anlatımı

Mahkememiz 12/03/2024 tarihli celsesinde hazır bulunan davacı tanığı ...; ... benim müvekkilimdi. Ben avukatlık yapmaktayım. Kendisinin icra takip işlemlerinin bir kısmını yapardım dava konusu senedin boş olduğunu hatırlıyorum. Senet üzerinde sadece imza vardı bunun dışında vade, tarih, miktar, lehdar yazılı değildi diye hatırlıyorum. ... ta ... ın yanında ofise gider gelirdi. ... uydu, çanak anten işi yapardı. ... de onun yanında çalışanı gibi birşeydi. Senedi bana ... vermişti. Sonrasında da aradan bir süre geçtikten sonra tam hatırlamıyorum senedi ... gelip ... istiyor deyip aldı. Ben senedi teslim ettiğimde yine boştu. Sonradan doldurulup ciro edilmiş olduğunu duydum. Ben ...' ı tanımıyorum. ... ı tanımadığım için bu kişinin ... ile hareket edip etmediğini bilmiyorum. . Benim bildiğim kadarıyla İbrahim e borçlanacağı herhangi bir durum yoktu. Aksine İbrahim ondan para alırdı. Çünkü ... patron diye biliyorum." şeklinde beyan bulunmuştur.

  1. Bilirkişi Raporu

Mahkememizce, davacıların murisi ...'a ait 2009 yılına ait ticari defterlerin incelenmesi neticesinde SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen 24/12/2013 havale tarihli raporda özetle; dava konusu 01.09.2008 tanzim, 01.01.2009 ödeme tarihli 91.000,00-TL bedelli nakden açıklamalı senede ilişkin olan yapılan tetkiklerde, 01.01.2009 tarihli açılış bilançosunun/ kaydının incelenmesinde; 2008 yılından 2009 yılına devreden herhangi bir senetli borç kaydına rastlanılmadığı, ayrıca dava dışı ... ile dava dışı... arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, dava konusu senedin dava dışı ... tarafından dava dışı ...' a teminat senedi olarak verildiği hususundaki dosya içerisinde mevcut beyanlarının takdirinin ve davalının iyi niyetli 3. kişi olup olmadığı hususundaki takdirin Mahkemeye ait olduğu, rapor edilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Mahkememizce yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;

Dava, İİK'nun 72. maddesi uyarınca takipten sonra açılan menfi tespiti davası olup davacılar takip dayanağı bononun teminat bonosu olması dolayısıyla borçlu olunmadığının tespitini talep etmektedir.

Davalı tarafça dava dışı ... ile ... mirasçıları davacılar ..., ..., ... aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı, takip dayanağı senedin yapılan şekli incelemesinde; keşidecisinin davacılar murisi ..., lehdarının ... olduğu, lehdar tarafından davalıya ciro edildiği, 01.09.2008 tanzim tarihli 01.01.2009 vade tarihli 91.000,00-TL bedelli bono olduğu anlaşılmıştır.

Davacılar eldeki dava ile, dava konusu senedin müvekkillerinin miras bırakanı ... tarafından 2009 yılında işçisi olan dava dışı... adına açılan işyerinden kaynaklanabilecek muhtemel /zararın karşılığı/teminatı olarak boş olarak verildiğini, davalı tarafça senedin sonradan doldurularak kötü niyeti bir şekilde takibe konu edildiğini, söz konusu senedin kayıtsız şartsız borç doğuran herhangi bir ticari ilişkiyi içermediğini bildiği halde davalı tarafından müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine konulduğunu beyanla İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu edilen 01.09.2008 tanzim tarihli 01.01.2009 vade tarihli 91.000,00-TL bedelli senetten dolayı müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir.

Davalı taraf ise; takibe konu edilen senedin incelenmesinde ihdas nedeninin nakden olarak belirtildiğini, bononun teminat amacıyla verildiğine dair yazılı bir belge olmadığını, kaldı ki teminat amacıyla verilmiş olsa dahi müvekkilinin senedi ciro yolu ile elde ettiğinden üçüncü kişi sıfatıyla teminat iddiasının müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

Dava konusu icra takibine dayanak senet kambiyo senedine ilişkin unsurları taşımakta olup, kambiyo senedi vasfına haizdir. Senedin teminat senedi olduğu, boş olarak alınmakla anlaşmaya aykırı doldurulduğu ya da teminat senedi olduğu iddiasını ileri süren davacı bu iddialarını yazılı delil ile ispat yükü altındadır. (Dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğunun yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğine dair bkz. Yargıtay HGK'nun 14/03/2001 tarih, 2001/12-233 E. ve 20/06/2001 tarih ve 2001/12-496 esas sayılı kararları)

HMK m. 33. gereğince, bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Somut olayda, davacıların murisi tarafından bononun dava dışı 3.kişi adına açılan işyerinden kaynaklanabilecek muhtemel zararın karşılığı/teminatı olarak davalıya yaptırılacak olan işin teminatı olarak ve düzenleme tarihi boş olarak verildiği buna rağmen davalı tarafından senedin doldurularak takibe konu edildiği beyan edilmekle, davacı taraf bononun teminat olarak verildiğini geçerli delillerle ispat yükü altındadır. Nitekim, HGK'nun 14/03/2001 tarih, ... E. ve 20/06/2001 tarih ve... esas sayılı kararlarında da benimsediği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Buna göre belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup açıkça atıf yapıldığının kabulü için, senedin vade ve tanzim tarihleriyle miktarının belirtilmesi gereklidir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2021/2402 Esas 2021/6719 Karar sayılı ilamı) Takip dayanağı senet üzerinde teminat için verildiğine yönelik açık bir kaydın bulunmadığı, senedin, neyin teminatı olduğu hususunun, dolayısıyla teminat senedi olduğuna ilişkin iddianın tarafların imzasını taşıyan ve senede açıkça atıf yapan yazılı belgelerle kanıtlanamadığı, davacı borçlu tarafından, takip konusu senedin teminat olarak verildiğine ve senetten doğan alacağın şarta bağlandığına ilişkin senedin tüm unsurlarına atıf yapan yazılı bir belge sunulmadığı kanaatine varılmıştır.

Bir diğer vakıa olarak davacı tarafça bononun davalı tarafça sonradan doldurularak takip konusu edildiği iddia edilmiş ise de; takip dayanağı bononun tanzim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nın 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkündür. Tamamen doldurulmamış bononun tedavüle çıkarılırken anlaşmalara aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile kanıtlanmadığı sürece, bono üzerinde yazılı vade, tanzim gibi tarihler gerçekliğini ve varlığını korur (Yargıtay HGK. 26.02.2003 tarih ve 2003/19-135 E. 2003/105 K. sayılı kararı).

Dava konusu senet dava dışı İbrahim Sarıtoprak tarafından davalıya ciro edilmiş olup, davalı senedin hamilidir. Öte yandan senet metninde, bononun bedelsiz bir teminat senedi olduğu yönünde hiçbir ibare yer almamaktadır. Dava dışı lehdar ...'ın soruşturma dosyasında alınan ifadesinde senedin teminat senedi olduğunu, keşideci ... ile birlikte işleri dolayısıyla ...' a olan borcu için ciro edip verdiğini beyan etmiş ise de, bu beyan eldeki dosyada davalı hamili bağlayıcı mahiyette değildir.

TTK’nın 687. maddesinin birinci fıkrası,“Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğer ki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun…” düzenlemesini içermektedir. Buna göre şahsî def’îlerin kural olarak hamile karşı ileri sürülmesi söz konusu değildir. Ancak hamil poliçeyi devralırken bile bile borçlunun zararına hareket ederse, bu durumda şahsî def’îler hamile karşı da ileri sürülebilecektir. Anılan bu düzenleme TTK’nın 778. maddesi göndermesi nedeniyle bonolar hakkında da uygulanmaktadır. Somut olayda davalının senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği yönünde herhangi bir delil bulunmamaktadır. Davacı tarafça bildirilen tanık, bu yönde ispata elverişli bir beyanda bulunulmamıştır. Soruşturma ve kovuşturma dosyasında da bu yönde herhangi bir sübut bulunmamaktadır. Davacı tarafından yemin deliline de dayanılmamıştır.

Hal böyle olunca, eldeki davada ispat yükünün davacı borçluda olmasına karşın davalının senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin ispat edilmemiş olduğu anlaşıldığından davanın reddine, takip dosyası yönünden verilen ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından İİK md. 72/4 gereği koşulları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine, karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-DAVANIN REDDİNE,

  1. Koşulları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine,

  2. Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60. TL red harcının başlangıçta alınan 18,40. TL peşin harç ile 1.535,65. TL olarak yatırılan tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.554,05. TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.126,45. TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde davacılara iadesine,

  3. Yapılan harç ve masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

  4. Davalı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00. TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...' a verilmesine,

  5. Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının resen ilgilisine iadesine,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 12/03/2024

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

delillerMenfiizmirTespithüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim